Levha yoktu, çizgi yoktu, zemin mıcırlıydı ya da uçurum kenarında bariyer yoktu — kaza bu yüzden olduysa karşınızda yalnızca diğer sürücü yok. Yolun yapım ve bakımından sorumlu idarenin hizmet kusuru gündeme gelir. Ancak bu dosyanın en kritik sorusu tazminatın miktarı değil: hangi yargı kolunda dava açılacağı — ve bu konu içtihatta tartışmalı. Aşağıda iki görüş, pratik sonucu ve hazır bir dava dilekçesi örneği var.
⚠️ İdari yargıda kanun yolu güncellemesi — 31 Temmuz 2026:
Tek hâkim sınırı. 7589 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 2576 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki “yirmibeşbin” ibaresi “dört yüz seksen altı bin” olarak değiştirilmiştir (RG 31.07.2026, S. 33326). Konusu 486.000 TL’yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülür; düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar kapsam dışıdır. Bu değişiklik geçici m. 1/2 uyarınca yalnızca 31.07.2026’dan sonra açılan davalarda uygulanır.
Temyiz yolu. Aynı Kanun’un 6. maddesiyle İYUK m. 46’ya eklenen ikinci fıkra uyarınca, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir. Ancak maddede sayılan bazı dava ve işlerde, kaldırma üzerine yeniden karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz; bunların başında idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar gelir. Bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın İYUK m. 45/1’deki parasal sınırı geçmediği hâller ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar da temyize kapalıdır. Bu değişiklik, yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlarda uygulanır.
Pratik sonuç. Tek hâkim sınırı yükseldiği için çok daha fazla tam yargı dosyası tek hâkimle görülecek; tek hâkimli davalarda kaldırma sonrası temyiz kapalı olduğundan bu dosyalarda bölge idare mahkemesi fiilen son mercidir ve istinaf dilekçesi dosyanın son ciddi savunma imkânı hâline gelir. 2026 yılı için istinaf sınırı 55.000 TL, temyiz sınırı 1.660.000 TL, tek hâkim sınırı 486.000 TL’dir. Ayrıntı: idari yargıda 2026 parasal sınırları
İdarenin Yükümlülüğü
Yolları yapmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmek Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır; her biri kamu hizmeti olduğu şüphesiz olan bu faaliyetler nedeniyle doğan zararlar sorumluluk doğurabilir.
Kapsam yalnızca kuruluş kanunuyla sınırlı değildir: 6001 sayılı kuruluş Kanunu yanında KTK’nın 7. maddesinde de genel olarak karayollarını emniyetle kullanılmasını sağlamakla görevli ve yetkili kılınmıştır. Ayrıca KTK’da yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğünün değil, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzen ve güvenliğini sağlamak, trafik güvenliğini ilgilendiren gerekli önlemleri belirlemek amacıyla başka kuruluşlara da görev verilmiştir. Bu yüzden doğru davalıyı belirlemek — yolun yapım ve bakımından hangi idarenin sorumlu olduğunu tespit etmek — ilk iştir.
Hangi Eksiklikler Kusur Sayılıyor?
İçtihattan iki somut tablo, dilekçenizde neye dayanacağınızı gösterir.
Birinci örnek: davada kazanın olduğu yerde herhangi bir trafik levhasının ve yer çizgilerinin bulunmadığı; mıcırla kaplı zeminde aracın kayarak karşı yönden gelen araçla çarpışması sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu gereği karayollarını trafiğe uygun hâle getirmesi, aksi hâlde yolun yapım hâlinde olduğunu bildirerek yolu kapatması gerekirken hiçbir uyarı levhası koymamış olduğu, dolayısıyla hizmet kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülmüştür.
İkinci örnek: başka bir davada yolun trafiğin güvenli şekilde seyrine imkân verecek nitelikleri taşımaması, yolda gerekli işaretlemeler ile uyarı levhalarının ve yolun kenarında bulunan dere yatağı ile yol arasında herhangi bir bariyer set bulunmaması nedeni ile idarenin kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.
Fotoğraf, bu dosyanın kalbidir. Yukarıdaki iki örnekte de iddianın omurgası yolun fiilî durumu: levha yok, çizgi yok, mıcır var, bariyer yok. Bunlar kaza sonrası hızla giderilebilir. Bu yüzden olay yerinden ayrılmadan geniş açılı fotoğraf ve video alın; dilekçenizin 2. maddesi bu görüntülere dayanır.
Görev Sorunu: İki Görüş
Bu başlık dosyanın kaderini belirler ve içtihat ikiye ayrılmıştır.
⚖️ Karşı karşıya iki görüş
- İdari yargı görüşü — kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Karayolları Genel Müdürlüğü, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir; hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İYUK m.2 uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekir
- Adli yargı görüşü — KTK m.110’un yürürlüğe girmesinden sonra Uyuşmazlık Mahkemesince verilen istikrarlı kararlarda, bu Kanun kapsamında açılan uyuşmazlıklarda hizmet kusuruna dayanıldığına bakılmaksızın adli yargıda görülmesinin gerektiği belirtilmiştir
- Bozuk yol veya eksik levha kazası: idareden tazminat
Uyuşmazlık Mahkemesinin 24.09.2018 tarihli, 2018/530 E., 2018/467 K. sayılı kararında sonuç şöyle kurulmuştur: Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öğretide bu yönelimin kapsamı şöyle özetlenmektedir: Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları doğrultusunda, belki de idarî kamu hizmetleri içerisinde en büyük bölümü oluşturan bayındırlık kamu hizmetlerinin karayollarıyla ilgili kısmındaki tüm davaların artık adlî yargıda görülmesi gerekecektir; çünkü Uyuşmazlık Mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunu’ndan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adlî yargıda görülmesi gerektiğini benimsemiştir.
Ama tartışma bitmiş değil. Aksi yönde, yolun kontrolünden sorumlu idareye karşı açılan hizmet kusuruna dayalı davada idari yargının görevli olduğu yönünde değerlendirmeler de bulunmaktadır. Üstelik görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur — yani yanlış yargı kolunda açılan dava usulden reddedilir. Dava açmadan önce güncel içtihadı mutlaka kontrol edin.
Adli Yargının Pratik Üstünlüğü: Tek Dava
Bu tercih yalnızca teknik bir tartışma değildir; davacı için somut bir kolaylık sağlar. Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde hizmet kusuru da olsa (örneğin Karayolları İdaresi’nin yol ve alt yapı kusurları gibi) kişilere karşı adli yargıda, idareye karşı idari yargıda ayrı ayrı dava açılmasına gerek olmayıp, ortaklaşa ve zincirleme kusur ve sorumluluk esasına göre, (Karayolları ile birlikte) hepsi hakkında asliye hukuk mahkemesinde dava açabilme olanağı bulunmaktadır.
Bunun anlamı şudur: karşı sürücü, işleten, sigortacı ve yol idaresi tek dosyada davalı gösterilebilir; kusur dağılımı da aynı bilirkişi incelemesiyle belirlenir. İki ayrı yargı kolunda paralel dava yürütmek zorunda kalmazsınız. Şablonun davalılar bölümü ve 5. maddesi bu yapıya göre düzenlenmiştir.
Kamu araçları bakımından da yön aynıdır: anılan değişiklikle “kamu araçlarının” verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğuna ilişkin olarak 2918 sayılı Kanunun amacına uygun biçimde adli yargıda görüm ve çözüm esası benimsenmiş, hizmet kusurundan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların da bu kapsamda değerlendirileceğine yönelik herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
İdari Yargı Yolu Seçilirse
Not — 31.07.2026 sonrası: İdari yargı yolu seçilecekse kanun yolu beklentisini baştan doğru kurun. Konusu 486.000 TL’yi aşmayan tam yargı davaları tek hâkimle görülür ve tek hâkimli dosyalarda bölge idare mahkemesinin kaldırma üzerine verdiği karara karşı temyiz yolu kapalıdır. Bu dosyalarda istinaf, son ciddi savunma aşamasıdır. Ayrıntı yukarıdaki kutuda.
Somut olayınızda idari yargı yolunun izlenmesi gerektiği kanaatine varılırsa dava, hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası olarak açılır. Bu yolda önce idareye başvuru aşaması gündeme gelir ve süreler İdari Yargılama Usulü Kanununa göre işler.
Dayanak da bellidir: hizmet kusurundan dolayı açılan davaların, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Bu yolu seçerseniz dilekçenizin makam satırını idare mahkemesine çevirmeniz ve başvuru aşamasını eklemeniz yeterlidir; olayın anlatımı ve kusur iddiaları aynı kalır.
Yol Kusuru Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin, adli yargı yolunu esas alan bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; 2. maddedeki eksikliklerden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın ve her birini fotoğrafla destekleyin.
[ … ] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
(Görevli yargı kolu tartışmalıdır; aşağıdaki “Görev Sorunu” başlığını mutlaka okuyun. İdari yargı yolu tercih edilirse dava, önce idareye başvuru yapılarak tam yargı davası biçiminde açılır.)
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALILAR:
1. [Yolun yapım ve bakımından sorumlu idare] — [adres]
2. [Varsa kusurlu sürücü / işleten / sigortacı] — [adres]
KONU: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [ … ] TL maddi ve [ … ] TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. KAZANIN OLUŞU. …/…/20… tarihinde saat [ … ] sularında [yol adı / kilometre / mevki] mevkiinde seyir hâlindeyken [olayı sade biçimde anlatın]. (Ek-1: Kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları)
2. YOLUN DURUMU KAZAYA SEBEBİYET VERMİŞTİR. Aşağıdakilerden dosyanıza uyanları bırakın ve her birini fotoğrafla destekleyin.
a) Uyarı levhası bulunmamaktadır. Çalışma veya tehlike bölgesinde gerekli ve yeterli uyarıcı levha konulmamıştır.
b) Yer çizgileri yoktur. Şerit ve kenar çizgileri silinmiş veya hiç çizilmemiştir.
c) Zemin mıcırlı veya kaygandır. Yol yapım çalışması sonrası zemin trafiğe uygun hâle getirilmemiştir.
d) Bariyer veya korkuluk bulunmamaktadır. Yol kenarındaki [uçurum / dere yatağı / şev] için koruyucu set yapılmamıştır.
e) Aydınlatma yetersizdir.
f) Çukur, oturma veya kaplama bozukluğu vardır.
g) Yol kapatılmamıştır. Yapım hâlindeki yol trafiğe kapatılmamış veya bu durum bildirilmemiştir.
3. İDARENİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ. Davalı idare, yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafiğe uygun ve emniyetle kullanılabilir hâlde bulundurmakla yükümlü olup bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
4. HİZMET KUSURU VE İLLİYET BAĞI. Kaza, yolun yukarıda belirtilen eksiklikleri ile doğrudan bağlantılı olarak meydana gelmiş olup idarenin hizmet kusuru ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmaktadır.
5. KUSUR DAĞILIMI. (Uyuyorsa bırakın:) Kazanın oluşumunda davalı sürücünün de kusuru bulunmakta olup davalılar zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.
6. ZARARLARIM. [Araç hasarı / tedavi giderleri / iş göremezlik / değer kaybı / destekten yoksun kalma] kalemlerinden oluşan maddi zararım [ … ] TL olup, ayrıca manevi tazminat talep ediyorum. (Ek-2: Hasar ve tedavi belgeleri)
HUKUKİ SEBEPLER: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 7, 85 vd., 110; 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun m. 10; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 vd.; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 12, 13 ve sair mevzuat.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı ve kolluk evrakı, olay yeri fotoğraf ve video kayıtları, yol yapım ve bakım kayıtları, levha ve işaretleme tutanakları, meteoroloji kayıtları, adli rapor ve hastane belgeleri, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
TANIKLAR:
1. [Ad Soyad] — [adres]
2. [Ad Soyad] — [adres]
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Olay yerinde KEŞİF YAPILMASINA ve yol yapım-bakım kayıtlarının CELBİNE,
2. Kusur dağılımının belirlenmesi için BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILMASINA,
3. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla [ … ] TL MADDİ ve [ … ] TL MANEVİ TAZMİNATIN olay tarihinden itibaren YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
4. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara YÜKLETİLMESİNE
karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza
EKLER:
Ek-1: Kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları
Ek-2: Hasar, tedavi ve gelir belgeleri
Ek-3: Varsa kamera kayıtları ve tanık listesi
Ek-4: Vekâletname
Dava Öncesi Kontrol Listesi
- Olay yerini geniş açıyla fotoğraflayın — eksiklikler hızla giderilebilir
- Sorumlu idareyi doğru tespit edin — yol, Karayolları’na mı belediyeye mi ait?
- Kaza tespit tutanağına yol durumunu yazdırın — kolluk kaydı en güçlü delildir
- Yol yapım ve bakım kayıtlarının celbini isteyin — çalışma var mıydı?
- Güncel içtihadı kontrol edin — görev kuralı resen dikkate alınır
Sık Yapılan Beş Hata
- Yalnız karşı sürücüyü dava etmek. Yol kusuru varsa idare de sorumludur.
- Görev sorununu araştırmamak. Yanlış yargı kolunda dava usulden reddedilir.
- Fotoğraf almadan olay yerinden ayrılmak. Eksiklik sonradan kanıtlanamaz.
- Yanlış idareyi davalı göstermek. Yolun sahibi önceden tespit edilmelidir.
- Keşif talep etmemek. Yolun durumu yerinde görülerek belirlenir.
İlgili Rehberler
Olay Yerinde Yapılması Gerekenler
Bu dosyalarda sonucu belirleyen şey, olaydan sonraki ilk saatlerde toplanan delillerdir. Yol sonradan onarıldığında kusurun ispatı neredeyse imkânsız hâle gelir.
Olay anında ve hemen sonrasında yapılması gerekenler:
- Kolluğa bildirin. Kaza tespit tutanağı düzenlettirin; tutanakta yol durumunun belirtilmesini isteyin.
- Fotoğraf ve video çekin. Çukur, kaygan zemin veya eksik işaretlemenin yakın ve geniş açıdan görüntüsü; yanına bir referans nesne (ayak, cetvel) koyarak boyut algısı oluşturun.
- Konumu kaydedin. Tam adres, kilometre bilgisi ve mümkünse koordinat.
- Aydınlatma ve hava durumunu kaydedin. Olay saati, görüş mesafesi ve hava koşulları.
- Tanık bilgisi alın. Olayı gören kişilerin ad ve iletişim bilgileri.
- Sağlık kaydı oluşturun. Yaralanma varsa aynı gün hastaneye başvurun; rapor tarihi ile olay tarihi arasındaki fark sonradan tartışma doğurur.
- Aracın hasarını tespit ettirin. Servis raporu veya eksper incelemesi.
Sonradan yapılabilecekler: aynı noktada daha önce meydana gelmiş kazalara ilişkin kayıtların, idareye yapılmış şikâyet başvurularının ve bakım-onarım kayıtlarının getirtilmesi talep edilmelidir. Aynı yerde tekrarlanan olaylar, kusurun sürekliliğini gösterir.
Kusur Paylaşımı: Karşı Savunmaya Hazırlık
Bu davalarda idarenin ilk savunması genellikle zararın kendi kusurundan değil, sürücünün davranışından kaynaklandığıdır. Dilekçe bu savunmayı öngörerek kurulmalıdır.
Tipik savunmalar ve karşılıkları:
- “Hız sınırı aşılmış.” Hız tespiti varsa dosyaya sunulmalı; yoksa iddianın dayanağı sorulmalıdır. Hız aşımı bulunsa dahi, bu kusur paylaşımını etkiler; idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz.
- “Sürücü dikkatsizdi.” Yol kusurunun görülebilir olup olmadığı tartışılır. Gece, yağış veya eksik aydınlatma koşullarında çukurun fark edilemeyeceği ileri sürülür.
- “Uyarı levhası vardı.” Levhanın olay tarihinde mevcut olduğu idarece ispatlanmalıdır; sonradan konulan levhalar tarih bilgisiyle ayrıştırılır.
- “Yol başka idarenin sorumluluğunda.” Yolun hangi idareye ait olduğu baştan araştırılmalıdır; husumet yanlış yöneltilirse dava reddedilir.
Son madde en kritik olanıdır: yolun belediye, il özel idaresi veya karayolları sorumluluğunda olup olmadığı, dava açılmadan önce yazıyla sorulmalıdır. Tereddüt varsa idareler arasında ihbar yoluna gidilmesi değerlendirilebilir.
Sorumluluk temelinin kurgusu için tam yargı davası dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Yol onarılırsa kusurun ispatı imkânsızlaşır, hemen belgeleyin
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yol kusuru tazminat dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
İdarenin yol nedeniyle sorumluluğu doğar mı?
Doğabilir. Yolları yapmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek ve işlettirmek Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır; her biri kamu hizmeti olan bu faaliyetler sebebiyle uğranılan zararlar sorumluluk doğurabilir.
Hangi eksiklikler kusur sayılır?
Bir davada; kazanın olduğu yerde herhangi bir trafik levhasının ve yer çizgilerinin bulunmadığı, mıcırla kaplı zeminde aracın kayarak karşı yönden gelen araçla çarpışması sonucu kaza meydana geldiği; idarenin karayollarını trafiğe uygun hâle getirmesi, aksi hâlde yolun yapım hâlinde olduğunu bildirerek yolu kapatması gerekirken hiçbir uyarı levhası koymadığı ve hizmet kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülmüştür.
Başka hangi eksiklikler ileri sürülebilir?
Bir başka davada; yolun trafiğin güvenli şekilde seyrine imkân verecek nitelikleri taşımaması, yolda gerekli işaretlemeler ile uyarı levhalarının bulunmaması ve yolun kenarındaki dere yatağı ile yol arasında herhangi bir bariyer ya da set bulunmaması gerekçesiyle idarenin kusurlu olduğu ileri sürülmüştür.
Görevli yargı kolu hangisidir?
Bu konu tartışmalıdır. Bir görüşe göre kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Karayolları Genel Müdürlüğü, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir ve hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 uyarınca tam yargı davası olarak açılması gerekir.
Karşı görüş nedir?
2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra Uyuşmazlık Mahkemesince verilen istikrarlı kararlarda, bu Kanun kapsamında açılan uyuşmazlıklarda hizmet kusuruna dayanıldığına bakılmaksızın davaların adli yargıda görülmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi ne diyor?
Uyuşmazlık Mahkemesinin 24.09.2018 tarihli, 2018/530 E. ve 2018/467 K. sayılı kararında; Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluklarını kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu değişikliğin pratik sonucu ne oldu?
Bir değerlendirmeye göre, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları doğrultusunda karayollarıyla ilgili bu davaların adli yargıda görülmesi gerekecektir; çünkü Uyuşmazlık Mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunundan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğini benimsemiştir.
Sürücü ile idareyi ayrı ayrı dava etmek gerekir mi?
Belirtildiğine göre ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana gelmesinde hizmet kusuru da olsa, örneğin Karayolları İdaresinin yol ve alt yapı kusurları gibi, kişilere karşı adli yargıda ve idareye karşı idari yargıda ayrı ayrı dava açılmasına gerek olmayıp; ortaklaşa ve zincirleme kusur ve sorumluluk esasına göre hepsi hakkında asliye hukuk mahkemesinde dava açabilme olanağı bulunmaktadır.
Yine de tartışma devam ediyor mu?
Ediyor. Aksi yönde, yolun kontrolünden sorumlu idareye karşı açılan hizmet kusuruna dayalı davada idari yargının görevli olduğu yönünde değerlendirmeler de bulunmaktadır. Bu nedenle dava açmadan önce güncel içtihadın kontrol edilmesi gerekir.
Kamu araçlarına ilişkin düzenleme ne getirdi?
Yapılan değişiklikle kamu araçlarının verdiği zararlar nedeniyle işletenin sorumluluğuna ilişkin olarak 2918 sayılı Kanunun amacına uygun biçimde adli yargıda görüm ve çözüm esası benimsenmiş; hizmet kusurundan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların da bu kapsamda değerlendirileceğine yönelik herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
İdarenin görevi hangi kanunlarda düzenli?
Karayolları Genel Müdürlüğü, 6001 sayılı kuruluş Kanunu yanında Karayolları Trafik Kanununun 7. maddesinde de genel olarak karayollarını emniyetle kullanılmasını sağlamakla görevli ve yetkili kılınmıştır.
Sorumluluk yalnızca Karayolları’na mı ait?
Karayolları Trafik Kanununda yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğü değil; Kanunun ilgili maddelerinde karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzen ve güvenliğini sağlamak, trafik güvenliğini ilgilendiren gerekli önlemleri belirlemek amacıyla başka kuruluşlara da görev ve yetki verilmiştir. Bu nedenle davalının, yolun yapım ve bakımından sorumlu idare olarak doğru belirlenmesi gerekir.
Görev kuralı sonradan ileri sürülebilir mi?
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Uyuşmazlığa hangi yargı kolunda bakılacağı hususu davanın genel koşullarından olup mahkemece resen dikkate alınır.
İdari yargı yolunda usul nasıl işler?
İdari yargı yolu izlenecekse dava, hizmet kusuruna dayalı tam yargı davası olarak açılır ve İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükümleri uyarınca önce idareye başvuru yapılması gündeme gelir. Süreler bakımından güncel mevzuatın kontrol edilmesi gerekir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (m.7, 85 vd., 110)
- 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kanunu (m.10)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (m.2, 12, 13)
Yol kusuruna dayalı tazminat davalarında görevli yargı kolu içtihatta tartışmalı olup, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ile aksi yöndeki değerlendirmeler bir arada bulunmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, dava açmadan önce güncel içtihadın kontrol edilmesi zorunludur.
Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.