İdare bazı kararlarında kanunla bağlıdır; bazılarında ise seçim yapma serbestliğine sahiptir. Bu serbestliğe takdir yetkisi denir.
Bağlı Yetki ve Takdir Yetkisi
Bağlı yetkide idare, kanunun öngördüğü şekilde davranmak zorundadır. Takdir yetkisinde ise kanun, idareye birden çok hukuka uygun seçenek arasında değerlendirme ve seçim serbestliği tanır.
Takdir Yetkisi Sınırsız Değildir
Takdir yetkisi keyfî kullanılamaz. İşlemin amacı her zaman kamu yararı olmalı; yetki eşitlik, ölçülülük ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun kullanılmalıdır. Sınır aşılırsa takdir hatası oluşur ve işlem iptal edilir.
Yargı Denetimi Açıktır
Anayasa m. 125 uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. Takdir yetkisine dayalı işlemler de bu denetime tabidir.
Denetim Hukuka Uygunlukla Sınırlı
Yargı, işlemi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları ile hukukun genel ilkeleri yönünden denetler. Yani denetim, işlemin hukuka uygunluğuyla sınırlıdır.
Yerindelik Denetimi Yasağı
Anayasa m. 125/4 ve İYUK m. 2/2’ye göre yargı yetkisi hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Mahkeme, “idare şu seçeneği seçseydi daha iyi olurdu” diyemez; idarenin yerine geçemez ve takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez. Bu sınır, kuvvetler ayrılığının gereğidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Takdir yetkisine dayalı işlem denetlenebilir mi? Evet; ancak yalnızca hukuka uygunluk yönünden.
Takdir hatası nedir? Yetkinin kamu yararı, eşitlik ve ölçülülük dışı kullanılmasıdır.
Mahkeme idarenin yerine karar verebilir mi? Hayır; yerindelik denetimi yasaktır.
Takdir yetkisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığı uzmanlık gerektirir. Profesyonel hukuki destek almak yerinde olur.


