Doğal Afet Hukuku Rehberi 2026: Deprem, Sel, Heyelan, Orman Yangını ve Fırtınada Afetzedenin Hakları — Sigorta, Devlet Yardımı, Tazminat ve Süreler
16 Ekim 2026

Doğal Afet Hukuku Rehberi 2026: Deprem, Sel, Heyelan, Orman Yangını ve Fırtınada Afetzedenin Hakları — Sigorta, Devlet Yardımı, Tazminat ve Süreler

Türkiye’de deprem, sel, heyelan, orman yangını, fırtına ve kuraklık gibi doğal afetlerden zarar gören kişinin hakları tek bir kanunda toplanmış değildir. Devlet yardımı ve hak sahipliği 7269 sayılı Kanuna, binanın deprem hasarı 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununa ve DASK poliçesine, sel, fırtına ve yer kayması gibi diğer zararlar konut veya işyeri poliçesindeki ek teminatlara, çiftçinin ürün ve hayvan kaybı 2090 sayılı Kanun ile TARSİM’e (5363 sayılı Kanun), kusuru bulunan müteahhit, yapı denetim kuruluşu, belediye veya komşuya karşı tazminat ise Türk Borçlar Kanunu, 4708 sayılı Kanun ve idare hukukuna tabidir. Bu rehber, hangi afette hangi yola başvurulacağını, sürelerin ne zaman başladığını ve sitemizdeki ayrıntılı rehberlerin hangisine bakılacağını tek sayfada toplar. Dosyanız için Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu rehberin dayanakları. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun m.1, 2, 13, 29, 30, ek m.3 ve ek m.13; 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m.2, 10, 11, 12 ve 13; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m.3; 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun m.1-3; 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu m.12, 13 ve 17; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m.3; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, 53, 56, 69, 72, 136 ve 305; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1409, 1420, 1427 ve 1446; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30; Yangın Sigortası Genel Şartları A.1 ve A.3 ile ek klozlar; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.29, 31-35 ve 44; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.22, 85, 142, 170, 171 ve 217/A; 4857 sayılı İş Kanunu m.24, 25 ve 40; 4447 sayılı Kanun ek m.2; 5510 sayılı Kanun m.91; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.13, 15, 111, 115 ve 329; Anayasa m.125, 129 ve 169; 2577 sayılı İYUK m.7, 10 ve 13.

Yazı 16 Ekim 2026 tarihli mevzuat metinleri esas alınarak hazırlanmıştır. 14 Ekim 2026 İstanbul selinden etkilenenler için ayrıntılı yol haritası İstanbul selinde zarar görenlerin hakları rehberimizdedir.

Doğal Afet Hukuku Nedir, Hangi Kanunlar Uygulanır?

Doğal afet hukuku, afetten önce alınacak önlemlerden afetten sonra yapılacak yardıma, sigorta tazminatından sorumlulara karşı açılacak davalara kadar uzanan dağınık bir mevzuat alanıdır. Afetzedenin önünde çoğu zaman aynı anda üç ayrı yol bulunur: devletin yardım ve hak sahipliği süreci, sigortacıya yöneltilecek tazminat talebi ve zararın meydana gelmesinde kusuru bulunanlara karşı açılacak tazminat davası. Bu yollar birbirinin yerine geçmez; çoğu durumda birlikte yürütülmesi gerekir. Örneğin hasarlı bina sigortalıysa, sigortadan alınan tazminat 7269 sayılı Kanuna göre yapılacak yardımdan indirilmez (7269 m.29). Aynı şekilde devlet yardımı almak, binayı kusurlu yapan müteahhide veya altyapı kusuru bulunan idareye karşı tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Temel kanun 7269 sayılı Kanundur. Kanun; deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde, yapıların ve kamu tesislerinin genel hayata etkili olacak derecede zarar gördüğü veya görmesinin muhtemel olduğu yerlerde alınacak tedbirler ve yapılacak yardımlar hakkında uygulanır (7269 m.1/1). Afetin genel hayata etkili olup olmadığına; yıkılan veya oturulmaz hâle gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, yerin ekonomik ve sosyal özellikleri ve normal hayat düzenindeki aksamalar gözetilerek karar verilir. Bu karar verilinceye kadar afetin meydana geldiği bölgenin valisi acil tedbirleri almaya yetkilidir (7269 m.1). Genel hayata etkililik kararı özellikle kalıcı konut ve kredi yardımlarının, yani hak sahipliği sürecinin kapısını açar.

Kanun yalnızca afetten sonrasını değil, öncesini de düzenler. Su baskınına, yer sarsıntısına, yer kaymasına, kaya düşmesine ve çığa uğramış veya uğrayabilecek bölgeler tespit edilerek imar planına veya haritalara işlenir ve afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır; bu sınırlar valiliklerce mahallinde ilan edilir. Yangın afetine uğraması muhtemel sahaları ise şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tespit eder ve vali onayıyla ilan edilir (7269 m.2). İlan edilen afet bölgelerinde yeniden yapılacak veya esaslı tamir görecek yapılar yönetmelikle belirlenen teknik şartlara tabidir (7269 m.3). Taşınmazınızın böyle bir bölgede kalıp kalmadığı, hem yapı izni hem de ileride hak sahipliği bakımından önemlidir.

Afet türüne göre başvurulacak başlıca yollar

AfetDevlet yardımıSigortaTazminat ve diğer yollar
Deprem7269 hak sahipliği; ağır hasarda konut veya krediDASK (6305); konut poliçesinde deprem klozuMüteahhit, yapı denetim, idare (TBK m.69; 4708 m.3; Anayasa m.125)
Sel ve su baskını7269; genel hayata etkililik kararı şartıKonut, işyeri poliçesinde sel klozu; kaskoda sel teminatıAltyapı kusuru varsa idare (İYUK m.13); otopark işleteni
Heyelan, kaya düşmesi, çığ, tasman7269 m.1; tehlike sürerken işgal ve tamir yasağı (m.13/ç)Yer kayması klozu (depremden doğan yer kayması DASK’ta)Kazı, dolgu veya istinat kusuru varsa sorumlu kişi ve idare
Orman yangını ve yerleşimde yangın7269 m.1 ve m.2/2Konut poliçesinin ana teminatı yangındırYangını çıkarana karşı TBK m.49; TCK m.170-171
Fırtına, hortum, dolu, kar ağırlığıGenel hayata etkililik kararı olursa 7269Fırtına ve kar ağırlığı klozlarıDevrilen ağaç, uçan çatı için sahibine karşı TBK m.69
Kuraklık, don, dolu (tarım)2090 sayılı Kanun; TARSİM yaptırmayana yardım yok (5363 m.17)TARSİM devlet destekli tarım sigortasıVergi terkini (VUK m.115)

Afetten Sonraki İlk Günler: Kaçırılmaması Gereken Süreler

Afet sonrasında hak kayıplarının büyük kısmı sürelerin kaçırılmasından doğar. Bu süreler farklı kanunlarda ve farklı başlangıç tarihlerine bağlı olarak düzenlendiği için afetzede çoğu zaman hangisinin işlemeye başladığını fark etmez. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan süreleri bir araya getirir. Tabloda yer alan sürelerin bir kısmı afet tarihinden, bir kısmı mahallî ilândan, bir kısmı ise zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlar.

Doğal afetten sonra işleyen başlıca süreler

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Sigortacıya hasar ihbarıGecikmeksizin; geç ihbar zararı artırmışsa tazminattan indirimRizikonun öğrenilmesiTTK m.1446
Konut poliçesindeki deprem klozunda ihbarEn geç 5 gün72 saatlik sürenin bitimi, her hâlde rizikonun öğrenilmesiYangın Sigortası GŞ, Deprem ve Yanardağ Püskürmesi Klozu
DASK tazminatının ödenmesiEn geç 30 günBilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanması6305 m.13/2
7269 hasar tespit raporuna itiraz30 günMahallî ilân7269 m.13/a
Hasarsız sayılan veya tespiti yapılmayan yapı için idareye başvuru30 gün; dava açmadan önce zorunluMahallî ilân7269 m.13/a
Yıkılması gereken bina bildirimine itiraz3 günBildirim7269 m.13/a
6306 riskli yapı tespitine itiraz15 günMuhtarlıktaki ilanın son günü tebliğ sayılır6306 m.3/1-2
İdari işleme karşı iptal davası60 günTebliğ veya ilânİYUK m.7
İdarenin eyleminden doğan zarar için idareye başvuru1 yıl; her hâlde 5 yılEylemin öğrenilmesi / eylem tarihiİYUK m.13
Haksız fiil tazminatı (müteahhit, komşu vb.)2 yıl; her hâlde 10 yıl; suç varsa ceza zamanaşımıZararın ve sorumlunun öğrenilmesiTBK m.72
Sigortacıya karşı tazminat istemi2 yıl; her hâlde 6 yılTazminatın muaccel olması; 6 yıl için riziko tarihiTTK m.1420
SGK prim ertelemesi talebi3 ayAfet tarihi5510 m.91
Gaiplik kararı istemiÖlüm tehlikesinden en az 1 yıl sonraÖlüm tehlikesiTMK m.33
Uzun görünen süreler aldatıcıdır. Sigortacıya karşı zamanaşımının tazminatın muaccel olmasından itibaren iki yıl, her hâlde rizikodan itibaren altı yıl olması (TTK m.1420), ihbarın ertelenebileceği anlamına gelmez; geç yapılan ihbar zararın artmasına yol açmışsa tazminattan indirim yapılabilir (TTK m.1446/2). Hasar tespit raporuna itiraz için tanınan otuz gün ise mahallî ilândan başlar ve çoğu afetzede bu ilânı fark etmeden süreyi kaçırır. İlânı muhtarlıktan ve valilik duyurularından takip edin.

Durumunuza Göre Yol Haritası: İlk Adım ve Ayrıntılı Rehber

Afetzedelerin sorduğu soruların çoğu birkaç temel duruma indirgenebilir. Aşağıdaki tabloda her durum için atılacak ilk adımı, dayanağını ve sitemizde o konuyu ayrıntılı olarak anlatan rehberi bulabilirsiniz. Birden fazla duruma girenler, örneğin hem evi hem aracı zarar görenler, ilgili satırların her birindeki yolu ayrı ayrı izlemelidir.

Durum, ilk adım ve ayrıntılı rehber

Durumİlk adımDayanakAyrıntılı rehber
Evim depremde hasar gördüDASK’a hasar ihbarı; valilik hasar tespitini takip6305 m.13; 7269 m.13DASK rehberi
DASK eksik ödediBakiye tazminat başvurusu; sonra Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava5684 m.30DASK eksik ödeme dilekçesi
Hasar tespitinde evim “hasarsız” sayıldı30 gün içinde itiraz; doğrudan iptal davası da mümkün7269 m.13/a; AYM 2023/134hasar tespitine itiraz dilekçesi
Hak sahibi olup olmadığımı bilmiyorumHak sahipliği şartlarını ve süreleri kontrol7269 m.29, 30afet hak sahipliği rehberi
Evimi veya dükkânımı su bastıSigortacıya ihbar; sel klozu kontrolüTTK m.1446; Yangın Sigortası GŞevi ve dükkânı su basanlar
Aracım selde pert olduKaskoya ihbar; sel teminatı kontrolüKasko GŞ A.4.5selde hasar gören araç
Sigorta sel hasarını ödemiyorYazılı itiraz; tahkim veya davaTTK m.1409/2; 5684 m.30sigorta ödemiyorsa ne yapılır
Selin sebebi altyapı kusuruİdareye başvuru; ret hâlinde tam yargı davasıAnayasa m.125; İYUK m.13belediyenin hizmet kusuru
Yakınımı afette kaybettimSorumluların tespiti; destekten yoksun kalma ve manevi tazminatTBK m.53, 56hayatını kaybedenlerin yakınları
Yakınım kayıp, cesedi bulunamadıMülki amire ölü kaydı başvurusu veya gaiplik davasıTMK m.31, 32, 44gaiplik kararı dilekçesi
Binam riskli yapı ilan edildi15 gün içinde itiraz6306 m.3riskli yapı tespitine itiraz
Kiracıyım, bina boşaltıldıKira ilişkisinin durumu; indirim veya fesihTBK m.136, 305bina boşaltıldı, kira ne olur
İşyerim afetten etkilendiVergi ve SGK mücbir sebebi, zayi belgesi, kısa çalışmaVUK m.13, 15; 5510 m.91selden zarar gören işyeri
Çiftçiyim, ürünüm yok olduTARSİM ihbarı; yoksa 2090 hasar tespit komisyonu5363 m.17; 2090 m.2-3Bu rehberde aşağıda

Afetten sonra hangi yoldan başlayacağınızı birlikte belirleyelim

Hasar tespiti, sigorta, devlet yardımı ve tazminat yollarını aynı planda toplayalım; süreleri sizin yerinize takip edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Deprem: DASK, Konut Sigortası, Hasar Tespiti ve Yıkılan Binanın Sorumluları

Depremde binanın uğradığı zarar için ilk başvuru adresi zorunlu deprem sigortasıdır. Zorunlu deprem sigortası, binalarda depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve yer kayması sonucu oluşan maddi zararları teminat altına alır (6305 m.2/ğ). Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bunların içindeki ticarethane ve büro olarak kullanılan bağımsız bölümler ve doğal afetler nedeniyle devletçe yaptırılan veya kredisi sağlanan meskenler bu sigortaya tabidir; sigortayı malik veya intifa hakkı sahibi yaptırır ve her yıl yeniler (6305 m.10/1, 3). Tapu müdürlükleri tescil işlemlerini, su ve elektrik idareleri de abonelik işlemlerini geçerli bir zorunlu deprem sigortası olup olmadığını kontrol ederek yapar (6305 m.11/2-3).

DASK teminatının iki önemli sınırı vardır. Birincisi, teminat yalnızca binayı kapsar; ev eşyası, işyeri emtiası ve kira kaybı için konut veya işyeri poliçesine deprem klozu eklenmiş olmalıdır. İkincisi, azami teminat tutarı her yıl Bakanlıkça belirlenir (6305 m.13/1); binanın gerçek yeniden yapım maliyeti bu tutarı aşıyorsa aradaki fark ancak ihtiyari konut sigortasındaki deprem teminatıyla karşılanabilir. Ayrıca hasarın projeye aykırı ve taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyen bir tadilattan kaynaklandığı tespit edilirse malik sigortadan tazminat alma hakkını kaybeder (6305 m.12/2). Deprem tazminatı, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasından sonra en geç otuz gün içinde ödenir (6305 m.13/2). Ödemeye ve hasar tespitine itiraz yolları DASK – zorunlu deprem sigortası rehberimizde, kiracının durumu ise kiracı olarak DASK yazımızda anlatılmıştır.

DASK’ın devlet yardımıyla ilişkisi de gözden kaçırılmamalıdır. 7269 sayılı Kanun, zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalar için bu sigortanın yaptırılmamış olmasının tespit edilmesiyle devletin konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülüklerinin ortadan kalkacağını düzenler (7269 m.29). Yani DASK primi ödenmemiş bir dairenin maliki, deprem sonrası hem sigorta tazminatından hem de kalıcı konut yardımından mahrum kalma tehlikesiyle karşılaşır. Valilik eliyle yapılan hasar tespiti ile 6306 sayılı Kanuna göre yapılan riskli yapı tespiti ise birbirinden farklı işlemlerdir; süreleri, itiraz mercileri ve sonuçları ayrıdır. Bu farkı deprem hasar tespiti ile riskli yapı tespiti farkı yazımızda karşılaştırdık.

Depremde yıkılan veya ağır hasar gören binanın sorumluları

Deprem bir doğal olaydır; ancak aynı depremde bazı binalar ayakta kalırken bazılarının yıkılması çoğu zaman yapım kusurunu gösterir. Bu durumda zarar görenler ve hayatını kaybedenlerin yakınları, binayı kusurlu yapan veya denetleyenlere karşı tazminat isteyebilir. Yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi; yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı kusurları oranında sorumludur. Bu sorumluluğun süresi, yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren taşıyıcı sistem bakımından on beş yıl, taşıyıcı olmayan kısımlar bakımından iki yıldır (4708 m.3). Ayrıntılar yapı denetimi ve 15 yıllık sorumluluk yazımızda ve yapı hasarı tazminat dava dilekçesi örneğimizde yer alır.

Binanın maliki de yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür ve sorumlu olduğu diğer kişilere rücu edebilir (TBK m.69). Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren herkes bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Ölüm hâlinde cenaze giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalanların kayıpları istenebilir (TBK m.53); yakınlar için manevi tazminat da talep edilebilir (TBK m.56). Ruhsat veren ve denetim görevini yerine getirmeyen idarenin sorumluluğu ise idari yargıda ileri sürülür: idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125) ve kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129). İmar affıyla yapı kayıt belgesi alınmış yapılarda deprem sorumluluğunun nasıl değerlendirildiğini yapı kayıt belgesi ve deprem sorumluluğu yazımızda ele aldık. Müteahhit, yapı denetim ve belediyenin ceza ve tazminat sorumluluğunu, bilinçli taksir ve olası kast ayrımını, zamanaşımını ve tazminat dava dilekçesi örneğini depremde yıkılan bina rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Sel ve Su Baskını: Sigorta, İdare ve Devlet Yardımı

Sel ve su baskını, Türkiye’de en sık yaşanan ve en çok dava doğuran afetlerdendir. 14 Ekim 2026’da İstanbul’da yaşanan sel, bu konudaki hukuki soruları yeniden gündeme getirmiştir. Sel zararının sigortadan karşılanabilmesi için konut veya işyeri poliçesinde Sel veya Su Baskını Klozunun bulunması gerekir; çünkü sel ve su baskını yangın poliçesinin ana teminatı içinde değildir, ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilir (Yangın Sigortası Genel Şartları A.3.2). Klozun kapsamına; nehir, çay, dere ve kanalların taşması, yağışlar nedeniyle meydana gelen sel veya su baskını, pis suların yağışlar nedeniyle kanalizasyondan geri tepmesi ve yeraltı sularının doğrudan sebep olduğu zararlar girer. Buna karşılık su borularının patlaması, yağmur derelerinin ve oluklarının taşması ile sel sonucu dahi olsa yer kayması nedeniyle meydana gelen zararlar bu klozun dışında kalır; bunlar için dahili su ve yer kayması klozları ayrıca aranır (Sel veya Su Baskını Klozu).

Sel çoğu zaman yalnızca doğa olayı değildir. Dere yataklarının daraltılması, yetersiz yağmur suyu kanalları veya bakımı yapılmamış ızgaralar zararın büyümesine yol açmışsa ilgili belediye veya su ve kanalizasyon idaresi hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilir. Bunun için idari dava açmadan önce, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir (İYUK m.13). Sel kümesindeki rehberlerimiz şu başlıkları ayrı ayrı ele alır: evi, dükkânı veya eşyası su basanlar, selde hasar gören araç ve pert kararı, otoparkı su basan araçlar, selde sürüklenen araç başka araca veya eve çarptığında kim öder, sigorta sel hasarını ödemiyor veya eksik ödüyorsa, selden zarar gören işyeri, selde hayatını kaybedenlerin yakınları ve belediyenin hizmet kusuru. Dere yatağı ve taşkın sahasındaki taşınmazların hukuki durumu için dere yatağı ve taşkın sahası yazımıza bakabilirsiniz.

Heyelan, Kaya Düşmesi, Çığ ve Tasman

Heyelan ve kaya düşmesi, özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yerleşim yerlerini doğrudan tehdit eder. 7269 sayılı Kanun bu afetleri açıkça sayar (m.1) ve tehlikenin devam ettiği bölgelere özel bir kural getirir: yer kayması gibi tehlikenin devamı veya tekrarı ihtimali bulunan afetlerde boşaltılan binaların, kesin tedbir alınıncaya kadar işgaline ve tamirine izin verilmez (7269 m.13/ç). Bu nedenle heyelan bölgesindeki bir evin sahibi, bina hasarsız görünse bile idarenin izni olmadan eve dönemeyebilir ve onarım yapamayabilir. Böyle bir durumda geçici barınma ve nakdi yardım talebi önem kazanır; bu kapsamdaki ödemeler borçlandırmaya tabi tutulmaz (7269 m.13/d).

Sigorta bakımından yer kayması da konut poliçesinin ana teminatında değildir. Yer Kayması Klozu, sigortalı binanın inşa edildiği arsada veya civarında meydana gelen yer kayması veya toprak çökmesi sonucu doğrudan meydana gelen zararları ve sel veya su baskını nedeniyle oluşan yer kaymasından doğan zararları teminata ekler. Ancak deprem veya yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması bu klozun dışındadır; bu zarar DASK ve deprem klozu kapsamında değerlendirilir. Bina civarında yapılan kazılar nedeniyle meydana gelen yer kayması da aksine sözleşme yoksa teminat dışıdır (Yer Kayması Klozu). Komşu parseldeki bir kazı veya inşaat heyelanı tetiklemişse, kazıyı yaptıran ve yapan kişilere karşı haksız fiil hükümlerine göre tazminat istenebilir (TBK m.49). Zemin etüdünün eksik yapılması da sorumluluk doğurabilir; bu konuyu zemin etüdü zorunluluğu yazımızda anlattık. Tehlike sürerken girme ve tamir yasağını, geçici barınmayı, yasaklanmış afet bölgesi ve nakil kararlarını, yola düşen kaya için başvuru yollarını ve valiliğe verilecek tedbir talebi dilekçesini heyelan ve kaya düşmesi rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Orman Yangını ve Yerleşim Yerinde Yangın

Yangın, 7269 sayılı Kanunun saydığı afetler arasındadır (m.1). Orman yangını köylere veya yazlık yerleşimlere sıçradığında evleri yananlar için hasar tespiti, geçici barınma ve genel hayata etkililik kararı verilirse hak sahipliği süreci işler. Yangın afetine uğraması muhtemel sahalar ise önceden belediye meclisleri veya köy ihtiyar heyetlerince tespit edilip vali onayıyla ilan edilir (7269 m.2). Sigorta bakımından durum diğer afetlerden farklıdır: yangın, yıldırım ve infilak konut poliçesinin ana teminatıdır ve ek klozu gerektirmez (Yangın Sigortası Genel Şartları A.1). Bu nedenle yangında zarar gören evin sahibi, poliçesi varsa ek teminat aramaksızın sigortacısına başvurabilir.

Yanan orman alanlarının geleceği Anayasa ile güvence altına alınmıştır: yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir ve bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz; ormanları yakmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz (Anayasa m.169). Yangını kasten çıkaran kişi, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde yangın çıkardıysa bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.170/1-a); taksirle yangına neden olan da sorumludur (TCK m.171/1-a). Bu kişilere karşı zarar görenlerin tazminat hakkı ayrıca saklıdır (TBK m.49). Orman suçlarının genel çerçevesi için orman suçları, komşudan sıçrayan yangın veya su baskını için komşumun su baskını veya yangını evime zarar verdi yazılarımıza bakabilirsiniz. Tarım arazisinde yanan ürünler için çiftçinin hakları aşağıda ayrıca anlatılmıştır. Evi, bağı veya bahçesi yananların devlet yardımı, konut sigortasında eksik sigorta, yangını çıkaran kişi ve işletmeye karşı tazminat ve dava dilekçesi örneği için orman yangını rehberimizde bakabilirsiniz.

Fırtına, Hortum, Dolu ve Kar Ağırlığı

Fırtına ve hortum, çatı uçması, devrilen ağaç, yıkılan duvar ve tabela gibi zararlara yol açar. Konut ve işyeri poliçelerinde fırtına teminatı da ek sözleşmeyle verilir. Fırtına Klozu; yağmur, kar veya dolu ile beraber olsun olmasın, münhasıran fırtınanın, yani 10 metre yükseklikte hızı saniyede 17,1 metreyi (7 bofor) aşan rüzgârların veya fırtına sırasında rüzgârın sürüklediği veya attığı şeylerin çarpması sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen zararları kapsar; denizlerin, çay, dere veya kanalların kabararak verdiği zararlar ise fırtına sebebiyle olsa dahi bu klozun dışındadır (Fırtına Klozu). Yoğun kar yağışından sonra çatıda biriken kar veya buzun ağırlığı, kayması veya düşmesi nedeniyle binada ve içindeki eşyada meydana gelen zararlar ise Kar Ağırlığı Klozuyla teminata alınır (Kar Ağırlığı Klozu).

Fırtınada başkasına ait bir yapı, duvar, çatı kiremidi veya ağaç size ya da aracınıza zarar verdiyse, sahibinin sorumluluğu gündeme gelir. Bina veya yapı eseri maliki, yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.69).Zarar görenin, yapımda bir bozukluk veya bakımda bir eksiklik bulunduğunu ve zararın bundan doğduğunu göstermesi yeterlidir; malikin ayrıca kusurlu olması aranmaz. Malik ise zararın yapıdaki eksiklikten değil, tek başına olağanüstü şiddetteki bir doğa olayından kaynaklandığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışır; çürümüş bir ağacın, gevşemiş bir çatı kaplamasının veya bakımsız bir duvarın devrilmesinde bu savunma çoğu zaman kabul görmez. Kamuya ait ağaç veya yapılarda idarenin hizmet kusuru incelenir. Bu konuyu komşumun ağacı veya saksısı zarar verdi ve belediyenin hizmet kusuru yazılarımızda ayrıntılı ele aldık. Fırtına klozundaki rüzgâr hızı şartını, kaskoda fırtına ve dolu ek teminatını, apartman çatısında kat maliklerinin sorumluluğunu ve belediyeye başvuru dilekçesini fırtına ve dolu zararı rehberimizde anlattık.

Kuraklık, Don, Dolu ve Tarımsal Zararlar: Çiftçinin Hakları

Çiftçinin ürün, hayvan ve tarımsal üretim aracı kaybı için iki ayrı sistem vardır. İlki tarım sigortasıdır. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) bitkiler, bitkisel ürünler, seralar, tarımsal yapılar, tarım alet ve makineleri ile çiftlik hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem, heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlara ilişkin teminatlar verir; hangi risklerin kapsama alınacağı Cumhurbaşkanınca belirlenir (5363 m.12). Devlet, ürünler, riskler, bölgeler ve işletme ölçekleri itibarıyla her yıl prim desteği sağlar (5363 m.13).

İkinci sistem 2090 sayılı Kanundur. Kanunun amacı; yangın, deprem, yer kayması, fırtına, taşkın, sel, don, dolu, kuraklık, haşere ve hastalık gibi nedenlerle tarımsal ürünleri, canlı ve cansız üretim araçları ve tesisleri zarar gören ve bu yüzden çalışma ve üretme imkânları önemli ölçüde bozulan çiftçilere devletçe yardım yapılmasıdır (2090 m.1). Yardım kredi, karşılıksız mal veya para, teknik yardım ya da tesis maliyetine katılma şeklinde yapılır ve küçük işletmelerle aile işletmelerine öncelik tanınır. Üretim imkânlarının önemli ölçüde bozulması için kural olarak ürünlerin, üretim araçlarının ve tesislerin değer itibarıyla en az yüzde kırk oranında zarar görmesi ve çiftçinin bu zararı başka gelirleriyle veya borçlanarak karşılayacak gücünün bulunmaması gerekir (2090 m.2). Zararlar her il ve ilçede vali veya kaymakam başkanlığında kurulan hasar tespit komisyonlarınca belirlenir (2090 m.3).

İki sistem arasındaki ilişki çiftçi için hayati önemdedir. Zararları devletçe herhangi bir şekilde karşılanmış olanlara veya tarımsal sigortadan yararlanma imkânı bulunanlara 2090 sayılı Kanun gereğince ayrıca yardım yapılmaz (2090 m.2). Daha açık bir hükümle, uygulama yılında kapsama alınan riskler için tarım sigortası yaptırmayan üreticiler 2090 sayılı Kanundan yararlanamaz (5363 m.17). Yani dolu veya don riski TARSİM kapsamındayken poliçe yaptırmamış bir çiftçi, o afet için devlet yardımı da alamaz. Afetten zarar gören çiftçinin vergi borçları da terkin edilebilir: yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası gibi afetler yüzünden mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin ilgili arazi vergisi borçları ve vergi cezaları, zararla orantılı olarak kısmen veya tamamen terkin olunur (VUK m.115). TARSİM’de hasar ihbarı ve ikinci tespit sürelerini, 2090 başvurusunun bir haftalık süresini, askı listesine itirazı, kredi ertelemesini ve başvuru dilekçesi örneğini afetten zarar gören çiftçi rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Çiftçi için afet sonrası yollar

YolKimler yararlanırÖnemli şartDayanak
TARSİM tazminatıPoliçe yaptıran üreticilerRiskin poliçe kapsamında olması; poliçedeki süre içinde ihbar5363 m.12, 14
2090 sayılı Kanun yardımıÜretim imkânı önemli ölçüde bozulan çiftçilerKural olarak en az %40 zarar; sigorta imkânı olan riskte yardım yok2090 m.2; 5363 m.17
Hasar tespit komisyonuAfetten zarar gören çiftçilerİl ve ilçe komisyonlarınca tespit2090 m.3
Canlı hayvan kaybıTabii afette hayvanını yitirenlerTarım il müdürlüğü tespiti; aynî karşılık2090 ek m.1
Vergi terkiniMahsulünün en az üçte birini kaybeden mükelleflerZarar derecesinin mahallî idare heyetlerince tespitiVUK m.115
Yardımla verilen malın satış yasağıYardım alan çiftçilerİzinsiz iki yıl içinde satılamaz2090 m.9

Devlet Yardımları ve Hak Sahipliği: 7269 Sayılı Kanunun Özeti

Afetten hemen sonra en çok sorulan soru, devletin ne yardım yapacağıdır. 7269 sayılı Kanunda yardımlar iki gruba ayrılır. Birinci grup geçici yardımlardır: afete uğrayanların veya uğraması muhtemel olanların barınması için baraka ve konutlar inşa edilebilir, kiralanabilir veya satın alınabilir; bu tedbirlerin kısa zamanda yerine getirilmesi mümkün değilse geçici iskân tedbirlerini kendileri almak isteyenlere nakdi yardım da yapılabilir. Bu harcamalar ve ödemeler borçlandırmaya tabi tutulmaz (7269 m.13/d). İkinci grup kalıcı yardımlardır: yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan ya da uğraması muhtemel olan binalarda oturan ailelere, hak sahibi olmaları şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir; dükkân ve fırın gibi işyerleri için de inşaat kredisi verilebilir (7269 m.29).

Hak sahipliğinin sınırları da kanunda gösterilmiştir. Kendilerine ait olmayan arsa üzerine ruhsatsız bina yapanlar ile yer kayması, su baskını, kaya düşmesi ve benzeri sebeplerle imar planında yapı yapılması sakıncalı olarak belirlenen yerlerde ruhsatsız yapı yapanlar hak sahibi kabul edilmez; kendisine veya eşine ait o yerde hasarsız başka bir konutu bulunan ailelere kredi verilmez ve mülkiyeti tüzel kişilere ait hasarlı binalara yardım yapılmaz (7269 m.29). Müşterek veya iştirak hâlinde mülkiyette hissedarlara kural olarak hisseli bir bina yaptırılır; ancak binada birden fazla aile oturuyorsa her aile ayrı ayrı yararlanabilir (7269 m.30). Hak sahibi afetzedelerin Hazineye ve diğer kamu kurumlarına olan borçları geçim durumları gözetilerek ertelenir (7269 ek m.3); afet yaşanan yerlerde elektrik ve doğal gaz bedellerinin tahsilatının bir yıla kadar ertelenmesine Cumhurbaşkanınca karar verilebilir (7269 ek m.13). Hak sahipliği, komisyon, borçlandırma ve feragat süreleri afet hak sahipliği (7269) rehberimizde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Hasar tespit raporu bütün bu yardımların esasıdır. Fen kurullarınca düzenlenen hasar tespit raporlarına mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir; taşınmazı kesin olarak hasarsız tespit edilenlerin veya taşınmazının hasar tespiti hiç yapılmayanların yargı yoluna gitmeden önce aynı süre içinde idareye başvurmaları zorunludur (7269 m.13/a). Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve E.2023/134, K.2023/209 sayılı kararıyla, hasar tespit raporlarının ancak asıl işlemlerle birlikte dava edilebileceğine ilişkin ibare iptal edildiğinden rapora karşı doğrudan iptal davası açılabilmektedir. İdare mahkemesinde dava açma süresi kural olarak altmış gündür (İYUK m.7) ve idareye yapılan başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.10). Hazır bir metin için hasar tespitine itiraz ve hak sahipliği dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz. Doğal afet ve olağanüstü hâlde mera alanlarının yerleşim yeri ihtiyacı için kullanılması ise doğal afette mera yazımızın konusudur.

Sigorta: Hangi Poliçe Hangi Afeti Karşılar?

Afetzedenin en sık yaşadığı hayal kırıklığı, poliçesinin zannettiği riski karşılamadığını afetten sonra öğrenmesidir. Konut ve işyeri sigortaları Yangın Sigortası Genel Şartlarına dayanır ve bu şartlara göre ana teminat yangın, yıldırım ve infilaktır (A.1). Deprem ve yanardağ püskürmesi, sel ve su baskını, fırtına, kar ağırlığı ve yer kayması gibi riskler ise ancak ek sözleşmeyle teminata girer (A.3). Piyasadaki konut paketlerinin önemli bir kısmında bu klozlar bulunsa da poliçenin teminat tablosu mutlaka kontrol edilmelidir. Teminat dışılığı ispat yükü sigortacıdadır (TTK m.1409/2); sigortacı ödemeyi reddediyorsa, hangi istisnaya dayandığını somut olarak göstermek zorundadır.

Afet türüne göre sigorta teminatı

RiskHangi poliçeTeminatın niteliğiDikkat edilecek nokta
Deprem (bina)DASKZorunlu; deprem, deprem sonucu yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasıAzami teminat tutarı her yıl belirlenir; projeye aykırı tadilatta hak kaybı (6305 m.12)
Deprem (eşya, fark bedel)Konut veya işyeri poliçesiDeprem ve Yanardağ Püskürmesi KlozuMuafiyet ve 5 günlük ihbar süresi
Sel ve su baskınıKonut, işyeri, kaskoEk teminat (Yangın GŞ A.3.2; Kasko GŞ A.4.5)Boru patlaması ve sel kaynaklı yer kayması klozun dışında
Yer kaymasıKonut veya işyeri poliçesiYer Kayması KlozuDepremden doğan yer kayması ve civardaki kazılar hariç
Yangın ve yıldırımKonut veya işyeri poliçesiAna teminatEk kloz aranmaz
Fırtına ve hortumKonut veya işyeri poliçesiFırtına Klozu (7 bofor üzeri)Taşan dere ve deniz zararı hariç
Kar ağırlığıKonut veya işyeri poliçesiKar Ağırlığı KlozuÇatıda hasar olmadan sızan su hariç
Tarımsal ürün ve hayvanTARSİMDevlet destekli tarım sigortasıYaptırmayan 2090 yardımından yararlanamaz

Sigortacı belgelerin verilmesinden sonra araştırmasını tamamlayınca ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra borç muaccel olur; araştırma ihbardan itibaren üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder (TTK m.1427). Sigortacıyla uyuşmazlıkta mahkemeye gitmeden Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir; zorunlu sigortalardan doğan uyuşmazlıklarda kuruluş tahkim sistemine üye olmasa bile hak sahibi bu yoldan yararlanabilir (5684 m.30). Sigorta uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için sigorta hukuku rehberi, DASK’ın eksik ödemesi için DASK eksik ödeme itirazı yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sigortanız ödemiyor veya eksik ödüyorsa

Poliçenizi, klozları ve red gerekçesini birlikte inceleyelim; tahkim veya dava yolunu süresinde kullanalım. Hukukçular Evi: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Afetin Ceza Hukuku Boyutu

Afetlerden sonra açılan ceza soruşturmaları iki gruba ayrılır. Birinci grup, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunanlara yöneliktir. Depremde yıkılan binalar için müteahhit, yapı denetim görevlileri, proje müellifleri ve ruhsat veren kamu görevlileri hakkında çoğunlukla taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarından soruşturma yürütülür. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar, fiil birden fazla insanın ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmaya neden olmuşsa iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.85). Fail neticeyi öngördüğü hâlde istememişse bilinçli taksir vardır ve ceza üçte birden yarısına kadar artırılır; birden fazla kişinin taksiriyle işlenen suçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur (TCK m.22/3, 5). Kasten veya taksirle bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak ise genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarını oluşturur (TCK m.170/1-b, 171/1-b).

İkinci grup, afetin yarattığı ortamı istismar edenlere yöneliktir. Hırsızlığın doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak işlenmesi ya da kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak işlenmesi nitelikli hâldir ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m.142/2-a, c). Bir afetin veya genel bir felaketin zararlarını önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşyanın, örneğin yardım malzemesinin çalınması da üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektirir (TCK m.142/1-d). Afet sonrasında yayılan asılsız haberler ise halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu kapsamında değerlendirilebilir; bu suçun unsurlarını TCK 217/A dezenformasyon yazımızda anlattık. Afet kargaşasında hırsızlık, yardım malzemesinin çalınması, yağma, sahte bağış kampanyaları, izinsiz yardım toplama ve fahiş fiyat için suç türlerini, mağdurun haklarını ve suç duyurusu dilekçesini afette hırsızlık ve yağma rehberimizde anlattık. Ceza davasında katılan sıfatıyla yer almak, tazminat davasında kusurun ispatı için de önemli delil sağlar.

Afetle bağlantılı başlıca suçlar

FiilSuçCezaDayanak
Kusurlu yapım veya denetim sonucu ölümTaksirle öldürme2-6 yıl; birden fazla ölümde 2-15 yıl; bilinçli taksirde artırımTCK m.85, 22/3
Kasten yangın, sel, bina çökmesi veya toprak kaymasına neden olmakGenel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması1-5 yılTCK m.170/1
Taksirle yangın, sel veya bina çökmesine neden olmakGenel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması3 ay – 1 yılTCK m.171/1
Afet kargaşasından veya ölümden yararlanarak hırsızlıkNitelikli hırsızlık5-10 yılTCK m.142/2-a, c
Afet için hazırlanan yardım malzemesini çalmakNitelikli hırsızlık3-7 yılTCK m.142/1-d

Kayıp ve Ölüm: Ölüm Karinesi, Gaiplik ve Birlikte Ölüm

Büyük afetlerde bazı kişilerin cesedine ulaşılamaz. Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır (TMK m.31). Bu durumda o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle nüfus kütüğüne ölü kaydı düşürülür; her ilgili, kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini de dava edebilir (TMK m.44). Ölüm karinesi uygulanamıyorsa, örneğin kişinin afet bölgesinde bulunduğu kesin değilse, gaiplik yoluna gidilir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme gaipliğe karar verebilir (TMK m.32). Bunun için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl geçmiş olması gerekir; mahkeme ilânla bilgi sahiplerini çağırır ve bu süre en az altı aydır (TMK m.33). Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği günden itibaren hüküm doğurur (TMK m.35).

Aynı ailenin birden fazla üyesinin aynı afette hayatını kaybetmesi miras bakımından ayrı bir sorun doğurur. Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kişi bunu ispat etmek zorundadır; birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29). Aynı anda ölmüş sayılan kişiler birbirine mirasçı olamaz; bu da mirasın kime geçeceğini tamamen değiştirebilir. Örneğin enkaz altında kalan eşlerden hangisinin önce öldüğü belirlenemezse, her birinin mirası kendi alt soyuna veya anne-babasına geçer. Gaipliğin miras ve evlilik üzerindeki sonuçları gaiplik ve mirasın açılması, gaiplik nedeniyle evliliğin feshi ve mirasçısız ölüm ve sahipsiz mallar yazılarımızda, dava metni ise gaiplik kararı talebi dilekçesi örneğimizde yer alır. Ölüm sırasının ispatını, örnek miras dağılımlarını, mal rejimi tasfiyesini ve cesedi bulunamayan yakın için ölüm kaydı dilekçesini depremde ve afette ölenlerin mirası rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Çalışanlar ve İşverenler: Zorlayıcı Sebep, Yarım Ücret ve Kısa Çalışma

Afet işyerini kullanılamaz hâle getirdiğinde iş ilişkisi de etkilenir. İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa işçi sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilir (İş Kanunu m.24/III); işçiyi bir haftadan fazla süreyle çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebep ortaya çıkarsa işveren de aynı hakka sahiptir (İş Kanunu m.25/III). Bu zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir (İş Kanunu m.40). Ayrıntılar zorlayıcı sebeple fesih ve yarım ücret yazımızdadır.

İşveren, işçilerini çıkarmak yerine kısa çalışma yolunu da kullanabilir. Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz, genel salgın ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya faaliyetin tamamen ya da kısmen geçici olarak durdurulması hâllerinde, üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir ve işçilere İşsizlik Sigortası Fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir (4447 sayılı Kanun ek m.2). Afet nedeniyle ticari kayba uğrayan işverenler, afetten itibaren üç ay içinde başvurarak prim ödeme aczine düştüklerini belgelerse SGK borçlarını bir yıla kadar erteletebilir; ertelenen kısma gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz. Afet tarihini izleyen üç ay içinde SGK’ya verilen belgeler de süresinde verilmiş sayılır (5510 m.91). Kamu ihale sözleşmelerindeki mücbir sebep hâlleri için kamu ihalesinde mücbir sebep yazımıza bakabilirsiniz.

Vergi: Mücbir Sebep, Ödeme Süresinin Uzatılması ve Terkin

Vergi Usul Kanunu, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetleri mücbir sebep sayar (VUK m.13). Mücbir sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez ve tarh zamanaşımı işlemeyen süre kadar uzar; bunun için mücbir sebebin malum olması veya mükellefçe belgelenmesi gerekir (VUK m.15/1-2). Hazine ve Maliye Bakanlığı afete maruz kalan bölgeler veya mükellefler için mücbir sebep hâli ilan edebilir; ilan edilen yerlerde mücbir sebep, afetin meydana geldiği ayı izleyen üçüncü ayın son günü itibarıyla bitmiş sayılır ve Bakanlık bu süreyi on sekizinci ayın sonunu geçmemek üzere uzatabilir (VUK m.15/3). Mücbir sebep ilan edilen yerlerde vergi ve cezaların ödeme süreleri de vadelerinden itibaren azami bir yıl uzatılabilir (VUK m.111).

Afet yüzünden varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afetin zarar verdiği gelir kaynaklarıyla ilgili vergi borçları ve vergi cezaları zararla orantılı olarak kısmen veya tamamen terkin edilebilir; zarar derecesini mahallî idare heyetleri tespit eder (VUK m.115). Afet yüzünden zarar gören amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı ile kıymetin değeri arasındaki fark kâr veya zarar hesabına geçirilir; bilanço esasında belirli şartlarla tazminat fazlası geçici bir hesapta tutulabilir (VUK m.329). İşletmeler için defterlerin zayi olması, zayi belgesi ve beyanname süreleri selden zarar gören işyeri ve vergide mücbir sebep ve afette terkin yazılarımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Kiracı ve Ev Sahibi: Hasarlı Binada Kira İlişkisi

Afette hasar gören bir konutta kira ilişkisinin ne olacağı, hasarın ağırlığına göre değişir. Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıbın giderilmesini, kira bedelinden ayıpla orantılı indirim yapılmasını veya zararının giderilmesini isteyebilir; önemli ayıp hâlinde sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.305). Bina tamamen yıkılmış veya oturulamaz hâle gelmişse, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaştığı için borç sona erer; kiraya veren kira bedelini isteyemez, peşin alınmış kira varsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir (TBK m.136). Kiracı da zorunlu deprem sigortasını yaptırmakla yükümlü değildir; bu yükümlülük malik veya intifa hakkı sahibine aittir (6305 m.10/3).

Hak sahipliği malik ailelere tanınan bir statü olduğundan kiracılar 7269 sayılı Kanuna göre konut veya kredi yardımından yararlanamaz; ancak geçici barınma ve nakdi yardım tedbirleri afete uğrayan herkes için öngörülmüştür (7269 m.13/d). Kentsel dönüşüm sürecine giren binada kiracılara kira yardımı yapılabilir; bu konu kentsel dönüşümde kira yardımı yazımızda anlatılmıştır. Deprem nedeniyle binası boşaltılan kiracının ve ev sahibinin hakları için deprem veya ağır hasar nedeniyle bina boşaltıldı, miras kalan taşınmazda hasar için miras kalan taşınmazda hasar ve DASK yazılarımıza bakabilirsiniz.

Afetten Önce: Riskli Yapı ve Kentsel Dönüşüm

Doğal afet hukukunun önleyici ayağını 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun oluşturur. Riskli yapıların tespiti öncelikle yapı malikleri tarafından lisanslı kuruluşlara yaptırılır; idare tespiti resen de yapabilir. Riskli yapı tespitlerine karşı malikler veya kanuni temsilcileri on beş gün içinde itiraz edebilir ve itirazlar teknik heyetlerce karara bağlanır (6306 m.3/1). Tespit tapuya bildirilir, yapıya asılır, maliklere e-Devlet üzerinden bildirilir ve muhtarlıkta on beş gün ilan edilir; ilanın son günü tebliğ yerine geçer (6306 m.3/2). Bu nedenle riskli yapı itirazında süre, çoğu malikin fark etmediği bir anda dolabilir. Konunun bütünü kentsel dönüşüm rehberi, itiraz süreci riskli yapı tespiti ve itiraz, hazır metin riskli yapı tespitine itiraz dilekçesi ve tahliye aşaması riskli yapıda tahliye ve yıkım yazılarımızda yer alır. Riskli yapı, riskli alan ve rezerv yapı alanı ayrımı için bu kavramların farkı yazımıza bakabilirsiniz. Tehlikeli ve metruk yapılar için uygulanan ayrı yıkım usulü ise metruk ve tehlikeli yapılar yazımızın konusudur.

Afet Sonrası Hasar Tespiti Yapılması ve Yardım Talebi Dilekçesi Örneği (7269 m.13)

Aşağıdaki örnek; deprem, heyelan, kaya düşmesi veya yangın gibi bir afetten sonra hasar tespit ekiplerinin hiç ulaşmadığı ya da yalnızca dışarıdan bakarak geçtiği bir konut için hazırlanmıştır. 7269 sayılı Kanun, taşınmazının hasar tespiti hiç yapılmayanların yargı yoluna gitmeden önce mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde idareye başvurmasını zorunlu tutar; bu dilekçe o başvurunun örneğidir. Tespit yapılmış ancak sonucu hatalıysa hasar tespitine itiraz dilekçesi örneğimizi kullanın. Dilekçeyi valiliğe veya kaymakamlığa evrak kaydıyla verin ve kayıt numarasını saklayın. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi bilgilerinizle doldurun.

[İL] VALİLİĞİNE

([İlçe] Kaymakamlığı aracılığıyla)

BAŞVURAN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres], [Telefon]

TAŞINMAZ: [İl, ilçe, mahalle, ada, parsel, bağımsız bölüm no], [Adres]

KONU: [Tarih] tarihinde yaşanan [deprem / heyelan / kaya düşmesi / yangın] nedeniyle taşınmazım için 7269 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca hasar tespiti yapılması ve geçici barınma yardımından yararlandırılmam talebidir.

AÇIKLAMALAR

Maliki olduğum ve ailemle birlikte oturduğum yukarıda adresi yazılı konut, [tarih] günü yaşanan [afet] nedeniyle hasar görmüştür. Binanın [taşıyıcı duvarlarında, kolonlarında, merdiven boşluğunda] çatlaklar oluşmuş, [zemin katta oturma / istinat duvarında kayma / çatıda çökme] meydana gelmiştir. Mahallemizde hasar tespit çalışmaları yapılmış ve sonuçlar [tarih] tarihinde [muhtarlıkta / valilik internet sayfasında] ilan edilmiştir. Ancak taşınmazımız için hasar tespiti yapılmamış, ilan edilen listede binamıza ilişkin bir kayıt yer almamıştır.

1. Hasar tespiti yapılmayan taşınmaz için başvuru zorunluluğu ve süre (7269 sayılı Kanun m.13/a)

Kanun, yapılacak bütün işlemlere esas olmak üzere fen kurullarınca afet bölgesindeki bütün yapıların incelenerek hasar tespit raporu düzenlenmesini öngörmekte ve taşınmazının hasar tespiti hiç yapılmayanların yargı yoluna gitmeden önce mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde idareye başvurmasını zorunlu tutmaktadır. Bu başvuru, [ilan tarihi] tarihli ilândan itibaren otuz günlük süre içinde yapılmaktadır. Binamızın inceleme dışında kalması, ilan edilen listelerin hazırlanmasındaki bir eksiklikten kaynaklanmaktadır; bu eksikliğin sonuçlarına ailemin katlanması hakkaniyete aykırı olacaktır.

2. Binanın oturulamaz durumu ve geçici barınma hakkı (7269 sayılı Kanun m.13/b, ç ve d)

Ekte sunduğum fotoğraflar ve [inşaat mühendisi adı] tarafından düzenlenen ön inceleme raporu, binanın taşıyıcı sisteminde hasar bulunduğunu ve tamir edilmeden oturulmasının can güvenliği bakımından tehlike oluşturduğunu göstermektedir. Kanun, hasar görmüş ancak ıslahı mümkün binalara tamir edilinceye kadar girilmesine izin verilmeyeceğini, tehlikenin devamı ihtimali bulunan afetlerde ise boşaltılan binaların kesin tedbir alınıncaya kadar işgal edilemeyeceğini düzenlemektedir. Ailem bu nedenle konutunu kullanamamaktadır. Kanunun 13/d maddesi uyarınca geçici barınma veya nakdi yardım yapılması gerekmektedir; bu kapsamdaki ödemeler borçlandırmaya tabi değildir.

3. Tespit sonucunun hak sahipliği ve sigorta bakımından önemi (7269 sayılı Kanun m.29; 6305 sayılı Kanun m.10)

Binanın ağır hasarlı olduğunun tespiti hâlinde Kanunun 29. maddesi uyarınca hak sahipliği değerlendirmesi yapılacaktır. Taşınmazım için zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunmaktadır ve geçerlidir; poliçe örneği ektedir. Sigortadan yapılacak ödemenin devlet yardımından indirilmeyeceği Kanunun 29. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle hasar tespitinin bir an önce yapılması hem sigorta tazminatının hem de devlet yardımının belirlenmesi için zorunludur.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle; taşınmazımın taşıyıcı sistemi ve zemini de incelenmek suretiyle fen kurulunca hasar tespitinin yapılmasını, tespit sonucunun tarafıma yazılı olarak bildirilmesini, tespit yapılıncaya kadar ailemin geçici barınma veya nakdi yardım imkânlarından yararlandırılmasını talep ederim. Talebimin otuz gün içinde karşılanmaması hâlinde idari yargı yoluna başvuracağımı bildiririm.

[Tarih]

[Ad Soyad, imza]

EKLER: Tapu kaydı; hasar tespit sonuçlarının ilan edildiğini gösteren belge veya ekran görüntüsü; fotoğraf ve videolar; inşaat mühendisi ön inceleme raporu; yerleşim yeri belgesi; DASK poliçesi ve varsa konut sigortası poliçesi.

Belge ve Delil Kontrol Listesi

Afetten sonraki ilk günlerde toplanan belgeler, aylar sonra açılacak bir davada belirleyici olur. Aşağıdaki listeyi mümkün olduğunca erken tamamlayın ve belgelerin kopyalarını afet bölgesinin dışında, örneğin bir yakınınızda veya dijital ortamda saklayın.

  • Hasarın fotoğraf ve videoları; tarih ve konum bilgisi taşıyan çekimler tercih edilmeli, hasarlı alan genel ve yakın planda belgelenmeli.
  • Tapu kaydı, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve varsa yapı kayıt belgesi; müteahhit ve yapı denetim sorumluluğu için bu belgelerin tarihleri önemlidir.
  • DASK, konut, işyeri ve kasko poliçeleri ile teminat tabloları; sigortacıya yapılan ihbarın tarihi ve kanıtı.
  • Valilik hasar tespit sonucunun ve mahallî ilânın tarihi; itiraz ve başvuru dilekçelerinin evrak kayıt numaraları.
  • Bağımsız bir inşaat mühendisinden alınacak teknik rapor; mahkemede bilirkişi incelemesi için de dayanak olur.
  • Kira sözleşmesi, kira ödemelerinin dekontları ve kiraya verenle yapılan yazışmalar.
  • İşletmeler için stok listeleri, faturalar, ticari defterlerin durumu ve zayi belgesi başvurusu.
  • Ölüm ve yaralanmalarda ölüm belgesi, otopsi raporu, hastane kayıtları, ölenin gelirini gösteren belgeler ve nüfus kayıt örneği.
  • Çiftçiler için ÇKS kaydı, TARSİM poliçesi, ürün ve hayvan kayıtları ile hasar tespit komisyonu tutanakları.

Hukukçular Evi Doğal Afet Dosyalarında Ne Yapar?

Afet dosyalarında ilk işimiz, müvekkilimizin önündeki bütün yolları ve süreleri tek bir takvimde toplamaktır. Hasar tespit raporunun ilân tarihini ve otuz günlük itiraz süresini takip ediyor, gerektiğinde bağımsız teknik rapor alınmasını sağlayarak itiraz ve başvuru dilekçelerini hazırlıyoruz. DASK, konut, işyeri ve kasko poliçelerini teminat klozlarıyla birlikte inceliyor, ödemeyen veya eksik ödeyen sigortacıya karşı tahkim veya dava yolunu kullanıyoruz. Zararın büyümesinde müteahhit, yapı denetim kuruluşu, komşu veya idarenin kusuru varsa tazminat davalarını açıyor, ceza soruşturmalarında müvekkillerimizi katılan sıfatıyla temsil ediyoruz. Kayıp yakınları için ölüm kaydı ve gaiplik süreçlerini, mirasçılık ve mirasın paylaşımı işlemleriyle birlikte yürütüyoruz. Belgelerinizi 0554 648 37 15 numaralı hattımıza WhatsApp üzerinden gönderebilirsiniz.

Doğal Afet Rehberleri Dizini

Sitemizdeki doğal afet içeriklerini konularına göre aşağıda topladık. Her rehber, ilgili kanun maddelerini, süreleri ve dilekçe örneklerini ayrıntılı olarak içerir.

Deprem ve zorunlu deprem sigortası

Sel ve su baskını

Devlet yardımı, hak sahipliği ve kentsel dönüşüm

Kayıp, miras, iş, vergi ve ceza

Sıkça Sorulan Sorular

Doğal afette devletten hangi yardımları alabilirim?

Afetten sonra herkes için geçici barınma, kiralık konut veya nakdi yardım yapılabilir ve bunlar borçlandırılmaz (7269 m.13/d). Yıkılan veya ağır hasarlı binada oturan malik aileler ise hak sahibi olmaları şartıyla konut veya kredi yardımından yararlanır; dükkân ve fırın gibi işyerleri için inşaat kredisi verilebilir (7269 m.29). Kalıcı yardımlar için afetin genel hayata etkili sayılması gerekir.

Sigortadan tazminat alırsam devlet yardımı azalır mı?

Hayır. Hasarlı bina veya işyeri sigortalıysa, yapılacak yardımdan sigorta tutarı indirilmez (7269 m.29). Ancak zorunlu deprem sigortası kapsamındaki bir binada bu sigortanın yaptırılmamış olması, devletin konut ve kredi yükümlülüklerini ortadan kaldırabilir.

Hasar tespit raporuna itiraz süresi ne kadar?

Mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gündür. Taşınmazı hasarsız sayılan veya hiç tespit yapılmayanlar da dava açmadan önce aynı süre içinde idareye başvurmak zorundadır (7269 m.13/a). Anayasa Mahkemesinin 2023 tarihli iptal kararından sonra rapora karşı doğrudan iptal davası da açılabilmektedir.

DASK ev eşyamı da öder mi?

Hayır. Zorunlu deprem sigortası binadaki maddi zararları karşılar (6305 m.2/ğ). Ev eşyası ve DASK limitini aşan bina zararı için konut poliçenize Deprem ve Yanardağ Püskürmesi Klozunun eklenmiş olması gerekir.

Konut sigortam seli, fırtınayı ve yer kaymasını karşılar mı?

Konut poliçesinin ana teminatı yangın, yıldırım ve infilaktır. Sel ve su baskını, fırtına, kar ağırlığı ve yer kayması ancak ek sözleşmeyle teminata girer (Yangın Sigortası Genel Şartları A.1, A.3). Poliçenin teminat tablosunda bu klozların yazılı olup olmadığını kontrol edin.

Depremde yıkılan binanın müteahhidinden tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Müteahhit, yapı denetim kuruluşu, denetçi mühendisler ve proje müellifleri yapının kurallara aykırı ve kusurlu yapılmasından doğan hasardan kusurları oranında sorumludur; taşıyıcı sistem için sorumluluk süresi yapı kullanma izninden itibaren on beş yıldır (4708 m.3). Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma ve manevi tazminat da istenebilir (TBK m.53, 56).

Belediyeye veya devlete tazminat davası açılabilir mi?

İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125). Altyapı veya denetim kusuru varsa, idari dava açmadan önce eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde idareye başvurmanız gerekir (İYUK m.13).

Afette yakınımın cesedi bulunamadı; ölüm kaydı nasıl yapılır?

Ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlarda kaybolan kişi, cesedi bulunamasa bile ölmüş sayılır ve en büyük mülkî amirin emriyle nüfusa ölü kaydı düşürülür (TMK m.31, 44). Bu karine uygulanamıyorsa ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl geçtikten sonra gaiplik kararı istenebilir (TMK m.32, 33).

Aynı afette ölen eşler birbirine mirasçı olur mu?

Hangisinin önce öldüğü ispat edilemezse ikisi de aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29) ve birbirine mirasçı olamaz. Bu durumda her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer.

Çiftçiyim, TARSİM yaptırmadım; devlet yardımı alabilir miyim?

Uygulama yılında kapsama alınan bir risk için tarım sigortası yaptırmayan üretici, o riskten doğan zarar için 2090 sayılı Kanundan yararlanamaz (5363 m.17). Kapsam dışındaki bir riskte ise üretim imkânı önemli ölçüde bozulmuşsa, kural olarak en az yüzde kırk zarar şartıyla 2090 sayılı Kanuna göre yardım istenebilir (2090 m.2).

Afette işyerim kapandı; işçilerin ücreti ne olacak?

Bir haftadan fazla süren zorlayıcı sebeplerde taraflar sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve bekleme süresinde bir haftaya kadar yarım ücret ödenir (İş Kanunu m.24/III, 25/III, 40). İşveren, faaliyeti geçici olarak durdurduysa üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma ödeneği için başvurabilir (4447 sayılı Kanun ek m.2).

Vergi ve SGK borçlarım ertelenir mi?

Afet vergi ödevlerine engel oluyorsa mücbir sebep sayılır ve süreler işlemez (VUK m.13, 15). Bakanlık afet bölgesi için mücbir sebep ilan edebilir ve ödeme sürelerini bir yıla kadar uzatabilir (VUK m.111). SGK borçları için afetten itibaren üç ay içinde başvurarak bir yıla kadar erteleme istenebilir (5510 m.91).

Kiracıyım, oturduğum bina afette yıkıldı; kira ödemeye devam edecek miyim?

Bina yıkıldıysa veya oturulamaz hâle geldiyse kiraya verenin borcu imkânsızlaştığından kira bedeli istenemez (TBK m.136). Bina onarılabilir durumdaysa kira bedelinden indirim veya önemli ayıp hâlinde fesih yoluna gidilebilir (TBK m.305). Kiracılar hak sahipliğinden yararlanamaz, ancak geçici barınma yardımından yararlanabilir.

Afet bölgesinde hırsızlığın cezası nedir?

Doğal afetin yarattığı korku veya kargaşadan ya da kişinin ölmesinden yararlanarak işlenen hırsızlık nitelikli hâldir ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m.142/2-a, c). Afet için hazırlanan yardım malzemesinin çalınması üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektirir (TCK m.142/1-d).


Afet dosyanızı birlikte değerlendirelim

Hasar tespiti, sigorta, devlet yardımı ve tazminat haklarınızı tek bir planda toplayalım. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Hasar tespit sonucunuzu, poliçelerinizi ve sürelerinizi birlikte inceleyelim. Telefon: 0554 648 37 15.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk