📜 Dayanak Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.715 — Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.16 — Genel sular ve tescil
- 6200 sayılı Kanun m.48 — Islah edilen arazilerin Hazineye devri
- 6200 sayılı Kanun m.50 — Bedelsiz tahsis
- 6200 sayılı Kanun m.51 — Devlet malı hükmü
- 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.18 — Taşkın kontrol tesisi alanları
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu
⚡ Net Cevap: Su ile ilgili alanlarda mülkiyet sorularının cevabı iki temel kuralda toplanır. Birincisi tescil kuralıdır: Kadastro Kanunu’na göre deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir. Bu alanlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olmaz. İkincisi ıslah kuralıdır: 6200 sayılı Kanun’a göre, idarece yapılan tesisler neticesinde işe yarar hâle gelmiş ve hudutları tespit edilmiş göl ve batak sahalarla sulama şebekeleri ve taşkından korunan arazi parçaları içinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazi, Hazineye devredilir. Yani kurutulan veya ıslah edilen alanlar sahipsiz kalmaz; Hazine mülkiyetine girer ve olağan Hazine rejimine tabi olur. Ayrıca idarenin ihtiyacı olup belediye sınırı dışında bulunan ve üzerinde sabit tesis olmayan millî emlake ait arazi, isteği üzerine Hazinece parasız olarak tahsis olunur.
Dere kenarı, göl çevresi ve baraj havzası, taşınmaz uyuşmazlıklarının en yoğun yaşandığı alanlardandır.
Sebebi basittir: su, sınırları zamanla değiştirir. Yatak kayar, alüvyon birikir, göl çekilir veya yükselir. Kayıtlar ise sabit kalır.
Aşağıda mülkiyet rejimi, taşkın sahası ilanı, ıslah edilen alanların akıbeti ve baraj kamulaştırmaları ele alınmaktadır.
Temel Kural: Genel Sular Tescile Tabi Değil
Kadastro mevzuatı bu konuda nettir.
Kanuna göre; kayalar, tepeler, dağlar gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir.
Bunun anlamı şudur:
- Bu alanların ada ve parsel numarası bulunmaz,
- Tapu siciline kaydedilmezler,
- Özel mülkiyete konu olmazlar,
- Zamanaşımıyla kazanılamazlar.
Medenî Kanun da aynı ilkeyi kurar: sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Bu nedenle dere yatağı, göl ve nehir alanları bakımından mülkiyet iddiası, kural olarak sonuç vermez.
Yatak Değişirse Ne Olur?
Uygulamanın en tartışmalı konusu budur.
Akarsular zamanla yatak değiştirir. Bu durumda iki soru doğar:
1. Terk edilen eski yatak kimin olur? Eski yatak, suyun çekilmesiyle kullanılabilir hâle gelir. Ancak bu alan kendiliğinden komşu parsellerin malikine geçmez.
2. Suyun yeni geçtiği alan ne olur? Su, özel mülkiyetteki bir taşınmazın üzerinden geçmeye başlarsa, o kısmın hukuki durumu değişebilir.
Bu sorular somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir ve genellikle keşif ve bilirkişi incelemesini gerektirir.
İncelemede kullanılan başlıca deliller:
- Farklı yıllara ait hava fotoğrafları — yatağın hareketi en iyi bu şekilde görülür,
- Kadastro paftaları — tespit sırasındaki durum,
- Eski haritalar ve krokiler,
- Tanık ve yerel bilirkişi beyanları,
- İlgili idarenin teknik raporları.
Bu nedenle dere kenarındaki taşınmazlarda tartışma çıktığında, ilk iş hava fotoğraflarını temin etmektir. Farklı yıllara ait görüntülerin karşılaştırılması, yatağın hangi tarihte nerede olduğunu ve değişimin ne zaman gerçekleştiğini gösterir.
Talep, ilgili kurumlara yazılı olarak yapılmalı ve hangi yıllara ait görüntü bulunduğu sorulmalıdır. Bu bir bilgi ve belge talebidir; süreç başlatmaz.
Genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Islah Edilen Alanlar Hazineye Devredilir
Kurutulan bataklıklar, ıslah edilen göl sahaları ve taşkından korunan araziler bakımından kanun açık bir hüküm getirmiştir.
Hükme göre; idarece yapılan tesisler neticesinde işe yarar bir hâle gelmiş ve hudutları tespit edilmiş göl ve batak sahalarla sulama şebekeleri ve taşkından korunan arazi parçaları içinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan veya Hazinenin ya da mülhak bütçeli daire ve müesseselerin mülkiyetinde bulunan arazi, Hazineye devredilir.
✅ Bu hüküm neden önemli?
Kurutulan veya ıslah edilen alanlar bakımından iki yaygın yanılgı vardır:
Birinci yanılgı: “Burası kurutuldu, artık sahipsiz; ilk eken sahip olur.” Yanlıştır. Kanun bu alanların Hazineye devredileceğini öngörmüştür.
İkinci yanılgı: “Kurutma işini biz yaptık, bizim olur.” Emek ve masraf, tek başına mülkiyet doğurmaz. Kadastro mevzuatındaki imar-ihya hükmü ise kamu hizmetine tahsis edilmemiş araziler için işler ve kendi şartlarına tabidir.
Devir gerçekleştiğinde ise tablo değişir: alan artık Hazinenin özel mülkiyetine girer ve olağan Hazine rejimi işlemeye başlar.
Bu, kullanıcılar için bir fırsattır: kiralama ve şartları varsa satın alma yolları açılır.
Bu nedenle bölgede ıslah çalışması yapılan alanları kullananların, devrin gerçekleşip gerçekleşmediğini takip etmesi ve gerçekleştiğinde başvuru yapması gerekir.
Taşkın Sahası İlanı
Su baskınına uğrayabilecek alanlar bakımından ayrı bir rejim işler.
Mevzuat çerçevesinde, suların taşmasıyla su altında kalan veya su baskınlarına uğrayabilecek sahalar tespit ve ilan edilebilir. Bu ilanlar, ilgili karar organının kararıyla yapılır ve Resmî Gazete’de yayımlanır.
İlanın sonuçları:
- Alanda yapılaşma kısıtları doğar,
- Mevcut yapılar bakımından tedbirler alınabilir,
- Koruma tesisleri için kamulaştırma gündeme gelebilir,
- İmar planlarında alan buna göre belirlenir.
Bildirim yükümlülüğü
Kanunda ilginç bir yükümlülük de bulunur.
Hükme göre; daimî bakıma tabi olsun olmasın kenar ve setlerin taşkın sularla yıkılma tehlikesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler; bunu derhal ilgili su işleri teşkilatına, en yakın muhtarlara, jandarma dairelerine veya mülkiye amirlerine haber vermeye mecburdurlar.
Bu, herkese yüklenmiş bir bildirim ödevidir ve kırsalda pratik önem taşır.
İmar Uygulamasında Taşkın Kontrol Tesisi
İmar mevzuatında da su yapılarına ilişkin özel bir düzenleme bulunur ve bu hüküm taşınmaz sahipleri lehinedir.
İmar Kanunu’na göre; düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır.
Yani taşkın kontrol tesisi için gereken alan, öncelikle özel mülkiyet sahiplerinin payından değil; pay düşüldükten sonra Hazine mülkiyetinde kalan alanlardan karşılanır.
Bu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılan bölgelerde ileri sürülebilecek somut bir husustur.
Bu nedenle dere kenarındaki bir bölgede düzenleme yapıldığında, dağıtım cetveli incelenirken şu soru sorulmalıdır: taşkın kontrol tesisi alanı nereden karşılanmış?
Islah edilen alanlar Hazineye devredilir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Baraj ve Göl Alanı Kamulaştırmaları
Baraj yapımı, geniş çaplı kamulaştırmaları beraberinde getirir ve bu dosyalar kendi dinamiklerine sahiptir.
Dikkat edilmesi gereken başlıklar:
1. Kamulaştırma sınırı. Baraj gölü kotu ve mücavir alan sınırının nereden geçtiği belirleyicidir. Parselin tamamı mı, bir kısmı mı kamulaştırma kapsamında?
2. Kısmi kamulaştırma. Parselin bir kısmı kamulaştırılıyorsa, kalan kısmın kullanılabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir. Kalan kısım kullanılamaz hâle geliyorsa bu husus ileri sürülebilir.
3. Bedel tespiti. Taşınmazın niteliği, sulama imkânı, verim kapasitesi ve üzerindeki ağaç ile yapılar değerlendirmeye dâhildir.
4. Muhdesat. Ağaçlar, yapılar ve tesisler bedele dâhil edilmiş mi? Muhdesat kaydı varsa mutlaka ileri sürülmelidir.
5. Acele kamulaştırma. Bu projelerde acele kamulaştırma yoluna sık başvurulur; el koyma ile bedel tespiti süreçleri ayrı işler.
6. Kalan alanların akıbeti. Göl kotu altında kalmayan ancak erişimi kesilen parseller bakımından ayrı değerlendirme gerekir.
Ayrıca kanunda, idarenin mallarının Devlet malı hükmünde olduğu da düzenlenmiştir. Bu, haciz ve benzeri takip işlemleri bakımından sonuç doğurur.
Bu nedenle kamulaştırma bedelini tahsil edemeyen malikler bakımından izlenecek yol, cebri icradan çok idari takip ve yazışmadır.
Bedelsiz Tahsis Kuralı
Kanunda, Hazine taşınmazlarını doğrudan ilgilendiren bir hüküm daha bulunur.
Hükme göre; idarenin ihtiyacı olup da belediye sınırı dışında bulunan ve üzerinde sabit tesis olmayan millî emlake ait arazi, isteği üzerine Hazinece parasız olarak tahsis olunur.
Bu hükümde üç şart dikkat çeker:
- Arazi belediye sınırı dışında olmalıdır,
- Üzerinde sabit tesis bulunmamalıdır,
- Tahsis parasız yapılır.
Bunun kullanıcılar bakımından anlamı şudur: kullandığınız Hazine arazisi su işleri için gerekli görülürse, bedelsiz olarak tahsis edilebilir ve satın alma imkânı ortadan kalkabilir.
Bu nedenle su yapıları çevresindeki Hazine taşınmazları için satın alma başvurusu yapmadan önce, taşınmazın bu kapsamda talep edilip edilmediği sorulmalıdır.
Tahsis edilmiş bir taşınmaz bakımından satın alma yolu kapalıdır; ancak tahsisin kaldırılması hâlinde taşınmaz olağan rejime döner. Bu nedenle tahsisin devam edip etmediği de ayrıca araştırılabilir.
Kum, Çakıl ve Yatak Müdahaleleri
Dere yataklarında yapılan fiilî müdahaleler ayrı bir risk grubudur.
Bilinmesi gerekenler:
- Kum ve çakıl alımı izne tabidir; izinsiz alım yaptırım doğurur.
- Yatak düzenleme ve set çekme işleri ilgili idarenin iznine bağlıdır.
- Suların mecrasını değiştirmek ceza mevzuatı bakımından da sonuç doğurur; kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında hapis ve adlî para cezası öngörülmüştür.
- Sulama amaçlı müdahalelerde izin durumu belgelenmelidir.
Üçüncü madde önemlidir: mecra değiştirme, uygulamada kalıcı akış değişikliği arandığından, geçici engeller farklı değerlendirilebilir. Ancak bu ayrım savunmada ileri sürülmesi gereken teknik bir husustur.
Bu nedenle dere yatağında herhangi bir iş yapılmadan önce ilgili bölge müdürlüğünden yazılı görüş alınması yerinde olur. Yazılı izin, hem faaliyetin meşruluğunu belgeler hem de olası bir soruşturmada dayanak oluşturur.
Alıcılar İçin Kontrol Listesi
Dere, göl veya baraj yakınında taşınmaz satın alırken yapılması gerekenler:
- Kadastro paftasını inceleyin. Parselin yatak sınırına mesafesi görülür.
- Taşkın sahası sorgusu yapın. Alan ilan edilmiş mi?
- Koruma bandı ve yapı yasağı sorun. İlgili bölge müdürlüğünden yazılı olarak.
- Baraj kotu ve mücavir alan bilgisini alın. Gelecekteki kamulaştırma riski.
- İmar durumunu öğrenin. Planda taşkın kontrol tesisi alanı öngörülmüş mü?
- Hava fotoğraflarını karşılaştırın. Yatağın geçmişteki konumu.
- Erişimi kontrol edin. Yolun paftada gösterilip gösterilmediği.
İkinci ve dördüncü maddeler özellikle önemlidir: taşkın sahası ilanı ve baraj projesi, taşınmazın değerini ve kullanımını kökten değiştirebilir.
Bu bilgilerin tamamı bilgi ve belge talebi niteliğindedir; süreç başlatmaz ve yazılı olarak istenebilir.
Alan Türlerine Göre Rejim
Su ile ilgili alanlar tek bir kategori değildir; her birinin rejimi farklıdır.
| Alan | Tescil | Mülkiyet | Kullanım |
|---|---|---|---|
| Deniz, göl, nehir (genel sular) | Tabi değil | Hüküm ve tasarruf | İzin rejimi |
| Dere yatağı | Tabi değil | Hüküm ve tasarruf | Müdahale izne tabi |
| Islah edilen göl ve batak saha | Tescil edilir | Hazineye devir | Kiralama, satış mümkün |
| Taşkın sahası ilan edilen alan | Değişmez | Malikte kalabilir | Yapılaşma kısıtı |
| Baraj gölü kotu altı | Kamulaştırma sonrası | Kamuya geçer | İdare tarafından |
| Su işlerine tahsisli Hazine arazisi | Hazine adına | Hazine | Bedelsiz tahsis |
Tabloda en dikkat çekici satır üçüncüsüdür: ıslah edilen alanlar tescile açılır ve Hazine mülkiyetine girer. Bu, kullanıcılar bakımından kapalı bir kapının açılması demektir.
Buna karşılık ilk iki satırdaki alanlar bakımından mülkiyet yolu kapalıdır; burada izlenecek yol izin ve kullanım rejimleridir.
Bu nedenle bir alanla ilgili işlem yapmadan önce, alanın bu tabloda hangi satıra denk geldiği belirlenmelidir.
Sulama Tesisleri ve Sulama Birlikleri
Su alanlarıyla ilgili dosyalarda sık karşılaşılan bir başka başlık sulama tesisleridir.
Kanunda, sulama tesislerinin işletilmesi ve ücretlendirilmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler bulunur. Taşınmaz sahipleri bakımından pratik sonuçlar şunlardır:
1. İşletme ücreti. Sulama tesislerinden yararlanan araziler bakımından işletme ücreti doğar. Bu ücret, taşınmazın mülkiyet durumundan bağımsız olarak hizmetten yararlanma karşılığıdır.
2. Taşkın koruma tesisleri. Kanunda, taşkın sular ve sellere karşı yapılan koruyucu tesislerin amortismana tabi olmadığı belirtilmiştir.
3. Kanal ve şebeke güzergâhları. Sulama kanalları ve şebekelerinin geçtiği alanlar için irtifak hakkı veya kamulaştırma gündeme gelir.
4. Kanal kenarı kullanımı. Kanal ve şebeke güzergâhlarında bakım şeridi bulunur; bu alanlarda yapılaşma ve dikim kısıtlanabilir.
Dördüncü madde uygulamada sık sorun üretir: kanal kenarına dikilen ağaçlar veya yapılan yapılar, bakım çalışmalarını engellediği gerekçesiyle kaldırılması istenebilir.
Bu nedenle sulama kanalına komşu parsellerde:
- Bakım şeridi genişliği ilgili idareden sorulmalı,
- Dikim ve yapı yapılmadan önce yazılı görüş alınmalı,
- Mevcut dikimler bakımından durum netleştirilmelidir.
Ayrıca sulama tesisi güzergâhında kalan Hazine taşınmazlarının satın alınması bakımından da kısıt doğabilir; bu taşınmazlar idareye tahsisli veya tahsisi gerekli olabilir.
Göl Çekilmesi ve Kıyı Bandı
Doğal göllerde su seviyesinin düşmesiyle açığa çıkan alanlar, kırsalda sık tartışma konusudur.
Bu alanlar bakımından bilinmesi gerekenler:
1. Açığa çıkan alan kendiliğinden kimseye geçmez. Göl alanı Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan, suyun çekilmesi mülkiyet doğurmaz.
2. Ekim ve dikim hak doğurmaz. Bu alanların ekilmesi veya kullanılması zilyetliğe dayalı bir kazanım sağlamaz; aksine ecrimisil ve yaptırım riski doğurur.
3. Su tekrar yükselebilir. Yapılan yatırımların kaybı riski hesaba katılmalıdır.
4. Kıyı mevzuatı da işleyebilir. Tabii ve suni göller bakımından kıyı ve sahil şeridi hükümleri gündeme gelebilir; bu hâlde ayrı bir rejim daha eklenir.
Dördüncü madde önemlidir: göl kenarındaki bir taşınmazda hem su mevzuatı hem kıyı mevzuatı hem de sulak alan mevzuatı üst üste binebilir.
Bu nedenle göl çevresindeki taşınmazlarda yapılması gereken sorgu listesi uzundur:
- Kıyı kenar çizgisi onaylanmış mı, nereden geçiyor?
- Alan sulak alan koruma bölgesi kapsamında mı?
- Taşkın sahası ilan edilmiş mi?
- Alanda doğal sit veya korunan alan statüsü var mı?
- Parselin kadastro paftasındaki konumu ne?
Bu sorguların tamamı ayrı idarelere yapılır ve cevapların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tek bir idareden alınan olumlu cevap, diğer mevzuatlar bakımından güvence sağlamaz.
Sık Yapılan Hatalar
Kurutulan alanı sahipsiz sanmak. Islah edilen alanlar Hazineye devredilir.
Emek ve masrafı mülkiyet sanmak. İmar-ihya hükmü kamu hizmetine tahsis edilmemiş araziler için işler ve kendi şartlarına tabidir.
Yatak değişimini kendiliğinden kazanım saymak. Terk edilen yatak komşu malike kendiliğinden geçmez.
Taşkın sahası sorgusu yapmadan almak. İlan, yapılaşmayı kökten etkiler.
İzinsiz yatak müdahalesi yapmak. Kum-çakıl alımı ve set çekme izne tabidir.
Mecra değiştirmenin cezai boyutunu bilmemek. Hapis ve adlî para cezası öngörülmüştür.
Bedelsiz tahsis ihtimalini hesaba katmamak. Su işleri için gerekli araziler bedelsiz tahsis edilebilir.
Düzenlemede taşkın tesisi alanını sorgulamamak. Kalan Hazine alanlarından karşılanması esastır.
Göl çekilmesini kazanım sanmak. Açığa çıkan alan kendiliğinden kimseye geçmez.
Tek idareden cevap almakla yetinmek. Su, kıyı, sulak alan ve koruma mevzuatı üst üste binebilir.
Adım Adım Süreç
- Parselin yatağa mesafesini tespit edin. Kadastro paftası üzerinden.
- Taşkın sahası ve koruma bandı sorgusu yapın. Yazılı başvuruyla.
- Hava fotoğraflarını temin edin. Yatağın hareketi görülür.
- Islah çalışması varsa devri takip edin. Hazineye devir sonrası yollar açılır.
- Kullanımınızı meşrulaştırın. Kiralama veya satın alma başvurusu.
- Her müdahale için önceden izin alın. Kum, set, sulama.
- Kamulaştırma sürecini takip edin. Sınır, bedel ve muhdesat.
İlgili Konular ve Kaynaklar
Statü ve tescil
- Tescil Harici Alan ve İmar-İhya
- Hüküm ve Tasarruf ile Özel Mülkiyet Farkı
- Bu Arazi Hazine’nin mi? Statü Tespiti
- Kıyı ve Sahil Şeridi
Sınır ve imar
Kamulaştırma
- Acele Kamulaştırmanın İptali
- Kamulaştırma Bedel Tespiti İstinaf Dilekçesi
- Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
Kullanım ve ceza
Sıkça Sorulan Sorular
Dere yatağı özel mülkiyete konu olur mu?
Hayır. Kadastro Kanunu’na göre deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir; bu alanlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Kurutulan bataklık kimin olur?
Kanuna göre, idarece yapılan tesisler neticesinde işe yarar hâle gelmiş ve hudutları tespit edilmiş göl ve batak sahalar ile taşkından korunan arazi parçaları içindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ya da Hazine mülkiyetindeki arazi Hazineye devredilir.
Devir sonrası satın alabilir miyim?
Devir gerçekleştiğinde alan Hazinenin özel mülkiyetine girer ve olağan Hazine rejimi işler; kiralama ve şartları varsa satın alma yolları değerlendirilebilir.
Dere yatak değiştirdi, eski yatak benim olur mu?
Kendiliğinden olmaz. Terk edilen yatağın ve suyun yeni geçtiği alanın hukuki durumu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir; keşif ve bilirkişi incelemesi gerekir.
Taşkın sahası ilanı ne getirir?
Alanda yapılaşma kısıtları doğar, mevcut yapılar bakımından tedbirler alınabilir, koruma tesisleri için kamulaştırma gündeme gelebilir ve imar planlarında alan buna göre belirlenir.
Bildirim yükümlülüğü var mı?
Kanuna göre, kenar ve setlerin taşkın sularla yıkılma tehlikesine veya halkın su afetine maruz bulunduğunu görenler bunu derhal ilgili teşkilata, muhtarlara, jandarmaya veya mülkiye amirlerine haber vermeye mecburdurlar.
İmar uygulamasında taşkın tesisi alanı nereden karşılanır?
İmar Kanunu’na göre, düzenlemeye tabi alan içindeki taşkın kontrol tesisi alanlarının, düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır.
Kullandığım Hazine arazisi su işlerine tahsis edilebilir mi?
Kanuna göre idarenin ihtiyacı olup belediye sınırı dışında bulunan ve üzerinde sabit tesis olmayan millî emlake ait arazi, isteği üzerine Hazinece parasız olarak tahsis olunur.
Kum ve çakıl alabilir miyim?
Bu faaliyetler izne tabidir; izinsiz alım yaptırım doğurur. Yatak düzenleme ve set çekme işleri de ilgili idarenin iznine bağlıdır.
Suyun akışını değiştirirsem ne olur?
Ceza mevzuatına göre kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında hapis ve adlî para cezası öngörülmüştür.
Baraj kamulaştırmasında neye dikkat etmeliyim?
Kamulaştırma sınırı, kısmi kamulaştırmada kalan kısmın kullanılabilirliği, bedel tespitinde taşınmazın nitelikleri, muhdesatın bedele dâhil edilip edilmediği ve acele kamulaştırma süreçleri.
Kamulaştırma bedelini tahsil edemezsem haciz yapabilir miyim?
Kanuna göre idarenin bütün malları ve kıymetleri Devlet malı hükmündedir. Bu nedenle izlenecek yol cebri icradan çok idari takip ve yazışmadır.


