Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Kaldırılır? Kaldırma Talebi, İtiraz Mercii, 4 Aylık İnceleme, Azami Süre (CMK 110/A) ve Dilekçe (2026)
27 Haziran 2026

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Kaldırılır? Kaldırma Talebi, İtiraz Mercii, 4 Aylık İnceleme, Azami Süre (CMK 110/A) ve Dilekçe (2026)

Hakkınızda yurt dışına çıkış yasağı konulduysa bu bir ceza değil, CMK m.109/3-a’da düzenlenen bir adli kontrol tedbiridir ve kalıcı değildir. Anayasa, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabileceğini öngörür (m.23). Tedbir; kaldırma talebi, itiraz, dört aylık periyodik inceleme ve 1/1/2022’den bu yana kanuni azami süreler yoluyla sona erdirilebilir. Kaldırma talebi için süre yoktur ve hâkim talebi beş gün içinde karara bağlar (CMK m.111/1). İtiraz ise kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde yapılır ve sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararına itirazı asliye ceza hâkimi inceler (CMK m.268). En az bilinen güvence ise azami süredir: ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl, zorunlu hâllerde bir yıl uzatmayla üç yıl; ağır ceza işlerinde üç yıl, uzatmalarla en çok altı yıl sürebilir (CMK m.110/A). Bu yazıda yasağın nasıl kaldırılacağını, sürelerin nasıl hesaplanacağını, idari pasaport tahdidinden farkını ve kademeli bir dilekçe örneğini kanun metinleri üzerinden anlatıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

⚡ Net Cevap: Yurt dışı çıkış yasağı bir adli kontrol tedbiridir (CMK m.109/3-a). Her zaman kaldırma talebinde bulunabilirsiniz; hâkim 5 gün içinde karar verir (m.111/1). Kararı öğrendiğiniz günden itibaren 2 hafta içinde itiraz edebilirsiniz; sulh ceza kararlarına itirazı asliye ceza hâkimi inceler (m.268). Tedbir en geç 4 ayda bir gözden geçirilmelidir (m.110/4). Azami süre asliye işlerinde 2 (+1) yıl, ağır ceza işlerinde 3 (+3) yıl; çocuklarda yarısıdır (m.110/A). Destek için 0554 648 37 15 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.

📌 Ana rehber: Adli Kontrol Tedbirleri (CMK 109). Adli kontrolün bütün türleri ve genel şartları orada ayrıntılı anlatılıyor.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Bir Adli Kontrol Tedbiridir

Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/1). Adli kontrol, şüphelinin kanunda sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir ve bu yükümlülüklerin ilki yurt dışına çıkamamaktır (m.109/3-a). Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir (m.109/2). Adli kontrol soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararıyla (m.110/1), kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından uygulanır (m.110/3). Yurt dışı yasağı çoğu zaman imza yükümlülüğü gibi başka tedbirlerle birlikte verilir.

Tedbirin amacı, kişinin soruşturma ve kovuşturma boyunca ulaşılabilir olmasını ve yargılamadan kaçmamasını sağlamaktır. Bu nedenle tedbirin devamı, kaçma şüphesi başta olmak üzere tutuklama sebeplerinin sürüp sürmediğine bağlıdır. Tedbir bir cezanın infazı değildir; sona ermesi için mahkûmiyet hükmünü veya davanın bitmesini beklemek gerekmez. Tedbirin devamı her zaman denetime açıktır ve kişinin yargılama sürecindeki tutumu, çağrılara uyumu ve kişisel durumundaki değişiklikler bu denetimde doğrudan değerlendirilir. Bu nedenle tedbir altındaki kişinin bütün yükümlülüklerine eksiksiz uyması ve bunu belgelemesi, ileride yapılacak kaldırma talebinin en güçlü dayanağı olur.

Anayasal Sınır: Yalnızca Hâkim Kararıyla

“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” (Anayasa m.23)

Bu hüküm 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunla Anayasa’ya eklenmiştir ve iki sonucu vardır. Birincisi, yurt dışına çıkma hürriyeti yalnızca bir suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. İkincisi, sınırlama yalnızca hâkim kararıyla yapılabilir. Pasaport Kanunu da yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara pasaport verilmeyeceğini düzenler (5682 s.K. m.22). Bu çerçevede, genel güvenlik gerekçesiyle İçişleri Bakanlığınca tespit edilen kişilere pasaport verilmemesine ilişkin idari tahdit ibaresi Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 tarihli ve E.2024/112, K.2024/160 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; vergi borcu nedeniyle pasaport verilmemesine ilişkin ibare ise daha önce 5766 sayılı Kanunla madde metninden çıkarılmıştı. İdari pasaport işlemleri için pasaport talebinin reddi ve idari dava yazımıza bakabilirsiniz.

Yurt dışı yasağınızı kaldırmak için hangi yolun uygun olduğunu birlikte belirleyelim
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Dört Yol: Kaldırma Talebi, İtiraz, Periyodik İnceleme ve Azami Süre

Yurt dışı yasağını sona erdiren yollar
YolSüreKarar merciiDayanak
Kaldırma veya değiştirme talebiSüre yok; her aşamadaSulh ceza hâkimi veya mahkeme; savcı görüşü alınarak beş gün içindeCMK m.110/2, m.111/1
İtirazKararın öğrenilmesinden itibaren iki haftaSulh ceza kararında asliye ceza hâkimi; asliye ceza kararında ağır cezaCMK m.111/2, m.268
Periyodik incelemeEn geç dört ayda birSoruşturmada savcı istemiyle sulh ceza; kovuşturmada resen mahkemeCMK m.110/4
Azami sürenin dolmasıAsliye işlerinde 2 (+1) yıl; ağır ceza işlerinde 3 (+3) yılTedbiri uygulayan merciCMK m.110/A

Bu dört yol birbirini dışlamaz. İtiraz süresi kaçmış olsa bile kaldırma talebi her zaman yapılabilir; kaldırma talebinin reddi üzerine ise bu ret kararına karşı yeniden itiraz yolu açılır. Periyodik inceleme, kişinin talebinden bağımsız olarak mahkemenin yapmak zorunda olduğu bir denetimdir. Azami süre ise tedbirin ne olursa olsun aşamayacağı bir üst sınırdır. Adli kontrolün kaldırılmasına ilişkin genel süreç için adli kontrol tedbirim kalkar mı, itiraz için adli kontrol kararına itiraz rehberlerimize bakabilirsiniz.

Kaldırma Talebi: Süresiz ve Tekrarlanabilir

Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme beş gün içinde karar verir (CMK m.111/1). Talep, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir ve bir talebin reddedilmesi, koşullar değiştiğinde yeniden talepte bulunulmasına engel değildir. Kaldırma talebinin itirazdan en önemli farkı dayanağıdır: itiraz kararın baştan hukuka aykırı olduğunu ileri sürer; kaldırma talebi ise koşulların değiştiğini, tedbirin artık gereksiz veya ölçüsüz hâle geldiğini ortaya koyar. Bu nedenle kaldırma talebinde yeni olgular, örneğin delillerin toplanmış olması, soruşturmanın ilerlemiş olması, kişinin bütün çağrılara uymuş olması veya yurt dışına çıkma ihtiyacını doğuran yeni bir durum, öne çıkarılmalıdır.

Talep üzerine verilebilecek kararlar (CMK m.110/2)
KararAçıklamaKullanım
Bütünüyle kaldırmaYurt dışı yasağının tamamen kaldırılmasıAsıl talep
Kısmen kaldırma veya değiştirmeYasağın imza yükümlülüğü gibi daha hafif bir tedbirle değiştirilmesiTerditli talep
Geçici muafiyetBelirli bir seyahat için tarihli ve sınırlı izinTedavi, cenaze, sınav, zorunlu iş seyahati
Yeni yükümlülükGüvence gibi ek bir yükümlülükle yasağın hafifletilmesiKaçma şüphesini gidermek için

Dilekçede bu seçeneklerin kademeli olarak istenmesi başarı şansını artırır: asıl talep yasağın kaldırılması, olmazsa daha hafif bir tedbirle değiştirilmesi, o da olmazsa belirli bir seyahat için geçici muafiyet. Geçici muafiyet talebinde seyahatin nedeni, tarihleri, gidilecek ülke, konaklama ve dönüş bileti gibi bilgiler belgelenmeli; gerekirse güvence yatırılması (CMK m.109/3-f) veya dönüşte belirli bir tarihte merciye başvurma yükümlülüğü önerilmelidir.

Kademeli kaldırma dilekçenizi birlikte hazırlayalım
Hukukçular Evi Ankara | 0554 648 37 15

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın
Geçici muafiyet talebinde sunulacak belgeler
Seyahat nedeniBelgeEk güvence önerisi
TedaviSağlık raporu, yurt dışındaki kurumun randevu yazısıTedavi sonrası dönüş tarihi taahhüdü
Yakının cenazesi veya ağır hastalığıÖlüm belgesi veya hastane raporu, akrabalık belgesiKısa süreli muafiyet
Eğitim veya sınavKabul veya sınav giriş belgesiDönüşte merciye başvurma yükümlülüğü
Zorunlu iş seyahatiİşveren yazısı, davet mektubu, sözleşmeGüvence yatırılması
Aile ziyaretiAile bağını gösteren belgeler, dönüş biletiSeyahat süresinin kısa tutulması

Geçici muafiyet talebinde belirleyici olan, seyahatin zorunluluğu ve kişinin döneceğine ilişkin güvencelerdir. Gidiş ve dönüş biletleri, konaklama bilgisi, yurt dışında bulunulacağı süre içinde ulaşılabilecek iletişim bilgileri ve Türkiye’de bırakılan bağlar, mahkemenin kaçma şüphesi değerlendirmesini doğrudan etkiler. Talebin seyahat tarihinden yeterince önce yapılması önemlidir; hâkim beş gün içinde karar verse de savcı görüşünün alınması ve kararın ilgili birimlere bildirilmesi zaman alabilir. Acil durumlarda, örneğin bir yakının ani ölümünde, talebin aciliyeti belgelerle ve açıkça belirtilmelidir; dilekçenin başlığında “ivedi” ibaresine yer verilmesi ve talebin nöbetçi hâkimliğe iletilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması da süreci hızlandırabilir.

İtiraz: İki Hafta ve Yeni İtiraz Mercii

Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK m.111/2). İtiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle yapılır (m.268/1). 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla 1/1/2022’den itibaren itiraz mercii değişmiştir: sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazları artık numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliği değil, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler; sulh ceza hâkimliği işlerine asliye ceza hâkimi bakıyorsa itirazı ağır ceza mahkemesi başkanı inceler (m.268/3-b). Asliye ceza mahkemesinin kovuşturma evresinde verdiği adli kontrol kararlarına itirazı ise yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi inceler (m.268/3-c). Tutuklama kararlarına itiraz için de aynı kurallar geçerlidir; bu konuda tutuklama kararına itiraz rehberimize bakabilirsiniz.

Dört Aylık Periyodik İnceleme

7331 sayılı Kanunla getirilen bir başka güvence, adli kontrolün devamının periyodik olarak denetlenmesidir: şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmediği hususunda en geç dört aylık aralıklarla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından karar verilir (CMK m.110/4). Bu incelemede tutuklama sebeplerinin, özellikle kaçma şüphesinin hâlâ bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Kovuşturma evresinde dört aylık incelemenin yapılmamış olması veya her seferinde gerekçesiz, kalıp bir ifadeyle “tedbirin devamına” karar verilmesi, kaldırma talebinde ve itirazda ileri sürülebilecek önemli bir usul eksikliğidir.

Azami Süre (CMK m.110/A)

Adli kontrolün azami süresi
İş türüAzami süreUzatmaToplam üst sınır
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler2 yılZorunlu hâllerde gerekçeyle 1 yıl3 yıl
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler3 yılZorunlu hâllerde gerekçeyle, toplam 3 yıl6 yıl
TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. Bölüm suçları ve TMK suçları3 yılToplam 4 yıl7 yıl
ÇocuklarYukarıdaki sürelerin yarısıYarı oranındaYarı oranında

CMK m.110/A, 7331 sayılı Kanunla eklenmiş ve 1/1/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Madde, adli kontrolün yıllarca belirsiz biçimde sürmesini önlemek için kanuni bir üst sınır koyar: süre dolduğunda tedbirin devamına karar verilemez. Uzatma ancak zorunlu hâllerde ve gerekçesi gösterilerek yapılabilir; gerekçesiz uzatma kararları itiraz konusu yapılmalıdır. Kanunda bu tarihten önce başlamış tedbirler bakımından sürenin hangi tarihten itibaren hesaplanacağına ilişkin ayrı bir geçiş hükmü bulunmadığından, uygulamada bu konu tartışmalıdır; eski tarihli tedbirlerde sürenin hesabı dosyaya özgü olarak değerlendirilmeli ve lehe yorum talep edilmelidir. Kanun adli kontrolün “en çok” ne kadar sürebileceğini belirlediğinden, azami süre dolduktan sonra tedbirin devamına karar verilemez. Süre dolduğunda bu durum mahkemeye bir dilekçeyle bildirilmeli ve tedbirin kaldırıldığına dair açık bir karar alınmalıdır; aksi hâlde kayıt sistemde kalmaya devam edebilir. Süre hesabında tedbirin ilk uygulandığı tarih, varsa uzatma kararlarının tarihleri ve gerekçeleri dosyadan tek tek çıkarılmalıdır. Tutukluluk ve tedbir sürelerinin hesaplanması için tutukluluk süresi hesaplama aracımıza da bakabilirsiniz.

Kararın Gerekçesini Denetlemek

Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır ve kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir (CMK m.34). Bu kural, yurt dışı yasağına ilişkin ilk karar ile devam kararları için de geçerlidir. Kararda, tutuklama sebeplerinin, özellikle kaçma şüphesinin hangi somut olgulara dayandığı gösterilmelidir. “Suçun niteliği, delil durumu ve kaçma şüphesi” gibi kalıp ifadelerle yetinilmesi, kişinin somut durumunun hiç değerlendirilmemesi veya dört aylık incelemelerde her seferinde aynı gerekçenin tekrar edilmesi, itirazda ileri sürülebilecek başlıca eksikliklerdir. Kararda kanun yolunun doğru gösterilmemesi hâlinde ise itiraz süresinin hesaplanmasında bu eksiklik ayrıca değerlendirilmelidir.

Soruşturma Aşamasında Başvuru Nereye Yapılır?

Soruşturma evresinde yurt dışı yasağına sulh ceza hâkimi karar verdiğinden, kaldırma talebi de sulh ceza hâkimliğine yöneltilir; hâkim Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra karar verir (CMK m.111/1). Uygulamada talep dilekçesinin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla da sunulduğu görülür; ancak dilekçenin muhatabının kararı verecek sulh ceza hâkimliği olduğu açıkça belirtilmelidir. Kovuşturma evresinde ise talep davanın görüldüğü mahkemeye yapılır. Soruşturma ile kovuşturma arasındaki geçişte, yani iddianamenin kabulünden hemen sonra, tedbirin devamına ilişkin değerlendirmenin artık mahkemeye geçtiği ve mahkemenin dört aylık inceleme yükümlülüğünün resen başladığı unutulmamalıdır.

Birden Fazla Dosyada Yasak

Bir kişi hakkında birden fazla soruşturma veya kovuşturma dosyasında ayrı ayrı yurt dışı yasağı verilmiş olabilir. Bu durumda her tedbir kendi dosyasına bağlıdır ve her biri için ayrı kaldırma talebi yapılması gerekir; bir dosyadaki yasağın kaldırılması, diğer dosyadaki yasağı ortadan kaldırmaz. Azami sürelerin hesabı da her dosya bakımından ayrı yapılır. Bu nedenle kaldırma sürecine başlamadan önce kişi hakkındaki bütün adli kontrol kayıtlarının UYAP üzerinden veya müdafi aracılığıyla tespit edilmesi, sınır kapısında beklenmedik bir engelle karşılaşılmasını önler.

Çocuklarda Yurt Dışı Yasağı

Suça sürüklenen çocuklar hakkında da yurt dışı yasağı uygulanabilir; ancak CMK m.110/A’da öngörülen adli kontrol süreleri çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır. Buna göre ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde çocuklar için adli kontrol süresi en çok bir yıl, uzatmayla birlikte bir buçuk yıldır. Çocuklar bakımından tedbirin orantılılığı daha sıkı denetlenmelidir: eğitim, aile ile birlikte yurt dışına yapılacak zorunlu seyahatler veya yurt dışında yaşayan ebeveynle kişisel ilişki gibi durumlar, kaldırma veya geçici muafiyet talebinde özellikle vurgulanmalıdır.

Talebi Güçlendiren Somut Argümanlar

Kaldırma talebinde kullanılacak olgular
OlguBelgeNeyi gösterir?
Sabit ikametTapu, kira sözleşmesi, yerleşim yeri belgesiKaçma şüphesinin yokluğu
Aile bağlarıNüfus kayıt örneği, çocukların okul kayıtlarıTürkiye’deki bağlılık
İş ve gelirİş sözleşmesi, SGK kaydı, vergi levhasıDüzenli yaşam ve bağlılık
Tedbirlere uyumİmza çizelgesi, önceki çağrılara uyumGüvenilirlik
Soruşturmanın ilerlemesiDelillerin toplanmış olması, iddianamenin düzenlenmesiTedbirin amacının gerçekleşmesi
Yurt dışı ihtiyacıSağlık raporu, davetiye, kabul belgesiTedbirin ölçüsüzlüğü
SüreTedbirin başlangıç tarihiAzami süreye yaklaşma veya aşma

Kaldırma talebinin özü, tutuklama sebeplerinin artık bulunmadığını göstermektir. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin yanında bir tutuklama nedeni gerekir ve bu nedenlerin başında kişinin kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı gelir (CMK m.100/1, 100/2-a). Kişinin bütün çağrılara uyması, Türkiye’de köklü aile ve iş bağlarının bulunması ve yıllardır tedbire eksiksiz uyması, kaçma şüphesinin somut olarak bulunmadığını gösterir. Kaçma şüphesi ortadan kalktığında yurt dışı yasağının hukuki dayanağı da zayıflar. Bunun yanında suçun niteliği ve öngörülen cezanın miktarı da değerlendirilir: basit nitelikli bir suçta veya hükmolunacak cezanın ertelenmesi ya da HAGB ihtimalinin bulunduğu bir dosyada, kişinin yurt dışına kaçacağı varsayımı daha zayıftır. Bu husus da dilekçede somut olarak ve dosyadaki delil durumuyla birlikte açıklanmalıdır; tedbirin süresi uzadıkça ölçülülük denetiminin de aynı oranda sıkılaşması gerektiği, dilekçede ayrı bir başlık altında ve açıkça vurgulanabilir.

Yasağa Uymamanın Sonucu

Adli kontrol yükümlülüklerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Yurt dışı yasağı bulunan bir kişinin yasağı ihlal ederek veya ihlale teşebbüs ederek sınır kapısından çıkmaya çalışması, tutuklama kararına yol açabilecek en ağır ihlallerden biridir. Bu nedenle yasak kaldırılmadan veya geçici muafiyet kararı alınmadan yurt dışına çıkılmamalı; acil bir durum varsa derhâl mahkemeye başvurularak geçici muafiyet istenmelidir. Tutuklama ve adli kontrol kararlarının genel çerçevesi için hakkımda tutuklama veya adli kontrol kararı verildi rehberimize bakabilirsiniz.

Hükümden Sonra ve Kanun Yolu Aşamasında

Yurt dışı yasağı, yargılama sona erene kadar sürebilir; bu nedenle ilk derece mahkemesinin hükmünden sonra, dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken de tedbirin devam ettiği görülür. Bu aşamada da kaldırma talebi yapılabilir; talep, dosyanın bulunduğu merciye yöneltilir. Beraat kararı verilmişse, hüküm kesinleşmemiş olsa bile tedbirin devamı için gereken kaçma şüphesi büyük ölçüde zayıflar; bu nedenle beraat kararıyla birlikte veya hemen ardından tedbirin kaldırılmasının istenmesi yerinde olur. Mahkûmiyet hükmünde ise hükmolunan cezanın niteliği, ertelenip ertelenmediği veya hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmadığı tedbirin devamı bakımından önemli bir veridir. Azami süre hesabında tedbirin başlangıcından itibaren geçen toplam süre dikkate alınmalıdır.

Yurt Dışında Yaşayanlar ve Çifte Vatandaşlar

Yurt dışında yaşayan, orada işi veya ailesi bulunan kişiler bakımından yurt dışı yasağı, hayatın tamamen askıya alınması anlamına gelebilir. Bu kişiler bakımından kaldırma talebinde, yurt dışındaki bağların kaçma şüphesini değil, tam tersine olağan bir yaşam düzenini gösterdiği; kişinin soruşturma ve kovuşturma boyunca çağrılara uyduğu ve yurt dışındayken de ulaşılabilir olacağı somut olarak ortaya konulmalıdır. Yurt dışındaki adres, iş ve aile belgeleri, Türkiye’deki vekil veya müdafi aracılığıyla tebligatların alınabileceği, duruşmalara katılma taahhüdü ve gerektiğinde güvence yatırılması, tedbirin ölçüsüzlüğünü gösteren olgulardır. Bu dosyalarda tedbirin tamamen kaldırılması yerine belirli bir süre için muafiyet veya düzenli bildirim yükümlülüğüyle değiştirilmesi de değerlendirilebilir. Yurt dışındaki işverenden alınan yazı, yurt dışındaki ikamet belgesi ve ailenin orada yaşadığını gösteren belgeler talebin ciddiyetini gösterir; kişinin daha önce yurt dışındayken Türkiye’deki çağrılara uyup uymadığı da mahkemenin değerlendirmesinde önemli bir veridir.

Kaldırma Kararından Sonra Sınır Kapısı

Yasağın kaldırılmasına karar verilmesi, kaydın sistemden kendiliğinden ve hemen silineceği anlamına gelmeyebilir. Kararın ilgili kolluk ve sınır birimlerine bildirilmesi gerekir. Bu nedenle kaldırma kararı alındıktan sonra, kararın onaylı bir örneği alınmalı ve kaydın kaldırılıp kaldırılmadığı seyahatten önce teyit edilmelidir. Seyahat sırasında kararın onaylı örneğinin yanında bulundurulması, sınır kapısında yaşanabilecek gecikmelerin önüne geçer. Geçici muafiyet kararlarında ise kararın hangi tarihler arasında geçerli olduğu, gidilecek ülke ve dönüş yükümlülüğü karar örneğinde açıkça yer almalıdır.

İdari Yasak ile Adli Yasak Farkı

Yurt dışı çıkış sınırlamalarının türleri
TürDayanakMerciKaldırma yolu
Adli kontrol yurt dışı yasağıCMK m.109/3-aSulh ceza hâkimi veya mahkemeKaldırma talebi, itiraz, periyodik inceleme, azami süre
Mahkemece yasaklananlara pasaport verilmemesi5682 s.K. m.22Mahkeme kararının sonucuMahkeme kararının kaldırılması
Genel güvenlik gerekçeli idari tahdit5682 s.K. m.22 (iptal edilen ibare)İçişleri BakanlığıAYM 24/9/2024 kararıyla iptal

Bir kişinin sınır kapısında yurt dışına çıkışının engellenmesi her zaman adli kontrol kararından kaynaklanmaz; bu nedenle önce kısıtlamanın dayanağı öğrenilmelidir. Adli kontrol kararı UYAP kayıtlarından veya kararı veren mahkemeden öğrenilebilir. Kararın dayanağı bir mahkeme kararıysa kaldırma yolu ceza muhakemesi hükümleridir; idari bir işlemse idari başvuru ve idari yargı yolu gündeme gelir. Çocukların yurt dışına çıkışına ilişkin aile hukuku kaynaklı sınırlamalar ise ayrı bir konudur; bu konuda çocuğumun pasaportunu eşim vermiyor yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

En sık yapılan hata, itiraz süresi geçtiği için hiçbir şey yapılamayacağını düşünmektir; oysa kaldırma talebi her zaman yapılabilir. İkinci hata, dilekçede yalnızca “yasağın kaldırılmasını” istemek, değiştirme ve geçici muafiyet gibi seçenekleri terditli olarak istememektir. Üçüncü hata, CMK m.110/A’daki azami süreleri ve dört aylık inceleme yükümlülüğünü hiç ileri sürmemektir; bu iki güvence, yıllardır süren yasaklarda en güçlü dayanaklardır. Dördüncü hata, itirazı eski usule göre numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliğine yöneltmektir; 1/1/2022’den bu yana sulh ceza kararlarına itirazı asliye ceza hâkimi inceler. Son olarak, yasak devam ederken muafiyet almadan yurt dışına çıkmaya çalışmak, tutuklamaya yol açabilecek ağır bir ihlaldir.

Dilekçe Örneği: Kademeli Kaldırma Talebi

Aşağıdaki örnek, asliye ceza mahkemesinde yargılanan ve iki yılı aşkın süredir yurt dışı yasağı altında bulunan bir sanık adına, yasağın kaldırılması, olmazsa değiştirilmesi, o da olmazsa belirli bir seyahat için geçici muafiyet istemiyle hazırlanmıştır. Bilgiler dosyaya göre düzenlenmelidir.

ANKARA … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNEDOSYA NO: …/… Esas SANIK: Ad Soyad (T.C. Kimlik No: …) MÜDAFİİ: Av. … KONU: Sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması, olmadığı takdirde değiştirilmesi veya geçici muafiyet verilmesi istemimizin sunulmasıdır.AÇIKLAMALAR1- CMK m.110/A bakımından: Müvekkil hakkında …/…/2023 tarihinde yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olup tedbir yaklaşık … yıldır devam etmektedir. Dava ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen bir iştir. Kanun bu işlerde adli kontrol süresinin en çok iki yıl olduğunu, bu sürenin ancak zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabileceğini öngörmektedir. Dosyada gerekçesi gösterilmiş bir uzatma kararı bulunmamaktadır; bu nedenle tedbirin devamının kanuni dayanağı kalmamıştır.2- CMK m.110/4 bakımından: Adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği hususunda en geç dört aylık aralıklarla resen karar verilmesi gerekirken, son … aydır bu yönde bir değerlendirme yapılmamış, önceki kararlarda ise tedbirin devamı yalnızca kalıp bir ifadeyle gerekçelendirilmiştir.3- CMK m.109/1 ve m.100 bakımından: Müvekkil … yıldır aynı adreste ikamet etmekte, eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşamakta, … şirketinde sigortalı olarak çalışmaktadır. Bütün duruşmalara katılmış ve hiçbir çağrıyı aksatmamıştır. Deliller toplanmış olup kaçma şüphesini uyandıran hiçbir somut olgu bulunmamaktadır. Tedbirin dayanağı olan tutuklama sebepleri ortadan kalkmıştır.4- CMK m.110/2 ve Anayasa m.23 bakımından: Müvekkilin …/…/2026 ile …/…/2026 tarihleri arasında …’de düzenlenecek mesleki bir eğitime katılması gerekmektedir; davet mektubu ve kayıt belgesi ekte sunulmuştur. Yurt dışına çıkma hürriyetine yapılan müdahalenin ölçülü olması gerekir.EKLER: Yerleşim yeri belgesi, nüfus kayıt örneği, SGK hizmet dökümü, davet ve kayıt belgesi, dönüş bileti rezervasyonu.HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa m.23; 5271 sayılı CMK m.100, m.109, m.110, m.110/A, m.111 ve ilgili mevzuat.SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; öncelikle müvekkil hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına, bu talebimiz kabul görmezse yasağın belirli aralıklarla imza yükümlülüğüyle değiştirilmesine, bu da kabul görmezse …/…/2026 ile …/…/2026 tarihleri arasında … seyahati için müvekkilin yurt dışına çıkamamak yükümlülüğünden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/2026Sanık Müdafii Av. … İmza

Talebin reddi hâlinde bu karara karşı öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; itirazda azami süre ve dört aylık inceleme eksikliği ayrıca ve özellikle vurgulanmalıdır. Talep kabul edilirse kararın onaylı bir örneği alınmalı ve kaydın sınır birimlerinden kaldırılıp kaldırılmadığı seyahatten önce teyit edilmelidir. Hazır bir kaldırma dilekçesi örneği için adli kontrolün kaldırılması talebi dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışı çıkış yasağı ceza mı?

Hayır. CMK m.109/3-a’da düzenlenen bir adli kontrol tedbiridir.

Yasağı kim koyabilir?

Yalnızca hâkim; Anayasa yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabileceğini öngörür (m.23).

Kaldırma talebi için süre var mı?

Hayır. Her aşamada yapılabilir; hâkim beş gün içinde karar verir (CMK m.111/1).

İtiraz süresi ne kadar?

Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta (CMK m.268/1).

Sulh ceza hâkimliğinin kararına itirazı kim inceler?

1/1/2022’den bu yana yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi (CMK m.268/3-b).

Yasak ne kadar sürebilir?

Asliye işlerinde en çok 2 yıl (+1), ağır ceza işlerinde 3 yıl (+3); çocuklarda yarısı (CMK m.110/A).

Terör suçlarında süre farklı mı?

Evet. Uzatmalar toplam 4 yılı geçemez; en çok 7 yıl.

Mahkeme yasağı ne sıklıkla incelemeli?

En geç dört ayda bir (CMK m.110/4).

İtiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?

Kaldırma talebinde bulunabilirsiniz; ret kararına karşı yeniden itiraz yolu açılır.

Kısa bir seyahat için izin alabilir miyim?

Evet. Hâkim geçici muafiyet verebilir (CMK m.110/2).

Yasağı ihlal edersem ne olur?

Hemen tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1).

Yasak yerine başka tedbir istenebilir mi?

Evet. İmza yükümlülüğü veya güvence gibi daha hafif bir tedbirle değiştirilmesi istenebilir.

Vergi borcu nedeniyle yurt dışı yasağı var mı?

Pasaport Kanunundaki vergi borcu ibaresi 5766 sayılı Kanunla çıkarılmıştır.

İçişleri Bakanlığı pasaport tahdidi koyabilir mi?

Genel güvenlik gerekçeli idari tahdit ibaresi AYM’nin 24/9/2024 tarihli kararıyla iptal edildi.

Yasağın olup olmadığını nasıl öğrenirim?

UYAP kayıtlarından veya kararı veren mahkemeden öğrenilebilir.

Çocuklar için süre farklı mı?

Evet. Azami süreler yarı oranında uygulanır (CMK m.110/A/3).

Tutuklama yasağı olan suçta yurt dışı yasağı konulabilir mi?

Evet. Tutuklama yasağı olan hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/2).

Dava bitince yasak kalkar mı?

Tedbir yargılamaya bağlıdır; hükümle birlikte durumu ayrıca değerlendirilir ve kaldırılması istenebilir.

Soruşturmada kaldırma talebini nereye yaparım?

Kararı veren sulh ceza hâkimliğine; hâkim savcının görüşünü alarak karar verir.

Kararda gerekçe gösterilmesi zorunlu mu?

Evet. Her karar gerekçeli yazılır ve kanun yolu, süresi ve mercii belirtilir (CMK m.34).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki Anayasa, CMK ve Pasaport Kanunu hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk