Afette Hırsızlık ve Yağma 2026: Deprem ve Selde Boşaltılan Evden, Enkazdan veya Çadır Kentten Eşya Çalınması, Yardım Malzemesi Hırsızlığı, Sahte Bağış Dolandırıcılığı ve Fahiş Fiyat — Cezalar ve Mağdurun Hakları (TCK 142/2-c, 148-149, 158, 2860, 6585 Ek 1)
16 Ekim 2026

Afette Hırsızlık ve Yağma 2026: Deprem ve Selde Boşaltılan Evden, Enkazdan veya Çadır Kentten Eşya Çalınması, Yardım Malzemesi Hırsızlığı, Sahte Bağış Dolandırıcılığı ve Fahiş Fiyat — Cezalar ve Mağdurun Hakları (TCK 142/2-c, 148-149, 158, 2860, 6585 Ek 1)

Afette hırsızlık ne yazık ki her depremde, selde ve büyük yangında yaşanır: boşaltılan evlerden, enkazdan, çadır kentlerden ve yardım depolarından eşya çalınır. Kanun bu fiilleri ağır cezalandırır: doğal bir afetin yarattığı korku veya kargaşadan yararlanarak işlenen hırsızlık beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.142/2-c); afet zararlarını önlemek veya hafifletmek için hazırlanan eşyanın çalınması üç yıldan yedi yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.142/1-d); zorla veya tehditle alınan yardım yağmadır. Sahte bağış kampanyaları nitelikli dolandırıcılık, izinsiz yardım toplama idari para cezası, afet döneminde temel ihtiyaç ürünlerinde fahiş fiyat ise Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun cezası konusudur. Bu rehber, suç türlerini, mağdurun şikâyet, eşyanın iadesi ve tazminat haklarını ve suç duyurusu dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatır. Dosyanız için Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Bu yazının dayanakları. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6, 25, 61, 66, 73, 116, 141, 142, 143, 144, 145, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 155, 157, 158, 160, 165, 167, 168, 217/A, 237, 238 ve 247; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A, 131, 158, 160, 173, 234, 237 ve 253; 5235 sayılı Kanun m.12; 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu m.2, 3, 6, 7, 11, 14, 15, 17, 24, 28 ve 29; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun m.2, 18 ve Ek m.1; Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği m.3 ve 10; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.599, 640, 769, 770, 771, 989 ve 991; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.28, 49, 72 ve 344; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1446; Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.3 ve A.4.

Afetzedenin bütün hakları için Doğal Afet Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Afet Döneminde İşlenen Mal Varlığı Suçları: Genel Çerçeve

Afet anında ve sonrasındaki günlerde insanlar evlerini terk eder, binalar kilitsiz ve korunmasız kalır, kolluk kuvvetleri arama kurtarma ve güvenlik görevleri arasında bölünür. Kanun koyucu bu durumdan yararlanan kişileri olağan bir hırsızdan daha ağır cezalandırmayı tercih etmiştir. Türk Ceza Kanunu hem afet için hazırlanan eşyayı ayrıca korur, hem de afetin yarattığı korku ve kargaşadan yararlanmayı, kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanmayı nitelikli hırsızlık sayar. Afet bölgesinde sık görülen sahte bağış kampanyaları, kendini görevli gibi tanıtarak para isteme, yardım malzemesinin kişisel çıkar için kullanılması ve temel ihtiyaç ürünlerinde fahiş fiyat da ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Bu suçların büyük kısmı kamu adına re’sen soruşturulur; mağdurun şikâyetine bağlı değildir. Ancak mağdurun olayı ve delilleri bildirmesi, kaybolan eşyanın listesini çıkarması ve şüpheliler hakkında bildiklerini aktarması soruşturmanın hızını ve sonucunu doğrudan etkiler. Aşağıdaki tablo, afet döneminde sık karşılaşılan fiilleri ve kanundaki karşılıklarını özetler; ayrıntılar ilgili başlıklarda anlatılmıştır.

Afet döneminde sık görülen fiiller ve kanundaki karşılıkları

FiilSuç veya kabahatKanundaki yaptırımDayanak
Hasarlı veya boşaltılmış evden eşya çalmakNitelikli hırsızlık5–10 yıl hapis; gece işlenirse yarı oranında artırımTCK m.142/2-c, h; m.143
Enkaz altında kalan, yaralanan veya hayatını kaybeden kişinin eşyasını almakNitelikli hırsızlık5–10 yıl hapisTCK m.142/2-a
Çadır, battaniye, jeneratör gibi afet malzemesini çalmakNitelikli hırsızlık3–7 yıl hapis; kargaşadan yararlanma varsa 5–10 yılTCK m.142/1-a, d; m.142/2-c
Yardım kolisini zorla veya tehditle almakYağma6–10 yıl; birden fazla kişiyle, silahla veya gece 10–15 yılTCK m.148, 149
Görevlinin yardım malzemesini kendine mal etmesiZimmet5–12 yıl hapisTCK m.247; 2860 m.28
Sahte bağış kampanyası, sahte yardım hesabıNitelikli dolandırıcılık3–10 yıl hapis ve adli para cezasıTCK m.158/1
“Görevliyim, yardım çıkacak” diyerek para istemekNitelikli dolandırıcılık3–10 yıl; kendini görevli tanıtmada alt sınır 4 yılTCK m.158/1-l, 158/2
İzinsiz yardım toplamakKabahatİdari para cezası2860 m.6, 29
Çalıntı eşyayı veya yardım malzemesini satın almakSuç eşyasının satın alınması6 ay–3 yıl hapis ve adli para cezasıTCK m.165
Temel ihtiyaç ürününde fahiş fiyat, stokçulukİdari yaptırımHaksız Fiyat Değerlendirme Kurulu cezası6585 Ek m.1, m.18/1-k
Panik yaratan yalan haber yaymakHalkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma1–3 yıl hapisTCK m.217/A
Siren, toplanma alanı ekipmanı gibi afet tesislerine zarar vermekNitelikli mala zarar verme1–4 yıl hapisTCK m.152/1-b, d

Afet Kargaşasından Yararlanarak Hırsızlık: TCK m.142/2-c

Hırsızlığın temel şekli, zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almaktır ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.141). Suç, doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak işlenirse ceza beş yıldan on yıla kadar hapse çıkar (TCK m.142/2-c). Bu bentte cezayı ağırlaştıran, failin afet ortamının yarattığı denetimsizliği ve insanların can derdine düşmesini fırsata çevirmesidir.

Bendin uygulanması için resmî bir afet bölgesi ilanı veya olağanüstü hal kararı gerekmez; kanun metni yalnızca doğal bir afetin yarattığı korku veya kargaşadan söz eder. Buna karşılık failin bu ortamdan yararlanmış olması, yani hırsızlığı kargaşanın sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlemesi gerekir. Afetten haftalar sonra, bölgede düzen yeniden sağlandıktan sonra işlenen bir hırsızlıkta bu bent tartışmalı hâle gelebilir. Böyle bir durumda boşaltılmış ve kilitlenmiş evlerden yapılan hırsızlıklar için çoğu zaman bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık hükmü devreye girer ve bu da beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir (m.142/2-h). Mağdurun enkaz altında kalması, yaralanması, hastaneye kaldırılması veya hayatını kaybetmesi nedeniyle malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanılmışsa ayrıca m.142/2-a bendi uygulanır.

Hırsızlık gece vakti işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK m.143). Gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat önceye kadar devam eden süredir (TCK m.6/1-e). Afet bölgelerinde hırsızlıkların büyük kısmı geceleri işlendiği için bu artırım sık uygulanır. Aynı fiilde birden fazla nitelikli hâlin bulunması ayrı ayrı cezaya yol açmaz; ancak hâkim temel cezayı belirlerken suçun işleniş biçimini, işlendiği zaman ve yeri, meydana gelen zararın ağırlığını ve failin amacını gözetir (TCK m.61/1). Afet anının ve afetzedenin çaresizliğinin bu değerlendirmede cezayı alt sınırdan uzaklaştırabilecek unsurlar olduğu açıktır.

Hırsızlık amacıyla bir eve girilmesi veya kapı, pencere, kilit kırılması hâlinde konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları da oluşur. Bu iki suç normalde şikâyete bağlıdır; ancak hırsızlık amacıyla işlendiklerinde soruşturma ve kovuşturma için şikâyet aranmaz (TCK m.142/4). Konut dokunulmazlığı hakkında ayrıntı için konut dokunulmazlığının ihlali yazımıza bakabilirsiniz.

TCK m.142’de afetle doğrudan bağlantılı bentler

BentUygulandığı durumAfet bölgesinden örnekCeza
m.142/1-aKamu kurumunda bulunan veya kamu hizmetine tahsis edilen eşyaAFAD veya belediye deposundaki malzeme, kamu hizmetine ayrılmış yardım stokları3–7 yıl
m.142/1-dAfetin zararlarını önlemek veya hafifletmek için hazırlanan eşyaÇadır, battaniye, jeneratör, ısıtıcı, su deposu3–7 yıl
m.142/2-aKişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanmaEnkaz altında kalan, hastaneye kaldırılan veya hayatını kaybeden kişinin eşyası5–10 yıl
m.142/2-cDoğal afetin yarattığı korku veya kargaşadan yararlanmaDeprem, sel veya yangın sırasında ve hemen sonrasında hırsızlık5–10 yıl
m.142/2-fTanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadan resmî sıfat takınarak“Görevliyiz, binayı kontrol edeceğiz” diyerek eve girmek5–10 yıl
m.142/2-hBina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşyaHasarlı binadaki daire veya depodan eşya almak5–10 yıl
m.143Gece vakti işlenmeGeceleri boş evlere girilmesiYarı oranında artırım

Hayatını kaybeden kişinin eşyası

Kanun, kişinin ölmesinden yararlanarak işlenen hırsızlığı açıkça nitelikli hâl olarak saymıştır (TCK m.142/2-a). Enkazdan çıkarılan veya hayatını kaybeden bir kişinin üzerindeki takı, para, telefon ve benzeri eşyanın alınması bu kapsama girer. Ölen kişinin malları ölüm anında kendiliğinden mirasçılarına geçtiği için eşya sahipsiz değildir (TMK m.599); mirasçılar hem şikâyetçi olabilir hem de eşyanın iadesini isteyebilir. Afette hayatını kaybedenlerin mirası ve mirasçılık belgesi süreci için afette ölenlerin mirası yazımıza bakabilirsiniz.

Şüpheli konumundaysanız

Afet bölgesinde her eşya taşıyan kişi hırsız değildir. Hırsızlık, malı kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla almayı gerektirir (TCK m.141). Kendi evinden eşyasını çıkaran malik veya kiracı, komşusunun eşyasını kaybolmasın diye geçici olarak koruma altına alıp bunu tutanakla veya tanıklarla belgeleyen kişi, akrabasının talebiyle onun evinden eşya getiren kişi bakımından bu maksat bulunmayabilir. Kargaşadan yararlanma kastının da somut delillerle ortaya konması gerekir. Malın değerinin az olması hâlinde cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.145). Çalınan malın kovuşturma başlamadan önce aynen geri verilmesi veya zararın tamamen tazmini hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce yapılırsa yarısına kadar indirilir; kısmi iade için mağdurun rızası aranır (TCK m.168). Ayrıntı için hırsızlıkta etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.

Yardım Malzemesi, Çadır Kent ve Afet Depoları: Hırsızlık, Zimmet ve Güveni Kötüye Kullanma

Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında işlenen hırsızlık üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.142/1-d). Bu bent yalnızca afet anındaki malzemeyi değil, önceden hazırlanmış stokları da korur: afet lojistik depolarındaki çadırlar, toplanma alanlarındaki ekipman, yangın söndürme malzemesi ve acil durum jeneratörleri bu kapsamdadır. Malzeme bir kamu kurumunda bulunuyor veya kamu hizmetine tahsis edilmişse ayrıca m.142/1-a bendi de gerçekleşir. Hırsızlık afetin yarattığı kargaşa sırasında işlenmişse daha ağır ceza gerektiren m.142/2-c bendi gündeme gelir.

Afetlere karşı korunmaya tahsis edilmiş eşya veya tesislere ve afetlerden korumaya yarayan tesislere zarar vermek de nitelikli mala zarar verme suçudur ve bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.152/1-b, d). Uyarı sirenlerinin, sel kapaklarının, setlerin veya toplanma alanı işaretlerinin tahrip edilmesi bu kapsamda değerlendirilir.

Yardım malzemesini dağıtmakla görevli kişinin malzemeyi kendine mal etmesi ayrı bir sorundur. Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.247). Yardım Toplama Kanunu bu korumayı kamu görevlisi olmayanlara da genişletir: yardım toplama faaliyetinden elde edilen mal ve paraları zimmetine geçiren kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın zimmet hükümlerine göre cezalandırılır (2860 m.28). İzinli bir yardım kampanyasında toplanan paraları kişisel harcamalarına kullanan dernek yöneticisi veya gönüllü bu hükmün muhatabıdır. Kampanya kapsamı dışında, kendisine belirli bir amaçla teslim edilen yardımı başka amaçla kullanan kişi bakımından ise güveni kötüye kullanma suçu gündeme gelir; suçun hizmet ilişkisi veya başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilen eşya hakkında işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (TCK m.155/2).

Çalıntı yardım malzemesini veya afet bölgesinden çalınmış eşyayı, suçtan elde edildiğini bilerek ve suça iştirak etmeksizin satın alan veya kabul eden kişi de altı aydan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m.165). Afet sonrasında ikinci el pazarlarda ve internet ilanlarında piyasa değerinin çok altında satılan jeneratör, ısıtıcı, çadır ve beyaz eşyaya dikkat edilmelidir. Buna karşılık afetzedeye dağıtılan yardım, teslimle birlikte afetzedenin malı olur; afetzedenin kendisine verilen bir eşyayı başkasına devretmesi hırsızlık değildir. Konuyla ilgili olarak zimmet suçu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suç eşyasının satın alınması yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yağma: Zorla veya Tehditle Alınan Yardım ve Eşya (TCK m.148-150)

Bir kişiyi hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.148/1). Halk arasında gasp olarak bilinen bu suç, hırsızlıktan cebir veya tehdit unsuruyla ayrılır. Yardım dağıtım noktasında bir afetzedenin elindeki kolinin zorla alınması, çadır kentte tehditle para veya eşya istenmesi, tır veya yardım aracının önünün kesilip malzemeye el konulması yağmadır.

Yağma silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, birden fazla kişi tarafından birlikte, yol kesmek suretiyle ya da konutta veya işyerinde, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı, suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak veya gece vaktinde işlenirse ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir (TCK m.149/1). Afet bölgelerindeki yağma olaylarının çoğu grup hâlinde ve geceleri işlendiğinden bu nitelikli hâller sıklıkla uygulanır. Yağma suçu, cezanın miktarına bakılmaksızın ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 m.12). Yağmanın konusu olan malın değerinin az olması hâlinde ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (TCK m.150/2). Yağmada etkin pişmanlık indirimi, kovuşturmadan önce gösterilirse yarısına, kovuşturma sırasında gösterilirse üçte birine kadardır (TCK m.168/3). Akrabalar arasında işlenen mal varlığı suçlarındaki cezasızlık hükmü yağmaya uygulanmaz (TCK m.167/1). Ayrıntı için yağma suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Enkazdan Eşya Çıkarmak, Bulunan Eşya ve Mirasçıların Durumu

Afet sonrasında enkaz kaldırılırken, arama kurtarma çalışmaları sırasında veya sel sularının çekilmesinden sonra sokaklarda çok sayıda eşya ortaya çıkar. Bu eşyanın hukuki durumu, kimin elinde olduğuna ve nasıl bulunduğuna göre değişir. Kaybedilmiş bir şeyi bulan kişi, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapmak ve gerektiğinde ilan etmekle yükümlüdür; bulunan şey önemli ölçüde değerliyse her hâlde kolluğa veya muhtara bildirilmesi gerekir (TMK m.769). Bulunan şeyin özenle korunması gerekir (TMK m.770). Malik, ilan veya bildirim tarihinden başlayarak beş yıl içinde ortaya çıkmazsa yükümlülüklerini yerine getiren bulucu o şeyin mülkiyetini kazanır; şey malikine geri verilirse bulucu giderlerinin ödenmesini ve uygun bir ödül verilmesini isteyebilir (TMK m.771).

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri haberdar etmeksizin malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TCK m.160). Ancak enkazdaki eşya çoğu zaman kaybolmuş sayılmaz: hangi binaya, hangi daireye ait olduğu bellidir ve malikin zilyetliği devam etmektedir. Bu durumda eşyanın alınması m.160’taki hafif suç değil; afetin yarattığı kargaşadan, bina içinde muhafaza altındaki eşyadan ya da malikin enkaz altında kalması, yaralanması veya ölmesi nedeniyle malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanılarak işlenen nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilebilir. Enkazdan çıkan değerli eşyanın tutanakla kolluğa teslim edilmesi, hem bulucuyu bir suç isnadından korur hem de eşyanın gerçek sahibine ulaşmasını sağlar.

Afette hayatını kaybeden kişinin eşyası üzerinde mirasçılar arasında da uyuşmazlık çıkabilir. Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve kural olarak birlikte tasarruf ederler (TMK m.640). Mirasçılardan birinin ortak mirasa ait eşyayı tek başına alması, elbirliği ile malik olunan mal üzerinde hırsızlık olarak şikâyet üzerine iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirebilir (TCK m.144/1-a). Fail ile mağdur arasında yakın akrabalık varsa, örneğin haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler, üstsoy ve altsoy ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşler arasında, yağma dışındaki mal varlığı suçlarında cezaya hükmolunmaz (TCK m.167/1). Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşler arasında ise ceza şikâyet üzerine yarı oranında indirilir (TCK m.167/2); afette hayatını kaybeden bir kişinin mirasçısı olan kardeşler bakımından çoğu zaman bu fıkra uygulanır. Bu uyuşmazlıklar çoğu zaman ceza davasından çok, mirasın paylaşımı ve terekenin tespiti yoluyla çözülür.

Enkaz ve bulunan eşya: hangi durumda ne olur?

DurumHukuki nitelikYapılması gerekenDayanak
Sokakta veya sel artıklarında sahibi belirsiz eşya bulunduBulunmuş eşyaKolluğa veya muhtara bildirmek, korumakTMK m.769, 770
Bulunan eşya bildirilmeden sahiplenildiBulunmuş eşya üzerinde tasarrufMalik şikâyet edebilirTCK m.160
Hasarlı dairenin içinden eşya alındıNitelikli hırsızlıkSuç duyurusuTCK m.142/2-c, h
Hayatını kaybeden kişinin üzerindeki eşya alındıNitelikli hırsızlıkMirasçılar şikâyetçi olabilirTCK m.142/2-a; TMK m.599
Komşunun eşyası korunmak için alındı ve tutanakla bildirildiYarar sağlama maksadı yoksa suç oluşmazTeslim tutanağı, tanık, fotoğrafTCK m.141
Mirasçılardan biri ortak eşyayı tek başına aldıElbirliği mülkiyetinde hırsızlıkŞikâyet veya miras paylaşımıTCK m.144/1-a, 167; TMK m.640
Çalınan eşya ikinci el pazarda bulunduTaşınır davasıİyiniyetli edinene karşı 5 yıl içinde; kötüniyetliye karşı her zamanTMK m.989, 991

Zorunluluk Hâli: Afetzedenin Yiyecek, Su ve Isınma İhtiyacı (TCK m.25 ve 147)

Afetin ilk saatlerinde yardımın ulaşmadığı yerlerde, açıkta kalan insanların yıkılmış bir marketten su, yiyecek veya battaniye alması sık yaşanan bir durumdur. Ceza hukuku bu durumu yağmacılıktan ayırır. Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik olup bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile, tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşuluyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez (TCK m.25/2).

Bu koşulların tam olarak gerçekleşmediği durumlar için hırsızlık bölümünde ayrı bir hüküm vardır: hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi hâlinde, olayın özelliğine göre cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir (TCK m.147). Hükmün sınırı açıktır: içinde bulunulan ihtiyacı karşılayacak ölçüde su, gıda, ilaç veya ısınma malzemesi alan kişi ile aynı ortamda televizyon, telefon, altın veya para toplayan kişi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Zorunluluk savunması her somut olayda ihtiyacın varlığı, aciliyeti ve alınan şeyin bu ihtiyaçla orantısı üzerinden değerlendirilir. Eşyası bu şekilde alınan işletme sahibinin zararı, ceza sorumluluğu bulunmasa bile ayrıca hukuk yoluyla gündeme gelebilir.

Afet bölgesinde eviniz veya işyeriniz mi soyuldu?

Suç duyurusunu, delil listesini ve eşyanın iadesi talebini birlikte hazırlayalım; soruşturmayı katılan sıfatıyla takip edelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Sahte Bağış Kampanyaları, Sahte Görevliler ve Afetzedeyi Dolandırma (TCK m.157-158; 2860)

Afetlerden hemen sonra sosyal medyada, mesajlaşma gruplarında ve telefonla yürütülen sahte yardım kampanyaları en çok mağdur üreten fiillerdir. Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işler ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.157). Afet dönemindeki dolandırıcılıkların büyük kısmı ise nitelikli dolandırıcılıktır ve üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir (TCK m.158/1). Bu dönemde özellikle şu bentler gündeme gelir: dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi (a), kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılması (b), vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması (d), bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (f), basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılması (g) ve kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması (l). Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı (f) ve kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıttığı (l) hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak başkasından menfaat temin eden kişi de aynı cezayla cezalandırılır (TCK m.158/2). “Seni hak sahipliği listesine yazdırırım”, “devlet yardımını hızlandırırım”, “DASK ödemeni çıkarırım” diyerek afetzededen para alanlar bu hükmün muhatabıdır. Devlet yardımı ve hak sahipliği başvurularında aracıya para ödenmesini gerektiren bir düzenleme bulunmamaktadır; böyle bir talep tek başına şüphe nedenidir. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır (TCK m.158/3). Kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartını ya da banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına veren kişinin iştiraki yalnızca bu fiille sınırlıysa, 7589 sayılı Kanunla eklenen hüküm uyarınca cezası yarı oranında indirilir (TCK m.158/4); ancak bu kişi de sorumlu olmaya devam eder. Ayrıntı için TCK 158/4 indirimi ve IBAN kiralama yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yardım toplamak izne tabidir

Kamu yararına uygun olarak muhtaç kişilere yardım sağlamak veya kamu hizmetlerine destek olmak üzere gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler yardım toplayabilir (2860 m.3). Ancak kişiler ve kuruluşlar yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamaz; kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabileceği Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir (2860 m.6/1). Dernekler, vakıflar ve benzeri kuruluşlara kendi statülerine göre üyeleri ve diğer kişiler tarafından yapılan bağışlar ise Kanunun kapsamı dışındadır (2860 m.2). İzin, faaliyet bir ilçeyle sınırlıysa kaymakamdan, bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa validen, birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplayacak kişinin yerleşim yerindeki validen alınır (2860 m.7). Gerçek kişiler yardım toplamak için en az üç kişilik bir sorumlu kurul oluşturmak zorundadır (2860 m.11). Yardım toplama faaliyetinde görev alanlara faaliyetin konusunu ve süresini gösteren fotoğraflı bir kimlik belgesi verilir (2860 m.15); kapı kapı veya sokakta yardım isteyen kişiden bu belgeyi göstermesini istemek hakkınızdır.

Yardım toplayanlar, faaliyetin düzenli yürütülmesinden, toplanan para ve eşyanın korunmasından ve amaca uygun kullanılmasından sorumludur (2860 m.14); süre bitiminden itibaren on gün içinde kesin hesap çıkarıp izin veren makama vermek zorundadır (2860 m.17). Makbuzla, kutu koyarak, banka hesabı açarak veya elektronik sistemler kullanılarak yapılan yardım toplamalarda giderler brüt gelirin yüzde onunu geçemez (2860 m.24). İzinsiz yardım toplayanlara kanun metnine göre beş bin liradan yüz bin liraya, internet ortamında izinsiz yardım toplayanlara on bin liradan iki yüz bin liraya kadar idari para cezası verilir; izinsiz yardım toplanmasına yer ve imkân sağlayanlar uyarıya rağmen faaliyeti sonlandırmazsa ayrıca cezalandırılır (2860 m.29). Kanunda yazılı bu tutarlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (5326 m.17/7). İzinsiz yardım toplama faaliyeti güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir; internet ortamındaki izinsiz kampanyalar için valilik veya İçişleri Bakanlığı içeriğin çıkarılmasını ister, içerik yirmi dört saat içinde çıkarılmazsa erişimin engellenmesi için sulh ceza hâkimliğine başvurulur (2860 m.6). Toplanan paranın kampanya sahibinin kişisel harcamalarına gitmesi ise idari para cezasını aşan bir durumdur; ya nitelikli dolandırıcılık ya da 2860 m.28 uyarınca zimmet gündeme gelir.

Afet döneminde sık görülen dolandırıcılık yöntemleri

YöntemNasıl tanınır?Hukuki nitelikNe yapmalı?
Sosyal medyada şahıs IBAN’ına bağış çağrısıKurum adı yerine kişi adına hesap, aciliyet baskısıTCK m.158/1-f, g; izinsiz ise 2860 m.29Bağışı resmî kurum hesaplarına yapın; ihbar edin
Sahte dernek veya vakıf sayfasıYeni açılmış sayfa, resmî kayıtta bulunmayan isimTCK m.158/1-f; gerçek bir dernek veya vakıf araç olarak kullanılmışsa ayrıca dKuruluşun resmî iletişim kanalından doğrulayın
“AFAD veya belediye görevlisiyim, yardım için ücret gönderin”Ödeme talebi, kişisel hesaba havaleTCK m.158/1-lKurumu resmî numarasından arayın
“DASK eksperiyim, hasar tespiti için para gönderin”Ön ödeme veya kart bilgisi istenmesiTCK m.158/1-lDASK’ın resmî kanalından doğrulayın
“Hak sahipliği listesine yazdırırım”Torpil ve hız vaadiTCK m.158/2Para vermeyin; suç duyurusunda bulunun
Dinî duygular üzerinden kampanyaZekât, kurban, sadaka adı altında şahıs hesabıTCK m.158/1-aYetkili kuruluşa yönelin
Kapı kapı yardım toplamaKimlik belgesi yok, makbuz yok2860 m.6, 15, 29Kimlik belgesini isteyin; kolluğa bildirin

Para gönderdiyseniz ilk saatler önemlidir

Nitelikli hırsızlığın bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi, nitelikli dolandırıcılığın bilişim sistemleri veya bankalar aracılığıyla ya da kendini görevli tanıtarak işlenmesi ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması hâllerinde, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir (CMK m.128/A/1). Askıya alma derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir; askıdaki hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle el konulabilir ve el konulan menfaat mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir (CMK m.128/A/2, 4, 5). Bu nedenle sahte bir kampanyaya para gönderdiğinizi fark ettiğiniz anda önce kendi bankanızı arayıp işlemi bildirin, ardından savcılığa veya kolluğa suç duyurusunda bulunun. Ayrıntı için dolandırıcılıkta param geri gelir mi ve internetten veya telefonla dolandırıldım yazılarımıza bakabilirsiniz.

Fahiş Fiyat, Stokçuluk ve Afet Bölgesinde Kira (6585 Ek m.1; TBK m.28 ve 344)

Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamaz; piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetlerde ve tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamaz (6585 Ek m.1/1, 2). Bu yasakları denetlemek, idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak için Ticaret Bakanlığı bünyesinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu kurulmuştur (6585 Ek m.1/3). Kanun fahiş fiyat artışını tanımlamamıştır; tanım, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinin 3. maddesindedir. Yönetmelik bu kavramı açıkça olağanüstü hal, afet ve ekonomik dalgalanma dönemleriyle ilişkilendirir ve temel ihtiyaç niteliğindeki mal ve hizmetlerde haklı bir sebebe dayanmayan aşırı ve adil olmayan artışı esas alır. Deprem veya sel bölgesinde suyun, ekmeğin, battaniyenin, çadırın, jeneratörün, ısıtıcının veya inşaat malzemesinin fiyatının bir gecede katlanması bu hükmün tipik uygulama alanıdır.

Fahiş fiyat artışı yasağına aykırılık için kanun metninde yüz bin liradan bir milyon liraya, stokçuluk ve darlık yaratma yasağına aykırılık için bir milyon liradan on iki milyon liraya kadar idari para cezası öngörülmüştür (6585 m.18/1-k). Kanuna ekli tabloya göre 1 Ocak – 31 Aralık 2026 arasında uygulanan tutarlar fahiş fiyat artışı için 180.617 TL ile 1.806.177 TL, stokçuluk için 1.806.177 TL ile 21.674.130 TL arasındadır. Bu cezaları uygulama yetkisi Kurula aittir (6585 m.18/4). Aynı takvim yılı içinde tekrar hâlinde her tekrar için bir önceki cezanın iki katı uygulanır; stokçuluk yasağına aykırılık nedeniyle bir takvim yılı içinde en az üç kez idari para cezası uygulanan işletmenin iş yerini Bakanlık altı güne kadar kapatabilir (6585 m.18/5).

Şikâyet, dilekçeyle, şikâyet sistemi üzerinden veya diğer elektronik başvuru yöntemleriyle Bakanlığa ya da ticaret il müdürlüğüne yapılır; başvuruda şikâyet edilen işletmenin tanıtıcı bilgileri, mal veya hizmete ilişkin bilgiler ve varsa fiş, fatura, fotoğraf ve video yer almalıdır (Yönetmelik m.10). Uygulamada Alo 175 Tüketici Danışma Hattı ve e-Devlet üzerindeki haksız fiyat artışı bildirimi kullanılmaktadır. Kurul kararı alınmadan önce aynı konuda yargı yoluna başvurulduğu tespit edilirse başvuru işlemden kaldırılır (Yönetmelik m.10); bu nedenle aynı konuda dava açmadan önce idari şikâyetin sonuçlanmasını beklemek çoğu zaman daha doğrudur. Satıcıya aşırı yararlanma nedeniyle yapılacak bildirim ise yargı yolu değildir ve aşağıda anlatılan bir yıllık süre işlemeye devam ettiğinden geciktirilmemelidir. Kurulun yapısı ve itiraz süreci için fahiş fiyat ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu yazımıza bakabilirsiniz.

İdari ceza tüketicinin ödediği fazla parayı kendiliğinden geri getirmez. Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından yararlanılarak gerçekleştirilmişse, zarar gören sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek verdiğini geri isteyebilir veya sözleşmeye bağlı kalarak oransızlığın giderilmesini talep edebilir (TBK m.28/1). Bu hak, zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.28/2). Afet sonrasında barınma ihtiyacıyla fahiş bedelle kiralanan ev, birkaç katı fiyatla alınan jeneratör veya çadır bu hükmün tipik örnekleridir. Afetin yarattığı zor durum, aşırı yararlanmanın en güçlü delilidir.

Kira bakımından ayrı bir durum vardır. 6585 sayılı Kanunun muhatabı üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerdir; perakende işletme tanımı ticari ve esnaf işletmelerini kapsar (6585 m.2/1-ı). Kural olarak evini kiraya veren bireysel malikin kira talebi bu idari denetimin değil, Borçlar Kanununun konusudur. Mevcut bir kira ilişkisinde yenilenen kira dönemleri için yapılan artış anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir (TBK m.344/1). Afet sonrasında ev sahibinin kira sözleşmesinin ortasında veya yenileme döneminde bu sınırın üzerinde artış istemesi geçerli değildir. Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde ise kira bedeli, tüketici fiyat endeksindeki değişim, kiralananın durumu ve emsal kiralar gözetilerek hâkim tarafından hakkaniyete uygun biçimde belirlenebilir (TBK m.344/3). Yeni kurulan sözleşmede bedel serbestçe belirlenir; ancak zor durumdan yararlanılarak açık bir oransızlık yaratılmışsa yukarıdaki aşırı yararlanma hükmü uygulanabilir. Ayrıntı için ev sahibi fahiş zam istiyor yazımıza bakabilirsiniz.

Fiyatlar konusunda ceza hukukunda da iki hüküm vardır. İşçi ücretlerinin veya besin ya da malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır; fiil sonucu değerler gerçekten değişmişse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.237). Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek genel bir felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kişi de bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.238). Örneğin afet bölgesine malzeme tedarik etmeyi üstlenip bunu kasten yerine getirmeyen ve bölgede kıtlığa yol açan yüklenici bu kapsamda değerlendirilebilir.

Fahiş fiyat ve aşırı yararlanmada başvuru yolları

SorunBaşvuruSonuçDayanak
Markette, akaryakıtta veya hırdavatta afet sonrası fahiş fiyatTicaret il müdürlüğü, Alo 175, e-Devletİşletmeye idari para cezası6585 Ek m.1/1; m.18/1-k; Yönetmelik m.10
Ürünün piyasadan çekilip stoklanmasıTicaret il müdürlüğüDaha yüksek idari para cezası; tekrar hâlinde kapatma6585 Ek m.1/2; m.18/5
Zor durumdayken fahiş bedelle yapılan alım veya kiraKarşı tarafa bildirim, gerekirse davaSözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme veya oransızlığın giderilmesiTBK m.28
Mevcut kiracıya yasal sınırın üzerinde zamEv sahibine yazılı itiraz; kira tespitiArtışın sınırla bağlı tutulmasıTBK m.344
Yalan haberle fiyatları etkilemeCumhuriyet başsavcılığıHapis ve adli para cezasıTCK m.237

Afet Döneminde Dezenformasyon: TCK m.217/A

Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fail suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlerse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.217/A). Afet dönemlerinde “baraj yıkılıyor”, “yeni büyük deprem şu saatte olacak” veya “yardımlar dağıtılmıyor, depolara el konuldu” gibi asılsız paylaşımlar bu hükmün gündeme geldiği tipik örneklerdir. Suçun oluşması için bilginin gerçeğe aykırı olması, yayanın bunu bilmesi ve sırf panik yaratma saikiyle hareket etmesi gerekir; doğru bir bilginin paylaşılması veya kişisel bir eleştirinin dile getirilmesi bu kapsamda değildir. Ayrıntı için halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma yazımıza bakabilirsiniz.

Mağdurun Hakları: Şikâyet, Katılma, Eşyanın İadesi, Tazminat ve Sigorta

Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik veya kaymakamlığa yapılan ihbar veya şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir ve ihbar yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m.158). Afet bölgesinde savcılık binası hasarlıysa veya geçici bir yerde hizmet veriyorsa kolluğa veya koordinasyon merkezindeki jandarma ya da polis birimine başvurmak en hızlı yoldur. Mağdur soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir, soruşturmanın gizliliğini bozmamak kaydıyla belge örneği talep edebilir ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edebilir (CMK m.234/1-a). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, örneğin yağmada, vekili bulunmayan mağdur barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234/1-a-3).

Mağdur, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237). Katılan sıfatı, delil sunma, tanıklara soru yöneltme ve hükme karşı kanun yoluna başvurma imkânı verir. Savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse, karar tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173). Ayrıntı için katılan sıfatı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz yazılarımıza bakabilirsiniz.

Basit hırsızlık, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması ve konut dokunulmazlığının ihlali uzlaştırma kapsamındadır; nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve yağma ise değildir (CMK m.253/1). Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaştırma yoluna gidilmez (CMK m.253/3). Bu nedenle afet kargaşasından yararlanılarak işlenen bir hırsızlıkta, beraberindeki konut dokunulmazlığının ihlali için de uzlaştırma yapılmaz. Ayrıntı için uzlaştırma kapsamındaki suçlar yazımıza bakabilirsiniz.

El konulan eşya, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmadığında savcı, hâkim veya mahkeme kararıyla geri verilir; el konulan eşya suçtan zarar gören mağdura aitse ve delil olarak artık ihtiyaç yoksa sahibine iade edilir (CMK m.131). Çalınan eşya ceza dosyası dışında üçüncü bir kişinin elinde bulunursa, taşınırı çalınan zilyet o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir; eşya açık artırmadan, pazardan veya benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir (TMK m.989). Eşyayı iyiniyetle edinmemiş kişiye karşı ise bu dava her zaman açılabilir (TMK m.991). Faile karşı maddi ve manevi tazminat için haksız fiil hükümleri uygulanır (TBK m.49). Tazminat istemi kural olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde on yılda zamanaşımına uğrar; ancak fiil daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72/1). Nitelikli hırsızlık için dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d).

Hırsızlık sigortası afet sırasında çalınan eşyayı karşılar mı?

Konut ve işyeri paket poliçelerindeki hırsızlık teminatı Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına tabidir ve bu şartlar afet dönemleri için önemli bir sınırlama içerir. Genel Şartlar A.4 maddesi, deprem, yanardağ püskürmesi, sel, fırtına, yer kayması, yangın, yıldırım, patlama ve kar ağırlığı hâllerinden birinin varlığını fırsat bilerek yapılan hırsızlık, yağma ve bunlara teşebbüsten doğan zararları ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilecek hâller arasında sayar. Aynı madde, sigortalı yerlerde otuz günden fazla kesintisiz olarak kimsenin bulunmaması ve kıyafet değiştirerek veya yetkisi olmadan bir sıfat takınarak yapılan hırsızlıkları da ek sözleşme gerektiren hâller arasında sayar. Bu nedenle afetten sonra boşaltılan bir evde yaşanan hırsızlık için poliçenizin teminat tablosunda bu ek teminatların bulunup bulunmadığını kontrol edin. Kürk, sanat eseri, mücevher gibi değerli eşya ve nakit gibi kıymetler de ayrı bedel belirlenmedikçe teminat dışındadır (Hırsızlık Sigortası GŞ A.3). Hırsızlığı sigortacıya gecikmeksizin bildirin (TTK m.1446); kolluğa da derhal başvurup tutanak tutturun. Mücevher ve değerli eşya için çalınan mücevherde sigorta tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Mağdurun başvuru yolları ve süreleri

İşlemNereyeSüreDayanak
Suç duyurusu veya şikâyetCumhuriyet başsavcılığı veya kollukRe’sen takip edilen suçlarda dava zamanaşımı içinde; şikâyete bağlı suçlarda 6 ayCMK m.158; TCK m.73
Kamu davasına katılmaCeza mahkemesiHüküm verilinceye kadarCMK m.237
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazSulh ceza hâkimliğiTebliğden itibaren 2 haftaCMK m.173
El konulan eşyanın iadesiSavcılık veya mahkemeDelil ihtiyacı sona erinceCMK m.131
Çalınan eşyanın üçüncü kişiden geri istenmesiAsliye hukuk mahkemesiİyiniyetli edinene karşı 5 yıl; kötüniyetliye karşı her zamanTMK m.989, 991
Faile karşı tazminatAsliye hukuk mahkemesi2 yıl / 10 yıl; suçta uzamış ceza zamanaşımıTBK m.49, 72; TCK m.66
Sigortacıya hasar ihbarıSigorta şirketiGecikmeksizinTTK m.1446
Bilişim veya banka aracılığıyla ya da kendini görevli tanıtarak işlenen dolandırıcılıkta hesabın askıya alınmasıKendi bankanız, ardından savcılıkİşlemden hemen sonra; askı en fazla 48 saatCMK m.128/A

Afet Sonrası Boşaltılan Evden Hırsızlık İçin Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği (TCK m.142, CMK m.158)

Aşağıdaki örnek, depremden sonra hasar gördüğü için boşaltılan ve kilitlenen dairesine girilip eşyaları çalınan bir malikin Cumhuriyet başsavcılığına vereceği suç duyurusu için hazırlanmıştır. Failin kim olduğu bilinmiyorsa “şüpheli: faili meçhul” yazılabilir; bildiğiniz bir isim, araç plakası veya kamera kaydı varsa mutlaka belirtin. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi bilgilerinizle doldurun.

[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKÂYETÇİ: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Geçici adres], [Telefon]

ŞÜPHELİ: [Biliniyorsa ad soyad ve açık kimlik bilgileri / Faili meçhul]

SUÇ: Nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-c ve h; m.143), hırsızlık amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme (TCK m.116, 151, 142/4)

SUÇ TARİHİ: [Tarih veya tarih aralığı]

AÇIKLAMALAR

[Tarih] tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle [adres] adresindeki binamız [orta / ağır] hasar görmüş ve yetkililerin uyarısı üzerine ailemle birlikte konutumuzu [tarih] tarihinde boşaltarak [geçici barınma yeri] yerleşmek zorunda kalmışız. Dairemizin kapısını kilitleyerek ayrılmışız. [Tarih] tarihinde eşyalarımızın bir kısmını almak için binaya geldiğimizde kapı kilidinin kırıldığını, dairenin içinin dağıtıldığını ve aşağıda listesini verdiğim eşyaların yerinde olmadığını gördüm. Durum aynı gün [karakol / jandarma] tarafından tutanağa bağlanmıştır. Binanın karşısındaki [işyeri] tarafından tutulan kamera kayıtlarında [tarih] gecesi saat [ ] sularında binaya [ ] kişinin girip çıktığı görülmektedir.

Çalınan eşyalar: [eşyanın cinsi, markası, seri numarası, yaklaşık değeri; örneğin dizüstü bilgisayar, televizyon, altın takılar, nakit para]. Eşyalara ait fatura, garanti belgesi ve fotoğrafların örnekleri ektedir.

1. Suç, doğal afetin yarattığı korku ve kargaşadan yararlanılarak işlenmiştir (TCK m.142/2-c)

Konutumuzu kendi irademizle değil, deprem nedeniyle ve yetkililerin uyarısı üzerine boşaltmak zorunda kaldık. Bölgede elektrik kesik, sokaklar karanlık ve kolluk kuvvetleri arama kurtarma çalışmalarıyla meşguldü. Şüpheliler bu ortamı ve evimizin başında bulunamamamızı fırsata çevirmişlerdir. Fiilin afetin hemen ardından ve birçok dairenin boş olduğu bilinerek işlenmesi, bu kargaşadan bilerek yararlanıldığını göstermektedir.

2. Eşya bina içinde muhafaza altındaydı ve suç gece işlenmiştir (TCK m.142/2-h ve m.143)

Çalınan eşya, kapısı kilitli dairemizin içinde muhafaza altındaydı. Kamera kayıtları fiilin gece vakti işlendiğini göstermektedir. Cezanın belirlenmesinde bu hususların ve afetzede bir ailenin geride kalan son eşyalarının hedef alınmasının dikkate alınmasını talep ederim.

3. Konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme için şikâyet aranmaz (TCK m.142/4)

Şüpheliler hırsızlık amacıyla kapı kilidini kırarak konutumuza girmişlerdir. Bu fiiller hırsızlık amacıyla işlendiğinden soruşturma için şikâyet aranmamakla birlikte, her iki suç yönünden de şikâyetçi olduğumu ayrıca bildiririm.

4. Delillerin toplanması gerekmektedir (CMK m.160 ve 234)

Kamera kayıtlarının üzerine yazılmadan önce ilgili işyerinden ve varsa belediye ile güvenlik birimlerinin kameralarından temin edilmesini, olay yerinde parmak izi ve iz incelemesi yapılmasını, binada kalan komşularım [ad soyad] ve [ad soyad] ile binanın bekçisi [ad soyad]’ın tanık olarak dinlenmesini, çalınan elektronik cihazların seri numaraları üzerinden sorgulama yapılmasını ve ikinci el satış noktalarında araştırma yapılmasını talep ederim.

5. Çalınan eşyanın iadesi (CMK m.131)

Soruşturma sırasında ele geçirilecek eşyanın, delil olarak muhafazasına gerek kalmadığında tarafıma iadesini talep ederim. Eşyayı bilerek satın alan veya kabul eden kişiler hakkında da TCK m.165 uyarınca işlem yapılmasını isterim.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle; şüpheliler hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından soruşturma başlatılmasını, delillerin ivedilikle toplanmasını, kamu davası açılmasını ve ele geçirilecek eşyanın tarafıma iadesini saygılarımla talep ederim. Şikâyetçi olduğumu ve açılacak davaya katılmak istediğimi bildiririm.

[Tarih]

[Ad Soyad, imza]

EKLER: Kolluk tutanağı; hasar tespit belgesi; evin ve kırık kilidin fotoğrafları; çalınan eşya listesi, faturalar ve fotoğraflar; varsa kamera kaydı; tanık bilgileri; tapu veya kira sözleşmesi örneği.

Dilekçeyi savcılığa verdiğinizde size bir soruşturma numarası verilir; bu numarayı saklayın ve UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyayı takip edin. Eşya listesini ne kadar ayrıntılı hazırlarsanız, ele geçirilen eşyanın size ait olduğunu ispatlamanız da o kadar kolaylaşır. Hırsızlık mağdurlarının genel hakları için hırsızlık mağduru ne yapmalı ve evim veya işyerim soyuldu yazılarımıza bakabilirsiniz.

Afet Bölgesinde Fahiş Fiyat Şikâyet Dilekçesi Örneği (6585 Ek m.1; Yönetmelik m.10)

Aşağıdaki örnek, afetten sonra temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatını katlayan bir işletme hakkında ticaret il müdürlüğüne yapılacak şikâyet için hazırlanmıştır. Aynı içerik e-Devlet üzerinden veya Alo 175 aracılığıyla da iletilebilir; belge ve fotoğrafları yüklemeyi unutmayın.

[İL] TİCARET İL MÜDÜRLÜĞÜNE

Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna iletilmek üzere

ŞİKÂYETÇİ: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres], [Telefon], [E-posta]

ŞİKÂYET EDİLEN İŞLETME: [Ticaret unvanı veya tabela adı], [Açık adres], [Varsa vergi numarası]

KONU: [Tarih] tarihinde meydana gelen [deprem / sel] sonrasında temel ihtiyaç ürünlerinde yapılan fahiş fiyat artışının incelenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

[Tarih] tarihinde ilimizde meydana gelen [afet] sonrasında bölgede içme suyu, ekmek ve ısınma malzemesine ihtiyaç doğmuştur. Şikâyet ettiğim işletme, afetten önce [ ] TL’ye sattığı [ürün adı, markası, ambalaj miktarı] ürününü [tarih] tarihinde [ ] TL’ye satmıştır. Aynı ürün aynı gün ilçedeki diğer işletmelerde [ ] TL’den satılmaktadır. Fiyat artışını gösteren raf etiketi fotoğrafı, alışveriş fişi ve afetten önceki fiyatı gösteren [eski fiş / internet kaydı / tanık] ektedir.

1. Fahiş fiyat artışı kanunen yasaktır (6585 sayılı Kanun Ek m.1/1)

Kanun, üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapmasını yasaklamaktadır. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinin 3. maddesi bu kavramı açıkça afet dönemleriyle ilişkilendirmekte ve temel ihtiyaç ürünlerinde haklı bir sebebe dayanmayan aşırı artışı esas almaktadır. Söz konusu ürün temel ihtiyaç niteliğindedir ve artış, maliyetteki herhangi bir değişiklikle açıklanamayacak kadar yüksektir.

2. Ürünün satıştan çekilmesi stokçuluk niteliğindedir (6585 sayılı Kanun Ek m.1/2)

[Varsa:] İşletmenin deposunda ürün bulunduğu hâlde [tarih] tarihinde ürünü raftan kaldırdığı ve yalnızca belirli müşterilere yüksek fiyatla sattığı tanıkların beyanıyla sabittir. Bu davranış, tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici niteliktedir.

3. Şikâyet usulüne uygundur (Yönetmelik m.10)

Şikâyetimde işletmenin tanıtıcı bilgileri, ürüne ilişkin bilgiler ve fiyat artışını gösteren belgeler yer almaktadır. Aynı konuda herhangi bir yargı yoluna başvurmuş değilim.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle; işletme hakkında denetim ve inceleme yapılmasını, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yasaklarına aykırılık tespit edilmesi hâlinde 6585 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca gerekli idari yaptırımın uygulanmasını ve başvurumun sonucunun tarafıma bildirilmesini saygılarımla talep ederim.

[Tarih]

[Ad Soyad, imza]

EKLER: Alışveriş fişi veya fatura; raf etiketi fotoğrafı; afetten önceki fiyatı gösteren belge; diğer işletmelerdeki fiyatları gösteren fotoğraflar; varsa tanık bilgileri.

Fahiş fiyatla yaptığınız alımın bedelinin bir kısmını geri almak istiyorsanız, idari şikâyetten ayrı olarak satıcıya aşırı yararlanma nedeniyle yazılı bildirim gönderebilirsiniz (TBK m.28). Bunu zor durumun ortadan kalkmasından itibaren bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde yapmanız gerekir. Bu bildirim yargı yolu sayılmaz; idari şikâyetin sonucunu beklerken bir yıllık süre işlemeye devam ettiği için bildirimi geciktirmeyin.

Afet Bölgesinde Hırsızlık ve Dolandırıcılığa Karşı Kontrol Listesi

  • Evinizi boşaltırken kapıyı kilitleyin, değerli eşyalarınızı ve önemli belgelerinizi yanınıza alın; alamadıklarınızın fotoğrafını çekin.
  • Evdeki elektronik cihazların seri numaralarını ve takıların fotoğraflarını bir yere kaydedin; ele geçirilen eşyanın size ait olduğunu ispatlamanız kolaylaşır.
  • Hırsızlığı fark ettiğiniz anda olay yerini bozmadan kolluğa bildirin ve tutanak tutulmasını isteyin (CMK m.158).
  • Çevredeki işyerlerinin ve binaların kamera kayıtlarının silinmeden alınmasını isteyin.
  • Bağışlarınızı yalnızca resmî kurumların veya tanıdığınız kuruluşların kendi adına açılmış hesaplarına yapın; şahıs IBAN’larına bağış göndermeyin.
  • Kapınıza gelen yardım görevlisinden 2860 sayılı Kanun uyarınca verilen fotoğraflı kimlik belgesini isteyin (2860 m.15).
  • Kendini AFAD, belediye, DASK veya banka görevlisi olarak tanıtıp para veya kart bilgisi isteyen kişiyi kurumun resmî numarasından doğrulayın.
  • Sahte bir kampanyaya para gönderdiyseniz hemen bankanızı arayın; hesabın askıya alınması için ilk saatler belirleyicidir (CMK m.128/A).
  • Fahiş fiyat gördüğünüzde fiş, etiket ve fotoğrafla Alo 175 veya e-Devlet üzerinden bildirin (6585 Ek m.1).
  • Afetten önce sigorta poliçenizde hırsızlık teminatının ve afet sırasında hırsızlık ek teminatının bulunup bulunmadığını kontrol edin (Hırsızlık GŞ A.4).

Hukukçular Evi Afet Kaynaklı Ceza Dosyalarında Ne Yapar?

Afet döneminde işlenen hırsızlık, yağma ve dolandırıcılık dosyalarında mağdur müvekkillerimiz adına suç duyurusunu hazırlıyor, delillerin kaybolmaması için kamera kayıtları, banka hareketleri ve tanık beyanlarının toplanmasını talep ediyor, soruşturmayı ve kovuşturmayı katılan vekili olarak takip ediyoruz. Ele geçirilen eşyanın iadesi, faile karşı tazminat davası ve sigorta şirketine karşı tazminat talebini aynı dosyada planlıyoruz. Sahte bağış ve sahte görevli dolandırıcılıklarında hesapların askıya alınması ve el konulan paranın iadesi süreçlerini yürütüyoruz. Haksız yere hırsızlık veya yağma isnadıyla karşılaşan kişiler için ise kast, zorunluluk hâli ve etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde savunma hazırlıyoruz. Belgelerinizi 0554 648 37 15 numaralı hattımıza WhatsApp üzerinden gönderebilirsiniz.

Depremde yıkılan binalardaki ceza ve tazminat sorumluluğu için depremde yıkılan bina, hırsızlık suçunun genel çerçevesi için nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık için dolandırıcılık suçu ve cezası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Depremden sonra boşaltılan evden hırsızlık yapmanın cezası nedir?

Doğal bir afetin yarattığı korku veya kargaşadan yararlanarak ya da bina içinde muhafaza altındaki eşya hakkında işlenen hırsızlık beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.142/2-c, h). Suç gece işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.143).

Afet bölgesi ilan edilmemişse TCK 142/2-c uygulanır mı?

Kanun resmî bir ilanı şart koşmaz; doğal bir afetin yarattığı korku veya kargaşadan yararlanılmış olması yeterlidir. Ancak failin bu ortamdan yararlandığının somut delillerle ortaya konması gerekir.

Yardım çadırı veya battaniye çalmanın cezası nedir?

Afetin zararlarını önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında hırsızlık üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.142/1-d). Afet kargaşasından yararlanılmışsa ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m.142/2-c).

Enkazdan bulduğum eşyayı ne yapmalıyım?

Sahibini biliyorsanız ona, bilmiyorsanız kolluğa veya köylerde muhtara bildirmeli ve eşyayı özenle korumalısınız (TMK m.769, 770). Bildirmeden sahiplenmek suç oluşturabilir (TCK m.160); belirli bir daireden eşya almak ise nitelikli hırsızlık sayılabilir.

Afette yıkılan marketten su ve yiyecek almak suç mu?

Ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak için başka çare yoksa ve alınan şey ihtiyaçla orantılıysa zorunluluk hâli nedeniyle ceza verilmez (TCK m.25/2). Koşullar tam oluşmasa bile ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenen hırsızlıkta ceza indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.147).

Yardım dağıtımında koliyi zorla almak hangi suçtur?

Cebir veya tehditle bir malın alınması yağmadır ve altı yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.148). Birden fazla kişiyle, silahla veya gece işlenirse ceza on yıldan on beş yıla kadar hapistir (TCK m.149).

Sosyal medyada şahıs hesabına bağış toplamak suç mu?

İzinsiz yardım toplamak idari para cezası gerektirir (2860 m.6, 29). Toplanan para afetzedelere ulaştırılmayıp kişisel olarak kullanılırsa nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1) veya zimmet (2860 m.28) gündeme gelir.

“Hak sahipliği listesine yazdırırım” diyerek para isteyen kişi hangi suçu işler?

Kamu görevlileri nezdinde hatırı sayıldığından bahisle belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak menfaat temin eden kişi nitelikli dolandırıcılık cezasıyla cezalandırılır (TCK m.158/2). Böyle bir talep karşısında para vermeyin ve suç duyurusunda bulunun.

Sahte bağış kampanyasına para gönderdim; paramı geri alabilir miyim?

Hemen bankanızı arayın. Bilişim sistemleri veya bankalar aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılıkta banka suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir; el konulan para mağdura aitse iade edilir (CMK m.128/A). Ardından savcılığa suç duyurusunda bulunun.

Afetten sonra market fiyatları katladı; nereye şikâyet edebilirim?

Ticaret il müdürlüğüne dilekçeyle, Alo 175 Tüketici Danışma Hattına veya e-Devlet üzerinden şikâyet edebilirsiniz (Yönetmelik m.10). Fahiş fiyat artışı için 2026’da 180.617 TL ile 1.806.177 TL arasında idari para cezası uygulanır (6585 m.18/1-k).

Afet sonrası ev sahibi kirayı iki katına çıkarmak istiyor; ne yapabilirim?

Mevcut kira ilişkisinde yenilenen dönem artışı, bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalamasındaki değişimi geçemez (TBK m.344). Zor durumdayken fahiş bedelle yeni sözleşme yaptıysanız aşırı yararlanma nedeniyle bedelin indirilmesini isteyebilirsiniz (TBK m.28).

Konut sigortam afet sırasında evden çalınan eşyayı öder mi?

Hırsızlık Sigortası Genel Şartları, deprem, sel, fırtına veya yangın gibi hâllerin varlığını fırsat bilerek yapılan hırsızlık ve yağmayı ancak ek sözleşmeyle teminata alınabilecek hâller arasında sayar (Hırsızlık GŞ A.4). Poliçenizde bu ek teminatın bulunup bulunmadığını kontrol edin.

Afette hırsızlık suçunda uzlaştırma var mı?

Basit hırsızlık uzlaştırma kapsamındadır; ancak nitelikli hırsızlık ve yağma değildir (CMK m.253/1). Nitelikli hırsızlıkla birlikte aynı mağdura karşı işlenen konut dokunulmazlığının ihlali için de uzlaştırma yapılmaz (CMK m.253/3).


Afet döneminde hırsızlık, yağma veya dolandırıcılık mağduru musunuz?

Suç duyurusundan eşyanın iadesine, tazminattan sigorta talebine kadar bütün süreci birlikte planlayalım. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Olay tutanağı, eşya listesi, kamera kayıtları ve banka dekontları üzerinden hangi suç için, nereye ve hangi sürede başvuracağınızı birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15.

İletişime Geçin

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk