İcra mahkemesi itirazınızı “geçici olarak” kaldırdıysa, takip kesinleşmenin eşiğindedir. Bu noktada borçlunun elindeki yol borçtan kurtulma davasıdır. İtirazı geçici kaldırılan borçlu, genel mahkemede dava açarak gerçekte borçlu olmadığını ispatlama şansı bulur (İİK m.69). Süre kısıtlıdır; kaçırılırsa geçici kaldırma kesinleşir.
İtirazınız geçici olarak mı kaldırıldı?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Borçtan Kurtulma Davası Nedir?
İtirazı icra mahkemesince geçici olarak kaldırılan borçlunun, aleyhindeki takibin devam etmesini önlemek için genel mahkemede açtığı bir olumsuz (menfi) tespit davasıdır (İİK m.69). Borçlu bu davada, gerçekte borçlu olmadığını veya borcun istenenden farklı olduğunu ispatlamaya çalışır.
Neden “Geçici” Kaldırma?
İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması yargılaması, sınırlı belgelerle (özellikle imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylı belgelerle) yapılan hızlı bir incelemedir. Bu nedenle verilen karar “geçici” niteliktedir: borçluya, genel mahkemede tam bir yargılamayla durumu ispatlama fırsatı tanınır. İşte bu fırsat borçtan kurtulma davasıdır.
Dava Ne Zaman Açılmalı?
Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılmalıdır (İİK m.69). Bu süre içinde dava açılır ve gereken teminat yatırılırsa, takip dava sonuna kadar durur. Süre kaçırılırsa geçici kaldırma kesinleşir ve takip devam eder.
Davayı Kazanırsam / Kaybedersem Ne Olur?
Borçlu davayı kazanırsa, takip iptal edilir ve borçlu olmadığı tespit edilir. Kaybederse, itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir ve takip devam eder.
Tazminat riski çift yönlüdür ve bu nokta çoğu zaman atlanır. İİK m.69 uyarınca borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkûm edilir. Yani davayı borçlu kaybederse borçlu, alacaklı kaybederse alacaklı tazminata mahkûm edilir.
Teminat Şartı: Yüzde On Beş ve İlk Duruşma Günü
Bu davanın en sık gözden kaçan yönü, teminatın bir seçenek değil dinlenebilirlik şartı olmasıdır.
Oran: davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini teminat olarak göstermesi şarttır.
Zamanı: teminatın ilk duruşma gününe kadar yatırılması gerekir.
Biçimi: mahkeme veznesine nakden depo edilebileceği gibi, mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi edilerek de karşılanabilir.
Yaptırım ağırdır: teminat gösterilmezse dava reddolunur. Yani esasa girilmeden, yalnızca teminat eksikliği nedeniyle dava düşer.
Pratik sonuç: yedi günlük süre içinde davayı açmak tek başına yetmez; teminatı da planlamak gerekir. Nakit imkânı sınırlı olan borçlu için banka teminat mektubu seçeneği belirleyici olabilir.
Süre Tefhimden İşler: Gerekçeli Kararı Beklemeyin
Yedi günlük sürenin başlangıcı, uygulamada en çok hak kaybı doğuran ayrıntıdır.
Kanun, sürenin itirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren işleyeceğini öngörür.
Bunun anlamı şudur: karar duruşmada yüzünüze okunduysa yedi gün o andan itibaren işlemeye başlar. Gerekçeli kararın yazılmasını ve tebliğ edilmesini beklemek süreyi tüketir.
Uygulamadaki hata: “gerekçeli karar gelsin, ona göre dava açarım” yaklaşımı bu davada işlemez. Duruşmada karar tefhim edilmişse takvim o gün başlamıştır.
Doğru refleks: tefhim tarihini tutanaktan tespit edin, yedi günlük süreyi ve teminat tutarını aynı gün planlayın.
Yetkili Mahkeme: İki Seçenek Vardır
Yazının “genel mahkeme” ifadesi doğru ama eksiktir; kanun borçluya bir seçim hakkı tanır.
Borçlu, borçtan kurtulma davasını takibin yapıldığı mahal mahkemesinde veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.
Seçim borçluya aittir ve pratikte anlamlı olabilir: takip borçlunun bulunduğu yerden uzak bir icra dairesinde başlatılmışsa, alacaklının yerleşim yeri seçeneği bazı hâllerde daha elverişli olabilir.
Görev bakımından: dava icra mahkemesinde değil genel mahkemede görülür. Bu, davanın niteliğinden kaynaklanır: icra mahkemesi sınırlı belge incelemesi yapar, borçtan kurtulma davası ise tam yargılamayla ispat imkânı sunar.
İcra mahkemesindeki sınırlı incelemenin kapsamı için itirazın kaldırılması: kesin ve geçici kaldırma (İİK 68) sayfamıza bakabilirsiniz.
Geçici Haciz: Konulur Ama Satış İstenemez
İtirazın geçici kaldırılmasının en somut sonucu, alacaklıya tanınan sınırlı hacizdir.
Geçici kaldırma kararı üzerine alacaklı, muvakkat (geçici) haciz isteyebilir. Bu haciz, borçlunun mallarını güvence altına alır.
Ancak bu haciz “satış istenemeyen” bir hacizdir. Normalde her haciz satışa yöneliktir; geçici hacizde ise malın paraya çevrilmesi istenemez. Alacaklı bekler.
Kesinleşme anı belirleyicidir: borçlu süresi içinde dava açmaz veya davası reddolunursa, itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Kesinleşmeyle birlikte haciz olağan hâle gelir ve satış istenebilir.
Borçlu için sonuç: dava açmamak yalnızca ispat fırsatını değil, malların satışa açılmasını da beraberinde getirir.
Dava Reddedilirse: İstinaf ve İİK m.36 Mühleti
Davanın reddi sürecin sonu değildir; kanun borçluya iki aşamalı bir imkân bırakır.
Karara karşı istinaf yolu açıktır. Borçlu, davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvurabilir.
Ve önemli bir ek imkân vardır: istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca İİK m.36 hükümlerini yerine getirmek şartıyla icra dairesinden mühlet isteyebilir.
Bunun pratik değeri büyüktür: istinaf başvurusu tek başına takibi durdurmaz; ancak m.36 çerçevesinde teminat gösterilerek icranın geri bırakılması sağlanabilir. Aksi hâlde istinaf incelemesi sürerken satış aşamasına gelinebilir.
Borçlu için planlama: davayı kaybetme ihtimaline karşı, istinaf ve m.36 teminatının maliyeti baştan hesaplanmalıdır. Bu, davanın açılıp açılmaması kararını da etkiler.
Önceden Menfi Tespit Davası Açtıysanız
Sık karşılaşılan bir durum vardır ve sonucu şaşırtıcıdır: borçlu, itirazın geçici kaldırılmasından önce zaten menfi tespit davası açmış olabilir.
Bu hâlde ayrıca borçtan kurtulma davası açılamaz. Doktrinde kabul edildiği üzere, daha önce açılmış olan menfi tespit davası borçtan kurtulma davası yerine geçer.
Ve takip bakımından sonucu şudur: icra takibi bu davanın sonuna kadar durmaya devam eder.
Ancak bir şart vardır: menfi tespit davasının borçtan kurtulma davasına dönüşebilmesi için davacının, mahkemenin kendisine vereceği uygun bir süre içinde asıl alacak üzerinden yüzde on beş teminatı yatırması gerekir.
Pratik sonuç: zaten menfi tespit davanız varsa yeni bir dava açmak yerine, mahkemeye durumu bildirip teminat yatırma sürecini işletmek gerekir. İki davanın ilişkisi için menfi tespit davası ve İİK 72 sayfamıza bakabilirsiniz.
Karar Vermeden Önce: Maliyet ve İspat Değerlendirmesi
Borçtan kurtulma davası, açılıp açılmaması gereken bir tercihtir; kanunun getirdiği yükler bu tercihi doğrudan etkiler.
Peşin maliyet: alacağın yüzde on beşi tutarında teminat, ilk duruşma gününe kadar hazır olmalıdır. Bu, davanın dinlenebilmesinin şartıdır.
Kaybetme maliyeti: haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Yani borçlu bakımından teminat ile tazminat riski birlikte hesaplanmalıdır.
Kazanma imkânı: buna karşılık dava, icra mahkemesindeki sınırlı belge incelemesinin aksine tam yargılama imkânı sunar. Tanık, bilirkişi ve diğer delillerle ispat mümkün hâle gelir.
Karar ölçütü şudur: elinizdeki delil, icra mahkemesinde sunulamayan ancak genel mahkemede sonuç doğurabilecek nitelikte mi? Cevap hayırsa, teminat ve tazminat yükü altına girmek yerine başka yolları değerlendirmek gerekebilir.
Zaman baskısı da hesaba katılmalıdır: yedi gün, hem karar almak hem teminat hazırlamak hem dilekçe yazmak için kısa bir süredir. Geçici kaldırma kararının çıkma ihtimali öngörülüyorsa hazırlık duruşmadan önce yapılmalıdır.
Alacaklı Bakımından Borçtan Kurtulma Davası
Bu dava genellikle borçlu perspektifinden anlatılır; oysa alacaklı için de somut sonuçları vardır.
Takip askıya alınır: süresinde açılan ve teminatı yatırılan dava, takibin dava sonuna kadar durması sonucunu doğurur. Alacaklı bakımından bu, tahsilatın gecikmesi demektir.
Ancak teminat bir güvencedir: alacağın yüzde on beşi tutarındaki teminat mahkeme veznesinde veya banka teminat mektubu olarak durur.
Geçici haciz korunur: dava süresince muvakkat haciz ayakta kalır; borçlunun malları güvence altındadır. Dava reddedilirse haciz kesinleşir ve satış istenebilir hâle gelir.
Ve tazminat imkânı alacaklı lehine de işler: borçlu haksız çıkarsa, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu talebin dava sırasında açıkça ileri sürülmesi gerekir.
Alacaklı için pratik davranış: teminatın süresinde ve usulüne uygun yatırılıp yatırılmadığını takip edin; yatırılmamışsa dava dinlenebilirlik şartını taşımadığından reddi gündeme gelir.
Hangi Yol Ne Zaman? Karışan Dört Kurum
İlamsız takipte itirazdan sonra devreye giren dört kurum birbirine karıştırılır; hangisinin ne zaman işlediği farklıdır.
Ödeme emrine itiraz: takibi durdurur. Borca, imzaya veya yetkiye yönelik olabilir: ödeme emrine itiraz: borca, imzaya ve yetkiye (İİK 62).
Gecikmiş itiraz: süresi kaçırılmış itiraz için kusursuz mani hâline özgü yoldur ve takibi kendiliğinden durdurmaz: gecikmiş itiraz (İİK 65).
İtirazın kaldırılması (icra mahkemesi) ve itirazın iptali (genel mahkeme): alacaklının başvurduğu iki ayrı yoldur; farkları için itirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark.
Borçtan kurtulma davası: yalnızca itirazın geçici kaldırılması hâlinde ve borçlu tarafından açılır. İtiraz kesin olarak kaldırılmışsa bu yol işlemez; o hâlde borçlunun elindeki imkânlar farklıdır.
Bu ayrım neden önemli? Çünkü yanlış yola başvuran borçlu, doğru yolun yedi günlük süresini de tüketmiş olur.
🗺️ İcra Takibi Konu Haritası
İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔒 Haciz İşlemleri
- Banka Hesabına Haciz ve E-Haciz: Bloke Nasıl Kaldırılır?
- Borç Ödendikten Sonra Haczin Kaldırılması (Haciz Fekki)
- Haciz İhbarnamesi (89/1) Geldi: Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Maaş Haczi: 1/4 Kuralı ve Haczedilemeyen Ödemeler
- Tek Ev Haczedilir mi? Meskeniyet İddiası
- İhtiyati Haciz Nedir? Şartları ve Uygulanması (İİK 257)
📁 Takip Süreci
- İcra Dosyası Nasıl Kapatılır? Kapak Hesabı ve Tahsil Harcı
- İcra Takibinden Vazgeçme (Feragat) ve Haricen Tahsil
- İcra Borcunda Zamanaşımı: 10, 5 ve 3 Yıl Kuralları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi: Düşen Dosya Nasıl Canlanır?
- İcra Takibinde Yetki İtirazı: Hangi Daire Yetkili?
- Adıma İcra Takibi Var mı? e-Devlet ve UYAP Sorgulama
⚖️ İtiraz ve Dava
- İcra Takibine İtiraz: Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz
- Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68)
- İtirazın İptali Davası (İİK 67)
- İstihkak Davası: Başkasının Malı Haczedilirse
- Sıra Cetveline Şikâyet ile İtiraz Arasındaki Fark
💰 Ödeme, Harç ve Faiz
- Haricen Tahsil Ne Demek? Harcı, Oranı ve Bildirimi
- İcra Borcuna Faiz Nasıl Hesaplanır? Faiz Türleri
- İcra Borcunu Taksitle Ödeme (İİK m.111)
- İcra Harç ve Masrafları: Kim Öder, Ne Kadar?
- Ödeme Emri Geldi, Ne Yapmalı? 7 Günde 3 Seçenek
- Mal Beyanı Nedir? Vermezsem Ne Olur? (İİK 74)
🏛️ Satış ve Paraya Çevirme
- UYAP e-Satıştan İcradan Ev veya Araç Nasıl Alınır?
- İcra İhalesi ve İhalenin Feshi
- Satış Talebi Süresi: Hacizde 1 Yıl, Rehinde 6 Ay
- Kıymet Takdirine İtiraz: Malım Düşük Değerlendiyse
- İhale Bedelini Ödemezsem Ne Olur?
- Mehil Vesikası ve Satışın Durdurulması (İİK m.36)
📌 Özel Alacak Türleri
- 2026 İcra Affı Çıkacak mı? Güncel Gerçek
- Kira Borcu ve Tahliye: İcra Yoluyla Kiracı Tahliyesi
- Kredi Kartı Borcum İcraya Verildi: Takip Süreci
- Kambiyo Senedi (Çek-Bono) Takibi: 5 Günde Ne Yapılır?
- Yabancı Para (Döviz) Alacağında İcra Takibi
- Abonelik/Fatura Borcu İcraya Verildi: MTS Takibi
📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Geçici Kaldırma ve Borçtan Kurtulma İlişkisi
Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici olarak kaldırılması kararının doğal sonucudur; iki kurum birlikte okunmalıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kesin kaldırma | Kanunda sayılan belgelere dayanılarak borca itirazın kaldırılması | İİK m.68 |
| Geçici kaldırma | İmzaya itiraz hâlinde itirazın geçici olarak kaldırılması | İİK m.68/a |
| Borçtan kurtulma | Geçici kaldırma üzerine borçlunun dava açabilmesi | İİK m.69 |
| Süre | Davanın kanunda öngörülen süre içinde açılması | İİK m.69 |
| Teminat | Davanın açılmasında teminat şartı | İİK m.69 |
| Takibin durumu | Dava süresince takibin durumu | |
| Sonuç | Davanın kabulü hâlinde takibin iptali | |
| Tazminat | Haksız çıkan taraf aleyhine tazminat |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: borçtan kurtulma davası yalnızca itirazın geçici olarak kaldırıldığı hâllerde açılabilir ve kanunda öngörülen süre içinde açılmazsa geçici kaldırma kesinleşir.
Süre tefhimden işler. Borçtan kurtulma davası açma süresi, itirazın geçici olarak kaldırılmasına ilişkin kararın tefhim edildiği tarihten itibaren hesaplanır. Gerekçeli kararın tebliği beklenirse süre kaçırılır ve geçici kaldırma kesin hâle gelir. Bu nedenle duruşmada verilen kararın tarihi derhâl kaydedilmeli ve dava hazırlığına aynı gün başlanmalıdır.
Dava Sonrası İşleyen Süreç
Davanın sonucuna göre takibin akıbeti belirlenir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Kabul | Takibin iptali ve borçlunun kurtulması |
| Ret | Geçici kaldırmanın kesinleşmesi |
| Tazminat | Haksız çıkan taraf aleyhine değerlendirme |
| Teminat | Yatırılan teminatın akıbeti |
| Haciz | Ret hâlinde haciz işlemlerinin sürmesi |
| Mal beyanı | Yükümlülüğün ayrıca yerine getirilmesi (İİK m.74) |
| Satış | Hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmesi (İİK m.106) |
| Kanun yolu | Karara karşı başvurunun süresinde yapılması |
Altıncı satır, dava ile uğraşırken atlanan yükümlülüğü hatırlatır: borçtan kurtulma davası açılmış olması mal beyanı yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Süresinde beyanda bulunulmaması hâlinde tazyik hapsi talebiyle karşılaşılabilir.
İtirazın kaldırılması için itirazın kaldırılması rehberimize bakabilirsiniz.
Teminat ve Usul Şartları
Borçtan kurtulma davasının açılabilmesi belirli şartlara bağlanmıştır.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Ön şart | İtirazın geçici olarak kaldırılmış olması (İİK m.68/a) |
| Süre | Kanunda öngörülen süre içinde dava açılması (İİK m.69) |
| Başlangıç | Sürenin tefhimden itibaren işlemesi |
| Teminat | Dava açılmasında aranan teminat |
| Merci | Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi |
| Taraf | Davanın alacaklıya karşı açılması |
| Talep | Borçlu olunmadığının tespiti |
| Deliller | Borcun bulunmadığını gösteren belgeler |
Dördüncü satır, davanın açılmasının önündeki pratik engeldir: kanunda öngörülen teminatın yatırılmaması hâlinde dava usulden reddedilir ve geçici kaldırma kesinleşir. Bu nedenle teminat tutarı önceden hesaplanmalıdır.
Dava açılmazsa geçici kaldırma kesinleşir. Süresinde borçtan kurtulma davası açılmaması hâlinde, itirazın geçici olarak kaldırılmasına ilişkin karar kesin hüküm hâline gelir ve takip kesinleşir. Bu sonuç, borçlunun elindeki en önemli savunma imkânını ortadan kaldırdığından süre takibi kritik önemdedir.
Dava Sürecinde Takibin Durumu
Borçtan kurtulma davası açılması, takip üzerinde belirli sonuçlar doğurur.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Geçici kaldırma | Kararın takip üzerindeki etkisi |
| Haciz | Haciz istenip istenemeyeceği |
| Satış | Satış işlemlerinin durumu |
| Teminat | Yatırılan teminatın işlevi |
| Dava süresi | Yargılamanın süresi ve bekleme |
| Kabul | Takibin iptali sonucu |
| Ret | Geçici kaldırmanın kesinleşmesi |
| Kanun yolu | Karara karşı başvuru |
İkinci ve üçüncü satırlar, borçlu bakımından en önemli sonuçtur: geçici kaldırma kararı üzerine alacaklı haciz isteyebilir; ancak satış aşamasına geçiş dava sonucuna bağlı olarak değerlendirilir. Bu nedenle dava açıldığında satışın durumu ayrıca takip edilmelidir.
Teminat, alacaklının zararını karşılar. Borçtan kurtulma davasında aranan teminat, davanın reddi hâlinde alacaklının gecikmeden doğan zararını güvence altına alır. Davanın kabulü hâlinde teminat borçluya iade edilir. Bu nedenle teminat tutarının ve türünün baştan belirlenmesi, dava kararının verilmesinde belirleyicidir.
İki Kaldırma Kararının Karşılaştırması
Kesin ve geçici kaldırma, sonuçları bakımından temelden ayrılır.
| Ölçüt | Kesin kaldırma (m.68) | Geçici kaldırma (m.68/a) |
|---|---|---|
| Konu | Borca itiraz | İmzaya itiraz |
| Belge | Kanunda sayılan belgeler | İmza incelemesi |
| Sonuç | Takibin kesinleşmesi | Geçici nitelikte karar |
| Borçlunun yolu | Genel mahkemede dava | Borçtan kurtulma davası (İİK m.69) |
| Süre | Genel hükümler | Kanunda öngörülen süre |
| Teminat | Aranmaz | Dava açılmasında aranır |
| Kesinleşme | Karar ile | Dava açılmazsa kesinleşir |
| Haciz | İstenebilir | İstenebilir |
Dördüncü satır, iki kararın borçlu bakımından farkını gösterir: geçici kaldırmada kanunda özel olarak düzenlenmiş bir dava yolu tanınırken, kesin kaldırmada borçlunun yolu genel hükümlere göre dava açmaktır.
İmza inkârı iki yönlü sonuç doğurur. İmzaya itiraz edilmesi hâlinde yapılan inceleme sonucunda imza borçluya ait çıkarsa, itiraz geçici olarak kaldırılır ve borçlu aleyhine tazminat gündeme gelebilir. İmzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa takip iptal edilir. Bu nedenle imza inkârı, belgeye ve teknik değerlendirmeye dayanılarak yapılmalıdır.
Borçlu Bakımından Karar Süreci
Geçici kaldırma kararından sonra borçlunun hızlı hareket etmesi gerekir.
| Adım | İçerik |
|---|---|
| Karar | Tefhim tarihinin kaydedilmesi |
| Süre | Dava açma süresinin hesaplanması |
| Teminat | Aranan teminatın hazırlanması |
| Delil | Borcun bulunmadığını gösteren belgeler |
| Dilekçe | Dava dilekçesinin hazırlanması |
| Açılış | Davanın süresinde açılması (İİK m.69) |
| Takip | Takipteki gelişmelerin izlenmesi |
| Mal beyanı | Yükümlülüğün ayrıca yerine getirilmesi (İİK m.74) |
İkinci satır, sürecin en kritik noktasıdır: süre tefhimden itibaren işlediğinden, gerekçeli kararın tebliği beklenmemelidir. Duruşmada verilen kararın tarihi derhâl kaydedilmelidir.
Dava açılmazsa yol kapanır. Süresinde borçtan kurtulma davası açılmaması hâlinde geçici kaldırma kesinleşir ve takip kesinleşmiş sayılır. Borçlunun elindeki bu özel dava imkânı bir daha kullanılamaz; kalan yol genel hükümlere göre dava açmaktır ve bu yol takibi durdurmaz.
Dava Dilekçesinde Denetlenecekler
Borçtan kurtulma dilekçesinin unsurları eksiksiz olmalıdır.
| Unsur | İçerik |
|---|---|
| Karar | Geçici kaldırma kararının tarih ve numarası |
| Tefhim | Sürenin başlangıç tarihi |
| Taraflar | Alacaklının davalı gösterilmesi |
| Takip | Takip dosyasının belirtilmesi |
| Talep | Borçlu olunmadığının tespiti |
| Teminat | Aranan teminatın yatırılması |
| Deliller | Borcun bulunmadığını gösteren belgeler |
| Harç | Dava harcının yatırılması |
Altıncı satır, davanın görülebilmesinin şartıdır: kanunda öngörülen teminat yatırılmadığında dava usulden reddedilir ve geçici kaldırma kesinleşir. Bu nedenle teminat, dava açılırken hazır olmalıdır.
Takip dosyası dilekçeye eklenmelidir. Dava, belirli bir takibe ve geçici kaldırma kararına bağlı olduğundan; takip talebi, ödeme emri, itiraz dilekçesi ve geçici kaldırma kararının dava dosyasına sunulması gerekir. Bu belgeler olmadan sürenin başlangıcı ve davanın konusu denetlenemez.
Davanın Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Borçtan kurtulma davasının sonucu, takip ve taraflar bakımından farklı sonuçlar doğurur.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Kabul | Borçlunun borçtan kurtulması |
| Takip | Takibin iptal edilmesi |
| Teminat | Teminatın borçluya iadesi |
| Tazminat | Alacaklı aleyhine değerlendirme |
| Ret | Geçici kaldırmanın kesinleşmesi |
| Takibin devamı | Haciz ve satış sürecinin işlemesi |
| Karşı tazminat | Borçlu aleyhine tazminat ihtimali |
| Kanun yolu | Karara karşı başvurunun süresinde yapılması |
Yedinci satır, dava açmadan önce hesaba katılması gereken risktir: davanın reddi hâlinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle dava, borcun bulunmadığını gösteren belgelerin gücü değerlendirilerek açılmalıdır.
Teminat davanın sonucuna bağlıdır. Dava açılırken yatırılan teminat, davanın kabulü hâlinde borçluya iade edilir; reddi hâlinde ise alacaklının zararını karşılamak üzere değerlendirilir. Bu nedenle teminat tutarı, davanın muhtemel sonucu ve süresi birlikte düşünülerek planlanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Borçtan kurtulma davasında teminat yatırmak zorunlu mu?
Evet. Davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat yahut banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır; aksi takdirde dava reddolunur.
Yedi günlük süre ne zaman başlar?
İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren. Karar duruşmada yüzünüze okunduysa süre o andan işler; gerekçeli kararın tebliğini beklemek süreyi tüketir.
Davayı hangi mahkemede açmalıyım?
Borçlu, davayı takibin yapıldığı mahal mahkemesinde veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir. Dava icra mahkemesinde değil genel mahkemede görülür.
Dava açmazsam ne olur?
Borçlu süresi içinde dava etmez veya davası reddolunursa, itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Kesinleşmeyle birlikte haciz olağan hâle gelir ve satış istenebilir.
Geçici hacizde malım satılabilir mi?
Hayır. İtirazın geçici kaldırılması üzerine konulan muvakkat haciz, satış istenemeyen bir hacizdir. Satış ancak kararın ve haczin kesinleşmesiyle gündeme gelir.
Davayı kaybedersem tazminat sadece bana mı yüklenir?
Hayır. İİK m.69 uyarınca borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkûm edilir. Alacaklı haksız çıkarsa tazminat ona yüklenir.
Dava reddedilirse takibi durdurabilir miyim?
Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca İİK m.36 hükümlerini yerine getirmek şartıyla icra dairesinden mühlet isteyebilir. İstinaf başvurusu tek başına takibi durdurmaz.
Zaten menfi tespit davası açmıştım, ayrıca bu davayı açmalı mıyım?
Doktrinde kabul edildiği üzere, itirazın geçici kaldırılmasından önce açılmış menfi tespit davası borçtan kurtulma davası yerine geçer ve takip bu davanın sonuna kadar durmaya devam eder. Ancak dönüşüm için mahkemenin vereceği uygun süre içinde asıl alacak üzerinden yüzde on beş teminatın yatırılması gerekir.
Borçtan kurtulma davası ne zaman açılır?
İtirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde genel mahkemede açılmalıdır (İİK m.69).
Borçtan kurtulma davası açınca takip durur mu?
Süresinde dava açılır ve gereken teminat yatırılırsa, takip dava sonuçlanana kadar durur.
Bu dava menfi tespit davası mıdır?
Evet, niteliği itibarıyla bir olumsuz (menfi) tespit davasıdır; ancak itirazın geçici kaldırılması sonrasına özgü, kendine has süre ve sonuçları olan bir türdür (İİK m.69).
Davayı kaybedersem ne olur?
İtirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir, takip devam eder. Ayrıca İİK m.69 uyarınca borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkûm edilir; bu risk alacaklı bakımından da geçerlidir.
Süreyi kaçırırsam başka yolum var mı?
7 günlük süre kaçırılırsa borçtan kurtulma davası açılamaz ve geçici kaldırma kesinleşir. Genel hükümlere göre ayrı bir menfi tespit/istirdat davası imkânı somut duruma göre değerlendirilmelidir.
Teminat yatırmak zorunda mıyım?
Takibin durması için kanunun aradığı teminatın yatırılması gerekir. Teminat yatırılmazsa dava açılsa bile takip durmayabilir.
İtirazınız geçici kaldırıldıysa hızlı hareket etmek için uzman desteği alın
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
İlgili Rehberler
- 📘 İcra ve İflas Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- ↪ İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davaları Arasındaki Fark
- ↪ Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığınızı Nasıl İspatlarsınız?
- ↪ İcra İnkâr Tazminatı: Haksız İtiraz Edene %20 Tazminat
- ↪ Ödeme Emrine İtiraz: Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz
- İtirazın Kaldırılması: Kesin ve Geçici Kaldırma (İİK 68-70)


