Aile Hukukunda Güncel Durum (2026): Değişen 8 Kural ve Geçersiz Kalan Bilgiler
08 Ağustos 2026

Aile Hukukunda Güncel Durum (2026): Değişen 8 Kural ve Geçersiz Kalan Bilgiler

Aile hukukunda son yıllarda birkaç temel kural değişti; ancak internette dolaşan pek çok bilgi ve dilekçe şablonu hâlâ eski kuralı yazıyor. Eski bilgiye dayanan bir dilekçe gereksiz savunma açar, bazı hâllerde davanın esasa girilmeden reddine yol açar. Bu sayfa, uygulamada en çok hataya sebep olan sekiz noktayı eski ve yeni hâliyle karşılaştırır.

Aşağıdaki değişikliklerin bir kısmı 2026, bir kısmı daha eski tarihlidir. Listeye alınma ölçütü tarih değil, hâlâ yaygın biçimde yanlış bilinmesidir. Her maddede karar veya kanun numarası verilmiştir; dilekçenizde dayanak olarak kullanabilirsiniz.

1. Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı (7589 sayılı Kanun)

ESKİ: Mal rejimi tasfiyesi gibi tutarı baştan belirlenemeyen alacaklar için HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açılırdı.YENİ: HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı. Artık kısmi dava açılır ve HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca talep, aynı dava içinde bir defaya mahsus ve tahkikat sona erinceye kadar, iddianın genişletilmesi yasağına bağlı olmaksızın artırılabilir.

Kritik ayrıntı: artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu, belirsiz alacak davasının sağladığı en önemli korumanın kısmi davaya taşınması anlamına gelir.

Dayanak: 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete. Geçiş: kanunun yürürlüğünden önce açılmış belirsiz alacak davaları mülga HMK m. 107’ye göre görülmeye devam eder. Ayrıca HMK m. 147’ye eklenen fıkra ile yazılı yargılamada duruşmalar arası süre üç ayı geçemez.

Etkilenen dosyalar: mal rejimi tasfiyesi, katılma alacağı, katkı payı, ziynet alacağı, tazminat talepleri.

2. Fiili Ayrılık Sebebiyle Boşanmada Süre 3 Yıldan 1 Yıla İndi

ESKİ: Reddedilen boşanma davasından sonra yeniden dava açabilmek için ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl beklenmesi gerekirdi.YENİ: Süre bir yıla indirildi.

Dayanak: Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2024 tarihli, E. 2023/116, K. 2024/56 sayılı kararı ile TMK m. 166’nın dördüncü fıkrası iptal edilmiştir. Karar 19 Nisan 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yayımdan başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, üç yıllık sürenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve tarafları makul olmayan süre boyunca evli kalmaya zorladığını belirtmiştir. Yasama organına tanınan süre içinde 2024 Kasım ayında yapılan kanun değişikliği ile süre bir yıl olarak yeniden düzenlenmiştir.

Etkilenen dosyalar: daha önce açılıp reddedilmiş boşanma davası bulunan tüm dosyalar.

Dilekçeniz güncel mevzuata uygun mu? Kontrol ettirin

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

3. Ziynet Eşyalarında “Hepsi Kadının” Kuralı Değişti

ESKİ: Aksine anlaşma veya yerel örf-âdet yoksa, düğünde kime takılırsa takılsın altın, döviz, para ve ziynet eşyalarının tamamı kadına ait sayılırdı.YENİ: Eşya kime takıldıysa onun kişisel malı sayılır. Bilezik ve kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; damada takılan nakit, çeyrek altın ve saat gibi kalemler damada aittir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 yılındaki içtihat değişikliğiyle benimsenen sıralama: (1) tarafların anlaşması, (2) yerel örf ve âdet kuralı, (3) eşyanın kime takıldığı ve niteliği. Kararın gerekçesinde, düğünlerde artık yalnızca kadına özgü ziynetlerin değil, ortak yaşama katkı amaçlı farklı nitelikte hediyelerin de takıldığı vurgulanmıştır.

Dilekçeye etkisi: “Düğünde takılan tüm altınlar” biçimindeki genel talep artık yetersizdir. Her kalemin kime takıldığı ve niteliği ayrı ayrı yazılmalıdır.

4. Aile Konutunda Şerh Yokluğu Artık Savunma Değil

ESKİ: Tapuda aile konutu şerhi yoksa, taşınmazı devralan üçüncü kişi tapuya güven ilkesinden yararlanır; davacı eşin üçüncü kişinin kötüniyetini ispat etmesi gerekirdi.YENİ: Şerh olmasa bile taşınmaz aile konutu niteliğini taşır; üçüncü kişinin iyiniyetinin önemi yoktur. “Açık rıza” koşulunun varlığını ispat külfeti davalıya yüklenmiştir.

Dayanak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli, E. 2019/765, K. 2022/1369 sayılı kararı. Karara göre TMK m. 194’teki sınırlandırma şerh konulduğu için değil, konutun aile konutu olma özelliği nedeniyle getirilmiştir; şerh kurucu değil açıklayıcıdır.

Sınır: Bu esaslar ilk devir bakımından geçerlidir. Taşınmaz bir kez daha devredilirse ikinci alıcı yönünden TMK m. 1023 kapsamında iyiniyet değerlendirmesi yapılır. Ayrıca TMK m. 194 koruması boşanmanın kesinleşmesiyle sona erer.

5. Soybağının Reddinde “5 Yıl” Üst Sınırı Yok

ESKİ: Koca, soybağının reddi davasını öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl içinde açmak zorundaydı.YENİ: Beş yıllık üst sınır iptal edildi. Koca bakımından yalnızca öğrenmeden itibaren bir yıllık süre uygulanır.

Dayanak: Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2009 tarihli, E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı kararı ile TMK m. 289/1’de yer alan “her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl” ibaresi iptal edilmiştir.

Pratik sonuç: Doğumdan beş yıldan fazla süre geçmiş olsa dahi, öğrenme yeni gerçekleşmişse dava hakkı vardır. Ayrıca TMK m. 289/3 uyarınca gecikme haklı sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.

6. Babalık Davasında Çocuk İçin Süre Sınırı Yok

ESKİ: Çocuk, babalık davasını kayyım atanmışsa atamanın tebliğinden, atanmamışsa ergin olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde açmak zorundaydı.YENİ: Çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davalarında hiçbir hak düşürücü süre yoktur.

Dayanak: Anayasa Mahkemesi’nin 27.10.2011 tarihli, E. 2010/71, K. 2011/143 sayılı kararı ile TMK m. 303/2’deki çocuğa ilişkin hak düşürücü süre iptal edilmiştir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir.

Pratik sonuç — en çok hak kaybettiren nokta: Ananın doğumdan itibaren bir yıllık süresi dolmuş olsa bile, çocuk adına dava açma imkânı devam eder. Küçük çocuk adına davayı kayyım açar. “Süre geçti” denilerek vazgeçilen pek çok dosyada aslında dava hakkı hâlen mevcuttur.

Süresi geçtiği düşünülen dosyanızı yeniden değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

7. Çocuk Teslimi Artık İcra Yoluyla Yapılmıyor

ESKİ: Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları icra müdürlükleri aracılığıyla, gerektiğinde zorla yerine getirilirdi.YENİ: İşlemler Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) tarafından, ADM bulunmayan yerlerde Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlükleri tarafından, çocuk görüşme merkezlerinde yürütülür.

Dayanak: 7343 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümler (m. 41/A ve devamı) ve 4 Ağustos 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik.

Uygulamada bilinmesi gerekenler: Başvuru hak sahibi tarafından yapılır; yükümlünün başvurusuyla süreç başlatılamaz. Hak sahibi, çocuğu almaya geleceğini teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce müdürlüğe bildirmek zorundadır. Süre sonunda çocuğu getirmeyen taraf, şikâyet üzerine disiplin hapsi ile karşılaşabilir; bu yükümlülük hak sahibi ebeveyn için de geçerlidir.

8. Yurt Dışı Boşanma İçin Dava Şart Değil

ESKİ: Yabancı mahkeme boşanma kararının Türkiye’de geçerli olmasının tek yolu tanıma-tenfiz davası açmaktı.YENİ: Şartları taşıyan kararlar nüfus müdürlüğünde idari yolla doğrudan tescil edilebilir; dava gerekmez.

Dayanak: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A. Aranan şartlar: tarafların birlikte başvurması, kararın verildiği devlet kanunlarına göre yetkili makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

2020 değişikliği: Birlikte başvuru kuralı, eski eşe ulaşılamayan dosyalarda tıkanıklık yaratıyordu. 25.03.2020 tarihli değişiklikle taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması hâlinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekili tek başına başvurabilir hâle geldi.

Ayrıca dava yolunda sık karıştırılan bir nokta: MÖHUK m. 58 uyarınca karşılıklılık şartı tanımada aranmaz, yalnızca tenfizde aranır. Boşanmanın nüfusa işlenmesi için tanıma yeterlidir.

Bonus: Ad-Soyad Değişikliğinde İdari Yol Süreye Bağlı

Nüfus müdürlüğü kalıcı olarak yalnızca maddi hata kapsamındaki durumları düzeltir: dayanak belgesinde doğru bulunduğu hâlde kütüğe hatalı veya eksik geçmiş bilgiler ile mükerrer kayıtlar.

Bunun ötesindeki idari değişiklik imkânı geçici maddelerle süreli olarak tanınmıştır. 5490 sayılı Kanun’a eklenen Geçici m. 8’in öngördüğü iki yıllık süre 03.11.2019’da sona ermiş; ardından Geçici m. 11 ile üç yıllık yeni bir süre tanınmıştır. Bu pencereler zaman zaman uzatıldığı için başvuru öncesinde güncel durumun e-Devlet veya nüfus müdürlüğünden teyit edilmesi gerekir. Pencere kapalıysa tek yol TMK m. 27 uyarınca asliye hukuk mahkemesinde dava açmaktır.

Dilekçenizi Kontrol Listesi

Elinizdeki dilekçe veya internetten bulduğunuz şablon aşağıdakilerden birini içeriyorsa, güncel değildir:

  • “Belirsiz alacak davası” ibaresi (yeni açılacak davalarda)
  • Fiili ayrılıkta “üç yıl” bekleme süresi
  • “Düğünde takılan tüm altınlar kadına aittir” kalıbı
  • Aile konutunda “şerh yoksa dava açılamaz” veya “kötüniyeti davacı ispatlar” ifadesi
  • Soybağının reddinde “doğumdan itibaren beş yıl” üst sınırı
  • Babalık davasında çocuk için “ergin olduktan itibaren bir yıl” süresi
  • Çocuk teslimi için “icra müdürlüğüne başvuru” yönlendirmesi
  • Yurt dışı boşanma için “tek yol tanıma-tenfiz davasıdır” ifadesi

Bu maddelerden biri dosyanızda varsa, dilekçenin güncel mevzuat ve içtihat doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerekir. Özellikle süre kurallarındaki değişiklikler, dosyanın esasa girilmeden reddedilmesini önleyebilir veya kapandığı düşünülen bir dava hakkını yeniden açabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?

Evet. 7589 sayılı Kanun ile HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmıştır. Artık kısmi dava açılır ve HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca talep, aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak ve tahkikat sona erinceye kadar kullanılmak üzere artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Boşanma davam reddedildi, tekrar açmak için kaç yıl beklemeliyim?

Bir yıl. Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2024 tarihli, E. 2023/116, K. 2024/56 sayılı kararı ile TMK m. 166’nın dördüncü fıkrasındaki üç yıllık süre iptal edilmiş, 2024 Kasım ayında yapılan kanun değişikliği ile süre bir yıla indirilmiştir.

Düğünde takılan altınların hepsi kadına mı ait?

Artık değil. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 yılındaki içtihat değişikliğiyle eşya kime takıldıysa onun kişisel malı sayılır. Sıralama; tarafların anlaşması, yerel örf ve âdet kuralı, ardından eşyanın kime takıldığı ve niteliği biçimindedir.

Tapuda aile konutu şerhi yoksa dava açabilir miyim?

Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.10.2022 tarihli, E. 2019/765, K. 2022/1369 sayılı kararı uyarınca şerh olmasa bile taşınmaz aile konutu niteliğini taşır ve üçüncü kişinin iyiniyetinin önemi bulunmamaktadır. Ayrıca açık rıza koşulunun ispat külfeti davalı tarafa yüklenmiştir.

Soybağının reddinde beş yıllık süre geçti, hakkım bitti mi?

Bitmedi. TMK m. 289/1’deki ‘her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl’ ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2009 tarihli, E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Koca bakımından yalnızca öğrenmeden itibaren bir yıllık süre uygulanır.

Babalık davasında çocuk için süre var mı?

Yok. Anayasa Mahkemesi’nin 27.10.2011 tarihli, E. 2010/71, K. 2011/143 sayılı kararı ile TMK m. 303/2’deki çocuğa ilişkin hak düşürücü süre iptal edilmiştir. Ananın bir yıllık süresi dolmuş olsa bile çocuk adına dava açma imkânı devam eder.

Çocuk teslimi için icra dairesine mi gitmeliyim?

Hayır. 7343 sayılı Kanun ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümler ve 4 Ağustos 2022 tarihli yönetmelik uyarınca işlemler Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri tarafından, ADM bulunmayan yerlerde Bakanlıkça belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlükleri tarafından yürütülür.

Yurt dışında boşandım, mutlaka dava açmam gerekir mi?

Gerekmez. 5490 sayılı Kanun m. 27/A uyarınca şartları taşıyan kararlar nüfus müdürlüğünde idari yolla doğrudan tescil edilebilir. 25.03.2020 değişikliğiyle taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması hâlinde Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına başvurabilir.

Bu içerik Aile ve Boşanma Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi ve Aile Hukuku Örnek Dilekçeler sayfalarına bakabilirsiniz.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk