Adli Kontrol Tedbirim Kalkar mı? İmza, Yurt Dışı Yasağı ve Kaldırma Talebi (CMK m.110-111)
26 Ağustos 2026

Adli Kontrol Tedbirim Kalkar mı? İmza, Yurt Dışı Yasağı ve Kaldırma Talebi (CMK m.110-111)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.109 — Adli kontrol; tutuklama yerine uygulanabilecek yükümlülükler
  • 5271 sayılı CMK m.110/2 — Hâkimin adli kontrol kararını kaldırma, değiştirme veya muafiyet yetkisi
  • 5271 sayılı CMK m.110/4 — En geç dört aylık aralıklarla tedbirin devamının gerekip gerekmediğine karar verilir
  • 5271 sayılı CMK m.110/A — Adli kontrol süresi
  • 5271 sayılı CMK m.111/1 — Şüpheli veya sanık her zaman adli kontrolün kaldırılmasını isteyebilir; hâkim beş gün içinde karar verir
  • 5271 sayılı CMK m.111/2 — Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir
  • 5271 sayılı CMK m.262/1 — Yasal temsilci, eş ve müdafiin şüpheli veya sanık adına başvuru hakkı
  • 5237 sayılı TCK m.188 ve m.191 — Uyuşturucu suçları

Tutuklanmayan ancak imza, yurt dışı yasağı veya tedavi yükümlülüğü altına alınan sanıkların en somut talebi budur. İyi haber şu: kaldırma talebi için süre yoktur; kovuşturmanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hâkim beş gün içinde karar vermek zorundadır.

Adli Kontrol Ceza Değildir

Bu, konunun anlaşılması için başlangıç noktasıdır. Adli kontrol, tutuklamanın alternatifi olarak uygulanan bir koruma tedbiridir; kişinin özgürlüğünü tamamen kısıtlamadan yargılamanın sağlıklı yürütülmesini hedefler.

Bu niteliğinden iki sonuç çıkar. Birincisi, tedbirin devamı için şartların sürüyor olması gerekir; şartlar ortadan kalkarsa tedbir sürdürülemez. İkincisi, tedbir ölçülü olmalıdır; uzun süreli ve ağır bir adli kontrol fiilen cezaya dönüşmemelidir.

Uyuşturucu dosyalarında en sık uygulanan yükümlülükler bellidir ve her biri ayrı ayrı kaldırılabilir veya hafifletilebilir.

YükümlülükGünlük hayata etkisiTalep edilebilecek
İmza yükümlülüğüÇalışma ve seyahat düzenini bozarSıklığın azaltılması veya kaldırılması
Yurt dışına çıkamamakİş, eğitim ve aile ziyaretini engellerKaldırma veya geçici izin
Belirli yerlere gitmemeSosyal hayatı sınırlarKapsamın daraltılması
Belirli kişilerle görüşmemeAile ilişkilerini etkileyebilirKapsamın netleştirilmesi
Tedavi veya program yükümlülüğüTakvim uyumu gerektirirProgram saatlerinin uyarlanması
Konutu terk etmemeEn ağır yükümlülükHafifletilmesi veya kaldırılması

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında en sık şikâyet konusudur. Yurt dışına çıkış yasağı uygulandığında pasaporta tedbir şerhi konulur ve yasak aktif olduğu sürece yurt dışına çıkılamaz.

Beşinci satır ise kullanma dosyalarında gündeme gelir ve dikkatle takip edilmelidir; yükümlülüğün ihlali, tedbirin ağırlaştırılması veya tutuklama sonucunu doğurabilir.

Kaldırma Talebi İçin Süre Yok

Bu, yazının en değerli tespitidir ve uygulamada yeterince bilinmez.

CMK m.111 uyarınca şüpheli ve sanığa her zaman adli kontrolün kaldırılmasını isteme olanağı tanınmıştır. Yargıtay kararlarında da bu talebin kovuşturma evresinin her aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu vurgulanmaktadır.

Yani itiraz süresi geçmiş olsa dahi kaldırma talebinde bulunmak mümkündür. Bu iki yol birbirinden farklıdır ve karıştırılmamalıdır.

YolSüreKonusu
Kaldırma veya değiştirme talebiSüre yok; her aşamadaTedbirin devam edip etmeyeceği
İtirazKanunda öngörülen süre içindeVerilen kararın hukuka uygunluğu
Dört aylık denetimResen veya savcı istemiyleDevamının gerekliliği
Ret kararına itirazKarardan sonra yeni süre başlarRet kararının denetimi

Dördüncü satır önemli bir usul bilgisidir. Yargıtay kararlarında, kaldırma veya değiştirme talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği ve bu karardan sonra yasal süresine bağlı yeni bir itiraz yolunun başlayacağı belirtilmektedir.

Bunun pratik sonucu şudur: talebiniz reddedilse dahi süreç bitmez; ret kararına karşı yeni bir itiraz hakkı doğar.

Ayrıca mahkemenin bu talebi karşılıksız bırakması hukuka aykırıdır. Yargıtay kararlarında, kaldırma veya değiştirme talebini içeren dilekçe hakkında karar verilmemesi veya dilekçe içeriğini karşılamayacak biçimde karar verilmesi kanun yararına bozma sebebi yapılmıştır.

Hâkim Beş Gün İçinde Karar Verir

Talebin usulü de kanunda belirlenmiştir ve süreye bağlanmıştır.

Böyle bir istek ileri sürüldüğünde hâkim önce Cumhuriyet savcısının görüşünü alır ve sonra CMK m.110/2’de yer alan yetkilerini kullanır. Hâkim, istem üzerine kararını beş gün içinde verir.

Aşamaİşlem
TalepŞüpheli, sanık veya müdafi tarafından yapılır
Savcı görüşüHâkim önce Cumhuriyet savcısının görüşünü alır
Karar süresiHâkim beş gün içinde karar verir
Karar türüKaldırma, değiştirme veya geçici muafiyet
Ret hâlindeYeni bir itiraz yolu başlar
Kim talep edebilirŞüpheli, sanık, müdafi; yasal temsilci ve eş de başvurabilir

Altıncı satır ailelerin bilmesi gereken bir imkândır. CMK m.262/1 uyarınca şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi, eşi ve müdafii onun adına başvuruda bulunabilir.

Üçüncü satır ise takip edilmesi gereken bir süredir. Beş günlük süre içinde karar verilmemesi hâlinde durumun takibi ve gerekiyorsa yazılı hatırlatma yapılması yerinde olur.

İmza, yurt dışı yasağı veya diğer adli kontrol yükümlülüklerinin kaldırılması için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kaldırma Yerine Hafifletme

Talebin her zaman “tamamen kaldırılsın” biçiminde kurulması gerekmez. Kanun ara çözümlere de imkân tanır ve bu, kabul edilme ihtimalini artırır.

Tedbirin kaldırılması yerine; adli kontrolün içeriğini oluşturan yükümlülüklerin bütünüyle veya kısmen kaldırılmasına, değiştirilmesine veya şüpheli ya da sanığın bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutulmasına da karar verilebilir.

Talep türüÖrnekNe zaman uygun
Tamamen kaldırmaTüm yükümlülüklerin sona ermesiŞartlar tümüyle ortadan kalkmışsa
Kısmen kaldırmaYurt dışı yasağının kalkması, imzanın sürmesiBazı şartlar sürüyorsa
DeğiştirmeHaftada üç imzanın bire indirilmesiYükümlülük ölçüsüz hâle gelmişse
Geçici muafiyetEğitim veya sağlık için yurt dışı izniSomut ve süreli ihtiyaç varsa
Yer değiştirmeİmza yerinin ikamete yakın birime alınmasıUlaşım güçlüğü varsa

Üçüncü satır uygulamada en çok kabul gören taleptir. Öğretide belirtildiği üzere, sanığa haftada üç gün imza yükümlülüğü getirilmişse bu yükümlülük haftada bire indirilebilir. Bu, tedbirin bireyselleştirilmesi bakımından önemlidir.

Dördüncü satır ise somut ihtiyaçlar için elverişlidir. Yurt dışı çıkış yasağı konulmuşsa, eğitim veya sağlık nedeniyle geçici izin verilebilir. Böylece tedbir, kişinin hayatına orantılı biçimde uygulanmaya devam eder.

Bu nedenle talep hazırlanırken kademeli bir yapı kurulması yerinde olur: öncelikle tamamen kaldırma, kabul edilmediği takdirde hafifletme veya geçici muafiyet talep edilmelidir.

Talep Nasıl Gerekçelendirilmeli?

Talebin başarısı büyük ölçüde gerekçesine bağlıdır. Soyut bir “kaldırılmasını talep ederim” dilekçesi çoğu zaman sonuç vermez.

Öğretide, talebin gerekçeli olması gerektiği; iş yaşamını sürdürmede yaşanan zorluklar, delil toplamanın tamamlanmış olması ve uzun süreli adli kontrolün artık cezaya dönüşmesi gibi sebeplerin ileri sürülmesi gerektiği belirtilmektedir.

Gerekçe ekseniSomut olarak ne yazılmalı
Delil durumuDeliller toplandı; kriminal rapor geldi, tanıklar dinlendi
Kaçma şüphesinin bulunmamasıSabit ikamet, aile bağı, düzenli iş
ÖlçülülükTedbir süresi uzadı, fiilen cezaya dönüştü
Çalışma hayatıİşin niteliği yükümlülükle bağdaşmıyor
SağlıkTedavi veya kontrol ihtiyacı
EğitimÖğrenim veya sınav zorunluluğu
AileBakıma muhtaç yakın bulunması
Dosyanın aşamasıİddianame verildi, deliller dosyada

Birinci ve sekizinci satırlar uyuşturucu dosyalarında en güçlü gerekçelerdir. Adli kontrolün amacı delillerin korunması ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesiyse, kriminal rapor gelmiş ve deliller toplanmışsa bu amaç büyük ölçüde gerçekleşmiş demektir.

Üçüncü satır ise Yargıtay uygulamasına dayanan bir eksendir. Yargıtay birçok kararında adli kontrolün ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiğini vurgulamaktadır; uzun süre devam eden ve kişinin hayatını fiilen kısıtlayan bir tedbir bu ilke bakımından tartışılabilir.

Dördüncü satır bakımından somutluk aranmalıdır. “İşim aksıyor” yerine; işin niteliği, çalışma saatleri, imza yerine ulaşım süresi ve işverenden alınacak yazı gibi somut olgular sunulmalıdır.

Dört Aylık Otomatik Denetim

Talepte bulunulmasa dahi işleyen bir denetim mekanizması vardır ve bu, ayrıca takip edilmelidir.

CMK m.110/4 uyarınca adli kontrol kararına itiraz edilmese bile, şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkeme tarafından karar verilir.

AşamaKim değerlendirirAralık
SoruşturmaSavcının istemi üzerine sulh ceza hâkimiEn geç dört ay
KovuşturmaResen mahkemeEn geç dört ay
Talep hâlindeHâkim veya mahkemeBeş gün içinde

Bu denetimin yapılıp yapılmadığı dosyadan takip edilebilir. Dört aylık aralıklarla değerlendirme yapılmamışsa bu husus ayrıca dile getirilebilir.

Ayrıca bu denetim, kaldırma talebinin yerine geçmez. Otomatik denetimin varlığı, gerekçeli bir talep sunmayı gereksiz kılmaz; aksine talep, denetimin içeriğini besler.

Süreler ve Kendiliğinden Sona Erme

Adli kontrol süresiz bir tedbir değildir. Kanunda süre sınırları öngörülmüş ve bazı hâllerde kendiliğinden sona erme kabul edilmiştir.

DurumSonuç
Soruşturma aşamasıKural olarak en fazla iki yıl
Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarÜç yıla kadar uzatılabilir
Haklı nedenlerHâkim tarafından birer yıllık uzatma kararları
Kovuşturma aşamasıDavanın sonuçlanmasına kadar devam edebilir
Beraat kararıTedbir kendiliğinden sona erer
Ceza verilmesine yer olmadığı kararıTedbir kendiliğinden sona erer
Hükmün kesinleşmesiAdli kontrol süresi kendiliğinden sona erer

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında doğrudan uygulanır. TCK m.188 kapsamındaki dosyalar ağır ceza mahkemesinin görev alanına girdiğinden, soruşturma aşamasındaki süre bakımından bu daha uzun süre gündeme gelebilir.

Beşinci, altıncı ve yedinci satırlar ise pratik bir hatırlatma içerir. Tedbir kendiliğinden sona erse dahi, kayıtların güncellenmesi zaman alabilir. Bu nedenle beraat veya kesinleşme hâlinde, kararın bir örneğinin temin edilmesi ve gerekiyorsa ilgili birimlere ibraz edilmesi yerinde olur.

Yükümlülük Katalogu: CMK m.109/3

Kaldırma veya hafifletme talebi hazırlanırken bilinmesi gereken ilk şey, kanunun hangi yükümlülükleri öngördüğüdür. Adli kontrol, şüphelinin maddede sayılan bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir.

CMK m.109/3 — Yükümlülükler

BentYükümlülük
aYurt dışına çıkamamak
bHâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak
cHâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak
dHer türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek
eÖzellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek
fParasal durum göz önünde bulundurularak belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak
gSilah bulunduramamak veya taşıyamamak; gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek
hSuç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere ayni veya kişisel güvenceye bağlamak
iAile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermek
jKonutunu terk etmemek
kBelirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek
lBelirlenen yer veya bölgelere gitmemek

(e) bendi uyuşturucu dosyaları için özel olarak yazılmıştır. Kanun burada tedaviyi bir yükümlülük olarak öngörmüştür ve maddede "özellikle" ibaresiyle bu alanı açıkça işaret etmiştir. Bunun savunma bakımından iki yönü vardır: bir yandan tedavi yükümlülüğü kişinin günlük hayatını sınırlar; öte yandan, imza veya yurt dışı yasağı gibi tedbirlerin kaldırılması talep edilirken bu bendin alternatif olarak önerilmesi mümkündür. Bağımlılık boyutu bulunan dosyalarda başlanmış bir tedavi süreci, hem talebin gerekçesini güçlendirir hem de aşağıda açıklanan mahsup kuralı bakımından sonuç doğurur.

Bir esneklik hükmü: Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, (d) bendindeki yükümlülüğün uygulanmasında şüphelinin mesleki uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir. Taşıt kullanma yasağı mesleki faaliyeti engelliyorsa, tedbirin tümüyle kaldırılması yerine bu izin talep edilebilir.

Mahsup Kuralı ve İki İstisnası

Adli kontrolün en çok merak edilen yönlerinden biri, geçen sürenin cezadan düşülüp düşülmeyeceğidir. Kanun bu konuda bir kural ve iki istisna öngörmüştür.

CMK m.109/6 — Mahsup

DurumSonuç
KuralAdli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez
İstisna — (e) bendiTedavi veya muayene tedbirleri bakımından bu hüküm uygulanmaz
İstisna — (j) bendiKonutunu terk etmemek yükümlülüğü bakımından da uygulanmaz; geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun’la eklenen cümle)

Bu tablo, talebin yönünü değiştirebilir. İmza yükümlülüğü altında geçen süre cezadan düşülmezken, tedavi ve konutu terk etmeme yükümlülükleri bakımından mahsup imkânı vardır. Dolayısıyla bir dosyada tedbirin tamamen kaldırılması mümkün görünmüyorsa, mahsuba tabi bir yükümlülüğe dönüştürülmesi talep edilebilir. Konutu terk etmeme bakımından oran iki güne bir gün olduğundan hesap buna göre yapılmalıdır. Ayrıca bu yükümlülük altında geçen sürenin belgelenmesi gerekir; kaldırma veya değiştirme kararlarının tarihleri, mahsup hesabının dayanağını oluşturur.

Bir uyarı: Yukarıdaki kural yalnızca cezadan mahsup bakımından geçerlidir. Adli kontrolün, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat bakımından doğurduğu sonuçlar ayrı hükümlere tabidir ve dosyanın nasıl sonuçlandığına göre değişir. Bu iki başlığın karıştırılmaması gerekir.

İhlalin kanuni sonucu: CMK m.112

İhlalin sonucu kanunda açıkça düzenlenmiştir ve sert bir hükümdür: adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir.

Cümledeki iki ibare savunma bakımından belirleyicidir. Birincisi "isteyerek" ibaresidir: kanun her ihlali değil, iradi ihlali esas almıştır. Hastalık, ulaşım imkânsızlığı, tebligat sorunu, iş seyahati veya benzeri geçerli bir nedenden kaynaklanan uyumsuzluk bakımından bu ibarenin gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca tartışılmalıdır. Bu nedenle bir yükümlülük yerine getirilemediğinde, nedenin belgeyle ve gecikmeksizin ilgili birime bildirilmesi büyük önem taşır; sonradan yapılan açıklama, iradilik tartışmasında aynı ağırlığı taşımaz. İkincisi "süresi ne olursa olsun" ibaresidir: normalde tutuklama yasağı bulunan hâllerde dahi bu hüküm uygulanabildiğinden, hafif cezalı bir isnatta bile ihlal tutuklama riski doğurur.

Pratik sonuç: Adli kontrol yükümlülüğü ağır geliyorsa, ihlal etmek yerine kaldırma veya değiştirme talebinde bulunmak tek doğru yoldur. Yazının yukarıdaki bölümünde anlatıldığı üzere bu talep için süre sınırı bulunmaz ve hâkim kısa sürede karar verir. İmza gününe gidilemeyecekse önceden bildirim yapılması, iş nedeniyle yurt dışına çıkılması gerekiyorsa tedbirin geçici olarak kaldırılmasının talep edilmesi, sonradan doğacak tutuklama riskini baştan ortadan kaldırır.

Yükümlülüğün İhlali

Madalyonun diğer yüzü de bilinmelidir. Adli kontrol yükümlülüklerine uyulmaması, tedbirin ağırlaştırılması veya tutuklama sonucunu doğurabilir.

İhlalMuhtemel sonuçYapılması gereken
İmzaya gitmemeTedbirin ağırlaştırılmasıMazeretin belgelenmesi
Yurt dışı yasağını ihlalTutuklama riskiKesinlikle kaçınılmalı
Tedavi programına devamsızlıkTedbirin ağırlaştırılmasıSağlık raporuyla mazeret
Adres değişikliğini bildirmemeİhlal sayılabilirDerhâl bildirim
Belirli kişilerle görüşmeİhlal sayılabilirKapsamın netleştirilmesi talebi
Tekrarlanan ihlallerTutuklamaya dönüşebilirMüdafi ile durum değerlendirmesi

Birinci satır bakımından pratik bir tavsiye verilebilir: mazeretin sonradan değil, mümkünse önceden bildirilmesi ve belgelenmesi gerekir. Sağlık raporu, iş seyahati belgesi veya ulaşım engelini gösteren kayıtlar bu amaçla kullanılabilir.

Beşinci satır ise sıkça belirsizlik doğurur. “Belirli kişilerle görüşmemek” yükümlülüğünün kapsamı net değilse, bunun açıklığa kavuşturulması için talepte bulunulabilir; özellikle aynı evde yaşayan kişiler söz konusuysa bu husus önem kazanır.

Tutuklama Yerine Adli Kontrol Talebi

Bu yazı adli kontrolün kaldırılmasına odaklanıyor; ancak madalyonun diğer yüzü de vardır. Tutuklama talebiyle sevk edilen kişiler bakımından adli kontrol, istenen bir sonuçtur.

Adli kontrol tutuklamanın alternatifi olduğundan, tutuklama talebine karşı savunmanın en etkili yolu somut bir adli kontrol önerisi sunmaktır. Soyut “tutuklanmasın” talebi yerine, hangi yükümlülüklerle amaca ulaşılabileceğinin gösterilmesi gerekir.

RiskKarşılık gelen yükümlülük önerisi
Kaçma şüphesiYurt dışına çıkmama, düzenli imza
Delil karartma şüphesiBelirli kişilerle görüşmeme, belirli yerlere gitmeme
Yeniden suç işleme endişesiTedavi veya rehabilitasyon programına katılma
İkametin belirsizliğiKonut şerhi ve adres bildirimi
Sosyal çevreAile desteğinin belgelenmesi
Bağımlılık sorunuDenetimli tedavi yükümlülüğü

Üçüncü ve altıncı satırlar uyuşturucu dosyalarında özellikle etkilidir. Tedavi programına katılma yükümlülüğü önerisi, hem tutuklamaya alternatif oluşturur hem de kişinin sorununa yönelik somut bir adım gösterir.

Bu öneri hazırlanırken belgelerin hazır bulundurulması gerekir: ikametgâh, çalışma belgesi, aile durumu ve varsa tedavi kaydı. Sevk anında sunulan somut bir dosya, karar üzerinde etkili olabilir.

Zamanlama: Ne Zaman Talep Etmeli?

Talep için süre bulunmaması, her anın eşit derecede uygun olduğu anlamına gelmez. Talebin kabul edilme ihtimali, dosyanın aşamasına göre değişir.

AşamaKabul ihtimaliNeden
Tedbirin ilk konulduğu dönemDüşükŞartlar henüz değişmemiştir
Kriminal rapor geldikten sonraArtarDelil toplama büyük ölçüde tamamlanmıştır
İddianame verildikten sonraArtarSoruşturma sona ermiştir
Tanıklar dinlendikten sonraArtarDelil karartma riski azalır
Uzun süre geçtikten sonraArtarÖlçülülük tartışması güçlenir
Şartlarda somut değişiklikArtarYeni olgu sunulabilir

İkinci ve üçüncü satırlar uyuşturucu dosyalarında en uygun zamanlamayı gösterir. Kriminal raporun dosyaya girmesi ve iddianamenin verilmesi, adli kontrolün dayandığı gerekçelerin büyük ölçüde ortadan kalktığını gösteren somut aşamalardır.

Bu nedenle dosyanın seyri takip edilmeli ve talep, gerekçesinin en güçlü olduğu anda sunulmalıdır. Erken yapılan ve reddedilen bir talep, sonradan yapılacak talebi engellemez; ancak doğru zamanlama sonucu doğrudan etkiler.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Hangi yükümlülükler uygulanıyor?Her biri ayrı ayrı değerlendirilir
2Tedbir ne zaman başladı?Ölçülülük değerlendirmesi
3Deliller toplandı mı?En güçlü gerekçe
4İddianame verildi mi?Dosyanın aşaması
5Dört aylık denetim yapıldı mı?CMK m.110/4
6Kaldırma talebi sunuldu mu?Süre yok; her aşamada mümkün
7Talep gerekçeli mi?Soyut talep sonuç vermez
8Kademeli talep kuruldu mu?Kaldırma, hafifletme, muafiyet
9Hâkim beş gün içinde karar verdi mi?CMK m.111/1
10Talep karşılıksız mı bırakıldı?Karar verilmesi zorunludur
11Ret kararına itiraz edildi mi?Yeni itiraz yolu başlar
12Beraat veya kesinleşme sonrası kayıt güncellendi mi?Kendiliğinden sona erme

Altıncı satır bu yazının özüdür. Pek çok kişi itiraz süresinin geçtiğini düşünerek hiçbir şey yapmaz; oysa kaldırma talebi için süre yoktur ve kovuşturmanın her aşamasında sunulabilir.

Onuncu satır ise doğrudan bir kanun yolu sebebidir. Talebin karşılıksız bırakılması veya dilekçe içeriğini karşılamayan bir kararla geçiştirilmesi, kanun yararına bozma konusu yapılmıştır.

Son olarak şu hatırlatılmalıdır: adli kontrol, tutuklamaya göre çok daha hafif bir tedbirdir ve kişinin dışarıda kalmasını sağlar. Bu nedenle kaldırma talebi hazırlanırken, tedbirin tümüyle kalkmasının her zaman en gerçekçi hedef olmayabileceği gözetilmelidir.

Çoğu dosyada asıl kazanım, yükümlülüklerin hayatla bağdaşır hâle getirilmesidir: imza sıklığının azaltılması, imza yerinin ikamete yakın birime alınması veya belirli bir ihtiyaç için geçici izin alınması. Bu talepler daha kolay kabul görür ve kişinin günlük hayatını doğrudan rahatlatır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli kontrolün kaldırılmasını ne zaman isteyebilirim?

Her zaman. CMK m.111 uyarınca şüpheli ve sanığa her zaman adli kontrolün kaldırılmasını isteme olanağı tanınmıştır; Yargıtay kararlarında bu talebin kovuşturmanın her aşamasında ileri sürülebileceği vurgulanmaktadır.

İtiraz süresi geçti, artık bir şey yapamaz mıyım?

Yapabilirsiniz. İtiraz ile kaldırma talebi farklı yollardır. İtiraz süresi geçmiş olsa dahi kaldırma veya değiştirme talebinde bulunmak mümkündür.

Talebim ne kadar sürede sonuçlanır?

Hâkim önce Cumhuriyet savcısının görüşünü alır ve istem üzerine kararını beş gün içinde verir.

Tamamen kaldırılmazsa başka seçenek var mı?

Evet. Tedbirin kaldırılması yerine yükümlülüklerin bütünüyle veya kısmen kaldırılmasına, değiştirilmesine veya bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutulmaya da karar verilebilir.

Yurt dışına çıkmam gerekiyor, izin alabilir miyim?

Yurt dışı çıkış yasağı konulmuşsa eğitim veya sağlık gibi nedenlerle geçici izin verilebilir. Talebin somut belgelerle desteklenmesi gerekir.

İmza sıklığı azaltılabilir mi?

Evet. Öğretide, haftada üç gün imza yükümlülüğünün haftada bire indirilebileceği belirtilmektedir. Bu, tedbirin bireyselleştirilmesi bakımından mümkündür.

Talebimi kim yapabilir?

Şüpheli, sanık veya müdafi talepte bulunabilir. Ayrıca CMK m.262/1 uyarınca yasal temsilci ve eş de şüpheli veya sanık adına başvurabilir.

Talep etmesem de değerlendirilir mi?

CMK m.110/4 uyarınca itiraz edilmese bile tedbirin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada resen mahkeme karar verir.

Mahkeme talebimi cevapsız bırakabilir mi?

Hayır. Yargıtay kararlarında, kaldırma veya değiştirme talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği; bu yapılmadığında kararın hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Beraat edersem tedbir kalkar mı?

Beraat kararı veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hâlinde adli kontrol tedbiri kendiliğinden sona erer. Ancak kayıtların güncellenmesi için kararın bir örneğinin temin edilmesi yerinde olur.

Adli kontrolün kaldırılması, hafifletilmesi veya geçici muafiyet talebi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk