📜 Dayanak Mevzuat
- 3091 sayılı Kanun m.1-3 — Kapsam, yetkili makam ve başvuru yetkisi
- 3091 sayılı Kanun m.4-6 — Başvuru süreleri, soruşturma ve on beş günlük karar süresi
- 3091 sayılı Kanun m.7 ve m.9 — Kararların kesinliği, idari yargı yolu ve beş günlük infaz
- 3091 sayılı Kanun m.15 — Tekrarlanan tecavüzde adlî mercilere gönderme
- 4342 sayılı Mera Kanunu m.19 — Meraya tecavüzde 3091 ve 2886 m.75 uygulaması
- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m.75 — Ecrimisil ve tahliye
- 5237 sayılı TCK m.154 — Hakkı olmayan yere tecavüz
⚡ Net Cevap: Taşınmazınıza yapılan tecavüz veya müdahale, dava açmadan idari yolla ve çok kısa sürede önlenebilir. Başvuru illerde valiliğe, ilçelerde kaymakamlığa yapılır; soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanıp karara bağlanır, verilen karar beş gün içinde infaz edilir. Süreler kritiktir: tecavüzün öğrenildiği tarihten itibaren altmış gün içinde başvurulmalı ve tecavüzün oluşundan itibaren bir yıl geçmemiş olmalıdır. Buna karşılık Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile menfaati umuma ait taşınmazlarda süre aranmaz — mera, yol ve harman yeri gibi yerler bu kapsamdadır. En çok gözden kaçan iki kural şudur: bu kararlara karşı idari yargıda yürütmenin durdurulması kararı verilemez; ve anlaşmazlık dava konusu yapılmış ya da ihtiyati tedbir kararı verilmişse bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
Tarlanızın bir kısmı sürülmüş, sınır taşı kaydırılmış ya da arazinizin girişi kapatılmıştır. İlk akla gelen yol dava açmaktır. Oysa dava aylar, çoğu kez yıllar sürer ve bu sürede fiilî durum yerleşir.
3091 sayılı Kanun tam da bu boşluk için getirilmiştir: yargılama yapmadan, mülkiyet tartışmasına girmeden, zilyetliği korumak.
Aşağıda kimlerin başvurabileceği, sürelerin nasıl işlediği, kararın nasıl infaz edildiği ve bu yolun hangi hâllerde kapalı olduğu ele alınmaktadır.
Bu Kanun Neyi Korur, Neyi Korumaz?
Ayrımı baştan koymak gerekir; çünkü başvuruların önemli bir kısmı bu nedenle reddedilir.
3091 sayılı Kanun zilyetliği korur. Yani taşınmazı fiilen kimin kullandığı sorusuna cevap verir. Mülkiyeti tartışmaz, tapuyu incelemez ve kimin gerçek malik olduğuna karar vermez.
Bunun iki pratik sonucu vardır:
- Tapusu olmayan ancak taşınmazı fiilen kullanan kişi de bu yolla korunabilir.
- Tapusu olan ancak taşınmazı fiilen kullanmayan kişi, zilyet olmadığı gerekçesiyle sonuç alamayabilir.
Taşınmaz üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu iddia edenlerin yargı yoluna başvurması gerekir. İdari makam bu tartışmayı yapmaz.
Kim Başvurabilir?
- Taşınmazın zilyedi. Zilyet birden fazlaysa içlerinden biri başvurmaya yetkilidir; hepsinin birlikte başvurması gerekmez.
- Kamu idareleri, kurumları ve kuruluşları ile tüzel kişiler. Başvuru, taşınmazın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi tarafından yapılır.
- Köye ait taşınmazlarda köy halkından herhangi biri. Bu, kanunun en geniş yetkilendirmesidir; muhtar olmak veya taşınmazda kişisel bir hakkı bulunmak gerekmez.
İdarenin kendiliğinden harekete geçmesi
Vali veya kaymakam; görev alanları içinde bulunan kamu idarelerine, kurumlarına ve kuruluşlarına ait veya bunlar tarafından idare olunan ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veyahut menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede bulunulduğunu öğrendiklerinde, soruşturmayı doğrudan doğruya yaptırabilir.
Bu hüküm, mera ve benzeri yerler bakımından belirleyicidir: kimse şikâyet etmese dahi idare kendiliğinden harekete geçebilir.
Süreler: İki Ayrı Sınır ve Bir İstisna
| Süre | Başlangıç | Sonuç |
|---|---|---|
| 60 gün | Tecavüz veya müdahalenin yapıldığının öğrenildiği tarih | Bu süre içinde idari makama başvurulmalıdır |
| 1 yıl | Tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren | Bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvurulamaz |
| Süre aranmaz | — | Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile menfaati umuma ait taşınmazlarda süre sınırı uygulanmaz |
İki süre birlikte aranır. Tecavüzü on beşinci ayda öğrenmiş olsanız dahi, oluşundan bir yıl geçtiği için bu yol kapanır. O hâlde geriye yargı yolu kalır.
✅ Mera, yol ve harman yeri için süre yok
Mera, yaylak, kışlak, yol, harman yeri gibi yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya menfaati umuma ait taşınmazlardandır. Bu nedenle bu yerlere yönelik tecavüzlerde altmış günlük ve bir yıllık süreler işlemez. Yıllar önce başlamış bir kullanım bakımından da 3091 yolu açıktır. Uzun süredir devam eden bir kullanımın “artık dokunulmaz” hâle geldiği düşüncesi bu yerler bakımından yanlıştır.
Men kararına karşı yürütmenin durdurulması kararı verilemez
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Süreç Nasıl İşliyor?
Başvuru
Başvuru, taşınmazın bulunduğu yere göre valiliğe veya kaymakamlığa yazılı olarak yapılır. Dilekçede taşınmazın yeri, zilyetliğin ne şekilde sürdüğü, tecavüzün ne zaman ve nasıl gerçekleştiği açıkça belirtilmelidir.
Kanun kapsamı dışında kaldığı dilekçeden açıkça ve kesinlikle anlaşılan başvurular, yerinde soruşturma yapılmadan yazılı olarak reddedilebilir. Bu nedenle dilekçenin zilyetlik vurgusuyla kurulması önemlidir.
Soruşturma
Başvuru üzerine, karar vermeye yetkili kişiler veya bunların görevlendireceği bir ya da birkaç memur tarafından yerinde soruşturma yapılır. Soruşturmayı yapan kişilere gerektiğinde teknik eleman ve yardımcı verilir.
Soruşturma memuru, tarafların tanıklarını dinledikten sonra gerekli görürse tarafsız kişileri; ilgisine göre Hazine, özel idare ve belediye temsilcilerini; köy muhtarı ve ihtiyar kurulu üyelerini de dinleyebilir. İfadeler yeminli olarak alınır.
Taraflara soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saat bildirilir; tanık ve delilleriyle hazır bulunmaları, aksi hâlde sonradan tanık dinletemeyecekleri ihtar edilir. Bu ihtar pratikte belirleyicidir: keşif gününe tanıksız gitmek, dosyayı baştan kaybettirebilir.
Karar
Soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanarak karara bağlanır. Bu süre içinde karar verilemezse durum, sebepleriyle birlikte bir üst makama bildirilir.
İnfaz
Tecavüzün önlenmesine karar verilirse, karar beş gün içinde infaz edilir. Bu süre içinde infaz edilmezse durum yine üst makama bildirilir.
Şikâyetçinin, varsa kanuni vekilinin veya dilekçesinde ismini belirttiği temsilcisinin; köy taşınmazlarına ilişkin başvurularda ise köy muhtarı veya ihtiyar meclisi üyelerinden birinin, soruşturma ve infaz sırasında taşınmazın başında bulunması zorunludur.
Mütecavize tebligat yapılamaması hâlinde, soruşturmanın yapılacağı veya kararın yerine getirileceği yer, tarih ve saat üç gün önceden alışılmış usullerle taşınmazın bulunduğu köy veya beldede ilan edilir. Mütecaviz gelmezse soruşturma ve infaz yokluğunda yapılır.
Kararın Hukuki Niteliği: Kesinlik ve Yargı Yolu
Bu Kanuna göre verilen kararlar, idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir.
Bunun anlamı şudur:
- Yetkili makam verdiği karardan dönemez, kararı kaldıramaz ve değiştiremez.
- Kararlar hiyerarşik denetime tabi tutularak üst makamlarca da kaldırılamaz veya değiştirilemez.
- Tarafların kararın düzeltilmesine ilişkin talepleri dikkate alınmaz.
- Yalnızca açık yazı ve hesap hataları karar veren makamca kendiliğinden düzeltilir.
⚠️ Yürütmenin durdurulması istenemez
Kanun açık bir hüküm içerir: bu Kanuna göre verilmiş kararlar üzerine idari yargıya başvurmalarda yürütmenin durdurulması kararı verilmez.
Bu, uygulamadaki en kritik ve en az bilinen kuraldır. Aleyhinize men kararı verilmişse, iptal davası açmanız infazı durdurmaz. Karar beş gün içinde uygulanır ve fiilî durum ortadan kalkar. Dolayısıyla savunma, karar verilmeden önce soruşturma aşamasında kurulmalıdır. Keşif gününe tanıklarınız ve belgelerinizle katılmak, sonradan açılacak davadan çok daha etkilidir.
Bu Yolun Kapalı Olduğu Hâl: Dava Konusu Yapılmış Anlaşmazlıklar
Kanun önemli bir sınır koymuştur: başvuru sırasında taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
Bunun pratik sonucu, sıralamanın kritik olmasıdır:
- Önce dava açıp sonra 3091 başvurusu yapmak, başvurunun reddine yol açar.
- Hızlı sonuç isteniyorsa önce 3091 yoluna gidilmeli, dava sonrasında değerlendirilmelidir.
- Karşı taraf dava açarak bu yolu kapatabilir. Bu ihtimal, strateji kurulurken hesaba katılmalıdır.
Bu nedenle taşınmaza tecavüz hâlinde ilk soru şudur: dosyada derdest bir dava veya ihtiyati tedbir var mı?
Dava açılmışsa 3091 yolu kapanır — sıralama kritik
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Tekrarlanan Tecavüz: İkinci Kez Ne Olur?
Kanun, aynı taşınmaza yönelik tekrarlanan tecavüzleri ağırlaştırmıştır.
Taşınmaza aynı mütecaviz tarafından ikinci defa veya onun yararına başkaları tarafından bilerek tecavüz veya müdahalede bulunulmasıyla ilgili başvurularda da birinci başvuruda olduğu gibi soruşturma yapılır ve sonucu karara bağlanır.
Tecavüz veya müdahale varsa karar uygulanır; ayrıca her iki kararla ilgili dosya, karar vermeye yetkili makamlarca adlî mercilere gönderilir.
Yani ikinci tecavüz, idari süreçle sınırlı kalmaz ve ceza boyutunu doğrudan gündeme getirir. İlk men kararına uyulmaması, sonraki süreçlerde bilme unsuru bakımından da aleyhe değerlendirilebilecek bir olgudur.
Masraflar Kimde Kalır?
Kanun masraf rejimini sonuca bağlamıştır:
- Talebin reddi hâlinde soruşturma giderleri şikâyetçinin üzerinde kalır.
- Tecavüzün önlenmesine karar verilmesi hâlinde soruşturma ve infaz giderleri, mütecavizden icra yoluyla tahsil edilerek şikâyetçiye ödenir.
Başvuru sırasında soruşturma ve infaz memurlarının yollukları ile taşıt ücretleri, taşıtı kendisi sağlamayacaksa başvuru sahibince maliye veznesine yatırılır ve makbuzu dosyaya konulur.
Mera ve Kamu Malları Bakımından Özel Durum
4342 sayılı Mera Kanunu’nun 19. maddesi, muhtarları ve belediye başkanlarını mera, yaylak ve kışlakların korunmasından sorumlu tutmuş; tecavüz hâlinde durumu derhâl Bakanlık il veya ilçe müdürlüğüne bildirmekle yükümlü kılmıştır. Bu makamlarca 3091 sayılı Kanun veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılır.
Yani mera bakımından iki paralel araç vardır ve genellikle birlikte işletilir:
- 3091 ile tecavüz önlenir; fiilî kullanım sona erdirilir.
- 2886 m.75 ile ecrimisil tarh edilir ve tahliye sağlanır.
Buna ek olarak, fiilin TCK’nın 154. maddesi kapsamında ayrıca suç oluşturması mümkündür. Bu nedenle mera dosyalarında idari, mali ve cezai cephe birlikte değerlendirilmelidir; birinde verilen beyan diğerinde kullanılabilir.
Başvuru Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
- Taşınmazın il, ilçe, köy/mahalle, ada ve parsel bilgileri ve konumu.
- Zilyetliğin ne şekilde ve ne zamandan beri sürdüğü; bu husus dilekçenin merkezinde olmalıdır.
- Tecavüzün ne zaman öğrenildiği ve ne zaman gerçekleştiği; süre hesabı buna göre yapılır.
- Tecavüzün şekli: sürüm, çit çekme, sınır taşı kaydırma, yapı yapma, geçişin engellenmesi.
- Tanık isim ve adresleri; keşifte hazır bulundurulacakları belirtilmelidir.
- Varsa fotoğraf, kroki, ölçüm ve önceki tutanaklar.
- Taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya menfaati umuma ait ise süre aranmayacağına ilişkin açıklama.
- Derdest dava veya ihtiyati tedbir bulunmadığı beyanı.
3091 mi, Dava mı? Karşılaştırma
Taşınmaza tecavüz hâlinde iki ayrı yol vardır ve hangisinin seçileceği amaca göre değişir.
| Ölçüt | 3091 sayılı Kanun | El atmanın önlenmesi davası |
|---|---|---|
| Neyi korur | Zilyetlik | Mülkiyet veya sınırlı ayni hak |
| Süre | Karar on beş, infaz beş gün | Yargılama süresine bağlı |
| Merci | Valilik veya kaymakamlık | Asliye hukuk mahkemesi |
| Başvuru süresi | 60 gün ve 1 yıl; kamu mallarında yok | Ayni hakka dayalı talep süreye tabi değildir |
| Sonucun kalıcılığı | Fiilî durumu düzeltir; hakkı kesin olarak belirlemez | Uyuşmazlığı esastan çözer |
| Tazminat | İstenemez | Ecrimisil birlikte istenebilir |
Pratik yaklaşım şudur: acil olan fiilî durumun sona erdirilmesiyse önce 3091, uyuşmazlığın esastan çözülmesi ve tazminat isteniyorsa dava. İkisi birlikte planlanacaksa sıralama önemlidir; çünkü dava açıldıktan sonra 3091 yolu kapanır.
Kimler Mütecaviz Sayılır? Sık Görülen Durumlar
Kanunun uygulandığı olaylar birbirine benzer. Aşağıdaki durumlar uygulamada en sık karşılaşılanlardır.
Sınır aşımı. Komşu parselin sürüm sırasında sınırı aşması, en yaygın başvuru sebebidir. Burada teknik ölçüm belirleyici olduğundan, soruşturmaya teknik eleman katılmasının istenmesi yerinde olur.
Sınır işaretlerinin kaydırılması veya kaldırılması. Sınır taşının yerinin değiştirilmesi hem müdahale hem de ayrı bir hukuki sonuç doğurabilir.
Geçit ve yolun kapatılması. Taşınmaza ulaşımın engellenmesi, zilyetliğe müdahale olarak değerlendirilebilir.
Kira ilişkisi sona erdikten sonra taşınmazı bırakmama. Burada dikkat gerekir: kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar kural olarak kendi usulüne tabidir ve bu Kanunun kapsamı dışında kalabilir. Dilekçeden kapsam dışı olduğu açıkça anlaşılan başvurular yerinde soruşturma yapılmadan reddedilebilir.
Ortak kullanım alanlarına müdahale. Köy meralarında, harman yerlerinde ve yollarda yapılan kapatma, sürüm veya yapılaşma bu kapsamdadır.
Mirasçılardan birinin taşınmazı tek başına kullanması. Bu, çoğu kez paylı mülkiyetten doğan bir uyuşmazlıktır ve kendi usulünde çözülür. Zilyetliğe yönelik açık bir müdahale bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ortak nokta şudur: başvurunun kabul edilebilmesi için ortada, taşınmazı fiilen kullanan kişinin kullanımını engelleyen veya sınırlayan somut bir eylem bulunmalıdır. Soyut iddia yeterli değildir.
Son bir hatırlatma: bu Kanun hızlı sonuç verdiği için etkilidir, ancak aynı hız savunma tarafı için de geçerlidir. Aleyhinize başvuru yapıldığını öğrendiğinizde beklemeyin; soruşturma günü tanıklarınız ve belgelerinizle hazır bulunun. Karar verildikten sonra elinizde kalan tek yol, yürütmesi durdurulamayan bir iptal davasıdır.
Sık Yapılan Hatalar
Mülkiyet tartışmasına girmek. Bu Kanun zilyetliği korur; tapu tartışması yargı yolunun konusudur ve dilekçenin reddine yol açabilir.
Bir yıllık süreyi kaçırmak. Öğrenme tarihinden altmış gün geçmemiş olsa dahi, tecavüzün oluşundan bir yıl geçmişse yol kapanır.
Kamu mallarında süre olduğunu sanmak. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde ve menfaati umuma ait taşınmazlarda süre aranmaz.
Önce dava açmak. Anlaşmazlık dava konusu yapılmış veya ihtiyati tedbir verilmişse bu Kanun uygulanmaz.
Keşfe tanıksız gitmek. Sonradan tanık dinletilemeyeceği ihtar edilir; delil bu aşamada sunulmalıdır.
Men kararına karşı yürütmenin durdurulması beklemek. Kanun bu kararlar bakımından yürütmenin durdurulmasını açıkça engellemiştir.
İnfazda taşınmaz başında bulunmamak. Şikâyetçinin veya temsilcisinin hazır bulunması zorunludur.
Adım Adım Süreç
- Tecavüzün tarihini ve öğrenme tarihini tespit edin. Süre hesabı buradan yapılır; kamu malı ise süre aranmaz.
- Derdest dava veya tedbir olup olmadığını kontrol edin. Varsa bu yol kapalıdır.
- Zilyetliğinizi belgeleyin. Kullanımı gösteren kayıt, fotoğraf ve tanıklar hazırlanır.
- Valilik veya kaymakamlığa yazılı başvuruda bulunun. Kayıt numarası alınır, giderler yatırılır.
- Keşif gününe tanık ve belgelerle katılın. Sonradan tanık dinletilemez.
- On beş günlük karar süresini takip edin. Karar verilmezse üst makama bildirim gündeme gelir.
- İnfazda taşınmazın başında bulunun. Bu zorunludur; beş günlük süre işler.
- Tekrar hâlinde yeniden başvurun. İkinci tecavüzde dosya adlî mercilere gönderilir.
İlgili Konular ve Kaynaklar
Tecavüz ve el atma
- Meraya Tecavüz Suçu (TCK m.154/2)
- El Atmanın Önlenmesi Dava Dilekçesi (TMK m.683)
- Haksız Tahliye ve Kiracının Zilyetlik Koruması
Ecrimisil
- Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı) Rehberi
- Ecrimisil İhbarnamesine İtiraz Dava Dilekçesi
- Ecrimisil Hesaplama Aracı
Mera ve kamu malları
- Mera Vasıflı Arazi ve Yapılaşma Yasağı (4342)
- Mera Tespit ve Tahdidine İtiraz Dava Dilekçesi
- Mera Vasıflı Arazi Hazine’den Satın Alınabilir mi?
İdari yargı
Sıkça Sorulan Sorular
3091 sayılı Kanun ne işe yarar?
Taşınmaza yapılan tecavüz veya müdahalenin dava açılmadan, idari yolla ve kısa sürede önlenmesini sağlar. Zilyetliği korur; mülkiyet tartışmasını çözmez.
Nereye başvurulur?
Taşınmazın bulunduğu yere göre illerde valiliğe, ilçelerde kaymakamlığa yazılı olarak başvurulur.
Başvuru süresi nedir?
Tecavüz veya müdahalenin yapıldığının öğrenildiği tarihten itibaren altmış gün içinde başvurulmalıdır. Ayrıca tecavüzün oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra başvurulamaz.
Mera ve yol gibi yerlerde de süre var mı?
Hayır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde süre aranmaz.
Karar ne kadar sürede verilir?
Soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanarak karara bağlanır. Bu süre içinde karar verilmezse durum sebepleriyle üst makama bildirilir.
Karar ne zaman uygulanır?
Tecavüzün önlenmesine ilişkin karar beş gün içinde infaz edilir. Bu süre içinde infaz edilmezse durum üst makama bildirilir.
Men kararına karşı dava açabilir miyim?
Kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir; iptal davası açılabilir. Ancak bu Kanuna göre verilmiş kararlar üzerine idari yargıya başvurmalarda yürütmenin durdurulması kararı verilmez.
Yetkili makam kararından dönebilir mi?
Hayır. Yetkili makam verdiği karardan dönemez, kaldıramaz ve değiştiremez; karar üst makamlarca da kaldırılamaz. Yalnızca açık yazı ve hesap hataları düzeltilir.
Dava açmışsam bu yola gidebilir miyim?
Hayır. Başvuru sırasında taraflar arasındaki taşınmaz anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmışsa bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
Tapum yok, yine de başvurabilir miyim?
Kanun zilyetliği koruduğundan, taşınmazı fiilen kullanan kişi tapusu olmasa da başvurabilir. Üstün hak iddiası olanların ise yargı yoluna başvurması gerekir.
Köy merasına tecavüzü kim bildirebilir?
Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüzlerde köy halkından herhangi biri yetkili makama başvurabilir. Ayrıca vali veya kaymakam, kamu mallarına tecavüzü öğrendiğinde soruşturmayı doğrudan doğruya yaptırabilir.
Aynı kişi tekrar tecavüz ederse ne olur?
İkinci tecavüzde de soruşturma yapılır ve karar uygulanır; ayrıca her iki kararla ilgili dosya adlî mercilere gönderilir.
Masrafları kim öder?
Talebin reddi hâlinde soruşturma giderleri şikâyetçide kalır. Tecavüzün önlenmesine karar verilirse soruşturma ve infaz giderleri mütecavizden icra yoluyla tahsil edilerek şikâyetçiye ödenir.


