Başkasının Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu (TCK 268)
28 Haziran 2026

Başkasının Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçu (TCK 268)

Bazı kişiler, işledikleri bir suçtan kurtulmak için kolluğa veya savcılığa kendi yerine başkasının adını verir. Bu davranış masum bir insanı suçlu durumuna düşürdüğü için ağır biçimde cezalandırılır. Bu yazıda konuyu yalın biçimde açıklıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bilişim suçu veya özel hayat ihlali mi yaşadınız?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Suç Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 268. maddesine göre; işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kişi suç işlemiş olur. Yani fail, gerçekte suçu kendisi işlemiştir; ancak yakalandığında ya da ifade verirken kendini gizlemek için bir başkasının adını, soyadını veya kimlik bilgilerini kullanır.

Neden İftira Gibi Cezalandırılır?

Kanun, bu fiili işleyen kişinin iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılacağını öngörmüştür. Bunun sebebi açıktır: failin başkasının kimliğini kullanması, o masum kişiyi işlemediği bir suçun şüphelisi/sanığı durumuna düşürür. Bu da gerçekte iftira atmakla aynı sonucu doğurur. Bu yüzden ceza, iftira suçunun cezası üzerinden belirlenir.

Mağdurun Durumu

Bu suçta asıl mağdur, kimliği kullanılan masum kişidir. Kendi haberi olmadan, işlemediği bir suçun kayıtlarına adı geçebilir; hakkında soruşturma başlatılabilir, hatta yakalama kararı çıkabilir. Bu nedenle kimliği kötüye kullanılan kişinin, durumu öğrendiğinde derhâl savcılığa başvurarak gerçeği ortaya koyması ve kendisi hakkındaki kayıtların düzeltilmesini istemesi önemlidir.

Hangi Bilgiler Kapsamdadır?

Suç, başkasının kimlik belgesini fiziken kullanmayı kapsadığı gibi, yalnızca kimlik bilgilerini (ad, soyad, T.C. kimlik numarası vb.) sözlü ya da yazılı olarak beyan etmeyi de kapsar. Önemli olan, failin kendi suçunun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bir başkasının kimliğine bürünmesidir.

Diğer Suçlardan Farkı

Bu suç, sahte bir kimlik belgesi düzenleme (belgede sahtecilik) suçundan farklıdır. TCK 268’deki suçta fail, var olan gerçek bir kişinin kimliğini/bilgilerini kullanır. Ayrıca, suç işlemediği hâlde bir başkasına suç atan kişinin durumu doğrudan iftira (TCK 267) kapsamındadır; TCK 268 ise failin kendi suçunu gizlemek için başkasının kimliğine bürünmesine özgüdür.

Maddenin Tam Metni ve Yeri

Hüküm, Türk Ceza Kanununun «Adliyeye Karşı Suçlar» bölümünde yer alır ve tek fıkradan oluşur:

Madde 268 — İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.

Maddenin bölüm yeri tesadüf değildir. Korunan hukuki değer kişilerin kimliği değil, adliyenin doğru işlemesidir. Kanun, gerçek faili aramak yerine masum birinin peşine düşen bir soruşturmayı «yargıya karşı işlenmiş bir fiil» olarak görür. Madde gerekçesinde de bu suçun iftira suçunun özel bir işleniş biçimi olduğu belirtilmiştir.

Maddenin iptali istemiyle yapılan başvuru Anayasa Mahkemesince 22 Mayıs 2012 tarihinde reddedilmiştir; yani hüküm anayasallık denetiminden geçmiştir.

Suçun Oluşması İçin Üç Şart

Madde kısa görünse de üç ayrı unsuru birlikte arar. Biri eksikse bu suç oluşmaz — başka bir hüküm uygulanabilir ama m.268 değil.

  • 1. Önceden işlenmiş bir suç bulunmalıdır. Failin gerçekten bir suç işlemiş olması veya bir suçtan aranıyor olması, yani kendi kimliğini verse hakkında işlem yapılacak durumda bulunması gerekir. Ortada işlenmiş bir suç yoksa maddenin çıkış noktası da yoktur.
  • 2. Amaç, kendi soruşturulmasını engellemek olmalıdır. Bu bir özel kast unsurudur. Kimliği başka bir amaçla — kredi çekmek, hat almak, sınava girmek — kullanmak bu maddeye girmez.
  • 3. Kimlik «başkasına ait» olmalıdır. Madde gerçek bir kişiye ait kimlik veya kimlik bilgilerinden söz eder. Tümüyle uydurma bir isim kullanılması hâlinde ortada zarar gören bir kimse bulunmadığından unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmalıdır.

Kimlik bilgisi ile kimlik belgesi arasındaki fark da önemlidir: madde «kimliği veya kimlik bilgilerini» dediği için, fiziki bir belge ibraz edilmese bile sözlü olarak başkasının ad, soyad ve T.C. kimlik numarasının verilmesi yeterlidir.

Kimlik bilgisi kullanımı iddiasıyla mı karşı karşıyasınız?
Nitelendirme burada her şeyi belirler: aynı fiil kabahat da olabilir, dört yıla kadar hapis gerektiren suç da. Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Neden İftiraya Yollama Yapılıyor? Ceza Ne Kadar?

Madde kendi cezasını göstermez; «iftira suçuna ilişkin hükümlere göre» cezalandırılacağını söyler. İftira suçunun temel şekli ise bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

Yollamanın kapsamı üzerinde bir tartışma vardır ve okuyucunun bunu bilmesi gerekir:

  • Baskın kabul: Yollama yalnızca temel cezayla sınırlı değildir; iftira suçunun nitelikli hâlleri ile etkin pişmanlık hükümleri de bu suç bakımından uygulanır.
  • Karşı görüş: Öğretide, nitelikli hâllerin bir kısmının m.268’in yapısına uymadığı ve uygulanamayacağı savunulmaktadır.

Uygulamada dosyalar çoğunlukla m.268/1 ile m.267/1’in birlikte gösterilmesi suretiyle karara bağlanmaktadır. Cezanın somut miktarı, temel cezanın belirlenmesi ve varsa indirim hükümlerine göre değişir.

Şikâyete bağlı değildir. İftira suçu gibi bu suç da re’sen soruşturulur; kimliği kullanılan kişinin şikâyeti aranmaz, şikâyetten vazgeçmesi de soruşturmayı durdurmaz.

Sanılan Ama Bu Suç Olmayan Hâller

Bu, yazının en pratik bölümüdür. Halk arasında «kimlik hırsızlığı» denen fiillerin çoğu aslında m.268 değildir; her biri farklı bir maddeye girer ve cezaları da farklıdır.

Somut durumHangi hükümNeden
Bir suç işledikten sonra, o suçtan soruşturulmamak için kolluğa gerçek bir başkasının kimliğini vermeTCK m.268Maddenin tam olarak tarif ettiği hâl
Ortada işlenmiş bir suç yokken kimliğini bildirmeme veya yanlış bildirmeKabahatler Kanunu m.40 — kabahatSuçtan kurtulma amacı yok; idari para cezası gerektirir
Yalnızca yakalanmamak veya kaçmak için sahte isim söylemeDuruma göre daha hafif hükümlerYargı uygulaması, adli işlemlerin failin gerçek kimliğiyle yürüdüğü hâllerde m.268’i uygulamamaktadır
Resmî belgenin düzenlenmesinde kimlik hakkında yalan beyanTCK m.206Korunan değer adliye değil, resmî belgenin doğruluğu
Sahte nüfus cüzdanı, ehliyet veya pasaport üretme ya da kullanmaTCK m.204 / 205 (resmî belgede sahtecilik)Belgenin kendisi sahte; m.268 ile içtima gündeme gelebilir
Başkasının kimliğiyle kredi, hat veya abonelik almaTCK m.157 / 158 (dolandırıcılık), belgede sahtecilikAmaç menfaat sağlamak; adliyeden kaçmak değil
Kimlik verisini kaydetme, yayma veya ele geçirmeTCK m.135 / 136Kişisel verilere karşı suçlar bölümü; re’sen soruşturulur
Gerçekte var olmayan, uydurma bir kimlik kullanmam.268 tartışmalıMadde «başkasına ait» der; kimse mağdur olmuyorsa unsur tartışılır

Tablodaki ikinci ve üçüncü satırlar savunma bakımından kritiktir. Ortada işlenmiş bir suç yokken kimliğin bildirilmemesi veya yanlış bildirilmesi kabahattir ve idari para cezası gerektirir; hapis cezası gerektiren bir suç değildir. Yargı uygulamasında ayrıca, adli işlemlerin failin gerçek kimliğiyle yürüdüğü hâllerde m.268’in uygulanmadığı görülmektedir. Bu nedenle nitelendirmeye itiraz, bu dosyalarda başlı başına bir savunma stratejisidir.

Kimlik verilerine yönelen fiiller için kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m.135), verilerin ele geçirilmesi (TCK m.136) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134) yazılarımıza; dijital ortamdaki sınırlar için sosyal medyada gizlilik rehberimize, bilişim sistemi üzerinden işlenen fiiller için bilişim sistemine girme (TCK m.243) yazımıza bakabilirsiniz.

Etkin Pişmanlık: Dönmenin Bedeli Aşamaya Bağlı

İftira suçundaki etkin pişmanlık hükmünün bu suç bakımından da uygulandığı kabul edilmektedir. İndirim oranı, gerçeğin hangi aşamada açıklandığına bağlıdır ve aşama ilerledikçe hızla düşer:

Ne zaman dönülürseİndirim
Mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önceCezanın beşte dördü indirilir
Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önceCezanın dörtte üçü indirilir
Münhasıran idari yaptırım gerektiren fiilde — yaptırım kararından önceCezanın yarısı
Münhasıran idari yaptırım gerektiren fiilde — yaptırım uygulandıktan sonraCezanın üçte biri

Tablonun ilk satırı dikkat çekicidir: beşte dört indirim, cezayı beşte birine düşürür. Bu, ceza hukukundaki en yüksek oranlı indirimlerden biridir ve kanun koyucunun buradaki önceliğini gösterir: masum kişinin bir an önce soruşturmadan çıkarılması.

Pratik sonuç şudur: kimlik bilgisi kullanıldığı anlaşıldığında beklemek kayıptır. Gerçeğin, mağdur hakkında henüz soruşturma başlamadan açıklanması ile kovuşturma aşamasında açıklanması arasında ciddi bir fark vardır.

Tek Suç mu, Birden Fazla Suç mu?

Uygulamada iki ayrı içtima sorunu çıkar:

  • Aynı soruşturmada birden fazla isim kullanılması. Öğretide, bu suçun iftiradan farklı olduğu; iftirada olduğu gibi mağdur sayısınca ayrı suç oluşmayacağı ve tek suç sayılması gerektiği savunulmaktadır. Yargı kararlarında ise zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı örnekler de bulunmaktadır. Konu tartışmalıdır ve dosyaya göre değerlendirilmelidir — zincirleme suçun genel çerçevesi için zincirleme suç (TCK m.43) yazımıza bakınız.
  • Başka suçlarla birlikte işlenmesi. Uygulamada bu suç sıklıkla nitelikli dolandırıcılık ve belgede sahtecilik ile birlikte yargılanır; sahte belge üretilmiş veya kullanılmışsa ayrı bir suç daha gündeme gelir. Bu hâlde her suç için ayrı ceza belirlenir.

Bu nedenle iddianamedeki sevk maddelerinin tek tek incelenmesi gerekir: hangi fiilin hangi maddeye dayandırıldığı, savunmanın kurulacağı zemini belirler.

Kimliği Kullanılan Kişi Ne Yaşar?

Bu suçun mağduru, çoğu zaman olaydan yıllar sonra haberdar olur: adına çıkmış bir yakalama kaydı, beklenmedik bir adli sicil kaydı veya kesinleşmiş bir ceza şeklinde. Bu durumda izlenecek yol ayrı bir başlıktır ve ayrıntılı olarak şu rehberimizde ele alınmıştır: Başkasının Kimliğini Kullanma ve Suç Üstlenme — Mağdur Ne Yapmalı?.

Kısaca temel adımlar şunlardır:

Yargılama: Nerede, Hangi Sıfatla?

Kolluk Aşamasında Ne Oluyor? Fiilin Ortaya Çıkışı

Bu suç neredeyse hiçbir zaman ihbarla değil, teknik doğrulamayla ortaya çıkar. Tipik zincir şöyledir:

  • Beyan anı. Kişi kolluğa ad, soyad ve kimlik numarası verir; fiziki belge ibraz edilmemiş olabilir.
  • Sorgu. Verilen bilgiler sistem üzerinden sorgulanır; fotoğraf, parmak izi veya nüfus kaydındaki bilgilerle uyuşmazlık ortaya çıkar.
  • Ayrışma. Uyuşmazlık aynı gün fark edilirse dosya baştan gerçek kimlikle yürür; fark edilmezse masum kişi adına soruşturma açılır ve asıl zarar burada doğar.
  • Sonradan tespit. Gerçek kimlik aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu gecikme, mağdur bakımından kesinleşmiş hüküm riskini doğuran şeydir.

Savunma bakımından belirleyici olan nokta şudur: adli işlemler hangi kimlikle yürümüştür? Yargı uygulamasında, işlemlerin failin gerçek kimliğiyle yapıldığı hâllerde bu madde uygulanmamaktadır. Bu nedenle yakalama ve ifade tutanaklarındaki kimlik bilgileri, tarih tarih incelenmelidir.

İfade aşamasındaki güvenceler için gözaltı hakları yazımız, sürecin usul çerçevesi için yakalama ve gözaltı süreleri yazımız yol gösterir.

Zamanaşımı ve Dosyanın Ömrü

Bu suç şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi tartışması yoktur; ancak dava zamanaşımı işler. Zamanaşımı süresi, kanunda suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir; yollama nedeniyle burada esas alınacak olan iftira suçunun ceza üst sınırıdır.

Uygulamada iki nokta önem taşır:

  • Başlangıç anı. Süre, kimlik bilgisinin kullanıldığı — yani beyanın yapıldığı — tarihten işlemeye başlar; gerçeğin sonradan anlaşıldığı tarihten değil.
  • Kesilme. Soruşturma ve kovuşturma işlemleri zamanaşımını keser ve süre yeniden işler; bu nedenle eski tarihli dosyalarda zamanaşımı hesabı yalnızca ilk tarihe bakılarak yapılamaz.

Mağdur açısından ise sorun terstir: zamanaşımı dolmuş olsa bile, kişinin adına oluşmuş kayıtlar kendiliğinden silinmez. Kaydın düzeltilmesi için ayrıca başvuru gerekir — adli sicil ve GBT kayıtları yazımıza bakınız.

Sık Yapılan Beş Hata

  • Her kimlik kullanımını bu suç sanmak. Madde yalnızca kendi soruşturulmasını engelleme amacını cezalandırır; menfaat sağlama amacı taşıyan fiiller dolandırıcılık ve sahtecilik hükümlerine girer.
  • Kabahat ile suçu ayırmamak. Ortada işlenmiş bir suç yokken kimliğin yanlış bildirilmesi idari para cezası gerektiren bir kabahattir.
  • Etkin pişmanlıkta gecikmek. Beşte dörtlük indirim yalnızca mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce mümkündür.
  • Şikâyetten vazgeçmenin dosyayı kapatacağını sanmak. Suç re’sen soruşturulur; vazgeçme sonuç doğurmaz.
  • Sevk maddesini okumamak. Aynı olayda birden fazla madde gösterilmiş olabilir; savunma her biri için ayrı kurulmalıdır.

Alanın tamamı için Ceza Hukuku Rehberimiz başlangıç noktasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 268 tam olarak neyi cezalandırır?

İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmayı. Madde Adliyeye Karşı Suçlar bölümündedir ve korunan değer adliyenin doğru işlemesidir.

Bu suçun cezası ne kadar?

Madde kendi cezasını göstermez; iftira suçuna ilişkin hükümlere yollama yapar. İftira suçunun temel şekli bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Somut miktar, temel cezanın belirlenmesi ve varsa indirim hükümlerine göre değişir.

Kredi çekmek için kimlik bilgisi kullanmak da bu suç mu?

Hayır. Madde yalnızca kişinin kendi soruşturulmasını engelleme amacını arar. Menfaat sağlamak için başkasının kimliğiyle kredi veya hat alınması dolandırıcılık ve belgede sahtecilik hükümlerine girer.

Kimliğimi yanlış söylersem her hâlde suç olur mu?

Hayır. Ortada işlenmiş bir suç yokken kimliğin bildirilmemesi veya yanlış bildirilmesi Kabahatler Kanunundaki kabahati oluşturur ve idari para cezası gerektirir. Ayrıca yargı uygulamasında, adli işlemlerin failin gerçek kimliğiyle yürüdüğü hâllerde bu madde uygulanmamaktadır.

Uydurma bir isim kullanırsam da bu suç oluşur mu?

Tartışmalıdır. Madde “başkasına ait” kimlik veya kimlik bilgilerinden söz eder; tümüyle uydurma bir isim kullanıldığında zarar gören belirli bir kişi bulunmadığından unsurun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir.

Sözlü olarak isim vermek yeterli mi, belge şart mı?

Belge şart değildir. Madde “kimliği veya kimlik bilgilerini” dediği için, fiziki bir belge ibraz edilmeksizin başkasının ad, soyad ve kimlik numarasının sözlü olarak verilmesi de kapsama girer. Sahte belge üretilmiş veya kullanılmışsa ayrıca belgede sahtecilik gündeme gelir.

Etkin pişmanlık uygulanır mı, oranı nedir?

İftira suçundaki etkin pişmanlık hükmünün bu suç bakımından da uygulandığı kabul edilmektedir. Mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce dönülürse cezanın beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dönülürse dörtte üçü indirilir.

Kimliği kullanılan kişi şikâyetten vazgeçerse dava düşer mi?

Hayır. Bu suç iftira gibi re’sen soruşturulur; şikâyet aranmaz ve şikâyetten vazgeçme soruşturmayı durdurmaz.

Aynı soruşturmada birden fazla isim kullanıldıysa kaç suç oluşur?

Bu konu tartışmalıdır. Öğretide, bu suçun iftiradan farklı olduğu ve mağdur sayısınca ayrı suç oluşmayacağı savunulmakta; yargı kararlarında ise zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı örnekler bulunmaktadır. Değerlendirme dosyanın somut özelliklerine göre yapılmalıdır.

Bilişim suçu veya özel hayat ihlali mi yaşadınız?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk