Her yargı paketinde aynı film: sosyal medyada “P infaz indirimi geliyor”, “3 yıllık şartlı tahliye modeli”, “50 bin hükümlü tahliye olacak” iddiaları dolaşıyor ve cezaevindeki yakınları için umutla bekleyen binlerce aile yanlış bilgiyle karar alıyor. Bu rehber üç sütunu birbirinden ayırıyor: Resmî Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren hükümler, henüz teklif veya taslak aşamasında olanlar ve hiçbir resmî karşılığı bulunmayan söylentiler. Ölçüt tektir: bir metin Resmî Gazete’de yayımlanmadıkça hukuki sonuç doğurmaz.
✅ Güncel durum: 12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Kanun olarak 16 Temmuz 2026’da TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hükümlerin büyük kısmı yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. İstisnalar: Danıştay daire sayısına ilişkin madde 23 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiş; vesayet altındaki kişilerin mallarının elektronik satış portalında satışı ile ses ve görüntü nakli yoluyla katılımda imzaya ilişkin maddeler ise yayımdan üç ay sonra, 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecektir.
Net Tablo: Metinde Ne Yok?
Yürürlüğe giren metinde genel af yok, özel af yok, toplu tahliye yok, kapsamlı infaz indirimi yok, şartlı tahliye sürelerinde genel değişiklik yok, denetimli serbestlikte genel genişleme yok. Bunun teyidi paketin kendi metnindedir: 7589 sayılı Kanunun 27 maddesinin hiçbiri 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu değiştirmemektedir. Koşullu salıverilme oranları, denetimli serbestlik süreleri ve infaz rejimi bu paketle olduğu gibi kalmıştır. Paketin amacı yargılamaların hızlandırılması ve usul reformudur. Ayrıntı: 11. Yargı Paketi infaz değişiklikleri.
Söylenti Karnesi
❌ “P infaz indirimi”: Metinde karşılığı yok; resmî hiçbir dayanağı bulunmuyor. ❌ “3 yıllık şartlı tahliye”: Böyle bir model yürürlüğe giren metinde yer almıyor. ❌ “50 bin hükümlüye tahliye”: Sayı temelli hiçbir tahliye hükmü yok. ❌ “Denetimli serbestlik herkese”: Genel genişleme yok. Ortak nokta: hepsi Resmî Gazete’de yer almayan, dolayısıyla hukuki sonuç doğurmayan iddialar.
Yakınınızın infaz durumunu söylentiyle değil, dosyayla değerlendirelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Tek Gerçek İstisna: IBAN Dosyaları (TCK 158/4)
Pakette tahliye sonucu doğurabilecek tek düzenleme, genel değil nokta atışı: katkısı yalnızca hesap/kart bilgisi vermekle sınırlı kalan “IBAN mağdurları” için ceza yarı oranında inecek; zarar giderimiyle indirim katlanacak ve geçmiş dosyalar yeniden ele alınabilecek. Bu bir af değil, belirli bir fiil tipine orantılılık düzeltmesi — tüm mekanik: IBAN Mağdurlarına Ceza İndirimi.
Söylentinin Bedeli: Gerçek Hak Kayıpları
Bu iddialar masum değil: “nasılsa af geliyor” diye istinaf/temyiz süresi kaçırılan, uyarlama başvurusu ertelenen, infaz hesabı yanlış kurulan dosyalar telafi edilemez zarar görüyor. Altın kural: infaza ilişkin hiçbir beklenti, Resmî Gazete’de yayımlanmadan dosya stratejisine yansıtılamaz. Yakınınızın kalan infaz süresi, koşullu salıverilme tarihi ve olası yollar için doğru adres söylenti değil, dosyanın kendisidir — infaz rehberimiz ve avukat incelemesi.
İnfaz hesabı ve koşullu salıverilme tarihi için dosya incelemesi
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Üç Sütunu Ayırmak: Yürürlük, Teklif, Söylenti
İnfaz beklentisiyle ilgili bilgi kirliliğinin kaynağı neredeyse her zaman aynı: birbirinden çok farklı aşamalardaki metinlerin aynı cümlede anılması. “Meclise geliyor”, “komisyondan geçti”, “kabul edildi” ve “yürürlüğe girdi” ifadelerinin hukuki sonuçları taban tabana zıttır. Aşağıdaki tablo, duyduğunuz her haberi yerleştirebileceğiniz bir çerçeve sunar:
| Durum | Ne anlama gelir | Dosyanıza etkisi |
|---|---|---|
| Resmî Gazetede yayımlandı | Kanunlaşmış ve yürürlük tarihi gelmiş metin | Bağlayıcıdır. Lehe ise uyarlama talep edilebilir. |
| TBMM’de kabul edildi, henüz yayımlanmadı | Cumhurbaşkanının onayı ve yayım bekleniyor | Henüz uygulanamaz; hüküm doğurmaz. |
| Komisyonda / Genel Kurulda görüşülüyor | Metin değişebilir, maddeler çıkarılabilir | Hiçbir etkisi yoktur. Madde son ana kadar düşebilir. |
| Taslak / kanun teklifi hazırlanıyor | Henüz Meclise sunulmamış çalışma metni | Hiçbir etkisi yoktur. İçeriği tümüyle değişebilir. |
| Sosyal medya iddiası | Resmî hiçbir kaynağa dayanmayan söylenti | Hiçbir etkisi yoktur; dosya stratejisine yansıtılamaz. |
Bu ayrımın ne kadar gerçek olduğunu 12. Yargı Paketinin kendi süreci gösteriyor. Teklif ilk sunulduğunda 29 madde ve bir geçici maddeden oluşuyordu; komisyon aşamasında Yargıtayın görevsizlik gerekçesiyle bozma yasağına ilişkin düzenleme, Genel Kurul aşamasında ise bilgisayarlarda arama ve kopyalama ile idareye icra öncesi başvuru zorunluluğuna ilişkin maddeler metinden çıkarıldı; buna karşılık dolandırıcılıkta hesap kullandıranlara ilişkin fıkra eklendi. Yasalaşan metin 27 madde ve bir geçici maddedir. Yani görüşülmekte olan bir maddenin son ana kadar düşme ihtimali gerçektir ve buna dayanarak dosya stratejisi kurulamaz.
Ters Yönde Bir Söylenti: “HAGB Son Anda Çıkarıldı”
Bu paketin en öğretici olayı, söylentinin her zaman “iyi haber” yönünde olmadığını gösteriyor. Genel Kurul görüşmelerinin ardından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin maddenin önergeyle metinden çıkarıldığı yönünde yaygın bir bilgi dolaştı. Bu bilgi doğru çıkmadı: Resmî Gazetede yayımlanan metnin 15. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını bütünüyle yeniden düzenlemektedir.
Bunun pratik önemi büyüktür. Anayasa Mahkemesi 2025/149 sayılı kararıyla CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını iptal etmiş, iptalin yürürlüğü 30 Eylül 2026 olarak belirlenmişti. Bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yapılmasaydı HAGB kurumu tümüyle ortadan kalkacaktı. 7589 sayılı Kanun bu boşluğu doldurdu: iki yıl sınırı ve beş yıllık denetim süresi korundu, karara karşı istinaf yolu açıldı, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlar kapsam dışına çıkarıldı. Ayrıntılar için HAGB son durum rehberimiz ve paketten çıkarılan maddeler yazımız okunmalıdır. Ders açıktır: söylenti yalnızca umut değil, gereksiz panik de üretir.
İnfaz Rejimine Gerçekten Ne Zaman Dokunuldu?
“Bu pakette yok” demek yeterli değil; doğru soru şudur: infaz rejimi en son ne zaman ve hangi yönde değişti? Son dört yılın haritası şöyledir:
| Kanun | Resmî Gazete | İnfaz rejimine etkisi |
|---|---|---|
| 7589 (12. Yargı Paketi) | 31.07.2026 | Yok. 5275 sayılı Kanun hiç değiştirilmedi. |
| 7571 (11. Yargı Paketi) | 25.12.2025 | 5275 geçici m.10’un kapsamı daraltıldı; bazı kasten öldürme ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar istisna listesine eklendi, yedinci ve sekizinci fıkralar yürürlükten kaldırıldı. Yani yön genişletme değil sınırlamaydı. |
| 7550 (10. Yargı Paketi) | 04.06.2025 | Denetimli serbestliğe ayrılmak için en az 5 gün ve kalan sürenin 1/10’u kurumda geçirme şartı eklendi (geçici m.11 ile geriye yürümez); tekerrürde koşullu salıverilme düzeni değiştirildi; özel infaz usulünün (konutta infaz) süre eşikleri yükseltildi. |
| 7242 | 15.04.2020 | Son kapsamlı infaz değişikliği. Denetimli serbestlik süresi geçici m.6 ile bir yıldan üç yıla çıkarıldı, koşullu salıverilme oranları yeniden kuruldu. |
Tablonun okunması gereken yeri ikinci satırdır. Kamuoyunda “her paket biraz daha genişletiyor” beklentisi varken, infaz rejimine dokunan en son değişikliğin yönü daraltmaydı. Üçüncü satır da benzer şekilde bir şart eklemedir: 7550 sayılı Kanunla denetimli serbestliğe ayrılabilmek için kurumda en az beş gün ve kalan sürenin onda birini geçirme zorunluluğu getirilmiştir. Buna karşılık aynı Kanun tekerrür ve özel infaz usulü bakımından lehe düzenlemeler de içermektedir — yani paketler tek yönlü değildir. Süre ve şart ayrıntıları için denetimli serbestlik süreleri rehberimiz, ihlal hâlinde doğan sonuçlar için yükümlülük ihlali yazımız, uzun süreli cezalarda müebbet infaz süreleri incelenebilir.
Af Nasıl Çıkar? Anayasal Eşik ve Sınırlar
“Af çıkacak mı” sorusunun cevabı siyasi tahminle değil, anayasal usulle başlar. Genel ve özel af ilanına karar vermek Anayasa uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir ve bu karar üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınır. 600 üyeli Meclis bakımından bu 360 oy demektir — olağan kanunlar için aranan çoğunluğun çok üstünde bir eşiktir. Ayrıca Anayasa, orman suçları bakımından genel ve özel af çıkarılmasını açıkça yasaklamıştır.
Üç kavramın birbirinden ayrılması gerekir:
- Genel af: Kamu davasını ve hükmolunan cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır; adli sicil kaydı silinir. Anayasal nitelikli çoğunluk gerektirir.
- Özel af: Cezanın kaldırılması, azaltılması veya başka bir cezaya çevrilmesidir. Mahkûmiyet ve onun hukuki sonuçları devam eder. Anayasa ayrıca Cumhurbaşkanına, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi tanır — bu bireysel bir yetkidir, toplu tahliye aracı değildir.
- İnfaz düzenlemesi: Af değildir. Mahkûmiyet ve sicil aynen durur; yalnızca cezanın çektirilme süresi, oranı veya biçimi değişir. Koşullu salıverilme oranı ve denetimli serbestlik süresi değişiklikleri bu kategoridedir.
Kamuoyunda “af” diye anılan beklentilerin neredeyse tamamı aslında üçüncü kategoridedir. Türkiye’de genel af niteliğindeki son düzenleme 2000 yılında, son kapsamlı infaz değişikliği ise 2020 yılında yapılmıştır. Sicil kaydının akıbeti ayrı bir konudur: sicil affı son durum yazımız bu ayrımı açıklamaktadır.
Beklenen Düzenleme Çıkarsa Dosyama Otomatik Uygulanır mı?
Hayır — ve bu, en pahalı yanılgılardan biridir. Sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükümlünün lehineyse, kesinleşmiş hükümler bakımından uyarlama gerekir. İnfaz mevzuatı, mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması ya da sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümlünün lehinde olması hâlinde, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenmesini öngörür. Yani:
- Değişiklik yürürlüğe girdiğinde kendiliğinden tahliye gerçekleşmez.
- Cumhuriyet başsavcılığı re’sen harekete geçebileceği gibi, hükümlü veya müdafii de uyarlama talebinde bulunabilir.
- Uyarlama kararına karşı kanun yolu açıktır; bu nedenle karar tebliğ tarihinin takibi şarttır.
Bunun somut örneği bu paketin kendisindedir: dolandırıcılıkta hesap kullandıranlara ilişkin yeni fıkra, geçmiş dosyalara geçici hükümlerle yansıtılmıştır. Temyiz süreci tamamlanmamış dosyalar bakımından bozma öngörülmüş; infaz aşamasındaki hükümlüler bakımından ise mahkemece yapılacak ihtardan itibaren en geç altı ay içinde zararın aynen geri verme veya tazmin yoluyla giderilmesi şartına bağlı bir etkin pişmanlık imkânı tanınmıştır. Bu mekanizmanın işleyişi için TCK 158/4 indirimi rehberimiz, başvuru metni için uyarlama dilekçesi örneğimiz, dosya stratejisi için beraat mi indirim mi ve IBAN mağdurları rehberimiz incelenebilir. Kesinleşmiş cezaların yeni kanundan nasıl etkilendiği için kesinleşmiş cezam var, yeni yasa çıktı yazımız ölçütleri açıklamaktadır.
Pakette Gerçekten Ne Var? (Af Dışındaki İçerik)
“Af yok” cümlesi paketi boş göstermemelidir; 7589 sayılı Kanun on bir civarında kanunda değişiklik yapan kapsamlı bir metindir. İnfazla ilgisi olmayan ama pek çok dosyayı doğrudan etkileyen başlıklar şunlardır:
- HAGB yeniden düzenlendi (CMK m.231/5-14): iki yıl sınırı ve beş yıllık denetim süresi korundu, istinaf yolu açıldı, işkence ve kötü muamele suçları kapsam dışına alındı.
- Belirsiz alacak davası kaldırıldı (HMK m.107): kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda madde uygulanmaya devam eder.
- Kanuni faiz yeniden tanımlandı: Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak hesaplanır.
- Duruşma araları üç ayla sınırlandırıldı.
- Miras taşınmazlarında ortaklığın giderilmesi: satış suretiyle giderilmeye karar verildiğinde birinci artırma bir defaya mahsus olmak üzere yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır.
- İdari yargıda tek hâkim sınırı yükseltildi.
- Vesayet altındakilerin mallarının elektronik satış portalında satışı ve e-duruşmada imza düzenlemesi: 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girer.
Aile ve miras dosyalarına yansımaları için 7589 sayılı Kanunun aile davalarına etkisi ve tüm maddeler için 12. Yargı Paketi tam madde değerlendirmemiz okunabilir.
13. Yargı Paketi Beklentisi: Bugün Nerede?
Af ve infaz beklentisini bugün canlı tutan başlık 12. Yargı Paketi değil, kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak anılan ve henüz taslak aşamasında olduğu bildirilen infaz düzenlemesidir. Bu konuda söylenebilecek şey sınırlıdır ve bu sınır bilinçli olarak korunmalıdır:
- Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Resmî Gazetede yayımlanmış bir metin yoktur.
- Meclis gündeminde kabul edilmiş bir genel af kanunu bulunmamaktadır.
- Tartışılan başlıkların denetimli serbestlik süreleri ve koşullu salıverilme oranları çevresinde olduğu belirtilmekte, ancak madde metni ve takvim netleşmemiştir.
- Yeni yasama yılının açılmasıyla konunun Meclise gelebileceği ifade edilmekte; bu bir beklentidir, taahhüt değildir.
Buradaki dürüst cevap şudur: bir teklif metni ortaya çıkmadan içeriği hakkında konuşmak mümkün değildir. Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, Meclise sunulmuş bir maddenin bile son ana kadar düşme ihtimali vardır. Bu nedenle “gelecek düzenlemede şu oran şöyle olacak” diyen hiçbir içerik — bu yazı dâhil — güvenilir değildir. Metin yayımlandığında bu sayfa güncellenecektir.
Bugün Yapılabilecekler: Beklemek Yerine Ne Yapmalı?
Söylentiyi beklemek bir strateji değildir. Dosyanızda bugün yapılabilecek somut işler vardır:
- İnfaz hesabını doğrulayın. Koşullu salıverilme tarihi, denetimli serbestliğe ayrılma tarihi ve mahsup edilen süreler yanlış hesaplanmış olabilir. İnfaz süresi hesaplama aracımız ve diğer hesaplama araçlarımız başlangıç noktasıdır; kesin sonuç için dosya incelenmelidir.
- Kanun yolu sürelerini kaçırmayın. “Nasılsa af gelir” düşüncesiyle istinaf veya temyiz süresinin geçirilmesi telafi edilemez. Süreler ve merciler için itiraz, istinaf ve temyiz rehberimize bakınız.
- Yürürlükteki lehe hükümleri kontrol edin. 7550 ve 7571 sayılı Kanunlarla gelen değişikliklerin dosyanıza yansıyıp yansımadığı ayrıca incelenmelidir; bunlar bugün yürürlüktedir ve uyarlama konusu olabilir.
- Denetimli serbestlik şartlarını erken kurgulayın. Talep, iyi hâl değerlendirmesi ve yükümlülüklere uyum süreci önceden planlanabilir.
- İnfaza çağrı geldiyse süreyi yönetin. Çağrı kâğıdı geldiğinde ilk adımlar ve hakkımda yakalama var yazılarımız yol gösterir.
- Statüyü doğru tespit edin. Tutuklu ile hükümlünün hakları ve başvuru yolları farklıdır: şüpheli, sanık, tutuklu ve hükümlü farkı.
Sıkça Sorulan Sorular
12. Yargı Paketi’nde genel af var mı?
Hayır. 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunun 27 maddesinin hiçbirinde genel af, özel af veya toplu tahliye düzenlemesi bulunmamaktadır. 5275 sayılı İnfaz Kanunu bu paketle hiç değiştirilmemiştir.
‘P infaz indirimi’ iddiası doğru mu?
Hayır. Yürürlüğe giren metinde bu iddianın hiçbir karşılığı yoktur. Koşullu salıverilme oranlarında veya denetimli serbestlik sürelerinde değişiklik yapılmamıştır; 5275 sayılı Kanuna bu paketle hiç dokunulmamıştır.
‘3 yıllık şartlı tahliye’ veya ’50 bin hükümlüye tahliye’ iddiaları?
Asılsız. Yürürlüğe giren metinde şartlı tahliye sürelerini genel olarak değiştiren ya da belirli sayıda hükümlünün tahliyesini öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Kaldı ki hiçbir kanun “şu kadar kişi tahliye olacak” biçiminde sayı üzerinden düzenleme yapmaz; kanunlar ölçüt koyar, sonucu ölçüt belirler.
Denetimli serbestlik genişliyor mu?
Bu pakette hayır — hükümlülere yönelik genel bir denetimli serbestlik genişlemesi yürürlüğe giren metinde yoktur. İnfaz rejimine dokunan en son değişiklik 7571 sayılı Kanunla (25 Aralık 2025) yapılmış, ancak yönü genişletme değil daraltma olmuştur.
Peki pakette tahliyeye yol açabilecek hiçbir şey yok mu?
Tek istisna sınırlı ve nokta atışı: ‘IBAN mağdurları’ için TCK 158/4 ceza indirimi. Katkısı yalnızca hesap bilgisi vermekle sınırlı kalanlarda ceza yarı oranında inecek, zarar giderimiyle indirim katlanacak ve geçmiş dosyalar yeniden ele alınabilecek — bu, genel bir af değil, belirli bir fiil tipine özgü orantılılık düzeltmesidir.
Bu söylentilere neden itibar edilmemeli?
Çünkü tutuklu-hükümlü yakınlarına yanlış umut veren bilgi kirliliğidir ve hak kayıplarına yol açabilir: söylentiye güvenip kanun yolu süresi kaçırılan dosyalar telafi edilemez. Tek güvenilir ölçüt Resmî Gazete’de yayımlanan metindir.
12. Yargı Paketi 5275 sayılı İnfaz Kanununu değiştirdi mi?
Hayır. 7589 sayılı Kanunun 27 maddesinin hiçbiri 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu değiştirmemektedir. Koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik süreleri bu paketle olduğu gibi kalmıştır.
HAGB pakete girdi mi, çıkarıldı mı?
Girdi. Genel Kurul görüşmelerinin ardından maddenin çıkarıldığı yönünde yaygın bir bilgi dolaşmış olsa da, Resmî Gazetede yayımlanan metnin 15. maddesi CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkralarını yeniden düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından doğan ve 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek olan boşluk bu maddeyle doldurulmuştur.
İnfaz rejimine dokunan son değişiklik hangisiydi?
7571 sayılı Kanundu (25 Aralık 2025). Ancak yönü genişletme değil daraltmaydı: 5275 geçici m.10’un kapsamı daraltıldı, bazı suçlar istisna listesine eklendi, maddenin yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırıldı. Ondan önceki 7550 sayılı Kanun ise denetimli serbestliğe ayrılmak için kurumda en az beş gün ve kalan sürenin onda birini geçirme şartını getirmişti.
Genel af nasıl çıkar, hangi çoğunluk gerekir?
Genel ve özel af ilanına karar vermek Anayasa uyarınca TBMM’nin yetkisindedir ve bu karar üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınır; 600 üyeli Meclis bakımından 360 oy demektir. Anayasa ayrıca orman suçları bakımından af çıkarılmasını yasaklamıştır.
13. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi var mı?
Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Resmî Gazetede yayımlanmış bir metin, hatta Meclise sunulmuş kesinleşmiş bir teklif metni bulunmamaktadır. Tartışılan başlıkların denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme çevresinde olduğu belirtilmekte, ancak madde metni ve takvim netleşmemiştir. Metin yayımlanmadan içeriği hakkında güvenilir bir şey söylenemez.
Yeni bir düzenleme çıkarsa cezam otomatik olarak düşer mi?
Hayır. Sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise, kesinleşmiş hükümlerde uyarlama gerekir; hükmü veren mahkemeden karar istenir. Cumhuriyet başsavcılığı re’sen harekete geçebileceği gibi hükümlü veya müdafii de uyarlama talebinde bulunabilir. Kendiliğinden tahliye söz konusu değildir.
📚 İlgili Rehberler
Bu rehber, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun metnine dayanır. Yeni bir düzenleme Resmî Gazete’de yayımlandığında güncellenecektir.


