18 Eylül 2026

Özel Soruşturma Usulleri Rehberi 2026: Memur, Avukat, Noter, Hâkim-Savcı, Vali-Kaymakam, Belediye Başkanı, Öğretim Elemanı ve Milletvekili — Kim Hangi İzne Tabi? 4483, 1136, 1512, 2802, 2547 Sayılı Kanunlar ve Anayasa m.83 Karşılaştırması

Türk hukukunda görev suçları için tek bir soruşturma usulü yoktur. Anayasa m.129/son, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasını, kanunla belirlenen istisnalar dışında kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlamıştır. Bu genel kuralı 4483 sayılı Kanun somutlaştırır; ancak aynı Kanunun m.2/2’si, görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tâbi olanlara ilişkin kanun hükümlerini saklı tutmuştur. Böylece avukatlar 1136 sayılı Kanun m.58-61’e, noterler 1512 sayılı Kanun m.153-155’e, hâkim ve savcılar 2802 sayılı Kanun m.82 ve devamına, öğretim elemanları 2547 sayılı Kanun m.53/c’ye, milletvekilleri Anayasa m.83’e tabidir. Her rejimde izin makamı, ön inceleme usulü, itiraz mercii, süreler ve görevli mahkeme farklıdır. Bu rehber, yedi ayrı grubun tabi olduğu usulü kanun maddeleri üzerinden karşılaştırır; hangi fiilin izne tabi olduğunu, izin alınmadan yürütülen soruşturmanın sonucunu ve şikâyetçinin izleyeceği yolu gösterir.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Hangi izin, hangi merci, hangi süre?

Yanlış mercie yapılan başvuru ve kaçırılan on günlük itiraz süresi, dosyayı esasa girmeden kapatır. Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızda. Telefon: 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Neden Özel Usul Var? Anayasal Dayanak

Kural Anayasa m.129’un son fıkrasındadır: memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır. Amaç, kamu hizmetinin asılsız isnatlarla kesintiye uğramasını önlemek ve görevin gereklerini yerine getiren kişiyi baskı altında bırakmamaktır.

Bu genel kuralın uygulama kanunu 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanundur. M.1’e göre Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.

Ancak 4483 sayılı Kanun tek rejim değildir. M.2/2’ye göre görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tâbi olanlara ilişkin kanun hükümleri ile suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır. Avukat, noter, hâkim, savcı ve öğretim elemanları bakımından uygulanacak usul, bu saklı tutma kuralı sayesinde kendi kanunlarında aranır.

Serbest meslek mensupları bakımından ise durum farklıdır. Avukatlar ve noterler kamu görevlisi olmadıkları hâlde kendi kanunları özel bir izin usulü öngörmüştür; serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler bakımından ise 3568 sayılı Kanun izin usulü değil, ceza hükümleri bakımından bir ağırlaştırma getirmiştir.

Genel Karşılaştırma: Kim Hangi İzne Tabi?

Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan grupların tabi olduğu rejimi tek bakışta gösterir. Her satırın ayrıntısı, izleyen başlıklarda kanun maddeleriyle açıklanmıştır.

Meslek ve görev gruplarına göre soruşturma usulü

GrupDayanakİzin makamıGörevli mahkeme
Memurlar ve diğer kamu görevlileri4483 sayılı KanunKanunda gösterilen yetkili merci (kaymakam, vali, bakan vb.)Genel hükümlere göre yetkili ve görevli mahkeme
Kaymakamlar4483 sayılı Kanun m.3/b, m.12, m.13Valiİl ağır ceza mahkemesi
Valiler4483 sayılı Kanun m.12, m.13Kanunda gösterilen yetkili merciYargıtayın ilgili ceza dairesi
Belediye başkanları ve meclis üyeleri4483 sayılı Kanun m.3/hİçişleri BakanıGenel hükümlere göre
Avukatlar1136 sayılı Kanun m.58-61Adalet Bakanlığı: soruşturma ve kovuşturma izniSuçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi
Noterler1512 sayılı Kanun m.153-155Adalet Bakanlığı: kovuşturma izniSuçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi
Hâkim ve savcılar (görev suçu)2802 sayılı Kanun m.82 vd.Adalet BakanlığıBirinci sınıfa ayrılanlar için Yargıtayın ilgili ceza dairesi; diğerleri için ağır ceza mahkemesi
Hâkim ve savcılar (kişisel suç)2802 sayılı Kanun m.93AranmazEn yakın ağır ceza mahkemesi
Öğretim elemanları ve yükseköğretim personeli2547 sayılı Kanun m.53/cKanunda gösterilen yetkili makam ve kurullarGenel hükümlere göre
MilletvekilleriAnayasa m.83Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıGenel hükümlere göre
SMMM ve YMM3568 sayılı Kanun m.47AranmazGenel hükümlere göre
Tablodaki ayrımın tek bir pratik sonucu vardır: izin gerektiren bir fiilde izin alınmadan dava açılırsa mahkeme esasa giremez. Ceza Muhakemesi Kanunu m.223/8’e göre soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa, gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir ve bu karara itiraz edilebilir; şartın gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir.

Ortak Ölçüt: Görev Suçu Nedir?

Bütün rejimlerin ortak kavramı görev suçudur; ancak kanunlar bu kavramı aynı genişlikte tanımlamamıştır. 4483 sayılı Kanun m.2, memurların “görevleri sebebiyle” işledikleri suçlardan söz eder. 1136 sayılı Kanun m.58/1 ise avukatlar bakımından üç bağlantı sayar: avukatlık görevinden doğan, baro organlarındaki görevden doğan ve görev sırasında işlenen suçlar. 1512 sayılı Kanun m.153 noterler için “görevden doğan veya görev sırasında işlenen” ifadesini, 2802 sayılı Kanun ise hâkim ve savcılar için “görevden doğan veya görev sırasında işlenen” ifadesini kullanır.

Aradaki fark önemsiz değildir. “Görev sırasında işlenen” ibaresini taşıyan rejimlerde, fiilin içerik olarak görevle ilgili olması aranmaz; görev icra edilirken işlenmiş olması yeterlidir. Buna karşılık yalnızca “görevi sebebiyle” ifadesini taşıyan 4483 sayılı Kanunda bağlantının daha dar kurulduğu kabul edilir.

Kanunlara göre görev suçu tanımının kapsamı

KanunKullanılan ifadeKapsam
4483 sayılı Kanun m.2Görevleri sebebiyle işledikleri suçlarFiilin görevle nedensel bağı aranır
1136 sayılı Kanun m.58/1Görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarÜç ayrı bağlantı; biri yeterlidir
1512 sayılı Kanun m.153Görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarİki bağlantı; biri yeterlidir
2802 sayılı Kanun m.82 vd.Görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarİki bağlantı; kişisel suçlar m.93’e tabi
2547 sayılı Kanun m.53/cGörevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri suçlarİki bağlantı; biri yeterlidir

Nitelendirme her dosyada ayrıca yapılır ve üç aşamada denetlenir: önce ön incelemeyi yapan makam, sonra izin mercii, en sonunda mahkeme. Yanlış nitelendirmenin sonucu, ya gereksiz yere beklenen bir izin ya da esasa girilmeden geri dönen bir davadır.

Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri: 4483 Sayılı Kanun

Kanunun kapsamı m.2/1’de çizilmiştir: Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır. Ölçüt, fiilin görev sebebiyle işlenmiş olmasıdır; kişisel suçlar kapsam dışındadır.

İzin vermeye yetkili merciler m.3’te sayılmıştır ve yetki, yokluklarında vekilleri tarafından bizzat kullanılır. Yetkili merciin saptanmasında memur veya kamu görevlisinin suç tarihindeki görevi esas alınır; ast memur ile üst memurun aynı fiile iştiraki hâlinde izin, üst memurun bağlı olduğu merciden istenir.

4483 sayılı Kanun m.3’e göre izin vermeye yetkili merciler

BentHakkında işlem yapılanYetkili merci
aİlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileriKaymakam
bİlde ve merkez ilçede görevli memurlar ile kaymakamlarVali
cBölge düzeyinde teşkilatlanan kurumlarda görev yapanlarGörev yaptıkları ilin valisi
dCumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşlar ile bakanlıkların merkez ve bağlı kuruluşlarında görev yapanlarO kuruluşun en üst idari amiri
eCumhurbaşkanı kararıyla atanan memurlar ve diğer kamu görevlileriCumhurbaşkanı veya ilgili bakan
fTürkiye Büyük Millet Meclisinde görevli memurlarTBMM Genel Sekreteri; Genel Sekreter ve yardımcıları için TBMM Başkanı
gCumhurbaşkanlığında görevli memurlarCumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri; Genel Sekreter için Cumhurbaşkanı
hBüyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları; belediye ve il genel meclisi üyeleriİçişleri Bakanı
iBelde belediye başkanları ve meclis üyeleriİlçelerde kaymakam, merkez ilçede vali
jKöy ve mahalle muhtarları ile kapsamdaki diğer görevlilerİlçelerde kaymakam, merkez ilçede vali

Süreç şöyle işler. M.4’e göre Cumhuriyet başsavcıları, kapsamdaki suçlara ilişkin ihbar veya şikâyet aldıklarında ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında şikâyette bulunulanın ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler. Aynı madde, ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmamasını, kişi veya olay belirtilmesini, iddiaların ciddi bulgu ve belgelere dayanmasını, dilekçede doğru ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgâh adresinin bulunmasını zorunlu kılar; bu şartları taşımayan ihbar ve şikâyetler işleme konulmaz.

M.5’e göre yetkili merci bir ön inceleme başlatır; ön inceleme bizzat yapılabileceği gibi görevlendirilecek denetim elemanları veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki kamu görevlileri eliyle de yaptırılabilir. Yargı mensupları ile yargı kuruluşlarında çalışanlar ve askerler, başka mercilerin ön incelemelerinde görevlendirilemez. M.6’ya göre ön inceleme ile görevlendirilenler, hakkında inceleme yapılanın ifadesini de almak suretiyle bilgi ve belgeleri toplayıp görüşlerini içeren bir rapor düzenler; yetkili merci bu rapor üzerine karar verir ve kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur.

Süre m.7’dedir: yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir; bu süre zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. M.8’e göre soruşturma izni, şikâyet, ihbar veya iddia konusu olaylar ile bunlara bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek konuları kapsar; izin verilen olaydan tamamen ayrı bir suç ortaya çıktığında yeniden izin alınması zorunludur, buna karşılık suçun hukuki niteliğinin değişmesi yeniden izin alınmasını gerektirmez.

4483’te İtiraz: On Gün ve İki Ayrı Merci

M.9, sürecin en kritik aşamasını düzenler. Yetkili merci, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memura ve varsa şikâyetçiye bildirir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir.

İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür. İtiraza bakacak merci ise ikiye ayrılmıştır: m.3’ün (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi. İtirazlar öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır; verilen kararlar kesindir.

Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır. İlde görevli bir memur hakkında valinin verdiği karara itiraz bölge idare mahkemesinde incelenirken, belediye başkanı hakkında İçişleri Bakanının verdiği karara itiraz Danıştay İkinci Dairesinde incelenir. Yanlış mercie yapılan itiraz, görev yönünden reddedilir ve dosya yetkili mercie gönderilir; bu da zaman kaybı doğurur. Memurlar bakımından sürecin ayrıntısı için memurlar hakkında soruşturma izni (4483 sayılı Kanun) yazımıza bakılabilir.

4483 sayılı Kanunda süreler ve merciler

İşlemSüreMerciDayanak
Savcılığın izin istemesiİhbar veya şikâyet üzerine ivedilikleCumhuriyet başsavcılığı4483 m.4
Ön inceleme ve kararÖğrenilmeden itibaren en geç otuz günİzin vermeye yetkili merci4483 m.7
Sürenin uzatılmasıBir defa, on beş günü geçmemek üzereİzin vermeye yetkili merci4483 m.7
İtirazTebliğden itibaren on günDanıştay İkinci Dairesi veya bölge idare mahkemesi4483 m.9
İtirazın karara bağlanmasıEn geç üç ayİtiraz mercii4483 m.9
Dosyanın savcılığa gönderilmesiİznin kesinleşmesi üzerine derhâlYetkili merci4483 m.11
Yeni suç ortaya çıkmasıYeniden izin alınması zorunluYetkili merci4483 m.8

4483 Sayılı Kanunun Uygulanmadığı Hâller

Kanunun m.2’si, izin usulünün dışında kalan hâlleri de göstermiştir. Bu istisnalar bilinmediğinde, izin beklenmesi gerekmeyen bir dosyada aylarca izin beklenir ya da izin gereken bir dosyada doğrudan soruşturma yürütülür.

  • Görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tâbi olanlara ilişkin kanun hükümleri saklıdır: avukat, noter, hâkim, savcı ve öğretim elemanları bu kapsamdadır.
  • Suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır.
  • Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli genel hükümlere tâbidir.
  • Disiplin hükümleri saklıdır; ceza süreci disiplin sürecini engellemez.
  • 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245. maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.

Buna bir de 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu eklenir. Bu Kanunun 17. maddesi, kendisinde sayılan suçlar ile irtikâp, rüşvet, zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma gibi suçlardan sanık olanlar hakkında memurların yargılanmasına ilişkin özel usulün uygulanmayacağını öngörmüştür. Dolayısıyla bu suç tiplerinde soruşturma doğrudan Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür.

M.15 ise haksız isnadın sonucunu düzenler: ihbar ve şikâyetin, şikâyet edileni mağdur etmek amacıyla ve uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı anlaşılırsa, haksız isnatta bulunanlar hakkında yetkili Cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturmaya geçilir; memurların tazminat davası açma hakları da saklıdır.

Avukatlar: 1136 Sayılı Kanun m.58-61

Avukatlar bakımından rejim, iki ayrı izin ve özel bir yargılama yeri üzerine kuruludur. M.58/1’e göre avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.

M.59/1’e göre soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur; kovuşturma yapılması gerekli görülürse dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Savcı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek dosyayı, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. M.59/4’e göre haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır.

M.60, itiraz merciini özel olarak belirlemiştir: tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlara karşı itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir. M.61 ise tek istisnayı düzenler: ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hâlinde soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılır.

Büro ve konut araması bakımından da özel bir güvence vardır. M.58/1’e göre avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir; ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hâli dışında avukatın üzeri aranamaz. Sürecin tamamı için avukatlar hakkında soruşturma usulü (Av.K. m.58-61) rehberimize, görev suçu ile kişisel suç ayrımı için avukatın görev suçu mu kişisel suçu mu yazımıza bakılabilir.

Noterler: 1512 Sayılı Kanun m.153-155

Noterler bakımından izin, avukatlardan farklı olarak tek aşamalıdır. 1512 sayılı Noterlik Kanununun “Kovuşturma izni” başlıklı 153. maddesine göre noterlerin, görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır.

M.154, usulü gösterir: adalet müfettişleri veya mahallî Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek dosyayı, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.

Kapsam bakımından m.161 bir sınır koyar: 153 ilâ 155. madde hükümleri noterlerden gayri görevliler hakkında uygulanmaz. Dolayısıyla noterlikte çalışan kâtip ve diğer personel bu usule tabi değildir. Ayrıca m.123, işten el çektirmeyi düzenler: suç teşkil eden fiillerden dolayı haklarında adalet müfettişi, Cumhuriyet savcısı veya ceza mahkemesi tarafından soruşturma veya kovuşturma yapılan noterlere, soruşturma ve kovuşturmanın selameti bakımından Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görüldüğü takdirde işten el çektirilebilir.

Uygulamadaki işleyiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.01.2006 tarihli ve 14 numaralı “Noterler hakkında yapılan inceleme ve soruşturma işlemleri” konulu genelgesine göre yürür. Avukatlar bakımından ise aynı tarihli 13 numaralı genelge uygulanır.

Hâkim ve Savcılar: 2802 Sayılı Kanun

Hâkim ve savcılar bakımından iki ayrı rejim vardır ve ayrım fiilin niteliğine göre yapılır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 82. maddesi ve devamına göre görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlardan dolayı soruşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır; soruşturma, adalet müfettişleri veya kıdemli hâkim ya da savcı eliyle yürütülür.

Kovuşturma mercii m.90’da belirlenmiştir: birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcılar için Yargıtayın ilgili ceza dairesi, birinci sınıfa ayrılmamış olanlar için bağlı bulundukları yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi. Koruma tedbirleri bakımından m.85 özel bir kural getirir: soruşturma sırasındaki tutuklama istemleri, son soruşturma açılmasına karar vermeye yetkili merci tarafından incelenir ve karara bağlanır.

Kişisel suçlar ise m.93’e tabidir: hâkim ve savcıların kişisel suçlarıyla ilgili soruşturma, görev yerlerine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca yapılır; kovuşturma mercii aynı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesidir. Bu hâlde Adalet Bakanlığı izni aranmaz; ancak soruşturmanın yürütüleceği makam yine özel olarak belirlenmiştir.

Rejimin genel çerçevesi Kanunun 1. maddesinde de görülür: hâkim ve savcıların görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri ya da kişisel suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılamalarına karar verilmesi bu Kanunla düzenlenmiştir; hâkim ve savcılar hakkında denetim, inceleme, soruşturma ve kovuşturma yapılması bu Kanun hükümlerine tabidir.

Öğretim Elemanları ve Yükseköğretim Personeli: 2547 Sayılı Kanun m.53/c

Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri, yükseköğretim kurumları yöneticileri, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanları ile bu kuruluşların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar, 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (c) fıkrasındaki usule tabidir.

Usul üç basamaklıdır. Önce yetkili makamlarca bir inceleme başlatılır; inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilebilir. Ardından, maddede gösterilen kurullar son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verir. Son olarak bu kararlar, maddede sayılan üst kurullarca incelenebilir. Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, ön incelemeye ilişkin genel çerçeve bakımından 4483 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinden yararlanıldığı görülmektedir.

Bu usulün dışında kalan hâller de vardır. M.53/c kapsamı dışında kalan bazı suçlarda soruşturma doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Ayrıca 4483 sayılı Kanunun m.2/2’sindeki “suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır” kuralı burada da işler; işkence gibi suçlar bakımından özel usul uygulanmaz.

Disiplin yönü ise ceza yönünden bağımsızdır. 2547 sayılı Kanun, disiplin soruşturmasında savunma hakkını da güvence altına almıştır: soruşturulana iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez ve soruşturmayı yapanın yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde savunmasını yapmayan, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Vali, Kaymakam ve Belediye Başkanları

Bu üç grup 4483 sayılı Kanun kapsamındadır; ancak Kanun içinde özel kurallara tabidir. Kaymakamlar bakımından izin makamı m.3/b uyarınca validir. Belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyeleri bakımından ise m.3/h uyarınca İçişleri Bakanıdır; bu nedenle bu kararlara itiraz Danıştay İkinci Dairesinde incelenir.

Hazırlık soruşturmasını yapacak merciler m.12’de ayrıca gösterilmiştir. Hazırlık soruşturması kural olarak genel hükümlere göre yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılır; ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, bakan yardımcıları ve valiler ile ilgili hazırlık soruşturması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili, kaymakamlarla ilgili hazırlık soruşturması ise il Cumhuriyet başsavcısı veya başsavcıvekili tarafından yapılır.

Hâkim kararı gerektiren hususlarda da özel merci öngörülmüştür: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, TBMM Genel Sekreteri, bakan yardımcıları ve valiler için Yargıtayın ilgili ceza dairesine, kaymakamlar için il asliye ceza mahkemesine, diğerleri için genel hükümlere göre yetkili ve görevli sulh ceza hâkimine başvurulur.

Görevli mahkeme m.13’tedir: davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkeme genel hükümlere göre belirlenir; ancak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, TBMM Genel Sekreteri, bakan yardımcıları ve valiler için Yargıtayın ilgili ceza dairesi, kaymakamlar için ise il ağır ceza mahkemesi görevlidir.

Milletvekilleri: Anayasa m.83

Milletvekilleri bakımından uygulanan kurum izin değil, yasama dokunulmazlığıdır. Anayasa m.83’e göre seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.

İstisna aynı maddede gösterilmiştir: ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak bu hâlde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır.

Dokunulmazlık, cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz; yargılamayı geçici olarak engeller. Aynı maddeye göre Meclis üyesi hakkındaki ceza kovuşturması, üyeliğin sona ermesine bırakılmışsa dava ve ceza zamanaşımı işlemez. Yasama sorumsuzluğu ise m.83/1’de ayrıca düzenlenmiştir ve Meclis çalışmalarındaki oy, söz ve düşünce açıklamalarını kapsar.

Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar bakımından ise Anayasa m.105 ve m.106’daki özel usul uygulanır; bu usul Türkiye Büyük Millet Meclisinde belirli nitelikli çoğunluklarla yürütülen soruşturma aşamalarını ve Yüce Divan yargılamasını içerir.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler

3568 sayılı Kanun, meslek mensupları için bir izin usulü öngörmemiştir; bunun yerine ceza sorumluluğunu ağırlaştıran bir hüküm getirmiştir. M.47’ye göre meslek mensupları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.

Dolayısıyla mali müşavir hakkındaki şikâyette izin beklenmez; soruşturma genel hükümlere göre doğrudan yürütülür. Disiplin yönü ise m.48’e tabidir ve meslek odaları ile TÜRMOB nezdinde ayrı bir süreç olarak işler.

Aynı mantık avukatlar için de bir karşılaştırma noktası sunar: avukatlar kamu görevlisi olmadıkları hâlde 1136 sayılı Kanun m.62, görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukatın Türk Ceza Kanunu m.257 hükümlerine göre cezalandırılacağını öngörmüştür. Aradaki fark, avukatlar bakımından ayrıca bir izin usulünün bulunmasıdır. Ayrıntı için avukatın görevi kötüye kullanması (Av.K. m.62, TCK m.257) yazımıza bakılabilir.

Ön İnceleme Aşamasında Savcı Ne Yapabilir?

İzin usulünün en çok yanlış uygulanan kısmı, izinden önceki aşamadır. Savcının bu aşamada hangi işlemleri yapabileceği rejimden rejime değişir ve fark, dosyanın sonradan geçerliliğini etkiler.

İzinden önce yapılabilecek ve yapılamayacak işlemler

İşlemMemurlar (4483)Avukatlar (1136)
Kaybolma ihtimali bulunan delillerin tespitiYapılabilirYapılabilir
Hakkında şikâyette bulunulanın ifadesinin alınmasıAlınmaz (m.4)Alınmaz; izin sonrası savunma alınır
İncelemeyi yürütecek makamİzin vermeye yetkili merci veya görevlendirdiği denetim elemanıBizzat Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendirdiği savcı
Kolluğa bırakılmasıÖn inceleme yetkili mercice yaptırılırGenelge uyarınca kolluğa bırakılmaz
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıİzin aşamasından önce verilmezVerilemez; dosya Bakanlığa gönderilir
İhzaren getirme veya yakalama kararıÖngörülmemiştirBakanlık açıklamasına göre istenemez
Rapor ve fezlekeGerekçeli rapor düzenlenirİzin konusundaki görüşü içeren fezleke düzenlenir

Ortak nokta şudur: izin gelmeden şüpheli sıfatıyla ifade alınmaz. 4483 sayılı Kanun m.4, Cumhuriyet başsavcılarının hakkında ihbar veya şikâyette bulunulanın ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndereceğini açıkça belirtir. Avukatlar bakımından da Adalet Bakanlığının açıklamasına göre savcı, izin almadan avukatın savunmasını alamaz.

Aynı Olayda Farklı Sıfatlar: Evrakın Ayrılması

Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, aynı olayda farklı usullere tabi kişilerin birlikte şikâyet edilmesidir: bir memur ile bir avukat, bir noter ile noterlik çalışanı, bir öğretim elemanı ile idari personel. Tek dosyada iki farklı usul yürütülemeyeceği için evrakın ayrılması gerekir.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13 numaralı genelgesi, avukatla birlikte şikâyet olunan kişiler hakkındaki evrakın ayrılarak tabi olduğu usule göre soruşturmanın yürütülmesini öngörür. 4483 sayılı Kanun ise iştirak hâlini m.10’da düzenlemiştir: bu Kanun kapsamındaki suçların iştirak hâlinde işlenmesi durumunda memur olmayan, memur olanla; ast memur, üst memurla aynı mahkemede yargılanır.

İzin bakımından da özel bir kural vardır: 4483 sayılı Kanun m.3’ün son fıkrasına göre ast memur ile üst memurun aynı fiile iştiraki hâlinde izin, üst memurun bağlı olduğu merciden istenir. Şikâyet dilekçesinde her kişinin sıfatının ve fiilinin ayrı ayrı gösterilmesi, bu ayrımların doğru yapılmasını sağlar.

İzin Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

İzin kararına karşı hangi yolun açık olduğu da rejime göre değişir. 4483 sayılı Kanun kendi içinde özel bir itiraz yolu öngörmüşken, avukat ve noterlerde Bakanlık kararı idari işlem niteliğinde olduğundan idari yargı denetimine tabidir.

İzin kararlarına karşı başvuru yolları

GrupBaşvuru yoluSüreMerci
Memurlar (4483)İtirazOn günDanıştay İkinci Dairesi veya bölge idare mahkemesi
Belediye başkanları (4483 m.3/h)İtirazOn günDanıştay İkinci Dairesi
Avukatlar (1136)İptal davasıAltmış günAnkara idare mahkemesi
Noterler (1512)İptal davasıAltmış günAnkara idare mahkemesi
Avukatlar: son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararıİtirazİki haftaEn yakın ağır ceza mahkemesi (suç yeri hariç)
Noterler: son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararıGenel hükümlere göre itirazİki haftaCMK m.268’deki merci

4483 sayılı Kanunda itiraz üzerine verilen kararlar kesindir; bu kararlar yargısal karar değil, kesin idari karar niteliğinde kabul edilmektedir. Avukat ve noterlerde ise idari yargıda verilen karara karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yolu açıktır.

Disiplin Süreçleri: Ceza Yolundan Bağımsız

Her grupta ceza süreci ile disiplin süreci ayrı yürür ve çoğu kanunda disiplin hükümleri açıkça saklı tutulmuştur. 4483 sayılı Kanun m.2, disiplin hükümlerinin saklı olduğunu belirtir; 1136 sayılı Kanun m.140, ceza kovuşturmasının disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmayacağını, ancak aynı eylemden ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturmasının davanın sonuna kadar bekletileceğini düzenler.

Gruplara göre disiplin mercii ve dayanak

GrupDisiplin merciiDayanak
MemurlarDisiplin amirleri ve kurulları657 sayılı Kanun ve özel mevzuat
AvukatlarBaro disiplin kurulu ve TBB Disiplin Kurulu1136 sayılı Kanun m.134-160
NoterlerTürkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu1512 sayılı Kanun ilgili hükümleri
Hâkim ve savcılarHâkimler ve Savcılar Kurulu2802 sayılı Kanun disiplin hükümleri
Öğretim elemanlarıDisiplin amirleri ve kurullar2547 sayılı Kanun m.53 ve devamı
SMMM ve YMMOda ve TÜRMOB disiplin kurulları3568 sayılı Kanun m.48

Şikâyetçi bakımından pratik sonuç şudur: ceza yolunda izin alınamaması hâlinde dahi disiplin yolu ayrıca işletilebilir. Disiplin zamanaşımı süreleri ceza sürecinden bağımsız işlediğinden, iki başvurunun eş zamanlı yapılması yerinde olur.

Bütün Rejimlerde Ortak Olan Beş Kural

Rejimler farklı olsa da, uygulamada aynı beş kural bütün dosyalarda işler.

  1. Fiilin niteliği belirleyicidir. Görevden doğan veya görev sırasında işlenen fiil izne tabidir; kişisel suç genel hükümlere tabidir. Ayrım yanlış yapıldığında dosya, esasa girilmeden geri döner.
  2. İzin bir yargılama şartıdır. CMK m.223/8’e göre şart gerçekleşmemişse durma, gerçekleşmeyeceği anlaşılmışsa düşme kararı verilir. M.223/9 uyarınca derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma veya düşme kararı verilemez.
  3. Zamanaşımı durur. TCK m.67/1’e göre soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına bağlı olduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı durur.
  4. Disiplin süreci bağımsızdır. Ceza yolunda izin alınamaması, disiplin sürecini kapatmaz; birçok kanunda disiplin hükümleri açıkça saklı tutulmuştur.
  5. İzin kararları idari işlemdir. 4483 sayılı Kanunda itiraz yolu özel olarak düzenlenmişken, avukat ve noterlerde Bakanlık kararına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir.

Bakanlık kararına karşı açılacak iptal davasının süresi, yetkili mahkemesi ve dilekçe örneği için soruşturma izni verilmemesine karşı iptal davası rehberimize bakılabilir.

Şikâyetçi İçin Yol Haritası

Hangi gruptan olursa olsun, şikâyetçinin izleyeceği sıra aynıdır; değişen yalnızca muhatap ve sürelerdir.

  1. Hakkında şikâyette bulunulacak kişinin sıfatını ve bu sıfatın hangi kanuna tabi olduğunu belirleyin.
  2. Fiilin görevden doğup doğmadığını veya görev sırasında işlenip işlenmediğini somut olarak gösterin.
  3. Şikâyet dilekçesini suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığına verin; 4483 kapsamındaki dosyalarda dilekçenin m.4’teki şartları taşıması gerekir.
  4. Talep bölümüne, dosyanın izin için yetkili mercie gönderilmesi istemini yazın.
  5. Delillerin toplanmasını CMK m.160 ve m.161 çerçevesinde ayrıca talep edin.
  6. İzin verilmezse süresinde itiraz edin: 4483 kapsamında on gün, avukat ve noterlerde idari yargıda altmış gün.
  7. Varsa disiplin yolunu eş zamanlı işletin; disiplin süreleri ceza sürecinden bağımsız işler.
  8. Kovuşturma açılırsa suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma talebinde bulunun.

Sürelerin hesabı için hukuki süre hesaplama aracı, idari dava süreleri için idari davalarda sürelerin hesaplanması sayfalarımız kullanılabilir. Maddi durumu elverişsiz olanlar için baro adli yardımı imkânı değerlendirilebilir.

Koruma Tedbirleri: İzin Beklenirken Ne Yapılabilir?

İzin usulü, delillerin kaybolmasına göz yumulması anlamına gelmez. 4483 sayılı Kanun m.4, Cumhuriyet başsavcılarının ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespit edebileceğini açıkça belirtir. Buna karşılık şüpheli sıfatıyla ifade alma ve dosyayı kapatma yetkisi bu aşamada kullanılamaz.

Arama ve elkoyma gibi delil elde etmeye yönelik tedbirler, kendi şartları çerçevesinde değerlendirilir. Avukatlar bakımından ayrıca bir güvence vardır: 1136 sayılı Kanun m.58/1 uyarınca avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.130 da avukat büroları için aynı şartları öngörmüş ve elkoymada karşı koyma usulünü düzenlemiştir.

Tutuklama bakımından ise rejimler ayrışır. Hâkim ve savcılar için 2802 sayılı Kanun m.85, soruşturma sırasındaki tutuklama istemlerinin son soruşturma açılmasına karar vermeye yetkili merci tarafından inceleneceğini öngörmüştür. Avukatlar bakımından m.60, tutuklama veya salıverilme kararlarına karşı itirazın en yakın ağır ceza mahkemesinde inceleneceğini belirtir. Memurlar bakımından ise 4483 sayılı Kanun m.12, hâkim kararı gerektiren hususlarda hangi mercie başvurulacağını görev unvanına göre ayrı ayrı göstermiştir.

En Çok Karıştırılan Beş Nokta

  1. İzin ile dokunulmazlık karıştırılır. İzin usulü cezasızlık sağlamaz; yalnızca yargılamaya giden yolu değiştirir. Milletvekilleri bakımından uygulanan yasama dokunulmazlığı ise yargılamayı geçici olarak engelleyen ayrı bir kurumdur.
  2. Tek izin ile iki izin karıştırılır. Noterlerde kovuşturma izni tek başına yeterliyken, avukatlarda soruşturma ve kovuşturma izinleri ayrı ayrı alınır.
  3. İtiraz mercii karıştırılır. 4483 sayılı Kanunda itiraz, kararı veren merciin sıfatına göre Danıştay İkinci Dairesine veya bölge idare mahkemesine yapılır; avukat ve noterlerde ise Bakanlık kararına karşı idari yargıda iptal davası açılır.
  4. Süreler karıştırılır. 4483 kapsamında itiraz süresi on gün, idari yargıda dava açma süresi altmış gün, avukatlarda son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına itiraz süresi iki haftadır.
  5. Görevli mahkeme karıştırılır. Avukat ve noterlerde yargılama suç yeri ağır ceza mahkemesinde yapılır; memurlarda kural genel hükümlerdir, valiler ve kaymakamlar için ise 4483 sayılı Kanun m.13 özel mahkemeler göstermiştir.

Süre ve Merci Tablosu

Özel soruşturma usullerinde süreler ve merciler

İşlemSüreMerciDayanak
4483: ön inceleme ve kararEn geç otuz gün; on beş gün uzatılabilirİzin vermeye yetkili merci4483 m.7
4483: itirazOn günDanıştay İkinci Dairesi veya bölge idare mahkemesi4483 m.9
4483: itirazın karara bağlanmasıEn geç üç ayİtiraz mercii4483 m.9
Avukat: kovuşturma izninden sonra iddianameBeş günEn yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığı1136 m.59/2
Noter: kovuşturma izninden sonra iddianameBeş günEn yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığı1512 m.154
Avukat: son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına itirazİki haftaEn yakın ağır ceza mahkemesi (suç yeri hariç)1136 m.60; CMK m.268
Bakanlık izin kararına karşı iptal davasıAltmış günAnkara idare mahkemesiİYUK m.7, m.32
Zamanaşımının durmasıİzin alınıncaya kadarTCK m.67/1
Şikâyete bağlı suçta şikâyetAltı ayCumhuriyet başsavcılığıTCK m.73
Avukat: disiplin kovuşturması zamanaşımıÜç yıl; ceza dört buçuk yılBaro disiplin kurulu1136 m.159

Sık Yapılan Hatalar

  • Sıfatın tespit edilmemesi: aynı olayda birden fazla kişi varsa her biri farklı usule tabi olabilir ve evrakın ayrılması gerekir.
  • 4483 kapsamındaki dilekçenin m.4’teki şartları taşımaması; ad, soyad, imza ve adres bulunmaması nedeniyle işleme konulmaması.
  • İtiraz merciinin karıştırılması: m.3’ün (e), (f), (g) ve (h) bentlerindekiler için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için bölge idare mahkemesi.
  • On günlük itiraz süresinin kaçırılması.
  • Avukat ve noterlerde Bakanlık kararına karşı idari yargı yolunun bilinmemesi.
  • 3628 sayılı Kanun kapsamındaki suçlarda gereksiz yere izin beklenmesi.
  • Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlinde izin beklenmesi.
  • Disiplin yolunun ihmal edilmesi ve disiplin zamanaşımı sürelerinin kaçırılması.
  • Görev suçu olduğu hâlde izin alınmadan açılan davada durma kararı talep edilmemesi.

Sıkça Sorulan Sorular

Özel soruşturma usulü ne demektir?

Bazı görev ve sıfat sahipleri hakkında, görevlerinden doğan suçlar nedeniyle doğrudan soruşturma yapılamaması; soruşturmanın kanunun gösterdiği bir merciin iznine bağlanmasıdır. Anayasa m.129/son, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ceza kovuşturması açılmasını kanunla belirlenen istisnalar dışında kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlamıştır.

Hangi kanun hangi gruba uygulanır?

Memurlar ve diğer kamu görevlileri için 4483 sayılı Kanun, avukatlar için 1136 sayılı Kanun m.58-61, noterler için 1512 sayılı Kanun m.153-155, hâkim ve savcılar için 2802 sayılı Kanun m.82 ve devamı, öğretim elemanları için 2547 sayılı Kanun m.53/c, milletvekilleri için Anayasa m.83 uygulanır.

4483 sayılı Kanunda izni kim verir?

M.3’e göre ilçede görevli memurlar için kaymakam, ilde ve merkez ilçede görevliler ile kaymakamlar için vali, belediye başkanları ve meclis üyeleri için İçişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı kararıyla atananlar için Cumhurbaşkanı veya ilgili bakan gibi merciler yetkilidir. Yetkili merciin saptanmasında suç tarihindeki görev esas alınır.

İzin kararına ne kadar sürede itiraz edilir?

4483 sayılı Kanun m.9’a göre itiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür. İtiraza, m.3’ün (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesi bakar.

Ön inceleme ne kadar sürede tamamlanır?

4483 sayılı Kanun m.7’ye göre yetkili merci, kararını suçun öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir; bu süre zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir.

Avukatlar için kaç izin gerekir?

İki izin gerekir. 1136 sayılı Kanun m.58/1 soruşturma iznini, m.59/1 kovuşturma iznini düzenler. İkisi ayrı ayrı alınır; soruşturma izninin verilmiş olması kovuşturma izninin yerine geçmez.

Noterlerde izin nasıl işler?

1512 sayılı Kanun m.153’e göre noterlerin görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır. M.154’e göre kovuşturma gerekli görülürse dosya, suç yeri ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir ve savcı beş gün içinde iddianame düzenler.

Hâkim ve savcıların kişisel suçlarında izin gerekir mi?

Hayır. 2802 sayılı Kanun m.93’e göre hâkim ve savcıların kişisel suçlarıyla ilgili soruşturma, görev yerlerine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca yapılır; kovuşturma mercii aynı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesidir.

Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlinde izin aranır mı?

4483 sayılı Kanun m.2’ye göre ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli genel hükümlere tâbidir. Avukatlar bakımından da 1136 sayılı Kanun m.61, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan suçüstü hâlinde soruşturmanın bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılacağını öngörür.

Rüşvet ve zimmet suçlarında da izin gerekir mi?

3628 sayılı Kanunun 17. maddesi, kendisinde sayılan suçlar ile irtikâp, rüşvet, zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma gibi suçlarda memurların yargılanmasına ilişkin özel usulün uygulanmayacağını öngörmüştür. Bu suçlarda soruşturma doğrudan Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür.

İzin alınmadan dava açılırsa ne olur?

CMK m.223/8’e göre soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa durma kararı verilir ve bu karara itiraz edilebilir; şartın gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir.

İzin süreci zamanaşımını etkiler mi?

TCK m.67/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına bağlı bulunduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı durur.

Milletvekilleri hakkında soruşturma yapılabilir mi?

Anayasa m.83’e göre suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.

Mali müşavirler için izin usulü var mı?

Hayır. 3568 sayılı Kanun m.47, meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılacağını öngörmüştür; ayrı bir izin usulü düzenlenmemiştir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk