Kamu İhalesi Sözleşmesinde Hakediş (Alacak) Temliki ve Haciz
24 Haziran 2026

Kamu İhalesi Sözleşmesinde Hakediş (Alacak) Temliki ve Haciz

Bir kamu ihalesini kazanan yüklenici, idareden doğan hakediş alacağını bankaya veya üçüncü kişiye devredebilir mi? İşi finanse etmek için kredi kullanan firmalar bunu sıkça ister. Peki bu alacak, yüklenicinin borçları için haczedilebilir mi ve iki talep çakışırsa hangisi önce gelir?

Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: alacağın devrinin şartları (TBK m.183) ve yazılı şekil zorunluluğu (m.184), özel kanun hükümlerinin saklı tutulması (m.194), idareye bildirimin sonucu (m.186), idarenin ileri sürebileceği def’iler (m.188), temlik-haciz yarışması ve doğrudan konuya ilişkin bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı.

1) Hakedişin Hukuki Niteliği

Hakediş, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı iş karşılığında idareden hak ettiği ödemedir. Hukuken bu, yüklenicinin idareden olan bir alacağıdır.

NitelikSonucu
Alacak hakkıDevredilebilir ve haczedilebilir
Sözleşmeden doğarSözleşme hükümlerine tabidir
Borçlusu idaredirKamu mevzuatındaki özel kurallar uygulanır
Şarta bağlıdırİşin yapılmasına ve kabulüne bağlı olarak doğar

Dördüncü satır çoğu zaman gözden kaçar ve temlik alan bakımından risk doğurur: hakediş, henüz doğmamış veya kısmen doğmuş bir alacak olabilir. İş yapılmadıkça alacak doğmaz; bu nedenle temlik alan, işin yürüyüşünü de takip etmek durumundadır.

2) Alacağın Devri: Kural ve Üç Engel (TBK m.183)

Madde 183: Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.

EngelÖrnek
KanunÖzel mevzuatta öngörülen devir sınırları
SözleşmeSözleşmede devir yasağı veya izin şartı
İşin niteliğiAlacağın kişiye sıkı sıkıya bağlı olması

Kural, borçlunun rızasının aranmamasıdır. Bunun nedeni, alacağın devrinin borçlunun üstlendiği edimi kural olarak değiştirmemesidir: borçlu aynı borcu, yalnızca başka birine öder.

İkinci fıkra ise devralanı koruyan bir hükümdür: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması düzenlemişse, sonradan “biz devri yasaklamıştık” savunmasını ileri süremez.

Devrin sonucu

Devir sonucunda borçlu değişmez; borcun ödenmesini isteme yetkisi yeni alacaklıya geçer. Yargıtay uygulaması bunu net biçimde ifade eder: alacağını temlik eden davacı, o alacak yönünden taraf sıfatını kaybeder.

Bunun pratik sonucu vardır: hakedişini temlik eden yüklenici, o hakediş bakımından artık idareye karşı talepte bulunamaz. Talep hakkı devralana geçmiştir.

3) Yazılı Şekil Zorunluluğu (TBK m.184)

Madde 184: Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.

İşlemŞekil
Devir sözleşmesiYazılı (geçerlilik şartı)
Devir sözü vermeŞekle bağlı değil

Bu ayrım önemlidir: “alacağımı sana temlik edeceğim” taahhüdü şekle bağlı olmadan geçerli olabilirken, devrin kendisi yazılı yapılmadıkça hüküm doğurmaz.

Sözlü devir, kural olarak alacağı devralana geçirmez. Kamu ihale uygulamasında ise yazılılığın ötesinde, noterde düzenlenmiş temlikname aranması yaygındır.

Yasal ve yargısal devir (TBK m.185)

Devir her zaman sözleşmeyle olmaz:

Madde 185: Alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Bu hüküm, örneğin bir mahkeme kararıyla gerçekleşen devirlerde şekil tartışmasını ortadan kaldırır.

4) Özel Hükümler Saklıdır (TBK m.194)

Kamu ihale sözleşmeleri bakımından bu hüküm köprü işlevi görür.

Madde 194: Bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümler saklıdır.

Yani genel devir rejimi (TBK m.183-193) uygulanırken, özel kanunlarda öngörülmüş sınırlamalar önce gelir. Kamu ihale sözleşmelerinde bu, şu başlıklarda kendini gösterir:

SınırKaynağı
Sözleşmede devir yasağı veya izin şartıSözleşme ve genel şartnameler
Temliknamenin şekliHarcama ve muhasebe mevzuatı
Kamu alacaklarına ilişkin kesintilerVergi ve sosyal güvenlik mevzuatı
Sözleşmenin devriyle karıştırılmama4735 sayılı Kanun m.16

Dördüncü satır kavramsal bir ayrımdır ve karıştırılması ağır sonuç doğurur.

Temlik mi devir mi? İkisinin sonuçları çok farklı

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

5) Alacak Temliki ile Sözleşmenin Devri Farkı

ÖlçütHakediş (alacak) temlikiSözleşmenin devri
KonusuYalnızca alacak hakkıSözleşmenin tamamı
Sözleşmenin tarafıDeğişmez; yüklenici aynı kalırDeğişir
İşi kim yaparYine yükleniciDevralan
DayanakTBK m.183 vd.4735 m.16
İzinKural olarak gerekmez; sözleşme aksini öngörebilirİhale yetkilisinin yazılı izni
Üç yıl kuralıUygulanmazUygulanır
Aykırılığın sonucuSözleşme hükümlerine göreFesih, teminat ve yasaklama

Bu tablo, temlikin neden tercih edildiğini açıklar: yüklenici işi kendisi yürütmeye devam ederken yalnızca ödemenin muhatabını değiştirir. Sözleşmenin devrindeki ağır şartlar burada gündeme gelmez.

Sözleşmenin devri rejimi için sözleşmenin devri ve mücbir sebep incelememize bakabilirsiniz.

6) İdareye Bildirim ve İyiniyetle İfa

Devrin geçerliliği için borçlunun rızası aranmasa da, bildirim pratikte belirleyicidir.

DurumSonuç
Bildirim yapılmadıİdare iyiniyetle yükleniciye ödeme yaparsa borcundan kurtulabilir
Bildirim yapıldıİdare artık devralana ödemek durumundadır

Bu nedenle borçlunun rızası geçerlilik şartı olmasa da, eski alacaklıya ödeme riskini önlemek için devrin borçluya ispatlanabilir biçimde bildirilmesi önem taşır.

“İspatlanabilir biçimde” ifadesi pratik bir gerekliliktir: bildirimin tarihi ve içeriği sonradan tartışma konusu olabileceğinden, bildirimin belgeli bir yolla yapılması gerekir.

Teyit yazısı almadan temlik teminatı eksik kalır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

7) İdarenin İleri Sürebileceği Def’iler (TBK m.188)

Devir, borçlunun durumunu ağırlaştırmaz. Bu, temlik alan bakımından en önemli risktir.

Borçlu (idare), devralana karşı, devredene karşı sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir. Kamu ihale sözleşmelerinde bunlar şunlar olabilir:

Def’iİçeriği
Gecikme cezasıHakedişten kesilir
Takas ve mahsupİdarenin yükleniciden alacağı varsa
Ayıplı imalatEksik veya kusurlu iş bedeli düşülür
Kesin teminatSözleşmede öngörülen kesintiler
Kamu alacaklarıVergi ve sosyal güvenlik borçlarına ilişkin kesintiler
Hakedişin doğmamış olmasıİş yapılmadıkça alacak doğmaz

Bu nedenle temlik alan banka veya üçüncü kişi, hakedişin brüt tutarını değil, kesintiler sonrası kalan tutarı tahsil edebilir. Kredi teminatı planlanırken bu gerçeklik hesaba katılmalıdır.

Bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı

Bu riskin nasıl bertaraf edilebileceğine ilişkin doğrudan konuya ilişkin bir karar bulunmaktadır.

UnsurBilgi
MahkemeAdana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas / KararE.2019/653, K.2020/365
Tarih25/6/2020
UyuşmazlıkKamu ihalesiyle üstlenilen yapım işinden doğan hakediş alacağını yükleniciden temlik alan şirkete karşı, iş sahibi idarenin borçlu bulunmadığının tespiti istemi

Kararın özü şudur:

Alacağın devri borçlu idareye bildirildikten sonra idarenin, devredenin alacağı bulunduğunu, takas ve mahsup haklarından feragat ettiğini ve devir tutarının devralana ödeneceğini yazıyla bildirmesi kayıtsız şartsız borç ikrarı sayılmış; borçlu olunmadığının tespiti istemi reddedilmiştir.

Bu karar, temlik alan bakımından çok pratik bir yol gösterir: idareden alınacak yazılı teyit, sonradan ileri sürülecek takas ve mahsup savunmalarını bertaraf edebilir.

Teyit yazısında istenecekNeden
Alacağın varlığıHakedişin doğduğunun kabulü
Takas ve mahsup haklarından feragatKesinti riskinin bertarafı
Devir tutarının devralana ödeneceğiÖdeme muhatabının netleşmesi

Bu üç unsuru içeren bir yazı, kararda kayıtsız şartsız borç ikrarı olarak değerlendirilmiştir. Temlik alan bakımından bu, teminatın gücünü belirgin biçimde artırır.

8) Temliknamenin Kurgusu

Temliknamenin içeriği, sonradan doğacak uyuşmazlıkların çoğunu baştan önler.

Bölümİçeriği
1. TaraflarDevreden (yüklenici) ve devralan; unvan, vergi ve sicil bilgileri
2. Sözleşmeİhale kayıt numarası, idare, iş adı, sözleşme tarih ve numarası
3. Devredilen alacakHangi hakedişler; tutar veya oran olarak sınır
4. KapsamMevcut ve/veya müstakbel hakedişler
5. Ödeme yeriDevralanın hesap bilgileri
6. Bildirimİdareye bildirimin nasıl yapılacağı
7. RücuDevrin teminat amaçlı mı kesin mi olduğu
8. ŞekilYazılı; uygulamada noter

Üçüncü ve dördüncü bölümler en çok tartışma doğuran yerlerdir. “Tüm hakedişler” gibi genel bir ifade, hangi dönem ve hangi tutara kadar devir yapıldığı konusunda belirsizlik yaratır.

Yedinci bölüm ise devrin niteliğini belirler: teminat amaçlı devirde, borç ödendiğinde alacağın devredene geri dönmesi öngörülebilir. Bu husus baştan yazılmazsa sonradan uyuşmazlık doğar.

Kısmi temlik

SoruDeğerlendirme
Alacağın bir kısmı devredilebilir mi?Kural olarak evet; alacak bölünebilir nitelikteyse
Sınır nasıl belirlenir?Tutar veya oran olarak
Kalan kısım kime ait?Devredende kalır; idare ona öder
Kesintiler nasıl dağıtılır?Temliknamede düzenlenmelidir

Dördüncü satır ihmal edildiğinde ciddi uyuşmazlık doğar: kesintilerin önce devredilen kısımdan mı yoksa kalan kısımdan mı düşüleceği, tarafların hangi tutarı alacağını doğrudan belirler.

Bu nedenle kısmi temliklerde kesinti sırası açıkça yazılmalıdır.

9) Hakedişin Haczi

Hakediş bir alacak olduğundan, yüklenicinin borçları için haczedilebilir.

Alacak türüYol
Özel hukuk alacaklarıİcra takibi; üçüncü kişideki alacağın haczi usulü
Kamu alacaklarıAmme alacaklarının tahsili mevzuatı çerçevesinde haciz

Her iki hâlde de idare, üçüncü kişi (borçlu) konumundadır: haciz bildirimi idareye tebliğ edilir ve idare, hakedişi yükleniciye değil icra dairesine veya alacaklı kamu idaresine öder.

Temlik-haciz yarışması

Uygulamanın en tartışmalı noktası budur: aynı hakediş üzerinde hem temlik hem haciz varsa hangisi önce gelir?

BelirleyiciAçıklama
Zaman önceliğiGeçerli ve idareye bildirilmiş temlik, sonraki hacizden önce gelir
Temlikin geçerliliğiYazılı şekil ve devir engeli bulunmaması
Bildirim tarihiİdareye ulaşma anı belirleyici olur
Alacağın doğmuş olmasıMüstakbel alacaklarda ayrı değerlendirme gerekir

Üçüncü satır, bildirimin neden belgeli yapılması gerektiğini bir kez daha gösterir: yarışma hâlinde tarih belirleyici olur.

Dördüncü satır ise teknik bir tartışma alanıdır: henüz doğmamış (müstakbel) hakedişlerin temliki mümkün olmakla birlikte, bu alacaklar üzerindeki hak sırasının belirlenmesi ayrı bir değerlendirme gerektirir.

10) İdare Bakımından Süreç

Temlik bildirimi alan idarenin de yürütmesi gereken bir kontrol süreci vardır.

KontrolAçıklama
Temliknamenin şekliYazılı ve uygulamadaki şekle uygun mu?
Yetkiİmzalayanın temsil yetkisi bulunuyor mu?
Sözleşmedeki sınırDevir yasağı veya izin şartı var mı?
KapsamHangi hakedişler, hangi tutara kadar?
Önceki bildirimlerAynı alacak üzerinde başka temlik veya haciz var mı?
KesintilerUygulanacak kesintiler hesaplanmış mı?

Beşinci satır, idarenin en kritik kontrolüdür: aynı hakediş üzerinde birden çok talep bulunması hâlinde, ödemenin kime yapılacağı tarih sırası ve hukuki niteliğe göre belirlenir. Yanlış ödeme, idareyi ikinci kez ödeme riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

Altıncı satır ise ödemeden önce yapılması gereken hesaplamayı gösterir: gecikme cezası, teminat kesintisi ve kamu alacaklarına ilişkin kesintiler düşüldükten sonra kalan tutar ödenir.

İdare hangi hâllerde teyit yazısı verir?

DurumDeğerlendirme
Alacak doğmuş ve kesinleşmişTeyit verilmesi kolaylaşır
Alacak henüz doğmamışTeyit sınırlı kapsamda olur
Yüklenicinin borcu varTakas ve mahsup hakkından feragat beklenmez
İş sorunsuz yürüyorTeyit ihtimali artar

Üçüncü satır gerçekçi bir sınırdır: idarenin, yükleniciden alacağı bulunduğu hâlde takas ve mahsup hakkından feragat etmesi beklenemez. Bu nedenle teyit talebi, işin ve hesabın durumu gözetilerek yapılmalıdır.

Buna karşılık dördüncü satır, temlik alan bakımından bir zamanlama önerisi içerir: teyit talebinin, işin sorunsuz yürüdüğü dönemde yapılması daha sonuç vericidir.

Ödeme sonrası

İdare, usulüne uygun bildirilmiş bir temlik üzerine devralana ödeme yaptığında borcundan kurtulur. Buna karşılık:

  • Bildirim usulüne uygun değilse, ödeme tartışmaya açık hâle gelir,
  • Aynı alacak üzerinde önceki tarihli bir talep varsa sıra sorunu doğar,
  • Kesintiler eksik hesaplanmışsa idare bakımından sorumluluk gündeme gelebilir,
  • Temlik kısmiyse, kalan kısmın kime ödeneceği ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle idare bakımından da temlik bildirimlerinin kayda alınması, tarih sırasıyla izlenmesi ve ödeme öncesinde toplu bir kontrol yapılması gerekir.

11) Uyuşmazlık Çıkarsa

Temlik ve haciz uyuşmazlıklarında kimin kime karşı hangi yolu izleyeceği, tarafların konumuna göre değişir.

UyuşmazlıkTaraflarTalep
İdare devralana ödeme yapmıyorDevralan – idareAlacak talebi
İdare yükleniciye ödeme yaptıDevralan – idare veya yükleniciBildirimin usulüne uygunluğuna göre
Kesinti tartışmasıDevralan – idareKesintinin dayanağı ve tutarı
Temlik geçersiz iddiasıİdare veya üçüncü kişiŞekil ve devir engeli
Sıra uyuşmazlığıDevralan – haciz alacaklısıTarih ve nitelik değerlendirmesi

İkinci satır en sık karşılaşılan durumdur ve sonucu bildirimin niteliğine bağlıdır: bildirim usulüne uygun yapılmışsa idare, yükleniciye yaptığı ödemeyle borcundan kurtulmuş sayılmaz.

Buna karşılık bildirim yapılmamış veya usulüne uygun yapılmamışsa, idarenin iyiniyetle yaptığı ödeme geçerli sayılabilir ve devralanın talebi yükleniciye yönelir.

Delil dosyası

BelgeNe gösterir
TemliknameDevrin varlığı, kapsamı ve şekli
Bildirim yazısı ve tebliğ belgesiİdareye ulaşma tarihi
İdarenin teyit yazısıBorç ikrarı ve feragat
Hakediş raporlarıAlacağın doğduğu ve tutarı
Ödeme kayıtlarıKime ne zaman ödendiği
Kesinti belgeleriKesintilerin dayanağı
Haciz bildirimleriSıra tartışmasında tarih

İkinci satır uyuşmazlıkların çoğunda belirleyicidir. Bildirimin yapıldığı kadar ne zaman yapıldığı da ispatlanmalıdır; bu nedenle tebliğ belgesinin saklanması gerekir.

Üçüncü satır ise yukarıda ele alınan Bölge Adliye Mahkemesi kararının pratik karşılığıdır: teyit yazısı bulunan dosyalarda, idarenin sonradan ileri süreceği savunmalar önemli ölçüde sınırlanır.

Zamanlama

  • Temlik, hakediş düzenlenmeden önce bildirilmelidir.
  • Teyit yazısı, ödeme aşamasından önce alınmalıdır.
  • Haciz bildirimleri düzenli izlenmelidir.
  • Kesinti itirazları, hakediş itiraz süreleri içinde yapılmalıdır.
  • Ödeme yapılmazsa gecikmeden hukuki yola başvurulmalıdır.

Dördüncü madde, hakediş rejimiyle bağlantı kurar: kesintilere itiraz, hakediş sürecinin kendi kuralları içinde yürütülür. Bu konuda hakediş ödemeleri ve itiraz incelememize bakabilirsiniz.

Beşinci madde ise pratik bir uyarıdır: alacağın doğduğu ve ödenmediği hâllerde beklemek, hem faiz kaybı hem de ispat güçlüğü doğurabilir.

12) Banka Finansmanında Temlik

Uygulamada hakediş temliki çoğunlukla kredi teminatı olarak kullanılır. Bu, temliğin kendine özgü bir kurgusunu gerektirir.

UnsurBankanın beklentisi
KapsamKredi tutarını karşılayacak hakediş dilimleri
SüreKredi vadesini kapsayacak dönem
Bildirimİdareye derhâl ve belgeli bildirim
Teyitİdareden yazılı teyit
ÖncelikÖnceki temlik veya haciz bulunmaması
İzlemeİşin yürüyüşü ve hakediş takvimi

Beşinci satır kredi kararında belirleyicidir: aynı hakediş üzerinde daha önce bir temlik veya haciz varsa, teminatın gerçek değeri düşer.

Bu nedenle temlik alan bankanın, idareye bildirim yaparken aynı zamanda önceki bildirimlerin varlığını sorması yerinde olur.

Teminat amaçlı temlikte özel hususlar

SoruDüzenlenmesi gereken
Kredi ödenirse ne olur?Alacağın devredene geri dönmesi
Fazla tahsilat olursa?Aşan kısmın iadesi
Kredi vadesinden önce hakediş gelirse?Erken ödeme veya bloke
Kredi temerrüde düşerse?Doğrudan tahsil yetkisi
İş tasfiye edilirse?Kalan alacak üzerindeki hak

Beşinci satır ihmal edildiğinde ciddi kayıp doğurur: sözleşme feshedilir veya tasfiye edilirse, hakediş alacağının akıbeti belirsizleşir. Bu ihtimalin temlik sözleşmesinde önceden düzenlenmesi gerekir.

Birinci satır ise devrin niteliğiyle bağlantılıdır: teminat amaçlı devir mi, kesin devir mi olduğunun temliknamede açıkça yazılması, kredi kapandığında doğacak tartışmayı önler.

Yüklenici bakımından değerlendirme

  • Temlik, nakit akışını bankaya bağlar; işletme sermayesi planlaması buna göre yapılmalıdır.
  • Kapsamın gereğinden geniş tutulması, sonraki finansman imkânını daraltır.
  • Temlik edilen hakedişler üzerinde tasarruf imkânı kalmaz.
  • İdareye karşı talep hakkı devralana geçer.
  • Kesintiler yine yüklenicinin hesabına işler.

İkinci madde stratejik bir uyarıdır: tüm hakedişlerin tek bir krediye teminat gösterilmesi, işin ilerleyen aşamalarında ek finansman ihtiyacı doğduğunda gösterilecek teminat bırakmaz.

Beşinci madde ise bir yanılgıyı düzeltir: temlik, yüklenicinin idareye karşı yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Gecikme cezası ve diğer kesintiler yine yüklenicinin sorumluluğundan doğar; yalnızca net tutarın ödeneceği kişi değişir.

13) Sık Yapılan Sekiz Hata

  • Sözlü temlike güvenmek. TBK m.184 uyarınca devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
  • Sözleşmedeki devir yasağını okumamak. Sözleşme, devri engelleyen üç sebepten biridir.
  • Bildirimi belgesiz yapmak. Yarışma hâlinde tarih belirleyici olur.
  • Brüt hakediş beklemek. İdare, devredene karşı sahip olduğu def’ileri devralana karşı ileri sürebilir.
  • İdareden teyit yazısı almamak. Takas ve mahsup haklarından feragat içeren yazı, borç ikrarı sayılabilmektedir.
  • Temliki sözleşme devriyle karıştırmak. İkisi farklı kurumdur; devir 4735 m.16’ya tabidir.
  • Müstakbel alacak riskini atlamak. Hakediş, iş yapılmadıkça doğmaz.
  • Temlikten sonra idareye talepte bulunmak. Temlik eden, o alacak yönünden taraf sıfatını kaybeder.

14) Kontrol Listesi

  • Sözleşmedeki devir hükümlerini temlikten önce inceleyin.
  • Temliknameyi yazılı ve uygulamadaki şekle uygun düzenleyin.
  • İdareye bildirimi belgeli yapın ve tarihini saklayın.
  • İdareden teyit yazısı talep edin.
  • Kesinti kalemlerini önceden hesaplayın.
  • Hakedişin doğma takvimini iş programıyla birlikte izleyin.
  • Haciz bildirimlerini takip edin.
  • Temlik kapsamını açıkça belirtin: hangi hakedişler, hangi tutara kadar.

Sözleşme sürecinin diğer başlıkları için hakediş ödemeleri ve itiraz, fiyat farkı ve süre uzatımı, sözleşmenin devri ve mücbir sebep, alt yüklenici kuralları, teminatın gelir kaydı ve yasak fiil ve davranışlar incelemelerimize, genel çerçeve için İdare Hukuku Rehberimize bakabilirsiniz.

Temlik veya haciz dosyanız için değerlendirme alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Hakediş alacağı temlik edilebilir mi?

Kural olarak evet. TBK m.183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

İdarenin rızası gerekir mi?

Kural olarak hayır. Bunun nedeni, alacağın devrinin borçlunun üstlendiği edimi kural olarak değiştirmemesidir; borçlu aynı borcu yalnızca başka birine öder.

Devri engelleyen hâller nelerdir?

Üç hâl: kanun, sözleşme veya işin niteliği. Kamu ihale sözleşmelerinde en sık karşılaşılan, sözleşmede devir yasağı veya izin şartı öngörülmüş olmasıdır.

Sözleşmede devir yasağı varsa ne olur?

TBK m.183/2 devralanı korur: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırıldığı savunmasını ileri süremez.

Temlik yazılı olmak zorunda mı?

Evet. TBK m.184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Sözlü devir kural olarak alacağı devralana geçirmez.

Devir sözü vermek de yazılı olmalı mı?

Hayır. TBK m.184 uyarınca alacağın devri sözü verme şekle bağlı değildir. Şekil şartı devrin kendisi için aranır.

Uygulamada noter şart mı?

Kanun yazılı şekli yeterli görür; ancak kamu ihale uygulamasında noterde düzenlenmiş temlikname aranması yaygındır.

Kanun veya mahkeme kararıyla devir olur mu?

Evet. TBK m.185 uyarınca alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Özel kanun hükümleri uygulanır mı?

Evet. TBK m.194 uyarınca bazı hakların devrine özgü olarak kanunla konulmuş bulunan hükümler saklıdır. Kamu ihale sözleşmelerinde bu, sözleşme ve harcama mevzuatındaki sınırlamalar olarak kendini gösterir.

Temlik ile sözleşmenin devri aynı şey mi?

Hayır. Temlikte yalnızca alacak hakkı devredilir, sözleşmenin tarafı değişmez ve işi yine yüklenici yapar. Sözleşmenin devrinde ise sözleşmenin tarafı değişir ve 4735 m.16 rejimi uygulanır.

Temlikte üç yıl kuralı işler mi?

Hayır. Üç yıl kuralı sözleşmenin devrine ilişkindir; alacak temlikinde uygulanmaz.

Temlik için ihale yetkilisinin izni gerekir mi?

Sözleşmenin devrinde ihale yetkilisinin yazılı izni şarttır; alacak temlikinde ise kural olarak gerekmez, ancak sözleşme aksini öngörebilir.

Bildirim neden önemli?

Bildirim yapılmazsa idare iyiniyetle yükleniciye ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Bu nedenle devrin borçluya ispatlanabilir biçimde bildirilmesi önem taşır.

Bildirim nasıl yapılmalı?

Belgeli bir yolla. Bildirimin tarihi ve içeriği sonradan tartışma konusu olabileceğinden ispatlanabilir olması gerekir.

İdare hangi savunmaları ileri sürebilir?

Devir borçlunun durumunu ağırlaştırmaz; idare devralana karşı, devredene karşı sahip olduğu def’ileri ileri sürebilir: gecikme cezası, takas ve mahsup, ayıplı imalat kesintileri, teminat kesintileri, kamu alacaklarına ilişkin kesintiler ve hakedişin henüz doğmamış olması.

Temlik alan brüt tutarı mı alır?

Hayır. Temlik alan, hakedişin brüt tutarını değil kesintiler sonrası kalan tutarı tahsil edebilir. Kredi teminatı planlanırken bu hesaba katılmalıdır.

Bu riski azaltmanın yolu var mı?

Adana BAM 6. Hukuk Dairesinin 25/6/2020 tarihli E.2019/653, K.2020/365 sayılı kararı bu konuda yol gösterir: idareden alınacak yazılı teyit, sonradan ileri sürülecek takas ve mahsup savunmalarını bertaraf edebilir.

Karar ne diyor?

Alacağın devri borçlu idareye bildirildikten sonra idarenin, devredenin alacağı bulunduğunu, takas ve mahsup haklarından feragat ettiğini ve devir tutarının devralana ödeneceğini yazıyla bildirmesi kayıtsız şartsız borç ikrarı sayılmış; idarenin borçlu olunmadığının tespiti istemi reddedilmiştir.

Teyit yazısında ne istenmeli?

Üç unsur: alacağın varlığının kabulü, takas ve mahsup haklarından feragat, ve devir tutarının devralana ödeneceği. Bu üç unsuru içeren yazı kararda kayıtsız şartsız borç ikrarı olarak değerlendirilmiştir.

Temlik eden yüklenici sonradan talepte bulunabilir mi?

Hayır. Yargıtay uygulamasına göre alacağını temlik eden davacı, o alacak yönünden taraf sıfatını kaybeder; talep hakkı devralana geçer.

Hakediş haczedilebilir mi?

Evet. Hakediş bir alacak olduğundan yüklenicinin borçları için haczedilebilir. Özel hukuk alacaklarında icra takibi yoluyla, kamu alacaklarında ise amme alacaklarının tahsili mevzuatı çerçevesinde.

Hacizde idarenin konumu nedir?

İdare üçüncü kişi (borçlu) konumundadır: haciz bildirimi idareye tebliğ edilir ve idare hakedişi yükleniciye değil icra dairesine veya alacaklı kamu idaresine öder.

Aynı hakedişte hem temlik hem haciz varsa hangisi önce gelir?

Geçerli ve idareye bildirilmiş bir temlik, sonraki hacizden önce gelir. Belirleyici unsurlar temlikin geçerliliği, idareye bildirim tarihi ve alacağın doğmuş olup olmadığıdır.

Bildirim tarihi neden bu kadar önemli?

Temlik ile haciz yarışması hâlinde tarih belirleyici olur. Bu, bildirimin belgeli yapılmasını zorunlu kılan pratik nedendir.

Henüz doğmamış hakediş temlik edilebilir mi?

Müstakbel alacakların temliki mümkün olmakla birlikte, bu alacaklar üzerindeki hak sırasının belirlenmesi ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Hakediş ne zaman doğar?

Hakediş şarta bağlı bir alacaktır; işin yapılmasına ve ilgili aşamanın tamamlanmasına bağlı olarak doğar. İş yapılmadıkça alacak doğmaz.

Temlik alan neyi takip etmeli?

İşin yürüyüşünü. Hakediş şarta bağlı olduğundan temlik alan, iş programını ve hakedişlerin düzenlenme takvimini de izlemek durumundadır.

Temlik kapsamı nasıl belirlenmeli?

Açıkça: hangi hakedişlerin ve hangi tutara kadar temlik edildiği temliknamede gösterilmelidir. Belirsiz kapsam sonradan uyuşmazlık doğurur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kamu ihale mevzuatı ve Kamu İhale Genel Tebliği sık güncellenmektedir; somut ihalede ilan, ihale dokümanı ve işlem tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk