Maden Ruhsatının Devri ve İpotekli Ruhsatın Devrinde Borcun Durumu (3213 sayılı Maden Kanunu)
22 June 2026

Maden Ruhsatının Devri ve İpotekli Ruhsatın Devrinde Borcun Durumu (3213 sayılı Maden Kanunu)

Maden işletme hakkı, üzerinde tesis edilen ipotekle birlikte el değiştirebilir. Maden ruhsatının devri ve özellikle ipotekli bir ruhsatın devrinde borcun kime ait olacağı, uygulamada önemli sorulardandır. Bu rehberde konuyu 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde sade bir dille açıklıyoruz.

Maden Ruhsatı ve Türleri

Maden Kanunu madenleri gruplara ayırır ve faaliyetleri esas olarak arama ruhsatı ile işletme ruhsatı/işletme izni üzerinden yürütür. Ruhsatlar, kanunda öngörülen süreler ve şartlar dahilinde geçerlidir. Ruhsat sahibinin hakları kişiye sıkı sıkıya bağlı olmayıp, kanundaki usule uyulmak kaydıyla başkasına devredilebilir niteliktedir.

Ruhsat Devrinin Şartları

I. Grup (a) bendi madenler hariç, diğer gruplarda ruhsat devri talepleri; işletme ruhsat taban bedelinin ilgili hesaba yatırılması ve vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge (6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında) ile yapılır. Devir, maden siciline işlenir. Bu şartlar yerine getirilmeden yapılan devir talepleri reddedilebilir.

İpotekli Ruhsatın Devrinde Borç Ne Olur?

İpotekle yüklü bir maden işletme ruhsatı başkasına devredildiğinde, kural olarak ipotek aynen devam eder ve devredenin borçluluk durumu kendiliğinden değişmez. Ancak ruhsatı devralan kişi, ipotekle güvence altına alınmış borcu da şahsen kabul ve taahhüt etmişse; alacaklı, durumun kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde hakkını eski borçluya karşı saklı tuttuğunu yazılı olarak bildirmezse, ruhsatı devreden eski borçlu borcundan kurtulur. Yani borcun yalnızca devralana yüklenmesi, alacaklının bu bir yıllık sürede sessiz kalmasına bağlanmıştır.

Haciz ve İhtiyati Tedbir Sınırı

Kanun, madenin işletilmesinde zorunlu olan kuyu, ocak, galeri, makine, bina ve nakil araçları gibi unsurların tek tek (münferiden) haczedilmesine veya üzerlerine ihtiyati tedbir konulmasına izin vermez. Buna karşılık, işletme hakkıyla bütün teşkil eden tesis ve araçların tamamı ile çıkarılmış cevherler üzerine haciz veya ihtiyati tedbir konulabilir. Bu kurallar, madencilik faaliyetinin bütünlüğünü korumayı amaçlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara