Avukatlar hakkındaki şikâyetlerin önemli bir bölümü, Adalet Bakanlığının soruşturma veya kovuşturma izni vermemesiyle sonuçlanır ve dosya işlemden kaldırılır. Bu, sürecin sonu değildir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre Bakanlığın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58 ve m.59 uyarınca soruşturmaya ve kovuşturmaya izin verme ya da vermeme işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı müşteki ile şikâyet edilen avukatın idari dava açma hakları bulunmaktadır. Dava, 2577 sayılı Kanun m.7 uyarınca tebliğden itibaren altmış gün içinde, m.32 uyarınca işlemi tesis eden merciin bulunduğu yer olan Ankara idare mahkemesinde açılır. Soruşturma izni ile kovuşturma izni iki ayrı işlem olduğundan, her biri için ayrı dilekçeyle dava açılması usulden ret riskini ortadan kaldırır. Bu rehber; davanın taraflarını, süresini, görevli ve yetkili mahkemeyi, yürütmenin durdurulması talebini, iptal sebeplerini ve iptal kararının ceza dosyasına etkisini anlatır; ayrıca doldurulmaya hazır bir dilekçe örneği ile Word ve PDF şablonunu sunar.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Dilekçenizin dosyanıza göre yazılması gerekiyor
Aşağıdaki şablon genel bir çerçevedir. Fiilin nitelendirilmesi, izin usulü ve delil talepleri dosyaya göre kurulur. Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppHangi İşlem Dava Konusu Edilir?
Avukatlık Kanunu iki ayrı izin öngörmüştür. M.58/1’e göre avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. M.59/1’e göre ise soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur; inceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir.
Bu iki aşamanın her biri ayrı bir idari işlemle sonuçlanır ve her biri ayrı ayrı dava konusu edilebilir. Bakanlığın açıklamasına göre izin verilmemesi hâlinde dosya işlemden kaldırılır; yani ceza süreci orada durur. Dava açılmadığı takdirde bu karar kesinleşir ve şikâyetin esası hiçbir aşamada incelenmemiş olur.
Dava konusu edilebilecek işlemler
| İşlem | Kim dava açabilir | Sonucu | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Soruşturma izni verilmemesi | Şikâyetçi | Dosya işlemden kaldırılır | Av.K. m.58/1 |
| Soruşturma izni verilmesi | Şikâyet edilen avukat | Soruşturma yürütülür | Av.K. m.58/1 |
| Kovuşturma izni verilmemesi | Şikâyetçi | Dosya işlemden kaldırılır | Av.K. m.59/1 |
| Kovuşturma izni verilmesi | Şikâyet edilen avukat | Dosya en yakın ağır ceza savcılığına gider | Av.K. m.59/1 |
Ayrımın hangi ölçütlere göre yapıldığı ve izin usulünün nasıl işlediği için avukatlar hakkında soruşturma usulü (Av.K. m.58-61) ve avukatın görev suçu mu kişisel suçu mu rehberlerimize bakılabilir.
Davanın Tarafları
Davacı, menfaati ihlal edilen kişidir. Soruşturma veya kovuşturma izni verilmemesi hâlinde davacı, şikâyetçi ve suçtan zarar gören sıfatını taşıyan kişidir. İzin verilmesi hâlinde ise davacı, hakkında izin verilen avukattır. 2577 sayılı Kanun m.2/1-a, iptal davasını idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlar.
Davalı, işlemi tesis eden idaredir: Adalet Bakanlığı. Dava dilekçesinde davalı idarenin doğru gösterilmesi, husumet yönünden ret riskini ortadan kaldırır. İşlem Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce hazırlanıp Bakanlık makamının oluruyla tamamlandığından, husumetin Adalet Bakanlığına yöneltilmesi gerekir.
Menfaat ilişkisinin dilekçede gösterilmesi de önemlidir. Şikâyetçi bakımından bu ilişki, şikâyete konu fiilden zarar görmüş olmaktan doğar; vekâlet ilişkisinin ve fiilin anlatımı, menfaat bağını somutlaştırır.
Süre: Altmış Gün ve Başlangıcı
2577 sayılı Kanun m.7/1’e göre dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür. Avukatlık Kanununda bu işlemler için özel bir süre öngörülmediğinden genel süre uygulanır. M.8/1 uyarınca süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Sürenin son gününün tatil gününe rastlaması hâlinde süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Adli tatilin idari yargıdaki etkisi ise m.61 ile birlikte değerlendirilir; bu konudaki hesaplama için idari davalarda sürelerin hesaplanması ve adli tatil yazımıza ve hukuki süre hesaplama aracı sayfamıza bakılabilir.
Dava açmadan önce idareye başvuru yolu da vardır. M.11/1’e göre ilgililer, idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebilir; bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Bu yol zorunlu değildir; süre riski taşıdığından çoğu dosyada doğrudan dava açılması tercih edilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görev bakımından uyuşmazlık idari yargıdadır; çünkü dava konusu işlem idari işlemdir. Yetki bakımından ise 2577 sayılı Kanun m.32/1 uygulanır: göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
İşlemi tesis eden merci Adalet Bakanlığı olduğuna göre yetkili mahkeme Ankara idare mahkemeleridir. Dilekçe, Ankara nöbetçi idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılır. Başka bir yer idare mahkemesinde açılan dava yetkisizlik nedeniyle reddedilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir; bu da zaman kaybı doğurur.
Dava, bulunduğunuz yerdeki idare mahkemesi ya da asliye hukuk mahkemesi aracılığıyla da gönderilebilir; bu imkân, Ankara dışında bulunan davacılar için pratik kolaylık sağlar. Harç ve gider avansının yatırılması, dilekçenin kaydedilmesi bakımından gereklidir; maddi durumu elverişsiz olanlar bakımından adli yardım talep edilebilir. Genel çerçeve için İdare Hukuku Rehberi sayfamız incelenebilir.
İki Ayrı İşlem, İki Ayrı Dilekçe
Uygulamada en sık karşılaşılan usul hatası, soruşturma izni verilmemesi ile kovuşturma izni verilmemesi işlemlerinin tek dilekçeyle dava edilmesidir. 2577 sayılı Kanun m.5/1’e göre her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
Bu iki işlem ayrı tarihlerde, ayrı değerlendirmelerle ve farklı isnatlara ilişkin olarak tesis edilebildiğinden, tek dilekçeyle dava edilmelerinin mümkün olmadığı yönünde kararlar verilmektedir. Nitekim bir dosyada Ankara Bölge İdare Mahkemesi, soruşturma izni verilmemesine ilişkin isnat ile kovuşturma izni verilmemesine ilişkin isnatların birbirinden bağımsız olduğunu, tek dilekçeyle dava konusu edilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek 2577 sayılı Kanunun 3 ve 5. maddeleri gereğince dilekçenin reddi gerektiğine karar vermiştir.
Dilekçe reddi kararı davanın esastan reddi değildir. 2577 sayılı Kanun m.15 uyarınca dilekçenin reddine karar verilir ve ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde usulüne uygun yeni bir dilekçeyle dava açılabilir. Buna karşılık yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Bu nedenle en güvenli yol, her işlem için ayrı dilekçeyle dava açmaktır.
Yürütmenin Durdurulması Talebi
Dava açılması, idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı Kanun m.27/1 bu kuralı koyar; m.27/2 ise istisnasını düzenler: Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.
İki şart birlikte aranır ve ikisinin de dilekçede ayrı ayrı temellendirilmesi gerekir. Telafisi güç zarar bakımından ileri sürülebilecek olgular şunlardır: dosyanın işlemden kaldırılmış olarak kalması, delillerin zamanla kaybolması, tanıkların beyanlarının değişmesi ve TCK m.66’daki dava zamanaşımının işlemeye devam etmesi. Açık hukuka aykırılık bakımından ise eksik incelemeye, gerekçesizliğe ve fiilin niteliğine ilişkin somut olgular gösterilir.
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı da itiraz yolu vardır; itiraz mercii ve süresi m.27’de gösterilmiştir. Talebin dilekçenin başında ve sonuç bölümünde ayrı ayrı belirtilmesi, değerlendirilmesini kolaylaştırır.
İptal Sebepleri Nasıl Kurulur?
2577 sayılı Kanun m.2/1-a, iptal sebeplerini beş başlıkta sayar: yetki, şekil, sebep, konu ve maksat. Avukatlar hakkındaki izin kararlarında en sık ileri sürülen sebepler, sebep ve şekil unsurlarına ilişkindir.
İptal sebepleri ve avukat dosyalarındaki karşılığı
| Unsur | Ne zaman ileri sürülür | Dayanak |
|---|---|---|
| Yetki | İşlemin yetkisiz makamca tesis edilmesi | İYUK m.2/1-a |
| Şekil | Gerekçenin denetlenebilir olmaması, usule uyulmaması | İYUK m.2/1-a |
| Sebep | Delillerin toplanmaması, eksik inceleme | İYUK m.2/1-a; CMK m.160 |
| Konu | Fiilin niteliğinin hatalı değerlendirilmesi | İYUK m.2/1-a; Av.K. m.58/1 |
| Maksat | Kamu yararı dışında bir amaçla işlem tesisi | İYUK m.2/1-a |
| Genelgeye aykırılık | 13 numaralı Genelgedeki evrak ve inceleme şartlarının karşılanmaması | CİGM 13 numaralı Genelge |
Sebep unsuru bakımından en güçlü dayanak, ön incelemenin eksik yapılmış olmasıdır. Şikâyet dilekçesinde toplanması istenen delillerin toplanmaması, icra dosyası kayıtlarının getirtilmemesi, banka kayıtlarının istenmemesi ve tanıkların dinlenmemesi somut olarak gösterilmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.160, Cumhuriyet savcısının maddi gerçeğin araştırılması için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlü olduğunu düzenler.
Şekil unsuru bakımından ise gerekçe denetimi öne çıkar. Hangi iddianın hangi sebeple yerinde görülmediği gösterilmemişse, işlem denetlenebilir bir gerekçeden yoksun kalır. 13 numaralı Genelge de fezlekenin sonuç kısmında savcının izin konusundaki düşüncesinin açıkça belirtilmesini ve belirli belgelerin dosyaya eklenmesini aramaktadır; bu şartların karşılanmaması ayrıca ileri sürülebilir.
Soruşturma İzni Verilmemesine Karşı İptal Davası Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin, soruşturma izni verilmemesi işlemine karşı açılacak dava için hazırlanmıştır. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun, dosyanıza uymayan hususları çıkarın. Kovuşturma izni verilmemesine karşı açılacak davada dava konusu bölümü ile beşinci ve altıncı hususlar buna göre değiştirilmelidir.
ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR:
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres] — [Telefon] — [E-posta]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa bu satırı çıkarın)
DAVALI: Adalet Bakanlığı — Ankara
D. KONUSU: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün …/…/20… tarihli ve … sayılı, Av. [Ad Soyad] hakkında soruşturma izni verilmesine yer olmadığına ilişkin işleminin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ: …/…/20…
AÇIKLAMALAR:
1. DAVA KONUSU İŞLEM İDARİ İŞLEM NİTELİĞİNDEDİR VE İPTAL DAVASINA KONU OLABİLİR (1136 sayılı Kanun m.58, m.59; 2577 sayılı Kanun m.2)
Adalet Bakanlığının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58 ve m.59 uyarınca soruşturmaya ve kovuşturmaya izin verme ya da vermeme işlemleri idari işlem niteliğindedir. Nitekim Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü de bu işlemlere karşı müşteki ile şikâyet edilen avukatın idari dava açma hakkının bulunduğunu açıkça belirtmiştir. 2577 sayılı Kanun m.2/1-a uyarınca idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davasıdır.
2. DAVA SÜRESİNDE AÇILMIŞTIR (2577 sayılı Kanun m.7, m.8)
Dava konusu işlem tarafıma …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiştir. 2577 sayılı Kanun m.7/1 uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür. Aynı Kanunun m.8/1’i uyarınca süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İşbu dava, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük süre içinde açılmıştır.
3. MENFAATİM İHLAL EDİLMİŞTİR
Şikâyete konu fiil nedeniyle suçtan zarar gören sıfatını taşımaktayım. Soruşturma izni verilmemesi işlemi, hakkımdaki şikâyetin esasının hiçbir şekilde incelenmemesi ve dosyanın işlemden kaldırılması sonucunu doğurmuştur. Bu itibarla dava konusu işlem menfaatimi doğrudan ihlal etmektedir.
4. ŞİKÂYETE KONU FİİL VE VEKÂLET İLİŞKİSİ
Av. [Ad Soyad]’a …/…/20… tarihinde [ … ] Noterliğinin … yevmiye numaralı vekâletnamesi ile vekâlet verilmiştir. Şüpheli avukat, [ … ] Mahkemesinin …/… esas sayılı dosyası / [ … ] İcra Müdürlüğünün …/… esas sayılı takip dosyasında vekil sıfatıyla işlem yapmıştır. Şikâyete konu fiil, [tahsil edilen paranın tarafıma ödenmemesi / dosyanın takipsiz bırakılması / süresinde kanun yoluna başvurulmaması] biçiminde gerçekleşmiştir.
5. FİİL AVUKATLIK GÖREVİNDEN DOĞMAKTADIR (1136 sayılı Kanun m.34, m.58/1, m.171)
Avukatlık Kanunu m.58/1’e göre avukatların avukatlık görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine yapılır. Şikâyete konu fiil, vekâlet ilişkisi içinde ve avukatlık görevi icra edilirken gerçekleşmiştir. Aynı Kanunun m.34’ü avukatların yüklendikleri görevleri özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmelerini, m.171/1’i ise üzerine aldıkları işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip etmelerini emretmektedir.
6. İŞLEM SEBEP UNSURU BAKIMINDAN HUKUKA AYKIRIDIR
Dava konusu işlemde, şikâyet dilekçemde gösterdiğim ve toplanmasını talep ettiğim deliller toplanmamıştır. Özellikle [ … ] İcra Müdürlüğünün …/… esas sayılı dosyasının tahsilat ve reddiyat kayıtları getirtilmemiş, ödemenin yapıldığı banka hesabına ilişkin kayıtlar istenmemiş ve tanıklarım dinlenmemiştir. Eksik inceleme sonucunda tesis edilen işlem, dayandığı maddi sebep bakımından hukuka aykırıdır.
7. İŞLEM GEREKÇE BAKIMINDAN YETERSİZDİR
Dava konusu işlemde, şikâyetimde ileri sürülen hususların hangi gerekçeyle yerinde görülmediği somut biçimde açıklanmamıştır. Hangi delilin nasıl değerlendirildiği ve hangi olgunun hangi sebeple kabul edilmediği gösterilmediğinden işlem, denetlenebilir bir gerekçeden yoksundur.
8. YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKİR (2577 sayılı Kanun m.27)
2577 sayılı Kanun m.27/2 uyarınca idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. İşlemin yürütülmesi hâlinde dosya işlemden kaldırılmış olarak kalacak, deliller zamanla kaybolacak ve Türk Ceza Kanunu m.66’daki dava zamanaşımı işlemeye devam edecektir. Bu nedenle telafisi güç zarar doğacağı açıktır.
HUKUKİ SEBEPLER: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, m.3, m.5, m.7, m.8, m.27, m.32; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34, m.58, m.59, m.62, m.171; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66, m.67, m.257; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160, m.161; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.01.2006 tarihli ve 13 numaralı Genelgesi ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Dava konusu işlem ve tebliğ zarfı, şikâyet dilekçesi ve ekleri, soruşturma dosyası (celbi talep olunur), vekâletname örneği, avukatlık ücret sözleşmesi, icra dosyası tahsilat ve reddiyat kayıtları, banka kayıtları, noter ihtarnamesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle 2577 sayılı Kanun m.27 uyarınca dava konusu işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,
2. Davalı idareden soruşturma dosyasının aslının veya onaylı örneğinin CELBİNE,
3. Yargılama sonunda dava konusu işlemin İPTALİNE,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: Dava konusu işlem ve tebliğ zarfı örneği
Ek-2: Şikâyet dilekçesi ve ekleri
Ek-3: Vekâletname örneği ve ücret sözleşmesi
Ek-4: İcra dosyası tahsilat ve reddiyat kayıtları
Ek-5: Harç ve gider avansı makbuzları
Dilekçeyi indirin
Aynı metnin doldurulmaya hazır hâlini Word veya PDF olarak indirebilirsiniz. Word dosyasında köşeli parantezli alanları doldurup dosyanıza uymayan hususları silmeniz yeterlidir.
Word (.docx) indirPDF indirDilekçede Bulunması Gereken Unsurlar
2577 sayılı Kanun m.3, dava dilekçelerinde bulunması gereken hususları sayar. Eksiklik hâlinde m.15 uyarınca dilekçenin reddine karar verilir; bu nedenle aşağıdaki unsurların tamamının dilekçede yer alması gerekir.
- Tarafların ve varsa vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri.
- Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller.
- Dava konusu işlemin yazılı bildirim tarihi.
- Uyuşmazlık konusu miktar (bu davada söz konusu değildir).
- Dilekçenin ilgili mahkeme başkanlığına hitaben yazılması ve imzalanması.
- Dava konusu işlemin ve tebliğ belgesinin dilekçeye eklenmesi.
Dilekçeye eklenecek belgeler bakımından pratik kural şudur: işlemin kendisi, tebliğ zarfı, şikâyet dilekçesi ve ekleri ile fiilin görevle bağlantısını gösteren vekâletname örneği mutlaka bulunmalıdır. Soruşturma dosyasının aslı elinizde olmayacağından, dilekçede davalı idareden celbi ayrıca talep edilmelidir. Suç duyurusu aşamasındaki dilekçe için avukat hakkında suç duyurusu dilekçesi örneği sayfamıza bakılabilir.
Yargılama Nasıl İşler?
İdari yargıda yargılama kural olarak yazılı usulle yürür ve dosya üzerinden karar verilir. Dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilir, idare savunmasını verir, davacı cevaba cevap, idare ikinci savunma verir. Duruşma, kanunda öngörülen hâllerde ve talep üzerine yapılabilir.
Bu tür dosyalarda belirleyici olan, davalı idareden gelen soruşturma dosyasıdır. Dosya geldiğinde, ön incelemede hangi işlemlerin yapıldığı ve hangi delillerin toplandığı görülür; cevaba cevap dilekçesinde eksikliklerin tek tek gösterilmesi gerekir. Bu aşama, davanın esasını belirleyen aşamadır.
Karara karşı kanun yolları da İdari Yargılama Usulü Kanununda düzenlenmiştir. İdare mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf incelemesi sonucunda verilen kararlardan kanunda gösterilenler temyiz edilebilir. Süreler ve merciler bakımından kararın altında yer alan kanun yolu açıklaması esas alınmalıdır.
Şikâyete Cevap Verilmemesi: Zımni Ret
Bazı dosyalarda sorun izin verilmemesi değil, hiçbir karar verilmemesidir. Şikâyet edilmiş, dosya Bakanlığa gönderilmiş, ancak aylarca sonuç alınamamıştır. Bu hâlde 2577 sayılı Kanun m.10 devreye girer. Hükme göre ilgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilir; otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Zımni ret, dava açma süresinin başlangıcını belirler: otuz günlük cevap süresinin bitiminden itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. Ancak bu yol her dosyada doğrudan uygulanmaz; şikâyetin savcılıkta ön inceleme aşamasında bulunması ile dosyanın Bakanlığa gönderilmiş olması farklı durumlardır. Bu nedenle önce dosyanın hangi aşamada olduğunun ilgili başsavcılık soruşturma bürosundan öğrenilmesi gerekir.
Zımni ret ve idarenin cevap vermemesi hâllerinin genel işleyişi için zımni ret: idarenin cevap vermemesi ve dava açma yazımıza bakılabilir.
Harç, Gider Avansı ve Adli Yardım
İdari davada dilekçenin kaydedilebilmesi için harç ve posta gideri avansının yatırılması gerekir. İptal davaları maktu harca tabidir; tutarlar her yıl yeniden belirlenir ve mahkeme veznesinden öğrenilir. Eksik harç veya avans hâlinde mahkeme, tamamlanması için süre verir; verilen süre içinde eksiklik giderilmezse dava açılmamış sayılır.
Maddi durumu elverişsiz olan davacılar bakımından adli yardım yolu açıktır. 2577 sayılı Kanun m.31, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağını öngörür; adli yardım da bu çerçevede talep edilir. Talep, dava dilekçesiyle birlikte ve maddi durumu gösteren belgelerle yapılır.
Baro adli yardımından yararlanma imkânı da ayrıca değerlendirilebilir. Avukatlık Kanunu m.176’ya göre adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Başvuru koşulları için ücretsiz avukat nasıl alınır: baro adli yardımı yazımıza bakılabilir.
Avukat Bakımından: İzin Verilmesine Karşı Dava
İptal davası yalnızca şikâyetçinin kullanabileceği bir yol değildir. Hakkında soruşturma veya kovuşturma izni verilen avukat da, menfaati ihlal edilen sıfatıyla bu işleme karşı dava açabilir. Bakanlığın açıklaması bu hakkı hem müşteki hem şikâyet edilen avukat bakımından belirtmiştir.
Avukat bakımından dava, ceza dosyasının seyrini doğrudan etkileyebilir. İzin işleminin iptali hâlinde yargılama şartı ortadan kalkar ve ceza mahkemesinin bu durumu gözetmesi gerekir. Bu nedenle ceza dosyasında, izin işlemine karşı açılmış bir idari davanın bulunduğu ve sonucunun beklenmesi gerektiği ayrıca ileri sürülmelidir.
Dilekçede ileri sürülecek sebepler de farklılaşır. Şikâyetçi eksik incelemeye dayanırken, avukat genellikle fiilin görev suçu niteliği taşımadığını, isnadın soyut kaldığını ya da 13 numaralı Genelgedeki usul şartlarının karşılanmadığını ileri sürer. Savunmanın ceza ve idari yargı ayağının birbiriyle tutarlı kurulması gerekir; ceza dosyasındaki beyanla idari dilekçedeki iddianın çelişmemesi önemlidir.
Kanun Yolları ve Kararın Uygulanması
İdare mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru süresi ve merci, kararın altındaki kanun yolu açıklamasında gösterilir; dilekçenin süresinde ve doğru mercie verilmesi gerekir. İstinaf incelemesi sonunda verilen kararlardan kanunda gösterilenler temyiz edilebilir.
Kararın uygulanması bakımından 2577 sayılı Kanun m.28 belirleyicidir. Bu hükme göre idare, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. İptal kararı üzerine idarenin yeniden karar vermemesi hâlinde, kararın uygulanması için başvuru yolları işletilebilir.
Dava sonrası izlenecek adımlar
| Sonuç | Ne anlama gelir | Yapılacak iş |
|---|---|---|
| Yürütmenin durdurulması kararı | İşlem geçici olarak uygulanamaz | Ceza dosyasına bildirilir |
| İptal kararı | İşlem hukuk âleminden kalkar | İdarenin yeniden karar vermesi beklenir |
| Davanın reddi | İşlem hukuka uygun bulunmuştur | Kanun yolu değerlendirilir |
| Dilekçe ret kararı | Usule ilişkin eksiklik vardır | Otuz gün içinde yeni dilekçeyle dava açılır |
| Yetkisizlik kararı | Dava yetkili olmayan mahkemede açılmıştır | Dosya yetkili mahkemeye gönderilir |
| İdarenin yeni karar vermemesi | Kararın gereği yerine getirilmemiştir | İYUK m.28 çerçevesinde başvuru yapılır |
İptal Kararının Ceza Dosyasına Etkisi
İptal kararı, ceza dosyasını doğrudan açmaz; işlemi hukuk âleminden kaldırır ve idareyi yeniden karar vermek zorunda bırakır. Uygulamada bunun sonucu, Bakanlığın dosyayı yeniden değerlendirmesi ve iptal gerekçesi doğrultusunda yeni bir karar tesis etmesidir. Eksik inceleme gerekçesiyle verilen iptal kararı üzerine dosya, eksikliklerin giderilmesi için savcılığa gönderilebilir.
Ceza yargılaması bakımından da bir etki doğar. İzin kararına karşı açılmış bir iptal davası bulunuyorsa, ceza mahkemesinin bu davanın sonucunu gözetmesi gerekir; zira yargılama şartının gerçekleşip gerçekleşmediği buna bağlıdır. Yargılama şartı eksikse Ceza Muhakemesi Kanunu m.223/8 uyarınca durma kararı verilir; şartın gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine karar verilir. Bu konudaki ayrıntı için avukatın görev suçu mu kişisel suçu mu ve durma kararı rehberimize bakılabilir.
Zamanaşımı bakımından ise TCK m.67/1 uygulanır: soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına bağlı bulunduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı durur. İdari yargıdaki sürecin uzunluğu bu nedenle şikâyetçi aleyhine mutlak bir sonuç doğurmaz; ancak dosyanın toplam ömrü uzar.
Disiplin Yolu ile İlişki
İzin verilmemesi, disiplin sürecini kapatmaz. Avukatlık Kanunu m.140/1’e göre avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz. Ceza yolunda izin alınamamış olması, baroya yapılan disiplin şikâyetinin ayrıca yürümesine engel değildir.
Disiplin yolunda süre m.159’dadır: disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmişse kovuşturma yapılamaz, dört buçuk yıl geçmişse ceza verilemez; eylem aynı zamanda suç oluşturuyor ve kanun daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Bu nedenle idari davanın sonucu beklenirken disiplin şikâyeti için öngörülen sürenin kaçırılmaması gerekir.
Baro yönetim kurulunun kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı m.142 uyarınca on beş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz edilebilir; disiplin kurulu kararına karşı ise m.157 uyarınca otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz yolu açıktır. Sürecin tamamı için avukat hakkında şikâyet nasıl ve nereye yapılır rehberimiz incelenebilir.
Süre ve Merci Tablosu
İptal davasında süreler ve merciler
| İşlem | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İptal davası açma | Tebliğden itibaren altmış gün | Ankara idare mahkemesi | İYUK m.7, m.32 |
| İdareye başvuru (ihtiyari) | Dava açma süresi içinde | Adalet Bakanlığı | İYUK m.11/1 |
| İdarenin cevap süresi | Otuz gün; cevap verilmezse reddedilmiş sayılır | Adalet Bakanlığı | İYUK m.11/2 |
| Dilekçe ret kararı üzerine yenileme | Otuz gün | Aynı mahkeme | İYUK m.15 |
| Yürütmenin durdurulması talebi | Dava dilekçesiyle birlikte | Davaya bakan mahkeme | İYUK m.27 |
| Disiplin şikâyeti | Eylemden itibaren üç yıl | Avukatın kayıtlı olduğu baro | Av.K. m.159 |
| Zamanaşımının durması | İzin alınıncaya kadar | — | TCK m.67/1 |
Sık Yapılan Hatalar
- Altmış günlük sürenin kaçırılması; tebliğ tarihinin belgelenmemesi.
- Davanın Ankara dışındaki bir idare mahkemesinde açılması; İYUK m.32 uyarınca yetkili mahkemenin işlemi tesis eden merciin bulunduğu yer olduğunun gözden kaçırılması.
- Soruşturma izni ve kovuşturma izni işlemlerinin tek dilekçeyle dava edilmesi.
- Davalı idarenin yanlış gösterilmesi.
- Yürütmenin durdurulması talebinin hiç yapılmaması ya da iki şartın ayrı ayrı temellendirilmemesi.
- Dava dilekçesine dava konusu işlemin ve tebliğ belgesinin eklenmemesi.
- Soruşturma dosyasının celbinin talep edilmemesi.
- İptal sebeplerinin soyut bırakılması; hangi delilin toplanmadığının somut olarak gösterilmemesi.
- İdari dava sürerken baroya disiplin şikâyeti yapılmaması ve m.159’daki üç yıllık sürenin kaçırılması.
- Dilekçe ret kararından sonra otuz günlük yenileme süresinin kaçırılması.
Sıkça Sorulan Sorular
Adalet Bakanlığı izin vermezse ne yapabilirim?
Bakanlığın soruşturmaya veya kovuşturmaya izin verme ya da vermeme işlemleri idari işlem niteliğindedir; Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün açıklamasında da bu kararlara karşı müşteki ile şikâyet edilen avukatın idari dava açma haklarının bulunduğu belirtilmiştir. Kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davası açılabilir.
Dava hangi mahkemede açılır?
2577 sayılı Kanun m.32/1’e göre yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İşlemi tesis eden merci Adalet Bakanlığı olduğundan dava Ankara idare mahkemelerinde açılır.
Dava açma süresi ne kadar?
2577 sayılı Kanun m.7/1 uyarınca idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. M.8/1’e göre süre, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Soruşturma izni ve kovuşturma izni için tek dilekçe yeterli mi?
Güvenli yol, her işlem için ayrı dilekçeyle dava açmaktır. 2577 sayılı Kanun m.5/1’e göre her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır; bağlılık veya sebep-sonuç ilişkisi bulunması hâlinde tek dilekçe mümkündür. Uygulamada bu iki işlemin birbirinden bağımsız olduğu ve tek dilekçeyle dava edilemeyeceği yönünde kararlar verilmektedir.
Dilekçem reddedilirse dava bitmiş olur mu?
Hayır. Dilekçe ret kararı esasa ilişkin bir karar değildir; 2577 sayılı Kanun m.15 uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde usulüne uygun yeni bir dilekçeyle dava açılabilir. Ancak yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapılırsa dava reddedilir.
Dava açmam ceza dosyasını durdurur mu?
Dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı Kanun m.27/2 uyarınca telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir; bu nedenle talebin dilekçede ayrıca ileri sürülmesi gerekir.
İptal kararı verilirse soruşturma açılır mı?
İptal kararı işlemi hukuk âleminden kaldırır ve idareyi yeniden karar vermek zorunda bırakır. Uygulamada Bakanlık dosyayı iptal gerekçesi doğrultusunda yeniden değerlendirir; eksik inceleme gerekçesiyle verilen kararlarda dosya eksikliklerin giderilmesi için savcılığa gönderilebilir.
Avukat da dava açabilir mi?
Evet. İzin verilmesi hâlinde hakkında izin verilen avukat, menfaati ihlal edilen sıfatıyla iptal davası açabilir. Bakanlığın açıklamasında da bu hak hem müşteki hem şikâyet edilen avukat bakımından belirtilmiştir.
Dava sürerken ceza zamanaşımı işler mi?
TCK m.67/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına bağlı olduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı durur. Bu nedenle izin süreci boyunca geçen süre, zamanaşımı hesabında ayrıca değerlendirilir.
İdareye başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim?
Evet. İptal davalarında dava açmadan önce idareye başvuru zorunluluğu yoktur. 2577 sayılı Kanun m.11’deki üst makama başvuru yolu ihtiyaridir; kullanılması hâlinde dava açma süresi durur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Dava açarken hangi belgeleri eklemeliyim?
Dava konusu işlem ve tebliğ zarfı örneği, şikâyet dilekçesi ve ekleri, vekâletname örneği ile varsa ücret sözleşmesi ve fiilin görevle bağlantısını gösteren belgeler eklenmelidir. Soruşturma dosyası elinizde olmayacağından, dilekçede davalı idareden celbi talep edilmelidir.
Disiplin şikâyetimi de beklemeli miyim?
Hayır, iki süreç bağımsızdır. Avukatlık Kanunu m.140/1’e göre ceza kovuşturması disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel değildir. Disiplin yönünden m.159’daki üç yıllık sürenin idari dava beklenirken kaçırılmaması gerekir.
📚 İlgili Rehberler
- 🧭 Ceza Hukuku Rehberi (Hub)Soruşturma, kovuşturma ve sanık hakları
- Avukatlar Hakkında Soruşturma Usulü (Av.K. m.58-61)
- Avukatın Görev Suçu mu, Kişisel Suçu mu? Durma Kararı
- Avukat Hakkında Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği
- İdare Hukuku Rehberi: İptal Davası ve Tam Yargı Davası
- İdari Davalarda Sürelerin Hesaplanması ve Adli Tatil
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Kaçakçılık, Aklama ve Hayali İhracat Dosyalarında Ceza Savunması 2026: Ağır Ceza mı Asliye Ceza mı, Gözaltı ve İfade, Tutuklama, El Koyma, MASAK Raporu, Bilirkişi, Etkin Pişmanlık, HAGB ve Kanun Yolları
- ▸ Altın ve Kuyum Sektöründe Aklama Suçu 2026: Kuyumcu ve Aracı Kuruluşlar İçin TCK 282 Riski, TCK 165 Çalıntı Altın, Bilme Unsuru, MASAK ile Sınır, Örgüt, Müsadere ve Savunma
- ▸ Hayali İhracat Suçu 2026: 5607 m.3/9 Unsurları, Teşvik ve KDV İadesi Amacı, %10 Kuralı, Altın ve Mücevher İhracatında Hayali İhracat, Sahtecilik, Etkin Pişmanlık ve Savunma
- ▸ Özel Soruşturma Usulleri Rehberi 2026: Memur, Avukat, Noter, Hâkim-Savcı, Vali-Kaymakam, Belediye Başkanı, Öğretim Elemanı ve Milletvekili — Kim Hangi İzne Tabi? 4483, 1136, 1512, 2802, 2547 Sayılı Kanunlar ve Anayasa m.83 Karşılaştırması
Bu konuda hukuki destek almak için