Depremde yıkılan veya ağır hasar gören bir binada hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlar ve malikler, binayı kurallara aykırı yapan ya da denetleyenlere karşı hem ceza hem tazminat yoluna başvurabilir. Yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşu, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri ve laboratuvar görevlileri, yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı ve kusurlu yapılmasından doğan hasardan kusurları oranında sorumludur; bu sorumluluk taşıyıcı sistem için yapı kullanma izninden itibaren on beş yıldır (4708 sayılı Kanun m.3). Ölümlerde failler hakkında taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür (TCK m.85); ruhsat veren ve denetim görevini yerine getirmeyen idareye karşı ise idari yargıda tazminat davası açılır (Anayasa m.125). Bu yazı sorumluları, ceza ve tazminat yollarını, süreleri ve dava dilekçesi örneğini kanun metinleri üzerinden anlatır. Dosyanız için Hukukçular Evi’ne 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
DASK ödemesi gerçek zararı karşılamadıysa: Hasar tespitine itiraz, 2026 tahkim sınırları ve bakiye tazminat dilekçesi için DASK eksik ödeme itiraz dilekçesi sayfamıza bakabilirsiniz.
Yakınlarınızı kaybettiyseniz: Aynı afette ölen aile bireylerinin birbirine mirasçı olup olmadığını, ölüm sırasının ispatını ve cesedi bulunamayanlar için ölüm kaydı başvurusunu depremde ve afette ölenlerin mirası rehberimizde anlattık.
Bu yazının dayanakları. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun m.3, 8 ve 9 (7579 sayılı Kanunla yapılan 2026 değişiklikleriyle); 3194 sayılı İmar Kanunu m.21, 28 ve 30; 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m.12; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.21, 22, 66, 85, 89 ve 184; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 ve 237; 4483 sayılı Kanun m.2 ve 3; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49, 53, 54, 55 (7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralarla), 56, 61, 69, 72, 74, 470, 474 ve 478; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.12 ve 73/A; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.16, 109, 334 ve 400; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257 ve 277; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu m.11; Anayasa m.125 ve 129; 2577 sayılı İYUK m.13.
Afetzedenin devlet yardımı, sigorta ve diğer hakları için Doğal Afet Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Deprem Mücbir Sebep midir? Neden Bazı Binalar Yıkılır?
Depremden sonra sorumluların ilk savunması çoğu zaman aynıdır: deprem öngörülemeyen ve karşı konulamayan bir doğa olayıdır, binanın yıkılması da bu olaydan kaynaklanmıştır. Bu savunma hukuken illiyet bağının kesildiği iddiasıdır. Ancak deprem kuşağında bulunan Türkiye’de, binaların depreme dayanıklı yapılması bir tercih değil, kanuni bir yükümlülüktür. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte İmar Kanununa, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek zorundadır (3194 sayılı Kanun m.28). Deprem yönetmelikleri de bu teknik kuralların merkezinde yer alır.
Bu nedenle bir binanın depremde yıkılması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Belirleyici soru, binanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe ve onaylı projesine uygun yapılıp yapılmadığı ve uygun yapılmış olsaydı aynı depremde yıkılıp yıkılmayacağıdır. Enkazdan alınan beton numunelerinin dayanımı, donatı demirlerinin çapı, sayısı ve etriye aralıkları, kolon ve kirişlerin projeye uygunluğu, zemin etüdünün yapılıp yapılmadığı ve sonradan kolon kesilip kesilmediği bu sorunun cevabını verir. Aynı sokakta benzer yaşta binalar ayakta kalırken yalnızca bir binanın yıkılmış olması da yapım kusurunu gösteren önemli bir karinedir. Yapı kusuru ispat edildiğinde deprem, zararın tek sebebi olmaktan çıkar; zarar, depremle birlikte kusurlu yapımın ortak sonucu sayılır ve sorumlular bu sonuçtan kurtulamaz.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından açılan soruşturmalar ve davalar, bu sorunun uygulamada nasıl tartışıldığını göstermiştir. Basına yansıyan dosyalarda savcılıkların müteahhitler, yapı denetim görevlileri ve belediyelerin imar birimlerinde çalışan kamu görevlileri hakkında çoğunlukla bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan ceza istediği, ailelerin ise olası kast talebinde bulunduğu ve bu talebin bazı dosyalarda reddedildiği görülmektedir. Bu tartışmanın hukuki çerçevesi aşağıda ayrıca ele alınmıştır.
Depremde Yıkılan Binada Kimler Sorumludur?
Bir binanın inşasında birbirinden ayrı görevleri bulunan çok sayıda kişi yer alır ve her birinin sorumluluğu kendi görev alanıyla sınırlıdır. Yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi, yapının ruhsat ve eklerine, fen, sanat ve sağlık kurallarına aykırı, eksik, hatalı ve kusurlu yapılmış olması nedeniyle ortaya çıkan yapı hasarından dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı kusurları oranında sorumludur (4708 m.3). Yapı denetim kuruluşlarının yöneticileri, ortakları, denetçi mimar ve mühendisleri ile proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi Kanunun uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından da sorumludur. 2026 yılında 7579 sayılı Kanunla beton üreticileri ile zemin ve temel etüt kuruluşları da denetim sistemine daha sıkı bağlanmış; karot deney sonuçlarının standardı sağlamaması hâlinde beton üreticisine idari para cezası öngörülmüştür (4708 m.8).
Kullanım aşamasındaki müdahaleler de sorumluluk doğurur. Yapı kullanma izni alındıktan sonra ilgili idareden izin alınmadan yapılan esaslı tadilattan doğan yapı hasarından, izinsiz tadilatı yapan sorumludur (4708 m.3). Zemin kattaki bir dükkânı genişletmek için kolon kesen işyeri sahibi veya kiracı, binanın yıkılmasında payı varsa hem tazminat hem ceza sorumluluğuyla karşılaşır. Aynı tadilat, malikin zorunlu deprem sigortasından tazminat alma hakkını da ortadan kaldırabilir: hasarın projeye aykırı ve taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyen bir tadilattan kaynaklandığı tespit edilirse malik sigortadan tazminat alma hakkını kaybeder (6305 m.12/2). Bina malikleri ise yapımdaki bozukluk veya bakımdaki eksiklikten doğan zararı üçüncü kişilere karşı gidermekle yükümlüdür ve sorumlu olan diğer kişilere rücu edebilir (TBK m.69).
Depremde yıkılan binada sorumluluk haritası
| Kişi veya kurum | Görevi | Sorumluluğun dayanağı | Dava yolu |
|---|---|---|---|
| Yapı müteahhidi ve şantiye şefi | Yapıyı ruhsat, proje ve standartlara uygun inşa etmek | 3194 m.28; 4708 m.3; TBK m.49 | Adli yargı; ceza soruşturması |
| Yapı denetim kuruluşu ve denetçi mühendisler | Proje ve uygulamayı kamu adına denetlemek | 4708 m.3, 9 | Adli yargı; ceza soruşturması |
| Proje müellifleri | Statik ve mimari projeyi kurallara uygun hazırlamak | 3194 m.28; 4708 m.3 | Adli yargı; ceza soruşturması |
| Laboratuvar, beton üreticisi, zemin etüdü kuruluşu | Malzeme ve zemin deneylerini doğru yapmak | 4708 m.3, 8 | Adli yargı; idari yaptırım |
| Kolon kesen veya izinsiz tadilat yapan | Taşıyıcı sisteme dokunmamak | 4708 m.3; TBK m.49 | Adli yargı; ceza soruşturması |
| Bina malikleri | Yapının bakımı; üçüncü kişilere karşı sorumluluk | TBK m.69 (rücu hakkı saklı) | Adli yargı |
| Belediye veya valilik (ruhsat, iskân, denetim) | Ruhsat ve yapı kullanma izni vermek, denetlemek | 3194 m.21, 30; Anayasa m.125 | İdari yargı (tam yargı) |
| Kamu görevlisi | İmar ve denetim işlemlerini yürütmek | Anayasa m.129; TCK m.85 | Tazminat ancak idareye karşı; ceza için soruşturma izni |
Sorumlular arasında kusur dağılımı ceza ve hukuk yargılamasında bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Ancak zarar görenin her birinin kusur oranını tek tek ispat etmesi gerekmez. Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m.61). Bu, zarar görenin tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebileceği, ödeyen sorumlunun da diğerlerine kusurları oranında rücu edeceği anlamına gelir. Yapı denetimi sisteminin ayrıntıları yapı denetimi ve 15 yıllık sorumluluk, müteahhitlerin yetki belgesi yapı müteahhitliği yetki belgesi yazılarımızda anlatılmıştır.
Ceza Sorumluluğu: Taksirle Öldürme, Bilinçli Taksir ve Olası Kast
Depremde yıkılan binalardaki ölümler için yürütülen soruşturmalarda temel suç taksirle öldürmedir. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; fiil birden fazla insanın ölümüne ya da ölümle birlikte yaralanmaya neden olmuşsa ceza iki yıldan on beş yıla kadardır (TCK m.85). Yaralananlar bakımından taksirle yaralama hükümleri uygulanır ve fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması hâlinde dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m.89/4). Birden fazla kişinin taksiriyle işlenen suçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5). Bu nedenle müteahhit, denetçi mühendis ve belediye görevlisinin cezaları, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarına göre farklılaşır.
Dosyalarda en çok tartışılan konu, failin bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı hareket ettiğidir. Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır ve taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3). Kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde ise olası kast vardır (TCK m.21/2); bu durumda fail taksirli suçtan değil, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur ve ceza belirgin biçimde ağırlaşır. Ayrım, failin neticeyi öngördükten sonra “olmaz” diye mi davrandığı, yoksa “olursa olsun” diye mi davrandığı sorusuna dayanır. Deprem dosyalarında aileler, eksik demir ve düşük dayanımlı betonla bilerek bina yapan müteahhidin ölümleri göze aldığını ileri sürerek olası kast talep etmektedir; mahkemeler ise basına yansıyan kararlarda çoğunlukla bilinçli taksir değerlendirmesi yapmıştır. Kast ve taksir ayrımının genel ilkelerini olası kast ve taksir ayrımı, taksirle öldürmenin unsurlarını taksirle öldürme suçu yazılarımızda anlattık.
Yapı denetimi sistemine özgü suçlar da vardır. Yeni iş almaktan men cezasını gerektiren fiillerde görevini kötüye kullanan yapı denetim kuruluşu ortakları, yöneticileri, mimar ve mühendisleri, yapı müteahhidi, şantiye şefi, proje müellifi ve laboratuvar görevlileri altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; yapmaları gereken denetimi yapmadıkları hâlde yapmış gibi belge düzenleyenler ise resmî belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır (4708 m.9). Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapan veya yaptıran kişi de imar kirliliğine neden olma suçundan bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır (TCK m.184/1). Sonradan eklenen kaçak katlar bu kapsamda değerlendirilir.
Depremde yıkılan binayla bağlantılı suçlar
| Fiil | Suç | Ceza | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kusurlu yapım veya denetim sonucu bir kişinin ölümü | Taksirle öldürme | 2-6 yıl hapis | TCK m.85/1 |
| Birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma | Taksirle öldürme | 2-15 yıl hapis | TCK m.85/2 |
| Neticeyi öngörmesine rağmen istememe | Bilinçli taksir | Ceza 1/3’ten 1/2’ye kadar artırılır | TCK m.22/3 |
| Neticeyi öngörüp “olursa olsun” diyerek hareket etme | Olası kastla öldürme | Kasten öldürme hükümleri uygulanır; müebbet hapis gerektiren hâlde 20-25 yıl hapis | TCK m.81, 21/2 |
| Birden fazla kişinin yaralanması | Taksirle yaralama | 9 ay – 5 yıl hapis | TCK m.89/4 |
| Denetimi yapmadan yapılmış gibi belge düzenleme | Resmî belgede sahtecilik | TCK sahtecilik hükümleri | 4708 m.9/2 |
| Görevi kötüye kullanma (yapı denetim, müteahhit, şantiye şefi) | 4708’e özgü suç | 6 ay – 3 yıl hapis | 4708 m.9/1 |
| Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma (kaçak kat) | İmar kirliliği | 1-5 yıl hapis | TCK m.184/1 |
Kamu Görevlileri, Soruşturma İzni ve Katılan Olmak
Ruhsat veren, yapı kullanma izni düzenleyen veya denetim görevini yerine getirmeyen belediye ve valilik görevlileri hakkında da soruşturma yürütülebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda soruşturma, 4483 sayılı Kanuna göre izin verilmesine bağlıdır (4483 m.2). İzin vermeye yetkili merci, ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri için kaymakam, ilde ve merkez ilçede görevli olanlar için vali; belediye başkanları için ise İçişleri Bakanıdır. Yetkili merci belirlenirken görevlinin suç tarihindeki görevi esas alınır (4483 m.3). İzin verilmemesi kararına karşı itiraz yolu açıktır. Bu süreç memurlar hakkında soruşturma izni yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Basına yansıyan bir örnekte, Kahramanmaraş Belediyesinin imar biriminde uzun yıllar görev yapmış bir mimar hakkında, yıkılan binalara ilişkin 12 ayrı davada bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan toplam 271 yıla kadar hapis istendiği ve sanığın tutuksuz yargılandığı bildirilmiştir.
Ölenlerin yakınları ve yaralananlar ceza yargılamasında edilgen kalmamalıdır. Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik veya kaymakamlığa yapılan ihbar da Başsavcılığa gönderilir (CMK m.158). Mağdur ve suçtan zarar görenler, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237). Katılan sıfatı; bilirkişi raporlarına itiraz etme, delil sunma, tanık dinletme ve hükme karşı kanun yoluna başvurma imkânı verir. Ceza dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi, tazminat davasında da en güçlü delil kaynaklarından biridir. Katılanın hakları için mağdur ve katılan hakları yazımıza bakabilirsiniz.
Yakınınızı depremde yıkılan bir binada kaybettiyseniz
Ceza dosyasında katılan olarak yer almanızı, sorumluların tespitini ve tazminat davasını aynı planda yürütelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.
Tazminat Davası: Kimler, Kimden, Neyi İsteyebilir?
Ceza yargılamasından bağımsız olarak zarar görenler hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Müteahhit, yapı denetim kuruluşu ve diğer sorumlular yapı kusurundan doğan ölüm ve yaralanmalar için bu genel hükme ve 4708 sayılı Kanunun 3. maddesine göre sorumludur. Ölüm hâlinde istenebilecek zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları kayıplardır (TBK m.53). Yaralananlar ise tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları isteyebilir (TBK m.54).
Destekten yoksun kalma tazminatı; eşin, çocukların ve ölenin bakımını üstlendiği anne-babanın, ölenin sağlığında kendilerine sağladığı desteğin karşılığıdır ve miras payından bağımsızdır. Tazminat, mirası reddeden yakın tarafından da istenebilir; çünkü bu hak mirasçılıktan değil, destek ilişkisinden doğar. Bu farkı ölümlü olayda tazminat mirasa dâhil mi yazımızda anlattık. Hesaplama TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre yapılır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler zarar veya tazminattan indirilemez (TBK m.55/1). Afetzedelere yapılan yardımların bu açıdan niteliği somut olaya göre değerlendirilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına ayrıca manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56/2).
2026 yılında 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkralar, faiz ve ödemeler bakımından yeni kurallar getirmiştir. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler de ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55). Taleplerin bu ayrıma göre kurulması, faiz kaybını önler. Ön hesap için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Depremde yıkılan binada talep edilebilecek tazminat kalemleri
| Zarar gören | Talep | Kimden | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Ölenin eşi, çocukları, bakımını üstlendiği yakınları | Destekten yoksun kalma tazminatı | Müteahhit, yapı denetim, diğer sorumlular; idare | TBK m.53/3, 55, 61 |
| Cenaze giderini karşılayan | Cenaze ve defin giderleri | Aynı sorumlular | TBK m.53/1 |
| Ölenin yakınları | Manevi tazminat | Aynı sorumlular | TBK m.56/2 |
| Yaralananlar | Tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı, manevi tazminat | Aynı sorumlular | TBK m.54, 56 |
| Bağımsız bölüm malikleri | Bina ve eşya bedeli (DASK ve konut sigortasının karşılamadığı kısım) | Müteahhit; yapı denetim | TBK m.49; 4708 m.3 |
| Daireyi müteahhitten satın alanlar | Ayıplı ifa nedeniyle tazminat | Satıcı müteahhit | TBK m.474-478; 6502 m.12 |
| Komşu bina malikleri | Yıkılan binanın komşu yapıya verdiği zarar | Bina malikleri (rücu hakkıyla) | TBK m.69 |
Daireyi Müteahhitten Satın Alanlar ve Kat Karşılığı Arsa Sahipleri
Haksız fiil hükümlerinin yanında, sözleşme ilişkisi bulunan kişiler için sözleşmeye dayalı yollar da vardır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahipleri iş sahibi, müteahhit ise yüklenicidir; eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.470). İş sahibi teslimden sonra eseri gözden geçirmek ve ayıpları uygun sürede bildirmek zorundadır; her iki taraf da eserin bilirkişi tarafından incelenmesini isteyebilir (TBK m.474). Ancak depremde ortaya çıkan taşıyıcı sistem kusurları çoğu zaman gizli ayıptır ve teslim sırasında fark edilemez.
Zamanaşımı bakımından en önemli hüküm şudur: yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılarda beş yılın, yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar (TBK m.478). Eksik demir ve düşük dayanımlı beton kullanılması gibi can güvenliğini doğrudan tehlikeye atan aykırılıklar ağır kusur olarak değerlendirilmeye elverişlidir. Daireyi tüketici sıfatıyla müteahhitten satın alanlar için ayıplı maldan sorumluluk konutlarda teslimden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir; ancak ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (6502 m.12). Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6502 m.73/A). Müteahhitten daire alan kişilerin genel durumu için müteahhitten daire alan üçüncü kişinin hakları yazımıza bakabilirsiniz.
Belediye ve Devlete Karşı Tazminat: Tam Yargı Davası
Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belediye veya valilikten alınır (3194 m.21, 30). Kanun, yapı kullanma izninin verilmesi için yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunun ve kullanılmasında fen bakımından sakınca görülmediğinin tespit edilmesini arar (3194 m.30). Ruhsat ve iskân aşamasında açık aykırılıklar görmezden gelinmişse, idarenin hizmet kusuru gündeme gelir. İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125). Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ise kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129); yani belediyenin imar müdürüne şahsen tazminat davası açılamaz, dava belediyeye karşı açılır.
İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları gerekir; başvurunun reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine dava süresi içinde tam yargı davası açılır (İYUK m.13). Ruhsat ve iskân işlemleri depremden yıllar önce yapılmış olabileceğinden beş yıllık sürenin hangi tarihten başlayacağı tartışmalıdır; bu nedenle başvuruyu depremden sonra mümkün olan en kısa sürede, her hâlde bir yıl içinde yapmak en güvenli yoldur. TBK hükümleri, idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı ölüm ve bedensel zararlara ilişkin davalarda da uygulanır (TBK m.55/2). Böylece destekten yoksun kalma tazminatının hesabı idari yargıda da aynı ilkelere bağlıdır. İmar affı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmış binalarda idarenin sorumluluğu ayrıca tartışılır; bu konuyu yapı kayıt belgesi ve deprem sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Zamanaşımı ve Süreler
Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır (TBK m.72/1). Birden fazla kişinin ölümüne neden olan taksirle öldürme suçunun cezasının üst sınırı on beş yıl olduğundan, bu suç için dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Bu kural deprem dosyalarında büyük önem taşır; çünkü sorumluların kimler olduğu çoğu zaman ancak ceza soruşturmasındaki bilirkişi raporlarıyla ortaya çıkar. Yine de sürelerin uzun olduğuna güvenmek yerine, sorumlular belli olur olmaz dava açmak ve ihtiyati tedbirlerle müteahhidin mal varlığını güvence altına almak gerekir.
Depremde yıkılan bina dosyalarında süreler
| Talep | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Haksız fiil tazminatı (genel) | 2 yıl; her hâlde 10 yıl | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesi / fiil tarihi | TBK m.72/1 |
| Suç teşkil eden fiilden doğan tazminat | Ceza zamanaşımı; TCK m.85/2 için 15 yıl | Suç tarihi | TBK m.72/1; TCK m.66/1-d |
| Yapı denetim ve müteahhidin 4708 sorumluluğu | Taşıyıcı sistem 15 yıl; diğer kısımlar 2 yıl | Yapı kullanma izni | 4708 m.3 |
| Eser sözleşmesinde ayıp (arsa sahibi) | 5 yıl; ağır kusurda 20 yıl | Teslim | TBK m.478 |
| Tüketici olarak satın alınan konut | 5 yıl; ağır kusur veya hilede zamanaşımı uygulanmaz | Teslim | 6502 m.12 |
| İdareye başvuru (tam yargı) | 1 yıl; her hâlde 5 yıl | Eylemin öğrenilmesi / eylem tarihi | İYUK m.13 |
| Kamu davasına katılma | Hüküm verilinceye kadar | Kovuşturma evresi | CMK m.237 |
Delil: Ruhsat Dosyası, Enkaz Numunesi ve Bilirkişi Raporu
Depremde yıkılan bina davalarının sonucu delillere bağlıdır ve delillerin önemli bir kısmı enkazla birlikte kaybolma tehlikesindedir. Enkaz kaldırılmadan önce beton numunesi alınması, donatıların fotoğraflanması ve kolon kesitlerinin ölçülmesi gerekir. Taraflardan her biri, ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması veya bilirkişi incelemesi yaptırılmasını isteyebilir; delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılır (HMK m.400). Ceza soruşturmasında savcılıkların aldığı numuneler ve düzenlettiği raporlar da katılan sıfatıyla dosyaya erişilerek tazminat davasında kullanılabilir. Delil tespitinin usulünü delil tespiti ve bilirkişi yazımızda anlattık.
Binanın kim tarafından yapıldığı ve denetlendiği, belediyenin imar arşivindeki ruhsat dosyasından öğrenilir. Ruhsat, statik ve mimari projeler, yapı denetim kuruluşunun hakediş ve seviye tespit tutanakları, laboratuvar raporları ve yapı kullanma izni bu dosyadadır. Malik veya hak sahibi olarak dilekçeyle bu belgeleri isteyebilir, ayrıca bilgi edinme başvurusu yapabilirsiniz; kurumlar başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi kural olarak on beş iş günü içinde sağlar (4982 m.11). Tapu kayıtları, eski fotoğraflar ve komşuların tanıklığı, sonradan yapılan kaçak kat ve kolon kesme gibi müdahalelerin ispatında kullanılır. Ceza ve hukuk yargılamaları birbirinden bağımsızdır: hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Bununla birlikte ceza mahkemesinin maddi olayı tespit eden mahkûmiyet kararı uygulamada güçlü bir delildir.
Görevli Mahkeme, Harç, Adli Yardım ve Müteahhidin Mallarına İhtiyati Haciz
Müteahhit, yapı denetim kuruluşu ve diğer özel kişilere karşı haksız fiile dayalı tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Bu kural, depremden sonra başka bir şehre yerleşmek zorunda kalan aileler için önemlidir; dava yeni yerleşim yerinde açılabilir. Tazminatın tutarı bilirkişi hesabıyla belirleneceğinden dava kısmi dava olarak açılabilir. 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan itibaren kaldırıldığından, alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).
Depremde evini, işini ve geçim kaynağını kaybeden aileler için yargılama giderleri ağır olabilir. Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kişiler, talepleri açıkça dayanaktan yoksun olmamak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334). Ayrıntılar için adli yardım yazımıza bakabilirsiniz. Deprem dosyalarında sıkça karşılaşılan bir sorun da müteahhitlerin mallarını üçüncü kişilere devretmesidir. Rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilir; borçlunun mallarını gizlemeye veya kaçırmaya hazırlanması hâlinde vadesi gelmemiş borç için de ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257). İhtiyati haciz isteyen alacaklı kural olarak teminat gösterir (İİK m.259). Devir işlemleri yapılmışsa, şartları varsa tasarrufun iptali davası açılarak bu işlemlerin alacaklıya karşı hükümsüzlüğü sağlanabilir (İİK m.277 vd.).
Dava yolları ve ön şartlar
| Davalı | Mahkeme | Ön şart veya dikkat | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Müteahhit, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşu, mühendisler | Asliye hukuk mahkemesi | Kısmi dava ve bir defalık artırım; ihtiyati haciz | TBK m.49, 61; HMK m.16, 109/4; İİK m.257 |
| Satıcı müteahhit (tüketici sıfatıyla alınan konut) | Tüketici mahkemesi | Dava şartı arabuluculuk | 6502 m.12, 73/A |
| Yüklenici müteahhit (kat karşılığı arsa sahibi) | Asliye hukuk veya ticaret | Ağır kusurda 20 yıllık zamanaşımı | TBK m.470, 478 |
| Belediye veya valilik | İdare mahkemesi (tam yargı) | Önce idareye başvuru | Anayasa m.125; İYUK m.13 |
| Kamu görevlisi (şahsen) | Tazminat davası açılamaz | Dava idareye karşı açılır; ceza için soruşturma izni | Anayasa m.129; 4483 m.2-3 |
Depremde Yıkılan Bina Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, depremde yıkılan bir binada eşini kaybeden kişinin kendisi ve çocukları adına müteahhit, şantiye şefi ve yapı denetim kuruluşuna karşı açacağı tazminat davası için hazırlanmıştır. Ceza soruşturmasında alınmış bir bilirkişi raporunun bulunduğu varsayılmıştır. Dava kısmi dava olarak açılmış, tutarlar bilirkişi hesabından sonra artırılmak üzere düşük tutulmuştur. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi dosyanıza göre doldurun; davalıların kimliklerini ve kusur oranlarını ruhsat dosyası ve ceza dosyasından tespit edin.
[YERLEŞİM YERİ] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
İHTİYATİ HACİZ TALEPLİDİR
DAVACILAR: 1. [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ], [Adres]
2. [Çocuk Ad Soyad], T.C. Kimlik No: [ ] (velayeten [Ad Soyad])
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]
DAVALILAR: 1. [Müteahhit ad soyad veya unvanı], [Adres]
2. [Şantiye şefi ad soyad], [Adres]
3. [Yapı denetim kuruluşu unvanı], [Adres]
4. [Denetçi inşaat mühendisi ad soyad], [Adres]
DAVA DEĞERİ: Şimdilik [ ] TL maddi (destekten yoksun kalma ve cenaze gideri), [ ] TL manevi tazminat (kısmi dava, HMK m.109/4)
KONU: [Tarih] tarihli depremde, davalıların kusurlu yapım ve denetimi sonucu yıkılan [adres] adresindeki binada hayatını kaybeden [murisin adı] nedeniyle uğradığımız maddi ve manevi zararların davalılardan müteselsilen tahsili ile davalıların mallarına ihtiyati haciz konulması talebidir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil [Ad Soyad]’ın eşi ve müvekkil [Çocuk]’un babası [murisin adı], [tarih] tarihinde meydana gelen depremde ailesiyle birlikte oturduğu [adres] adresindeki [ ] katlı binanın tamamen yıkılması sonucu enkaz altında kalarak hayatını kaybetmiştir. Bina [yıl] yılında davalı [müteahhit] tarafından yapılmış, şantiye şefliğini davalı [şantiye şefi], yapı denetimini davalı [yapı denetim kuruluşu] ve bu kuruluşun denetçi mühendisi davalı [mühendis] üstlenmiş, yapı kullanma izni [tarih] tarihinde alınmıştır. Aynı sokakta benzer yaşta ve benzer zemin üzerindeki [ ] bina depremde ayakta kalmıştır.
[İl] Cumhuriyet Başsavcılığının [soruşturma no] sayılı dosyasında enkazdan alınan numuneler üzerinden düzenlenen bilirkişi raporunda; beton basınç dayanımının projede öngörülen sınıfın çok altında kaldığı, kolonlarda projeye göre eksik donatı kullanıldığı, etriye aralıklarının yönetmeliğe aykırı olduğu ve binanın bu kusurlar nedeniyle yıkıldığı tespit edilmiş, davalılara [ ] oranında kusur izafe edilmiştir. Müvekkiller bu soruşturmada şikâyetçi olmuş olup kovuşturma aşamasında katılan sıfatıyla yer alacaklardır.
1. Binanın kusurlu yapıldığı ve davalıların bundan sorumlu olduğu (TBK m.49; 4708 sayılı Kanun m.3; 3194 sayılı Kanun m.28)
Yapı müteahhidi ve şantiye şefi binayı ruhsata, onaylı projeye, standartlara ve teknik şartnamelere uygun inşa etmek zorundadır. Yapı denetim kuruluşu ve denetçi mühendisler ise yapının ruhsat ve eklerine, fen ve sanat kurallarına aykırı ve kusurlu yapılmasından doğan hasardan kusurları oranında sorumludur. Bu sorumluluk taşıyıcı sistem bakımından yapı kullanma izninden itibaren on beş yıldır; bina [yıl] yılında izin almış olup depremin meydana geldiği tarih bu süre içindedir. Davalıların depremin olağanüstü şiddetine dayanarak illiyet bağının kesildiğini ileri sürmeleri sonuca etkili değildir. Bina, yapıldığı tarihte yürürlükte olan deprem yönetmeliğine ve onaylı projesine uygun inşa edilmiş olsaydı aynı depremde yıkılmayacaktı; çevresindeki binaların ayakta kalması ve bilirkişi raporundaki tespitler bunu açıkça göstermektedir. Ölüm, deprem ile davalıların kusurlu yapım ve denetiminin birlikte sonucudur.
2. Davalıların müteselsil sorumluluğu (TBK m.61)
Davalılar aynı zarara birlikte sebebiyet vermiş olup haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır. Müvekkiller, zararın tamamını davalıların her birinden isteyebilir; davalılar arasındaki kusur dağılımı iç ilişkide rücu yoluyla çözülecektir.
3. Destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderleri (TBK m.53 ve 55)
Müteveffa, ölümünden önce [meslek] olarak çalışmakta ve ailesinin geçimini sağlamaktaydı. Müvekkil eşi ve müvekkil çocuğu, onun desteğinden yoksun kalmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının, müteveffanın gelirine ilişkin belgeler ve aktüerya bilirkişisi hesabıyla belirlenmesini talep ediyoruz. Kanun gereği rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler tazminattan indirilemez. Ayrıca müvekkil [Ad Soyad] tarafından karşılanan [ ] TL cenaze ve defin gideri de istenmektedir.
4. Manevi tazminat (TBK m.56/2)
Müvekkiller, eş ve babalarını enkaz altında, uzun süren bekleyişin ardından kaybetmiştir. Ölümün kusurlu bir yapı yüzünden gerçekleştiğini öğrenmeleri acılarını derinleştirmiştir. Davalıların kusurunun ağırlığı ve olayın özellikleri gözetilerek her bir müvekkil için manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
5. Davanın zamanaşımına uğramadığı (TBK m.72/1; TCK m.66/1-d)
Davaya konu fiil, birden fazla kişinin ölümüne neden olan taksirle öldürme suçunu oluşturmaktadır. Kanun, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğması hâlinde bu sürenin uygulanacağını öngörmektedir. Söz konusu suç için dava zamanaşımı on beş yıldır. Kaldı ki davalıların kimliği ve kusurları ancak [tarih] tarihli bilirkişi raporuyla öğrenilmiş olup iki yıllık süre de dolmamıştır.
6. Ceza dosyasının getirtilmesi ve davalıların mallarına ihtiyati haciz (TBK m.74; İİK m.257)
Hukuk hâkimi kusurun değerlendirilmesinde ceza mahkemesinin kararıyla bağlı değildir; bununla birlikte ceza dosyasındaki numune ve bilirkişi raporları maddi olayın tespiti bakımından önem taşıdığından dosyanın bir örneğinin getirtilmesini talep ediyoruz. Haksız fiilden doğan tazminat alacağı fiil tarihinde muaccel olmuştur. Davalı müteahhidin depremden sonra adına kayıtlı [taşınmaz ve araçları] üçüncü kişilere devretmeye başladığı tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Alacağın tahsilinin tehlikeye düşmemesi için takdir edilecek teminat karşılığında davalıların mallarına ihtiyati haciz konulmasını talep ediyoruz.
HUKUKİ SEBEPLER
TBK m.49, 53, 55, 56, 61, 72, 74; 4708 sayılı Kanun m.3; 3194 sayılı Kanun m.28; TCK m.66, 85; HMK m.16, 109; İİK m.257 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER
[İl] Cumhuriyet Başsavcılığının [no] sayılı soruşturma dosyası ve bilirkişi raporu, belediye ruhsat ve imar dosyası, yapı denetim dosyası ve laboratuvar raporları, tapu kayıtları, nüfus kayıt örneği ve veraset belgesi, ölüm belgesi, gelir belgeleri, cenaze gideri belgeleri, fotoğraf ve videolar, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi incelemesi ile her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların mallarına ihtiyati haciz konulmasına, şimdilik [ ] TL destekten yoksun kalma tazminatı ile [ ] TL cenaze giderinin, destekten yoksun kalma tazminatının kazancın bilindiği döneme ilişkin kısmına olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmına karar tarihinden, cenaze giderine olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte; her bir davacı için [ ] TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekâleten saygıyla talep ederiz.
[Tarih]
Davacılar Vekili
Av. [Ad Soyad]
Yakınını Depremde Yıkılan Binada Kaybedenler İçin Kontrol Listesi
- Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunun ve soruşturma numarasını öğrenin; dava açıldığında katılma talebinde bulunun (CMK m.158, 237).
- Enkaz kaldırılmadan önce numune alınıp alınmadığını öğrenin; alınmamışsa delil tespiti isteyin (HMK m.400).
- Belediyeden ruhsat ve imar dosyasını, yapı denetim kuruluşunun adını ve denetçi mühendisleri öğrenin (4982 m.11).
- Ölüm belgesi, nüfus kayıt örneği, mirasçılık belgesi ve ölenin gelirine ilişkin belgeleri toplayın.
- Müteahhidin ve ortaklarının mal varlığını tapu ve ticaret sicilinden kontrol edin; devir varsa ihtiyati haciz ve tasarrufun iptali yolunu değerlendirin.
- Belediyeye karşı tam yargı davası için depremden sonra en geç bir yıl içinde idareye başvurun (İYUK m.13).
- DASK ve konut sigortası tazminatını ayrıca talep edin; bina malikiyseniz hasar tespiti ve hak sahipliği süreçlerini takip edin.
- Cesedi bulunamayan yakınlar için ölüm kaydı veya gaiplik yolunu başlatın; bu konu gaiplik ve mirasın açılması yazımızdadır.
Hukukçular Evi Depremde Yıkılan Bina Dosyalarında Ne Yapar?
Bu dosyalarda ilk işimiz sorumluları doğru belirlemektir. Belediyenin ruhsat ve imar dosyasını, yapı denetim kayıtlarını ve tapu geçmişini inceleyerek müteahhidi, şantiye şefini, denetçi mühendisleri, proje müelliflerini ve sonradan taşıyıcı sisteme müdahale edenleri tespit ediyoruz. Ceza soruşturmasında müvekkillerimizin şikâyetini yapıyor, bilirkişi raporlarına itiraz ediyor ve kovuşturmada katılan olarak yer alıyoruz. Aynı anda müteahhidin mal varlığını araştırarak ihtiyati haciz talep ediyor, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasını kısmi dava olarak açıyor, belediyenin sorumluluğu varsa idareye başvuru ve tam yargı davası sürelerini ayrı bir takvimle izliyoruz. DASK, hak sahipliği ve mirasçılık işlemlerini de aynı dosyada yürütüyoruz. Belgelerinizi 0554 648 37 15 numaralı hattımıza WhatsApp üzerinden gönderebilirsiniz.
Afetin diğer boyutları için Doğal Afet Hukuku Rehberi, DASK için DASK – zorunlu deprem sigortası, devlet yardımı ve hak sahipliği için afet hak sahipliği, hasar tespiti ile riskli yapı tespiti farkı için bu karşılaştırma, binası boşaltılan kiracılar için deprem nedeniyle bina boşaltıldı, kira ne olur ve yapı hasarı için yapı hasarı tazminat dava dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz. Sel gibi diğer afetlerde hayatını kaybedenlerin yakınlarının hakları selde hayatını kaybedenlerin yakınları rehberimizde anlatılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Deprem mücbir sebep olduğu için müteahhit sorumluluktan kurtulur mu?
Kural olarak hayır. Bina ruhsata, projeye ve deprem yönetmeliğine uygun yapılmış olsaydı yıkılmayacak idiyse, zarar depremle birlikte kusurlu yapımın sonucudur ve illiyet bağı kesilmez. Müteahhit ve şantiye şefi yapıyı mevzuata, ruhsata, projelere ve standartlara uygun inşa etmekle yükümlüdür (3194 m.28).
Depremde yıkılan binadan kimler sorumlu tutulabilir?
Yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşu ve denetçi mühendisleri, proje müellifleri ve laboratuvar görevlileri kusurları oranında sorumludur (4708 m.3). Kolon kesen veya izinsiz tadilat yapan kişi de sorumludur. Ruhsat ve iskân veren idarenin sorumluluğu ise idari yargıda ileri sürülür (Anayasa m.125).
Yapı denetim firmasının sorumluluğu kaç yıl sürer?
Yapı kullanma izninin alındığı tarihten itibaren taşıyıcı sistem bakımından on beş yıl, taşıyıcı olmayan kısımlar bakımından iki yıldır (4708 m.3).
Müteahhide hangi suçtan ceza verilir?
Ölümler için taksirle öldürme suçundan soruşturma yürütülür; birden fazla ölümde ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapistir (TCK m.85/2). Fail neticeyi öngörmesine rağmen istememişse bilinçli taksir nedeniyle ceza artırılır (TCK m.22/3); “olursa olsun” diyerek hareket etmişse olası kast tartışılır (TCK m.21/2).
Bilinçli taksir ile olası kast arasındaki fark nedir?
Her ikisinde de fail neticeyi öngörür. Bilinçli taksirde netice istenmez ve fail onun gerçekleşmeyeceğine güvenir; olası kastta ise fail neticeyi göze alarak fiili işler. Olası kast hâlinde fail kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur ve ceza belirgin biçimde ağırlaşır (TCK m.21/2, 22/3).
Ceza davası bitmeden tazminat davası açabilir miyim?
Evet. Hukuk hâkimi kusurun varlığına karar verirken ceza hukuku hükümleriyle ve beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Ceza dosyasındaki bilirkişi raporları tazminat davasına delil olarak getirtilebilir.
Depremde ölen yakınım için ne kadar sürede dava açmalıyım?
Genel kural, zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde on yıldır. Ancak fiil suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı uygulanır (TBK m.72/1); birden fazla ölüme neden olan taksirle öldürme için bu süre on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Belediyeye karşı tam yargı davası için ise depremden sonra en geç bir yıl içinde idareye başvurmak gerekir (İYUK m.13).
Belediyede imzası bulunan memura doğrudan tazminat davası açabilir miyim?
Hayır. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir; idare ödedikten sonra görevliye rücu eder (Anayasa m.129). Görevli hakkında ceza soruşturması ise 4483 sayılı Kanuna göre izne bağlıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatını mirası reddeden de isteyebilir mi?
Evet. Destekten yoksun kalma tazminatı mirasçılıktan değil, ölenin sağladığı destekten doğar (TBK m.53/3). Bu nedenle mirası reddeden eş veya çocuk da bu tazminatı isteyebilir.
Depremden sonra devlet yardımı veya DASK ödemesi tazminattan düşülür mü?
Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler destekten yoksun kalma ve bedensel zarar tazminatından indirilemez (TBK m.55/1). DASK ödemesi ise bina zararına ilişkindir ve ölüm nedeniyle istenen destekten yoksun kalma tazminatından ayrıdır.
Müteahhit mallarını kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Tazminat alacağı için ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.257); alacaklı kural olarak teminat gösterir (İİK m.259). Mallar devredilmişse şartları varsa tasarrufun iptali davası açılabilir (İİK m.277 vd.).
Daireyi müteahhitten satın aldım, ona karşı hangi süre içinde dava açarım?
Tüketici sıfatıyla satın alınan konutta ayıplı maldan sorumluluk teslimden itibaren beş yıldır; ancak ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz (6502 m.12). Tüketici mahkemesine gitmeden önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6502 m.73/A). Haksız fiile dayalı tazminat yolu da ayrıca açıktır.
Dava masraflarını karşılayamıyorum, ne yapabilirim?
Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan yargılama giderlerini ödeyemeyen kişiler, talepleri açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir (HMK m.334).
Dava hangi mahkemede açılır?
Müteahhit ve yapı denetim kuruluşuna karşı tazminat davası asliye hukuk mahkemesinde açılır; haksız fiilin işlendiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Belediyeye karşı dava idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açılır.
Depremde yıkılan bina dosyanızı birlikte değerlendirelim
Sorumluları, ceza dosyasını, tazminat ve idareye karşı dava sürelerini tek bir planda toplayalım. Hukukçular Evi yanınızda.
Dosyanız için değerlendirme
Ruhsat dosyası, bilirkişi raporu ve kayıplarınız üzerinden kime, hangi mahkemede, hangi sürede dava açılacağını birlikte belirleyelim. Telefon: 0554 648 37 15.
Doğal afet rehberleri
Doğal Afet Hukuku Rehberi · DASK Rehberi · Afet Hak Sahipliği (7269) · Yapı Denetimi (4708) · Hasar Tespiti ve Riskli Yapı · İletişim
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Boşanma Davası Açtım, Eşim Hakkımda Asılsız Suç Duyurusunda Bulundu: İftira (TCK 267; HMK 165; TMK 166)
- ▸ Evlilik İçinde Cinsel Saldırı: Eşe Karşı Suç, Şikâyet ve Boşanma (TCK 102/2, 73; CMK 253; 6284; TMK 162)
- ▸ Eşimden Şikâyetçi Oldum, Geri Çekebilir miyim? Eşe Karşı Yaralamada Şikâyet ve Uzlaşma (TCK 86, 73; CMK 253)
- ▸ Fon Soruşturmasında Eşimin, Annemin veya Çocuğumun Malvarlığı Donduruldu 2026: Yönetici Yakınlarına Banka, Tapu ve Noter Kısıtı (21 Eylül Müzekkereleri) — Hukuki Dayanak, Zorunlu Ödeme İzni, İtiraz ve Kaldırma Yolları (Anayasa m.13, 35, 38; CMK m.127, 128, 131, 268; TMK m.223)
Bu konuda hukuki destek almak için


