Tapu Tahsis Belgesi (2981 sayılı Kanun): Hukuki Niteliği, Tapuya Dönüşmesi ve Yürürlük Durumu
20 Ağustos 2026

Tapu Tahsis Belgesi (2981 sayılı Kanun): Hukuki Niteliği, Tapuya Dönüşmesi ve Yürürlük Durumu

📜 Dayanak Mevzuat

  • 2981 sayılı Kanun (24/2/1984) — İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkında Kanun
  • 2981 sayılı Kanun m.10 — Tapu tahsis belgesinin verilmesi, beyanlar hanesine işlenmesi ve tapuya esas teşkil etmesi
  • 2981 sayılı Kanun m.12 ve m.14 — Tespit usulü ve yapının inşa tarihine ilişkin şartlar
  • 2981 sayılı Kanun m.13 — Islah imar planlarıyla oluşan imar parsellerinde hak sahiplerine tahsis
  • 6306 sayılı Kanun m.23 — 2981 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması
  • 6306 sayılı Kanun m.24/1-(a) — Yürürlükten kaldırma hükmünün yayımdan on bir yıl sonra yürürlüğe girmesi
  • 3194 sayılı İmar Kanunu geçici m.16 — Yapı Kayıt Belgesi ile ilişki

Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı Kanun uyarınca Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerinde gecekondu yapmış kişilere verilen belgedir. Bir mülkiyet belgesi değildir; fiilî kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlik belgesidir.

Bu yazıda belgenin hukuki niteliği, verilme şartları, tapuya nasıl dönüştüğü, kanunun yürürlükten kalkmış olmasının belgeye etkisi, görevli yargı yolu ve Yapı Kayıt Belgesi ile ilişkisi ele alınmaktadır.

Önce Yürürlük Durumunu Netleştirelim

Bu konudaki en yaygın yanlış bilgi burada başlar. Birçok kaynak, 2981 sayılı Kanunu hâlen yürürlükteymiş gibi anlatmaktadır. Durum şudur:

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 23. maddesi, 2981 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırmıştır. Aynı Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ise, bu Kanunun 23. maddesinin yayımı tarihinden on bir yıl sonra yürürlüğe gireceğini öngörmüştür.

6306 sayılı Kanun 31 Mayıs 2012 tarihinde yayımlandığına göre, 2981 sayılı Kanun 31 Mayıs 2023 tarihinde yürürlükten kalkmıştır.

Bu, tek seferde olmuş bir yürürlükten kaldırma değildir: yürürlükten kaldıran hükmün yürürlüğü önce üç yıl ertelenmiş, mülkiyet sorunları çözülemediği için süre birkaç kez uzatılarak on bir yıla çıkarılmıştır.

Peki mevcut belgeler ne oldu?

Kanunun yürürlükten kalkması, daha önce usulüne uygun olarak verilmiş tapu tahsis belgelerinin sahiplerinin haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Nitekim idari uygulamada da, 2981 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde hukuka uygun şekilde yapılan işlemler neticesinde oluşan kazanılmış haklar ile hukuki güvenlik ilkesine riayet edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Buna karşılık bu, sınırsız bir güvence değildir. Belgeye bağlı hakların kullanılması için gerekli başvuru ve işlemlerin süresinde yapılmış olması aranır. Belgeyi sahiplenip hiçbir işlem yapmamış kişiler bakımından durum çok daha tartışmalıdır.

Yürürlük Zaman Çizelgesi

TarihOlaySonuç
24/2/19842981 sayılı Kanunun kabulüTapu tahsis belgesi kurumu doğdu
31/5/20126306 sayılı Kanunun yayımım.23 ile 2981 yürürlükten kaldırıldı
6306 m.24/1-(a)Yürürlükten kaldırma hükmü yayımdan on bir yıl sonra yürürlüğe girerErteleme
31/5/2023On bir yılın dolması2981 sayılı Kanun yürürlükten kalktı
SonrasıKazanılmış haklar ve hukuki güvenlik ilkesiUsulüne uygun verilmiş belgelerin hakları tartışılmaya devam ediyor

Kanunun yürürlükten kalkması, daha önce doğmuş hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Belgenin Hukuki Niteliği

Bu, davaların kaderini belirleyen tespittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4/12/1996 tarihli ve 1996/14-763 E., 1996/864 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiilî kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir.

Yani belge sahibi, belgeyi aldığı anda malik olmaz. Belge; kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde mülkiyeti edinme konusunda bir talep hakkı verir.

Bu ayrımın pratik sonuçları ağırdır:

  • Belge sahibi taşınmazı satamaz; çünkü mülkiyeti yoktur.
  • Belge, tek başına tapuda tescil sonucu doğurmaz.
  • Belgeye dayanarak mülkiyet iddiasında bulunmak için dava açılması gerekebilir.
  • Belge sahibi, kendisini malik sanarak taşınmazı yıllarca kullanmış olabilir; bu durum hukuki konumu değiştirmez.

Uygulamadaki en büyük mağduriyet tam da buradan doğar: birçok kişi elindeki belgeyi tapu sanmakta, gerekli başvuruları yapmamakta ve sonradan hak kaybıyla karşılaşmaktadır.

Kanun Ne Diyor? Madde 10

2981 sayılı Kanunun 10. maddesi şu düzeni kurar: Kanun hükümlerine göre Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir.

Bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilir ve ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir.

Maddenin devamı belgenin işlevini tanımlar: tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder.

Ayrıca ıslah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda, tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir.

Maddede bir de yaptırım hükmü bulunur: hak sahibi olmadığı hâlde tapu verilen kişilerin tapuları resen iptal edilir.

Tapu Tahsis Belgesi ile Tapu Farkı

ÖlçütTapu tahsis belgesiTapu (tescil)
Hukuki nitelikZilyetlik belgesi; kişisel hak sağlarMülkiyet belgesi; aynî hak
Tapu sicilindeki yeriBeyanlar hanesinde gösterilirMülkiyet sütununda tescil
Satış imkânıMülkiyet bulunmadığından devri sorunluSerbestçe devredilebilir
İpotekKurulamazKurulabilir
İşleviVerilecek tapuya esas teşkil ederNihai hak
Kazanma yoluIslah imar planı veya kadastro planı sonrası tapu verilmesiTescille kazanılır

Tapu tahsis belgesi mülkiyet değil, kişisel hak sağlar

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kimlere Verilirdi? Şartlar

Belge, kanunda sayılan şartları sağlayan kişilere verilirdi. Bu şartlar, bugün açılacak davalarda hak sahipliğinin denetlenmesinde de esas alınır.

Taşınmazın niteliği. Yapının; Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazi üzerinde bulunması gerekir. Özel mülkiyete ait taşınmaz üzerindeki yapılar bu kapsamda değildir.

Konut amacı. Belge verilecek kişilerin konut gereksinimini karşılamak amacıyla inşaat yapmış olmaları gerekir. Konut dışı amaçlara yönelik olarak bu taşınmazlar üzerine yapılmış münferit işyerleri için tapu tahsis belgesi verilmesi söz konusu değildir.

İnşa tarihi. Kanunun 14. maddesi uyarınca yapının belirli tarihlerden önce inşa edilmiş olması aranır: Çanakkale Boğazında 2 Kasım 1981‘den önce, bunun dışındaki yerlerde 10 Kasım 1985‘ten önce.

Tespit. Yapının 12. madde hükümlerine göre tespit ettirilmiş olması gerekir.

Bu şartlardan birinin bulunmaması, belgenin iptali sonucunu doğurabilir. Nitekim hak sahibi olmadığı hâlde tapu verilenlerin tapularının resen iptali de kanunda düzenlenmiştir.

Belge Tapuya Nasıl Dönüşür?

Süreç tek adımlı değildir. Kanunun kurduğu sıra şöyledir:

  • Yapının tespiti yapılır ve hak sahipliği belirlenir.
  • Kayıt maliki kamu kuruluşunca yer hak sahibine tahsis edilir; tahsis beyanlar hanesinde gösterilir ve belge verilir.
  • Alanda ıslah imar planı veya kadastro planları yapılır.
  • Plan uyarınca imar parselleri oluşturulur.
  • Yapılmış olan tahsis esas alınarak idarece hak sahibine tapu verilir.

Görüldüğü üzere belgeden tapuya geçişin kilit halkası ıslah imar planıdır. Plan yapılmadığı sürece belge tapuya dönüşmez. Uygulamadaki gecikmelerin büyük bölümü bu aşamada yaşanmıştır.

Kanunun 13. maddesi ise, Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan ya da Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planlarıyla meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine yapılacak tahsisi düzenler.

Ayrıca Kanunun 10. maddesinin (c) bendi, imar mevzuatına aykırı bina yapılmış hisseli arsa ve arazilerde veya özel parselasyona dayalı arazilerde; imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda taşınmazları birleştirmeye, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye, yeniden ada ve parsellere ayırmaya ve yapı sahiplerine müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre tahsise imkân tanımıştır.

Belgeden Tapuya Geçiş Aşamaları

AşamaKim yaparDayanakTıkanma noktası
Tespitİdarem.12Yapının tarihinin ve niteliğinin belgelenmesi
Hak sahipliğinin belirlenmesiİdarem.10, m.14Konut amacı ve inşa tarihi şartı
Tahsis ve belge verilmesiKayıt maliki kamu kuruluşum.10Beyanlar hanesine işlenmesi
Islah imar planı / kadastro planıİdarem.10, m.13En sık gecikme burada yaşanır
İmar parsellerinin oluşturulmasıİdarem.10/c, m.13Parselasyon ve tahsis
Tapunun verilmesiİdarem.10Başvurunun süresinde yapılmış olması

Görevli Yargı Yolu: Kritik Ayrım

Bu konuda uygulamada en çok hata yapılan nokta, hangi mahkemeye başvurulacağıdır. Ayrım şöyle kurulmuştur.

Uyuşmazlık Mahkemesinin 6/12/2017 tarihli kararında belirtildiği üzere; 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgeli yerlerde idarenin eylem ve işleminin tapu tahsis belgesinin verilmesi ile sona ermesi ve dava konusu taşınmazın aynına yönelik kararlardan olan iptal ve tescile ancak adli yargıda karar verilmesinin mümkün olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; tapu tahsis belgesine dayalı olarak hak sahibi olduğunu iddia edenler tarafından açılacak tapu iptali ve tescil davalarında adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmelidir.

Buna karşılık idarenin, hak sahiplerine tapu vermek ya da hak sahibi olmadıkları anlaşılanlara verilmiş olan tapuları resen iptal etmek şeklindeki yetkileri idari nitelik taşır.

Pratik sonuç: taşınmazın aynına yönelik tapu iptali ve tescil talebi adli yargıda; idarenin belge veya tahsis işlemine ilişkin uyuşmazlıklar ise idari yargıda görülür. Yanlış yargı koluna açılan dava görev yönünden reddedilir ve bu sırada süreler işlemeye devam eder.

İdari işlemlere karşı başvuru yollarının genel çerçevesi için {LDAVA} sayfasına bakabilirsiniz.

Tapu Verilmezse: Bedel Talebi

Uygulamada karşılaşılan bir başka senaryo, hak sahibinin müracaatına rağmen kendisine tapu verilmemesidir. Bu hâlde, tahsise konu taşınmazın değerinin idareden tahsili istemiyle dava açıldığı görülmektedir.

Böyle bir talepte belirleyici olan; hak sahipliği şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, başvurunun usulüne uygun ve süresinde yapılıp yapılmadığı ve tahsise konu yerin sonradan başka bir amaca ayrılıp ayrılmadığıdır.

Tahsise konu yerde İmar Kanunu m.18 uygulaması yapılmış olması da sonucu etkileyebilir. Parselasyon ve düzenleme ortaklık payı için {LDOP}, kamulaştırmasız el atma ve bedel talepleri için {LELATMA} sayfalarına bakınız.

Davanın Usulü ve İki Ayrı Talep: HMK m.2, m.12 ile TMK m.705, m.1007

Yargı yolu belirlendikten sonra iki soru kalır: dava hangi mahkemede ve hangi yerde açılacak, ve tapu alınamıyorsa hangi talep ileri sürülecek. Her ikisinin de madde karşılığı vardır.

Görev: HMK m.2. Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Tapu iptali ve tescil davası malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan, taşınmazın değeri ne olursa olsun görev değişmez; sulh hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlikle sonuçlanır.

Kesin yetki: HMK m.12. Taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin veya aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu yetki taraflarca değiştirilemez ve mahkemece re’sen gözetilir; davacının veya davalının yerleşim yeri sonucu etkilemez.

Mülkiyet ne zaman geçer: TMK m.705. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur; ancak miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Tapu tahsis belgesi bakımından bunun anlamı nettir: belge tek başına mülkiyet doğurmaz; mülkiyet, ya idarece yapılan tescille ya da açılacak davada verilecek mahkeme kararıyla kazanılır.

Tapu verilmiyorsa idari yol: İYUK m.13. Talep, idarenin bir eylemine dayandırılıyorsa usul farklıdır: idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların, dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. İsteğin kısmen veya tamamen reddi hâlinde işlemin tebliğini izleyen günden; altmış gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir.

Başvuru reddedilirse: İYUK m.7 ve m.11. İdarenin işlemine karşı gidilecekse dava açma süresi altmış gündür ve süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Ayrıca İYUK m.11 uyarınca işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi dava açma süresi içinde üst makamdan istenirse süre durur; altmış günde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve süre yeniden işlemeye başlar, başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

Tapu sicilinden doğan zarar: TMK m.1007. Taşınmaz üzerinde yolsuz veya hatalı bir tescil nedeniyle hak kaybı doğmuşsa ayrı bir yol açılır: tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur ve Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Bu dava, hak sahipliği ispatlandığı hâlde taşınmazın üçüncü kişiye tescil edilmiş olması gibi hâllerde gündeme gelir ve adli yargıda Hazineye karşı açılır.

Bedel talebinde zamanaşımı: TBK m.146 ve m.72. Talebin niteliği süreyi belirler. Sözleşmeye veya kanundan doğan bir borç ilişkisine dayanan taleplerde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça on yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Talep haksız fiile dayandırılıyorsa TBK m.72 uyarınca öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle dilekçede talebin hukuki sebebinin açıkça gösterilmesi, süre tartışmasını da baştan belirler.

Dilekçede kurulacak kademeli talep. Doğru kurgu şudur: asıl talep tapu iptali ve tescil (adli yargı, asliye hukuk, taşınmazın bulunduğu yer); birinci yedek talep tescil mümkün değilse taşınmazın bedelinin tahsili; ikinci yedek talep koşulları varsa TMK m.1007 uyarınca Hazineye karşı tazminat. Tek talep kurulan dilekçelerde, tescilin fiilen imkânsız olduğu anlaşıldığında dosya yeniden kurulamaz ve süre kaybı yaşanır.

Dava yolunda görev, yetki ve süre

KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAsliye hukuk; değer görevi değiştirmezHMK m.2
YetkiTaşınmazın bulunduğu yer; kesinHMK m.12
Yetkinin niteliğiDeğiştirilemez; re’sen gözetilirHMK m.12
Mülkiyetin kazanılmasıTescille; mahkeme kararı istisnadırTMK m.705
Belgenin niteliğiTek başına mülkiyet doğurmazTMK m.705
İdari eyleme dayalı talepÖğrenmeden bir yıl, eylemden beş yıl ön başvuruİYUK m.13
CevapsızlıkAltmış gün sonunda ret sayılırİYUK m.13
İşleme karşı davaAltmış günİYUK m.7
Üst makama başvuruDava süresi içinde; süreyi durdururİYUK m.11
Yolsuz tescil zararıDevlet sorumlu; görevliye rücuTMK m.1007
Genel zamanaşımıOn yılTBK m.146
Haksız fiile dayalıysaİki yıl ve on yılTBK m.72
Talep kurgusuTescil, bedel ve tazminat kademeliHMK m.119

Yapı Kayıt Belgesi ile İlişkisi

İki belge sık sık karıştırılır; oysa farklı kanunlara dayanır ve farklı sonuç doğurur.

Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı Kanuna dayanır, kamuya ait taşınmaz üzerindeki gecekonduya ilişkindir ve nihai olarak mülkiyetin kazanılmasına yöneliktir.

Yapı Kayıt Belgesi ise 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesine dayanır, yapının kayıt altına alınmasına ilişkindir ve yeni yapılaşma hakkı vermez.

İki belge arasında uygulamada bir kesişme noktası bulunur: Yapı Kayıt Belgesi alınan taşınmaz için 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre tapu tahsis belgesi alınmış ve bu belgeye esas arsa bedelleri ödenmişse, ödenen kısma ilişkin satış bedeli bakımından idari uygulamada özel bir değerlendirme yapılmaktadır.

2981 sayılı Kanunun yürürlükten kalkmasının bu uygulamaya etkisi bakımından, kazanılmış haklar ve hukuki güvenlik ilkesine riayet edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Yapı Kayıt Belgesinin bugünkü kapsamı ve sınırları için {LYKB} ve {LYKB2}, Hazine taşınmazı satın alma süresi için {L7579} sayfalarına bakabilirsiniz.

Elinde Tapu Tahsis Belgesi Olan Ne Yapmalı?

Durum dosyadan dosyaya değişir; ancak izlenmesi gereken sıra ortaktır.

Önce belgenin gerçekliği ve kapsamı netleştirilmelidir: belge hangi tarihte, hangi idarece, hangi ada ve parsel için verilmiş? Tahsis tapu sicilinin beyanlar hanesine işlenmiş mi?

Ardından alandaki planlama durumu araştırılmalıdır: ıslah imar planı veya kadastro planı yapılmış mı? Yapılmışsa hak sahibine tapu verilmesi aşamasına gelinmiş mi?

Sonra idari başvuru geçmişi çıkarılmalıdır: daha önce başvuru yapılmış mı, arsa bedeli ödenmiş mi, ödeme belgeleri saklanmış mı?

Son olarak taşınmazın bugünkü hukuki durumu kontrol edilmelidir: tapu kaydı kimin üzerinde, üzerinde şerh veya takyidat var mı, taşınmaz kentsel dönüşüm kapsamına girmiş mi?

Bu dört başlık netleşmeden dava stratejisi kurulmamalıdır. Kentsel dönüşüm kapsamına giren taşınmazlarda süreç ayrıca hızlanacağından, Kentsel Dönüşüm Rehberi sayfasındaki takvimi de gözden geçirmek yerinde olur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tapu tahsis belgesini tapu sanmak ve hiçbir başvuru yapmamak.
  • Belgeye dayanarak taşınmazı satmaya çalışmak.
  • Islah imar planının yapılıp yapılmadığını hiç araştırmamak.
  • Arsa bedeli ödeme belgelerini saklamamak.
  • Tapu iptali ve tescil davasını idari yargıda açmak.
  • Konut dışı kullanım için belge talep edilebileceğini varsaymak.
  • Yapı Kayıt Belgesi ile tapu tahsis belgesini aynı şey sanmak.
Bu içerik İmar ve Şehircilik Hukuku alanındadır. Konunun bütününü İmar Hukuku Rehberi sayfasında, gayrimenkul hukukunun genel çerçevesini ise Gayrimenkul Hukuku Rehberi sayfasında bulabilirsiniz.

Adım Adım Süreç

  1. Belgeyi ve kapsamını netleştirin — Belgenin tarihi, veren idare, ada ve parsel bilgisi ile beyanlar hanesine işlenip işlenmediğini tespit edin.
  2. Hak sahipliği şartlarını denetleyin — Taşınmazın kamuya ait olması, konut amacı ve inşa tarihi şartlarının sağlandığını belgelerle ortaya koyun.
  3. Planlama durumunu araştırın — Alanda ıslah imar planı veya kadastro planı yapılıp yapılmadığını idareden yazılı olarak sorun.
  4. Başvuru geçmişini çıkarın — Daha önce yapılmış başvuruları, arsa bedeli ödemelerini ve makbuzları toplayın.
  5. Tapu kaydını inceleyin — Taşınmazın bugünkü maliki, üzerindeki şerh ve takyidatlar ile dönüşüm kapsamını kontrol edin.
  6. Doğru yargı yolunu seçin — Tapu iptali ve tescil talebi adli yargıda; idarenin belge ve tahsis işlemine ilişkin uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.
  7. Kazanılmış hak savunmasını kurun — 2981 yürürlükteyken usulüne uygun yapılmış işlemleri ve hukuki güvenlik ilkesini dayanak yapın.

İmar uyuşmazlığında süre kaybetmeyin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tapu tahsis belgesi dosyanız için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

İmar affı ve kayıt belgeleri

İmar mevzuatı ve yaptırımlar

Tapu, mülkiyet ve zilyetlik

Kamulaştırma ve el atma

Kentsel dönüşüm

Sıkça Sorulan Sorular

Tapu iptali ve tescil davası hangi mahkemede, nerede açılır?

HMK m.2 uyarınca dava konusunun değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. HMK m.12 uyarınca taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; bu yetki taraflarca değiştirilemez ve re’sen gözetilir.

Tapu tahsis belgesi tek başına mülkiyet sağlar mı?

TMK m.705 uyarınca taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılır; miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal ve kamulaştırma hâllerinde ise tescilden önce kazanılır. Tapu tahsis belgesi bu hâllerden biri olmadığından mülkiyet, ya idarece yapılacak tescille ya da mahkeme kararıyla doğar.

İdare tapu vermiyorsa önce başvuru şart mı?

Talep idarenin bir eylemine dayandırılıyorsa İYUK m.13 uyarınca dava açmadan önce, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir; isteğin reddi veya altmış gün içinde cevap verilmemesi hâlinde dava süresi içinde dava açılabilir.

Taşınmaz başkası adına tescil edilmişse ne yapılabilir?

TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur ve kusurlu görevlilere rücu eder. Hak sahipliği ispatlandığı hâlde taşınmaz üçüncü kişiye tescil edilmişse adli yargıda Hazineye karşı tazminat davası açılabilir.

Bedel talebinde zamanaşımı ne kadardır?

Talebin hukuki sebebi süreyi belirler. Sözleşmeye veya kanundan doğan borç ilişkisine dayanan taleplerde TBK m.146 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı; haksız fiile dayandırılan taleplerde ise TBK m.72 uyarınca öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden on yıl uygulanır.

Tapu tahsis belgesi tapu yerine geçer mi?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4/12/1996 tarihli kararında belirtildiği gibi, belge mülkiyet belgesi olmayıp fiilî kullanmayı belirleyen ve kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir.

2981 sayılı Kanun yürürlükte mi?

Hayır. 6306 sayılı Kanunun 23. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, 24/1-(a) uyarınca bu hüküm yayımdan on bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir. 6306, 31 Mayıs 2012’de yayımlandığından 2981 sayılı Kanun 31 Mayıs 2023’te yürürlükten kalkmıştır.

Kanun kalkınca belgem geçersiz mi oldu?

Kanunun yürürlükten kalkması, daha önce usulüne uygun yapılmış işlemlerden doğan kazanılmış hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz; hukuki güvenlik ilkesi gözetilir.

Belge hangi taşınmazlar için verilirdi?

Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve araziler üzerindeki gecekondular için verilirdi.

İşyeri için tapu tahsis belgesi alınabilir miydi?

Hayır. Belge, konut gereksinimini karşılamak amacıyla inşaat yapmış kişilere verilirdi; konut dışı amaçlı münferit işyerleri kapsam dışıydı.

Yapının inşa tarihi önemli mi?

Evet. Kanunun 14. maddesi uyarınca yapının Çanakkale Boğazında 2 Kasım 1981’den, diğer yerlerde 10 Kasım 1985’ten önce inşa edilmiş olması aranır.

Belge tapuya nasıl dönüşür?

Tespit ve tahsisten sonra alanda ıslah imar planı veya kadastro planları yapılır; oluşan imar parselleri içinde tahsis esas alınarak idarece hak sahibine tapu verilir.

Tapu iptali ve tescil davası hangi mahkemede açılır?

Uyuşmazlık Mahkemesinin 6/12/2017 tarihli kararı uyarınca, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında adli yargı görevlidir.

İdare tapu vermezse ne yapabilirim?

Hak sahipliği şartları sağlanmışsa, uygulamada tahsise konu taşınmazın değerinin idareden tahsili istemiyle dava açıldığı görülmektedir; sonuç dosyanın kendi koşullarına bağlıdır.

Yapı Kayıt Belgesi ile aynı şey mi?

Hayır. Tapu tahsis belgesi 2981 sayılı Kanuna, Yapı Kayıt Belgesi ise İmar Kanunu geçici 16. maddeye dayanır; işlevleri ve sonuçları farklıdır.

Belgeye dayanarak taşınmazı satabilir miyim?

Belge mülkiyet sağlamadığından satış işlemi sorunludur. Önce belgenin tapuya dönüştürülmesi gerekir.

Yıkım kararı, para cezası veya ruhsat reddi mi aldınız?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. İdari dava süreleri hak düşürücüdür; ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Somut dosyanız için tebligat tarihiniz ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır. Nihai hukuki değerlendirme avukata aittir.

Post by Av. Fatma Öztürk