Avukat hakkında suç duyurusu, genel şikâyet dilekçelerinden iki noktada ayrılır. Birincisi, fiil avukatlık görevinden doğuyor veya görev sırasında işlenmişse, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca soruşturma ancak Adalet Bakanlığının izni üzerine yapılabilir; savcılık izin gelmeden avukatın savunmasını alamaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar veremez. İkincisi, dilekçede şüphelinin kayıtlı olduğu baro ve sicil numarası ile şikâyete konu işe ait vekâletname örneğinin bulunması beklenir. Bu rehber, dilekçenin hangi başsavcılığa verileceğini, hangi suç tipinin hangi fiile karşılık geldiğini, dilekçede yer alması gereken hususları, dilekçe verildikten sonra işleyen beş basamaklı usulü ve süreleri anlatır; ayrıca doldurulmaya hazır bir dilekçe örneği ile Word ve PDF şablonunu sunar.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Dilekçenizin dosyanıza göre yazılması gerekiyor
Aşağıdaki şablon genel bir çerçevedir. Fiilin nitelendirilmesi, izin usulü ve delil talepleri dosyaya göre kurulur. Hukukçular Evi uzman kadrosuyla yanınızdayız. Telefon: 0554 648 37 15
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDilekçe Nereye Verilir?
Şikâyet, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158’e göre suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ve şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Aynı maddeye göre ihbar veya şikâyet yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir.
Avukatlar bakımından bir ayrıntı vardır. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.01.2006 tarihli ve 13 numaralı genelgesine göre avukatların görev suçlarına ilişkin inceleme ve soruşturmalar kolluk makam ve memurlarına bırakılmaz; bizzat Cumhuriyet başsavcısı ya da bu konuda görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Bu nedenle dilekçenin doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına verilmesi, sürecin gereksiz yere uzamasını önler.
Suçun işlendiği yer, fiilin gerçekleştiği yerdir. Tahsil edilen paranın ödenmemesi gibi hâllerde bu yer genellikle icra dosyasının bulunduğu ya da avukatın bürosunun olduğu yerdir. Tereddüt hâlinde dilekçe, avukatın büro adresinin bulunduğu yer başsavcılığına verilebilir; yetkisizlik hâlinde dosya yetkili başsavcılığa gönderilir.
Hangi Fiil, Hangi Suç?
Dilekçede suçun hukuki adının yazılması zorunlu değildir; nitelendirmeyi Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme yapar. Buna karşılık fiilin hangi hükme girebileceğinin gösterilmesi, delil taleplerinin doğru kurulmasını sağlar. Avukatlar bakımından temel hüküm m.62’dir: bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatıyla veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat, TCK m.257 hükümlerine göre cezalandırılır.
Sık karşılaşılan fiiller ve muhtemel nitelendirmeleri
| Fiil | Muhtemel hüküm | Takip usulü |
|---|---|---|
| Tahsil edilen paranın ödenmemesi | TCK m.155; Av.K. m.62 yollamasıyla TCK m.257 | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Dava açılmadığı hâlde masrafın iade edilmemesi | TCK m.155; duruma göre TCK m.157 | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Aslı olmayan vekâletname veya belgenin örneğinin onaylanması | Av.K. m.56/3 (üç yıldan altı yıla kadar hapis) | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Duruşmada veya adliyede hakaret, tehdit | TCK m.106, m.125 | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Borçlunun ısrarla aranması, mesaj gönderilmesi | TCK m.123 | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Öğrenilen sırların açığa vurulması | Av.K. m.36; TCK m.239 | Av.K. m.58 uyarınca Bakanlık izni |
| Görevle ilgisi olmayan kişisel fiiller | İlgili TCK hükmü | Genel hükümler; izin aranmaz |
| Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçta suçüstü | İlgili TCK hükmü | Av.K. m.61: bizzat savcı, genel hükümler |
Görevi kötüye kullanma iddiasının unsurları ve zarar şartı için avukatın görevi kötüye kullanması yazımıza bakılabilir. Suç tiplerinin unsurları için güveni kötüye kullanma (TCK m.155), görevi kötüye kullanma (TCK m.257) ve dolandırıcılık (TCK m.157-158) yazılarımıza bakılabilir. Paranın ödenmemesi hâlinde izlenecek bütün yol için avukatım paramı vermiyor rehberimiz ayrıca incelenebilir.
Dilekçede Mutlaka Bulunması Gerekenler
13 numaralı genelge, avukatlar hakkındaki incelemede dosyada bulunması gereken bilgileri saymıştır. Bu bilgilerin şikâyet dilekçesinde baştan yer alması, dosyanın eksik evrakla Bakanlığa gönderilip iade edilmesini önler.
- Şüpheli avukatın adı, soyadı, kayıtlı bulunduğu baro ve sicil numarası ile tebligata yarar açık adresi.
- Şikâyetçinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, açık adresi ve telefonu.
- Şikâyet konusu olayla ilgili vekâletnamenin onaylı örneği; genelge bunun soruşturma evrakına eklenmesini açıkça aramaktadır.
- Hakkında inceleme yapılan kişinin avukat, stajyer, dava takipçisi veya dava vekili olup olmadığı ile fiil tarihinde hangi baroya kayıtlı bulunduğu; bilinmiyorsa barodan sorulmasının talep edilmesi.
- Fiilin tarih sırasıyla ve somut biçimde anlatımı: hangi dosyada, hangi tarihte, ne yapıldı ya da yapılmadı.
- Delil olarak sunulan belgelerin onaylı suretleri ve varsa tanıkların ad, soyad ve adresleri.
- Kamu kurumunda görev yapan avukatlar bakımından, 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılmış bir işlem bulunup bulunmadığının ilgili kurumdan sorulması talebi.
Talep Bölümü Nasıl Kurulur?
Genel şikâyet dilekçelerinde talep, “şüpheli hakkında kamu davası açılması” biçiminde yazılır. Avukatlar bakımından bu talep tek başına eksiktir; çünkü savcılık, izin gelmeden kamu davası açamaz. Talep bölümünün ilk sırasına, dosyanın ön inceleme tamamlandıktan sonra soruşturma izni istenmek üzere Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi istemi konulmalıdır.
Delillerin toplanması talebi de ayrıca yazılmalıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.160’a göre Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez maddi gerçeğin araştırılması için soruşturma yapar ve şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplar. Şikâyetçinin kendi başına ulaşamayacağı kayıtların, özellikle icra dosyası kayıtlarının ve banka kayıtlarının bu yolla getirtilmesi istenmelidir.
Katılma talebinin şimdiden bildirilmesi de yerinde olur. Kovuşturma açılması hâlinde suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma, mahkemeden ayrıca talep edilir; dilekçede bu iradenin baştan belirtilmesi, tebligatların yapılmasını kolaylaştırır.
Avukat Hakkında Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin, tahsil edilen paranın ödenmemesi örneği üzerine kurulmuştur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; dosyanıza uymayan hususları çıkarın ve her olguyu tarihiyle somutlaştırın. Farklı fiiller için kullanılabilecek alternatif hususlar, dilekçenin altında verilmiştir.
[ … ] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞİKÂYETÇİ (MÜŞTEKİ): [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No]) — [Açık adres] — [Telefon]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa bu satırı çıkarın)
ŞÜPHELİ: Av. [Ad Soyad] — [ … ] Barosu, sicil no [ … ] — Büro adresi: [ … ]
SUÇ: Görevi kötüye kullanma (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.62 yollamasıyla TCK m.257) ve güveni kötüye kullanma (TCK m.155)
SUÇ TARİHİ: …/…/20… (birden çok fiil varsa tarih aralığı yazın)
KONU: Şüpheli avukat hakkında 1136 sayılı Kanun m.58 uyarınca soruşturma izni istenmesi, izin üzerine soruşturma yapılarak kamu davası açılması istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. VEKÂLET İLİŞKİSİ KURULMUŞTUR (1136 sayılı Kanun m.35, m.171)
Şüpheli avukata …/…/20… tarihinde [ … ] Noterliğinin … yevmiye numaralı vekâletnamesi ile vekâlet verdim. Vekâlet, [ … ] Mahkemesinin …/… esas sayılı dosyası / [ … ] İcra Müdürlüğünün …/… esas sayılı takip dosyası bakımından geçerlidir. Şüpheli, bu dosyada vekil sıfatıyla işlem yapmış ve dosyayı fiilen takip etmiştir. Avukatlık Kanunu m.171 uyarınca avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür.
2. FİİL, AVUKATLIK GÖREVİNDEN DOĞMUŞTUR; SORUŞTURMA İZNİ İSTENMESİ GEREKİR (1136 sayılı Kanun m.58)
Şikâyete konu fiil, şüphelinin avukatlık görevinden doğmuş ve görev sırasında işlenmiştir. Avukatlık Kanunu m.58/1’e göre avukatların avukatlık görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Bu nedenle dosyanın, ön inceleme tamamlandıktan sonra soruşturma izni istenmek üzere Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesini talep ediyorum.
3. ŞÜPHELİ, DOSYADAN TAHSİLAT YAPMIŞ ANCAK HESAP VERMEMİŞTİR (TBK m.508)
[ … ] İcra Müdürlüğünün …/… esas sayılı dosyasında …/…/20… tarihinde [ … ] TL tahsilat yapılmış ve bu tutar şüphelinin bildirdiği hesaba ödenmiştir. Tahsilat tarafıma bildirilmemiş, hesap verilmemiş ve hiçbir ödeme yapılmamıştır. Türk Borçlar Kanunu m.508 uyarınca vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür. Tahsilatı, …/…/20… tarihinde icra dosyasından aldığım tahsilat ve reddiyat kaydından öğrendim.
4. ALIKOYMA, HAPİS HAKKININ SINIRLARINI AŞMAKTADIR (1136 sayılı Kanun m.166)
Avukatlık Kanunu m.166/1’e göre avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, yalnızca kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir. Aramızda …/…/20… tarihli yazılı ücret sözleşmesi bulunmakta olup kararlaştırılan ücret [ … ] TL’dir. (Yazılı sözleşme yoksa: Aramızda yazılı ücret sözleşmesi bulunmamaktadır; bu hâlde ücret, aynı Kanunun m.164/4’ü uyarınca belirlenir.) Şüphelinin ücret ve belgelendirilmiş gider alacağı en fazla [ … ] TL olabilecekken, tahsil edilen [ … ] TL’nin tamamı elde tutulmuş, tarafıma hiçbir ödeme yapılmamıştır. Alıkoyma, kanunun çizdiği miktar sınırını aşmaktadır.
5. ŞÜPHELİ, ÖDEMEYE DAVET EDİLDİĞİ HÂLDE BORCUNU YERİNE GETİRMEMİŞTİR
…/…/20… tarihinde [ … ] Noterliğinin … yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesap verilmesi ve ücret ile giderler düşüldükten sonra kalan tutarın ödenmesi talep edilmiştir. İhtarname …/…/20… tarihinde tebliğ edilmiş, verilen süre içinde ne hesap verilmiş ne de ödeme yapılmıştır.
6. FİİL, GÖREV VE YETKİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI NİTELİĞİNDEDİR (1136 sayılı Kanun m.62, TCK m.257)
Avukatlık Kanunu m.62’ye göre bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatıyla kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat, Türk Ceza Kanunu m.257 hükümlerine göre cezalandırılır. Şüpheli, tahsilat yetkisini müvekkilinin zararına kullanmış; tahsil ettiği parayı bildirmeyerek ve ödemeyerek görevinin gereklerine aykırı hareket etmiş, tarafımın mağduriyetine sebep olmuştur.
7. FİİL AYRICA GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNU OLUŞTURMAKTADIR (TCK m.155)
TCK m.155/2’ye göre suçun; meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Şüpheli, vekâlet ilişkisi gereği tahsil ettiği parayı devir amacı dışında elinde tutmuş ve tarafıma ödememiştir. Fiilin hangi hükme gireceğinin nitelendirmesi Sayın Başsavcılığınıza aittir.
8. DELİLLERİN TOPLANMASINI TALEP EDİYORUM (CMK m.160, m.161)
Ceza Muhakemesi Kanunu m.160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Bu kapsamda; [ … ] İcra Müdürlüğünün …/… esas sayılı dosyasının tahsilat ve reddiyat kayıtlarıyla birlikte celbini, ödemenin yapıldığı banka hesabına ilişkin kayıtların ilgili bankadan istenmesini, şüphelinin kayıtlı olduğu barodan sicil ve levha kaydının sorulmasını talep ediyorum.
HUKUKİ SEBEPLER: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34, m.35, m.39, m.58, m.62, m.164, m.166, m.171, m.174; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73, m.155, m.257; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.508, m.512; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158, m.160, m.161 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Vekâletname örneği, avukatlık ücret sözleşmesi, icra dosyasının tahsilat ve reddiyat kayıtları ile reddiyat makbuzu, banka kayıtları ve dekontlar, noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, yazışma ve mesaj kayıtları, baro sicil kaydı, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Ön inceleme tamamlanarak dosyanın, 1136 sayılı Kanun m.58 uyarınca soruşturma izni istenmek üzere Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine,
2. Yukarıda belirtilen delillerin toplanmasına,
3. İzin verilmesi hâlinde soruşturma yürütülerek şüpheli hakkında kamu davası açılması için gerekli işlemlerin yapılmasına,
4. Kovuşturma aşamasında davaya katılma talebimin şimdiden değerlendirilmesine
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Şikâyetçi [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: Vekâletname örneği
Ek-2: Avukatlık ücret sözleşmesi (varsa)
Ek-3: İcra dosyası tahsilat ve reddiyat kayıtları
Ek-4: Noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi
Ek-5: Banka dekontları ve yazışma kayıtları
Dilekçeyi indirin
Aynı metnin doldurulmaya hazır hâlini Word veya PDF olarak indirebilirsiniz. Word dosyasında köşeli parantezli alanları doldurup dosyanıza uymayan hususları silmeniz yeterlidir.
Word (.docx) indirPDF indirFarklı Fiiller İçin Alternatif Hususlar
Dilekçedeki üçüncü, dördüncü ve yedinci hususlar, şikâyet konusu fiile göre değiştirilir. Aşağıdaki paragraflar aynı iskelete takılabilir.
Dosyanın takipsiz bırakılması ve süre kaçırılması. Avukatlık Kanunu m.171/1’e göre avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder. M.34’e göre avukatlar, yüklendikleri görevleri özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Şüpheli, …/…/20… tarihinde tebliğ edilen karara karşı kanun yoluna başvurmamış, bu nedenle karar kesinleşmiş ve [ … ] TL tutarındaki alacağım tahsil edilemez hâle gelmiştir. Süre kaçırılmasından doğan zararın tazmini bakımından ayrıca dava açma hakkım saklıdır.
Masraf alındığı hâlde işlem yapılmaması. Avukatlık Kanunu m.173/2’ye göre işin yapılması için gerekli vergi, resim, harç ve giderler iş sahibinin sorumluluğu altındadır ve bu harcamaların yapılabilmesi için yeterli avansın verilmiş olması gerekir. Şüpheliye …/…/20… tarihinde [ … ] TL masraf avansı verilmiş; ancak dava açılmamış, icra takibi başlatılmamış ve alınan tutar iade edilmemiştir.
Aslına aykırı örnek onaylanması. Avukatlık Kanunu m.56/3’e göre aslı olmayan vekâletname veya diğer kâğıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Şüpheli, …/…/20… tarihinde [ … ] dosyasına sunduğu belgeyi aslına aykırı biçimde onaylamıştır.
Karşı tarafla birlikte hareket edilmesi. Avukatlık Kanunu m.38/1-b’ye göre avukat, aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa teklifi reddetmek zorundadır. Şüpheli, aynı uyuşmazlıkta [ … ] tarihinde karşı tarafa da hukuki yardımda bulunmuştur.
Sırların açığa vurulması. Avukatlık Kanunu m.36/1’e göre avukatların, kendilerine tevdi edilen veya avukatlık görevi dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır. Şüpheli, dosya kapsamında öğrendiği [ … ] bilgisini üçüncü kişilere aktarmıştır.
Kim Şikâyet Edebilir? Suçtan Zarar Gören Sıfatı
Şikâyet hakkı yalnızca müvekkile ait değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyeti herkes yapabilir; kovuşturma aşamasında davaya katılma hakkı ise suçtan zarar görene tanınmıştır. Avukatlar bakımından şikâyetçi konumunda üç farklı kişi bulunabilir.
Birincisi müvekkildir. Vekâlet ilişkisinden doğan fiillerde, tahsil edilen paranın ödenmemesinden dosyanın takipsiz bırakılmasına kadar, şikâyetçi doğrudan iş sahibidir. İkincisi karşı taraftır: duruşmada veya adliyede yöneltilen hakaret ve tehdit, icra takibi sırasında borçluya yöneltilen ısrarlı iletişim gibi fiillerde suçtan zarar gören, avukatın müvekkili değil karşı taraftır. Bu fiiller de avukatlık görevinden doğduğu ya da görev sırasında işlendiği için m.58’deki izin usulüne tabidir. Üçüncüsü, işlemden etkilenen üçüncü kişilerdir; örneğin aslına aykırı örnek onaylanması nedeniyle hakkı zarar gören kişi bu konumdadır.
Karşı taraf avukatı hakkında şikâyette dikkat edilmesi gereken nokta, savunma hakkının sınırlarıdır. Dava dilekçesinde veya duruşmada ileri sürülen iddialar, uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve konuyla bağlantılı olduğu ölçüde savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde, söylenen sözün dosyayla ilgisi bulunmadığı ve kişiyi hedef aldığı somut biçimde gösterilmelidir. Aksi hâlde şikâyet, dosyadaki hukuki tartışmanın bir uzantısı olarak değerlendirilir.
Delil Hazırlığı: Hangi Kayıt Nereden Alınır?
Dilekçenin gücü, eklerindedir. Şikâyetçinin kendi başına toplayabileceği belgelerle, ancak savcılık eliyle getirtilebilecek kayıtlar birbirinden ayrılmalı; ikinci gruptakiler talep bölümünde açıkça istenmelidir.
Delil kaynakları ve nasıl elde edildikleri
| Delil | Ne gösterir | Nereden alınır |
|---|---|---|
| Vekâletname örneği | Fiilin avukatlık görevinden doğduğunu | Noter veya dosya sureti |
| Avukatlık ücret sözleşmesi | Ücret alacağının miktarını | Taraftaki nüsha |
| İcra dosyası tahsilat ve reddiyat kayıtları | Tahsilatın tarihini ve tutarını | İcra müdürlüğü; savcılıktan celbi istenebilir |
| Reddiyat makbuzu ve ödeme talimatı | Paranın hangi hesaba çıktığını | İcra müdürlüğü |
| Banka hesap kayıtları | Paranın akışını | Savcılık talebiyle bankadan |
| Noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi | Talebin yapıldığını ve tarihini | Noter |
| Mesaj ve e-posta kayıtları | Bildirim yapılıp yapılmadığını | Şikâyetçinin kendi cihazı |
| Baro sicil ve levha kaydı | Şüphelinin sıfatını ve fiil tarihindeki kaydını | Barodan; savcılıkça sorulur |
| UYAP dosya bilgileri | Dosyada yapılan işlemleri ve tarihleri | Taraf sıfatıyla e-Devlet veya mahkeme kalemi |
| Duruşma tutanağı | Adliyede geçen olayın kaydını | İlgili mahkeme kalemi |
Belgelerin onaylı suretlerinin eklenmesi, 13 numaralı genelgede aranan bir husustur. Genelge ayrıca delil olarak ibraz edilen belgelerin Suç Eşyası Yönetmeliği hükümlerine göre emanete alınmasını ve postada kaybolmanın önlenmesi için onaylı bir suretin inceleme evrakına eklenmesini öngörür. Bu nedenle asıl belgeler verilirken mutlaka birer suret saklanmalıdır.
Hakaret, Tehdit ve Huzur Bozma İddialarında Dilekçe
Avukatlar hakkındaki şikâyetlerin önemli bir bölümü, para uyuşmazlığından değil sözlü fiillerden doğar. Duruşma çıkışında adliye koridorunda söylenen sözler, icra takibi sırasında borçluya gönderilen mesajlar ve ısrarlı aramalar bu gruptadır. Bu fiiller görev sırasında işlendiği için yine m.58’deki izin usulüne tabidir; savcılık izin almadan doğrudan soruşturma yapamaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar veremez.
Dilekçede bu tür fiiller anlatılırken üç unsurun gösterilmesi gerekir: sözün veya davranışın tam içeriği, gerçekleştiği yer ve zaman, tanıkların kimliği. “Bana hakaret etti” ifadesi tek başına yetersizdir; söylenen sözün kendisi tırnak içinde aktarılmalı, olayın hangi dosyanın duruşması sırasında ve hangi tarihte gerçekleştiği yazılmalıdır. Duruşma sırasında gerçekleşen olaylarda tutanağa geçirilip geçirilmediği belirtilmeli, geçirilmişse tutanak örneği eklenmelidir.
Şikâyet süresi bu fiillerde belirleyicidir. Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde başvurulmalıdır. Sürenin geçmesi hâlinde ceza yolu kapanır; buna karşılık disiplin yolu m.159’daki üç yıllık süre içinde açık kalır. Nitekim m.135/2-s, mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmayı ya da kurmaya çalışmayı kınama sebebi olarak ayrıca düzenlemiştir.
Duruşma düzenine ilişkin bir sınır da hatırlanmalıdır. Avukatlık Kanunu m.58/2’ye göre duruşmanın inzibatına ilişkin hükümler saklıdır; ancak bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez. Duruşmada yaşanan bir olay, hâkim tarafından tutanağa geçirilip savcılığa bildirilebilir; bu da izin usulünün işletilmesiyle sonuçlanır.
Şüpheli Avukat mı, Stajyer mi, Büro Çalışanı mı?
İzin usulü sıfata bağlı olduğundan, şikâyetin muhatabının kim olduğu baştan netleştirilmelidir. 13 numaralı genelge, hakkında inceleme yapılan kişinin avukat, stajyer, dava takipçisi veya dava vekili olup olmadığının ilgili barodan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmasını ve fiil tarihinde hangi baroya kayıtlı olduğunun tespit edilmesini öngörür.
Hukuk bürosunda çalışan ancak avukat olmayan personel bakımından izin usulü işlemez; bu kişiler hakkında genel hükümlere göre soruşturma yürütülür. Genelge, avukatla birlikte şikâyet olunan kişiler hakkındaki evrakın ayrılarak tabi olduğu usule göre soruşturmanın yürütülmesini de ayrıca düzenlemiştir. Bu nedenle hem avukat hem büro çalışanı hakkında şikâyet ediliyorsa, dilekçede her ikisinin sıfatı ve fiili ayrı ayrı gösterilmelidir.
Avukatlık ortaklığı ve ortak büro bakımından da ayrım yapılır. Avukatlık Kanunu m.44/A’ya göre aynı büroda birlikte çalışmanın tüzel kişiliği yoktur; m.44/B’ye göre avukatlık ortaklığı ise tüzel kişiliktir. Ceza sorumluluğu şahsi olduğundan, şikâyetin fiili işleyen avukata yöneltilmesi gerekir. Dosyayı fiilen başka bir avukatın takip ettiği hâllerde, m.171/3 uyarınca vekâlet verilen avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder; ancak ceza dosyasında şüpheli, fiili gerçekleştiren kişidir.
Kamu Kurumunda Çalışan Avukatlar
Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan avukatlar bakımından iki ayrı rejim aynı kişide buluşabilir. 4483 sayılı Kanun m.2, görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabi olanlara ilişkin kanun hükümlerini saklı tutar. 13 numaralı genelge de kamu kurumlarında görev yapan avukatlar bakımından, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında yapılmış herhangi bir kanuni işlem bulunup bulunmadığının ilgili kurumdan sorulmasını ve alınacak cevabın inceleme evrakına eklenmesini öngörür.
Şikâyetçi bakımından yapılması gereken, fiilin hangi sıfatla işlendiğini dilekçede göstermektir: avukat olarak yürütülen bir dosyadan mı, yoksa kurumdaki idari görevden mi doğuyor? Bu ayrım, dosyanın hangi izin makamına gideceğini belirler. Memurlar bakımından işleyen usul için memurlar hakkında soruşturma izni (4483) yazımıza bakılabilir.
Dilekçenin Dili ve Uzunluğu
Şikâyet dilekçesinin uzun olması, güçlü olduğu anlamına gelmez. Dosyayı inceleyen savcının görmesi gereken üç şey vardır: fiilin ne olduğu, ne zaman gerçekleştiği ve hangi belgeyle ispatlanacağı. Bu üçü net olduğunda birkaç sayfalık bir dilekçe yeterlidir.
Anlatımda üç ölçüt gözetilmelidir. Birincisi kronolojidir: olaylar tarih sırasıyla anlatılmalı, her paragraf tek bir olguyu taşımalıdır. İkincisi somutluktur: tutarlar, tarihler, dosya numaraları ve belge adları yazılmalı; “çok”, “defalarca”, “sürekli” gibi ifadeler yerine sayı ve tarih verilmelidir. Üçüncüsü ölçülülüktür: sıfatlar ve suçlayıcı nitelemeler yerine olgular aktarılmalı, hukuki nitelendirme savcılığa bırakılmalıdır.
Her hususun dayandığı kanun maddesiyle başlaması, dosyayı inceleyen makam bakımından kolaylık sağlar. Yukarıdaki örnekte her başlık, ilgili Avukatlık Kanunu veya Türk Ceza Kanunu maddesini taşımaktadır; böylece iddia ile dayanak tek bakışta eşleşir.
Ceza Dosyasının Diğer Dosyalara Etkisi
Suç duyurusu tek başına bir sonuç aracı değil, aynı zamanda delil toplama aracıdır. Savcılık eliyle getirtilen banka kayıtları, icra dosyası suretleri ve baro yazışmaları, hem baro disiplin dosyasında hem de alacak veya tazminat davasında kullanılabilir. Ceza dosyasının sonucunun diğer dosyalara etkisi ise kanunla düzenlenmiştir.
Ceza dosyasının sonucu ve diğer dosyalara etkisi
| Ceza dosyasının sonucu | Disiplin dosyasına etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Soruşturma izni verilmemesi | Disiplin süreci bağımsız olarak devam eder | Av.K. m.140/1 |
| Kovuşturma izni verilmemesi | Disiplin süreci bağımsız olarak devam eder | Av.K. m.140/1 |
| Ceza davasının açılması | Disiplin kovuşturması davanın sonuna kadar bekletilir | Av.K. m.140/2 |
| Eylemin işlenmediği gerekçesiyle beraat | Disiplin kovuşturması da sonuçsuz kalır | Av.K. m.140/3 |
| Diğer sebeplerle beraat | Eylem başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektiriyorsa devam eder | Av.K. m.140/3 |
| Mahkûmiyet | Baro yönetim kurulu disiplin kovuşturması açmak zorundadır | Av.K. m.140/4 |
| Görevi kötüye kullanmadan mahkûmiyet | Kınama cezasını gerektirir | Av.K. m.135/2-h |
| M.5/1-a’daki suçlardan mahkûmiyet | Meslekten çıkarma cezasını gerektirir | Av.K. m.135/5-a |
Disiplin kurulunun ceza davasının sonucunu beklemesi hâlinde zamanaşımı bakımından özel bir kural işler. M.159’a 7571 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, disiplin kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmişse, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Aynı Kanunla değiştirilen m.59/4 uyarınca yargılama aşamalarında verilen nihai kararların baroya bildirilmesi, bu sürenin işlemesini sağlayan bildirimdir.
Dilekçe Verildikten Sonra Ne Olur?
Şikâyetin kaydedilmesiyle başlayan süreç, genel usulden farklı işler. Savcılık ön incelemeyi bizzat yapar, izin verilip verilmemesi yönündeki kanaatini içeren fezlekeyi Bakanlığa gönderir; avukatın savunması izin gelmeden alınmaz. Süreci tamamıyla anlatan rehberimiz için avukatlar hakkında soruşturma usulü (Av.K. m.58-61) sayfamıza bakabilirsiniz.
Suç duyurusundan sonra işleyen beş basamak
| Basamak | Kim yapar | Ne olur |
|---|---|---|
| Ön inceleme | Suç yeri Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendirdiği savcı | Deliller toplanır; avukatın savunması alınmaz; fezleke düzenlenir |
| Soruşturma izni | Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü | İzin verilir veya verilmez; verilmezse dosya işlemden kaldırılır |
| Soruşturma | İzin verilen yer Cumhuriyet başsavcılığı | İzin yazısı avukata tebliğ edilir, savunması alınır, deliller toplanır |
| Kovuşturma izni | Adalet Bakanlığı | İzin verilirse dosya en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir |
| Son soruşturmanın açılması | En yakın yer savcısı ve ağır ceza mahkemesi | Savcı beş gün içinde iddianame düzenler; mahkeme karar verir |
| Yargılama | Suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi | Duruşma yapılır; nihai kararlar baroya bildirilir |
İzin verilmemesi hâlinde süreç burada bitmez. Adalet Bakanlığının m.58 ve m.59 uyarınca izin verme veya vermeme işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan, şikâyetçi kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde idari yargıda iptal davası açabilir. Sürelerin hesabı için idari davalarda sürelerin hesaplanması ve hukuki süre hesaplama aracı kullanılabilir.
Süreler: Şikâyet, Zamanaşımı ve İzin
Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73 uyarınca, fiilin ve failin bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmalıdır. Güveni kötüye kullanmanın birinci fıkradaki temel şekli şikâyete bağlıdır; hakaret ve tehdidin bazı biçimleri de öyledir. Görevi kötüye kullanma ise şikâyete bağlı değildir ve süre, suçun cezasına göre belirlenen dava zamanaşımıyla sınırlıdır.
İzin süreci zamanaşımını durdurur. TCK m.67/1’e göre soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına bağlı olduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına kadar dava zamanaşımı durur. Avukatlar bakımından bu, iki ayrı durma dönemi anlamına gelir: soruşturma izni istenmesinden verilmesine kadar geçen süre ile kovuşturma izni istenmesinden verilmesine kadar geçen süre.
Suç duyurusunda süreler ve merciler
| İşlem | Süre | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Şikâyete bağlı suçta şikâyet | Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay | Cumhuriyet başsavcılığı | TCK m.73 |
| Görevi kötüye kullanmada dava zamanaşımı | Sekiz yıl | — | TCK m.66/1-e, m.257/1 |
| İzin sürecinde zamanaşımı | İzin alınıncaya kadar durur | — | TCK m.67/1 |
| Kovuşturma izninden sonra iddianame | Beş gün | En yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığı | Av.K. m.59/2 |
| Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına itiraz | İki hafta | En yakın ağır ceza mahkemesi | Av.K. m.60; CMK m.268 |
| İzin kararına karşı iptal davası | Tebliğden itibaren altmış gün | Ankara idare mahkemesi | İYUK m.7 |
| Baroya disiplin şikâyeti | Eylemden itibaren üç yıl | Avukatın kayıtlı olduğu baro | Av.K. m.159 |
| Sözleşmeye dayalı tazminat istemi | Öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde beş yıl | Görevli hukuk mahkemesi | Av.K. m.40 |
Suç Duyurusu Tek Başına Yeterli mi?
Hayır. Ceza dosyası yaptırım üretir; paranızı geri getirmez ve mesleki yaptırım da sağlamaz. Aynı fiil için üç yolun birlikte işletilmesi gerekir: barosuna disiplin şikâyeti, savcılığa suç duyurusu ve parasal talep için alacak ya da tazminat davası. Avukatlık Kanunu m.140’a göre avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel değildir; ancak aynı eylemden dolayı ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturması davanın sonuna kadar bekletilir. Mahkûmiyetle sonuçlanan davalarda baro yönetim kurulları ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadır.
Üç yolun birlikte nasıl yürütüleceği ve baro aşamasındaki süreler için avukat hakkında şikâyet nasıl ve nereye yapılır rehberimize bakılabilir. Maddi durumu elverişsiz olanlar bakımından adli yardım imkânı için ücretsiz avukat nasıl alınır yazımız incelenebilir.
Asılsız Şikâyetin Riski
Şikâyet hakkı anayasal bir haktır; ancak sınırsız değildir. Gerçeğe aykırı isnatlar, TCK m.267’deki iftira ve m.271’deki suç uydurma suçlarını gündeme getirebilir; ayrıca kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat sorumluluğu doğabilir. Bu nedenle dilekçede yalnızca belgeyle desteklenebilen olgular anlatılmalı, hukuki nitelendirme savcılığa bırakılmalıdır.
Dilekçenin dili de önemlidir. Sıfatlar ve suçlayıcı ifadeler yerine, tarih ve belge sırasıyla ilerleyen sade bir anlatım hem daha inandırıcıdır hem de sonradan aleyhe kullanılacak bir ifade içermez. Soruşturmanın gizliliği ve asılsız isnatlara karşı korunma için lekelenmeme hakkı yazımıza bakılabilir.
Dilekçe Nasıl Teslim Edilir ve Takip Edilir?
Dilekçe, başsavcılık ön bürosuna elden verilebileceği gibi posta yoluyla da gönderilebilir. Elden verilmesi hâlinde dilekçenin bir suretine alındı kaydı ve tarih düşülmesi istenmelidir; şikâyet tarihinin belgelenmesi, özellikle TCK m.73’teki altı aylık süre bakımından önem taşır. Postayla gönderim tercih edilirse iadeli taahhütlü kullanılmalı ve gönderim belgesi saklanmalıdır.
Dilekçeyi verirken şikâyetçinin adresi ve telefonu güncel yazılmalıdır; çünkü ön inceleme sırasında beyanınıza başvurulabilir ve sonraki aşamalarda kararlar bu adrese tebliğ edilir. Adres değişikliği hâlinde soruşturma bürosuna yazılı bildirim yapılmalıdır. Vekille takip ediliyorsa vekâletnamenin dilekçe ekinde sunulması gerekir.
Dosyanın hangi aşamada olduğu, soruşturma numarası üzerinden ilgili başsavcılık soruşturma bürosundan öğrenilebilir. Avukatlar bakımından dosyanın izin için Bakanlığa gönderilmiş olması, işlemsiz kaldığı anlamına gelmez; bu aşamada dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünde incelenmektedir. Soruşturmanın gizliliği ve dosya inceleme yetkisi bakımından soruşturma dosyasının incelenmesi ve kısıtlama kararı yazımıza bakılabilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Verilirse
İki farklı ihtimali birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi, fiilin görevle bağlantısı bulunmadığı için genel hükümlere göre yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesidir. Bu hâlde karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 uyarınca sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
İkincisi, fiil görevle bağlantılı olduğu hâlde savcılığın izin almadan karar vermesidir. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre suç yeri Cumhuriyet savcısı, izin almadan doğrudan soruşturma yapamaz, avukatın savunmasını alamaz ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veremez. Bu durumda itiraz dilekçesinde, kararın usule aykırı olduğu ve dosyanın 1136 sayılı Kanun m.58 uyarınca soruşturma izni istenmek üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği açıkça ileri sürülmelidir.
Bakanlığın izin vermemesi hâlinde ise yol idari yargıdır. İzin verme veya vermeme işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan, şikâyetçi kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde iptal davası açabilir. Soruşturma izni ve kovuşturma izni iki ayrı işlem olduğu için, her biri bakımından ayrı dilekçeyle dava açılması usulden ret riskini ortadan kaldırır. Zımni ret ve idarenin cevap vermemesi hâlleri için zımni ret yazımız incelenebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Dilekçenin kolluğa verilmesi; oysa avukatların görev suçlarında inceleme bizzat Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği savcı tarafından yapılır.
- Talep bölümünde yalnızca kamu davası açılmasının istenmesi, dosyanın izin için Bakanlığa gönderilmesinin talep edilmemesi.
- Vekâletname örneğinin eklenmemesi; fiilin görevle bağlantısının gösterilememesi.
- Şüphelinin barosunun ve sicil numarasının yazılmaması.
- Tutarların ve tarihlerin belirsiz bırakılması; “çok para aldı” gibi ifadelerle yetinilmesi.
- Delil taleplerinin yazılmaması; icra dosyası ve banka kayıtlarının getirtilmesinin istenmemesi.
- Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık sürenin kaçırılması.
- Yalnızca suç duyurusuyla yetinilip disiplin şikâyeti ve alacak davası yollarının işletilmemesi.
- Savcılığın izin almadan verdiği kararla yetinilmesi; dosyanın Bakanlığa gönderilmesinin istenmemesi.
Sıkça Sorulan Sorular
Avukat hakkında suç duyurusu dilekçesi nereye verilir?
Suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.158’e göre ihbar ve şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; ancak avukatların görev suçlarında inceleme, Adalet Bakanlığının 13 numaralı genelgesi uyarınca kolluğa bırakılmayıp bizzat Cumhuriyet başsavcısı ya da görevlendireceği savcı tarafından yapılır.
Dilekçede hangi suçu yazmalıyım?
Suçun hukuki adını yazmak zorunlu değildir; nitelendirmeyi Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme yapar. Tahsil edilen paranın ödenmemesi hâlinde uygulamada TCK m.155 ile Avukatlık Kanunu m.62 yollamasıyla TCK m.257 gündeme gelir. Önemli olan fiilin tarih ve belge sırasıyla somut biçimde anlatılmasıdır.
Savcılık avukat hakkında doğrudan soruşturma yapabilir mi?
Fiil avukatlık görevinden doğuyor veya görev sırasında işlenmişse yapamaz. Avukatlık Kanunu m.58/1’e göre soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Savcı izin gelmeden avukatın savunmasını alamaz ve kovuşturmaya yer olmadığına karar veremez.
Dilekçeye vekâletname eklemek zorunda mıyım?
Şikâyet konusu olayla ilgili vekâletnamenin onaylı örneğinin soruşturma evrakına eklenmesi 13 numaralı genelgede aranmaktadır. Vekâletname, fiilin avukatlık görevinden doğduğunu gösterdiği için izin usulünün işletilmesi bakımından belirleyicidir.
Şikâyet için süre var mı?
Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Görevi kötüye kullanma şikâyete bağlı olmayıp TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıllık dava zamanaşımına tabidir. Ayrıca TCK m.67/1’e göre izin alınıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
Suç duyurusu yaptım, avukat ifadeye çağrılacak mı?
İzin verilmeden çağrılamaz. Soruşturma izni verildikten sonra savcı, izin yazısının örneğini Tebligat Kanunu uyarınca avukata tebliğ eder ve savunma vermek üzere davetiye ile çağırır. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre avukat savunma için ihzaren getirtilemez ve hakkında yakalama kararı istenemez.
Bakanlık izin vermezse ne yapabilirim?
İzin verme veya vermeme işlemi idari işlemdir. Kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde Ankara idare mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz. Soruşturma izni ve kovuşturma izni iki ayrı işlem olduğundan, her biri için ayrı dilekçeyle dava açılması güvenli yoldur.
Suç duyurusu ile baroya şikâyet aynı şey mi?
Hayır. Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına yapılır ve hapis ya da adli para cezası sonucunu hedefler. Baroya şikâyet ise disiplin yaptırımı üretir. Avukatlık Kanunu m.140’a göre iki süreç birlikte yürüyebilir; ancak aynı eylemden ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturması davanın sonuna kadar bekletilir.
Suç duyurusuyla paramı geri alabilir miyim?
Ceza dosyası doğrudan iade sağlamaz. Paranın geri alınması için alacak davası açılması veya icra takibi başlatılması gerekir. Ceza dosyasında toplanan deliller, bu dosyada kullanılabilir.
Dilekçeyi avukatla mı vermeliyim?
Zorunlu değildir; şikâyet dilekçesi bizzat verilebilir. Ancak fiilin nitelendirilmesi, izin usulünün doğru işletilmesi ve delil taleplerinin kurulması teknik konulardır. Maddi durumu elverişsiz olanlar baro adli yardımından yararlanabilir.
Kimliği ve barosu bilinmeyen avukat hakkında şikâyet yapılabilir mi?
Yapılabilir. Bu hâlde dilekçede elinizdeki tanıtıcı bilgiler (büro adresi, dosya numarası, telefon, antetli evrak) yazılmalı ve şüphelinin sicil kaydının barodan sorulması talep edilmelidir. 13 numaralı genelge de kişinin avukat, stajyer, dava takipçisi veya dava vekili olup olmadığının ilgili barodan sorulmasını öngörür.
Şikâyetim asılsız çıkarsa bana ne olur?
Gerçeğe aykırı isnatlar TCK m.267’deki iftira ve m.271’deki suç uydurma suçlarını gündeme getirebilir; ayrıca manevi tazminat sorumluluğu doğabilir. Bu nedenle dilekçede yalnızca belgeyle desteklenebilen olguların anlatılması, nitelendirmenin savcılığa bırakılması gerekir.
📚 İlgili Rehberler
- 🧭 Ceza Hukuku Rehberi (Hub)Soruşturma, kovuşturma ve sanık hakları
- Avukatlar Hakkında Soruşturma Usulü (Av.K. m.58-61)
- Avukat Hakkında Şikâyet Nasıl ve Nereye Yapılır?
- Avukatım Paramı Vermiyor: Tahsil Edilen Parayı Ödemeyen Avukat
- Şikâyet Dilekçesi Örneği — Cumhuriyet Başsavcılığına
- Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155) Cezası ve Şikâyet
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için 0554 648 37 15 numaralı hattımızdan ulaşabilirsiniz.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15
İletişime GeçinBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sahte Altın Dolandırıcılığı 2026: TCK m.157-158 Cezası, “Polis/Savcıyım Altınları Teslim Edin” Tuzağı, Kuyumcuya Sahte Bilezik, Aldatma Kabiliyeti, Etkin Pişmanlık ve Suç Duyurusu Dilekçesi
- ▸ Baroya Avukat Şikâyeti Dilekçesi Örneği 2026 ve Disiplin Süreci: Yetkili Baro (m.139), Yönetim Kurulunun Bir Yıllık Karar Süresi (m.141), On Beş Günlük İtiraz (m.142), Savunma Hakkı (m.137), Zamanaşımı (m.159) — Word ve PDF Şablon
- ▸ Avukat Disiplin Cezaları 2026: 7571 Sayılı Kanun Sonrası Uyarma, Kınama, Para Cezası, İşten Çıkarma ve Meslekten Çıkarma — Avukatlık Kanunu m.134-136’da Hangi Fiil Hangi Cezayı Gerektirir, Tekerrür, Savunma Hakkı, İtiraz, Zamanaşımı ve Sicilden Silinme
- ▸ Kira Gelirlerim Bloke Edildi 2026: Kira Tahsilatında Kaynak İspatı — Banka Üzerinden Tahsil Zorunluluğu (VUK m.257), Konut ve İşyeri Kirasında Beyan ve Stopaj (GVK m.70, m.86, m.94), Depozito (TBK m.342) ve Eşleştirme Tablosu
Bu konuda hukuki destek almak için