Yurt Dışında Uyuşturucu Suçu: Türkiye’de Yargılanır mıyım? (TCK m.8-13)
26 Ağustos 2026

Yurt Dışında Uyuşturucu Suçu: Türkiye’de Yargılanır mıyım? (TCK m.8-13)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.8 — Yer bakımından uygulama; Türkiye’de işlenen suçlarda Türk kanunları uygulanır
  • 5237 sayılı TCK m.11 — Vatandaş tarafından yabancı ülkede işlenen suçlar
  • 5237 sayılı TCK m.12 — Yabancı tarafından yabancı ülkede işlenen suçlar ve ikame yargı yetkisi
  • 5237 sayılı TCK m.13/1-e — Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m.188) ile kullanılmasını kolaylaştırma (m.190) evrensellik kapsamındadır
  • 5237 sayılı TCK m.13/2 — Belirli suçlarda yargılama Adalet Bakanının talebine bağlıdır
  • 5237 sayılı TCK m.13/3 — Yabancı ülkede hüküm verilmiş olması hâlinde yeniden yargılama sınırı
  • 5237 sayılı TCK m.16 — Yabancı ülkede geçen gözaltı ve tutukluluk sürelerinin mahsubu
  • 5271 sayılı CMK m.13 ve m.14 — Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetkili mahkemenin belirlenmesi

Uyuşturucu imal ve ticareti, Türk hukukunda evrensellik ilkesi kapsamına alınmış sayılı suçtan biridir; yurt dışında ve yabancı tarafından işlense dahi Türk kanunları uygulanabilir. Ancak bunun sınırları vardır ve en önemlisi yabancı ülkede hüküm verilmiş olmasıdır.

Üç Ayrı Yargı Yetkisi Kuralı

Türk ceza hukukunda bir suçun Türk mahkemelerinde yargılanıp yargılanamayacağı, üç farklı ilke üzerinden belirlenir. Uyuşturucu dosyalarında bu üç ilkenin hangisinin uygulanacağı, sonucu tamamen değiştirir.

İlkeDayanakUygulama
MülkilikTCK m.8Suç Türkiye’de işlenmişse Türk kanunları uygulanır
Faile göre şahsilikTCK m.11Vatandaş tarafından yabancı ülkede işlenen suçlar
İkame yargı yetkisiTCK m.12Yabancı tarafından yabancı ülkede işlenen suçlar
EvrensellikTCK m.13Sayılı suçlarda fail ve yer önem taşımaz

Dördüncü satır bu yazının konusudur. TCK m.13, m.11 ve m.12’ye istisna getirerek, maddede sayılan suçlar bakımından failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın Türkiye’de Türk kanunlarına göre yargılama yapılabileceğini öngörür.

Uyuşturucu suçları bu kapsamdadır. TCK m.13’ün ilgili bendinde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m.188) ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (m.190) açıkça sayılmıştır. Bu düzenlemenin gerekçesi, uyuşturucu imal ve ticaretinin sınır aşan organize suçluluk kapsamında değerlendirilmesidir.

Buna karşılık maddede sayılan suçlar tahdididir; yani sınırlı sayıdadır ve yorum yoluyla başka suçların eklenmesi mümkün değildir. Bu tespit savunma bakımından önemlidir ve aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.

TCK m.191 Kapsamda Değildir

Bu ayrım, uyuşturucu dosyaları bakımından doğrudan sonuç doğurur ve uygulamada gözden kaçabilir.

TCK m.13’ün ilgili bendinde yalnızca m.188 ve m.190 sayılmıştır. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma (m.191) bu bentte yer almamaktadır.

Maddede belirtilen suçların tahdidi olduğu ve yorum yoluyla başka suçların eklenmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay kararlarında da vurgulanmaktadır. Dolayısıyla yurt dışında yalnızca kullanma fiili işlendiği iddia edilen bir olayda evrensellik ilkesine dayanılamaz.

SuçTCK m.13 kapsamında mı?Sonuç
TCK m.188 – imal ve ticaretEvetEvrensellik ilkesi uygulanabilir
TCK m.190 – kullanılmasını kolaylaştırmaEvetEvrensellik ilkesi uygulanabilir
TCK m.191 – kullanmak için bulundurmaHayırm.11 veya m.12 kuralları işler
TCK m.192 – etkin pişmanlıkAyrı suç değildirAsıl suça bağlıdır

Üçüncü satır bakımından şu belirtilmelidir: m.191 evrensellik kapsamında olmasa da, fail Türk vatandaşı ise TCK m.11 kapsamında değerlendirme yapılabilir. Ancak bu, m.13’teki mutlak yetkiden farklı ve daha dar şartlara bağlı bir yoldur.

Ayrıca yurt dışında işlenen suçların Türkiye’de kovuşturulabilmesi bakımından genel bir ilke daha vardır: fiilin işlendiği yer kanununa göre de suç teşkil etmesi aranır. Bu, uyuşturucu mevzuatının ülkeden ülkeye farklılaştığı durumlarda tartışma konusu olabilir.

Adalet Bakanının Talebi Şartı

Evrensellik ilkesi otomatik işlemez. TCK m.13’ün ikinci fıkrası, maddede sayılan suçlardan bir kısmı bakımından yargılama yapılmasını Adalet Bakanının talebine bağlamıştır.

Bu, savunma bakımından denetlenmesi gereken bir usul şartıdır. Yargıtay kararlarında, yurt dışında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun Türk mahkemelerinde yargılanabilmesinin belirli şartlara bağlı olduğu ve bu şartların gerçekleşmediği hâllerde yargılama yapılamayacağı belirtilmektedir.

ŞartDenetim sorusu
Suç TCK m.13’te sayılmış mı?m.188 veya m.190 mı isnat ediliyor?
Fiil yabancı ülkede mi işlenmiş?İcra hareketi veya netice Türkiye’de doğmuş mu?
Adalet Bakanının talebi var mı?Dosyada talep belgesi bulunuyor mu?
Yabancı ülkede hüküm verilmiş mi?Mahkûmiyet veya beraat kararı var mı?
Yetkili mahkeme doğru belirlenmiş mi?CMK m.13 ve m.14 uyarınca

Üçüncü satır dosyanın ilk kontrol edilecek kalemlerindendir. Adalet Bakanının talebi bulunmadan yürütülen bir yargılama, usul bakımından ayrıca tartışılabilir.

Yetkili mahkemenin belirlenmesi bakımından da özel bir usul vardır. Yabancı ülkede işlenen suçtan kastedilen, icra hareketi veya neticesi doğrudan Türkiye’de meydana gelmeyen fiillerdir. Bu tür dosyalarda yetkili savcılığın tayini için Yargıtay’a başvurulması gündeme gelebilir.

Yurt dışındaki bir uyuşturucu dosyası nedeniyle Türkiye’de işlem yapıldıysa, yargı yetkisi ve usul şartlarını denetletmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

En Güçlü Savunma: Yabancı Ülkede Hüküm Verilmişse

Bu, yazının en değerli bölümüdür ve yurt dışında yargılanmış kişiler bakımından doğrudan sonuç doğurur.

TCK m.13, sayılan suçlar bakımından ikili bir ayrım yapar. Devletin güvenliğine karşı suçlar gibi belirli ağır suçlar bakımından, yabancı ülkede verilmiş bir beraat veya mahkûmiyet kararına rağmen Türkiye’de yeniden yargılama yapılabilir. Buna karşılık uyuşturucu ticareti gibi diğer suçlar bakımından, yabancı ülkede verilen bir karardan sonra Türkiye’de yeniden yargılama yapılması mümkün değildir.

Bu, non bis in idem yani aynı fiilden dolayı birden fazla yargılama yapılamaması kuralının kabul edilmiş olmasından kaynaklanır.

Yargıtay kararlarında bu husus açıkça ortaya konulmuştur. Bir kararda; sanığa yurt dışında isnat olunan suçun uyuşturucu madde ticaretiyle ilgili olduğu, bu suç nedeniyle Almanya’da bir eyalet mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilmiş; TCK m.13’e göre yurt dışında işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı Türkiye’de yargılama yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmişse aynı suçtan Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılamayacağı vurgulanmıştır.

Bir başka kararda ise; suç konusu kokainin Türkiye’den ihraç edildiğine dair yeterli delil bulunmaması ve sanığın Fransa’da bir mahkemece cezalandırılıp hükmün kesinleşmiş olması karşısında, sabit olan fiilinin yurt dışında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu; TCK m.13’e göre bu eylemin Türk mahkemelerinde yargılanabilmesinin yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat hükmünün verilmemiş olması ve Adalet Bakanının talebinin bulunması şartına bağlı olduğu; somut olayda her iki şartın da gerçekleşmediği belirtilmiştir.

DurumTürkiye’de yeniden yargılama
Yabancı ülkede mahkûmiyet kararı verilmiş ve kesinleşmişYapılamaz
Yabancı ülkede beraat kararı verilmişYapılamaz
Yabancı ülkede hiç yargılama yapılmamışŞartları varsa yapılabilir
Yargılama devam ediyor, hüküm yokDurum ayrıca değerlendirilir
Adalet Bakanının talebi yokŞart gerçekleşmemiştir
Devletin güvenliğine karşı suçlarAyrık rejime tabidir

Bu tablo, yurt dışında yargılanmış ve ceza almış kişiler bakımından belirleyicidir. Türkiye’ye dönüşte aynı fiilden yeniden işlem yapılması hâlinde, yabancı mahkeme kararının onaylı örneği ve kesinleşme şerhi temin edilerek dosyaya sunulmalıdır.

Belge temini bu dosyalarda savunmanın en somut görevidir. Kararın apostilli veya usulüne uygun onaylı örneği, yeminli tercümesi ve kesinleşme şerhi birlikte sunulduğunda, non bis in idem itirazı somut bir dayanağa kavuşur.

Mülkilik İlkesi: TCK m.8’in Kendi Ölçütleri

Yukarıdaki bölümler evrensellik ilkesi üzerine kuruludur. Ancak uygulamada dosyaların önemli bir kısmı hiç oraya gelmeden çözülür; çünkü fiil, kanunun kendi tanımı gereği Türkiye’de işlenmiş sayılır. Bu durumda 13 üncü maddedeki şartları tartışmaya gerek kalmaz.

TCK m.8/1. Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.

Cümlede iki ayrı ölçüt vardır ve biri yeterlidir. Birincisi fiil ölçütüdür: icra hareketlerinin tamamı değil, bir kısmı Türkiye’de gerçekleşmişse suç Türkiye’de işlenmiş sayılır. İkincisi netice ölçütüdür: hareket tamamen yurt dışında yapılmış olsa bile netice Türkiye’de gerçekleşmişse aynı sonuç doğar. Uyuşturucu dosyalarında bu iki ölçüt sıklıkla gündeme gelir: Türkiye üzerinden geçen bir taşıma, Türkiye’de yapılan bir aktarma, Türkiye’den verilen bir talimat ya da Türkiye’de gerçekleşen bir teslim, fiilin kısmen Türkiye’de işlendiği sonucunu doğurabilir.

TCK m.8/2. Maddenin ikinci fıkrası, ülke kavramını coğrafi olarak genişletir. Suç şu yerlerde işlendiğinde de Türkiye’de işlenmiş sayılır.

TCK m.8/2 — Türkiye’de İşlenmiş Sayılan Yerler

BentYer
aTürk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında
bAçık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla
cTürk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla
dTürkiye’nin kıta sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı

(a) ve (b) bentleri havayolu senaryolarında doğrudan işler. Türk hava sahası da ülke kavramına dâhil olduğundan, Türkiye üzerinden geçen bir uçuş sırasında gerçekleşen fiil bakımından mülkilik ilkesi tartışılabilir. Aynı şekilde açık denizde Türk bayraklı bir deniz aracında ya da bir Türk hava aracında işlenen fiil de Türkiye’de işlenmiş sayılır. Bu nedenle transit ve kurye dosyalarında ilk tespit edilmesi gereken hususlar şunlardır: aracın bayrağı veya tescil ülkesi; güzergâhın Türk kara sahası, hava sahası veya karasularını kapsayıp kapsamadığı; Türkiye’de bir iniş, aktarma veya duraklama olup olmadığı ve bu sırada fiile ilişkin bir hareketin gerçekleşip gerçekleşmediği.

Ayrımın pratik sonucu

Mülkilik ile evrensellik arasındaki fark yalnızca teorik değildir; usul şartları bakımından da sonuç doğurur.

İki Rejimin Karşılaştırması

ÖlçütSuç Türkiye’de işlenmiş sayılırsa (m.8)Yurt dışında işlenmişse (m.13)
Yargı yetkisiDoğrudan; failin ve mağdurun uyrukluğuna bakılmazMaddede sayılan suçlarla sınırlıdır
Bakan talebiAranmazYazının yukarıdaki bölümünde anlatılan şart uygulanır
Yabancı ülkedeki hükümTCK m.9 uyarınca kişi Türkiye’de yeniden yargılanırMaddenin ilgili fıkrasındaki rejim uygulanır
Savunmanın ekseniFiilin veya neticenin Türkiye ile bağının bulunmadığıSuçun katalogda yer almadığı veya usul şartının gerçekleşmediği

Üçüncü satır özellikle dikkat gerektirir. Türk Ceza Kanunu’nun 9 uncu maddesine göre, Türkiye’de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye’de yeniden yargılanır. Yani fiil Türkiye’de işlenmiş sayılıyorsa, yurt dışında verilmiş bir hüküm yeniden yargılamayı engellemez. Bu, yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan durumdan farklıdır ve iki hâlin karıştırılmaması gerekir. Böyle bir dosyada yurt dışındaki yargılamanın etkisi, yeniden yargılamayı önlemek değil, orada geçen sürenin mahsubu biçiminde ortaya çıkar.

İştirak hâlinde işlenen suçlarda kısmilik ölçütü

Kısmilik ölçütünün en geniş etkisi, birden fazla kişinin katıldığı organizasyonlarda ortaya çıkar. Öğretide ve uygulamada, suçun tamamlanmasına yönelik hareketlerin herhangi bir parçasının Türkiye’de gerçekleşmesinin Türk kanunlarının uygulanması bakımından yeterli bir dayanak oluşturduğu kabul edilmektedir. Zincirleme biçimde işlenen suçlarda da benzer bir sonuç doğar.

Savunma bakımından sonuç iki yönlüdür. Bir yandan, yurt dışında bulunan ve Türkiye’ye hiç girmemiş bir sanık bakımından dahi, organizasyonun bir hareketinin Türkiye’de gerçekleşmiş olması yargı yetkisinin doğmasına yol açabilir. Öte yandan bu, sorumluluğun kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez: yargı yetkisi ile kişisel ceza sorumluluğu ayrı meselelerdir. Türkiye’de gerçekleşen hareketin sanıkla bağının kurulup kurulmadığı, iştirak kurallarına göre ayrıca tartışılır. Bu nedenle yetki itirazı ile esasa ilişkin itirazın ayrı başlıklar hâlinde sunulması gerekir.

Bu nedenle yurt dışı bağlantılı bir uyuşturucu dosyasında sıralama şu olmalıdır: önce fiilin nerede işlendiği kanunun tanımına göre belirlenir; Türkiye’de işlenmiş sayılıyorsa mülkilik rejimi, sayılmıyorsa evrensellik veya şahsilik rejimi uygulanır. Savunmanın kuracağı itiraz da bu belirlemeye göre şekillenir; yanlış rejim üzerinden kurulan bir itiraz, doğru olsa bile sonuç doğurmaz.

Türkiye ile Bağlantı Kuruluyorsa Durum Değişir

Yukarıdaki tablo, fiilin gerçekten yurt dışında işlenmiş olması hâlinde geçerlidir. Buna karşılık fiilin Türkiye ile bağlantısı bulunması hâlinde başka bir kural devreye girer.

Yargıtay kararlarında, yabancı ülkede işlenen suçtan kastedilenin icra hareketi veya neticesi doğrudan Türkiye’de meydana gelmeyen fiiller olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla suçun icra hareketlerinin bir kısmı Türkiye’de gerçekleşmişse veya netice Türkiye’de doğmuşsa, artık mülkilik ilkesi kapsamında değerlendirme yapılır.

Uyuşturucu dosyaları bakımından bu ayrım somut bir tartışmaya dönüşür. Örneğin maddenin Türkiye’den çıkarıldığı iddiası varsa, fiil ihraç kapsamında değerlendirilebilir ve bu, TCK m.188/1’deki çok daha ağır ceza aralığını gündeme getirir.

SenaryoDeğerlendirmeUygulanacak kural
Madde tamamen yurt dışında temin edilip satılmışFiil yabancı ülkede işlenmiştirTCK m.13
Madde Türkiye’den çıkarılmışİhraç iddiası doğarTCK m.188/1 ve mülkilik
Madde Türkiye’ye sokulmuşİthal iddiası doğarTCK m.188/1 ve mülkilik
Organizasyon Türkiye’den yürütülmüşİcra hareketinin bir kısmı Türkiye’dedirMülkilik tartışılır
Yalnızca fail Türkiye’ye dönmüşFiil yurt dışındadırTCK m.13 kuralları işler

İkinci ve üçüncü satırlar savunma bakımından kritik bir eşiktir. Yargıtay kararlarında, maddenin Türkiye’den ihraç edildiğine dair yeterli delil bulunmaması hâlinde fiilin yurt dışında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği görülmektedir. Bu nedenle iddianamedeki ihraç veya ithal iddiasının hangi somut delile dayandığı sorgulanmalıdır.

Bu ayrımın sonucu çok büyüktür: fiil ihraç olarak nitelendirilirse TCK m.188/1 kapsamında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis gündeme gelirken; yurt dışında ticaret olarak kabul edilirse TCK m.13 rejimi ve non bis in idem itirazı devreye girer.

Yurt Dışında Geçen Sürelerin Mahsubu

Türkiye’de yargılama yapılabilen hâllerde bir başka soru gündeme gelir: yurt dışında geçirilen gözaltı ve tutukluluk süreleri ne olacak?

TCK m.16 bu konuyu düzenler. Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.

Bu hüküm, yurt dışında bir süre tutuklu kalıp Türkiye’ye iade edilen veya dönen kişiler bakımından doğrudan uygulanır. Mahsup talebinin dosyada açıkça ileri sürülmesi ve yurt dışındaki tutukluluk sürelerini gösteren belgelerin sunulması gerekir.

BelgeNe için gerekir
Yabancı mahkeme kararının onaylı örneğiNon bis in idem itirazı
Kesinleşme şerhiKararın kesinleştiğinin ispatı
Yeminli tercümeBelgenin dosyaya kabulü
Tutukluluk ve gözaltı süre belgesiTCK m.16 mahsubu
İnfaz belgesiCezanın çekilip çekilmediği
İade evrakıSürecin belgelenmesi

Bu belgelerin temini zaman alır ve çoğu zaman yurt dışındaki avukat veya konsolosluk aracılığıyla yapılır. Bu nedenle sürecin erken başlatılması gerekir; belgeler gelene kadar yargılamanın beklemesi talep edilebilir.

Sınır Dışı ve Diğer Sonuçlar

Yurt dışı boyutlu uyuşturucu dosyalarında ceza yargılaması tek sonuç değildir. Yabancı uyruklu kişiler bakımından ikamet ve sınır dışı etme rejimi ayrıca işler; Türk vatandaşları bakımından ise pasaport ve vize başvuruları etkilenebilir.

Bu süreçler ceza yargılamasından bağımsızdır ve farklı takvimlerle ilerler. Ceza dosyasındaki olumlu bir gelişme, idari süreçleri kendiliğinden çözmez.

AlanEtkilenen tarafBelirleyici olan
Sınır dışı etmeYabancı uyruklularYabancılar hukuku rejimi
İkamet izniYabancı uyruklularİlgili mevzuat
PasaportTürk vatandaşları5682 sayılı Kanun sebepleri
VizeHerkesGidilecek ülkenin kendi hukuku
Adli sicilHerkesTürkiye’deki dosyanın sonucu
Yurt dışı sicilHerkesİlgili ülkenin kayıtları

Son satır özellikle hatırlatılmalıdır: yurt dışında verilen bir mahkûmiyet kararı, o ülkenin kendi kayıtlarında yer alır ve Türkiye’deki adli sicil kaydından bağımsızdır. Bu, sonraki seyahat ve başvurular bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

İade ve Uluslararası Arama Kaydı

Yurt dışı boyutlu uyuşturucu dosyalarında sıkça karşılaşılan bir başka durum, kişinin bir ülkede yakalanıp diğerine iade edilmesidir. Bu süreç ceza yargılamasından ayrı bir hukuki alan oluşturur.

İade, devletler arasındaki ikili veya çok taraflı anlaşmalar ile ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür ve kendi şartlarına tabidir. İade talebine karşı ileri sürülebilecek itirazlar bulunur; bu itirazlar iade sürecinin yürütüldüğü ülkenin hukukuna göre değerlendirilir.

DurumDeğerlendirme
Yurt dışında yakalanmaİade süreci ilgili ülke hukukuna tabidir
Türkiye’ye iade edilmeYargılama Türkiye’de yürütülür
Üçüncü ülkeye iadeO ülkenin yargı yetkisi işler
İade sırasında geçen süreTCK m.16 kapsamında mahsup gündeme gelir
Uluslararası arama kaydıKaydın dayanağı ve kapsamı sorgulanabilir
Kayıt kaldırma talebiİlgili usullere göre yürütülür

Beşinci ve altıncı satırlar, dosyası sonuçlanmış ancak kaydı devam eden kişiler bakımından önem taşır. Yargılama sona ermiş veya non bis in idem gerekçesiyle kovuşturma yapılamayacağı belirlenmişse, mevcut kayıtların dayanağının kalmadığı ileri sürülebilir.

Dördüncü satır ise mahsup bakımından hatırlatılmalıdır. İade sürecinde geçirilen tutukluluk süresi de yurt dışında geçen süre kapsamında değerlendirilerek mahsup talebine konu edilebilir; bu sürelerin belgelenmesi gerekir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1İsnat edilen suç TCK m.13’te sayılmış mı?m.191 kapsamda değildir
2Fiil gerçekten yurt dışında mı işlenmiş?İcra hareketi veya netice Türkiye’de doğmuş olabilir
3İhraç veya ithal iddiası hangi delile dayanıyor?Nitelendirmeyi kökten değiştirir
4Yabancı ülkede hüküm verilmiş mi?Non bis in idem itirazı
5Karar kesinleşmiş mi, şerhi var mı?İtirazın belgelenmesi
6Adalet Bakanının talebi dosyada mı?Usul şartı
7Fiil işlendiği yer kanununa göre suç mu?Genel şart
8Yetkili mahkeme doğru belirlenmiş mi?CMK m.13 ve m.14
9Yurt dışında geçen süreler mahsup edildi mi?TCK m.16
10Belgelerin onaylı örneği ve tercümesi temin edildi mi?Dosyaya kabul şartı
11Zamanaşımı hesabı yapıldı mı?TCK m.66 kademesi
12Sınır dışı veya pasaport boyutu değerlendirildi mi?Paralel idari süreçler

Dördüncü ve beşinci satırlar bu dosya tipinin en güçlü savunmasıdır. Uyuşturucu ticareti bakımından yabancı ülkede verilmiş bir mahkûmiyet veya beraat kararı, Türkiye’de yeniden yargılamayı engeller; ancak bu itirazın belgeyle desteklenmesi gerekir.

Üçüncü satır ise ters yönde işleyen ve en büyük riski taşıyan kalemdir. İddianamede maddenin Türkiye’den çıkarıldığı ileri sürülüyorsa, fiil TCK m.188/1 kapsamına girebilir ve tablo tamamen değişir. Bu iddianın somut delile dayanıp dayanmadığı dikkatle sorgulanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında işlediğim uyuşturucu suçundan Türkiye’de yargılanır mıyım?

TCK m.13, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (m.188) ile kullanılmasını kolaylaştırma (m.190) suçlarını evrensellik ilkesi kapsamına almıştır; failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın Türkiye’de yargılama yapılabilir. Ancak bunun şartları vardır.

Kullanma suçu da kapsamda mı?

Hayır. TCK m.13’ün ilgili bendinde yalnızca m.188 ve m.190 sayılmıştır; kullanmak için bulundurma yani m.191 yer almaz. Maddede belirtilen suçlar tahdidi olup yorum yoluyla başka suçların eklenmesi mümkün değildir.

Yurt dışında zaten ceza aldım, tekrar yargılanır mıyım?

Uyuşturucu ticareti gibi suçlar bakımından, yabancı ülkede verilen bir karardan sonra Türkiye’de yeniden yargılama yapılması mümkün değildir. Yargıtay kararlarında, yabancı ülkede hüküm verilmişse aynı suçtan Türkiye’de yeniden kovuşturma yapılamayacağı ve non bis in idem kuralının kabul edildiği vurgulanmaktadır.

Beraat etmişsem durum ne olur?

Yargıtay kararlarında, Türk mahkemelerinde yargılama yapılabilmesinin yabancı ülkede mahkûmiyet veya beraat hükmünün verilmemiş olması şartına bağlı olduğu belirtilmektedir. Beraat kararı da yeniden yargılamayı engeller.

Adalet Bakanının talebi gerekiyor mu?

TCK m.13’ün ikinci fıkrası, maddede sayılan suçlardan bir kısmı bakımından yargılamayı Adalet Bakanının talebine bağlamıştır. Yargıtay kararlarında bu şartın gerçekleşmemesi hâlinde yargılama yapılamayacağı belirtilmektedir; dosyada talep belgesinin bulunup bulunmadığı denetlenmelidir.

Fiilin yurt dışında işlendiği nasıl belirlenir?

Yargıtay kararlarında, yabancı ülkede işlenen suçtan kastedilenin icra hareketi veya neticesi doğrudan Türkiye’de meydana gelmeyen fiiller olduğu belirtilmektedir. İcra hareketinin bir kısmı Türkiye’de gerçekleşmişse mülkilik ilkesi devreye girer.

Maddeyi Türkiye’den götürdüğüm iddia ediliyor, ne değişir?

Bu, ihraç iddiasıdır ve TCK m.188/1 kapsamında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis gerektirir. Yargıtay kararlarında, maddenin Türkiye’den ihraç edildiğine dair yeterli delil bulunmaması hâlinde fiilin yurt dışında ticaret suçunu oluşturduğunun kabul edildiği görülmektedir.

Yurt dışında tutuklu kaldığım süre sayılır mı?

TCK m.16 uyarınca nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.

Hangi belgeleri temin etmeliyim?

Yabancı mahkeme kararının onaylı örneği, kesinleşme şerhi, yeminli tercümesi ile tutukluluk ve gözaltı sürelerini gösteren belgeler temin edilmelidir. Bu belgeler hem non bis in idem itirazının hem de mahsup talebinin dayanağını oluşturur.

Yabancıyım, sınır dışı edilir miyim?

Yabancı uyruklular bakımından ikamet ve sınır dışı etme rejimi ceza yargılamasından bağımsız olarak işler ve yabancılar hukuku çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Ceza dosyasındaki gelişme bu süreci kendiliğinden çözmez.

Yurt dışı boyutlu uyuşturucu dosyalarında yargı yetkisi, non bis in idem itirazı ve mahsup talepleri için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk