Talik Hâlleri: İcra Takibinin Durduğu Zamanlar (İİK 51-55)
08 Ağustos 2026

Talik Hâlleri: İcra Takibinin Durduğu Zamanlar (İİK 51-55)

İcra takibi kural olarak kesintisiz yürür. Ancak kanun, borçlunun kendini savunamayacak durumda olduğu bazı hâllerde takibin geçici olarak durmasını öngörmüştür. Bunlara talik hâlleri denir ve İcra ve İflas Kanunu’nun 51 ile 56. maddeleri arasında “Tatiller ve Talikler” başlığı altında düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerle kanun koyucu, belirli hâllerde borçlunun durumunu daha da güçleştiren icra takip işlemlerinin yapılmasına izin vermemektedir. Aşağıda hangi hâllerin, hangi süreyle takibi durdurduğunu ve istisnalarını ele alıyoruz.

Yakının ölümü: üç gün

İİK 52’ye göre karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibarıyla usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.

Kapsam, borçlunun eşi ile borçlunun veya eşin altsoy ve üstsoyudur. Üç günlük süre içinde icra işlemleri yapılamaz. Bu, borçlunun yas döneminde takip baskısıyla karşılaşmamasını sağlayan kısa ama mutlak bir koruma sağlar.

Sürenin niteliği bakımından dikkat edilmesi gereken nokta şudur: madde metninde bu hâl için mal kaçırma istisnası öngörülmemiştir; oysa aşağıda göreceğimiz diğer talik hâllerinde böyle bir istisna açıkça düzenlenmiştir.

Borçlunun ölümü: üç gün ve ardından miras süreleri

İİK 53’e göre terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Ancak koruma burada bitmez: mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta Medeni Kanun’da öngörülen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.

Bu ikinci cümle pratikte çok daha uzun bir duraklama yaratır. Mirasın reddi için tanınan süre boyunca takip işlemleri başlatılamaz ve devam ettirilemez. Yargı uygulamasında bu süre içinde yapılan işlemlerin geçersiz olduğu kabul edilmektedir.

Maddenin devamı, takibin nasıl süreceğini de düzenler: icra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmî tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa, borçlu hayatta olsaydı hangi usul uygulanacak idiyse terekeye karşı ona göre takip devam eder.

Takip durması gereken bir durumda mısınız?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Askerlik: temsilci tayini için süre

İİK 54, askerlik hizmeti sürecinde özel bir usul öngörür. Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları — uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç — aleyhine takipte, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır.

Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyenler hakkında takibe devam olunur. Yani koruma sınırsız değildir; borçlunun kendisine bir temsilci ataması beklenir.

Sürenin uzunluğu kanunda belirlenmemiştir; “münasip mühlet” ifadesi icra dairesine takdir yetkisi tanır. Kapsam bakımından ise dikkat edilmelidir: uzman ve uzatmalı personel bu hükmün dışındadır.

İstisna: Mal kaçırılması ihtimali olan hâllerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir.

Tutukluluk ve hükümlülük

Borçlunun tutuklu veya hükümlü olması hâlinde de benzer bir usul işler. Borçlunun temsilci atayabilmesi mahkemece vesayet makamına bırakılmamışsa, icra memuru tarafından borçluya kendisine bir temsilci atayabilmesi için uygun süre verilir.

Bu hükmün pratikteki en görünür sonucu tebligat alanındadır. Yargı kararlarında, cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan borçluya İİK 54/1 uyarınca bir temsilci tayin etmesi için süre verilerek sonucuna göre tebligat yapılmak suretiyle takibe devam edilmesi gerektiği; bu yol izlenmeden yapılan tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmektedir.

Bu nedenle cezaevindeki bir borçluya doğrudan yapılan ödeme emri veya satış ilanı tebligatı, usulsüzlük iddiasına açıktır. Borçlu tarafında bu, kaçırılmış sürelerin geri kazanılması anlamına gelebilir.

Ağır hastalık

İİK 55’e göre takip, borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı hâlinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmî belge ile tahakkuku lazımdır.

Buradaki eşik yüksektir: hasta olmak yeterli değildir; hastalığın borçluyu temsilci tayin edemeyecek derecede etkilemiş olması aranır. Erteleme, borçlunun kendisine temsilci atayacak kadar iyileşmesine kadar sürer.

Önemli bir usul noktası vardır: ağır hastalık nedeniyle takip işlemlerinin talik edilmesi ve hukuken durması kendiliğinden başlamaz; talik süresince takibin durdurulduğuna icra dairesince karar verilmesi gerekir. Takibin durması, icra dairesinin verdiği kararda yazan zaman dilimi içinde geçerlidir.

İstisna: Mal kaçırma ihtimali bulunan hâllerde hastalık süresinde de haciz yapılabilir.

Talik süresinde işlem mi yapıldı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ortak istisna: mal kaçırma ihtimali

Talik hâllerinin çoğunda kanun aynı emniyet supabını kurmuştur. Mal kaçırılması olasılığı bulunan durumlarda; gece vakti, tutukluluk ve hükümlülük, askerlik ve ağır hastalık hâllerinde borçlunun mallarının haczedilebileceği öngörülmüştür.

Bu istisna, talik korumasının kötüye kullanılmasını önler. Borçlu, talik hâlinden yararlanarak bu süre içinde mallarını elden çıkaramaz; alacaklı, mal kaçırma ihtimalini ortaya koyarak haciz yaptırabilir.

Ancak istisnanın kapsamı haciz ile sınırlıdır. Talik süresi içinde satış gibi diğer takip işlemlerinin yürütülmesi bu istisnaya dayandırılamaz.

Bu bölümde düzenlenmeyen erteleme hâlleri

Kanunun tatil ve talik hâlleri bölümünde düzenlenmemiş, ancak aynı sonucu doğuran özel erteleme hâlleri de vardır. Bu hâllerde de kural olarak borçluya karşı hiçbir icra takip işlemi yapılamaz. Başlıcaları şunlardır:

  • Konkordato mühleti — geçici veya kesin mühlet süresince takipler bakımından özel bir rejim uygulanır.
  • Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasında ara dönem.
  • Fevkalade hâllerde mühlet ve tatil.

Bunlara ek olarak, borçlunun rızaen satış yetkisi talebi üzerine cebrî satış işlemlerinin durdurulması da takibin fiilen durduğu bir başka hâldir; ancak bu, teknik anlamda bir talik değil, satış aşamasına özgü bir duraklamadır.

Talik süresinde işlem yapılırsa

Talik süresi içinde yapılan icra takip işlemleri geçerli değildir. Bu, borçlu bakımından şikâyet yoluyla ileri sürülebilecek bir usulsüzlüktür.

İİK 16 uyarınca icra dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna aykırı olmasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir ve şikâyet, muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır.

Şikâyette ispat edilmesi gereken iki unsur vardır: talik sebebinin varlığı ve işlemin talik süresi içinde yapılmış olduğu. Ölüm hâllerinde nüfus kaydı, askerlikte terhis veya durum belgesi, tutuklulukta ceza infaz kurumu yazısı, ağır hastalıkta ise resmî sağlık belgesi dayanak oluşturur.

Tatil ile talik aynı şey değildir

Bölümün başlığı “Tatiller ve Talikler”dir ve bu iki kavram sık karıştırılır. Ayrım pratik sonuç doğurur.

Tatil, işlemin yapılamayacağı zaman dilimini gösterir ve herkes için geçerlidir. Gece vakti ile tatil günlerinde icra takip işlemi yapılamaması bu kategoridedir; borçlunun kişisel durumundan bağımsızdır. Mal kaçırıldığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılabilmesi, bu genel yasağın istisnasıdır.

Talik ise borçlunun kişisel durumuna bağlıdır: yakının ölümü, borçlunun ölümü, askerlik, tutukluluk, ağır hastalık. Aynı anda başka bir borçlu hakkında takip yürütülebilir; duraklama kişiye özgüdür.

Bu ayrımın en görünür sonucu ispat alanındadır. Tatil hâlinde tarih ve saat yeterken, talik hâlinde talik sebebinin ayrıca belgelenmesi gerekir. Askerlik durum belgesi, ceza infaz kurumu yazısı, nüfus kaydı veya resmî sağlık raporu bu amaçla sunulur.

Bir diğer fark, işlemin niteliğindedir. Talik yalnızca icra takip işlemlerini durdurur. Borçlunun kendi yapacağı işlemler — itiraz, şikâyet, taksitle ödeme talebi, rızaen satış yetkisi talebi — talik süresinde de yapılabilir. Talik, borçlunun elini bağlamak için değil korumak için öngörülmüştür.

Süre tablosu

HâlDayanakSüreMal kaçırma istisnası
Yakının ölümüİİK 52Ölüm günü dâhil 3 günÖngörülmemiş
Borçlunun ölümüİİK 533 gün + miras red süreleriÖngörülmemiş
AskerlikİİK 54Temsilci tayini için münasip mühletVar
Tutukluluk / hükümlülükİİK 54Temsilci tayini için uygun süreVar
Ağır hastalıkİİK 55İcra dairesinin belirlediği süreVar

Tablodaki en kritik satır ikincisidir. Borçlunun ölümünde üç günlük süre yalnızca ilk aşamadır; mirasçıların mirası kabul veya reddetmesi için tanınan süreler geçmedikçe takip geri kalmaya devam eder. Alacaklı tarafında bu sürenin doğru hesaplanmaması, sonradan iptal edilecek işlemler yapılmasına yol açar.

Sıkça Sorulan Sorular

Talik hâlleri nerede düzenlenmiştir?

İcra ve İflas Kanunu’nun 51 ile 56. maddeleri arasında ‘Tatiller ve Talikler’ başlığı altında düzenlenmiştir. Kanun koyucu belirli hâllerde borçlunun durumunu güçleştiren icra takip işlemlerinin yapılmasına izin vermemektedir.

Yakınım vefat etti, takip durur mu?

Eşin veya kan ve sıhriyet itibarıyla usul ya da füruundan birinin ölümü hâlinde borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.

Borçlu ölürse takip ne kadar durur?

Ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Ayrıca mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse, Medeni Kanun’da öngörülen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır.

Askerdeyken hakkımda takip yapılabilir mi?

Erler, onbaşılar ve kıta çavuşları aleyhine takipte icra memuru temsilci tayin etmesi için münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar bu hükmün dışındadır.

Cezaevindeyken tebligat nasıl yapılır?

Borçlunun temsilci atayabilmesi vesayet makamına bırakılmamışsa icra memuru uygun süre verir. Yargı kararlarında, bu yol izlenmeden hükümlü borçluya doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmektedir.

Ağır hastalık takibi durdurur mu?

Borçlunun mümessil tayin edemeyecek derecede ağır hastalığı hâlinde takip muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmî belge ile tahakkuku gerekir ve talik icra dairesinin kararıyla başlar.

Talik süresinde haciz yapılabilir mi?

Mal kaçırılması olasılığı bulunan durumlarda gece vakti, tutukluluk ve hükümlülük, askerlik ve ağır hastalık hâllerinde borçlunun malları haczedilebilir. İstisna haciz ile sınırlıdır.

Talik süresinde yapılan işlem geçerli mi?

Geçerli değildir ve şikâyet yoluyla ileri sürülebilir. İİK 16 uyarınca şikâyet, muamelenin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır.

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk