📜 Dayanak Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.715 — Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar
- Anayasa m.43 — Kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.16 — Kamu malları ve özel sicile kayıt
- 4342 sayılı Mera Kanunu m.4 — Mera, yaylak ve kışlakların hukuki durumu
- 3621 sayılı Kıyı Kanunu — Kıyı ve sahil şeridi rejimi
- 4706 sayılı Kanun — Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi
- 2886 sayılı Kanun m.75 — Ecrimisil
⚡ Net Cevap: Kamunun elindeki taşınmazlar tek bir kategori değildir; ikiye ayrılır ve bu ayrım bir taşınmazın satılıp satılamayacağını doğrudan belirler. Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar tapu kütüğünde Hazine adına tescillidir; kural olarak satılabilir, kiralanabilir, üzerlerinde irtifak hakkı kurulabilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ise kimsenin mülkiyetinde değildir; kıyılar, meralar, yollar, harman yerleri, tescil dışı sahipsiz alanlar bu gruptadır. Bu yerler özel mülkiyete konu olmaz, satılamaz, zamanaşımıyla kazanılamaz; yalnızca kullanma izni verilebilir veya kanunda öngörülen hâllerde kiralanabilir. Bu nedenle her Hazine dosyasında sorulacak ilk soru “kaç para?” değil, “bu taşınmaz hangi kategoride?” olmalıdır. Yanlış kategoriye göre yapılan başvuru usulden reddedilir; kimi hâlde ecrimisil ve cezai süreçleri de tetikler.
Aynı ilçede iki taşınmaz düşünün. İkisi de “devletin”, ikisi de yıllardır aynı ailelerce kullanılıyor. Biri için satın alma başvurusu kabul edilir ve tapu verilir; diğeri için başvuru daha ilk aşamada reddedilir.
Fark, taşınmazların değerinde veya kullanım süresinde değildir. Fark, hukuki kategorilerindedir.
Aşağıda bu ayrımın nereden geldiği, hangi yerlerin hangi gruba girdiği ve pratikte hangi sonuçları doğurduğu ele alınmaktadır.
Ayrımın Kaynağı: Türk Medenî Kanunu m.715
Ayrımın temeli tek bir maddededir. Türk Medenî Kanunu’nun 715. maddesi, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu düzenler.
Buradaki iki kavram önemlidir:
- Sahipsiz yerler. Aksi ispatlanmadıkça, yararlanmaya elverişli olmayan yerler ile kayalar, tepeler, dağlar ve bunlardan çıkan kaynaklar kimsenin mülkiyetinde değildir.
- Yararı kamuya ait mallar. Herkesin ortak kullanımına ayrılmış yerler.
Bu yerler üzerinde mülkiyet yoktur; Devletin yetkisi mülkiyet değil, hüküm ve tasarruf yetkisidir. Yani koruma, gözetim ve tahsis yetkisi.
Buna karşılık Devlet, tıpkı özel kişiler gibi taşınmaz maliki de olabilir. Miras yoluyla, kamulaştırmayla, kadastro tespitiyle veya satın almayla Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, Hazinenin özel mülkiyetini oluşturur.
İki Kategori Yan Yana
| Ölçüt | Hazinenin özel mülkiyeti | Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler |
|---|---|---|
| Tapu kütüğü | Hazine adına tescillidir | Kural olarak tescil edilmez; özel sicile yazılır veya tescil dışıdır |
| Mülkiyet | Vardır; malik Hazine’dir | Yoktur; Devletin yetkisi hüküm ve tasarruftur |
| Satılabilir mi? | Evet, kural olarak | Hayır |
| Zamanaşımı | Kazandırıcı zamanaşımına kural olarak konu olmaz | Kesinlikle uygulanmaz |
| Hak tesisi | İrtifak hakkı kurulabilir | Kullanma izni verilebilir |
| Örnekler | Hazine tarım arazileri, 2/B taşınmazları, mirasçısız kalan taşınmazlar | Kıyılar, meralar, yollar, harman yerleri, tescil dışı sahipsiz alanlar |
Tablodaki üçüncü satır, tüm Hazine taşınmazı dosyalarının kaderini belirler.
Bu tek ayrım, taşınmazın satılıp satılamayacağını belirler
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Başlıca Yerler
Kıyılar
Anayasa’nın 43. maddesi kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu düzenler ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceğini öngörür. 3621 sayılı Kıyı Kanunu bu rejimin ayrıntısını belirler.
Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır; özel mülkiyete konu olmaz. Sahil şeridinde ise yapılaşma kuralları ayrıca sınırlandırılmıştır.
Mera, yaylak ve kışlaklar
4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi, bu yerlerin kullanma hakkının köy veya belediyeye ait olduğunu, kendilerinin ise Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu düzenler. Özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz ve sınırları daraltılamaz.
Yollar, harman yerleri ve diğer orta malları
3402 sayılı Kadastro Kanunu, kamu orta mallarının kişiler adına tespit ve tescil edilmeyeceğini; tapu sicilinin özel siciline yazılacağını öngörür. Köy yolları, harman yerleri, sıvat ve panayır yerleri bu gruptadır.
Tescil dışı sahipsiz alanlar
Kadastro çalışmalarında hiç kimse adına tespit edilmemiş, tapu kütüğünde yer almayan alanlardır. Bunlar kural olarak özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olmayan sahipsiz yerlerdir.
Ormanlar
Devlet ormanları kendi özel rejimine tabidir ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uygulanır. Bu alanlar birçok düzenlemenin kapsamı dışında tutulmuştur.
Hazinenin Özel Mülkiyetindeki Taşınmazlar
Bunlar tapu kütüğünde Hazine adına tescillidir ve kural olarak değerlendirilebilir.
Başlıca kaynakları:
- Kadastro tespitleri. Kadastro sırasında Hazine adına tespit edilen taşınmazlar.
- Mirasçısız ölüm. Türk Medenî Kanunu uyarınca mirasçı bulunmayan hâllerde miras Devlete geçer.
- Kamulaştırma. Kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlar.
- 2/B alanları. Orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edilen yerler.
- Vasıf değişikliği. Özel kanunları uyarınca tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen yerler.
- Bağış ve intikaller.
Bu taşınmazlar; ihale yoluyla satılabilir, kanunda sayılan hâllerde doğrudan satılabilir, kiraya verilebilir, üzerlerinde irtifak hakkı kurulabilir veya trampaya konu edilebilir.
Ayrımın Pratik Sonuçları
1. Satın alma başvurusu
Hazine taşınmazı satışlarına ilişkin düzenlemeler, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar içindir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yer için yapılan satın alma başvurusu, şartlar ne olursa olsun usulden reddedilir.
Bu nedenle süre uzatımı, indirim veya mahsup gibi avantajlar da bu yerler bakımından gündeme gelmez.
2. Hak tesisi biçimi
Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulur ve tapuya tescil edilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde, irtifak hakkı tesis edilemediğinden kullanma izni verilir.
Bu fark, finansman bakımından da sonuç doğurur: ayni hak niteliğindeki irtifak hakkı ile idari izin niteliğindeki kullanma izninin imkânları aynı değildir.
3. Zamanaşımı ve tapu
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kazandırıcı zamanaşımı işlemez. Bir şekilde tapu oluşmuş olsa dahi, iptali istenebilir. Örneğin mera üzerinde zilyetlik yoluyla yapılmış tescillerin iptali için durumun Hazine’ye ihbar edilmesi ayrıca düzenlenmiştir.
4. Ecrimisil ve tecavüz
Her iki kategoride de izinsiz kullanım ecrimisile konu olabilir. Ancak 3091 sayılı Kanun bakımından önemli bir fark vardır: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait taşınmazlara yapılan tecavüzlerde başvuru süresi aranmaz. Diğer taşınmazlarda ise altmış günlük ve bir yıllık süreler işler.
5. Ceza boyutu
Köy ortak malı niteliğindeki yerlere tecavüz, Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir ve bu fıkra şikâyete tabi değildir. Özel mülkiyete tecavüz ise şikâyete bağlıdır. Kategori farkı, cezai süreci de değiştirir.
Tapuda görünmemek, sahipsiz olmak anlamına gelmez
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kategoriyi Nasıl Tespit Edersiniz?
Bu, her dosyada atılacak ilk adımdır ve dört kaynaktan yapılır.
1. Tapu kayıt örneği. Taşınmaz tapu kütüğünde kayıtlı mı, malik kim? Hazine adına tescilliyse özel mülkiyet kategorisindedir. Nitelik hanesindeki ibare de yol göstericidir.
2. Mera özel sicil kaydı. Tapu kütüğünde görünmeyen bir kayıt, özel sicilde bulunabilir. Bu ayrıca sorulmalıdır.
3. Kadastro paftası ve tutanağı. Taşınmazın kadastro sırasında nasıl değerlendirildiği; tescil dışı bırakılıp bırakılmadığı görülür.
4. Kıyı kenar çizgisi ve orman sınırı. Taşınmaz kıyıda veya orman sınırında ise, ilgili kurumlardan bu sınırların durumu sorulmalıdır.
✅ Parsel sorgu ekranı yeterli değildir
İnternet üzerinden yapılan parsel sorgusu taşınmazın niteliğini gösterir ancak kayıt türünü göstermez. “Mera” ibaresi görülüyorsa yer büyük olasılıkla özel sicildedir; ancak geçmişte bir vasıf değişikliğiyle Hazine adına tescil edilmiş ve nitelik hanesi güncellenmemiş olma ihtimali de vardır. Bu ayrım ancak tapu kayıt örneği ve özel sicil sorgusu ile netleşir. İki ihtimal arasındaki fark, dosyanın tamamını değiştirir.
Sınır Hâller ve Kategori Değişimi
Kategoriler mutlak değildir; kanunda öngörülen usullerle bir yer bir kategoriden diğerine geçebilir.
Mera vasfının kaldırılması. 4342 sayılı Kanun’un 14. maddesinde sayılan hâllerde tahsis amacı değiştirilerek taşınmaz Hazine adına tescil edilir. Böylece Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yer, Hazinenin özel mülkiyetine geçer.
Orman sınırları dışına çıkarma. 2/B uygulamalarında, orman rejimine tabi yerler Hazine adına tescil edilir ve hak sahiplerine satılabilir hâle gelir.
Kıyı kenar çizgisinin değişmesi. Kıyı kenar çizgisinin yeniden tespiti, bir taşınmazın kıyıda kalıp kalmadığını değiştirebilir. Bu, mülkiyet bakımından çok ciddi sonuçlar doğurur ve itiraz yolu ayrıca düzenlenmiştir.
Tescil dışı alanların tescili. Kadastro çalışmalarıyla tescil dışı alanların durumu belirlenir.
Bu geçişlerin tamamı kanunda öngörülen usullere tabidir. Fiilî kullanımla, uzun süre geçmesiyle veya idarenin sessiz kalmasıyla kategori değişmez.
Üçüncü Bir Kategori: Kamu Hizmetine Tahsisli Taşınmazlar
İkili ayrımın yanında, pratikte üçüncü bir durum daha vardır ve dosyaların önemli bir kısmı burada tıkanır.
Bir taşınmaz Hazinenin özel mülkiyetinde olabilir; yani tapuda Hazine adına tescilli olabilir. Ancak bir kamu hizmetine tahsis edilmişse veya fiilen bu amaçla kullanılıyorsa, satışı mümkün olmayabilir.
Örneğin okul, sağlık tesisi, karakol veya idari bina için tahsis edilmiş bir Hazine taşınmazı, mülkiyet bakımından özel mülkiyet kategorisinde olsa dahi satışa konu edilemez.
Nitekim 6292 sayılı Kanun, doğrudan satılması gereken taşınmazlardan kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılanları istisna tutmuştur. Aynı şekilde ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında kanunda belirtilen bant içinde kalan yerler de satılamaz.
Bu nedenle kategori tespiti üç aşamalıdır:
- Taşınmaz Hazinenin özel mülkiyetinde mi, Devletin hüküm ve tasarrufu altında mı?
- Özel mülkiyette ise, üzerinde tahsis var mı?
- Tahsis varsa, hangi kuruma, hangi tarihte yapılmış ve hâlen yürürlükte mi?
Tahsisin fiilen kaldırılmış olması veya taşınmazın tahsis amacında kullanılmıyor olması, ret sebebini tartışmalı hâle getirebilir. Bu nedenle “kamu hizmetine ayrılmıştır” gerekçesiyle reddedilen bir talepte, tahsis kararının tarih ve sayısı ile güncel durumu mutlaka sorulmalıdır.
Kategori Neden Bu Kadar Önemli? Somut Bir Karşılaştırma
Aynı köyde, birbirine bitişik iki parselin yıllardır aynı aileler tarafından ekildiğini varsayalım.
Birinci parsel Hazine adına tescilli bir tarım arazisi. Bu kullanıcı için açık olan yollar:
- Şartları taşıyorsa doğrudan satın alma; 6292 rejiminde rayiç bedelin yarısı ve son beş yılın ecrimisil mahsubu.
- Şartları taşımıyorsa doğrudan kiralama; cari yıl ecrimisilinin yarısı üzerinden on yıla kadar ve süre sonunda satış imkânı.
- Hiçbiri olmazsa ihaleye katılma.
İkinci parsel mera vasıflı. Bu kullanıcı için tablo tamamen farklıdır:
- Satın alma mümkün değildir; başvuru usulden reddedilir.
- Kiralama yalnızca otlatma ve ıslah amaçlı olabilir; tarla tarımı hakkı vermez.
- Fiilî kullanım sürdükçe ecrimisil, men kararı ve cezai süreç riski devam eder.
- Tek yapısal kanal, arazi toplulaştırması kapsamında arazi planlamasıdır ve idarenin takdirine bağlıdır.
İki kullanıcı arasındaki bu uçurum, kullanım süresinden veya iyi niyetten değil; yalnızca taşınmazın hukuki kategorisinden doğar. Bu nedenle her dosyada ilk yatırım, kategori tespitine yapılmalıdır.
Kadastro Aşamasında Kategori Nasıl Belirlenir?
Bir taşınmazın hangi kategoriye gireceği çoğu zaman kadastro çalışmaları sırasında belirlenir. Bu nedenle kadastro tutanağı, kategori tartışmalarının asıl belgesidir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu, kamu mallarının nasıl işlem göreceğini ayrıca düzenlemiştir. Kamu orta malları kişiler adına tespit ve tescil edilmez; bunlar sınırlandırılır ve tapu sicilinin özel siciline yazılır. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerler ile kamunun ortak kullanımına ayrılan yerler bakımından da özel hükümler uygulanır.
Kadastro tespitine karşı süresi içinde itiraz edilmemişse tespit kesinleşir. Kesinleşmiş bir tespite karşı dava açma imkânı, kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerle sınırlıdır.
Bu nedenle taşınmazın kategorisi tartışılıyorsa şunlar temin edilmelidir:
- Kadastro tutanağı ve tutanağın kesinleşme tarihi.
- Kadastro paftası; taşınmazın sınırlandırma biçimi görülür.
- Varsa askı ilan tutanakları ve tebligat evrakı.
- Kadastro öncesi kayıtlar; vergi kaydı, zabıt kaydı veya kadim tapu kaydı.
Kategori iddiası, ancak bu belgelerle desteklendiğinde tartışılabilir hâle gelir. Fiilî kullanım ve tanık beyanı tek başına kategori değiştirmez.
Satın Alırken Kategori Riski
Bu ayrım yalnızca kamudan taşınmaz edinmek isteyenleri değil, özel kişiden taşınmaz satın alanları da ilgilendirir.
Uygulamada kimi zaman, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yer üzerinde bir şekilde tapu oluşmuş olabilir. Böyle bir taşınmaz iyi niyetle satın alınsa dahi, kaydın iptali istenebilir.
Örneğin mera üzerinde zilyetlik yoluyla hasım gösterilmeksizin yapılmış tescillerin iptalini sağlamak üzere durumun Hazine’ye ihbar edilmesi ayrıca düzenlenmiştir. Benzer şekilde kıyıda kalan veya orman sınırı içinde bulunan taşınmazlarda da kayıt tartışmalı hâle gelebilir.
Bu nedenle taşınmaz satın alınmadan önce yapılması gerekenler:
- Tapu kayıt örneğinde nitelik hanesi ve beyanlar hanesi okunmalıdır.
- Taşınmazın kıyı kenar çizgisi ve orman sınırı bakımından durumu ilgili kurumlardan sorulmalıdır.
- Kadastro paftasında komşu parsellerin durumu incelenmelidir; çevrede mera veya tescil dışı alan varsa dikkatli olunmalıdır.
- Satıcının “vasfı değişecek” veya “sorun yok” şeklindeki beyanlarının hukuki değeri bulunmadığı bilinmelidir.
Kayıt iptal edilirse alıcının hakları, satıcıya karşı sözleşmeden doğan taleplerle sınırlı kalır. Bu nedenle risk, satış öncesinde ortadan kaldırılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
“Devletin malı” diye tek kategori sanmak. Hazinenin özel mülkiyeti ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler farklı rejimlere tabidir.
Parsel sorgu ekranıyla yetinmek. Nitelik ile kayıt türü aynı şey değildir; tapu kayıt örneği ve özel sicil sorgusu gerekir.
Tapuda görünmeyen yeri sahipsiz sanmak. Tescil dışı olmak, üzerinde hak kazanılabileceği anlamına gelmez.
Uzun süreli kullanımın kategori değiştireceğini düşünmek. Kategori ancak kanunda öngörülen usulle değişir.
Yanlış kategoriye göre başvuru yapmak. Başvuru reddedilir ve dilekçedeki kullanım beyanı aleyhe delil hâline gelebilir.
Kıyı ve orman sınırlarını sormamak. Taşınmaz bu sınırlarda ise özel rejimler devreye girer.
İrtifak hakkı ile kullanma iznini karıştırmak. Hangisinin kurulabileceği, taşınmazın kategorisine bağlıdır.
Adım Adım Süreç
- Tapu kayıt örneğini alın. Kayıtlı mı, malik kim, nitelik ne?
- Özel sicil sorgusu yaptırın. Mera veya diğer orta malı kaydı var mı?
- Kadastro tutanağını ve paftayı inceleyin. Tescil dışı bırakılmış mı?
- Kıyı ve orman sınırlarını sorun. Özel rejim uygulanıyor mu?
- Kategoriyi belirleyin. Özel mülkiyet mi, hüküm ve tasarruf mu?
- Uygun yolu seçin. Satış, kiralama, irtifak hakkı veya kullanma izni.
- Başvuruyu doğru hükme dayandırın. Yanlış dayanak ret sebebidir.
İlgili Konular ve Kaynaklar
Hazine taşınmazı serisi
- Hazine Arazisi Satın Alma: 31 Aralık 2026 Son Tarih
- Hazine Taşınmazında İrtifak Hakkı ve Kullanma İzni
- Hazine Taşınmazı İhaleyle Nasıl Satın Alınır?
- Hazine Tarım Arazisi Nasıl Kiralanır?
- 2/B Taşınmazlarında Hak Sahipliği ve Satış
Kamu malları
- Mera Hukuku Rehberi
- Kıyı Kanunu (3621): Kıyı Kenar Çizgisi ve Sahil Şeridi
- Kıyı Kenar Çizgisine İtiraz ve İptal Dilekçesi
- Orman Kadastrosuna İtiraz Dava Dilekçesi
Mülkiyet ve zilyetlik
- Kazandırıcı Zamanaşımıyla Mülkiyet: Tapusuz Taşınmaz
- Kadastro Tespitine İtiraz Dava Dilekçesi
- 3091 Sayılı Kanun: Tecavüzün Önlenmesi ve Men Kararı
- Meraya Tecavüz Suçu (TCK m.154/2)
Ecrimisil ve idari yollar
Kümeye yeni eklenenler
Sıkça Sorulan Sorular
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer ne demek?
Türk Medenî Kanunu’nun 715. maddesi uyarınca sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu yerler kimsenin mülkiyetinde değildir; Devletin yetkisi mülkiyet değil, koruma ve tahsis yetkisidir.
Hazinenin özel mülkiyeti ile farkı nedir?
Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar tapu kütüğünde Hazine adına tescillidir ve kural olarak satılabilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ise özel mülkiyete konu olmaz ve satılamaz.
Hangi yerler hüküm ve tasarruf altındadır?
Kıyılar, meralar, yaylaklar, kışlaklar, yollar, harman yerleri gibi kamu orta malları ile tescil dışı sahipsiz alanlar başlıca örneklerdir. Ormanlar kendi özel rejimine tabidir.
Bu yerleri satın alabilir miyim?
Hayır. Bu yerler özel mülkiyete konu olmaz. Hazine taşınmazı satışlarına ilişkin düzenlemeler yalnızca Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanır.
Uzun süre kullanırsam hak kazanır mıyım?
Hayır. Bu yerlerde kazandırıcı zamanaşımı işlemez. Bir şekilde tapu oluşmuş olsa dahi iptali istenebilir.
Üzerinde hak kurulabilir mi?
İrtifak hakkı tesis edilemediğinden kullanma izni verilebilir. Ayrıca kanunda öngörülen hâllerde kiralama mümkün olabilir; örneğin mera için 4342 sayılı Kanun’da otlatma ve ıslah amaçlı kiralama düzenlenmiştir.
Taşınmazın kategorisini nasıl öğrenirim?
Tapu kayıt örneği, mera özel sicil kaydı, kadastro tutanağı ve paftası ile kıyı kenar çizgisi ve orman sınırı bilgileri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Parsel sorgu ekranı yeterli mi?
Hayır. Bu ekran taşınmazın niteliğini gösterir; kayıt türünü göstermez. Tapu kayıt örneği ve özel sicil sorgusu gerekir.
Kategori değişebilir mi?
Kanunda öngörülen usullerle değişebilir. Örneğin mera tahsis amacının değiştirilmesi veya orman sınırları dışına çıkarma işlemleriyle taşınmaz Hazine adına tescil edilebilir.
Ecrimisil bakımından fark var mı?
Her iki kategoride de izinsiz kullanım ecrimisile konu olabilir. Ancak 3091 sayılı Kanun kapsamında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile menfaati umuma ait taşınmazlarda başvuru süresi aranmaz.
Tescil dışı bir yer sahipsiz midir?
Tapu kütüğünde yer almaması, üzerinde hak kazanılabileceği anlamına gelmez. Sahipsiz yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Yanlış kategoriye göre başvurursam ne olur?
Başvuru usulden reddedilir. Ayrıca dilekçedeki fiilî kullanım beyanı, ecrimisil ve şartları varsa cezai süreçler bakımından aleyhe delil oluşturabilir.


