Bir yakınınıza ya da çalıştığınız şirkete kefil oldunuz. Aradan zaman geçti, konuyu unuttunuz. Sonra bir gün adınıza ödeme emri geliyor: asıl borçlu ödememiş, alacaklı size dönmüş.
Bu noktada en sık yapılan hata, kefaletin varlığını sorgusuz kabul edip doğrudan borç pazarlığına girmektir. Oysa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kefaleti çok sıkı şekil şartlarına bağlamıştır ve uygulamada kefalet sözleşmelerinin önemli bir kısmı bu şartları taşımaz. Savunmaya, borçtan değil kefaletin geçerliliğinden başlamak gerekir.
İlk kontrol: kefalet geçerli mi?
TBK 583’e göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Şekil şartı bununla bitmez. Kefil; sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini sözleşmede kendi el yazısıyla belirtmelidir.
Bu üç unsurun el yazısıyla yazılmış olması bir geçerlilik şartıdır; matbu olarak basılmış ve yalnızca altı imzalanmış bir kefalet metni bu şartı karşılamaz. Yargı kararlarında, kefalete ilişkin yazıların kefilin eli ürünü olmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edildiği ve kefaletin geçersiz sayıldığı görülmektedir.
Sözleşmede sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler de, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz. Yani sizin bilginiz dışında yükseltilen bir limit sizi bağlamaz.
Kefil sıfatıyla ödeme emri mi aldınız?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İkinci kontrol: eşin rızası alınmış mı?
6098 sayılı Kanunla getirilen ve önceki Borçlar Kanunu’nda bulunmayan bir koruma daha vardır: eşin rızası.
Bu düzenleme emredici niteliktedir. Eşlerin bu şarttan feragat etmesi mümkün olmadığı gibi, aralarında seçilmiş mal rejiminin niteliğine de bakılmaz.
Uygulamada bu eksiklik, özellikle eski tarihli kredi ve kira sözleşmelerinde sık karşılaşılan bir geçersizlik sebebidir. Kefalet belgenizi incelerken bakılacak ikinci nokta budur.
Üçüncü kontrol: kefaletin türü ne?
Kefaletin geçerli olduğu sonucuna varılırsa, bu kez türü belirlenir. Türk hukukunda iki temel tür vardır ve savunma imkânlarınız buna göre kökten değişir.
Adi kefalet (TBK 585): Alacaklı, borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez. Kefilin elinde iki savunma vardır: tartışma def’i (peşin dava def’i) ve rehnin paraya çevrilmesi def’i. Tartışma def’i, alacaklının asıl borçluya başvurmadan kefile karşı takip yapmasını engeller.
Müteselsil kefalet (TBK 586): Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Müteselsil kefil, adi kefilin savunmalarının çoğundan mahrumdur.
Kritik bir yorum kuralı vardır: kefalet sözleşmesinde kefile başvurulmadan önce esas borçlunun takip edilmesi gerektiğinin kararlaştırılmış olması, zorunlu olarak adi kefaletin varlığını kabule götürür. Sözleşmenizde böyle bir kayıt varsa, başlığında ne yazarsa yazsın adi kefalet hükümleri uygulanır.
Adi kefilseniz: doğrudan takip hangi hâllerde mümkün?
Adi kefalette alacaklının doğrudan doğruya kefile başvurabileceği hâller kanunda sayılmıştır:
- Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması,
- Borçlu aleyhine Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi,
- Borçlunun iflasına karar verilmesi,
- Borçluya konkordato mühleti verilmiş olması.
Bu hâllerden biri gerçekleşmeden size yöneltilen takipte tartışma def’i ileri sürülebilir. Yargı kararlarında da, adi kefalette kefil hakkında takip başlatılabilmesi için önce asıl borçluya başvuru yapılması, yapılan başvurunun semeresiz kalması hâlinde kefile başvurulabileceği kabul edilmektedir.
Müteselsil kefilseniz: sınırsız değil
Müteselsil kefalet, alacaklıya geniş bir imkân tanır; ancak bu imkân koşulsuz değildir. Yargı uygulamasında, müteselsil kefile başvurulabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması aranmaktadır.
Dolayısıyla asıl borçluya hiç ihtar çekilmeden, borçlu ödemede gecikmemişken doğrudan kefile yöneltilen bir takibe karşı bu yönde itiraz ileri sürülebilir.
Bir başka sınır, rehinle ilgilidir. Asıl borçlu yönünden gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması durumunda rehin paraya çevrilmeden kefil takip edilebilir; ancak dosyadaki rehinlerin kefaletin kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kefaletinizin geçerliliğini incelettirmek ister misiniz?
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Birden fazla kefil varsa: bölme def’i
Aynı borca birden çok kişi kefil olmuşsa durum ayrıca düzenlenmiştir. TBK 587’ye göre birden çok kişi aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur.
Maddenin ikinci fıkrası müteselsil birlikte kefalet bakımından önemli bir yenilik getirmiştir: alacaklının tüm müteselsil kefillere karşı aynı anda takibe geçmesi zorunluluğu öngörülmüş ve alacaklı bu zorunluluğa uymayıp müteselsil birlikte kefillerden yalnızca birine takip yaparsa, o kefile bölme def’i hakkı tanınmıştır.
Pratik sonucu şudur: dört kefilden yalnızca size takip yöneltilmişse, borcun tamamından değil kendi payınızdan sorumlu tutulmanızı talep edebilirsiniz. Kefalet belgesinde kaç kişinin kefil olduğu, bu nedenle mutlaka kontrol edilmelidir.
Ayrıca kefile kefil olan kişi, kefil ile birlikte adi kefil gibi sorumludur. Yani zincirin ikinci halkasındaki kişinin konumu daha korunaklıdır.
Yedi gün: itirazın kapsamını doğru kurun
Ödeme emrine itiraz süresi yedi gündür ve bu süre kefil bakımından da aynıdır. Süresinde yapılan itiraz üzerine takip durur.
İtirazın kapsamını belirlerken şu ayrımları yapmak gerekir:
- Kefaletin geçersizliği. Şekil şartlarının veya eşin rızasının bulunmaması, borcun kendisine değil kefalet ilişkisine yönelik bir itirazdır.
- Kefaletin türü. Adi kefil olduğunuzu ve tartışma def’i şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürebilirsiniz.
- Azamî miktarın aşılması. El yazısıyla yazdığınız tutarı aşan kısım bakımından sorumluluğunuz doğmaz.
- Asıl borca ilişkin itirazlar. Kefalet fer’i nitelikte olduğundan, asıl borç sona ermişse veya hiç doğmamışsa kefilin sorumluluğu da doğmaz.
- Bölme def’i. Birden fazla müteselsil kefil varsa ve hepsine aynı anda takip yöneltilmemişse.
Bu itirazların bir kısmı borca, bir kısmı imzaya, bir kısmı ise takibin yöneltilebilirliğine ilişkindir. Hangi başlık altında ileri sürüleceği sonucu etkilediğinden, itiraz dilekçesinin kapsamı dikkatle kurulmalıdır.
Ödemek zorunda kalırsanız
İtiraz yolları tükenir ve kefil sıfatıyla ödeme yaparsanız, ödediğiniz tutar bakımından asıl borçluya karşı rücu hakkınız doğar. Bu hak, alacaklının haklarına halef olmak biçiminde işler.
Rücu hakkının etkin kullanılabilmesi için ödemenin belgelenmesi gerekir. İcra dosyasına yapılan ödemeler bakımından dosya kaydı yeterlidir; alacaklıya doğrudan yapılan ödemelerde ise ödeme belgesinin ve kefil sıfatıyla ödendiğini gösteren kaydın bulunması önemlidir.
Ayrıca asıl borçlunun ödeme gücü kalmamışsa, rücu hakkı kâğıt üzerinde kalabilir. Bu nedenle kefalet ilişkisinde asıl güvence, ödeme sonrası rücu değil kefalet öncesi incelemedir.
Kefalet belgenizi incelerken bakılacaklar
- Yazılı mı? Sözlü kefalet geçersizdir.
- Azamî miktar yazılı mı, el yazınızla mı?
- Kefalet tarihi yazılı mı, el yazınızla mı?
- Müteselsil kefalet ibaresi el yazınızla mı? Yoksa adi kefalet hükümleri tartışılabilir.
- Eşin rızası alınmış mı?
- Sonradan yapılmış bir değişiklik var mı? Sorumluluğu artıran değişiklikler şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.
- Kaç kefil var ve hepsine takip yöneltilmiş mi?
- Asıl borçluya başvurulmuş mu? Adi kefalette bu bir ön şarttır.
Bu sekiz maddenin herhangi birinde eksiklik varsa, savunmanız borcun miktarı üzerinden değil kefaletin geçerliliği üzerinden kurulmalıdır. Kefalet hukukunda en güçlü savunma, çoğu zaman en baştaki şekil şartlarında saklıdır.
Önce Kefaletin Türünü ve Geçerliliğini Kontrol Edin
Kefile gelen takipte savunmanın ilk basamağı borç değil, kefalet sözleşmesinin kendisidir. Şekil şartlarındaki eksiklik kefaleti geçersiz kılar.
| Denetim noktası | Aranan | Eksikse |
|---|---|---|
| Yazılı şekil | Kefalet yazılı olmalı | Geçersiz |
| Azami tutar | Kefilin sorumlu olduğu azami miktar el yazısıyla | Geçersiz |
| Kefalet tarihi | El yazısıyla yazılmalı | Geçersiz |
| Müteselsil kefalet ise | Bu iradenin el yazısıyla belirtilmesi | Adi kefalete dönüşür |
| Eşin rızası | Evli kefilde kural olarak aranır | Geçersizlik sebebi |
| Adi kefil | Önce asıl borçluya başvurulmalı | Tartışma def’i |
| Müteselsil kefil | Doğrudan takip edilebilir | Def’i yok |
| Süre | Kefalet süreli mi | Süre dolmuşsa sorumluluk biter |
| Kapsam | Azami tutarı aşan takip | İtiraz sebebi |
İkinci, üçüncü ve dördüncü satırlar en sık kazanılan savunmadır: kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatı kefilin el yazısıyla belirtilmemişse kefalet geçersizdir veya adi kefalete dönüşür. Matbu, önceden basılmış metinler bu şartı karşılamaz.
Altıncı satır ise adi kefil için güçlü bir savunmadır; adi kefile başvurulabilmesi için önce asıl borçluya başvurulmuş ve sonuç alınamamış olması gerekir. Ayrıntı için kefil sorumluluğu ve kefaletin sona ermesi rehberimize bakabilirsiniz.
Takip ve itiraz rehberlerimiz: ödeme emrine itiraz türleri · icra inkâr tazminatı · kefilin savunması · menfi tespit ve istirdat · rehnin paraya çevrilmesi · kira alacağıyla tahliye
Kefile Karşı Takipte Süreç
Kefil hakkında başlatılan takip, borçlu hakkındaki takiple aynı usule tabidir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme emri | Kefile ödeme emri gönderilmesi | İİK m.60 |
| İtiraz | Tebliğden itibaren yedi gün | İİK m.62 |
| Kapsam | Borca, imzaya ve yetkiye itiraz | |
| Etki | Süresinde yapılan itirazın takibi durdurması | İİK m.66 |
| Aşma | İtirazın iptali veya kaldırılması | İİK m.67, m.68 |
| Kambiyo | Senede dayalı takipte beş gün | İİK m.168 |
| Kesinleşme | Mal beyanı yükümlülüğü | İİK m.74 |
| Haciz | Malvarlığı üzerine haciz | İİK m.78 |
Altıncı satır, kefil bakımından en sık kaçırılan süredir: kefalet bir kambiyo senedine bağlanmışsa itiraz süresi beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır. Genel takipteki yedi günlük süre bu hâlde uygulanmaz.
Kefaletin geçerliliği ilk denetlenecek husustur. Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet iradesinin kefilin el yazısıyla belirtilmiş olması aranır. Bu unsurlardan birinin eksikliği kefaletin geçersizliği sonucunu doğurur ve itiraz dilekçesinde ileri sürülmelidir.
Kesinleşme Sonrası Rejim
İtiraz aşılırsa kefil hakkında da paraya çevirme zinciri işler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
Beşinci satır, kefil bakımından da geçerlidir: kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde rızaen satış yetkisi istenebilir ve bu yol daha yüksek bedelle satış sağlayabilir.
İtiraz için ödeme emri geldiğinde yapılacaklar rehberimize bakabilirsiniz.
Kefalet Türüne Göre Savunma
Kefaletin türü, kefile karşı doğrudan takip yapılıp yapılamayacağını belirler.
| Ölçüt | Adi kefalet | Müteselsil kefalet |
|---|---|---|
| Takip | Kural olarak asıl borçluya önce başvurulması | Doğrudan kefile başvurulabilmesi |
| Tartışma | Tartışma def’inin ileri sürülebilmesi | Sınırlı olması |
| Şart | Kanunda öngörülen hâller | Kefalet metnindeki irade |
| Yazılı şekil | Her ikisinde de aranması | Aynı şekilde |
| Azami miktar | El yazısıyla belirtilmesi | Aynı şekilde |
| Tarih | El yazısıyla belirtilmesi | Aynı şekilde |
| Eş rızası | Kanunda öngörülen hâllerde | Aynı şekilde |
| İtiraz | Ödeme emrine yedi gün (İİK m.62) | Aynı şekilde |
İkinci satır, adi kefilin en güçlü savunmasıdır: asıl borçluya başvurulmadan veya kanunda öngörülen şartlar gerçekleşmeden kefile yöneltilen takibe karşı tartışma def’i ileri sürülebilir.
Eşin rızası denetlenmelidir. Kanunda öngörülen hâllerde kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eşin yazılı rızası aranır. Bu rıza alınmamışsa kefalet geçersizdir ve bu husus itiraz dilekçesinde ileri sürülmelidir. Rızanın kefalet anında veya en geç sözleşmenin kurulmasından önce verilmiş olması gerekir.
Kefilin Rücu Hakkı
Borcu ödeyen kefil asıl borçluya başvurabilir.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Ödeme | Kefilin borcu ödemesi |
| Rücu | Asıl borçluya başvurma hakkı |
| Kapsam | Ödenen tutar ve fer’ileri |
| Halefiyet | Alacaklının haklarına halef olma |
| Teminat | Alacaklının teminatlarından yararlanma |
| Belge | Ödeme belgelerinin saklanması |
| Takip | Rücu alacağı için takip başlatılması |
| Zamanaşımı | Rücu alacağının tabi olduğu süre |
Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: borcu ödeyen kefil, alacaklının asıl borçluya karşı sahip olduğu haklara ve teminatlara halef olur. Bu nedenle ödeme yapılmadan önce alacaklıdaki teminatların durumu öğrenilmelidir.
Ödeme belgeleri saklanmalıdır. Rücu talebinin dayanağı, kefilin ödemeyi yaptığını gösteren belgelerdir. Ödemenin banka üzerinden ve icra dosya numarası yazılarak yapılması, hem tutarın hem tarihin tereddütsüz gösterilmesini sağlar.
Takip başlatma için icra takibi nasıl başlatılır rehberimize bakabilirsiniz.
Kefilin İtiraz Sebepleri
Kefil, hem kendi durumundan hem asıl borç ilişkisinden doğan savunmaları ileri sürebilir.
| Sebep | Değerlendirme |
|---|---|
| Şekil | Kefaletin yazılı şekil şartını taşımaması |
| Azami miktar | El yazısıyla belirtilmemiş olması |
| Tarih | Kefalet tarihinin bulunmaması |
| Eş rızası | Gerekli hâllerde alınmamış olması |
| Tür | Adi kefalette tartışma def’i |
| Asıl borç | Borcun sona ermiş olması |
| Zamanaşımı | Sürenin dolmuş olması |
| Yetki | Takibin yetkisiz dairede başlatılması |
Altıncı satır, kefaletin fer’i niteliğinden doğar: asıl borç sona ermişse kefalet de sona erer. Bu nedenle kefil, asıl borçlunun ileri sürebileceği savunmalardan da yararlanabilir.
İtiraz süresinde yapılmalıdır. Kefaletin geçersizliği veya asıl borcun sona erdiği iddiaları ne kadar güçlü olursa olsun, süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde önce süre hesaplanmalı, sonra savunma hazırlanmalıdır.
Kefalet Sona Erme Hâlleri
Kefaletin sona ermesi hâlinde takip sürdürülemez.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Asıl borç | Borcun sona ermesiyle kefaletin de sona ermesi |
| Ödeme | Borcun ödenmiş olması |
| İbra | Alacaklının ibra beyanı |
| Süre | Kefalette öngörülen sürenin dolması |
| Azami miktar | Sorumluluğun bu tutarla sınırlı olması |
| Değişiklik | Asıl borçta yapılan değişikliklerin etkisi |
| Teminat | Alacaklının teminatları azaltması |
| İtiraz | Bu hususların itirazda ileri sürülmesi |
Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: alacaklının asıl borç ilişkisinde kefilin durumunu ağırlaştıran değişiklikler yapması veya mevcut teminatları azaltması, kefilin sorumluluğu bakımından değerlendirme konusu olur.
Azami miktar sorumluluğun sınırıdır. Kefil, kefalet metninde el yazısıyla belirtilen azami miktarı aşan tutardan sorumlu tutulamaz. Takip talebindeki tutarın bu sınırı aşması hâlinde, aşan kısma itiraz edilmelidir.
Kefil Bakımından Haciz Aşaması
Takip kesinleşirse kefilin malvarlığı üzerinde işlem yapılır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal beyanı | Kesinleşme sonrası beyan | İİK m.74 |
| Haciz | Malvarlığı üzerine haciz | İİK m.78 |
| Ölçü | Alacak ve ferileriyle sınırlı olması | İİK m.85 |
| Haczedilmezlik | Konut ve temel ihtiyaç eşyaları | İİK m.82 |
| Maaş | Kanuni kesinti sınırı | İİK m.83 |
| Üçüncü kişi | Haciz ihbarnamesi | İİK m.89 |
| Satış | Hacizden itibaren bir yıl | İİK m.106 |
| Taksit | Haciz sonrası taahhüt | İİK m.111 |
Üçüncü satır, kefil bakımından önemli bir korumadır: haciz, takibe konu alacak ve ferilerini karşılayacak miktarla sınırlıdır; azami kefalet miktarını aşan hacizler bu ölçüte göre de değerlendirilir.
Rücu hakkı saklıdır. Kefil olarak ödeme yapılması hâlinde asıl borçluya rücu edilebilir. Bu nedenle ödemenin belgelenmesi ve alacaklıdaki teminatların durumunun öğrenilmesi, sonraki rücu takibinin dayanağını oluşturur.
Haciz için haciz nedir, nasıl uygulanır rehberimize bakabilirsiniz.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Kefil hakkındaki takiplerde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Süre | İtiraz süresinin kaçırılması (İİK m.62) |
| Kambiyo | Beş günlük sürenin gözetilmemesi (İİK m.168) |
| Şekil | Kefaletin şekil şartlarının denetlenmemesi |
| Azami miktar | Sınırın aşıldığının fark edilmemesi |
| Eş rızası | Bu hususun ileri sürülmemesi |
| Tür | Adi kefalette tartışma def’inin kullanılmaması |
| Asıl borç | Borcun sona erdiğinin gösterilmemesi |
| Rücu | Ödeme sonrası rücu takibinin yapılmaması |
İkinci satır, senede dayalı takiplerde belirleyicidir: kefalet bir kambiyo senedine bağlanmışsa itiraz süresi beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır.
Kefalet metni ilk incelenecek belgedir. Yazılı şekil, azami miktar, tarih ve müteselsil kefalet iradesinin el yazısıyla belirtilmiş olması aranır. Bu unsurlardan birinin eksikliği kefaletin geçersizliği sonucunu doğurur ve itiraz dilekçesinde ileri sürülmelidir.
Kefile Karşı Takipte İcra Rejimi
Kefile yöneltilen takip de genel icra kurallarına tabidir; kefalete özgü savunmalar bu kuralların içinde ileri sürülür.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip talebi | Talebin kanunda öngörülen unsurları içermesi | İİK m.58 |
| Ödeme emri | Kefile ödeme emri gönderilmesi | İİK m.60 |
| İtiraz | Tebliğden itibaren yedi gün | İİK m.62 |
| Etki | Süresinde yapılan itirazın takibi durdurması | İİK m.66 |
| Kaldırma | Alacaklının belgeye dayanarak başvurması | İİK m.68 |
| İptal | Genel mahkemede itirazın iptali davası | İİK m.67 |
| Kambiyo | Senede dayalı takipte beş günlük süre | İİK m.168 |
| Haczedilmezlik | Kefil bakımından da geçerli koruma | İİK m.82, m.83 |
Yedinci satır, sık gözden kaçan husustur: kefalet bir kambiyo senedine dayanıyorsa takip kambiyo senetlerine mahsus yolla yürütülür ve itiraz süresi beş gündür. Bu ayrım tebligat alındığında ilk belirlenecek husustur.
Kefalete özgü savunmalar itirazda gösterilmelidir. Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarını taşımaması, azami tutarın veya tarihin bulunmaması, eşin rızasının alınmamış olması ya da adi kefalette önce asıl borçluya başvurulmamış olması gibi hususlar, ödeme emrine itirazda ve sonraki aşamalarda ileri sürülür. İtiraz süresinde yapılmazsa takip kesinleşir ve bu savunmalar için genel mahkemede dava yolu kalır.
İtiraz için ödeme emri geldiğinde yapılacaklar rehberimize bakabilirsiniz.
Kefil Bakımından Haciz Aşaması
Takip kesinleşirse kefilin malvarlığına yönelinir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal beyanı | Kesinleşme sonrası beyan yükümlülüğü | İİK m.74 |
| Haciz | Malvarlığı üzerine haciz | İİK m.78 |
| Haczedilmezlik | Konut ve temel ihtiyaç eşyaları | İİK m.82 |
| Maaş | Kanuni kesinti sınırı | İİK m.83 |
| Feragat yasağı | Takipten önceki feragatin geçersizliği | İİK m.83/a |
| Aşkın haciz | Alacağı aşan hacizlerin kaldırılması | İİK m.85 |
| Üçüncü kişi | Haciz ihbarnamesi | İİK m.89 |
| Taksit | Haciz sonrası taahhüt | İİK m.111 |
Beşinci satır, kredi sözleşmelerindeki matbu kayıtlara karşı en etkili savunmadır: takip başlamadan önce verilen haczedilmezlikten feragat beyanları geçerli sayılmaz.
Ödeyen kefil asıl borçluya rücu eder. Kefil, ödediği tutar için asıl borçluya başvurabilir. Bu nedenle ödeme yapılırken dosya numarası belirtilmeli, tahsilat makbuzu alınmalı ve saklanmalıdır. Bu belgeler sonradan açılacak rücu takibinin dayanağını oluşturur.
Maaş haczi için maaşın ne kadarı haczedilir rehberimize bakabilirsiniz.
Rücu ve Ödeme Sonrası
Ödeme yapan kefil bakımından yeni bir süreç başlar.
| Konu | Değerlendirme |
|---|---|
| Ödeme | Kefilin borcu ödemesi |
| Belge | Tahsilat makbuzunun alınması |
| Tutar | Ödenen tutarın belgelenmesi |
| Rücu | Asıl borçluya başvurulması |
| Takip | İlamsız veya ilamlı takip yolu |
| Diğer kefiller | Birden çok kefil bulunması hâli |
| Teminat | Alacaklıdaki teminatların durumu |
| Süre | Rücu talebinin zamanaşımı |
Altıncı satır, birden çok kefil bulunan dosyalarda önem taşır: ödeme yapan kefilin diğer kefillere başvurusu, kefalet ilişkisinin türüne ve paylarına göre belirlenir.
Ödeme belgelenmelidir. Rücu takibinin dayanağı, kefilin ödeme yaptığını gösteren belgedir. Ödemenin icra dosyasına yapılması ve tahsilat makbuzunun alınması, hem tutarı hem tarihi tereddütsüz gösterir. Elden yapılan ödemelerde bu ispat güçleşir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kefalet sözleşmesi hangi şartlarda geçerlidir?
TBK 583’e göre yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefil, azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatı kendi el yazısıyla belirtmelidir.
Matbu bir kefalet metnini imzaladım, geçerli mi?
Azamî miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olması geçerlilik şartıdır. Yalnızca altı imzalanmış matbu metin bu şartı karşılamaz; yargı kararlarında bilirkişi incelemesiyle el yazısının kefile ait olmadığı tespit edilerek kefalet geçersiz sayılmıştır.
Eşimin rızası alınmadıysa ne olur?
6098 sayılı Kanunla getirilen eşin rızası şartı emredici niteliktedir. Eşlerin bu şarttan feragat etmesi mümkün değildir ve aralarındaki mal rejiminin niteliğine bakılmaz.
Adi kefil isem alacaklı doğrudan bana gelebilir mi?
Kural olarak gelemez. Doğrudan başvuru ancak borçlu aleyhine yapılan takip sonucunda kesin aciz belgesi alınması, Türkiye’de takibatın imkânsız hâle gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi ya da borçluya konkordato mühleti verilmesi hâllerinde mümkündür.
Müteselsil kefilim, hiçbir savunmam yok mu?
Vardır. Yargı uygulamasında müteselsil kefile başvurulabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması aranmaktadır. Ayrıca kefaletin geçerliliğine ilişkin tüm itirazlar saklıdır.
Sözleşmede ‘önce borçluya başvurulur’ yazıyorsa ne olur?
Kefile başvurulmadan önce esas borçlunun takip edilmesi gerektiğinin kararlaştırılması, zorunlu olarak adi kefaletin varlığını kabule götürür. Sözleşmenin başlığında ne yazarsa yazsın adi kefalet hükümleri uygulanır.
Birden fazla kefil varken yalnızca bana takip geldi, ne yapabilirim?
TBK 587/2 uyarınca alacaklının tüm müteselsil kefillere karşı aynı anda takibe geçmesi zorunludur. Bu zorunluluğa uyulmayıp yalnızca bir kefile takip yapılmışsa o kefile bölme def’i hakkı tanınmıştır.
Ödersem asıl borçludan geri alabilir miyim?
Kefil sıfatıyla yapılan ödeme bakımından asıl borçluya karşı rücu hakkı doğar. Ancak asıl borçlunun ödeme gücü kalmamışsa bu hak fiilen sonuçsuz kalabilir; bu nedenle esas güvence kefalet öncesi incelemedir.
📘 İlgili Rehberler
Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır. Tüm başlıklar için İcra ve İflas Hukuku Rehberi ve Hukuk Rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.


