📜 Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 3194 sayılı İmar Kanunu geçici m.16 — 11/5/2018 tarihli 7143 sayılı Kanun m.16 ile eklenmiştir
- AYM 23/7/2024, E.2023/74 — Geçici m.16’nın onuncu fıkrasının üçüncü cümlesinin iptali (Danıştay 6. Dairesi başvurusu)
- Anayasa m.17, m.40, m.56 — Yaşam hakkı, etkili başvuru ve sağlıklı çevrede yaşama hakkı
- 2577 sayılı İYUK m.2 — İptal davası ve tam yargı davası
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.32, m.42 — Belge iptali hâlinde yeniden işleyen süreç
Yapı kayıt belgesi (YKB), 3194 sayılı İmar Kanunu’na 7143 sayılı Kanun ile eklenen geçici m.16 kapsamında, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla düzenlenen belgedir. Belgenin ne sağladığı ve kapsamı ayrı bir rehberde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Bu yazı, belgenin iki karanlık yüzüne odaklanır: belgenin iptali ve deprem sorumluluğu. Bu iki başlık, 2024 yılında verilen bir Anayasa Mahkemesi kararı ile köklü biçimde değişti ve yapı kayıt belgeli taşınmazlarda hem malikler hem de alıcılar bakımından yeni bir hukuki tablo doğdu.
Belgenin Zayıf Karnı: Beyana Dayalı Olması
Yapı kayıt belgesi, yapı sahibinin beyanı üzerine düzenlenir. İdare, belgeyi verirken yapının imar mevzuatına uygun olup olmadığına ilişkin bir tespit yapmaz; yapının depreme dayanıklılığı yönünden herhangi bir inceleme de gerçekleştirmez. Belge, teknik bir denetimin değil, bir beyanın ürünüdür.
Bu yapısal özellik, belgenin bütün zayıflıklarının kaynağıdır. Beyan gerçeğe uygun değilse belge iptal edilir ve iptalle birlikte belgenin sağladığı bütün korumalar geriye dönük olarak ortadan kalkar.
Belge Hangi Hâllerde İptal Edilir?
Uygulamada iptal sebepleri şu başlıklarda toplanır:
1. Beyanın gerçeğe aykırı olması
Yapının alanı, kat adedi, bağımsız bölüm sayısı veya kullanım amacı gerçekte olduğundan farklı beyan edilmişse, belge iptal edilir. Bu, en sık karşılaşılan iptal sebebidir; özellikle alan beyanının düşük gösterilmesi yoluyla daha az bedel ödenmiş dosyalarda gündeme gelir.
2. Yapının kapsam dışı bir tarihte yapılmış olması
Belge yalnızca 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için düzenlenebilir. Yapının bu tarihten sonra yapıldığının uydu görüntüleri, hava fotoğrafları veya abonelik kayıtlarıyla tespiti hâlinde belge iptal edilir.
3. Kapsam dışı yerlerde bulunan yapılar
Kanunun belge düzenlenmesini yasakladığı alanlarda yer alan yapılar için verilmiş belgeler baştan hukuka aykırıdır ve iptal edilmeleri gerekir.
4. Bedelin eksik ödenmesi
Belge bedelinin eksik hesaplanması veya eksik ödenmesi, belgenin geçerliliğini etkiler.
5. Belgeden sonra yapılan yeni imalatlar
Bu teknik olarak bir iptal sebebi değildir; ancak sonucu benzerdir. Belge yalnızca kapsamındaki aykırılıkları korur. Belge alındıktan sonra yapılan imalatlar koruma dışındadır. Yargı uygulamasında, şikâyet konusu imalatın belge tarihinden sonra yapılıp yapılmadığının keşifle araştırılması ve yapılmışsa bu imalatların bina vasfında olup olmadığının, taşıyıcı unsuru etkileyip etkilemediğinin belirlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yapı kayıt belgeniz iptal mi edildi?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İptalin Sonuçları: Neler Geri Gelir?
Belge iptal edildiğinde, belgeyle askıya alınmış olan bütün süreçler yeniden işlemeye başlar:
- Yıkım süreci. İmar Kanunu m.32 kapsamında yapı tatil tutanağı düzenlenebilir ve encümen yıkım kararı alabilir.
- İdari para cezası. m.42 uyarınca ceza uygulanabilir.
- Cezai sorumluluk. TCK m.184 kapsamındaki soruşturma yeniden gündeme gelebilir.
- Abonelikler. Belgeye dayanılarak alınmış elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri tartışmalı hâle gelir.
- Tapu kaydı. Belgeye dayanılarak yapılmış cins tashihi ve kat mülkiyeti işlemleri sorgulanabilir.
İptale karşı ne yapılabilir?
Yapı kayıt belgesinin iptali bir idari işlemdir; idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Dava dilekçesinde, iptal gerekçesinin somut olarak neye dayandığı sorgulanmalı ve beyanın gerçeğe uygunluğu teknik belgelerle ortaya konmalıdır. Yürütmenin durdurulması talebi mutlaka yer almalıdır; aksi hâlde iptal kararı üzerine yıkım süreci dava sonuçlanmadan işletilebilir.
Deprem Sorumluluğu: AYM’nin 2024 Kararı Neyi Değiştirdi?
Bu, yapı kayıt belgesi konusundaki en önemli gelişmedir.
İptal edilen kural
Geçici m.16’nın onuncu fıkrasının üçüncü cümlesi şu hükmü içeriyordu: “Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.” Bu cümle, yapı kayıt belgesi verilen yapılarda deprem güvenliğine ilişkin sorumluluğu bütünüyle malike yüklüyordu.
Başvuru ve karar
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi, bu kuralı Anayasa’ya aykırı görerek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 23 Temmuz 2024 tarihinde E.2023/74 sayılı dosyada kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Kararın gerekçesi
Mahkeme, kararında şu noktaları vurgulamıştır:
- Yapı kayıt belgesi, yapı sahibinin beyanı üzerine herhangi bir denetim yapılmadan düzenlenmektedir.
- İdare, belgeyi verdiği anda yapının depreme dayanıklılığı yönünden denetim yapamamış olsa bile, yaşam hakkının korunması ödevinin devlete yüklediği pozitif yükümlülüğün gereği olan denetim sorumluluğu bütünüyle ortadan kalkmaz. Bu yükümlülük, belgenin düzenlenmesinden sonraki dönemde de devam eder.
- Kural, yapı denetim görevinin yerine getirilmemesinden doğan zararlardan devletin sorumlu olmayacağı sonucunu doğuruyordu.
- Bu durum, Anayasa’nın 17. maddesindeki yaşam hakkı ile bağlantılı olarak 40. maddesinin gereklerine aykırıdır.
Pratik sonucu
İptalden önce, yapı kayıt belgeli bir yapıda olası bir depremde meydana gelen can ve vücut bütünlüğü zararları bakımından idarenin sorumlu tutulamayacağı kabul ediliyordu. Bu, ilgililerin idare aleyhine açacağı tam yargı davasında lehe karar alma imkânını fiilen ortadan kaldırıyordu.
İptal kararıyla birlikte bu engel kalkmıştır. Artık yapı kayıt belgeli bir yapıda deprem nedeniyle doğan zararlar bakımından idarenin denetim yükümlülüğünü ihlal edip etmediği tartışılabilir hâle gelmiştir. Bu, deprem sonrası tazminat dosyalarında hukuki zeminin değişmesi anlamına gelir.
Yanlış anlaşılmaması gereken nokta
Karar, yapı kayıt belgesinin yapıyı depreme dayanıklı hâle getirdiği anlamına gelmez. Belge hâlâ hiçbir teknik güvence sağlamamaktadır. Değişen şey, güvenlik değil sorumluluğun kimde olduğu sorusudur. Yapının fiilen güçlendirilmesi ihtiyacı aynen devam eder.
Deprem hasarında idari sorumluluk artık tartışılabilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Belge İptal Süreci Nasıl İşler?
İptal, çoğu zaman bir ihbar veya idarenin kendi denetimi üzerine başlar. Süreç genellikle şu sırayı izler:
- İnceleme başlatılır. İdare, belgede beyan edilen bilgilerle fiili durumu karşılaştırmak üzere yerinde tespit yapar. Uydu görüntüleri, hava fotoğrafları, tapu kayıtları ve abonelik başlangıç tarihleri karşılaştırılır.
- Malikten savunma istenir. Uygulamada bu aşama her zaman işletilmez; savunma alınmadan doğrudan iptal edilen dosyalarda bu eksiklik başlı başına bir iptal sebebi olarak ileri sürülebilir.
- İptal kararı verilir ve tebliğ edilir. Tebliğ tarihi, dava açma süresinin başlangıcıdır.
- Ödenen bedelin durumu belirlenir. Belgenin iptali hâlinde ödenmiş bedelin iadesi konusu ayrıca değerlendirilir.
- İmar süreçleri yeniden işletilir. Yapı tatil tutanağı, para cezası ve yıkım kararı gündeme gelir.
Dava dilekçesi hazırlanırken en çok gözden kaçan husus, idarenin iptal gerekçesini somut olarak ortaya koyup koymadığıdır. “Beyan gerçeğe aykırıdır” şeklindeki soyut bir gerekçe, hangi bilginin hangi ölçüde yanlış olduğunu göstermez ve denetlenebilir nitelikte değildir.
Kat Mülkiyeti, Cins Tashihi ve Abonelikler
Yapı kayıt belgesi, salt yıkımdan korunma işlevi görmez; ona dayanılarak bir dizi başka işlem de yapılmıştır. Belgenin iptali bu işlemleri zincirleme etkiler.
Cins tashihi ve kat mülkiyeti
Belgeye dayanılarak yapılan cins tashihi ve kat mülkiyetine geçiş işlemleri, belgenin iptaliyle birlikte dayanaksız kalabilir. Bu durum yalnızca maliki değil, aynı yapıdaki diğer bağımsız bölüm maliklerini ve bunlardan taşınmaz edinmiş üçüncü kişileri de etkiler. Tapu sicilinin güvenilirliği ilkesi ile iptalin geriye etkisi arasındaki denge, somut dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri
Belgeye dayanılarak alınmış abonelikler, belgenin iptaliyle birlikte tartışmalı hâle gelir. Bu konu, iskânsız ve ruhsatsız yapılara abonelik verilmesine ilişkin genel kurallarla birlikte değerlendirilmelidir.
Kredi ve ipotek
Yapı kayıt belgeli taşınmazlar bakımından bankaların kredi ve ipotek uygulamaları kurumdan kuruma değişir. Belgenin iptali, kredili alımlarda ek sorunlar doğurabileceğinden, satın alma öncesi bankanın bu tür taşınmazlara yaklaşımının teyit edilmesinde yarar vardır.
Yapı Kayıt Belgeli Taşınmaz Satın Alırken
Alıcı bakımından yapı kayıt belgesi, gördüğünde rahatlanacak değil, incelenmesi gereken bir belgedir. Satın alma öncesi asgari kontrol listesi:
- Belgenin aslını isteyin ve e-Devlet üzerinden doğrulayın.
- Beyan edilen alanı ölçün. Belgedeki metrekare ile yerindeki fiili durum uyuşuyor mu?
- Kat ve bağımsız bölüm sayısını karşılaştırın. Belgede yazan ile mevcut yapı aynı mı?
- Belge tarihinden sonra imalat yapılmış mı araştırın; sonradan eklenen kat, balkon kapatma veya müştemilat koruma dışıdır.
- Belge bedelinin tam ödendiğini dekontla teyit edin.
- Yapının zemin ve statik durumunu bağımsız bir uzmana inceletin. Belge bu konuda hiçbir bilgi vermez.
- Belediyeden yazılı bilgi alın. Yapı hakkında devam eden yıkım kararı, para cezası veya belge iptali süreci var mı?
- Tapudaki beyanlar hanesini inceleyin.
Belge iptal edilirse, taşınmazı belgenin geçerli olduğu inancıyla satın alan üçüncü kişi de doğrudan etkilenir. Satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümleri ve satıcının bildirim yükümlülüğü bu noktada devreye girer.
Belge Yoksa veya İptal Edilmişse: Alternatif Yollar
- Ruhsata bağlama. Yapı imar planına ve yönetmeliğe uygun hâle getirilebiliyorsa ruhsat alınması hem yıkımı önler hem TCK m.184/5 kapsamında kamu davasının düşmesini sağlar.
- Kısmi düzeltme. Aykırılık yapının bir bölümüne ilişkinse, o bölümün kaldırılmasıyla kalan kısım korunabilir.
- İptal işlemine dava. Belge iptali işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa iptal davası açılabilir.
- Kentsel dönüşüm. Yapı riskli yapı kapsamına giriyorsa, 6306 sayılı Kanun süreci ayrı bir çözüm yolu sunabilir.
İlgili Rehberler
Genel rehber
- İskânsız Yapıya Geçici Elektrik ve Su Aboneliği Dilekçesi
- Tapu Tahsis Belgesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (2981)
- İmar Hukuku Rehberi: Yapı Ruhsatı, Yıkım Kararı, Parselasyon ve İmar Planı
Yapı kayıt belgesi ve imar barışı
Belgenin Kapsam Sınırı: Neyi Kaldırır, Neyi Kaldırmaz?
İptal riskinden önce anlaşılması gereken şey, belgenin baştan itibaren ne kadar koruma sağladığıdır. Kapsam sanıldığından dardır.
Kaldırdıkları. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Ayrıca yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın, kullanım maksadı değişiklikleri dâhil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisinin önü açılır; işyeri açma ve çalışma ruhsatı da yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilebilir.
Kaldırmadıkları. Koruma, kanunun saydığı mevzuatla sınırlıdır. Belirtilen kanunlar dışındaki bir kanun uyarınca alınmış kararlar bu kapsamda değildir. Orman, mera ve benzeri özel rejimlere tabi alanlardaki yapılar bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir.
Ayrıca tahsil edilmiş idari para cezaları bakımından iptal hükmü işlemez; hüküm, tahsil edilememiş cezalara ilişkindir.
Belgenin geçiciliği. Yapı kayıt belgeleri, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapının yenilenmesi durumunda yürürlükteki imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yani belge kalıcı bir imar affı değil, süreli bir ara çözümdür.
Bu nedenle “belgem var, sorun yok” yaklaşımı yerine, belgenin hangi riski kapattığı ve ne kadar süreyle kapattığı dosya bazında değerlendirilmelidir.
Belge Hiç Düzenlenemeyecek Yerler
İptal davalarının bir bölümü, aslında baştan belge düzenlenemeyecek bir yerde belge verilmiş olmasından kaynaklanır. Bu, iptal için en güçlü gerekçedir.
Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek alanlar arasında şunlar sayılmıştır:
- Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, Kanuna eklenmiş kroki ve listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
- İstanbul tarihi yarımada içinde, Kanuna eklenmiş kroki ve listede gösterilen alanlarda,
- Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanında,
- Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
- Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde.
Dördüncü başlık pratikte en sık karşılaşılandır: yapı komşu parsele taşmışsa veya başkasının arazisi üzerinde inşa edilmişse, o kısım bakımından belge düzenlenmesi mümkün değildir. Taşkınlık iddiası varsa aplikasyon yaptırılmalı ve durum önceden tespit edilmelidir.
Belge buna rağmen düzenlenmişse, sonradan iptali gündeme gelir ve iptalin sonuçları yapı sahibi bakımından ağır olur.
İptal Kararına Karşı Ne Yapılabilir?
Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin işlem de bir idari işlemdir ve süresi içinde idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Süre, iptal işleminin tebliğinden itibaren işler ve hak düşürücüdür.
Dava dilekçesinde ele alınacak başlıklar:
- İptal gerekçesinin somutluğu. Beyanın hangi noktada gerçeğe aykırı bulunduğu açıkça gösterilmiş mi? Genel ifadeyle kurulan iptal, gerekçe yönünden sakattır.
- Tespitin dayanağı. İdare hangi ölçüm, rapor veya inceleme sonucunda aykırılığa ulaşmış? Teknik tespitlerde keşif ve bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.
- Ölçülülük. Beyanla gerçek durum arasındaki fark, belgenin tamamen iptalini gerektirecek nitelikte mi, yoksa güncelleme veya ilave bedel ödemesiyle giderilebilir mi?
- Savunma hakkı. İptal öncesinde ilgiliden açıklama istenmiş mi?
İptal işlemi, yıkım kararlarının yeniden yürürlük kazanması gibi ağır sonuçlar doğurabildiğinden, dava ile birlikte yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir. Usul için idari işlemin iptali dava dilekçesi ve yürütmenin durdurulması kararına itiraz dilekçesi yazılarımıza bakılabilir.
Belge kalıcı bir af değil, süreli bir ara çözümdür
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İptal işlemi de dava edilebilir bir idari işlemdir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Belge İptal Edilirse Kentsel Dönüşüm Nasıl Etkilenir?
Yapı Kayıt Belgesinin en kritik zayıflığı, kentsel dönüşümle kesiştiği noktada ortaya çıkar.
Belge, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yani yapı riskli yapı olarak tespit edilip dönüşüm süreci başladığında, belgenin sağladığı koruma sona erer.
Bunun pratik sonuçları şunlardır:
- Belge, dönüşümde ek hak doğurmaz. Ruhsatsız yapılan kısımlar için dönüşümde karşılık beklenmesi gerçekçi değildir; hak sahipliği ve paylaşım kural olarak tapudaki duruma göre belirlenir.
- Yeni yapıda güncel mevzuat uygulanır. Yapının yenilenmesi durumunda yürürlükteki imar mevzuatı hükümleri geçerlidir; eski aykırılıklar taşınmaz.
- Depreme dayanıklılık malikin sorumluluğundadır. Belge, yapının güvenli olduğunu göstermez; yalnızca kayıt altına alındığını gösterir.
Bu nedenle yapı kayıt belgeli bir taşınmaz alınırken, binanın riskli yapı tespiti ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir. Tahliye ve yıkım sürecine karşı izlenecek yol için riskli yapıda tahliye ve yıkım iptali dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Belge Sonrası Yapılması Gerekenler
Belge alındıktan sonra dosyanın kapandığı sanılır; oysa birkaç işlem daha vardır ve ihmal edildiğinde belge işlevsiz kalır.
- Belgeyi ilgili idareye verin. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.
- Yıkım kararı varsa iptalini takip edin. Belgeyle birlikte iptal edilmesi gereken yıkım kararının idarece fiilen kaldırıldığını yazıyla teyit ettirin.
- Cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerini tamamlayın. Belge tek başına tapu kaydını değiştirmez; ayrı bir başvuru gerekir.
- Abonelik durumunu düzeltin. Geçici abonelikle kullanılıyorsa kalıcı hâle getirme işlemlerini başlatın.
- Belge bilgilerini kontrol edin. Yüzölçümü, kat adedi ve kullanım amacı beyanla uyumlu mu? Hatalı beyan sonradan iptal sebebidir.
Bu adımlar tamamlanmadığında, belge dosyada durur ancak pratikte hiçbir kapıyı açmaz.
Deprem Hâlinde Özel Hukuk Sorumluluğu ve Zamanaşımı
Yapı kayıt belgesi, yapının depreme dayanıklı olduğuna dair bir tespit değildir; İmar Kanunu’nun geçici maddesi bu hususu açıkça malikin sorumluluğunda saymıştır. Bu sorumluluğun özel hukuktaki karşılığı ise Türk Borçlar Kanunu’nun yapı malikine ilişkin hükmünde düzenlenmiştir.
| Konu | Dayanak | Hüküm |
|---|---|---|
| Belgenin sınırı | 3194 SK geçici m.16 | Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır |
| Yapı malikinin sorumluluğu | 6098 SK m.69 | Bir binanın veya diğer yapı eserinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür |
| Sınırlı ayni hak sahipleri | 6098 SK m.69 | İntifa ve oturma hakkı sahipleri de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur |
| Rücu | 6098 SK m.69 | Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır |
| Haksız fiilde zamanaşımı | 6098 SK m.72 | Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar |
| Ceza zamanaşımının uygulanması | 6098 SK m.72 | Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır |
| Eser sözleşmesinde zamanaşımı | 6098 SK m.478 | Teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılarda beş yıl; yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıl |
| Genel zamanaşımı | 6098 SK m.146 | Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir |
Altmış dokuzuncu madde, yapı malikini yapımdaki bozukluklardan veya bakımdaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü tutar. Bu sorumluluk kusura dayanmaz; malikin ihmalinin ayrıca ispatı aranmaz. Yapı kayıt belgesinin varlığı da bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz, çünkü belge yapının teknik durumuna ilişkin bir tespit içermez. Aksine, İmar Kanunu’nun geçici maddesi depreme dayanıklılığı açıkça malikin sorumluluğuna bırakmıştır. Dolayısıyla belgenin sağladığı korumanın imar yaptırımlarıyla sınırlı olduğu, zarar doğduğunda özel hukuk sorumluluğunun ayrıca işlediği bilinmelidir. Belgenin kapsamı için imar barışı ve yapı kayıt belgesi incelenmelidir.
Maddedeki iki ek hüküm, sorumluların çevresini genişletir. Birincisi, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin de bakımdaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasıdır. İkincisi, sorumluların kendilerine karşı sorumlu olan kişilere rücu hakkının saklı tutulmasıdır. Bunun pratik sonucu, zarar görenin doğrudan malike yönelebilmesi; malikin ise yapının inşasından kaynaklanan bozukluklar bakımından yükleniciye rücu edebilmesidir. Belgeli bir yapıyı satın alan yeni malik de bu sorumluluğun muhatabı hâline gelir; belge sorumluluğu devretmez.
Zamanaşımı bakımından ise yetmiş ikinci maddedeki ikinci cümle deprem dosyalarında belirleyicidir. Kural, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Ancak madde, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması hâlinde bu daha uzun sürenin uygulanacağını açıkça belirtir. Depremde ölüm veya yaralanma meydana gelmişse fiil aynı zamanda suç niteliği taşıyabileceğinden, tazminat talebi bakımından da ceza zamanaşımı devreye girer ve on yıllık sınır aşılabilir. Bu nedenle “on yıl geçti” değerlendirmesi tek başına yeterli değildir.
Talebin hangi hukuki sebebe dayandırıldığı da süreyi doğrudan etkiler. Zarar gören ile yapı maliki arasında kira gibi bir sözleşme ilişkisi bulunuyorsa, haksız fiil hükümleri yanında sözleşmeye dayalı talep de gündeme gelir ve bu takdirde genel zamanaşımı süresi uygulanabilir. Yüklenicinin ayıplı imalatına dayanılıyorsa eser sözleşmesindeki süreler işler: teslimden itibaren taşınmaz yapılarda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl. Dolayısıyla dilekçe hazırlanırken önce muhatabın kim olduğu, ardından talebin hangi sebebe dayandığı belirlenmeli; süre değerlendirmesi bu iki tespitten sonra yapılmalıdır. Riskli yapı sürecinin ayrı rejimi için riskli yapı tahliye ve yıkım, ruhsatsız yapı yaptırımları için ruhsatsız yapı ve yıkım kararları incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapı kayıt belgesi hangi yapılar için verilir?
3194 sayılı Kanun geçici m.16 uyarınca 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için verilebilir.
Belge nasıl düzenlenir, denetim yapılır mı?
Belge yapı sahibinin beyanı üzerine düzenlenir. İdare belgeyi verirken yapının imar mevzuatına uygunluğunu ve depreme dayanıklılığını denetlemez.
Belge hangi hâllerde iptal edilir?
Beyanın gerçeğe aykırı olması, yapının kapsam dışı tarihte yapılmış olması, kapsam dışı yerde bulunması veya bedelin eksik ödenmesi hâllerinde iptal edilir.
Belge iptal edilirse ne olur?
Yıkım süreci, idari para cezası ve TCK m.184 kapsamındaki cezai sorumluluk yeniden gündeme gelir; abonelik ve tapu işlemleri tartışmalı hâle gelir.
Belge iptaline karşı dava açılabilir mi?
Evet. İptal işlemi idari işlem olduğundan idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Yürütmenin durdurulması talebi mutlaka istenmelidir.
Anayasa Mahkemesi hangi kuralı iptal etti?
23 Temmuz 2024 tarihli E.2023/74 sayılı kararla, geçici m.16’nın onuncu fıkrasının üçüncü cümlesindeki “yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır” hükmü iptal edilmiştir.
Bu iptal kararı için kim başvurdu?
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi başvurmuştur.
İptal kararının pratik sonucu nedir?
Yapı kayıt belgeli yapılarda deprem nedeniyle doğan zararlar bakımından idarenin denetim yükümlülüğünü ihlal edip etmediği artık tartışılabilir; idare aleyhine tam yargı davası yolu güçlenmiştir.
Belge yapımı depreme dayanıklı hâle getirir mi?
Hayır. Belge hiçbir teknik güvence sağlamaz. Değişen şey güvenlik değil, sorumluluğun kimde olduğu sorusudur.
Belgeden sonra yaptığım imalat korunur mu?
Hayır. Belge yalnızca kapsamındaki aykırılıkları korur. Sonraki imalatların belge tarihinden sonra yapılıp yapılmadığı keşifle araştırılır.
Yapı kayıt belgeli ev almadan önce ne kontrol etmeliyim?
Belgenin aslını ve e-Devlet doğrulamasını, beyan edilen alan ile fiili durumun uyumunu, belge sonrası imalat olup olmadığını, bedel ödemesini ve yapının statik durumunu kontrol edin.
Belge iptal edilirse taşınmazı satın alan kişi ne yapabilir?
Ayıba karşı tekeffül hükümleri ve satıcının bildirim yükümlülüğü çerçevesinde satıcıya karşı talepler gündeme gelebilir.
Belgem yoksa hangi yollar var?
Yapının ruhsata bağlanması, aykırı bölümün kısmen kaldırılması veya yapı riskli yapı kapsamına giriyorsa 6306 sayılı Kanun süreci değerlendirilebilir.
Tahsil edilemeyen para cezaları ne olur?
Yapı kayıt belgesi verilenler hakkında daha önce verilip tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptalini öngören kural, Anayasa Mahkemesince Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.


