📜 Dayanak Mevzuat
- 4706 sayılı Kanun — Sosyal tesislerin değerlendirilmesi (6456 s.K. ile eklenmiştir)
- 4706 sayılı Kanun m.4 — Kamu konutlarının ekonomiye kazandırılması
- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu
- 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu — Genel yönetim kapsamı
- Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — Sınırlı ayni haklar
- 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu
⚡ Net Cevap: Kamu idarelerinin elindeki sosyal tesisler için özel bir değerlendirme rejimi öngörülmüştür. Kanuna göre; mahallî idareler hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bağlı ortaklık ve müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklık ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesisler; ekonomiye kazandırılmaları amacıyla maliklerinin kendilerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca değerlendirilebilir. Yöntemler de sayılmıştır: satılmak, kat veya arsa karşılığı inşaat yaptırılmak, üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek ya da diğer yöntemler.
Kamu idarelerinin elinde, çoğu atıl duran geniş bir sosyal tesis stoku bulunur.
Bu tesislerin bir kısmı yıllardır kullanılmaz, bir kısmı kapasitesinin çok altında işletilir. Mevzuat bu nedenle özel bir değerlendirme rejimi öngörmüştür.
Aşağıda kapsam, dört yetkili idare, dört yöntem, mahallî idarelerin durumu ve yatırımcılar bakımından fırsatlar ele alınmaktadır.
Kapsam: Hangi Tesisler?
Kanun, kapsama giren tesisleri tek tek saymıştır:
- Tatil köyü,
- Termal tesis,
- Eğitim ve dinlenme kampları,
- Eğitim, dinlenme ve spor tesisleri,
- Misafirhane,
- Diğer sosyal tesisler.
Son kalem sayımı açık uçlu hâle getirir: benzer nitelikteki tesisler de kapsamda değerlendirilebilir.
Hangi kurumların tesisleri?
Kanun, malik idareleri de ayrıntılı olarak belirlemiştir:
- Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri,
- Döner sermayeler,
- Fonlar,
- Özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idareleri,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları ve müesseseleri,
- Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketler.
Tesisin bu idarelerin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunması yeterlidir; mülkiyet şart değildir.
✅ İki önemli istisna
Kanun, iki grubu açıkça kapsam dışında bırakmıştır.
1. Mahallî idareler. Hüküm “mahallî idareler hariç olmak üzere” ifadesiyle başlar. Yani belediyelerin, il özel idarelerinin ve köylerin sosyal tesisleri bu rejime tabi değildir.
Bu tesisler kendi mevzuatlarına göre değerlendirilir. Bir belediye sosyal tesisi için bu Kanun’a dayanılamaz.
2. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları. Barolar, odalar ve benzeri kuruluşlar da hüküm kapsamında sayılmamıştır.
Bu iki istisna, uygulamada muhatabın doğru belirlenmesi bakımından belirleyicidir.
Bu nedenle bir sosyal tesisle ilgilenen yatırımcının ilk sorusu şu olmalıdır: tesis hangi kuruma ait?
Malik bir belediye ise izlenecek yol tamamen farklıdır ve belediye mevzuatı çerçevesinde yürür.
Mahallî idareler bu rejimin kapsamı dışındadır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dört Yetkili İdare
Kanunun ilginç yanı, değerlendirmeyi tek bir idareye bırakmamış olmasıdır. Dört seçenek öngörülmüştür.
Tesisler; ekonomiye kazandırılmaları amacıyla:
- Bu tesislerin maliklerinin kendilerince,
- Bakanlıkça,
- Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca,
- Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca
değerlendirilebilir.
Ve kanun, uygulanacak usulü de bu seçime bağlamıştır: değerlendirme işlemini yapacak idarenin mevzuatına göre ve bu mevzuatta belirtilen usullere göre hareket edilir.
Bu, çok önemli bir sonuç doğurur: hangi idarenin değerlendirdiği, hangi kuralların uygulanacağını belirler.
Örneğin:
- Malik idare kendisi değerlendiriyorsa, kendi mevzuatı uygulanır.
- Millî emlak birimleri değerlendiriyorsa, Devlet İhale Kanunu ve millî emlak mevzuatı devreye girer.
- Özelleştirme idaresi değerlendiriyorsa, özelleştirme mevzuatı uygulanır.
- Toplu konut idaresi değerlendiriyorsa, kendi mevzuatı esas alınır.
Bu nedenle bir tesisle ilgilenen yatırımcının ikinci sorusu şudur: değerlendirmeyi hangi idare yapacak?
Cevap, ihale usulünden başvuru şekline, itiraz yollarından sözleşme hükümlerine kadar her şeyi değiştirir.
Dört Değerlendirme Yöntemi
Kanun, yöntemleri de saymıştır:
1. Satılmak. Tesisin mülkiyetinin devri. En kesin sonuçlu yöntemdir.
2. Kat veya arsa karşılığı inşaat yaptırılmak. Bedel yerine yapı veya bağımsız bölüm alınması. İdare mülkiyeti tümüyle bırakmadan değerlendirme yapar.
3. Üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek. İrtifak hakkı, üst hakkı ve benzeri hakların kurulması. Mülkiyet idarede kalır; kullanım ve işletme yatırımcıya geçer.
4. Diğer yöntemler. Sayım açık uçludur; kiralama ve işletme devri gibi yöntemler de gündeme gelebilir.
Üçüncü yöntem, yatırımcılar bakımından en çok kullanılan seçenektir. Çünkü:
- Bedel, satın almaya göre daha düşüktür,
- Uzun süreli haklar kurulabilir,
- Bağımsız ve sürekli nitelikli haklar tapuda ayrı sayfaya kaydedilebilir,
- Bu da finansman imkânı doğurur.
Bu nedenle sosyal tesis projelerinde, kurulacak hakkın niteliği baştan müzakere edilmelidir.
Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu rejim, turizm ve konaklama sektöründeki yatırımcılar için gerçek bir fırsat alanıdır.
Sebepleri:
1. Konum avantajı. Kamu sosyal tesisleri çoğu zaman değerli konumlardadır: sahil şeridi, termal kaynak çevresi, doğal güzelliği olan alanlar.
2. Mevcut yapı stoku. Tesisler kuruludur; sıfırdan inşaat yerine yenileme ve dönüşüm gündeme gelir.
3. Altyapı. Yol, su, elektrik bağlantıları genellikle mevcuttur.
4. Atıl kapasite. Çoğu tesis kapasitesinin altında işletilir; iyileştirme potansiyeli yüksektir.
Buna karşılık dikkat edilmesi gereken riskler de vardır:
- Tesisin bulunduğu alanın statüsü — kıyı, sit, korunan alan, orman,
- Mevcut yapıların ruhsat durumu,
- İmar planı ve yapılaşma hakları,
- Tesiste çalışan personelin durumu,
- Varsa mevcut kullanım hakları ve sözleşmeler.
Birinci madde belirleyicidir: sahil şeridindeki bir tatil köyü aynı zamanda kıyı mevzuatına; termal tesis maden ve jeotermal mevzuatına; ormanla çevrili bir kamp alanı orman mevzuatına tabi olabilir.
Bu nedenle her tesis için çoklu mevzuat taraması yapılmalıdır.
Tarama listesi şu başlıkları içermelidir: tapu kaydı ve şerhler, imar durumu, kıyı kenar çizgisi, sit ve korunan alan statüsü, orman kadastrosu, mera özel sicili, askerî bölge durumu ve varsa maden veya jeotermal ruhsatları.
Bu sorguların her biri ayrı idareye yapılır ve cevapların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tek bir idareden alınan olumlu cevap, diğer mevzuatlar bakımından güvence sağlamaz.
Değerlendirme yöntemi dört seçenek arasından belirlenir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kamu Konutlarıyla Karşılaştırma
Kamu konutları için ayrı bir rejim öngörülmüştür ve iki rejim karıştırılmamalıdır.
| Konu | Kamu konutları (lojman) | Sosyal tesisler |
|---|---|---|
| Yöntem | İhale yoluyla satış | Satış, kat/arsa karşılığı, ayni hak veya diğer |
| Yetkili | Bakanlık ve ilgili idareler | Dört idareden biri |
| Öncelikli alım | Oturanlara tanınmıştır | Öngörülmemiştir |
| Mahallî idareler | Kendi idarelerince | Kapsam dışı |
| Uygulanacak mevzuat | Millî emlak mevzuatı | Değerlendiren idarenin mevzuatı |
En dikkat çekici fark üçüncü satırdadır: kamu konutlarında oturanlara öncelikli alım hakkı tanınmışken, sosyal tesisler bakımından böyle bir hak öngörülmemiştir.
Bu nedenle sosyal tesisi kullanan veya işleten kişilerin, tesis değerlendirmeye alındığında öncelik iddiasında bulunması mümkün olmayabilir.
Buna karşılık tesiste geçerli bir kira veya işletme sözleşmesi bulunan kişiler bakımından, sözleşmeden doğan haklar ayrıca değerlendirilir. Sözleşmenin süresi, feshe ilişkin hükümleri ve devir hâlindeki akıbeti belirleyici olur.
Bu nedenle mevcut işletmecilerin, değerlendirme süreci başladığında sözleşmelerini gözden geçirmesi ve haklarını yazılı olarak bildirmesi yerinde olur.
Kurumların Yükümlülüğü
Kanun, sürecin tıkanmaması için ilgili kurumlara açık bir yükümlülük yüklemiştir.
Kamu konutlarının ekonomiye kazandırılmasına ilişkin işlemlerde ilgili kurum ve kuruluşlar; Bakanlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belgeyi vermeye, yapılacak işlemleri kolaylaştırıcı her türlü tedbiri almaya ve Bakanlık tarafından yapılması istenilecek iş ve işlemleri yapmaya yükümlüdür.
Bu hüküm, sürecin kurumların isteksizliği nedeniyle durmasını önlemeyi amaçlar.
Uygulamada bu tür süreçler, tesisi kullanan kurumun direnciyle karşılaşabilmektedir. Kanundaki bu yükümlülük, bu direncin hukuki dayanağını ortadan kaldırır.
Süreci Takip Etmek
Bir sosyal tesisle ilgilenen yatırımcının izleyeceği yol şudur.
1. Tesisi ve maliki belirleyin. Tesis hangi kuruma ait, kapsamda mı?
2. Değerlendirme kararı var mı öğrenin. Tesis değerlendirme programına alınmış mı?
3. Yetkili idareyi tespit edin. Dört idareden hangisi yürütecek?
4. Uygulanacak mevzuatı belirleyin. Usul, yetkili idarenin mevzuatına göre işler.
5. İlanları takip edin. İhale ve duyurular yetkili idarenin kanallarından yayımlanır.
6. Ön inceleme yapın. Statü, imar, ruhsat ve mevcut haklar.
7. Yöntem tercihini müzakere edin. Satış mı, ayni hak mı?
İkinci ve üçüncü maddeler için ilgili idarelere yazılı bilgi talebi yapılabilir. Bu bir bilgi edinme başvurusudur ve süreç başlatmaz.
Devir Sonrası Kısıtlar
Bu tür değerlendirmelerde amaç kısıtı ve şerh uygulamaları gündeme gelebilir.
Dikkat edilmesi gerekenler:
- Sözleşmede kullanım amacı nasıl tanımlanmış?
- Tapuya amaç şerhi konulacak mı?
- Devir mümkün mü, izne tabi mi?
- Sınırlı ayni hak kuruluyorsa süre ne kadar?
- Süre sonunda yapı ve tesislerin akıbeti ne olacak?
- Hasılat payı öngörülmüş mü?
Beşinci madde, uzun vadeli yatırımların en kritik kalemidir: sınırlı ayni hak sona erdiğinde yapıların malike geçmesi kuraldır ve bedel ödenmesi ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa gündeme gelir.
Altıncı madde ise fizibiliteye doğrudan yansır: Hazine taşınmazları üzerindeki irtifak hakkı ve kullanma izinlerinde, bedele ilave olarak hasılat payı alınması öngörülmüştür.
Bu nedenle sözleşme müzakerelerinde bu kalemler baştan netleştirilmelidir.
Turizm Bölgelerindeki Tesisler
Sosyal tesislerin önemli bir kısmı turizm bölgelerinde bulunur ve bu hâlde ek bir katman devreye girer.
Turizm mevzuatına göre; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis, kiralama, sınır ilanı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak altyapı ve üstyapı projelerinden önce, Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir.
Yani turizm bölgesindeki bir sosyal tesisin satışı veya tahsisi, ayrıca bu görüşe bağlıdır.
Bu, süreci uzatan ancak öngörülebilir bir aşamadır. Yatırımcıların bunu takvime baştan eklemesi gerekir.
Buna karşılık aynı mevzuatta hızlandırıcı hükümler de bulunur: çevresel değerlendirme aşamasını geçen yatırımlarda izin ve ruhsatların kısa sürede verilmesi öngörülmüştür.
Ayrıca korunan alanlar mevzuatında, turizm amaçlı kesin tahsis yapılan Hazine taşınmazları üzerinde tapuda üst hakkı tesis edilmesine ilişkin düzenleme de değerlendirilmelidir.
Neden Bu Rejim Getirildi?
Düzenlemenin gerekçesi, kanunun genel amacında saklıdır: Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması.
Kamu sosyal tesisleri bakımından bu amaç özel bir anlam taşır. Çünkü bu tesisler:
- Genellikle değerli konumlarda bulunur,
- Çoğu zaman kapasitesinin altında işletilir,
- Bakım ve işletme maliyeti doğurur,
- Kamu hizmetiyle doğrudan bağlantılı olmayabilir.
Bu nedenle kanun koyucu, tek bir idareye ve tek bir yönteme bağlı kalmayan esnek bir yapı kurmuştur.
Bu esneklik, sürecin hızlanmasını amaçlar; ancak yatırımcı bakımından bir belirsizlik de doğurur: hangi kuralların uygulanacağı, ancak yetkili idare belirlendiğinde netleşir.
Bu nedenle bir tesisle ilgilenirken erken aşamada yapılacak en değerli iş, yetkili idarenin ve uygulanacak mevzuatın tespit edilmesidir. Bu bilgi olmadan yapılan hazırlıklar boşa gidebilir.
Örneğin özelleştirme mevzuatı ile Devlet İhale Kanunu, ihale usulü, teminat rejimi, itiraz yolları ve sözleşme yapısı bakımından belirgin farklar taşır.
Mevcut Kullanıcılar ve Personel
Bir sosyal tesis değerlendirmeye alındığında, tesisi hâlen kullananların ve orada çalışanların durumu gündeme gelir.
1. Tesisten yararlananlar. Kurum personeli ve yakınlarının tesisten yararlanma imkânı, değerlendirme sonrasında sona erebilir. Bu, kazanılmış bir hak niteliğinde değildir; kurum içi bir imkândır.
2. Tesiste çalışanlar. Personelin durumu, değerlendirme yöntemine ve iş hukuku hükümlerine göre belirlenir. Satış hâlinde işyeri devri hükümleri gündeme gelebilir.
3. Mevcut sözleşmeler. Tesiste işletme, kiralama veya hizmet sözleşmeleri varsa, bunların akıbeti değerlendirme belgelerinde açıklanmalıdır.
4. Demirbaş ve donanım. Tesisteki taşınır mallar satışa dâhil mi, ayrı mı değerlendirilecek?
Yatırımcılar bakımından ikinci ve üçüncü maddeler gizli yükümlülük kaynağıdır. Bu nedenle ihale veya müzakere öncesinde:
- Tesiste kaç personel çalışıyor ve hangi statüde?
- Devam eden sözleşmeler neler?
- Ödenmemiş borç ve yükümlülükler var mı?
- Demirbaş listesi nedir?
soruları yazılı olarak sorulmalı ve cevaplar dosyaya konulmalıdır.
Bu bilgiler şartname ve ilan belgelerinde yer almıyorsa, ilgili idareden ayrıca talep edilmelidir. Devir sonrasında ortaya çıkan yükümlülükler, yatırımın getirisini önemli ölçüde etkileyebilir.
Termal Tesisler: Ek Bir Katman
Sosyal tesisler arasında en özel rejime tabi olanlar termal tesislerdir.
Bunun sebebi, jeotermal kaynakların kendi mevzuatına tabi olmasıdır. Bir termal tesisin değerlendirilmesinde iki ayrı hak katmanı bulunur:
- Taşınmaz üzerindeki hak — mülkiyet, irtifak veya kullanma izni,
- Kaynak üzerindeki hak — jeotermal kaynak işletme hakkı.
Bu ikisi birbirinden ayrıdır ve biri diğerini kapsamaz.
Nitekim maden hukukunun temel kuralı da aynı mantığı yansıtır: yer altı kaynakları Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir.
Bu nedenle bir termal tesis edinmeyi planlayan yatırımcının sorması gereken sorular:
- Kaynak üzerinde işletme hakkı kime ait?
- Hak tesise mi bağlı, ayrı mı devrediliyor?
- Ruhsat ve izinlerin süresi ne kadar?
- Kaynak debisi ve sıcaklığı ölçülmüş mü?
- Koruma alanları belirlenmiş mi ve kısıtlar neler?
İkinci madde belirleyicidir: tesis devredilse dahi kaynak işletme hakkı devredilmiyorsa, yatırım işlevsiz kalabilir.
Bu nedenle termal tesis ihalelerinde şartname, yalnızca taşınmaz açısından değil kaynak hakkı açısından da incelenmelidir.
Benzer bir durum, deniz kıyısındaki tatil köyleri için de geçerlidir: tesis kıyı mevzuatına, iskele ve deniz yapıları ayrı izin rejimlerine tabidir.
Sık Yapılan Hatalar
Mahallî idare tesislerini kapsamda sanmak. Hüküm mahallî idareleri açıkça hariç tutmuştur.
Meslek kuruluşlarını kapsamda sanmak. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç tutulmuştur.
Tek bir usul beklemek. Uygulanacak mevzuat, değerlendirmeyi yapacak idareye göre değişir.
Yalnızca satışı düşünmek. Kat veya arsa karşılığı inşaat ile sınırlı ayni hak da öngörülmüştür.
Öncelikli alım hakkı beklemek. Bu hak kamu konutları için öngörülmüştür; sosyal tesisler için düzenlenmemiştir.
Alan statüsünü araştırmamak. Kıyı, sit, orman ve korunan alan mevzuatı üst üste binebilir.
Turizm bölgesi görüş aşamasını atlamak. Bu bölgelerde ek onay gerekir.
Süre sonu ve hasılat payını müzakere etmemek. Fizibiliteyi doğrudan etkiler.
Termalde kaynak hakkını taşınmaz hakkıyla karıştırmak. İki katman ayrıdır; biri diğerini kapsamaz.
Personel ve mevcut sözleşmeleri sormamak. Devir sonrası gizli yükümlülük doğurabilir.
Adım Adım Süreç
- Tesisin malikini belirleyin. Kapsamda mı, mahallî idare mi?
- Değerlendirme programını sorun. Karar alınmış mı?
- Yetkili idareyi tespit edin. Dört seçenekten hangisi?
- Uygulanacak mevzuatı belirleyin. Usul buna göre işler.
- Alan statüsünü tarayın. Kıyı, sit, orman, korunan alan.
- Yöntemi müzakere edin. Satış mı, sınırlı ayni hak mı?
- Sözleşme kalemlerini netleştirin. Süre, amaç, devir, hasılat payı.
İlgili Konular ve Kaynaklar
Kamu konutları
- Lojmanda Öncelikli Alım Hakkı: On Beş Gün Kuralı
- Lojman Tahliyesine İtiraz Dilekçesi
- Hizmetle Bağlantılı Konutlar
Haklar ve tahsis
- Üst Hakkı, İntifa ve Sükna
- Tahsis, Devir ve Terk Arasındaki Fark
- İrtifak Hakkı ve Kullanma İzni
- Kooperatif, Dernek ve Vakıflara Hazine Taşınmazı
Turizm ve korunan alanlar
- Turizm Bölgelerinde Hazine Taşınmazı
- Millî Park ve Korunan Alanlar
- Sit Alanı ve Hazine Trampası
- Kıyı ve Sahil Şeridi
İhale ve maliyet
Sıkça Sorulan Sorular
Hangi tesisler bu kapsamda?
Kanuna göre tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesisler.
Hangi kurumların tesisleri?
Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, döner sermayeler, fonlar, özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idareleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bağlı ortaklık ve müesseseleri ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklık ve şirketler.
Belediye tesisleri de kapsamda mı?
Hayır. Hüküm “mahallî idareler hariç olmak üzere” ifadesiyle başlar; belediye, il özel idaresi ve köy tesisleri bu rejime tabi değildir.
Meslek kuruluşlarının tesisleri?
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hüküm kapsamında sayılmamıştır.
Değerlendirmeyi kim yapar?
Kanuna göre bu tesislerin maliklerinin kendilerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca değerlendirilebilir.
Hangi mevzuat uygulanır?
Kanuna göre değerlendirme işlemini yapacak idarenin mevzuatına göre ve bu mevzuatta belirtilen usullere göre hareket edilir.
Hangi yöntemler mümkün?
Satılmak, kat veya arsa karşılığı inşaat yaptırılmak, üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle veya diğer yöntemlerle değerlendirme öngörülmüştür.
Tesiste oturanların öncelikli alım hakkı var mı?
Öncelikli alım hakkı kamu konutları için öngörülmüştür; sosyal tesisler bakımından böyle bir hak düzenlenmemiştir.
Kurumlar süreci engelleyebilir mi?
Kanunda ilgili kurum ve kuruluşların istenen her türlü bilgi ve belgeyi vermeye, işlemleri kolaylaştırıcı tedbirleri almaya ve istenilecek iş ve işlemleri yapmaya yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Tesis turizm bölgesindeyse ne değişir?
Turizm mevzuatına göre bu bölgelerde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis ve kiralama işlemlerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir.
Sınırlı ayni hak kurulursa süre sonunda ne olur?
Kural olarak yapılar malike kalır ve bedel ödenmesi ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa gündeme gelir. Bu nedenle süre sonu hükümleri müzakere edilmelidir.
Hasılat payı doğar mı?
Hazine taşınmazları üzerindeki irtifak hakkı ve kullanma izinlerinde, bedele ilave olarak hasılat payı alınması öngörülmüştür. Bu kalem fizibiliteye eklenmelidir.


