Ekonomik kriz ya da yeniden yapılanma dönemlerinde işverenler kısa sürede çok sayıda işçiyi çıkarabilir. Kanun, bu “toplu işçi çıkarma”yı özel bir usule bağlar ve işçilerin haklarını korumaya yönelik güvenceler getirir.
Toplu işçi çıkarma kapsamında mı çıkarıldınız?
Eşik ve usul denetimi, işletmesel karar analizi ve işe iadede Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
Kanun ne diyor?
İş Kanunu m. 29’a göre işveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleriyle toplu işçi çıkaracaksa, bunu en az otuz gün önceden bir yazıyla işyeri sendika temsilcilerine, ilgili çalışma bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek zorundadır. Hangi durumun toplu çıkarma sayılacağı işyerindeki işçi sayısına bağlıdır: işçi sayısı 20-100 arasında ise en az 10 işçi; 101-300 arasında ise en az %10 oranında işçi; 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin bir aylık süre içinde süreli fesihle işine son verilmesi toplu işçi çıkarma kabul edilir.
Uygulamada durum
Toplu çıkarma, işçilerin bireysel haklarını ortadan kaldırmaz: kıdem ve ihbar tazminatı ile iş güvencesi kapsamındaki işçiler için geçerli sebep denetimi ve işe iade imkânı saklıdır. Kanun ayrıca, işverenin bu hükümleri iş güvencesi (m. 18-21) kurallarını dolanmak için kullanamayacağını açıkça belirtir; aksi hâlde işçi işe iade davası açabilir. Usule (özellikle bildirim yükümlülüğüne) aykırılık, uygulamada feshin geçersizliği sonucunu doğurabilir.
Toplu işçi çıkarmaya ilişkin fesihler, bildirimin bölge müdürlüğüne ulaşmasından itibaren kanunda öngörülen sürenin sonunda hüküm doğurur. İşverenin, gerçekte iş güvencesi hükümlerini dolanmak amacıyla toplu çıkarma görüntüsü yaratması hâlinde işçi işe iade davası açabilir; toplu çıkarma, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı haklarını da ortadan kaldırmaz.
Pratik sonuç
Fesih bildiriminizi, çıkarmanın gerekçesini ve usule uyulup uyulmadığını belgeleyin. Tazminatlarınızı ve iş güvencesi haklarınızı değerlendirmek için arabuluculuk ve dava yolu açıktır; bir avukata danışmanız yararlı olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Eşikler: hangi çıkarma “toplu” sayılır?
İş Kanunu m. 29 iki şartı birlikte arar: fesih sebebi ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri olmalı; çıkarılan işçi sayısı da kanundaki eşiği aşmalıdır. Eşikler işyerindeki işçi sayısına göre değişir:
20 ile 100 işçi arasında ise en az 10 işçinin; 101 ile 300 işçi arasında ise en az yüzde on oranında işçinin; 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin işine, m. 17 uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
Buradan çıkan ilk sonuç: yirmi işçiden az çalışanı olan bir işyerinde işçilerin tamamı çıkarılsa bile olay toplu işçi çıkarma sayılmaz. İkinci sonuç: sayı, tek bir günde değil bir aylık dönemde hesaplanır; işveren çıkarmayı günlere yayarak eşiği aşmaktan kurtulamaz.
Toplu çıkarma sayılmayan hâller
Madde, sona ermenin işveren feshi olmasını arar. Bu nedenle şu hâller sayıma girmez: işçinin kendi istifası, tarafların anlaşmasıyla (ikale) sona erme, belirli süreli sözleşmenin sürenin dolmasıyla sona ermesi, m. 25 kapsamındaki haklı nedenle yapılan fesihler ve deneme süresi içindeki fesihler. Madde m. 17’ye, yani süreli fesihlere atıf yapar; haklı nedenle derhal fesihler eşik hesabına dâhil edilmez.
Usul: otuz gün önceden bildirim ve görüşme
İşveren toplu işçi çıkarmak istediğinde bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile üç muhataba bildirmek zorundadır: işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna.
Bildirimin içeriği de kanunda belirlenmiştir ve serbest değildir. Bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur. Bu üç bilgiden birinin eksikliği, bildirimin usulüne uygun sayılmaması sonucunu doğurabilir.
Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında görüşme yapılır. Görüşmelerde toplu işçi çıkarmanın önlenmesi, çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Bu, şeklî bir bilgilendirme değil, alternatiflerin tartışıldığı bir aşamadır.
Fesihler ne zaman hüküm doğurur?
Kanun bu noktada net bir kural koyar: fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Yani işçiye bugün verilen fesih bildirimi, bölge müdürlüğüne yapılan bildirimin üzerinden otuz gün geçmeden sonuç doğurmaz. Bu süre işçinin ihbar önelinden bağımsızdır; ikisi ayrı ayrı işler ve kısaltılamaz. Uygulamada işverenlerin en sık düştüğü hata, bildirimi yapmadan ya da bildirimle eşzamanlı olarak fesihleri uygulamaya koymaktır.
İstisnalar ve tekrar işe çağırma yükümlülüğü
İşyerinin bütünüyle kapatılması. İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi hâlinde işveren, sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. Burada sendika temsilcileriyle görüşme aşaması aranmaz; bildirim yükümlülüğü ise devam eder ve işyerinde ilan şartı eklenir.
Mevsim ve kampanya işleri. Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz. Dikkat edilmesi gereken kayıt “bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa” ifadesidir; mevsimlik bir işyerinde sezon ortasında ekonomik gerekçeyle yapılan çıkarma bu istisnaya girmez.
Tekrar işe çağırma. İşveren, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse, nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. Bu, çıkarılan işçiler bakımından somut bir haktır ve aynı zamanda işletmesel kararın tutarlılığını denetlemede güçlü bir ölçüttür: altı ay dolmadan aynı işe yeni alım yapılması, çıkarmanın gerçek bir istihdam fazlasına dayanmadığını gösterir.
Dolanma yasağı, bireysel haklar ve süreler
Maddenin en önemli güvencesi son fıkrasındadır: işveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri m. 18, 19, 20 ve 21’in uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi hâlde işçi bu maddelere göre dava açabilir. Yani toplu çıkarma, iş güvencesi denetiminden kaçmanın yolu değildir. Gerçekte istihdam fazlası doğmamışken toplu çıkarma görüntüsü yaratılmışsa, her işçi kendi feshinin geçerliliğini ayrıca tartışabilir.
Toplu çıkarma bireysel hakları da ortadan kaldırmaz. Kıdem tazminatı, ihbar öneli veya ihbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları aynen doğar. İş güvencesi kapsamındaki işçiler için feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı denetlenir; bu denetimde istihdam fazlalığının gerçekten meydana gelip gelmediği, işverenin kararı tutarlı biçimde uygulayıp uygulamadığı, fesihte keyfî davranıp davranmadığı ve feshin kaçınılmaz olup olmadığı araştırılır.
Süreler: işe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava. Feshin geçersizliğine karar verilirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder ve çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir. İşçinin kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurması zorunludur.
Zamanaşımı İş Kanunu Ek Madde 3 uyarınca beş yıldır. Usul tarafında 7589 sayılı Kanun (31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete) HMK m. 107’yi yürürlükten kaldırmış, belirsiz alacak davası sona ermiştir; yerine HMK m. 109’a eklenen fıkrayla talebin bir defaya mahsus olmak ve tahkikatın sonuna kadar kullanılmak üzere artırılabildiği güçlendirilmiş kısmi dava gelmiştir. Toplu çıkarma dosyalarında çok sayıda işçi aynı anda dava açtığından, bu değişiklik dilekçe kurgusunu doğrudan etkiler.
Tek bakışta: hangi çıkarma “toplu” sayılır?
Eşikler işyerindeki toplam işçi sayısına göre belirlenir ve bir aylık süre içinde aynı veya farklı tarihlerde yapılan fesihler birlikte sayılır.
| İşyerindeki işçi sayısı | Eşik | Dayanak |
|---|---|---|
| 20 – 100 işçi arasında | En az 10 işçi | İş K. m.29/2-a |
| 101 – 300 işçi arasında | En az yüzde on oranında işçi | İş K. m.29/2-b |
| 301 ve daha fazla | En az 30 işçi | İş K. m.29/2-c |
| Sayma dönemi | Bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi | İş K. m.29/2 |
| Hangi fesihler sayılır? | İş K. m.17 uyarınca (bildirimli / geçerli sebeple) yapılan fesihler | İş K. m.29/2 |
| Sebep | Ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri | İş K. m.29/1 |
| 20 işçiden az işyeri | Kapsam dışında | İş K. m.29 |
| Yükümlülük | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Otuz gün önceden yazılı bildirim | İşveren, toplu işçi çıkarmak istediğinde bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile bildirir | İş K. m.29/1 |
| Kime bildirilir? | İşyeri sendika temsilcilerine · ilgili bölge müdürlüğüne · Türkiye İş Kurumuna | İş K. m.29/1 |
| Bildirimin zorunlu içeriği | İşçi çıkarmanın sebepleri · bundan etkilenecek işçi sayısı ve grupları · işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceği | İş K. m.29/3 |
| Görüşme | Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında görüşme yapılır | İş K. m.29/4 |
| Görüşmenin konusu | Toplu çıkarmanın önlenmesi · çıkarılacak işçi sayısının azaltılması · çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi | İş K. m.29/4 |
| Sendika temsilcisi yoksa | Kanun bu hâlde toplantı öngörmemiştir; işveren otuz gün önceden bildirimde bulunur ancak müzakere süreci olmaz | öğreti |
| Fesihlerin hüküm doğurma anı | Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur | İş K. m.29/5 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İşyerinin bütünüyle kapatılması | Kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi hâlinde işveren sadece durumu en az otuz gün önceden bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür | İş K. m.29/6 |
| Bu hâlde | Sendika temsilcileriyle görüşme yükümlülüğü aranmaz | İş K. m.29/6 |
| Tekrar işe çağırma | İşveren, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse, nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır | İş K. m.29/7 |
| Mevsim ve kampanya işleri | İşten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa toplu işçi çıkarma hükümleri uygulanmaz | İş K. m.29/8 |
| Dolanma yasağı | İşveren, toplu işçi çıkarma hükümlerini dolanmak amacıyla işyerini bölümlere ayırarak işçi sayısını eşiğin altında tutamaz; buna yönelik uygulamalar hükümlerin uygulanmasını engellemez | İş K. m.29 |
| İdari yaptırım | Bildirim yükümlülüğüne aykırılıkta idari para cezası uygulanır | İş K. m.100 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Bireysel haklar saklıdır | m.29 usulüne uyulması, her bir feshin geçerli sebebe dayanma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz | İş K. m.18 |
| İşletmesel karar denetimi | Kararın gerçekliği, tutarlılığı ve keyfî olmadığı ile feshin son çare olması ayrıca denetlenir | İş K. m.18 · Yargıtay |
| Seçim ölçütü | Çıkarılacak işçinin seçiminde objektif ve tutarlı ölçüt kullanılmalıdır | İş K. m.5 · Yargıtay |
| Usule aykırılık | Otuz gün kuralına veya bildirim içeriğine aykırılık feshi sakatlayabilir | İş K. m.29 · Yargıtay |
| İşe iade | İş güvencesi kapsamındaki işçi (otuz veya daha fazla işçi, en az altı aylık kıdem, belirsiz süreli sözleşme) dava açabilir | İş K. m.18-21 |
| Kıdem ve ihbar | Geçerli sebeple fesihte kıdem ödenir; bildirim süresine uyulmazsa ihbar tazminatı | İş K. m.17 · 1475 s.K. m.14 |
| Arabuluculuk | Fesih bildiriminin tebliğinden bir ay içinde — dava şartı | 7036 s.K. m.3 |
| Dava | Son tutanak tarihinden iki hafta içinde | İş K. m.20 |
| 2026 usul | 7589 s.K. ile HMK m.107 kaldırıldı; kısmi dava, talep bir defaya mahsus artırılabilir | HMK m.109/4 |
Sıkça Sorulan Sorular
Kaç işçinin çıkarılması toplu işçi çıkarma sayılır?
İşyerinde çalışan işçi sayısı 20 ile 100 arasında ise en az 10 işçinin, 101 ile 300 arasında ise en az yüzde on oranında işçinin, 301 ve daha fazla ise en az 30 işçinin bir aylık süre içinde m. 17 uyarınca işine son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
Yirmiden az işçi çalıştıran işyerinde toplu çıkarma olur mu?
Hayır. Eşikler yirmi işçiden başladığı için, yirmiden az işçi çalıştıran bir işyerinde işçilerin tamamı çıkarılsa dahi olay toplu işçi çıkarma olarak değerlendirilmez.
İşveren kimlere, ne zaman bildirim yapmak zorunda?
En az otuz gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna. Bildirimde çıkarmanın sebepleri, etkilenecek işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceği zorunlu olarak yer almalıdır.
Fesihler ne zaman hüküm doğurur?
Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur. Bu süre işçinin ihbar önelinden bağımsızdır ve kısaltılamaz.
İşyeri tamamen kapanıyorsa aynı usul mü uygulanır?
Hayır. İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi hâlinde işveren, sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.
Çıkarıldıktan sonra aynı işe alım yapılırsa hakkım var mı?
Evet. İşveren, toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak isterse nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır. Bu durum ayrıca işletmesel kararın tutarlılığını da şüpheye düşürür.
Mevsimlik işlerde toplu çıkarma hükümleri uygulanır mı?
Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları, işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa toplu işçi çıkarma hükümlerine tabi değildir. Ancak sezon ortasında ekonomik gerekçeyle yapılan çıkarma bu istisnaya girmez.
Toplu çıkarma iş güvencesi haklarımı ortadan kaldırır mı?
Hayır. m. 29’un son fıkrası uyarınca işveren bu hükümleri m. 18, 19, 20 ve 21’in uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi hâlde işçi bu maddelere göre dava açabilir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacakları da aynen doğar.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 İş ve İşçi Hakları (Ana Kategori)
- Patron Küçülmeye Gidiyoruz Deyip Beni Çıkardı, Yerime Yeni Eleman Aldıİşletmesel gerekçe tutarsızlığı
- Geçerli Sebep ile Haklı Sebep Feshi Arasındaki Fark (m. 18 ve m. 25)
- İhbar Öneli ve Kötüniyet Tazminatı (m. 17)
- İşveren İflas/Konkordato Durumunda İşçi Alacakları ve Ücret Garanti Fonu
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Bu içerik İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku alanındadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
🧮 İlgili Hesaplama Aracı
- İşe İade Davası Süre, Kapsam ve Tazminat — dört zincirleme süreyi ve tazminat tutarını hesaplayın


