Emanet Bıraktığım Mal Haczedildi: Mülkiyet Karinesi ve İspat (İİK 97/a)
08 Ağustos 2026

Emanet Bıraktığım Mal Haczedildi: Mülkiyet Karinesi ve İspat (İİK 97/a)

Arkadaşınıza tezgâhınızı ödünç verdiniz, akrabanıza jeneratörünüzü emanet ettiniz ya da malınızı bir depoda tutuyorsunuz. Bir gün öğreniyorsunuz ki o kişinin borcu nedeniyle yapılan hacizde sizin malınız da haczedilmiş.

Bu durumda “mal benim, faturası bende” demek çoğu zaman yetmez. İcra hukuku, taşınırlarda zilyetliğe dayalı bir mülkiyet karinesi kurmuştur ve bu karine malın bulunduğu yere göre kimin lehine işleyeceğini belirler. Aşağıda karinenin nasıl çalıştığını ve nasıl çürütüleceğini ele alıyoruz.

Temel kural: elinde bulunduran malik sayılır

İİK 97/a’ya göre bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Madde bununla da yetinmez: borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlu elinde addolunur.

Bu ikinci cümle, emanet ilişkilerinde belirleyici olan hükümdür. Mal borçlunun hâkimiyet alanındaysa, sizin de üzerinde bir hakkınız bulunması karineyi değiştirmez; mal borçlunun sayılır.

Karineden yararlanmak için elde bulundurmanın malik sıfatıyla olması da gerekmez. Yani borçlu, malı emanetçi, kiracı veya ödünç alan sıfatıyla elinde tutuyor olsa bile karine işler.

Karine kimin lehine, ispat yükü kimde?

Mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla onun mallarını haczettiren alacaklı yararınadır. Bunun ispat hukuku bakımından sonucu ağırdır.

Alacaklı, yalnızca karine temeline ilişkin vakıayı — yani malın borçlu elinde haczedildiğini — ispatla yetinir; malın borçluya ait olduğunu ayrıca ispat etmesi gerekmez. Karinenin aksini ispat külfeti, iddia eden kişiye yani istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiye düşer.

Maddenin son cümlesi bu yükün kapsamını da belirler: istihkak davacısı, malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.

Yani iki ayrı şeyi birlikte ispatlamanız beklenir: malı nasıl edindiğinizi ve malın neden borçlunun yanında bulunduğunu. Sadece fatura göstermek, ikinci unsuru karşılamaz.

Malınız borçlunun yerinde mi haczedildi?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Borçlunun kabulü sizi kurtarmaz

Uygulamada sık rastlanan bir yanılgı, borçlunun “evet bu mal filancanındır” demesinin yeterli olacağıdır.

Böyle değildir. Borçlunun üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş olması alacaklıyı etkilemez. Borçlunun ikrarına rağmen üçüncü kişi iddiasını ispat etmek zorundadır.

Bunun sebebi açıktır: aksi hâlde borçlu ile üçüncü kişi anlaşarak her haczi etkisiz kılabilirdi. Kanun, karineyi bu tür anlaşmalara karşı dayanıklı hâle getirmiştir.

Mal sizin yerinizde haczedilmişse tablo tersine döner

Karinenin yönü, haczin nerede yapıldığına bağlıdır ve bu, istihkak hukukunun en önemli ayrımıdır.

Mal borçlunun elinde veya hâkimiyet alanında haczedilmişse, karine borçlu ve alacaklı lehine, istihkak iddia eden aleyhinedir. İzlenecek usul İİK 97’dir ve ispat yükü üçüncü kişidedir.

Mal üçüncü kişinin elindeyken haczedilmişse, karine üçüncü kişi lehinedir. Bu hâlde ispat yükü yer değiştirir ve alacaklı, mülkiyet karinesinin aksini ispat yükü altına girer. İzlenecek usul İİK 99’dur.

Bu ikinci durumda, üçüncü kişinin İİK 96 hükmüne dayanarak dava açmış olması bile ispat yükünü değiştirmez; yük yine alacaklıdadır.

Ancak bir uyarı gerekir. Yargıtay uygulamasına göre, haciz üçüncü kişinin adresinde yapılmış olsa bile, haciz mahallinde o adresin fiiliyatta borçluya ait olduğunu gösteren bir evrak bulunmuşsa mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına kabul edilmektedir. Bu hâlde İİK 97 prosedürü uygulanır.

Pratik sonucu şudur: borçluya ait faturaların, yazışmaların veya tabelanın bulunduğu bir adreste yapılan haciz, adres sizin üzerinize kayıtlı olsa dahi aleyhinize işleyebilir.

Birlikte oturulan yerler için özel kural

Aile içi hacizler için maddede ayrı bir hüküm vardır. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur.

Bu hüküm, eşyanın niteliğinden kime ait olduğunun anlaşıldığı hâllerde karineyi yumuşatır. Kişisel kullanım eşyaları ile mesleki araçlar bakımından işlerlik kazanır.

Buna karşılık bu istisna da mutlak değildir: karinenin aksini ispat külfeti yine iddia eden kişiye düşer.

İstihkak iddianız için destek ister misiniz?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

7343 ile gelen yediemin imkânı

2021 yılında 7343 sayılı Kanunla İİK 97/a’ya eklenen iki cümle, uygulamada önemli bir rahatlama sağlamıştır.

Borçlu ile üçüncü şahsın malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde mal borçlu elinde sayılır; ancak bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak İİK 97’nin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir.

Bu değişiklikten önce, borçluyla ilgisi olmayan bir adreste bulunan mallar dahi muhafaza altına alınabiliyor ve üçüncü kişi, malını istihkak davası sonuçlanana kadar kullanamıyordu. Yeni hüküm, üçüncü kişiye malı yediemin sıfatıyla elinde tutma imkânı vererek bu mağduriyeti azaltmıştır.

Pratik sonuç: haciz sırasında yedieminliği kabul ettiğinizi beyan edin ve bunu tutanağa yazdırın. Bu, malın depoya kaldırılmasını ve yediemin ücretinin birikmesini önler.

Alacağın gerçekliği: özel dava şartı

İstihkak davasında üçüncü kişinin lehine işleyen bir denge unsuru da vardır. Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında davanın dinlenebilmesi için takip konusu alacağın da gerçek olması gerekir; bu bir özel dava şartıdır.

Alacağın varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Alacağın varlığı ispatlanmadığı sürece davanın dinlenebilirlik koşulu gerçekleşmemiş sayılır ve dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

Bununla bağlantılı olarak, takip dayanağı alacağa karşı açılan menfi tespit davası sonucu alacak ortadan kalkarsa istihkak davası da konusuz kalır. Bu nedenle menfi tespit davalarının istihkak davaları yönünden bekletici mesele yapılması gerekir.

Karineyi çürütmek için ne gerekir?

Karinenin aksi her türlü delille ispat edilebilir. Uygulamada işe yarayan deliller, iki unsuru birlikte karşılayanlardır.

  1. İktisap belgesi. Fatura, satış sözleşmesi, ödeme kaydı. Ödemenin banka kanalıyla ve sizin hesabınızdan yapılmış olması belirleyicidir.
  2. Malın neden borçluda olduğunu açıklayan belge. Ödünç, emanet, kira veya iş sözleşmesi. Tarihli ve karşılıklı imzalı olması önemlidir.
  3. Resmî sicil kaydı. Sicile kayıtlı mallarda kayıt güçlü delildir. Yargı kararlarında hayvan pasaportları ve çiftçi destekleme alım kaydı gibi resmî kayıtların delil olarak kullanıldığı görülmektedir.
  4. Zilyetliğin niteliğini gösteren kayıtlar. Malın bakım, sigorta veya vergi yükümlülüğünü kimin taşıdığı.
  5. Tanık. Tek başına zayıftır; belgeyi destekleyici olarak değerlidir.

Dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelerin ikna gücü düşüktür. Emanet ilişkisi kurulurken yazılı bir belge düzenlemek, sonradan yapılacak her savunmadan daha etkilidir.

Haciz anında yapılacaklar

  1. İstihkak iddianızı hemen beyan edin ve haciz tutanağına yazdırın.
  2. Yedieminliği kabul ettiğinizi belirtin. Bu, malın muhafaza altına alınmasını önleyebilir.
  3. Malın nerede haczedildiğini tutanaktan teyit edin. Karinenin yönünü bu belirler.
  4. Adreste borçluya ait evrak bulunup bulunmadığına dikkat edin. Bu tespit karineyi tersine çevirebilir.
  5. Belgelerinizi ikili hazırlayın: hem iktisabı hem de malın borçluda bulunma sebebini gösteren belgeler.
  6. Süreleri takip edin. İstihkak usulünde öngörülen süreler kısadır ve kaçırıldığında iddia dinlenmez.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

İstihkak Rejiminin Kanuni Çerçevesi

Haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası kanunda ayrıntılı bir usule bağlanmıştır.

İstihkak rejimi
KonuKuralDayanak
İddiaÜçüncü kişinin mülkiyet iddiasını bildirmesiİİK m.96
Bildirimİddianın icra dairesine bildirilmesiİİK m.96
MerciDavanın icra mahkemesinde görülmesiİİK m.97
KarineMalı elinde bulunduranın malik sayılmasıİİK m.97/a
Borçlunun kabulüBorçlunun beyanının tek başına yeterli olmamasıİİK m.97/a
Dava yüküKarine aleyhine olan tarafa düşmesiİİK m.99
DurdurmaTakibin durdurulmasının ayrıca istenmesi
TazminatHaksız çıkan aleyhine değerlendirme

Beşinci satır, uygulamada en sık yanılgıya yol açan kuraldır: borçlunun malın üçüncü kişiye ait olduğunu beyan etmesi tek başına iddiayı ispatlamaz; mülkiyetin belgeyle ortaya konması gerekir.

Malın nerede haczedildiği yükü belirler. Mal borçlunun elinde haczedilmişse karine borçlu lehine işler ve davayı üçüncü kişi açar. Mal üçüncü kişinin yerinde haczedilmişse karine tersine döner ve dava yükü alacaklıya geçer (İİK m.99). Bu nedenle haciz tutanağındaki yer ve zilyetlik kaydı dikkatle okunmalıdır.

Delil Hazırlığı

İddianın gücü sunulan belgelere bağlıdır.

Delil sırası
DelilGücü
Sicil kaydıTescile tabi mallarda en güçlü delil
SözleşmeEmanet, kiralama veya saklama ilişkisi
FaturaTarih ve taraf bilgisiyle
Banka kaydıÖdemenin gerçekliğini gösterir
Ticari defterMalın hangi işletmede kayıtlı olduğu
SigortaPoliçedeki malik bilgisi
Sevk belgesiMalın nasıl bulunduğunu gösterir
TarihBelgelerin haciz tarihinden önce düzenlenmiş olması

Sekizinci satır, tüm delilleri etkileyen ölçüttür: belgelerin haciz tarihinden sonra düzenlendiği izlenimi doğması, iddianın gücünü zayıflatır ve muvazaa tartışmasını gündeme getirir.

İstihkak için istihkak davası rehberimize bakabilirsiniz.

Birlikte Oturulan Yerlerde Haciz

Aynı konutta birden çok kişinin yaşaması hâlinde değerlendirme farklılaşır.

Değerlendirme
KonuAçıklama
KarineMalı elinde bulunduranın malik sayılması (İİK m.97/a)
Ortak konutMalın kime ait olduğunun tartışmalı olması
Aile bireyleriBirlikte yaşayanların durumu
BeyanHaciz sırasında yapılan açıklama
TutanakBeyanın kaydedilmesi
BelgeFatura ve ödeme kayıtları
SicilTescile tabi mallarda kayıt
Davaİstihkak davası yolu (İİK m.96 vd.)

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: birlikte oturulan yerlerde malın kime ait olduğu iddiasının haciz sırasında ileri sürülmesi ve tutanağa geçirilmesi, sonraki ispat sürecinin temelini oluşturur.

Ödeme kayıtları belirleyicidir. Ev eşyası gibi tescile tabi olmayan mallarda mülkiyetin ispatı, satın alma faturası ve ödemenin kimin hesabından yapıldığını gösteren banka kayıtlarına dayanır. Bu nedenle değerli eşya alımlarında fatura ve dekontların saklanması gerekir.

Satış Süreciyle Bağlantı

Dava sürerken paraya çevirme zinciri işlemeye devam eder.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi günİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük süreİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önceİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Birinci satır, istihkak davası açan üçüncü kişi bakımından aciliyet doğurur: dava sürerken satış süreci işlemeye devam eder ve mal satılabilir.

Dava açmak satışı kendiliğinden durdurmaz. İstihkak iddiası takibi ve satışı otomatik olarak durdurmaz; icra mahkemesinin takibin durdurulmasına karar vermesi gerekir ve bu karar teminat şartına bağlanabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde satışın durdurulması ayrıca ve gerekçeli olarak talep edilmelidir.

İstihkak için istihkak dava dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Muvazaa Değerlendirmesi

Emanet veya devir iddiasının gerçekliği belirli ölçütlerle değerlendirilir.

Ölçütler
ÖlçütNe incelenir
TarihBelgelerin haciz tarihinden önce düzenlenmesi
İlişkiTaraflar arasındaki akrabalık veya ortaklık
BedelVarsa devir bedelinin gerçekliği
Ödeme akışıBedelin banka üzerinden geçmesi
KullanımMalın kimin fiilî kullanımında olduğu
SicilTescile tabi mallarda kayıt tarihi
KayıtMalın hangi defterlerde göründüğü
TutarlılıkBeyanların birbiriyle uyumu

Beşinci satır, en belirleyici ölçütlerden biridir: mal üçüncü kişiye ait olduğu hâlde borçlunun kullanımında kalmaya devam ediyorsa, iddianın görünüşte kaldığı yönündeki değerlendirme güçlenir.

Emanet ilişkisi yazılı olmalıdır. Borçlu nezdinde bulunan malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası, yazılı sözleşme ve teslim belgeleriyle desteklendiğinde sonuç verir. Bu nedenle ticari ilişkilerde mal bırakılırken tutanak veya sözleşme düzenlenmesi ve saklanması gerekir.

Taraf Sıfatı ve Dava Yükü

Davanın kim tarafından açılacağı haciz tutanağındaki kayda göre belirlenir.

Taraf sıfatları
DurumDavacıDayanak
Mal borçlunun elindeÜçüncü kişi dava açarİİK m.96-97
Mal üçüncü kişinin elindeAlacaklı dava açarİİK m.99
KarineMalın bulunduğu yere göre işlemesiİİK m.97/a
İspatKarine aleyhine olan tarafın yükü
Merciİcra mahkemesiİİK m.97
Bildirimİddianın icra dairesine bildirilmesiİİK m.96
DurdurmaAyrıca istenmesi gereği
TazminatHaksız çıkan aleyhine

Birinci ve ikinci satırlar, dilekçe hazırlığının ilk adımını belirler: haciz tutanağında malın nerede ve kimin elinde bulunduğu kaydı, davanın kim tarafından açılacağını doğrudan tayin eder.

Yanlış taraf davayı düşürür. Karine kimin aleyhineyse dava açma yükü ona düşer. Bu tespit yapılmadan açılan davalar taraf sıfatı yokluğundan reddedilir ve bu arada süre işlemeye devam eder.

Haczedilmezlik ile Ayrım

İstihkak ile haczedilmezlik farklı iddialara dayanır.

Karşılaştırma
ÖlçütİstihkakHaczedilmezlik
İddiaMalın üçüncü kişiye ait olmasıMalın haczedilemez nitelikte olması
İleri sürenÜçüncü kişiBorçlu
DayanakİİK m.96-99İİK m.82-83
Yolİstihkak davasıŞikâyet (İİK m.16)
SüreKanunda öngörülen süreYedi gün
Merciİcra mahkemesiİcra mahkemesi
KarineZilyetlik karinesi (İİK m.97/a)Uygulanmaması
SonuçHaczin kaldırılmasıHaczin kaldırılması

Yedinci satır, iki kurum arasındaki teknik farkı gösterir: istihkakta zilyetlik karinesi davanın yükünü belirlerken, haczedilmezlikte böyle bir karine işlemez; iddia doğrudan malın niteliğine dayanır.

Aynı mal için iki iddia birlikte ileri sürülebilir. Bir mal hem borçlunun haczedilemez malı hem de üçüncü kişiye ait olabilir. Bu durumda iddialar farklı kişiler tarafından ve farklı usullerle ileri sürülür; dilekçede kimin hangi dayanakla başvurduğu açıkça gösterilmelidir.

Haczedilmezlik için haczedilemeyen mal ve gelirler rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İstihkak iddialarında tekrarlanan eksiklikler sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
BeyanHaciz sırasında beyanda bulunulmaması
TutanakBeyanın tutanağa geçirilmemesi
TarafDavanın yanlış tarafça açılması (İİK m.99)
SüreDava açma süresinin kaçırılması
DurdurmaSatışın durdurulmasının istenmemesi
BelgeBelgelerin haciz tarihinden sonra düzenlenmiş görünmesi
Ödeme akışıBedelin banka üzerinden gösterilmemesi
KabulBorçlunun beyanına güvenilmesi

Sekizinci satır, en sık yanılgıdır: borçlunun malın üçüncü kişiye ait olduğunu beyan etmesi tek başına iddiayı ispatlamaz; mülkiyetin belgeyle ortaya konması gerekir.

Haciz anındaki beyan belirleyicidir. Malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası haciz sırasında ileri sürülmeli ve tutanağa geçirilmelidir. Sonradan ileri sürülen iddialar zilyetlik karinesi karşısında daha zor kabul görür.

Dava Sürerken İşleyen Satış Zinciri

İstihkak davası sürerken paraya çevirme süreleri işlemeye devam eder.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İlanArtırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilirİİK m.114
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Birinci satır, alacaklı bakımından kritik hatırlatmadır: istihkak davası sürerken de satış isteme süresi işler. Sürenin kaçırılması hâlinde dava kazanılsa dahi haciz düşer ve süreç baştan kurulur.

Dava açmak satışı kendiliğinden durdurmaz. İstihkak iddiası takibi ve satışı otomatik olarak durdurmaz; icra mahkemesinin takibin durdurulmasına karar vermesi gerekir ve bu karar teminat şartına bağlanabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde takibin ve özellikle satışın durdurulması ayrıca ve gerekçeli olarak talep edilmelidir.

İstihkak için istihkak dava dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Delil Hazırlığında Öncelik

İstihkak dosyasında sunulacak delillerin gücü belirli bir sıra izler.

Delil sırası
DelilGücü
Sicil kaydıTescile tabi mallarda en güçlü delil
SözleşmeEmanet, kiralama veya saklama ilişkisi
FaturaTarih ve taraf bilgisiyle değerlendirilir
Banka kaydıÖdemenin gerçekliğini gösterir
Ticari defterMalın hangi işletmede kayıtlı olduğu
SigortaPoliçedeki malik bilgisi
Sevk belgesiMalın nasıl bulunduğunu gösterir
TutanakHaciz anındaki beyanların kaydı

Dördüncü satır, faturayı tek başına yeterli olmaktan çıkaran unsurdur: fatura düzenlenmiş olsa dahi bedelin ödendiği banka kayıtlarıyla gösterilemiyorsa mülkiyet iddiası tartışmalı kalır.

Haciz anındaki beyan belirleyicidir. Malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası haciz sırasında ileri sürülmeli ve tutanağa geçirilmelidir. Sonradan ileri sürülen iddialar zilyetlik karinesi karşısında daha zor kabul görür (İİK m.97/a).

Muvazaa Değerlendirmesi

Emanet veya devir iddiasının gerçekliği belirli ölçütler üzerinden değerlendirilir.

Ölçütler
ÖlçütNe incelenir
Tarihİlişkinin borcun doğumundan önce kurulması
YazılılıkSözleşmenin yazılı olması
BedelVarsa devir bedelinin gerçekliği
Ödeme akışıBedelin banka üzerinden geçmesi
YakınlıkTaraflar arasındaki ilişki
KullanımMalın fiilen kimin kullanımında olduğu
KayıtMalın hangi defterlerde göründüğü
SigortaPoliçedeki malik bilgisi

Altıncı satır, en belirleyici ölçütlerden biridir: mal üçüncü kişiye ait olduğu hâlde sürekli borçlunun kullanımında bulunuyorsa, iddianın görünüşte kaldığı yönündeki değerlendirme güçlenir.

Yazılı belge düzenlenmelidir. Ticari ilişkilerde başkasına ait yerde mal bırakılırken emanet, saklama veya kiralama ilişkisinin yazılı hâle getirilmesi gerekir. Belgesiz ilişkilerde zilyetlik karinesi karşısında iddianın ispatı güçleşir (İİK m.97/a).

Sıkça Sorulan Sorular

Emanet bıraktığım mal haczedilirse ne olur?

İİK 97/a uyarınca taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlu elinde sayılır; bu nedenle istihkak iddiasında bulunmanız gerekir.

İspat yükü kimdedir?

Mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. Alacaklı yalnızca malın borçlu elinde haczedildiğini ispatla yetinir; karinenin aksini ispat külfeti iddia eden üçüncü kişiye düşer.

Neyi ispat etmem gerekir?

İki şeyi birlikte: malı ne suretle iktisap ettiğinizi ve malın borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri. Sadece fatura göstermek ikinci unsuru karşılamaz.

Borçlu malın benim olduğunu kabul ederse yeterli mi?

Yeterli değildir. Borçlunun istihkak iddiasını kabul etmiş olması alacaklıyı etkilemez; borçlunun ikrarına rağmen üçüncü kişi iddiasını ispat etmek zorundadır.

Mal benim adresimde haczedilirse durum değişir mi?

Değişir. Mal üçüncü kişinin elindeyken haczedilmişse karine üçüncü kişi lehinedir ve alacaklı karinenin aksini ispat yükü altındadır. Ancak haciz mahallinde adresin fiiliyatta borçluya ait olduğunu gösteren evrak bulunmuşsa karine yeniden alacaklı yararına kabul edilir.

Malım depoya kaldırılmadan kurtulabilir miyim?

7343 sayılı Kanunla eklenen hükme göre üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde mal muhafaza altına alınmaz. Ancak İİK 97’nin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir.

Evdeki eşyalar için özel bir kural var mı?

Vardır. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve âdet, sanat, meslek ya da meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Karinenin aksini ispat külfeti yine iddia edene düşer.

Takip konusu alacak gerçek değilse ne olur?

Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında alacağın gerçek olması özel dava şartıdır ve varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Menfi tespit davaları istihkak davaları yönünden bekletici mesele yapılmalıdır.

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk