İdari Yargıda Görev ve Yetki: Hangi Mahkemede Dava Açılır?
04 Haziran 2026

İdari Yargıda Görev ve Yetki: Hangi Mahkemede Dava Açılır?

Kısa cevap: İdari yargıda idare mahkemesi genel görevli, vergi mahkemesi özel görevlidir. 2576 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca idare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki idari davalara bakar. Vergi mahkemesinin görevi için iki koşul birlikte aranır: konunun vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin olması ve bu yükümlerin genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere veya köylere ait olması. Yetkide ise kural, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir; taşınmaz ve kamu görevlisi uyuşmazlıklarında özel kurallar öne geçer.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Neden bu kadar önemli?

Dava dilekçesi ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, yanlış mahkemeye verilirse esasa girilmeden reddedilir. Bu, davanın kaybedildiği anlamına gelmez; ancak dosya doğru mercie gidene kadar aylar geçer, masraf artar ve bazı hâllerde süre riski doğar.

Doğru mahkemeyi belirlemek üç sorunun sırayla yanıtlanmasıyla mümkündür:

  • Yargı kolu: Uyuşmazlık idari yargıya mı, adli yargıya mı ait?
  • Görev: İdari yargı içinde idare mahkemesi mi, vergi mahkemesi mi, yoksa ilk derecede Danıştay mı?
  • Yetki: Hangi yerdeki mahkeme?

Bu üç soru birbirinin yerine geçmez ve sırayla yanıtlanmalıdır.

Birinci soru: idari yargı mı, adli yargı mı?

Belirleyici ölçüt, idarenin kamu gücü kullanarak mı hareket ettiğidir. İdare tek yanlı ve kamu gücüne dayanarak işlem veya eylem tesis ediyorsa uyuşmazlık kural olarak idari yargıya aittir.

Buna karşılık idare, özel hukuk kişisi gibi hareket ediyorsa (örneğin bir taşınmazını özel hukuk hükümlerine göre kiraya vermesi gibi) uyuşmazlık adli yargıda görülür.

Bazı alanlarda ise kanun koyucu, idari nitelikte olmasına rağmen uyuşmazlığı açıkça adli yargıya bırakmıştır. Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari para cezalarına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulması buna örnektir. Ancak bu kural mutlak değildir: özel kanununda idare mahkemesinde dava açılabileceği belirtilmişse, özel hüküm genel kuralı devre dışı bırakır. Örneğin Çevre Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılır.

Pratik uyarı: Bir idari para cezası aldığınızda ilk yapılacak iş, cezanın dayandığı özel kanunda kanun yoluna ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığını kontrol etmektir. Bu tek adım, yanlış mercie başvurmanın yol açtığı hak kayıplarının büyük kısmını önler.

İkinci soru: görev — idare mahkemesi, vergi mahkemesi, Danıştay

İdare mahkemesi: genel görevli

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca idare mahkemeleri; vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki idari davaları çözümler.

Yani idare mahkemesi kural, diğerleri istisnadır. Bir uyuşmazlığın vergi mahkemesine veya Danıştay’a ait olduğu açıkça gösterilemiyorsa, görevli mahkeme idare mahkemesidir.

Aynı madde kapsamında, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalar da idare mahkemelerinde görülür.

Vergi mahkemesi: özel görevli

2576 sayılı Kanun’un 6. maddesi, vergi mahkemelerinin görev alanını sınırlı olarak sayar:

  • Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar,
  • Bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin davalar,
  • Diğer kanunlarla verilen işler.

İki koşul birlikte aranır: uyuşmazlığın konusu mali yüküm ve cezalarına ilişkin olmalı, ve bu mali yükümler sayılan idarelere ait olmalıdır. Koşullardan biri eksikse dava idare mahkemesinde görülür.

Bu ayrım uygulamada karışıklık yaratabilir. Örneğin bir kamu kurumunun mali nitelikte bir talebi, otomatik olarak vergi mahkemesinin görevine girmez; talebin vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm niteliği taşıması gerekir. Verginin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin işlemler ise açık biçimde vergi mahkemesinin alanındadır.

Danıştay: ilk derece görevi

Danıştay yalnızca bir kanun yolu mercii değildir; belirli uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi olarak da görev yapar. Bu kapsamda özellikle belirli düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları gündeme gelir.

Bu nedenle bir yönetmelik, tebliğ veya genel düzenleyici karar dava edilecekse, ilk derecede hangi merciin görevli olduğunun kontrol edilmesi zorunludur. Bireysel işlemi idare mahkemesinde, dayanağı düzenleyici işlemi ise ilk derecede Danıştay’da dava etmek gerekebilir.

Davanızı hangi mahkemede açacağınızdan emin değil misiniz?

Yanlış mahkemede açılan dava aylarca zaman kaybettirir ve süre riskini büyütür. Dosyanızın değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

Üçüncü soru: yetki — hangi yerdeki mahkeme?

Genel kural

Özel bir yetki kuralı bulunmayan hâllerde yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Bu kuralın pratik sonucu şudur: bakanlık merkez teşkilatınca tesis edilen işlemlerde yetkili mahkeme Ankara’dadır. Valilik veya kaymakamlıkça tesis edilen işlemlerde ise ilgili ilin idare mahkemesi yetkilidir.

Özel yetki kuralları

İYUK, bazı uyuşmazlıklar için genel kuraldan ayrılan yetki kuralları öngörür:

  • Taşınmaz mallara ilişkin davalar: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İmar, kamulaştırma ve yıkım uyuşmazlıkları çoğunlukla bu kapsamdadır.
  • Kamu görevlilerine ilişkin uyuşmazlıklar: Atama, nakil, disiplin ve özlük işlemlerinde görev yerine bağlı yetki kuralları uygulanır.
  • Taşınır mallara ilişkin davalar: Malın bulunduğu yer esas alınır.

Özel yetki kuralı bulunan bir uyuşmazlıkta genel kurala dayanılması, yetki yönünden ret kararına yol açar. Bu nedenle dilekçe hazırlanırken uyuşmazlığın hangi kategoriye girdiği baştan belirlenmelidir.

Yetki kamu düzenindendir: Mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetir; tarafların anlaşmasıyla yetkili mahkeme değiştirilemez.

Doğru mahkeme nasıl belirlenir? Adım adım

  1. Uyuşmazlığın idari nitelikte olup olmadığını belirleyin — Uyuşmazlık kamu gücü kullanılarak tesis edilen bir işlem veya eylemden mi doğuyor, yoksa idarenin özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği bir ilişkiden mi? İkinci hâlde adli yargı görevlidir.
  2. Konunun vergi mahkemesine mi girdiğini kontrol edin — İki koşul birlikte aranır: uyuşmazlığın konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin olmalı; bu mali yükümler genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere veya köylere ait olmalıdır.
  3. İlk derecede Danıştay’da görülecek bir dava olup olmadığına bakın — Belirli düzenleyici işlemler ve kanunda sayılan bazı uyuşmazlıklar ilk derecede Danıştay’da çözümlenir. Bu kapsamdaki bir işlem idare mahkemesinde dava edilirse görev yönünden ret gündeme gelir.
  4. Genel yetki kuralını uygulayın — Özel bir yetki kuralı yoksa yetkili mahkeme, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
  5. Özel yetki kurallarını kontrol edin — Taşınmaz mallara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer, kamu görevlilerine ilişkin bazı uyuşmazlıklarda görev yeri gibi özel kurallar genel kuralın önüne geçer.
  6. Düzenleyici işlem ile bireysel işlemi ayrı değerlendirin — Bir yönetmeliğin kendisi ile o yönetmeliğe dayanılarak size uygulanan işlem farklı görev kurallarına tabi olabilir. İkisi birlikte dava ediliyorsa dilekçenin buna göre kurgulanması gerekir.
  7. Tereddüt hâlinde dilekçeyi buna göre yazın — Görev veya yetki konusunda tereddüt varsa, dilekçede uyuşmazlığın niteliği ve dayanılan kural açıkça açıklanmalı; gerekirse kademeli talep kurulmalıdır.
  8. Görevsizlik kararı çıkarsa süreleri takip edin — Görev veya yetki yönünden ret kararı üzerine dosyanın gönderileceği mahkeme ve bu süreçte işleyecek süreler dikkatle izlenmelidir; aksi hâlde esasa girilmeden hak kaybı doğabilir.

Yerindelik denetimi yasağı

Görev tartışmalarının arka planında duran temel ilke şudur: idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yargı mercileri, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yerindelik denetimi yapamaz; idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez.

Bu ilkenin pratik anlamı: mahkeme “idare şu kararı vermeliydi” diyemez; yalnızca “verilen karar hukuka aykırıdır” diyebilir ve işlemi iptal eder. İdare, iptal kararının gerekçesine uygun yeni bir işlem tesis eder.

Dava dilekçesinde bu sınırın gözetilmesi önemlidir. “Talebimin kabulüne karar verilmesi” biçimindeki bir istem, yerindelik denetimi talebi olarak değerlendirilebilir. Doğru kurgu, işlemin iptali ile birlikte gerekiyorsa parasal sonuçların istenmesidir.

Tek hâkim mi, kurul mu?

İdare ve vergi mahkemelerinde birer başkan ile yeteri kadar üye bulunur; mahkeme kurulları başkan ile iki üyeden oluşur. Ancak kanunda öngörülen parasal sınırın altındaki bazı uyuşmazlıklar tek hâkimle çözümlenir.

Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir. Tek hâkim veya kurul ayrımı, kanun yolu bakımından da sonuç doğurabildiğinden dosyanın hangi usulde görüleceğinin bilinmesi yararlıdır.

Görevsizlik kararı ve uyuşmazlık mahkemesi

Mahkeme kendini görevli veya yetkili görmezse, görev ya da yetki yönünden ret kararı verir ve dosyayı ilgili mercie gönderir. Bu karar üzerine izlenecek yol, kararın türüne göre değişir.

Daha karmaşık olan durum, iki farklı yargı kolunun karşı karşıya gelmesidir:

  • Olumsuz görev uyuşmazlığı: Hem adli hem idari yargı görevsizlik kararı verir; kimse davaya bakmaz.
  • Olumlu görev uyuşmazlığı: Her iki yargı kolu da kendini görevli görür.

Her iki hâlde de uyuşmazlığın çözümü için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulur. Bu süreç zaman aldığından, baştan doğru yargı kolunun seçilmesi en verimli yoldur.

Birlikte dava edilen işlemler

Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, kişiye uygulanan bireysel işlemin bir yönetmelik veya genelge hükmüne dayanmasıdır. Bu hâlde iki seçenek vardır:

  • Yalnızca bireysel işlemi dava etmek: Daha basittir ancak kural yerinde kaldığı için idare aynı düzenlemeye dayanarak yeniden işlem tesis edebilir.
  • Bireysel işlemle birlikte dayanağı düzenlemeyi de dava etmek: Kuralın kendisinin denetlenmesini sağlar; ancak görev bakımından farklı bir usul gerekebilir.

İkinci yol seçildiğinde, düzenleyici işlemin ilk derecede hangi mercide görüleceği ayrıca kontrol edilmelidir. Bireysel işlem idare mahkemesinin, düzenleyici işlem ise ilk derecede Danıştay’ın görevine giriyorsa, dilekçenin buna göre kurgulanması gerekir. Bu ayrım gözetilmediğinde dava kısmen görev yönünden reddedilebilir.

Bir diğer teknik nokta, düzenleyici işlemlere karşı dava süresidir: düzenleme yayımlandığı tarihte dava edilebileceği gibi, kişiye uygulanması üzerine uygulama işlemiyle birlikte de dava edilebilir. Bu ikinci imkân, yayım tarihini kaçıranlar için önemli bir güvencedir.

Hasım tespiti: görev ve yetkiyle bağlantılı üçüncü halka

Görev ve yetki doğru belirlense bile, dava yanlış idareye yöneltilirse sorun devam eder. Hasım, dava konusu işlemi tesis eden veya eylemi gerçekleştiren idaredir.

Karışıklık özellikle şu hâllerde çıkar: işlemin bir kurumun taşra teşkilatınca tesis edilmesi ancak merkez teşkilatının onayına dayanması; hizmetin birden fazla idare tarafından birlikte yürütülmesi; yetkinin devredilmiş olması. Böyle durumlarda tutanak veya karar üzerindeki imza ve yetki dayanağı esas alınmalı, tereddüt hâlinde ilgili idarelerin tamamı hasım gösterilerek doğru hasmın yargılama sırasında belirlenmesi istenmelidir.

Mahkeme, hasmın yanlış gösterildiğini tespit ederse dilekçenin doğru hasma tebliğine karar verebilir; bu, davanın reddi sonucunu doğurmaz ancak süreci uzatır.

Sık yapılan hatalar

  • Mali içerikli her uyuşmazlığı vergi mahkemesine götürmek: İki koşul birlikte aranır; biri eksikse idare mahkemesi görevlidir.
  • Kabahat rejimini her idari para cezasına uygulamak: Özel kanununda idare mahkemesi gösterilmişse o hüküm uygulanır.
  • Taşınmaz uyuşmazlığında genel yetki kuralına dayanmak: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
  • Düzenleyici işlemi idare mahkemesinde dava etmek: Bazı düzenleyici işlemler ilk derecede Danıştay’da görülür.
  • Yerindelik talebi kurmak: Mahkeme idarenin yerine geçerek karar veremez.
  • Hasmı yanlış göstermek: Yetki kuralı da hasım tespitiyle bağlantılıdır.
  • Görevsizlik kararından sonra süreleri takip etmemek: Dosyanın akıbeti izlenmezse esasa girilmeden kayıp yaşanabilir.

Pratik kontrol listesi

Dilekçeyi vermeden önce şu beş soruyu yanıtlayın:

  • İdare kamu gücü kullanarak mı hareket etti? (Evet → idari yargı)
  • Özel kanunda kanun yoluna ilişkin bir hüküm var mı? (Varsa o hüküm uygulanır)
  • Konu vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm ve bunların cezalarına mı ilişkin, ve bu yükümler sayılan idarelere mi ait? (İkisi de evetse → vergi mahkemesi)
  • Dava edilen işlem düzenleyici nitelikte mi? (Evetse ilk derece görev kontrolü)
  • Taşınmaz, kamu görevlisi veya taşınır malla ilgili özel bir yetki kuralı var mı? (Varsa genel kuraldan önce gelir)

Bu beş adım, uygulamadaki görev ve yetki hatalarının büyük çoğunluğunu önler. Sürelerin nasıl hesaplanacağı ve idari başvurunun süreye etkisi için İdareye Başvuru ve Dava Süresinin Durması, dava ehliyeti için ise İptal Davasında Menfaat İhlali rehberlerimize bakabilirsiniz.

Ankara’da idari dava desteği

Görev ve yetki tespiti, dava dilekçesi hazırlığı ve süre yönetimi için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

Sıkça Sorulan Sorular

İdare mahkemesi mi vergi mahkemesi mi görevli?

İdare mahkemesi genel görevli, vergi mahkemesi ise görev alanı kanunda sınırlı olarak sayılan özel görevli mahkemedir. 2576 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca idare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki idari davalara bakar.

Vergi mahkemesinin görev alanı nedir?

2576 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca vergi mahkemeleri; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalara, bu konularda 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin davalara ve diğer kanunlarla verilen işlere bakar.

Bir uyuşmazlık vergi mahkemesine girmiyorsa nereye gider?

İdare mahkemesine. Vergi mahkemesinin görevi için iki koşulun birlikte bulunması gerekir: konunun vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezalarına ilişkin olması ve bu mali yükümlerin genel bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere veya köylere ait olması. Bu koşullar yoksa genel görevli idare mahkemesi bakar.

Yetkili idare mahkemesi nasıl belirlenir?

Kural olarak dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir. Ancak taşınmaz mallara ilişkin davalar, kamu görevlileriyle ilgili bazı uyuşmazlıklar ve taşınır mallara ilişkin davalar için özel yetki kuralları öngörülmüştür; bu kurallar genel kuralın önüne geçer.

İdari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nerede görülür?

2576 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar idare mahkemelerinde görülür.

Yanlış mahkemede dava açarsam hakkım düşer mi?

Kural olarak hayır; mahkeme görev veya yetki yönünden ret kararı verir ve dosya ilgili mercie gönderilir. Ancak bu süreç aylar sürebilir ve bazı hâllerde süre riski doğurur. Bu nedenle görev ve yetkinin baştan doğru belirlenmesi önemlidir.

İdari yargı ile adli yargı arasında uyuşmazlık çıkarsa ne olur?

Her iki yargı kolunun da görevsizlik kararı vermesi (olumsuz görev uyuşmazlığı) veya her ikisinin de kendini görevli görmesi (olumlu görev uyuşmazlığı) hâlinde, uyuşmazlığın çözümü için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulur.

İdari yargı idarenin yerindelik denetimini yapar mı?

Hayır. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yargı mercileri idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yerindelik denetimi yapamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar veremez.

İlgili Rehberler

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Süreler çoğunlukla hak düşürücü niteliktedir; somut dosyanız için vakit kaybetmeden bir avukata danışmanız önerilir.



Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk