Cezaevine Girmeden Cezamı Çekebilir miyim? Denetimli Serbestlik ve Açık Cezaevi
24 Haziran 2026

Cezaevine Girmeden Cezamı Çekebilir miyim? Denetimli Serbestlik ve Açık Cezaevi

Hakkınızda kesinleşen kısa süreli bir hapis cezası var ve cezaevine hiç girmeden bunu çekmenin yolu olup olmadığını merak ediyorsunuz. Denetimli serbestlik ve açık cezaevi kavramları tam da bu noktada gündeme gelir. Ancak son yıllarda kurallar değişti. Bu yazıda, cezaevine girmeden veya çok kısa süre kalarak infaz imkânlarını güncel mevzuat ışığında sade bir dille açıklıyoruz.

İnfaz Üç Aşamadan Oluşur

Hapis cezasının infazı kural olarak üç evreden oluşur: kapalı ceza infaz kurumu, açık ceza infaz kurumu ve denetimli serbestlik. Hükümlü, iyi hâlli olarak belirli şartları sağladıkça bir sonraki, daha serbest aşamaya geçer. Denetimli serbestlik, cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının cezaevi dışında, belirli yükümlülükler altında geçirilmesidir.

Eskiden “Aynı Gün Çıkış” Vardı, Artık Yok

Önemli bir değişikliği bilmek gerekir. Geçmişte, denetimli serbestlik süresi nedeniyle kısa cezalarda hükümlü cezaevine girer ve neredeyse aynı gün tahliye olabiliyordu. 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümleyle bir asgari fiilî infaz şartı getirildi: hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için, beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda geçirmiş olması gerekir.

Ancak burada çok önemli bir sınır vardır ve çoğu kaynakta atlanır: aynı Kanunla eklenen geçici 11. madde, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmayacağını açıkça belirtir. Yani suç tarihi 4 Haziran 2025’ten önce ise 1/10 ve beş gün şartı sizin dosyanıza uygulanmaz. Bugün infaza giren dosyaların önemli bir bölümü hâlâ bu kapsamdadır; bu nedenle ilk bakılacak şey ceza miktarı değil suç tarihidir.

Denetimli Serbestliğin Genel Şartı

Genel kural olarak, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, cezalarının kalan kısmını denetimli serbestlik altında dışarıda tamamlayabilir. Bunun için hükümlünün cezaevi idaresine dilekçeyle başvurması; idare ve gözlem kurulunun iyi hâl değerlendirmesi yapması ve dosyanın infaz hâkimliğine gönderilmesi gerekir. İnfaz hâkimi şartların oluştuğuna kanaat getirirse denetimli serbestlik kararı verir. Bu süreç kendiliğinden işlemez; talep şarttır.

Açık Cezaevine Ayrılma

Denetimli serbestlikten yararlanmanın ön koşulu, çoğu zaman açık cezaevine ayrılma hakkının kazanılmasıdır. Açık cezaevine geçiş; iyi hâl, suç türü, ceza miktarı ve koşullu salıverilme tarihine kalan süre birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bazı hükümlüler ise (özellikle çağrıya uyup teslim olan kısa cezalılar) doğrudan açık cezaevinde infaza başlayabilir.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Hangi Hâllerde Bu İmkânlar Daralır?

Bu imkânlar herkes için aynı değildir. Adlî para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen cezalarda 5275 m.105/A uygulanmaz (m.105/A-4); bu cezalar özel infaz usullerinin de dışındadır (m.110/9-c). Mükerrirlere özgü infaz rejimi bakımından tablo 2025’te değişmiştir: 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan «hükümlü koşullu salıverilmez» ibaresi, 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanunun 14. maddesiyle «birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır» şeklinde değiştirilmiştir. Dosyasında mükerrirlik bulunanların infaz hesabının eski metne göre değil yürürlükteki metne göre yeniden yapılması gerekir. Terör, örgüt, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi suç türlerinde infaz rejimi ağırlaşır. Ayrıca denetimli serbestlik sırasında yükümlülükleri ihlal eden veya yeni suç işleyen hükümlü, kalan cezasını kapalı kurumda çekmek üzere geri gönderilebilir; ancak dışarıda geçirdiği süreler cezasından mahsup edilir.

Sonuç olarak, kısa süreli cezalarda cezaevine girmeden veya çok kısa süre kalarak infaz hâlâ mümkün olabilir; ancak güncel düzenlemelerle en az belirli bir sürenin fiilen kurumda geçirilmesi gerekir. Her dosyanın suç türü, ceza miktarı ve tarihi farklı sonuç doğurabileceğinden, kişisel durum için hukuki destek almak yararına olur.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Cezaevine Girmeden İnfazın Beş Kapısı

Bu sorunun tek bir cevabı yoktur; çünkü cezaevine girmemenin beş ayrı hukuki kapısı vardır ve bunlar farklı aşamalarda, farklı makamlar önünde açılır. Çoğu kişi yalnızca denetimli serbestliği bildiği için, aslında kendi dosyasına uyan kapıyı hiç denemeden kaçırır.

KurumDayanakNe zaman devreye girerSonuç
Seçenek yaptırıma çevirmeTCK m.50Hüküm kurulurken, kısa süreli hapis cezalarındaHapis; adlî para cezasına, kamuya yararlı işte çalışmaya veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilir. Cezaevi hiç gündeme gelmez.
ErtelemeTCK m.51Hüküm kurulurken; iki yıl veya daha az hapis cezalarındaCezanın infazı denetim süresine bağlı olarak ertelenir.
HAGBCMK m.231Hüküm kurulurken; iki yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezasındaHüküm açıklanmaz, beş yıllık denetim süresi işler. 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.
Özel infaz usulleri5275 m.110Hüküm kesinleştikten sonra; infaza başlanmadan önce veya sonraCeza hafta sonu, geceleri ya da konutta çektirilir. Bu, sorunun literal cevabıdır.
Denetimli serbestlik5275 m.105/Aİnfaz sürerken, koşullu salıverilmeye belirli süre kalaKalan süre toplum içinde, yükümlülükler altında geçirilir.

İlk üçü yargılama aşamasında, hüküm kurulurken devreye girer; son ikisi ise hüküm kesinleştikten sonra infaz makamları önünde işler. Bu ayrım kritiktir: mahkeme aşamasında talep edilmemiş bir seçenek yaptırım veya erteleme, infaz aşamasında geri getirilemez. Erteleme ve paraya çevirmenin ne anlama geldiği için erteleme ve paraya çevirme rehberimize, HAGB’nin güncel çerçevesi için HAGB son durum yazımıza bakabilirsiniz.

Özel İnfaz Usulleri: Hafta Sonu, Gece ve Konutta İnfaz (m.110)

Başlıktaki sorunun en doğrudan cevabı burasıdır ve şaşırtıcı biçimde en az bilinen kurumdur. 5275 sayılı Kanunun 110. maddesi, cezanın tam zamanlı cezaevine girilmeden çektirilmesine imkân tanır. Karar merci infaz hâkimliğidir ve hükümlünün talebi şarttır — kendiliğinden uygulanmaz.

UsulKimAzami toplam ceza
Hafta sonu infaz
Cuma 19.00 – Pazar 19.00
Talepte bulunan her hükümlüKasten işlenen suçlarda 3 yıl; taksirle öldürme hariç taksirli suçlarda 5 yıl
Gece infazı
Her gün 19.00 – ertesi gün 07.00
Talepte bulunan her hükümlüAynı süreler
Konutta infaz — yaşKadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş3 yıl
Konutta infaz — yaş70 yaşını bitirmiş4 yıl
Konutta infaz — yaş75 yaşını bitirmiş5 yıl
Konutta infaz — yaş80 yaşını bitirmiş (7550 ile eklendi)6 yıl
Konutta infaz — sağlıkAğır hastalık veya engellilik nedeniyle kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerSüre sınırı yok; ağırlaştırılmış müebbet hariç. Toplam cezası 10 yıldan fazla olanlarda elektronik takip zorunlu.
Konutta infaz — doğumDoğumdan 6 ay geçmiş kadın hükümlüler (talep için doğumdan itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş olmalı)5 yıl

Hafta sonu ve gece infazında ceza yine ceza infaz kurumunda çekilir, ancak yalnızca belirlenen saatlerde. 4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca hafta sonu usulü, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile kurumun düzen ve işleyişine göre, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir. Konutta infazda ise hükümlü hiç kuruma girmez.

İki usul kuralı ayrıca bilinmelidir: karar infaza başlandıktan sonra da verilebilir (m.110/6) — yani cezaevine girmiş olmak kapıyı kapatmaz. Ve bu madde uyarınca verilen kararlara itiraz yolu açıktır (m.110/8); itiraz, infaz hâkimliğinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır.

2025 Değişikliği: Özel İnfazda Artık Koşullu Salıverilme de Var

Bu, son yılların en az konuşulan ama en etkili lehe değişikliğidir. Maddenin eski hâlinde «Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz» yazıyordu. Yani konutta infaza karar verilen bir hükümlü, cezasının tamamını konutta çekmek zorundaydı ve koşullu salıverilmeden yararlanamıyordu.

7550 sayılı Kanunun 15. maddesiyle bu fıkra değiştirildi. Yürürlükteki metne göre özel infaz usulüne karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır. Pratik sonucu şudur: konutta veya hafta sonu infaz artık koşullu salıverilme hakkını yakmaz; iki kurum üst üste binebilir. Bu değişiklik, özellikle yaş ve sağlık temelli konutta infaz taleplerinin cazibesini kökten değiştirmiştir.

Tek istisna maddenin yedinci fıkrasındadır: özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde bu usule son verilir, infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir ve bu hâlde 105/A hükümleri uygulanmaz. Yani kurala uymamanın bedeli yalnızca kuruma dönmek değil, denetimli serbestlik kapısının da kapanmasıdır. Özel infaz usulünde geçirilen süre ise infaz aşamasında mahsup edilir.

Özel İnfaz Usulünün Kapsamadığı Hâller (m.110/9)

Maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları (ağır hastalık/engellilik ve doğum yapan kadınlar) hariç olmak üzere, özel infaz usulleri şu hükümlüler hakkında uygulanmaz:

  • Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,
  • Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,
  • (7550 ile eklendi) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler — yani denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal edip iade edilenler.

Son bent özellikle önemlidir: denetimli serbestlikte yükümlülük ihlali artık yalnızca kuruma iade değil, özel infaz usullerinden de mahrum kalma sonucunu doğurur. İhlal rejiminin ayrıntısı için yükümlülük ihlali ve sonuçları yazımıza bakınız. Not: birinci fıkra taksirle öldürme suçunu hafta sonu/gece infazının beş yıllık bandının dışında bırakmıştır.

Denetimli Serbestliğe Ayrılmanın Şartları (m.105/A)

Kanun, kural olarak açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde bu usulden yararlanabileceğini söyler. Karar, kurum idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından verilir. Süre bazı hâllerde uzar:

  • İki yıl: Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler.
  • Üç yıl: Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler. Bu hâl, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan raporla belgelendirilmelidir.

Açık kuruma ayrılma şartları oluşmasına karşın iradesi dışındaki bir nedenle ayrılamayan veya bu nedenle kapalıya geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler de diğer şartları taşımaları hâlinde yararlanabilir. Buna karşılık adlî para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen cezalarda bu usul uygulanmaz.

Yükümlülükler de kanunda sayılmıştır: kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, belirlenen programlara katılma. Türk Ceza Kanununun 191. maddesindeki suçtan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur — ayrıntı: TCK 191 rehberimiz. Talep dilekçesi için örnek dilekçemizi, süre ve şartların tamamı için denetimli serbestlik süreleri rehberimizi kullanabilirsiniz.

Koşullu Salıverilme: Hesabın Çıkış Noktası (m.107)

Denetimli serbestlik tarihi tek başına hesaplanmaz; koşullu salıverilme tarihinden geriye doğru bulunur. Bu nedenle önce koşullu salıverilme oranını bilmek gerekir:

CezaKurumda geçirilmesi gereken süre
Ağırlaştırılmış müebbet hapis30 yıl
Müebbet hapis24 yıl
Diğer süreli hapis cezaları (genel kural)Cezanın yarısı
Kanunda ayrıca sayılan suçlar — kasten öldürme (TCK 81, 82, 83), neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (87/2-d), işkence (94-95) ve eziyet (96), belirli cinsel suçlar (102, 104, 105), devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (326-339), örgüt ve terör suçlarıCezanın üçte ikisi

Koşullu salıverilme, cezanın bittiği anlamına gelmez. Salıverilmeden sonra bir denetim süresi işler; bu süre hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken süre kadardır ve hak ederek tahliye tarihini geçemez. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet, kanunda sayılan bölümlerdeki suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesinden kaynaklanıyorsa koşullu salıverilme hükümleri hiç uygulanmaz.

Hesabı kendiniz denemek için infaz süresi hesaplama aracımızı ve diğer hesaplama araçlarımızı kullanabilirsiniz; ancak bağlayıcı olan, infaz savcılığının düzenlediği müddetnamedir. Uzun süreli cezalarda müebbet infaz süreleri, bütünsel çerçeve için hapis cezasının infazı rehberimiz okunmalıdır.

Suç Tarihi Neden Her Şeyden Önce Gelir?

İnfaz hukukunda iki dosya aynı ceza miktarıyla çok farklı sonuç verebilir; belirleyici olan çoğu zaman suç tarihidir. Bunun sebebi, 5275 sayılı Kanuna eklenmiş geçici maddelerdir:

  • Geçici m.6: 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlarda — kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti, terör suçları gibi kanunda sayılan istisnalar hariç — denetimli serbestlik bakımından öngörülen bir yıllık süre üç yıl olarak uygulanır.
  • Geçici m.10/6: 31/7/2023 ve öncesinde işlenmiş suçlarda, şartları varsa açık kuruma erken ayrılma ve denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı. Kapsamı 7571 sayılı Kanunla daraltılmıştır.
  • Geçici m.11: 7550 sayılı Kanunla getirilen 1/10 ve en az beş gün şartı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.

Sonuç: “arkadaşımın cezası aynıydı, o daha erken çıktı” karşılaştırmaları çoğu zaman yanıltıcıdır. Doğru soru ceza miktarı değil, suçun hangi tarihte işlendiğidir. Bu nedenle infaz hesabı yapılmadan önce mutlaka suç tarihi, suç türü ve kesinleşme tarihi tespit edilmelidir. Beklenen düzenlemelerin bu tabloyu nasıl etkileyip etkilemediği için af ve infaz söylentileri rehberimiz ile kesinleşmiş cezam var, yeni yasa çıktı yazılarımıza bakınız.

Başvuru: Kime, Ne Zaman, Hangi Belgelerle?

Bu kurumların hiçbiri kendiliğinden işlemez; hepsi talebe bağlıdır. Aşama aşama:

  • Yargılama aşamasında: Seçenek yaptırım, erteleme ve HAGB esas hakkında savunmada açıkça talep edilmelidir. Bu talepler duruşma tutanağına geçirilmelidir.
  • Hüküm kesinleşince: Çağrı kâğıdı geldiğinde süre işlemeye başlar. Özel infaz usulü talebi infaz hâkimliğine yapılır ve infaza başlanmadan önce ya da sonra verilebilir. Çağrı kâğıdı geldiğinde ilk adımlar yazımız takvimi açıklar.
  • Belgeler: Kesinleşme şerhli karar örneği, müddetname, nüfus kaydı, ikametgâh, sağlık raporları, çalışma/işyeri belgeleri, zararın giderildiğine dair belgeler. Konutta infazda yaş ve sağlık belgeleri, doğum hâlinde nüfus kaydı belirleyicidir.
  • İnfaz sürerken: Denetimli serbestlik talebi kurum idaresine dilekçeyle yapılır; idare ve gözlem kurulu iyi hâl değerlendirmesi yapar, dosya infaz hâkimliğine gider.
  • Ret hâlinde: İnfaz hâkimliği kararlarına karşı itiraz yolu açıktır; itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine yapılır. Kanun yollarının genel işleyişi için itiraz, istinaf ve temyiz rehberimiz yol gösterir.

Hakkınızda yakalama kaydı oluştuysa süreç farklı işler: infaz için yakalama/çağrı rehberimiz. Kurum değişikliği talepleri için nakil (sevk) talebi, çocuk hükümlüler için özel infaz düzenlemeleri ayrıca incelenmelidir. Statü kavramları için tutuklu ile hükümlü farkı yazımız başlangıç noktasıdır.

“1 Ay Kapalı 3 Ay Açık” Şartı Nedir?

Halk arasında “1 ay kapalı 3 ay açık” olarak bilinen kural, hükümlünün erken açığa ayrılabilmesi için kapalı ve açık ceza infaz kurumunda kalması gereken asgari süreleri ifade eder. Buna göre, kapsamdaki hükümlülerin erken açık imkânından yararlanabilmesi için genel çerçeve şu şekildedir:

ŞartSüre
Kapalıda kalma (cezası 10 yıldan az)En az 1 ay
Kapalıda kalma (cezası 10 yıldan fazla)En az 3 ay
Açıkta kalma (erken açık için)En az 3 ay

Bu süreler, 5275 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar bakımından uygulanır. Fıkra ayrıca açık kuruma ayrılmaya üç yıl veya daha az süre kalmış olmasını ve denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanmak için en az üç ay açık kurumda kalmış olmayı arar. Müddetnamede daha önceki gözaltı veya tutukluluk süreleri mahsup edilmiş ve bu süre asgari kapalı süresini karşılıyorsa, kapalıda kalma şartı yerine getirilmiş sayılabilir.

Kapsam 2025 sonunda daraltıldı. 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunun 27. maddesiyle geçici 10. maddenin altıncı fıkrasındaki istisna listesine kasten öldürme suçlarının bir bölümü (TCK m.82/1-d, e, f), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (TCK m.102, 103 ve 104/2-3) eklenmiş; maddenin yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve Devletin güvenliğine karşı suçlar zaten kapsam dışındaydı.

Önemli: Bu süreler genel bilgilendirme amaçlıdır; kesin süre, hükümlünün suç tarihi, ceza miktarı ve dosya koşullarına göre infaz savcılığının düzenlediği müddetname ile belirlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

“1 ay kapalı 3 ay açık” şartı nedir?

Erken açığa ayrılmak için hükümlünün, cezası 10 yıldan azsa en az 1 ay (10 yıldan fazlaysa en az 3 ay) kapalı cezaevinde, ardından en az 3 ay açık cezaevinde kalması gereken asgari süreyi ifade eder. Bu kural 31.07.2023 öncesi suçlara tanınan ek denetimli serbestlik imkânı kapsamında uygulanır; istisna suçlar kapsam dışıdır.

Açık cezaevine ne zaman ayrılınır?

Açık cezaevine ayrılma, hükümlünün iyi hâlli olması ve koşullu salıverilme tarihine belirli bir sürenin kalması koşuluna bağlıdır. Süreler suç türüne ve tarihine göre değişir; kesin tarih müddetname ile belirlenir.

Cezaevine hiç girmeden cezamı çekmem mümkün mü?

Mümkün olabilir. 5275 sayılı Kanunun 110. maddesindeki konutta infaz usulünde hükümlü hiç kuruma girmez; hafta sonu ve gece infazında ise yalnızca belirlenen saatlerde kurumda bulunulur. Ayrıca yargılama aşamasında TCK m.50 seçenek yaptırım, TCK m.51 erteleme ve CMK m.231 HAGB kurumları da cezaevini tümüyle gündemden çıkarabilir.

Hafta sonu veya gece infazından kim yararlanabilir?

İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine, kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç taksirle işlenen suçlarda toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının hafta sonları ya da geceleri ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verebilir. 7550 sayılı Kanunla hafta sonu usulünün, iş ve ailevi duruma göre süresi aynı kalmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilmesine imkân tanınmıştır.

Konutta infazdan kimler yararlanır?

Yaşa göre: kadın, çocuk veya 65 yaşını bitirmiş kişilerde toplam 3 yıl, 70 yaşını bitirmiş kişilerde 4 yıl, 75 yaşını bitirmiş kişilerde 5 yıl, 80 yaşını bitirmiş kişilerde 6 yıl veya daha az hapis cezaları. Ayrıca ağır hastalık veya engellilik hâlinde süre sınırı olmaksızın, doğumdan sonraki belirli dönemde ise toplam 5 yıl veya daha az cezası olan kadın hükümlüler bakımından konutta infaza karar verilebilir.

Konutta infaza karar verilirse koşullu salıverilmeden yararlanabilir miyim?

Evet. Maddenin eski hâlinde özel infaz usulüne karar verilenler hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağı yazılıydı; 7550 sayılı Kanunun 15. maddesiyle bu fıkra değiştirildi ve artık tabi olunan infaz rejimine göre koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik hükümleri uygulanmaktadır.

1/10 şartı benim dosyama uygulanır mı?

Suç tarihine bakılır. 7550 sayılı Kanunla getirilen “beş günden az olmamak üzere kalan sürenin en az onda biri” şartı, aynı Kanunla eklenen geçici 11. madde uyarınca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.

Denetimli serbestlik için koşullu salıverilmeye ne kadar kalmalı?

Genel kural bir yıldır. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerde iki yıl, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyenlerde üç yıldır. Ayrıca geçici maddeler nedeniyle belirli tarihlerden önce işlenen suçlarda bu süreler farklı uygulanabilir.

Koşullu salıverilme oranı nedir?

Genel kural, süreli hapis cezalarında cezanın yarısıdır. Ağırlaştırılmış müebbette 30 yıl, müebbette 24 yıldır. Kanunda ayrıca sayılan suçlarda — kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence ve eziyet, belirli cinsel suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ile örgüt ve terör suçları gibi — oran üçte ikidir.

Özel infaz usulüne uymazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret olmaksızın usulün gereklerine uyulmaması hâlinde bu usule son verilir ve infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Bu hâlde 5275 m.105/A hükümleri, yani denetimli serbestlik uygulanmaz. Özel infaz usulünde geçirilen süre ise infaz aşamasında mahsup edilir.

Post by Av. Fatma Öztürk