Tarladaki Aile İşletmesi Bölünmesin İstiyoruz – Bir Mirasçıya Verilebilir mi?
25 Temmuz 2026

Tarladaki Aile İşletmesi Bölünmesin İstiyoruz – Bir Mirasçıya Verilebilir mi?

Ne yaşandı?

Miras olarak kalan tarımsal arazi ve işletme, mirasçılar arasında paylaşılmak isteniyor. Ancak işletmenin parçalara bölünmesi ekonomik olarak verimsizlik yaratacak; mirasçılardan biri işletmeyi bütün hâlde sürdürmek istiyor. Bunun mümkün olup olmadığı soruluyor. Tarımsal işletmenin bölünmeden bir mirasçıya özgülenmesi mümkündür ancak bu, diğer mirasçılar bakımından denkleştirme yükümlülüğü doğurur. Rehber, şartları ve değer hesabını ele alıyor.

Aile arazisi bölünme veya satış riskiyle mi karşı karşıya?

Ehil mirasçı belirlenmesi, süre yönetimi ve Bakanlık davalarında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku

Miras kalan tarlayı bölüştürebilir miyiz?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Dikkat: Türk Medeni Kanunu’nun tarımsal işletmelerin özgülenmesine ilişkin m.659-668 hükümleri, 15 Mayıs 2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6537 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Konu bugün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi ve devamında düzenlenmektedir. Yeni sisteme göre tarımsal araziler, Kanuna ekli listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez ve bölünemez; işletme, ehil görülen mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devredilir ve diğer mirasçıların miras paylarının bedeli ödenir.

Böylece hem işletmenin bütünlüğü korunur hem de diğer mirasçıların hakları, payları oranında karşılanır. Birden çok ehil ve istekli mirasçı varsa ya da koşullarda uyuşmazlık çıkarsa, paylaşma kuralları çerçevesinde mahkeme devreye girebilir.

Devirden itibaren yirmi yıl içinde arazinin tarım dışı kullanım nedeniyle değer kazanması hâlinde, aradaki fark diğer mirasçılara payları oranında ödenir. Ehil ve istekli bir mirasçı bulunmuyorsa arazi, en fazla teklifi veren istekli mirasçıya; o da yoksa üçüncü kişilere satılabilir.

Ne yapmalısınız?

İşletmenin ekonomik bütünlüğünü, gelir değerini ve hangi mirasçının işletmeyi sürdürmeye ehil olduğunu ortaya koyun. Özgüleme ve denkleştirme hesabı teknik olduğundan, bir avukatla ilerlemeniz yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Önemli: dayanak değişti — TMK m.659-668 yürürlükte değil

Bu konuda internetteki pek çok kaynak hâlâ Türk Medeni Kanunu’nun tarımsal işletmelerin özgülenmesine ilişkin hükümlerine atıf yapmaktadır. Bu hükümler yürürlükte değildir.

30 Nisan 2014 tarihinde kabul edilen ve 15 Mayıs 2014 tarihli, 29001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6537 sayılı Kanun ile, Türk Medeni Kanunu’nun miras hukuku kitabında yer alan tarımsal işletmelerin özgülenmesine ilişkin m.659-668 hükümleri yürürlükten kaldırılmış ve konu 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu‘nun 8. maddesi ve devamına taşınmıştır.

Yeni sistemin temel kuralı bölünmezliktir. Tarımsal araziler, Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez ve bölünemez. Bu nitelik, şerh konulmak üzere Bakanlık tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir.

Yani artık soru “bölünmesin mi?” değildir — kanun zaten bölünmeyi yasaklamıştır. Asıl soru, işletmenin hangi mirasçıya ve hangi usulle devredileceğidir.

Bir geçiş kuralı vardır. 6537 sayılı Kanun’la eklenen geçici maddede; bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemlerinin, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanacağı düzenlenmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2021 tarihli, E. 2017/1289, K. 2021/226 sayılı kararında da, yayım tarihinden önce açılmış ve hâlen devam eden davalarda önceki kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle çok eski tarihli dosyalarda hangi rejimin uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yıl, üç ay ve Bakanlığın devreye girmesi

Süreç sıkı sürelere bağlanmıştır ve ihmal edilirse kontrol mirasçıların elinden çıkar.

1. Mirasçılar anlaşırsa: mülkiyeti devir işlemleri mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır.

2. Bir yıl içinde tamamlanmaz ve dava da açılmazsa süreç mirasçıların iradesinden çıkar. Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin süresinde devredilmediği kamu kurum ve kuruluşları ile finans kurumlarınca öğrenilirse, durum derhâl Bakanlığa bildirilir.

3. Bakanlık mirasçılara üç ay süre verir. Verilen süre sonunda devir gerçekleşmezse Bakanlık, re’sen veya bildirim üzerine, bu yerlerin:

  • istemde bulunan ehil mirasçıya,
  • ehil mirasçı bulunmaması durumunda en fazla teklifi veren istekli mirasçıya devri,
  • aksi hâlde üçüncü kişilere satılması için

ilgili sulh hukuk mahkemesi nezdinde dava açabilir.

Bu, en ciddi risktir: mirasçılar anlaşamaz ve harekete geçmezse, arazi sonunda aileden çıkabilir. Aile işletmesinin bütünlüğünü korumak isteyenlerin bir yıllık süreyi kaçırmaması gerekir.

Harç avantajı vardır. Sulh hukuk mahkemeleri nezdinde mirasçılar veya Bakanlıkça bu Kanun kapsamında açılacak davalar bakımından resim ve harç yönünden kolaylık öngörülmüştür; bu husus dava açarken ayrıca değerlendirilmelidir.

“Ehil mirasçı” kimdir ve hâkim neye bakar?

Devir, ehil görülen mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden yapılır (5403 s.K. m. 8/C). Sulh hukuk hâkimi, mülkiyetin devrini uygun bulduğu mirasçıya, diğer mirasçıların miras paylarının bedelini ödemesine hükmeder.

Ehillik ölçütleri yönetmelikte belirlenmiştir. Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik‘in 10. maddesinde sayılan kıstaslara göre değerlendirme yapılır; bu değerlendirme sonucunda mirasçılardan yalnızca birinin ehil olduğu sonucuna ulaşılırsa hâkim mülkiyeti ona devreder.

Ehillik “bizzat çiftçilik yapmak” demek değildir. Öğretide, taşınmazı bizzat değil fakat bir kiracı ya da istihdam edeceği bir kimse aracılığıyla işleyebilecek mirasçının da ehil mirasçı sayılabileceği savunulmaktadır. Bu, şehirde yaşayan ancak işletmeyi sürdürebilecek konumda olan mirasçılar bakımından önemlidir.

Birden çok istekli varsa ya da itiraz edilirse: mirasçılardan birinin itiraz etmesi veya birden çok mirasçının kendilerine devir istemesi hâlinde sulh hukuk hâkimi; yeter gelirli tarımsal arazi ve yan sınai işletmenin ekonomik gelir ve bütünlüğünü sürdürme imkânını ve mirasçıların kişisel durumlarını göz önünde bulundurarak, yan sınai işletmenin birlikte veya ayrı olarak devrine ya da satışına karar verir.

Üç ayrı çözüm yolu vardır. Kanun mirasçılara; ehil mirasçıya devir, aile malları ortaklığı benzeri düzenlemeler ve mirasçılar arasında limited şirket kurulması seçeneklerini tanır. Limited şirket kurulması hâlinde, yeter gelirli tarımsal arazilere sıkı biçimde bağlı olan yan sınai işletme de bu yapıya dâhil edilebilir. İşletmeyi birlikte sürdürmek isteyen kardeşler için bu seçenek, tek bir mirasçıya devirden daha uygun olabilir.

Yirmi yıl kuralı: arazi imara açılırsa

Bu, diğer mirasçıları koruyan ve çoğu zaman bilinmeyen hükümdür.

Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin mirasçılardan birine devredilmesinden itibaren yirmi yıl içinde, bu arazilerin tamamının veya bir kısmının tarım dışı kullanım nedeniyle değerinde artış meydana gelirse:

  • Devir tarihindeki arazinin parasal değeri, tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır,
  • Bulunan değer ile arazinin yeni değeri arasındaki fark, diğer mirasçılara payları oranında arazinin mülkiyetini devralan mirasçı tarafından ödenir.

Pratik anlamı büyüktür. “Kardeşim tarlayı tarım değeri üzerinden aldı, birkaç yıl sonra orası imara açıldı ve servet oldu” şikâyetinin cevabı budur. Devirden sonraki yirmi yıl içinde tarım dışı kullanım izni verilmişse, aradaki değer farkı diğer mirasçılara ödenmek zorundadır.

Bu nedenle devir sonrası takip önemlidir: imar planı değişiklikleri, tarım dışı kullanım izinleri ve belediye kararları dönem dönem izlenmeli; devir tarihi ve devir bedeli belgeleriyle birlikte saklanmalıdır.

Yapılacaklar sırası:

  1. Arazinin yeter gelirli büyüklükte olup olmadığını tespit ettirin — tapu kaydındaki şerhi ve il/ilçe tarım müdürlüğü kayıtlarını inceleyin.
  2. Bir yıllık süreyi takvime alın — mirasın açılmasından itibaren işler.
  3. Mirasçılarla anlaşma zemini arayın — ehil mirasçıya devir mi, limited şirket mi?
  4. Anlaşma yoksa süresinde dava açın — sulh hukuk mahkemesinde; aksi hâlde Bakanlık devreye girer ve arazi üçüncü kişilere satılabilir.
  5. Ehillik iddianızı belgeleyin — çiftçilik kaydı, ziraat odası kaydı, tarımsal destekleme başvuruları, arazide fiilen çalıştığınızı gösteren kayıtlar, eğitim ve deneyim belgeleri.
  6. Değer tespiti yaptırın — devir gerçek değer üzerinden yapılacağından bilirkişi incelemesi belirleyicidir.
  7. Devir sonrası yirmi yılı izleyin — imar değişikliği hâlinde fark talebi doğar.

Süreç Nasıl İlerler? Aşama Tablosu

AşamaSüreSonuç
Mirasçıların anlaşması1 yılDevir gerçekleşir
AnlaşılamazsaBakanlık başvurusuSüreç devralınır
Bakanlık bildirimi3 ayEk süre tanınır
Yine anlaşılamazsaMahkemeye başvuruEhil mirasçı belirlenir
Ehil mirasçı yoksaSatışBedel paylaşılır
Aykırı işlemTapuda yapılamaz

Birinci satır mirasçılar için en değerli dönemdir: bu bir yıl içinde yapılan anlaşma, süreci mahkemeye taşımadan sonuçlandırır.

İkinci ve üçüncü satırlar sürecin mirasçıların elinden çıktığı andır: Bakanlık devreye girdiğinde tercih alanı daralır.

Dördüncü satır en uzun aşamadır: ehil mirasçının kim olduğu yargılamayla belirlenir ve ölçütler mahkemece değerlendirilir.

Beşinci satır ailenin araziyi kaybetmesiyle sonuçlanır; bu nedenle bir yıllık süre içinde anlaşmak büyük önem taşır.

Neden Eski TMK Hükümlerine Dayanılamaz?

KonuEski düzenBugünkü düzen
DayanakTMK m.659-6685403 sayılı Kanun
DurumYürürlükte değilYürürlükte
KapsamTarımsal işletmeYeter gelirli tarımsal arazi
BölünmeÖzgüleme talebiYasak
Karar süresi1 yıl
AnlaşılamazsaBakanlık ve mahkeme devrede

İkinci satır bu yazının çıkış noktasıdır: eski TMK hükümlerine dayanan dilekçe ve talepler bugün sonuç doğurmaz.

Dördüncü satır farkın özüdür: eski düzende özgüleme bir talep iken, bugünkü düzende bölünme yasaktır ve arazi zaten bölünemez.

Beşinci satır süre baskısı doğurur: mirasçıların bir yıl içinde devir konusunda anlaşması beklenir.

Altıncı satır sürecin sonunu gösterir: anlaşma sağlanamazsa süreç mirasçıların elinden çıkar.

Hâkim Ehil Mirasçıyı Neye Göre Belirler?

ÖlçütDeğerlendirme
Fiilî tarımsal faaliyetHalen çiftçilik yapıyor mu
ÇKS kaydıEn somut delil
Tarımsal deneyimSüre ve süreklilik
Tarımsal eğitimBelge varsa dikkate alınır
Araziye yakınlıkİkamet ve işletme imkânı
Ödeme gücüDiğerlerinin payını karşılayabilme
Birden fazla ehil varsaMahkeme ölçütleri tartar

İkinci satır uygulamada en somut delildir: Çiftçi Kayıt Sistemi kaydı, fiilî tarımsal faaliyetin en kolay ispatlanan göstergesidir.

Bu nedenle araziyi fiilen eken mirasçının ÇKS kaydını sürdürmesi, sonraki değerlendirmede belirleyici olur.

Altıncı satır pratik bir sınırdır: ehil sayılmak yeterli değildir; diğer mirasçıların paylarını karşılayacak ödeme gücü de aranır.

Bu nedenle işletmeyi devralmak isteyen mirasçı, finansman planını baştan hazırlamalıdır.

Devirden Sonraki Yirmi Yıl ve İmar Riski

KonuKural
Devralan mirasçıAraziyi işletmekle yükümlü
Devirden sonra satarsaDeğer artışı paylaşılır
Süre20 yıl
Kimler talep ederDiğer mirasçılar
İmara açılmaEn büyük değer artışı
Tarım dışı kullanımAyrıca değerlendirilir
AmaçSpekülasyonu önlemek

İkinci ve üçüncü satırlar diğer mirasçıları koruyan bir güvencedir: araziyi düşük bedelle devralıp kısa sürede yüksek bedelle satmanın önüne geçilir.

Beşinci satır en somut örnektir: arazi imara açıldığında değer katlanarak artar ve bu artış tek başına devralana kalmaz.

Bu nedenle devir sırasında belirlenen değerin, sonraki yirmi yıl boyunca bir referans noktası oluşturduğu unutulmamalıdır.

Yedinci satır kuralın amacını gösterir: devir, araziyi işletmek isteyen mirasçıya kolaylık sağlamak içindir.

Devralacak Mirasçı İçin Sekiz Adım

#AdımNeden
1Arazinin yeter gelirli olup olmadığını tespit ettirinRejim değişir
2ÇKS kaydınızı güncelleyinEhil mirasçı delili
3Bir yıllık süreyi takvime alınSüreç elden çıkmasın
4Değerleme yaptırınPay hesabı
5Finansman planı hazırlayınÖdeme gücü aranır
6Yazılı anlaşma yapınMahkemeye gitmeden
7Yirmi yıl kuralını hesaba katınSonraki satış
8Destekleme ödemelerini takip edinGelir kaybı olmasın

Birinci adım tüm süreci belirler: arazi yeter gelirli değilse bölünme yasağı uygulanmaz ve olağan paylaşma kuralları işler.

Üçüncü adım en kritik olanıdır: bir yıllık süre içinde anlaşılamazsa süreç Bakanlık ve mahkeme eliyle yürür.

Altıncı adım en hızlı ve en ucuz çözümdür: TMK m.676/3 uyarınca paylaşma sözleşmesi yazılı şekilde yapılır; taşınmaz içerse dahi resmî şekil aranmaz.

Sekizinci adım sessiz bir gelir kaybını önler: kayıt güncellenmediğinde destekleme ödemeleri kesilebilir.

Tek bakışta: süreler, ehil mirasçı ve yirmi yıl kuralı

Bu konudaki en kritik nokta süredir. Mirasçılar hareketsiz kalırsa süreç ellerinden çıkar ve Bakanlık devreye girer.

Tablo 1 — Süre takvimi: bir yıl, üç ay ve Bakanlığın devreye girmesi
AşamaSüreNe olur?Dayanak
Mirasçılar anlaşırsaMirasın açılmasından itibaren bir yılMülkiyeti devir işlemleri tamamlanır5403 s.K. m.8/B
Bir yılda devir yapılmaz ve dava da açılmazsa8/Ç hükümleri devreye girer5403 s.K. m.8/B
Kamu kurumu veya finans kuruluşu durumu öğrenirseDerhâlBakanlığa bildirilir5403 s.K. m.8/Ç
Bakanlığın uyarısıÜç ayMirasçılara devir için süre verilir5403 s.K. m.8/Ç
Üç ayda da devir olmazsaBakanlık sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir5403 s.K. m.8/Ç
Bedelin depo edilmesiAltı aya kadar, talep hâlinde altı ay ek süreDevri uygun bulunan mirasçı diğerlerinin pay bedelini mahkeme veznesine yatırır5403 s.K. m.8/D
Bedel yatırılmaz ve istekli mirasçı da yoksaSulh hukuk hâkimi açık artırmayla satışa karar verir5403 s.K. m.8/D
Tablo 2 — Bakanlık davasında devir önceliği (5403 s.K. m.8/Ç)
Öncelik sırasıKime devredilir?
1İstemde bulunan ehil mirasçı
2Ehil mirasçı yoksa, en fazla teklifi veren istekli mirasçı
3O da yoksa üçüncü kişilere satış

Devir gerçekleştikten sonra da diğer mirasçıların hakkı tamamen bitmez. Kanun, arazinin sonradan tarım dışına çıkması ihtimalini ayrıca düzenlemiştir.

Tablo 3 — Devirden sonrası: yirmi yıl kuralı ve diğer düzenlemeler
KonuKuralDayanak
Yirmi yıl kuralıDevirden itibaren yirmi yıl içinde arazinin tamamı veya bir kısmı tarım dışı kullanım nedeniyle değer kazanırsa; devir tarihindeki değer, izin tarihine göre yeniden hesaplanır ve fark diğer mirasçılara payları oranında ödenir5403 s.K.
Ehil mirasçının nitelikleriBakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir (RG 31.12.2014, S.29222)5403 s.K. · Yönetmelik m.10
Harç ve resimMirasçılar veya Bakanlıkça sulh hukuk mahkemesinde açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır5403 s.K.
Kredi desteğiPay bedellerini öz kaynağıyla ödeyemeyecek mirasçının kullanacağı banka kredisine Bakanlık bütçesinden destek sağlanabilir5403 s.K. m.8/D

Sıkça Sorulan Sorular

Tarımsal işletmenin özgülenmesi hangi kanunda düzenlenir?

Türk Medeni Kanunu’nun m.659-668 hükümleri, 30 Nisan 2014 tarihinde kabul edilip 15 Mayıs 2014 tarihli ve 29001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6537 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Konu artık 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi ve devamında düzenlenmektedir.

Tarım arazisi bölünebilir mi?

Hayır. Tarımsal araziler, 5403 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez ve bölünemez; bu nitelik şerh konulmak üzere Bakanlık tarafından tapu müdürlüğüne bildirilir.

Devir için ne kadar süremiz var?

Mirasçılar arasında anlaşma sağlanması hâlinde mülkiyeti devir işlemleri, mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde tamamlanır. Bu süre içinde devir yapılmaz ve dava da açılmazsa süreç Bakanlığın devreye girmesiyle mirasçıların iradesinden çıkar.

Süre kaçırılırsa ne olur?

Bakanlık, kanun hükümlerinin uygulanması için mirasçılara üç ay süre verir. Verilen süre sonunda devir olmazsa Bakanlık; arazinin istemde bulunan ehil mirasçıya, ehil mirasçı yoksa en fazla teklifi veren istekli mirasçıya devri, aksi hâlde üçüncü kişilere satılması için sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir.

Ehil mirasçı kimdir?

Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devrine İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesindeki kıstaslara göre belirlenir. Öğretide, taşınmazı bizzat değil ancak bir kiracı ya da istihdam edeceği bir kimse aracılığıyla işleyebilecek mirasçının da ehil sayılabileceği savunulmaktadır.

Birden fazla mirasçı devir isterse ne olur?

Mirasçılardan birinin itiraz etmesi veya birden çok mirasçının devir istemesi hâlinde sulh hukuk hâkimi; yeter gelirli tarımsal arazi ve yan sınai işletmenin ekonomik gelir ve bütünlüğünü sürdürme imkânını ve mirasçıların kişisel durumlarını göz önünde bulundurarak karar verir.

İşletmeyi birlikte sürdürmek istersek ne yapabiliriz?

Kanun, mirasçılar arasında limited şirket kurulması seçeneğini tanımaktadır. Bu hâlde yeter gelirli tarımsal arazilere sıkı biçimde bağlı olan yan sınai işletme de bu yapıya dâhil edilebilir.

Arazi sonradan imara açılırsa hakkımız olur mu?

Evet. Devirden itibaren yirmi yıl içinde arazinin tamamı veya bir kısmı tarım dışı kullanım nedeniyle değer artışına uğrarsa; devir tarihindeki değer, tarım dışı kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır ve aradaki fark, mülkiyeti devralan mirasçı tarafından diğer mirasçılara payları oranında ödenir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik Miras Hukuku alanındadır.

Miras Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki 24 rehber  ·  Tüm hukuk dalları

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

Özgüleme bedeli nasıl belirlenir?

İşletmenin gelir getirme kapasitesi gözetilerek belirlenir. Değerleme bilirkişi incelemesiyle yapılır ve diğer mirasçılara denkleştirme bu değer üzerinden hesaplanır.

Denkleştirme bedeli taksitle ödenebilir mi?

Ödeme koşulları somut olayın özelliklerine göre belirlenir. İşletmenin sürdürülebilirliği gözetilerek ödeme planı düzenlenmesi gündeme gelebilir.

Ehil mirasçı yoksa ne olur?

İşletmeyi işletmeye ehil bir mirasçı bulunmuyorsa, bölünmezlik kuralı çerçevesinde satış ve bedelin paylaşılması gündeme gelir.

Özgüleme yapıldıktan sonra işletme satılabilir mi?

Devralan mirasçı malik sıfatıyla tasarrufta bulunabilir; ancak kanunda öngörülen sınırlama ve süreler bakımından değerlendirme yapılması gerekir.

Hayvan varlığı da işletmeye dâhil sayılır mı?

Tarımsal işletmenin bütünlüğü içinde yer alan canlı varlık ve ekipman, işletmenin ayrılmaz parçası olarak değerlendirilebilir.

Diğer mirasçılar özgülemeye karşı çıkarsa ne olur?

Uyuşmazlık hâlinde mahkeme, ehil mirasçının bulunup bulunmadığını ve özgüleme koşullarını değerlendirerek karar verir.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk