Katılma Alacağı mı Miras Payı mı Önce Gelir? Sağ Kalan Eşin İki Ayrı Hakkı
03 Eylül 2026

Katılma Alacağı mı Miras Payı mı Önce Gelir? Sağ Kalan Eşin İki Ayrı Hakkı

Eş vefat ettiğinde sağ kalan eşin terekeden iki ayrı talebi vardır. Birincisi mal rejiminden doğan katılma alacağı, ikincisi mirasçılık sıfatından doğan miras payıdır. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; farklı hukuki temellere dayanır ve aralarında kesin bir sıra bulunur.

Bu rehberin dayandığı mevzuat

KanunMaddeDüzenlediği konu
4721 s. TMKm.225Mal rejiminin ölümle sona ermesi
4721 s. TMKm.236Artık değere katılma oranı
4721 s. TMKm.239Katılma alacağının ödenmesi
4721 s. TMKm.240Konut ve ev eşyası üzerinde intifa veya oturma hakkı
4721 s. TMKm.499Sağ kalan eşin yasal miras payı
4721 s. TMKm.506Saklı pay oranları
4721 s. TMKm.507Tasarruf edilebilir kısmın hesabı
4721 s. TMKm.599Külli halefiyet
4721 s. TMKm.605Mirasın reddi
4721 s. TMKm.641Mirasçıların sorumluluğu
4721 s. TMKm.652Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi
4721 s. TMKm.181Boşanma davası sürerken ölüm
6098 s. TBKm.146On yıllık zamanaşımı

İki hakkınızı da doğru sırayla talep edelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İki Hakkın Hukuki Temeli Farklıdır

Bu ayrım, tüm hesabın dayandığı temeldir. Katılma alacağı bir alacak hakkıdır ve kaynağı evlilik ilişkisidir. Miras payı ise mirasçılık sıfatından doğar ve kaynağı ölümdür.

İki hakkın karşılaştırması

ÖlçütKatılma alacağıMiras payı
KaynakMal rejimi (evlilik ilişkisi)Mirasçılık sıfatı
NiteliğiKişisel alacak hakkıKülli halefiyet
DayanakTMK m.202, 225-241TMK m.495-501, 499
Kime karşıÖlen eşin mirasçılarınaTerekeye
Görevli mahkemeAile mahkemesiSulh/asliye hukuk (niteliğine göre)
Zamanaşımı10 yıl (TBK m.146)Talebe göre özel süreler
Mirası reddedinceDevam ederSona erer
Mirastan çıkarılıncaDevam ederSona erer
Hesap sırasıÖnceSonra
Terekeye etkisiTerekenin borcuTerekenin paylaştırılması

Sıra Neden Önemli?

Sağ kalan eşin katılma alacağı, ölen eşin terekesinin borcudur. Terekenin borcu olduğu için, miras paylaştırılmadan önce terekeden düşülür.

Bunun üç sonucu vardır:

  1. Tereke küçülür. Katılma alacağı düşüldükten sonra kalan tutar, mirasçılar arasında paylaştırılacak net terekedir.
  2. Saklı paylar bu tutar üzerinden hesaplanır. TMK m.507 uyarınca tasarruf edilebilir kısım, borçlar düşüldükten sonraki mal varlığına göre bulunur. Yüksek bir katılma alacağı, tenkise esas terekeyi küçültür.
  3. Sağ kalan eş iki kez alır. Önce katılma alacağını, sonra kalan tereke üzerinden miras payını. İki hak birbirinden mahsup edilmez.

En sık yapılan hesap hatası

Katılma alacağının miras payından mahsup edileceğini varsaymak. Böyle bir mahsup yoktur. Sağ kalan eş katılma alacağını terekenin borcu olarak alır; kalan tereke üzerinden ayrıca miras payını alır. Bu hata, diğer mirasçıların paylarının olduğundan yüksek hesaplanmasına yol açar.

Sayısal Örnek

Koca vefat etmiştir. Geride eşi ve iki çocuğu kalmıştır. Mal rejimi tasfiyesi sonucunda sağ kalan eşin katılma alacağı 1.600.000 TL olarak belirlenmiştir. Kocanın ölüm tarihindeki mal varlığı (kişisel malları dâhil) 6.000.000 TL, cenaze ve diğer giderleri 100.000 TL’dir.

Katılma alacağı ve miras payının birlikte hesabı

AdımİşlemTutar
1Ölüm tarihindeki brüt mal varlığı6.000.000 TL
2Cenaze ve tereke giderleri (−)100.000 TL
3Sağ kalan eşin katılma alacağı (−)1.600.000 TL
4Net tereke4.300.000 TL
5Sağ kalan eşin miras payı (1/4)1.075.000 TL
6Çocukların payı (3/4, ikisine)3.225.000 TL (1.612.500 TL’şer)
7Sağ kalan eşin toplam alacağı1.600.000 + 1.075.000 = 2.675.000 TL

Görüldüğü gibi sağ kalan eş, 6.000.000 TL’lik mal varlığından toplam 2.675.000 TL almaktadır. Yalnızca miras payı hesaplansaydı 1.475.000 TL alacaktı. Aradaki 1.200.000 TL’lik fark, mal rejimi tasfiyesinin ihmal edilmesi hâlinde kaybedilecek tutardır.

Mirası Reddeden Eş: Kritik İmkân

Uygulamada en değerli sonuçlardan biri buradadır. Katılma alacağı mirasçılık sıfatından değil, evlilik ilişkisinden doğar. Bu nedenle mirası reddeden sağ kalan eş de katılma alacağını talep edebilir.

TMK m.605/1

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.

Borca batık terekelerde bu ayrım hayati önem taşır. Sağ kalan eş:

  • Mirası reddederek terekenin borçlarından sorumluluktan kurtulur (TMK m.641 karşısında korunur),
  • Buna karşılık mal rejiminden doğan katılma alacağını talep etmeye devam edebilir.

Aynı mantık mirastan çıkarma (ıskat) ve mirastan yoksunluk hâlleri için de geçerlidir: bunlar mirasçılık sıfatını etkiler, mal rejiminden doğan alacağı ortadan kaldırmaz.

Ret süresi kaçırılmasın

Mirasın reddi, TMK m.606 uyarınca yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlayarak üç ay içinde yapılır. Katılma alacağı için on yıllık süre varken, ret için yalnızca üç ay bulunması nedeniyle önce ret kararı verilmeli, alacak talebi sonra planlanmalıdır.

Borca batık terekede haklarınızı koruyalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ters Yön: Mirasçılar Sağ Kalan Eşten İsteyebilir mi?

Evet ve bu ihtimal uygulamada sıkça gözden kaçar.

TMK m.236/1

Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.

Madde, hakkı karşılıklı düzenler. Sağ kalan eşin artık değeri, ölen eşinkinden fazlaysa alacak ölen eşin mirasçıları lehine doğar. Bu hâlde katılma alacağı terekenin alacağı olur ve terekeyi büyütür.

Pratik senaryo: ölen eş uzun süre çalışmamış, sağ kalan eş ise evlilik içinde önemli bir mal varlığı edinmişse, mirasçılar sağ kalan eşten katılma alacağı talep edebilir. Bu talep de on yıllık zamanaşımına tabidir ve süresinde ileri sürülmelidir.

Artık değer karşılaştırmasına göre sonuç

DurumAlacaklıEtkisi
Ölen eşin artık değeri daha yüksekSağ kalan eşTereke küçülür
Sağ kalan eşin artık değeri daha yüksekÖlen eşin mirasçılarıTereke büyür
Artık değerler eşitTakas sonrası alacak doğmazTereke değişmez
Ölen eşin artık değeri sıfırÖlen eşin mirasçılarıTereke büyür
Sağ kalan eşin artık değeri sıfırSağ kalan eşTereke küçülür

Aile Konutu: İki Farklı Talep Yolu

Sağ kalan eşin konutta kalma talebi de iki ayrı hukuki temele dayanabilir. Hangisinin seçileceği sonucu değiştirir.

TMK m.240

Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmezse bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka bir düzenleme saklıdır. Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

TMK m.652

Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.

Aile konutu taleplerinin karşılaştırması

ÖlçütTMK m.240TMK m.652
DayanakMal rejimi tasfiyesiMiras paylaşımı
Neye mahsup edilirKatılma alacağınaMiras hakkına
Talep edilen hakİntifa veya oturma hakkıMülkiyet hakkı (kural)
Ev eşyasıMülkiyet hakkı istenebilirMülkiyet hakkı istenebilir
Bedel yetmezseBedel eklenirBedel eklenir
Görevli mahkemeAile mahkemesiSulh hukuk mahkemesi
Sözleşmeyle sınırlanabilir miEvet (mal rejimi sözleşmesi)Hayır

Uygulamada TMK m.652’ye dayanan talep daha güçlüdür; çünkü mülkiyet hakkı verir. Buna karşılık TMK m.240 yalnızca intifa veya oturma hakkı sağlar. Ancak katılma alacağı yüksek olduğunda m.240 yolu, konutun bedelsiz elde edilmesini mümkün kılabilir.

📄 İki Talebin Birlikte Planlanması — Yol Haritası Notu

MİRAS DOSYASI AÇILIŞ KONTROL NOTU
(Sağ kalan eş müvekkil için)

1. TARİHLERİ TESPİT ET
   [ ] Evlenme tarihi: .../.../....
       → 1.1.2002 ÖNCESİ ise 4722 s.K. m.10 uyarınca tasfiye ikiye bölünür
   [ ] Ölüm tarihi: .../.../....
       → Mal rejimi bu tarihte sona ermiştir (TMK m.225/1)
   [ ] Ölümü öğrenme tarihi: .../.../....
       → Mirasın reddi için 3 AY (TMK m.606)
       → Katılma alacağı için 10 YIL (TBK m.146)

2. TEREKENİN DURUMUNU BELİRLE
   [ ] Tereke borca batık mı?
       EVET → Mirası REDDET, katılma alacağını yine de talep et
       HAYIR → Hem katılma alacağı hem miras payı talep et

3. MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ ARAŞTIR
   [ ] Noterler Birliğinden sorgu yaptır
       → Katılma oranı değiştirilmiş mi (TMK m.237)?
       → TMK m.240 hakkı sınırlandırılmış mı?

4. MAL VARLIĞINI ÇIKAR (her iki eş için ayrı ayrı)
   [ ] TAKBİS — kayıtlı VE devredilmiş taşınmazlar
   [ ] Araç kayıtları — kayıtlı VE devredilmiş
   [ ] Banka hesapları, mevduat, kiralık kasa
   [ ] Şirket payları (MERSİS, ticaret sicili)
   [ ] Menkul kıymetler (MKK)
   [ ] SGK ve vergi gelir kayıtları

5. TMK m.229 KONTROLÜ
   [ ] Ölümden önceki 1 YIL içinde karşılıksız kazandırma var mı?
   [ ] Katılma alacağını azaltma kastıyla devir var mı?
   [ ] Varsa → devirden yararlanan üçüncü kişiye İHBAR edilecek

6. DAVALARI PLANLA
   [ ] Aile mahkemesi — mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı
       (HMK m.107 belirsiz alacak, faiz talebi yazılacak)
   [ ] Sulh/asliye hukuk — miras paylaşımı
       (mal rejimi sonucu bekletici mesele olacak)

7. AİLE KONUTU TALEBİNİ SEÇ
   [ ] TMK m.652 → miras hakkına mahsuben MÜLKİYET (daha güçlü)
   [ ] TMK m.240 → katılma alacağına mahsuben İNTİFA/OTURMA
   [ ] Katılma alacağı konutun değerini karşılıyorsa m.240 avantajlı olabilir

8. FAİZ VE TEMİNAT
   [ ] TMK m.239/son — tasfiyenin sona ermesinden itibaren faiz TALEP EDİLECEK
   [ ] Gerekiyorsa borçludan güvence istenecek

İki Davanın Yürütülmesi

Katılma alacağı davası aile mahkemesinde, miras paylaşımına ilişkin davalar ise niteliğine göre sulh veya asliye hukuk mahkemesinde görülür. İki dava ayrı ayrı açılır.

Uygulamada izlenen yol şudur:

  1. Önce mirasçılık belgesi alınır.
  2. Tereke borca batık görünüyorsa üç aylık süre içinde ret kararı verilir.
  3. Aile mahkemesinde mal rejimi tasfiyesi davası açılır.
  4. Miras paylaşımı davasında, mal rejimi sonucu bekletici mesele yapılır.
  5. Katılma alacağı kesinleştikten sonra net tereke belirlenir ve paylaşım yapılır.

Bu sıraya uyulmadığında, miras davası sonuçlandıktan sonra katılma alacağının ortaya çıkması, paylaşımın yeniden yapılmasını gerektirebilir.

Sağ Kalan Eşin Miras Payı: Zümreye Göre Değişir

Katılma alacağı hesaplanıp terekeden düşüldükten sonra sıra miras payına gelir. Sağ kalan eşin payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir.

TMK m.499

Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur: 1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri, 2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı, 3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.

Sağ kalan eşin miras ve saklı pay oranları

Birlikte mirasçı olduğu zümreEşin yasal miras payıEşin saklı payıDayanak
Altsoy (çocuk, torun)1/4Yasal payının tamamı (1/4)TMK m.499/1, m.506/3
Ana-baba zümresi1/2Yasal payının tamamı (1/2)TMK m.499/2, m.506/3
Büyük ana-baba zümresi3/4Yasal payının 3/4’ü (9/16)TMK m.499/3, m.506/3
Hiç kimse yokTerekenin tamamıTerekenin 3/4’üTMK m.499/3, m.506/3

Tablodan görüleceği üzere sağ kalan eş, altsoy ve ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı saklı paydır. Yani miras bırakan, vasiyetname ile dahi eşin payını azaltamaz. Bu, eşi güçlü bir konuma getirir.

Katılma Alacağının Tenkise Etkisi

Katılma alacağının terekeden düşülmesi, tenkis hesabını doğrudan etkiler. TMK m.507 uyarınca tasarruf edilebilir kısım, miras bırakanın ölüm günündeki mal varlığına göre hesaplanır ve borçlar bu mal varlığından indirilir.

Katılma alacağı terekenin borcu olduğundan, tenkise esas alınacak tereke katılma alacağı düşüldükten sonraki tutardır. Bunun iki yönlü sonucu vardır:

  • Saklı paylar küçülür. Tenkise esas tereke küçüldüğü için saklı pay sahiplerinin talep edebileceği tutar da azalır.
  • Tasarruf edilebilir kısım küçülür. Aynı sebeple, miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği kısım da daralır. Vasiyetname ile yapılan kazandırmalar daha kolay tenkise uğrar.

Bu nedenle tenkis davasında, mal rejimi tasfiyesinin sonucu beklenmeden yapılan hesaplar hatalıdır. Tenkis davası açan saklı pay sahibi, sağ kalan eşin katılma alacağının belirlenmesini talep etmelidir.

Vasiyet alacaklısı için uyarı

Miras bırakan vasiyetname ile üçüncü kişiye kazandırma yapmışsa, bu kazandırmanın sınırı tasarruf edilebilir kısımdır. Sağ kalan eşin katılma alacağı yüksekse tasarruf edilebilir kısım küçülür ve vasiyet kısmen veya tamamen tenkise uğrayabilir. Vasiyetnamenin tenfizini isteyen kişi, mal rejimi tasfiyesinin sonucunu takip etmelidir.

İspat: Hangi Tarafta Ne Var?

İki talep farklı ispat konuları içerir. Dosya hazırlığı buna göre yapılmalıdır.

İspat yükünün dağılımı

Konuİspat yükü kimdeNe sunulur
Malın kişisel mal olduğuİddia eden taraftaTapu tarihi, veraset ilamı, bağış belgesi
Malın edinilmiş olduğuİspat gerekmez (asıl)TMK m.222/son karinesi
Denkleştirme alacağıİddia eden taraftaÖdeme kayıtları, banka hareketleri
Katılma alacağını azaltma kastıİddia eden taraftaDevir tarihi, devralanın kimliği, bedel
Son bir yıldaki karşılıksız kazandırmaİddia eden taraftaTapu ve banka kayıtları
Mirasçılık sıfatıİddia eden taraftaMirasçılık belgesi, nüfus kaydı
Tereke borçlarıİddia eden taraftaBorç belgeleri, icra dosyaları
Mal rejimi sözleşmesi varlığıİddia eden taraftaNoter kaydı

Uygulamada en kritik olan, TMK m.222/son’daki karinedir: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu karine, katılma alacağı talep eden taraf lehinedir. Karşı taraf, malın miras yoluyla geldiğini veya evlilikten önce edinildiğini belgelemek zorundadır.

Bu belgelendirme çoğu zaman kolaydır: tapu kaydındaki edinme tarihi ve edinme sebebi (satış, miras, bağış) doğrudan görülür. Zorluk, kişisel malın satılıp yerine yeni bir mal alındığı hâllerde ortaya çıkar. Bu durumda paranın izinin sürülmesi gerekir ve banka kayıtları belirleyici olur.

Üçüncü Kişilere Karşı Dava: TMK m.241

Tereke, katılma alacağını karşılamaya yetmeyebilir. Ölen eş, mal varlığını sağlığında üçüncü kişilere devretmiş olabilir. Kanun bu ihtimal için özel bir yol açar.

TMK m.241

Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir. Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Bu hüküm, katılma alacağının tahsilini güvence altına alır. Ancak süreleri diğer taleplerden çok daha kısadır ve hak düşürücü niteliktedir.

Süre karşılaştırması

TalepSüreBaşlangıçNiteliği
Katılma alacağı (eşe/mirasçılara karşı)10 yılTasfiyeZamanaşımı (def’i)
Üçüncü kişiye karşı dava (TMK m.241)1 yılHakkın zedelendiğinin öğrenilmesiHak düşürücü
Üçüncü kişiye karşı dava (TMK m.241)5 yılMal rejiminin sona ermesiHak düşürücü
Mirasın reddi3 ayÖlümün öğrenilmesiHak düşürücü
Tenkis1 yıl / 10 yılÖğrenme / mirasın açılmasıHak düşürücü

Beş yıllık dış sınır

Katılma alacağı için on yıllık süre olması, üçüncü kişilere karşı dava için de zaman olduğu anlamına gelmez. TMK m.241 uyarınca mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle bu dava hakkı düşer. Ölen eşin mal varlığını üçüncü kişilere devretmiş olması ihtimali varsa, tereke araştırması ölümün hemen ardından yapılmalıdır.

Davanın işleyişi şu şekildedir:

  1. Önce borçlu eşin mal varlığı veya terekesi tasfiye edilir.
  2. Katılma alacağının karşılanamayan kısmı belirlenir.
  3. TMK m.229 kapsamında edinilmiş mallara eklenmesi gereken karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı, eksik kalan miktarla sınırlı olarak dava açılır.

Dava, kazandırmanın tamamı için değil yalnızca açık kalan tutar için açılabilir. Bu nedenle önce tasfiyenin sonucunun belirlenmesi gerekir; ancak beş yıllık süre bu süreçten bağımsız işlemeye devam eder. Uygulamada çözüm, tasfiye davası devam ederken üçüncü kişiye karşı davanın da süresinde açılıp bekletici mesele yapılmasıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Katılma alacağını miras payından mahsup etmek. Böyle bir mahsup yoktur; iki hak bağımsızdır.
  • Mirası reddedince alacaktan da vazgeçildiğini sanmak. Katılma alacağı mirasçılık sıfatından doğmaz; ret bu hakkı etkilemez.
  • Ters yöndeki talebi hesaba katmamak. Sağ kalan eşin artık değeri yüksekse alacak mirasçılar lehine doğar.
  • Miras davasını önce sonuçlandırmak. Katılma alacağı belirlenmeden net tereke bulunamaz.
  • Aile konutu talebinde yanlış maddeye dayanmak. TMK m.652 mülkiyet, TMK m.240 intifa veya oturma hakkı verir.
  • Mal rejimi sözleşmesini araştırmamak. Katılma oranı değiştirilmiş olabilir; noterden sorgulanmalıdır.
  • Üç aylık ret süresini kaçırmak. Borca batık terekede en kritik süre budur.

Sıkça Sorulan Sorular

Sağ kalan eşin kaç ayrı hakkı vardır?

İki ayrı hakkı vardır. Birincisi mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağıdır ve bir alacak hakkıdır. İkincisi mirasçılık sıfatından doğan miras payıdır. Bunlar birbirinin alternatifi değil, birbirinden bağımsız iki taleptir.

Hangisi önce hesaplanır?

Önce mal rejimi tasfiye edilir. Sağ kalan eşin katılma alacağı, ölen eşin terekesinin borcudur ve miras paylaştırılmadan önce terekeden düşülür. Bu sıra bozulursa tüm mirasçıların payları hatalı hesaplanır.

Katılma alacağı miras payından düşülür mü?

Hayır. Katılma alacağı miras payından mahsup edilmez. Sağ kalan eş, önce katılma alacağını terekeden alır; kalan tereke üzerinden ayrıca miras payını alır. İki hak birbirini azaltmaz.

Mirası reddeden eş katılma alacağı isteyebilir mi?

Evet. Mirasın reddi, mirasçılık sıfatını sona erdirir; ancak katılma alacağı mirasçılık sıfatından değil, evlilik ilişkisinden doğar. Bu nedenle mirası reddeden sağ kalan eş de katılma alacağını talep edebilir. Bu, borca batık terekelerde önemli bir imkândır.

Mirastan çıkarılan eş katılma alacağı alabilir mi?

Alabilir. Mirastan çıkarma (ıskat) mirasçılık sıfatını etkiler; mal rejiminden doğan alacağı ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde mirastan yoksunluk hâlleri de katılma alacağını sona erdirmez.

Hangi mahkemeler görevlidir?

Mal rejiminin tasfiyesi davası aile mahkemesinde, miras paylaşımına ilişkin davalar ise niteliğine göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesinde görülür. İki dava ayrı ayrı açılır.

Katılma alacağı davası kime karşı açılır?

Sağ kalan eş, ölen eşin diğer mirasçılarına karşı açar. Tersi de mümkündür: ölen eşin mirasçıları, sağ kalan eşe karşı ölen eşin katılma alacağı için dava açabilir. Bu ikinci ihtimal uygulamada sık gözden kaçar.

Ölen eşin mirasçıları da katılma alacağı isteyebilir mi?

Evet. TMK m.236/1 her eş veya mirasçılarının diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olduğunu düzenler. Sağ kalan eşin artık değeri, ölen eşinkinden fazlaysa alacak mirasçılar lehine doğar.

Katılma alacağı saklı payı etkiler mi?

Doğrudan etkiler. Katılma alacağı terekeden düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden saklı paylar hesaplanır. Yüksek bir katılma alacağı, tenkise esas terekeyi küçültür.

Katılma alacağı tereke borcu olarak nasıl sıralanır?

Terekenin adi borçlarından biridir. Cenaze giderleri, tereke yazım giderleri ve TMK m.507/2’de sayılan üç aylık geçim giderleri gibi kalemlerle birlikte terekeden indirilir.

İki dava aynı anda açılabilir mi?

Açılabilir; ancak uygulamada miras davasında mal rejimi tasfiyesi sonucu bekletici mesele yapılır. Katılma alacağı belirlenmeden tereke net olarak hesaplanamayacağı için bu bekleme çoğu zaman kaçınılmazdır.

Zamanaşımı süreleri farklı mı?

Evet. Katılma alacağı TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Miras hukukundan doğan talepler ise kendi özel sürelerine tabidir; örneğin tenkis TMK m.571’de bir yıl ve on yıllık hak düşürücü sürelere bağlıdır.

Aile konutu hangi hakka dayanılarak istenir?

İki ayrı dayanak vardır. TMK m.240 uyarınca sağ kalan eş, katılma alacağına mahsup edilmek üzere konut üzerinde intifa veya oturma hakkı isteyebilir. TMK m.652 uyarınca ise miras paylaşımında konutun kendisine özgülenmesini talep edebilir. İkisi farklı taleplerdir.

Boşanma davası sürerken eş ölürse hangisi uygulanır?

Boşanma kararı kesinleşmeden eş ölürse evlilik ölümle sona erer ve sağ kalan eş mirasçı olur. Ancak TMK m.181/2 uyarınca mirasçılar davaya devam edip diğer eşin kusurunu ispatlarsa, o eş mirasçı olamaz. Mal rejiminin sona erme anı bakımından TMK m.225/2 ayrıca değerlendirilir.

Miras dosyanız için Ankara’dan hukuki destek

📞 0554 648 37 15

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara


Post by Av. Fatma Öztürk