Depremde ve Afette Ölenlerin Mirası 2026: Aynı Anda Ölenler Birbirine Mirasçı Olur mu? Birlikte Ölüm Karinesi (TMK 29), Cesedi Bulunamayanlar İçin Ölüm Kaydı, Gaiplik ve Mirasın Reddi
16 Ekim 2026

Depremde ve Afette Ölenlerin Mirası 2026: Aynı Anda Ölenler Birbirine Mirasçı Olur mu? Birlikte Ölüm Karinesi (TMK 29), Cesedi Bulunamayanlar İçin Ölüm Kaydı, Gaiplik ve Mirasın Reddi

Deprem, sel veya başka bir afette aynı aileden birden fazla kişi hayatını kaybettiğinde mirasın kime geçeceği, kimin önce öldüğüne bağlıdır. Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak şarttır (TMK m.580). Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29) ve birbirine mirasçı olamaz. Bu kural, örneğin çocuksuz bir çiftte, mallardan hangisinin hangi aileye geçeceğini tamamen değiştirir. Cesedi bulunamayan kişiler için ise ölüm karinesiyle mülki amirin emriyle ölü kaydı düşülür (TMK m.31, 44; 5490 sayılı Kanun m.32); bu mümkün değilse gaiplik kararı istenir (TMK m.32-35). Bu yazı afette ölenlerin mirasını, ispat yollarını, süreleri ve ölüm kaydı başvuru dilekçesini kanun metinleri üzerinden anlatır. Dosyanız için Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu yazının dayanakları. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.28-35, 44, 225, 236, 404, 413, 414, 495-501, 575, 580-588, 589, 592, 598, 605, 606 ve 615; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.32, 34 ve 36; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382 ve 383; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1493-1495; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.53; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.9 ve 21; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.13 ve 15.

Afetzedenin devlet yardımı, sigorta ve tazminat hakları için Doğal Afet Hukuku Rehberi, yıkılan binanın sorumlularına karşı açılacak davalar için depremde yıkılan bina rehberimize bakabilirsiniz.

Afette Ölüm ve Miras: Neden Kimin Önce Öldüğü Önemlidir?

Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır (TMK m.575). Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır; mirasın açıldığı anda sağ olan mirasçı sonradan ölürse onun miras hakkı kendi mirasçılarına kalır (TMK m.580). Bu iki kural birlikte uygulandığında, aynı afette ölen aile bireylerinin ölüm sırası mirası doğrudan belirler. Bir dakika bile sonra ölen kişi, önce ölenin mirasçısı olur ve bu mirası kendi mirasçılarına aktarır. Aynı anda ölen kişiler ise birbirine mirasçı olamaz.

Olağan hayatta ölüm sırası nadiren tartışılır. Deprem, sel, yangın veya heyelan gibi afetlerde ise aynı aileden birden fazla kişi aynı enkazda, aynı suda veya aynı yangında hayatını kaybedebilir. Bazıları olay anında, bazıları enkaz altında saatlerce bekledikten sonra, bazıları ise hastaneye kaldırıldıktan günler sonra ölür. 6 Şubat 2023 depremlerinde ve 14 Ekim 2026 İstanbul selinde olduğu gibi kalabalık afetlerde ölüm kayıtları da bazen aynı saatle, bazen yalnızca tarih olarak düzenlenir. Bu nedenle afet sonrası miras dosyalarında ilk iş, ölüm sırasının ispatlanıp ispatlanamayacağını değerlendirmektir. Yasal mirasçılık ve zümre sistemi için yasal mirasçılık ve zümre sistemi yazımıza bakabilirsiniz.

Birlikte Ölüm Karinesi: Kimin Önce Öldüğü Bilinmiyorsa (TMK m.29)

Türk Medeni Kanunu bu sorunu açık bir kuralla çözer: bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır. Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29). Bu kurala uygulamada birlikte ölüm karinesi denir. Karinenin sonucu, aynı anda öldüğü kabul edilen kişilerin birbirine mirasçı olamamasıdır; çünkü hiçbiri diğerinin ölümü anında sağ değildir.

Karine, ispat yükünü belirler. Bir aile bireyinin diğerinden sonra öldüğünü ve bu nedenle onun mirasçısı olduğunu ileri süren taraf, bu iddiayı ispat etmek zorundadır. İspat edilemezse karine uygulanır. Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK m.30). Afetlerde ölüm sırasını ispat etmek için kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Hastane kayıtları, acil servis giriş saatleri ve ölüm saatini gösteren epikriz raporları.
  • Arama kurtarma ekiplerinin ve AFAD’ın enkazdan çıkarma tutanakları; kişinin enkazdan sağ mı ölü mü çıkarıldığı.
  • Otopsi ve ölü muayene raporlarında ölüm zamanına ilişkin tespitler.
  • Enkaz altından yapılan telefon görüşmeleri, gönderilen mesajlar ve sosyal medya paylaşımlarının saatleri.
  • Kurtarma çalışmalarına katılan veya enkaz altından ses duyan tanıkların beyanları.
  • Nüfus kayıtlarındaki ölüm tarihi ve saati; hatalıysa kayıt düzeltme davasıyla değiştirilebilir.

Delillerin değerlendirilmesinde mahkeme, tarafların menfaat çatışmasını da göz önünde tutar. Örneğin çocuksuz bir çiftte kocanın ailesi kadının önce öldüğünü, kadının ailesi ise kocanın önce öldüğünü ileri sürebilir. Her iki tarafın da kesin delili yoksa karine uygulanır ve her eşin mirası kendi ailesinde kalır. Bu nedenle afetten sonraki ilk haftalarda, hastane ve kurtarma kayıtları kaybolmadan veya silinmeden toplanmalıdır.

Örneklerle: Ölüm Sırası Mirası Nasıl Değiştirir?

Aşağıdaki örneklerde vasiyetname bulunmadığı ve yasal mirasçılık kurallarının uygulandığı varsayılmıştır. Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları altsoyudur ve çocuklar eşit olarak mirasçıdır (TMK m.495). Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; ölmüş olan ana ve babanın yerini kendi altsoyları alır (TMK m.496). Bunlar da yoksa büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu mirasçı olur (TMK m.497). Sağ kalan eş, altsoyla birlikte mirasın dörtte birini, ana ve baba zümresiyle birlikte yarısını, büyük ana ve büyük baba zümresiyle birlikte dörtte üçünü alır; bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır (TMK m.499).

Afette ölen aile bireyleri: ölüm sırasına göre miras

DurumKimin mirasıKime geçerDayanak
Eşler aynı anda öldü (veya sıra ispat edilemedi), iki ortak çocuk sağHer iki eşin mirasıAyrı ayrı iki çocuğa eşit olarak; eşler birbirine mirasçı olmazTMK m.29, 495
Eşler aynı anda öldü, çocuk yok, anne-babalar sağKocanın mirası / kadının mirasıKocanınki kendi anne-babasına, kadınınki kendi anne-babasına; aileler arasında geçiş olmazTMK m.29, 496
Çocuk yok; kocanın önce, kadının iki saat sonra öldüğü ispat edildiKocanın mirasıYarısı kadına, yarısı kocanın anne-babasına; kadın ölünce bu yarı da kadının anne-babasına geçerTMK m.499/2, 496, 580
Anne, baba ve tek çocuk aynı anda öldüHer birinin mirasıAnne ve babanınki kendi anne-babalarına (yoksa kardeşlerine); çocuğun varsa malvarlığı her iki taraftaki büyük ana ve büyük babalaraTMK m.29, 496, 497
Anne ve baba enkazda öldü, tek çocuk hastanede iki gün sonra öldüAnne ve babanın mirasıÖnce çocuğa geçer; çocuk ölünce her iki taraftaki büyük ana ve büyük babalara ve onların altsoyunaTMK m.495, 497, 580
Aile tamamen öldü ve büyük ana-baba zümresine kadar hiç mirasçı yokTüm terekelerDevlete geçerTMK m.501

Üçüncü satırdaki örnek, birlikte ölüm karinesinin önemini açıkça gösterir. Kocanın önce öldüğü ispat edilirse onun malvarlığının yarısı önce kadına, kadının ölümüyle de kadının ailesine geçer. Sıra ispat edilemezse kocanın malvarlığının tamamı kendi ailesinde kalır. Taşınmaz, araç, banka hesabı ve şirket payı gibi değerlerin kime ait olduğu da bu nedenle ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Sağ kalan eşin payı ve mal rejimiyle ilişkisi eşin miras payı yazımızda anlatılmıştır.

Eşler Birbirine Mirasçı Olmasa da Mal Rejimi Tasfiye Edilir

Birlikte ölüm karinesi eşlerin birbirine mirasçı olmasını engeller, ancak evlilik süresince edinilen malların paylaşımını ortadan kaldırmaz. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer (TMK m.225). Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (TMK m.236). Kanun bu hakkı yalnızca eşe değil, eşin mirasçılarına da tanıdığından, eşlerin aynı anda öldüğü kabul edilse bile her eşin mirasçıları diğer eşin terekesine karşı katılma alacağını ileri sürebilir.

Bu tasfiye, birlikte ölüm karinesinin sonucunu kısmen dengeler. Örneğin evlilik içinde kocanın maaşıyla alınmış ve onun adına tescil edilmiş bir daire, eşler aynı anda öldüğünde miras yoluyla kadının ailesine geçmez; ancak dairenin edinilmiş mal niteliği taşıması hâlinde kadının mirasçıları artık değer üzerinden katılma alacağı isteyebilir. Tasfiyenin adım adım nasıl yapıldığını ölümde katılma alacağı hesabı, katılma alacağı ile miras payının sırasını katılma alacağı mı miras payı mı önce gelir yazılarımızda anlattık.

Afette birden fazla yakınınızı kaybettiyseniz

Ölüm sırasının ispatını, mirasçılık belgelerini, mal rejimi tasfiyesini ve mirasın reddi süresini birlikte planlayalım. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Cesedi Bulunamayanlar: Ölüm Karinesi ve Mülki Amir Emriyle Ölüm Kaydı

Afetlerde bazı kişilerin cesedine ulaşılamaz; sel suları denize sürükleyebilir, enkaz altında kimlik tespiti mümkün olmayabilir. Kanun bu durum için ölüm karinesini öngörür: bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır (TMK m.31). Bu durumda o yerin en büyük mülki amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşürülür; bununla birlikte her ilgili, bu kişinin ölü veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava edebilir (TMK m.44).

Başvurunun usulü Nüfus Hizmetleri Kanununda düzenlenmiştir. Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile müracaat edilen yerin mülki idare amirinin emri ile ölüm tutanağı düzenlenerek ölüm olayı işlenir. Bunun için kişinin alt veya üst soyundan birinin ya da kardeşlerinin, bunlar yoksa mirasçılarının dilekçe ile başvurarak olayı belgelendirmesi ya da yetkili makamların durumu resmî bir yazıyla nüfus müdürlüğüne bildirmesi gerekir. Dilekçeye ekli belgeler ve gerektiğinde nüfus müdürlüğünce yaptırılacak soruşturma, olayın doğruluğunu ve kişinin olay sırasında orada bulunduğunu kanıtlamaya yeterli görülürse mülki idare amirinin emriyle ölüm kaydı düşülür (5490 m.32).

Ölüm karinesinin en önemli avantajı hızdır. Gaiplikte en az bir yıl beklemek ve ardından en az altı aylık ilân süresini tamamlamak gerekirken, ölüm karinesinde koşullar belgelenebiliyorsa ölüm kaydı mahkemeye gitmeden düşülebilir. Bunun için kişinin afet anında afet yerinde bulunduğunu gösteren deliller belirleyicidir: kişinin o binada oturduğunu gösteren yerleşim yeri kaydı, afetten hemen önce yapılan telefon görüşmeleri ve baz istasyonu bilgileri, komşu ve tanık beyanları, AFAD ve kolluk tutanakları, sel hâlinde aracın veya eşyaların bulunduğu yer. Aşağıda bu başvuru için bir dilekçe örneği yer almaktadır.

Ölüm Karinesi Uygulanamıyorsa: Gaiplik Kararı

Kişinin afet yerinde bulunduğu kesin değilse, örneğin afet sırasında evde mi yoksa yolda mı olduğu bilinmiyorsa, ölüm karinesi uygulanamaz. Bu durumda gaiplik yoluna gidilir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir (TMK m.32). Gaiplik kararının istenebilmesi için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl geçmiş olması gerekir; mahkeme bilgi sahibi olanları ilânla çağırır ve bu süre ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır (TMK m.33). Kişi ilân süresi dolmadan ortaya çıkar, kendisinden haber alınır veya öldüğü tarih tespit edilirse istem düşer (TMK m.34). İlândan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır; karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği günden başlayarak hüküm doğurur (TMK m.35). Gaiplik kararı çekişmesiz yargı işidir ve görevli mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.382/2-a, 383); uygulamada asliye hukuk mahkemesini görevli gören kararlar da bulunduğundan başvurudan önce yerel uygulamanın teyit edilmesi yerinde olur. yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.32). Gaiplik kararları mahkemelerce on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirilir (5490 m.34).

Gaiplik kararı mirası hemen ve kesin olarak mirasçılara bırakmaz. Gaipliğine karar verilen kimsenin mirasçıları, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadır. Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda tereke mallarının tesliminden itibaren beş yıl için gösterilir (TMK m.584). Gaip ortaya çıkarsa, malları teslim alanlar zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür (TMK m.585). Gaiplik davası için gaiplik kararı talebi dilekçesi, gaipliğin miras üzerindeki etkileri için gaiplik ve mirasın açılması, evlilik bakımından sonuçları için gaiplik nedeniyle evliliğin feshi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Kayıp kişi aynı zamanda bir başkasının mirasçısıysa ayrı bir kural uygulanır. Ortada bulunmayan ve mirasın açıldığı anda sağ olup olmadığı ispat edilemeyen mirasçının miras payı resmen yönetilir; o kişinin sağ olmaması hâlinde payı kendilerine kalacak olanlar, gaiplik usulüne uyarak onun gaipliğine karar verilmesini ve payın kendilerine teslimini isteyebilir (TMK m.586). Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe bir miras düşerse, ayrıca gaiplik kararı almaksızın bu payın teslimini isteyebilir (TMK m.587).

Ölüm karinesi ile gaiplik arasındaki farklar

KonuÖlüm karinesiGaiplikDayanak
Ne zaman uygulanır?Kişi ölümüne kesin gözle bakılan bir durumda kaybolmuşsaÖlüm kuvvetle muhtemel ama kesin değilseTMK m.31, 32
Kim karar verir?Mülki idare amiri (kaymakam veya vali)Sulh hukuk mahkemesi (çekişmesiz yargı)TMK m.44; 5490 m.32; HMK m.382, 383
Ne kadar beklenir?Bekleme süresi yok; belgelendirme yeterliÖlüm tehlikesinden en az 1 yıl ve en az 6 aylık ilânTMK m.33
Ölüm tarihiOlayın tarihiÖlüm tehlikesinin gerçekleştiği günTMK m.35
Mirasın teslimiÖlüm kaydıyla genel kurallara göreGüvence karşılığı; ölüm tehlikesinde 5 yılTMK m.584
Kişi sağ çıkarsaKayıt mahkeme kararıyla düzeltilirMallar geri verilirTMK m.44, 585

Mirasçılık Belgesi: Birden Fazla Ölümde Sıra ve Belgeler

Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir; mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598). Afette birden fazla aile bireyi öldüğünde her ölen için ayrı mirasçılık belgesi alınması gerekir ve belgelerin içeriği ölüm sırasına göre değişir. Nüfus kayıtlarında ölüm saatleri aynı görünüyorsa noterlik veya mahkeme birlikte ölüm karinesini esas alır. Ölüm sırası hakkında uyuşmazlık varsa, örneğin bir taraf önce ölen eşin diğerine mirasçı olduğunu ileri sürüyorsa, noterlik yerine mahkemeden belge istenmesi veya kesinleşmiş belgeye karşı iptal davası açılması gündeme gelir. Mirasçılık belgesinin alınma yolları ve e-Devlet sorgulaması veraset ilamı, başvuru metni veraset ilamı talep dilekçesi yazılarımızda anlatılmıştır.

Nüfus kaydındaki ölüm tarihi veya saati gerçeği yansıtmıyorsa, mirasçılık belgesi de yanlış düzenlenir. Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen kişiler tarafından yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve nüfus müdürü veya görevlendireceği memur huzuruyla görülür (5490 m.36). Ölüm sırasının ispatına dayanan bir miras uyuşmazlığında kayıt düzeltme davası, mirasçılık belgesi uyuşmazlığından önce veya onunla birlikte değerlendirilmelidir. Nüfus kaydı hatalarının mirasa etkisi için nüfus kaydındaki hata mirası kilitledi ve nüfus kaydı düzeltme dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Mirasın Reddi: Afetten Sonra Üç Aylık Süre Nasıl İşler?

Afette hayatını kaybeden kişinin kredi, kart veya ticari borçları bulunabilir. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir; ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605). Miras üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (TMK m.606). Afetlerde ölüm haberinin geç alınması, cesedin geç bulunması veya ölüm kaydının mülki amir emriyle sonradan düşülmesi hâlinde sürenin başlangıcı da buna göre ileri kayabilir.

Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir (TMK m.615). Afet nedeniyle evini, belgelerini ve geçim kaynağını kaybeden, başka bir şehre yerleşmek zorunda kalan veya yaralanarak tedavi gören mirasçılar için bu hüküm önemli bir güvencedir. Birlikte ölüm karinesi burada da sonuç doğurur: aynı anda ölmüş sayılan eş mirasçı olmadığından, borçlu terekenin mirasçıları çocuklar veya ana-baba olur ve ret kararını onlar verir. Mirasın reddi ve hükmen ret için mirasın reddi: gerçek ret ve hükmen ret, süre ve masraflar için reddi miras ne kadar sürer, dava metni için mirasın hükmen reddi dava dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Hayat Sigortası, DASK ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Mirasa Dâhil mi?

Afetten sonra ailelere ödenen paraların hepsi mirasın parçası değildir ve bu ayrım hem paylaşım hem de mirasın reddi bakımından önemlidir. Ölüm rizikosuna karşı yapılan hayat sigortalarında lehtar atanmışsa sigorta bedeli lehtara aittir. Birden fazla kişi payları belirtilmeksizin lehtar olarak atanmışsa hepsi eşit oranda hak sahibidir ve mirasın reddi veya mirastan vazgeçme lehtarın hakkı üzerinde etkili olmaz; lehtar belirtilmemişse sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapıldığı kabul olunur (TTK m.1494). Lehtarın sigortacıya karşı istem hakkını kazanamaması hâlinde bu hak sigorta ettirene, onun da ölmüş olması hâlinde mirasçılarına geçer (TTK m.1495). Lehtar olarak gösterilen eş sigortalıyla aynı anda öldüyse, istem hakkını kazanamamış sayılır ve sigorta bedeli sigorta ettirenin mirasçılarına geçer.

Destekten yoksun kalma tazminatı ise mirastan değil, ölenin sağladığı destekten doğar ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kendi hakkıdır (TBK m.53). Bu nedenle mirası reddeden eş veya çocuk da bu tazminatı isteyebilir ve tazminat terekenin borçlarına karşılık alınamaz. Ayrımı tazminat mirasa dâhil mi yazımızda anlattık. Hasarlı binanın DASK tazminatı ise malikin malvarlığına ait bir alacaktır; malik öldüyse bu alacak terekeye girer ve mirasçılara geçer. Bu nedenle borçlu bir terekede mirasın reddi kararı verilirken DASK ve konut sigortası tazminatının da terekenin aktifine gireceği hesaba katılmalıdır. Kredi borçlarına bağlı kredi hayat sigortaları için ölen kişinin kredi borcu ve kredi hayat sigortası, miras kalan taşınmazdaki hasar için miras kalan taşınmazda hasar ve DASK yazılarımıza bakabilirsiniz.

Afetten sonra ödenen paralar: mirasa dâhil mi?

ÖdemeMirasa dâhil mi?Mirası reddeden alabilir mi?Dayanak
Hayat sigortası (lehtar atanmış)Hayır; lehtarın kendi hakkıEvetTTK m.1494/1
Hayat sigortası (lehtar belirtilmemiş)Sigorta ettirenin mirasçıları lehineSözleşmenin yorumuna göreTTK m.1494/2
Lehtar sigortalıyla aynı anda öldüHak sigorta ettirenin mirasçılarına geçerMirasçı sıfatına bağlıTTK m.1495; TMK m.29
Destekten yoksun kalma tazminatıHayır; destek alanın kendi hakkıEvetTBK m.53
DASK ve konut sigortası tazminatıEvet; malikin alacağı terekeye girerHayırTMK m.599 vd.
Ölenin banka hesapları ve alacaklarıEvetHayırTMK m.599 vd.

Anne ve Babasını Kaybeden Çocuklar: Vesayet

Afette anne ve babasını kaybeden çocuklar, hem mirasçı hem de korunması gereken küçükler olarak ayrı bir dikkat gerektirir. Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır; görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren böyle bir hâlin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m.404). Vesayet makamı bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar (TMK m.413); haklı sebepler engel olmadıkça vesayet altına alınacak kişinin yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olması kaydıyla bu göreve atar ve bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur (TMK m.414).

Çocuğa kalan miras, vasi tarafından vesayet makamının denetimi altında yönetilir. Mirasın paylaşılması, taşınmazların satışı veya mirasın reddi gibi önemli işlemler için vesayet makamının izni gerekir; izin alınmadan yapılan paylaşım ve tapu işlemleri sonradan sorun çıkarabilir. Bu konuyu mirasçılardan biri çocuk: vesayet izni yazımızda ele aldık. Afette büyükanne veya büyükbabası, amcası veya teyzesi yanında kalan çocuk için vasi atanması talebinin bir an önce yapılması, hem çocuğun bakımı hem de miras ve tazminat haklarının takibi bakımından gereklidir.

Mirasçılar Bilinmiyor veya Ortada Yoksa: Terekenin Korunması

Afetten sonra mirasçıların bir kısmı yaralı, bir kısmı kayıp veya başka şehirde olabilir; terekedeki eşya ve değerler ise hasarlı binada korumasız kalabilir. Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re’sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır; bu önlemler özellikle terekenin yazımına, mühürlenmesine, resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüşse o yerin sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine bildirir ve ölüm yerindeki malların korunması için gerekli önlemleri alır (TMK m.589).

Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması ve temsilci de bırakmaması, mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden hiçbirinin mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamaması veya mirasçıların tamamının bilinmemesi hâllerinde sulh hâkimi re’sen mirasın resmen yönetilmesine karar verir (TMK m.592). Ailenin tamamının hayatını kaybettiği ve büyük ana ve büyük baba zümresine kadar hiç mirasçının bulunmadığı istisnai durumlarda ise mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer (TMK m.501). Bu konu mirasçısız ölüm ve sahipsiz mallar yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Veraset ve İntikal Vergisi ve Diğer Süreler

Miras yoluyla geçen mallar için veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilir. Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’deyse beyanname ölüm tarihini izleyen dört ay içinde verilir; gaiplik hâlinde süre, gaiplik kararının ölüm siciline kaydolunduğu tarihi izleyen bir aydır (7338 m.9). Gaip mirasçı veya gaip mirasbırakan sonradan ortaya çıkarsa vergi buna göre düzeltilir (7338 m.21). Yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak derecedeyse mücbir sebep sayılır ve mücbir sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez (VUK m.13, 15). Afet bölgesi için Hazine ve Maliye Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hâli de bu beyanname süresini etkiler.

Afette ölenlerin mirasında süreler

İşlemSüreBaşlangıçDayanak
Mirasın reddi3 ay; önemli sebeple uzatılabilirÖlümün öğrenilmesiTMK m.606, 615
Gaiplik istemiEn az 1 yıl beklemek gerekirÖlüm tehlikesiTMK m.33
Gaiplik ilânıEn az 6 ayİlk ilânTMK m.33
Gaibin mirasında güvence5 yıl (ölüm tehlikesinde)Tereke mallarının teslimiTMK m.584
Veraset ve intikal vergisi beyannamesi4 ay (yurt içi)Ölüm tarihi7338 m.9/1-a
Gaiplikte vergi beyannamesi1 ayGaiplik kararının ölüm siciline kaydı7338 m.9/1-c
Ölüme bağlı tasarrufa itiraz (atanmış mirasçı belgesi için)1 ayTasarrufun bildirilmesiTMK m.598/2

Afetin diğer sonuçları da mirasçıları ilgilendirir. Hasarlı veya yıkılmış binada devlet yardımı ve hak sahipliği başvurusu, aile esasına göre değerlendirildiğinden, ailenin tamamının hayatını kaybettiği durumlarda mirasçıların başvuru imkânı idareyle birlikte değerlendirilmeli ve başvuru mirasçılık belgesiyle yapılmalıdır. Hak sahipliğinin şartları afet hak sahipliği, DASK tazminatı DASK rehberi yazılarımızda anlatılmıştır.

Cesedi Bulunamayan Yakın İçin Ölüm Kaydı Düşülmesi Talep Dilekçesi Örneği (TMK m.31, 44; 5490 m.32)

Aşağıdaki örnek, afet anında evinde bulunduğu bilinen ancak cesedine ulaşılamayan bir yakın için ölüm kaydı düşülmesi talebiyle hazırlanmıştır. Dilekçe, kişinin alt veya üst soyundan biri, kardeşi ya da bunlar yoksa mirasçısı tarafından verilebilir. Başvuru kaymakamlığa veya valiliğe, nüfus müdürlüğü aracılığıyla yapılır. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi bilgilerinizle doldurun ve olayı belgeleyen her türlü belgeyi ekleyin.

[İLÇE] KAYMAKAMLIĞINA

([İlçe] Nüfus Müdürlüğü aracılığıyla)

BAŞVURAN: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres], [Telefon]

KAYIP KİŞİ: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], Doğum tarihi: [ ], Son yerleşim yeri: [Adres]

BAŞVURANIN KAYIP KİŞİYE YAKINLIĞI: [Oğlu / Kızı / Annesi / Kardeşi]

KONU: [Tarih] tarihli [deprem / sel / yangın / heyelan] sırasında ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren koşullar içinde kaybolan yakınım için ölüm kaydı düşülmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

Yakınım [Ad Soyad], [tarih] günü saat [ ] sularında meydana gelen [afet] sırasında [adres] adresindeki evinde bulunmaktaydı. Bina [tamamen yıkılmış / sel suları tarafından sürüklenmiş / yanarak çökmüştür]. Arama kurtarma çalışmaları [tarih] tarihinde sona ermiş, yakınımın cesedine ulaşılamamıştır. Aynı binada bulunan [ ] kişinin cesedi enkazdan çıkarılmış, yakınımdan ise o tarihten bu yana hiçbir haber alınamamıştır.

1. Yakınımın ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durum (TMK m.31)

Kanun, bir kimsenin ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolması hâlinde, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılacağını öngörmektedir. Yakınımın afet anında binada bulunduğu; afetten [ ] dakika önce kendisiyle yaptığım telefon görüşmesi, baz istasyonu kayıtları, komşularımız [Ad Soyad] ve [Ad Soyad]’ın beyanları ve [AFAD / kolluk] tarafından düzenlenen [tarih] tarihli tutanakla sabittir. Binanın [tamamen çökmesi / sel suyuyla sürüklenmesi] ve arama kurtarma çalışmalarının sonuçlanmış olması, yakınımın hayatta kalma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Yakınımın afetten sonra herhangi bir hastaneye kaldırıldığına, bir yerde barındırıldığına veya kendisinden haber alındığına ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır.

2. Ölüm kaydının mülki idare amirinin emriyle düşülmesi gerektiği (TMK m.44; 5490 sayılı Kanun m.32)

Kanun, bu durumda o yerin en büyük mülki amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşüleceğini; başvurunun kişinin alt veya üst soyundan birinin ya da kardeşlerinin dilekçesiyle yapılabileceğini ve sunulan belgeler ile gerektiğinde nüfus müdürlüğünce yaptırılacak soruşturmanın olayın doğruluğunu ve kişinin olay sırasında orada bulunduğunu kanıtlamaya yeterli görülmesi hâlinde ölüm kaydının düşüleceğini düzenlemektedir. Ekte sunduğum belgeler bu iki hususu açıkça ortaya koymaktadır. Gerekli görülmesi hâlinde tanıkların dinlenmesi için nüfus müdürlüğünce soruşturma yapılmasını da talep ederim.

3. Ölüm kaydının gecikmesinin doğuracağı hak kayıpları (TMK m.575, 598)

Ölüm kaydı düşülmedikçe yakınımın mirası açılmış sayılamamakta, mirasçılık belgesi alınamamakta, banka hesapları ve taşınmazları üzerinde işlem yapılamamakta, küçük yaştaki çocukları için vesayet işlemleri başlatılamamaktadır. Gaiplik yolu en az bir yıllık bekleme ve altı aylık ilân süresi gerektirdiğinden, ölüm karinesinin koşulları gerçekleşmişken bu yola başvurulması ailemizin mağduriyetini uzatacaktır. Ölüm tarihinin olay tarihi olan [tarih] olarak kaydedilmesi de mirasın doğru belirlenmesi için gereklidir.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıklanan nedenlerle; yakınım [Ad Soyad] hakkında ölüm tutanağı düzenlenerek [tarih] ölüm tarihiyle nüfus kütüğüne ölüm kaydı düşülmesine emir verilmesini, gerekli görülmesi hâlinde nüfus müdürlüğünce soruşturma yapılmasını saygılarımla talep ederim.

[Tarih]

[Ad Soyad, imza]

EKLER: Başvuranın kimlik fotokopisi; kayıp kişinin yerleşim yeri belgesi; nüfus kayıt örneği; AFAD veya kolluk tutanağı; arama kurtarma çalışmalarının sona erdiğine ilişkin yazı veya ilan; telefon görüşme dökümü; tanık bilgileri ve yazılı beyanları; binanın yıkıldığını gösteren fotoğraflar ve basın haberleri.

Ölüm kaydı düşülmesi talebi reddedilirse veya kişinin olay yerinde bulunduğu yeterince belgelenemezse, mahkemeden kişinin ölü olduğunun tespiti istenebilir (TMK m.44) ya da şartları gerçekleştiğinde gaiplik kararı istenebilir (TMK m.32).

Afette Birden Fazla Yakınını Kaybedenler İçin Kontrol Listesi

  • Her yakınınızın ölüm belgesini ve nüfus kaydındaki ölüm tarihi ile saatini kontrol edin; hatalıysa kayıt düzeltme yolunu değerlendirin (5490 m.36).
  • Ölüm sırasını gösterebilecek hastane, kurtarma, otopsi ve telefon kayıtlarını erken toplayın (TMK m.29, 30).
  • Cesedi bulunamayan yakınlar için mülki amire ölüm kaydı başvurusu yapın; olmazsa gaiplik yolunu izleyin (TMK m.31, 32, 44).
  • Her ölen için ayrı mirasçılık belgesi alın; ölüm sırası tartışmalıysa mahkemeden belge isteyin (TMK m.598).
  • Ölenlerin borçlarını araştırın; terekenin borca batık olma ihtimali varsa üç aylık ret süresini kaçırmayın veya süre uzatımı isteyin (TMK m.606, 615).
  • Eşler aynı anda öldüyse mal rejimi tasfiyesini ve katılma alacağını ayrıca hesaplayın (TMK m.225, 236).
  • Hayat sigortası poliçelerini ve lehtarları kontrol edin; destekten yoksun kalma tazminatını mirastan ayrı değerlendirin (TTK m.1494; TBK m.53).
  • Anne ve babasını kaybeden çocuklar için vasi atanmasını isteyin (TMK m.404, 414).
  • Veraset ve intikal vergisi beyanname süresini ve afet bölgesi için ilan edilen mücbir sebep hâlini takip edin (7338 m.9; VUK m.15).

Hukukçular Evi Afette Ölenlerin Miras Dosyalarında Ne Yapar?

Afette birden fazla aile bireyinin hayatını kaybettiği dosyalarda önce ölüm sırasını gösteren bütün kayıtları topluyor, nüfus kayıtlarındaki tarih ve saatleri kontrol ediyor, gerekirse kayıt düzeltme davası açıyoruz. Cesedi bulunamayan yakınlar için mülki amire ölüm kaydı başvurusunu hazırlıyor, olmazsa gaiplik davasını açıyoruz. Her ölen için mirasçılık belgesini doğru sırayla alıyor, eşler aynı anda öldüyse mal rejimi tasfiyesini ayrıca hesaplıyor, borçlu terekelerde mirasın reddi süresini ve gerekirse süre uzatımını takip ediyoruz. Anne ve babasını kaybeden çocuklar için vasi atanmasını ve vesayet izinlerini sağlıyor, destekten yoksun kalma tazminatı ile DASK ve sigorta tazminatlarını aynı dosyada yürütüyoruz. Belgelerinizi 0554 648 37 15 numaralı hattımıza WhatsApp üzerinden gönderebilirsiniz.

Miras hukukunun genel çerçevesi için Miras Hukuku Rehberi, kardeşler arasındaki paylaşım için kardeşler arası miras paylaşımı, uzun süredir haber alınamayan mirasbırakan için mirasbırakan uzun süredir kayıp, selde hayatını kaybedenlerin yakınlarının tazminat hakları için selde hayatını kaybedenlerin yakınları yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Depremde aynı anda ölen eşler birbirine mirasçı olur mu?

Hayır. Hangisinin önce öldüğü ispat edilemezse ikisi de aynı anda ölmüş sayılır (TMK m.29). Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak gerektiğinden (TMK m.580) eşler birbirine mirasçı olamaz; her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer.

Kimin önce öldüğünü nasıl ispat ederim?

Doğum ve ölüm nüfus kayıtlarıyla ispat edilir; kayıt yoksa veya doğru değilse her türlü delil kullanılabilir (TMK m.30). Hastane ve acil servis kayıtları, enkazdan çıkarma tutanakları, otopsi raporları, telefon ve mesaj kayıtları ile tanık beyanları başlıca delillerdir. İspat yükü, sonra öldüğünü ileri süren taraftadır (TMK m.29).

Çocuksuz çift depremde öldü, mallar kime kalır?

Ölüm sırası ispat edilemezse her eşin mirası kendi anne ve babasına, onlar ölmüşse kardeşlerine geçer (TMK m.496). Bir eşin diğerinden sonra öldüğü ispat edilirse, önce ölenin mirasının yarısı sonra ölene, onun ölümüyle de sonra ölenin ailesine geçer (TMK m.499, 580).

Eşler birbirine mirasçı olmasa da evlilikte edinilen mallar paylaşılır mı?

Evet. Mal rejimi ölümle sona erer (TMK m.225) ve her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m.236). Bu nedenle eşlerin mirasçıları birbirinin terekesinden katılma alacağı isteyebilir.

Afette cesedi bulunamayan yakınım için ölüm kaydı nasıl yapılır?

Kişi ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir durumda kaybolduysa, cesedi bulunamasa bile ölmüş sayılır (TMK m.31). Alt veya üst soyundan biri, kardeşi ya da mirasçısı dilekçeyle başvurup olayı belgelerse, mülki idare amirinin emriyle ölüm kaydı düşülür (TMK m.44; 5490 m.32).

Ölüm karinesi ile gaiplik arasındaki fark nedir?

Ölüm karinesinde kişinin ölümüne kesin gözle bakılır ve mülki amir emriyle bekleme süresi olmaksızın ölü kaydı düşülür. Gaiplikte ölüm kuvvetle muhtemeldir ama kesin değildir; ölüm tehlikesinden en az bir yıl sonra mahkemeye başvurulur ve en az altı aylık ilân yapılır (TMK m.31-33, 44).

Gaiplik kararı verilen kişinin mirası hemen alınabilir mi?

Mirasçılar tereke mallarını teslim almadan önce, gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahipleri çıkarsa geri vereceklerine dair güvence göstermek zorundadır; ölüm tehlikesinde bu güvence teslimden itibaren beş yıl içindir (TMK m.584).

Afette ölen yakınımın borçları var; mirası ne zamana kadar reddedebilirim?

Üç ay içinde reddedebilirsiniz; süre ölümü öğrendiğiniz tarihten başlar (TMK m.606). Önemli sebepler varsa sulh hâkimi süreyi uzatabilir veya yeni süre verebilir (TMK m.615). Ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğu açıkça belliyse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605).

Hayat sigortası parası mirasa dâhil mi?

Lehtar atanmışsa sigorta bedeli lehtarın kendi hakkıdır ve mirası reddetmesi bu hakkı etkilemez; lehtar belirtilmemişse sözleşme sigorta ettirenin mirasçıları lehine yapılmış sayılır (TTK m.1494). Lehtar sigortalıyla aynı anda öldüyse hak sigorta ettirenin mirasçılarına geçer (TTK m.1495).

Destekten yoksun kalma tazminatı mirasın parçası mıdır?

Hayır. Bu tazminat ölenin desteğinden yoksun kalan kişinin kendi hakkıdır (TBK m.53). Mirası reddeden eş veya çocuk da isteyebilir ve terekenin alacaklıları bu tazminata başvuramaz.

Anne ve babasını depremde kaybeden çocuğa kim bakar?

Velâyet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m.404). Vesayet makamı haklı sebepler engel olmadıkça çocuğun yakın hısımlarından birini vasi olarak atar ve yerleşim yerinin yakınlığı ile kişisel ilişkileri gözetir (TMK m.414).

Ailenin tamamı öldüyse mallar devlete mi geçer?

Ancak büyük ana ve büyük baba zümresi dâhil hiçbir yasal mirasçı yoksa. Büyük ana ve büyük babalar ile onların altsoyu da mirasçıdır (TMK m.497). Hiç mirasçı bulunmazsa miras Devlete geçer (TMK m.501).

Veraset ve intikal vergisi beyannamesi ne zaman verilir?

Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mirasçılar Türkiye’deyse ölüm tarihini izleyen dört ay içinde; gaiplik hâlinde gaiplik kararının ölüm siciline kaydını izleyen bir ay içinde verilir (7338 m.9). Afet mücbir sebep sayılıyorsa süreler işlemez (VUK m.13, 15).

Nüfus kaydında yakınlarımın ölüm saatleri yanlış yazılmış; ne yapmalıyım?

Kayıt yanlışsa gerçek durum her türlü delille ispat edilebilir (TMK m.30). Kayıt düzeltme davası yerleşim yerinizdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 m.36). Ölüm sırası mirası etkiliyorsa bu dava mirasçılık belgesinden önce değerlendirilmelidir.


Afette ölen yakınlarınızın mirasını birlikte planlayalım

Ölüm sırası, ölüm kaydı, mirasçılık belgesi, mirasın reddi ve tazminat haklarınızı tek dosyada takip edelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Nüfus kayıtları, ölüm belgeleri ve terekeler üzerinden kimin mirasçı olduğunu ve hangi süreleri takip etmeniz gerektiğini birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15.

İletişime Geçin

Post by Av. Fatma Öztürk