📜 Dayanak Mevzuat
- 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m.3 — Bina vergisi mükellefi
- 1319 sayılı Kanun m.4 — Binalarda daimi muaflıklar
- 1319 sayılı Kanun m.13 — Arazi vergisi mükellefi
- 1319 sayılı Kanun m.14 — Arazide daimi muaflıklar
- 1319 sayılı Kanun m.23 — Bildirim verme
- 492 sayılı Harçlar Kanunu — Tapu harçları
- 2886 sayılı Kanun m.75 — Ecrimisil
⚡ Net Cevap: Emlak Vergisi Kanunu mükellefi üç kademeli olarak belirlemiştir: vergiyi malik, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder. Bu formül hem bina hem arazi vergisi için aynıdır. Kamu taşınmazları bakımından ise kanun daimi muaflıklar öngörmüş; ancak bu muafiyeti çoğu bent bakımından “kiraya verilmemek” şartına bağlamıştır. Yani kiraya verilen bir kamu taşınmazında muafiyet, ilgili bendin bu şarta tabi olup olmadığına göre değişir. Taşınmaz satın alındığında ise tablo netleşir: taşınmaz özel mülkiyete geçtiğinden mükellefiyet doğar ve bildirim verilmesi gerekir. Ayrıca satış sırasında tapu harcı, döner sermaye ücreti ve diğer masraflar gündeme gelir; bunların kime ait olduğu şartname veya sözleşmede belirtilir.
Hazine taşınmazı kullananların sık sorduğu sorulardan biri şudur: “Vergi de mi ödeyeceğim?”
Cevap, kullanımın hukuki niteliğine ve taşınmazın durumuna göre değişir. Aynı taşınmaz için kiracı, irtifak hakkı sahibi ve izinsiz kullanıcı bakımından farklı sonuçlar doğabilir.
Aşağıda mükellefiyet kuralı, muafiyetin sınırları, satın alma sonrası doğan yükümlülükler ve masraf kalemleri ele alınmaktadır.
Mükellef Kim? Üç Kademeli Kural
Emlak Vergisi Kanunu, hem bina hem arazi vergisi bakımından aynı formülü kullanır.
Kanuna göre vergiyi:
- Taşınmazın maliki,
- Varsa intifa hakkı sahibi,
- Her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler
öder.
Ayrıca paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında mükelleftir; elbirliği mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
Üçüncü kademe neden önemli?
Çünkü Hazine taşınmazlarında sık karşılaşılan durum tam olarak budur: taşınmazın maliki Hazinedir, üzerinde intifa hakkı yoktur, ancak taşınmazı fiilen başkası kullanmaktadır.
Bu hâlde “malik gibi tasarruf eden” ölçütünün somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. Değerlendirmede kullanımın niteliği belirleyicidir:
- Kira sözleşmesine dayalı kullanım — kiracı, taşınmazı malik gibi değil, sözleşmeye dayanarak kullanır.
- İzinsiz ve sürekli kullanım — kullanıcının konumu bu ölçüt bakımından ayrıca değerlendirilir.
- İrtifak hakkı veya kullanma izni — hakkın niteliğine göre değerlendirme yapılır.
Somut durumda kimin mükellef olduğu, taşınmazın bulunduğu belediyeden yazılı olarak sorulmalıdır. Bu bir bilgi talebidir ve süreç başlatmaz.
Kamu Taşınmazlarında Muafiyet
Kanun, kamu taşınmazları bakımından daimi muaflıklar öngörmüştür. Ancak muafiyetin önemli bir şartı vardır ve bu şart çoğu zaman gözden kaçar.
⚠️ “Kiraya verilmemek şartıyla”
Kanun, daimi muaflıkları düzenleyen maddelerinde şu ifadeyi kullanmıştır: sayılan binalar ve araziler, kiraya verilmemek şartıyla vergiden daimi olarak muaftır.
Maddede ayrıca, belirli bentlerdeki taşınmazlar bakımından kiraya verilmeme şartının aranmayacağı da parantez içinde belirtilmiştir.
Bunun pratik sonucu şudur: bir kamu taşınmazının kiraya verilmiş olması, muafiyeti ilgili bendin niteliğine göre etkileyebilir.
Bu nedenle “kamu taşınmazı zaten muaf” varsayımıyla hareket edilmemeli; somut taşınmaz için hangi bendin uygulandığı ve kiraya verilme şartının aranıp aranmadığı belediyeden teyit edilmelidir.
Bu tespit özellikle uzun süreli kiralamalarda ve ticari kullanımlarda önem taşır.
Muafiyet çoğu bentte kiraya verilmemeye bağlıdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Mülkiyeti İhtilaflı Taşınmazlarda Az Bilinen Bir Hüküm
Kanun, mülkiyeti tartışmalı taşınmazlar için özel bir iade mekanizması öngörmüştür ve bu hüküm uygulamada nadiren kullanılır.
Hükme göre; mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmayan kişiler tarafından ödenen arazi vergileri, ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması hâlinde; ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartıyla kendilerine ret ve iade olunur.
Bu hükmün Hazine taşınmazı dosyalarında pratik bir karşılığı vardır.
Örneğin bir taşınmazın kendisine ait olduğunu düşünerek yıllarca emlak vergisi ödeyen bir kişi, açılan davada taşınmazın Hazineye ait olduğunun tespit edilmesi hâlinde, ödediği vergilerin iadesini talep edebilir.
Ancak dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır:
- Başvuru karar tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
- Ödeme belgeleri ve tahakkuk kayıtları saklanmış olmalıdır.
Bu nedenle mülkiyeti tartışmalı bir taşınmaz için vergi ödeyenlerin, ödeme belgelerini muhafaza etmesi ve dava sonuçlandığında bu imkânı değerlendirmesi gerekir.
Satın Alma Sonrası: Mükellefiyet Başlar
Hazine taşınmazı satın alındığında taşınmaz özel mülkiyete geçer ve kamu taşınmazlarına ilişkin muafiyet ortadan kalkar.
Bu aşamada yapılması gerekenler:
1. Bildirim verin. Emlak vergisi bildirimi, taşınmazın bulunduğu belediyeye verilir. Bildirim verme yükümlülüğü mükellefe aittir; belediye kendiliğinden kayıt oluşturmaz. Beş yıllık muafiyet de bu kayıt üzerinden uygulanır.
2. Süreyi kaçırmayın. Bildirim için kanunda öngörülen süreler bulunur; süresinde verilmemesi hâlinde cezai sonuçlar doğabilir.
3. Vergi değerini kontrol edin. Beyan edilen değer, ileride birçok işlemde esas alınır: taviz bedeli, kamulaştırma karşılaştırmaları ve harç hesapları.
4. Nitelik bilgisini doğru verin. Arsa mı, arazi mi, bina mı? Vergi oranı buna göre değişir.
Uygulamada sık yapılan hata, satın alma işleminin tamamlandığı düşünülerek bildirim verilmemesidir. Tapu devri ile vergi bildirimi ayrı işlemlerdir.
Bir başka husus taksitli satışlarda ortaya çıkar. Bedel tamamen ödenmeden tapuda devir yapılmışsa, taşınmaz artık alıcı adına tescillidir ve mükellefiyet bu tarihten itibaren doğar. Borcun devam ediyor olması mükellefiyeti etkilemez.
Ayrıca taşınmaz üzerinde Hazine lehine kanuni ipotek bulunması da mükellefiyeti değiştirmez; ipotek bir teminattır, mülkiyeti etkilemez.
Satın alma sonrası bildirim vermek mükellefin görevidir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Satış Sırasındaki Masraflar
Hazine taşınmazı satın alınırken ödenecek tutar, satış bedelinden ibaret değildir. Toplam maliyet hesaplanırken şu kalemler dikkate alınmalıdır.
| Kalem | Açıklama |
|---|---|
| Satış bedeli | Uygulanan rejime göre hesaplanır |
| Tapu harcı | Hazine satış ve devir işlemlerinde istisna öngörülmüştür |
| Döner sermaye ücreti | Tapu işlemlerinde alınır |
| Taksit faizi | Taksitli satışlarda |
| İpotek terkin masrafı | Borç bitiminde terkin ayrıca talep edilir |
| Emlak vergisi | Edinim sonrası yıllık olarak doğar |
| Birikmiş ecrimisil | Varsa; bazı rejimlerde mahsup edilebilir |
Son satır önemlidir: bazı satış rejimlerinde ödenmiş ecrimisilin satış bedelinden mahsubu öngörülmüştür ve bu talep dilekçede açıkça ileri sürülmelidir.
İhaleyle satın almalarda ise masrafların kime ait olduğu şartnamede yer alır; teklif verilmeden önce okunmalıdır.
Ecrimisil ile Emlak Vergisi Aynı Şey mi?
Hayır ve bu ayrım sık karıştırılır.
| Ölçüt | Ecrimisil | Emlak vergisi |
|---|---|---|
| Niteliği | Haksız işgal tazminatı | Vergi |
| Alacaklı | Taşınmazın maliki idare | Belediye |
| Dayanağı | İzinsiz kullanım | Mükellefiyet |
| Geriye dönük | Beş yıla kadar | Kendi usulüne göre |
| İtiraz mercii | İlgili idare, idari yargı | Belediye, vergi yargısı |
İkisi birbirini dışlamaz: aynı taşınmaz bakımından hem ecrimisil hem vergi gündeme gelebilir.
Bu nedenle bir tebligat alındığında ilk yapılacak iş, belgenin hangi idare tarafından ve hangi dayanakla düzenlendiğini belirlemektir. İtiraz mercii ve süreler buna göre değişir.
Emlak Vergisi Kaydı Delil Değeri Taşır
Vergi ödemek yükümlülük gibi görünür; ancak Hazine dosyalarında ayrı bir değeri vardır.
Emlak vergisi bildirimleri ve ödeme belgeleri şunları gösterir:
- Taşınmazın veya yapının hangi tarihten beri beyan edildiği,
- Beyanın kim adına yapıldığı,
- Yapının niteliği ve yüzölçümü,
- Kullanımın sürekliliği.
Bu bilgiler şu dosyalarda kullanılır:
- Yapının tarihinin ispatı — belediyeye devir ve yapı kayıt belgesi rejimlerinde.
- Hak sahipliğine dayalı satın alma — kullanımın başlangıcı ve sürekliliği.
- Ecrimisile itiraz — tarh edilen dönemin doğruluğu.
- Muhdesat ve tazminat talepleri.
Bu nedenle eski emlak vergisi bildirimleri ve makbuzları saklanmalıdır. Kırsal dosyalarda bu belgeler, yapının tarihini gösteren en kolay ulaşılır kayıtlar arasındadır.
Kiracılar ve Hak Sahipleri
Kullanımın türüne göre yükümlülükler farklılaşır.
Kira sözleşmesiyle kullananlar. Kira bedeli sözleşmeye göre ödenir. Vergi mükellefiyeti bakımından kanundaki üç kademeli kural uygulanır; sözleşmede aksine bir düzenleme bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir.
İrtifak hakkı veya kullanma izni sahipleri. Yıllık bedel mevzuata göre ödenir. Vergi bakımından hakkın niteliği değerlendirilir; sözleşmedeki masraf hükümleri incelenmelidir.
İzinsiz kullananlar. Ecrimisil riski vardır. Vergi bakımından ise “malik gibi tasarruf eden” ölçütü değerlendirilir.
Her üç hâlde de sözleşme veya izin belgesindeki masraf ve yükümlülük maddeleri okunmalıdır. Vergi, harç ve benzeri kalemlerin kime ait olduğu genellikle burada düzenlenir.
Arsa mı Arazi mi? Nitelik Farkı
Emlak vergisinde niteliğin doğru belirlenmesi, ödenecek tutarı doğrudan etkiler.
Kanuna göre; belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin arsa sayılacağı ise ayrı bir düzenlemeyle belirlenir.
Ayrıca kanunda, aksine hüküm olmadıkça arazi tabirinin arsaları da kapsadığı belirtilmiştir.
Bu ayrımın önemi şudur: arsa ve arazi için uygulanan vergi oranları farklıdır ve arsa oranı daha yüksektir.
Hazine taşınmazı satın alanlar bakımından pratik sonuç:
- Bildirimde taşınmazın niteliği doğru beyan edilmelidir.
- Taşınmaz fiilen tarım arazisi olarak kullanılıyorsa, arsa olarak beyan edilmesi gereksiz bir yük doğurabilir.
- Nitelik konusunda tereddüt varsa, belediyeden yazılı olarak sorulmalıdır.
Bir başka husus da bina yapılması hâlinde ortaya çıkar. Kanuna göre; üzerine bina yapılan arsanın arazi vergisi mükellefiyeti, inşaatın bittiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren sona erer.
Yani bina tamamlandığında arazi vergisi biter ve bina vergisi rejimi işlemeye başlar. Bu geçişin takip edilmesi ve bildirimin güncellenmesi gerekir.
Vergi Değeri Neden Önemli?
Emlak vergisine esas değer, yalnızca vergi hesabında kullanılmaz. Birçok işlemde referans değer işlevi görür.
Bu değerin belirleyici olduğu başlıca hâller:
- Hazine taşınmazı satışında alt sınır. Millî emlak uygulamasında rayiç bedel tespitinde bu bedelin emlak vergisi değerinin altında olamayacağı belirtilmiştir.
- Taviz bedeli. Vakıf şerhli taşınmazlarda bedel, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranındadır.
- Tapu harcı. Harç matrahı bakımından beyan edilen değerler önem taşır.
- Kamulaştırma ve değer karşılaştırmaları.
Bu nedenle bildirimde beyan edilen değer dikkatle belirlenmelidir. Gerçeğe aykırı düşük beyan, harç ve vergi bakımından sonradan tarhiyata konu olabilir; gereksiz yüksek beyan ise yıllık vergi yükünü ve taviz bedeli gibi kalemleri artırır.
Taşınmazın güncel emlak vergisi değeri, taşınmazın bulunduğu belediyeden yazılı olarak istenebilir. Bu bilgi, satış ve şerh dosyalarında hesaplama yapabilmek için gereklidir.
Kim Nereye Başvurur? Muhatap Tablosu
Hazine taşınmazı dosyalarında birden fazla idare devrededir ve yanlış mercie yapılan başvuru zaman kaybettirir.
| Konu | Muhatap |
|---|---|
| Emlak vergisi, muafiyet, vergi değeri | Taşınmazın bulunduğu belediye |
| Ecrimisil, kiralama, satış, tahsis | Defterdarlık veya mal müdürlüğü |
| Tapu kaydı, şerhler, harç | Tapu müdürlüğü |
| Pafta, sınır, kadastro tutanağı | Kadastro müdürlüğü |
| İmar durumu ve yapı ruhsatı | Belediye veya il özel idaresi |
| Vakıf şerhi ve taviz bedeli | Vakıflar bölge müdürlüğü |
| Mera tahsisi ve tarımsal kayıtlar | İl veya ilçe tarım müdürlüğü |
Bu dağılımın pratik önemi şudur: aynı taşınmaz için farklı idarelerden farklı bilgiler alınır ve bunların bir arada değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin bir taşınmazın Hazine adına tescilli olduğu tapu müdürlüğünden, kiraya verilip verilmediği millî emlak biriminden, emlak vergisi durumu belediyeden öğrenilir. Üçü birlikte okunmadan tablo tamamlanmaz.
Talepler yazılı yapılmalı, kayıt numarası alınmalı ve cevaplar dosyada saklanmalıdır. Bu belgelerin tamamı bilgi ve belge talebi niteliğindedir; süreç başlatmaz ve risk doğurmaz.
Dilekçelerde taşınmazın il, ilçe, mahalle veya köy, ada ve parsel bilgileri eksiksiz yazılmalıdır; eksik tarif cevabın gecikmesine veya yanlış parsele ilişkin bilgi verilmesine yol açar.
Tarım Arazilerinde Ek Kalemler
Kırsal alandaki Hazine taşınmazlarında, emlak vergisinin yanında başka mali kalemler de gündeme gelir.
Kira bedeli. Hazine tarım arazisi kiralamalarında yıllık kira bedeli ödenir ve sözleşmede artış esasları düzenlenir.
Sulama ücretleri. Sulama birliği veya ilgili kuruluşa ödenen bedeller ayrı bir kalemdir ve taşınmazın statüsünden bağımsız olarak sulama hizmetinden yararlananlardan alınır.
Tarımsal sulama elektrik bedeli. Abonelik ve tüketim bedelleri ayrıca doğar.
Ecrimisil. Kullanım izinsizse ödenir; kiralama gerçekleştiğinde dayanağı kalkar.
Bu kalemlerin toplamı hesaplanırken, kiralamanın maliyeti ile ecrimisil riskinin karşılaştırılması yerinde olur.
Uygulamada sık görülen bir yanılgı, kiralamanın maliyetli olacağı düşüncesiyle ertelenmesidir. Oysa ecrimisil, tespit tarihinden geriye doğru beş yıla kadar tarh edilebildiğinden birikmiş tutar genellikle daha yüksek çıkar.
Ayrıca kiralama, ecrimisil riskini kesmenin yanında iki fayda daha sağlar: Çiftçi Kayıt Sistemi kaydı ve tarımsal destekleme başvuruları için gerekli belgeyi oluşturur; ve ileride açılacak bir satın alma dosyasında kullanımın kesintisizliğini gösteren güçlü bir kayıt hâline gelir.
Bu nedenle kiralama, bir maliyet kalemi olarak değil risk kesici ve belge üretici bir adım olarak değerlendirilmelidir.
Satın Alanlara Tanınan Muafiyet
Hazine taşınmazı satın alanlar bakımından kanunda önemli bir kolaylık öngörülmüştür ve bu hüküm çoğu zaman bilinmez.
✅ Beş yıl emlak vergisi yok, harç da yok
4706 sayılı Kanun’da iki ayrı muafiyet birlikte düzenlenmiştir:
Birincisi işlem muafiyeti: Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
İkincisi vergi muafiyeti: Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz.
Bunun pratik sonuçları büyüktür:
• Tapu harcı ve işlem belgeleri bakımından istisna uygulanır; toplam maliyet hesabı buna göre yapılmalıdır.
• Satın alınan taşınmaz için beş yıl boyunca emlak vergisi doğmaz.
Ancak dikkat: muafiyet bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Taşınmazın belediyeye bildirilmesi ve kaydının oluşturulması gerekir; muafiyet, kayıt üzerinden uygulanır.
Bu nedenle satın alma sonrasında belediyeye başvurulmalı, bildirim verilmeli ve muafiyetin işlendiği teyit edilmelidir. Beşinci yılın sonunda ise mükellefiyetin başlayacağı takvime işlenmelidir.
Bu iki muafiyet, Hazine taşınmazı alımını özel kişiler arasındaki satışlardan belirgin biçimde ayırır. Toplam maliyet karşılaştırması yapılırken bu kalemler mutlaka hesaba katılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
“Kamu taşınmazı zaten muaf” varsaymak. Muafiyet çoğu bentte kiraya verilmemeye bağlıdır.
Satın alma sonrası bildirim vermemek. Tapu devri ile vergi bildirimi ayrı işlemlerdir.
Ecrimisil ile vergiyi karıştırmak. Farklı idareler, farklı dayanaklar ve farklı itiraz yolları.
Masrafları hesaba katmamak. Tapu harcı ve diğer kalemler toplam maliyeti artırır.
Mahsup talebini yazmamak. Ödenmiş ecrimisilin mahsubu ayrıca istenir.
Ödeme belgelerini atmak. Vergi kayıtları yapının tarihini gösteren delillerdir.
İhtilaflı taşınmazda iade imkânını bilmemek. Karar tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurulabilir.
Niteliği yanlış beyan etmek. Arsa ve arazi oranları farklıdır; bina tamamlandığında rejim değişir.
Vergi değerini önemsememek. Bu değer satış alt sınırı ve taviz bedeli gibi kalemlerde referans olur.
Kiralamayı maliyet sanıp ertelemek. Birikmiş ecrimisil genellikle daha yüksek çıkar.
Adım Adım Süreç
- Taşınmazın malikini tespit edin. Tapu kayıt örneği alınır.
- Kullanımınızın niteliğini belirleyin. Kira, izin, irtifak veya izinsiz.
- Belediyeye yazılı olarak sorun. Mükellefiyet ve muafiyet durumu.
- Sözleşmedeki masraf maddelerini okuyun. Yükümlülükler burada düzenlenir.
- Satın alma hâlinde bildirim verin. Süresinde ve doğru bilgilerle.
- Toplam maliyeti hesaplayın. Bedel, harç, masraf ve vergi.
- Belgeleri arşivleyin. Vergi kayıtları ileride delil olur.
İlgili Konular ve Kaynaklar
Bedel ve masraflar
- Rayiç Bedel Nasıl Belirlenir?
- Satış Bedeli Hesaplama ve Mahsup
- Satış Sözleşmesi: Taksit, İpotek ve Şerhler
- Satılık Hazine Arazileri ve İhale
Kullanım
Ecrimisil
- Ecrimisilde İndirim, Taksit ve Düzeltme
- Ecrimisil İhbarnamesine İtiraz Dilekçesi
- Tahliyede Yetki ve Usul
Belge ve delil
Kümeye yeni eklenenler
Sıkça Sorulan Sorular
Emlak vergisini kim öder?
Kanuna göre vergiyi taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder.
Hisseli taşınmazda nasıl ödenir?
Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında mükelleftir; elbirliği mülkiyette ise malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
Kamu taşınmazları muaf mı?
Kanun daimi muaflıklar öngörmüştür; ancak muafiyet çoğu bent bakımından kiraya verilmemek şartına bağlanmıştır. Belirli bentlerde ise bu şart aranmaz.
Kiraya verilen kamu taşınmazında ne olur?
Muafiyetin devam edip etmeyeceği, taşınmazın hangi bent kapsamında olduğuna ve o bentte kiraya verilmeme şartının aranıp aranmadığına göre değişir. Belediyeden teyit edilmelidir.
Hazine arazisini izinsiz kullanıyorum, vergi öder miyim?
Malik ve intifa hakkı sahibi yoksa “malik gibi tasarruf edenler” ölçütü uygulanır. Somut durumun bu ölçüte girip girmediği belediyeden sorulmalıdır.
Ecrimisil ile emlak vergisi aynı şey mi?
Hayır. Ecrimisil haksız işgal tazminatıdır ve taşınmazın maliki idareye ödenir; emlak vergisi ise belediyeye ödenen bir vergidir. İtiraz yolları da farklıdır.
Satın aldıktan sonra ne yapmalıyım?
Taşınmazın bulunduğu belediyeye emlak vergisi bildirimi verilmelidir. Bildirim verme yükümlülüğü mükellefe aittir; tapu devri ile vergi bildirimi ayrı işlemlerdir.
Satış sırasında hangi masraflar çıkar?
Satış bedeli, döner sermaye ücreti, taksitli satışlarda faiz ve ipotek terkin masrafı. Ancak 4706 sayılı Kanun’a göre Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ile bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
Satın aldıktan sonra emlak vergisi öder miyim?
Kanuna göre satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz. Muafiyet bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Masrafları kim öder?
İhaleli satışlarda şartnamede, diğer satışlarda sözleşmede belirtilir. Bu nedenle teklif vermeden veya sözleşme imzalamadan önce okunmalıdır.
Ödediğim ecrimisil satış bedelinden düşülür mü?
Bazı satış rejimlerinde ödenmiş ecrimisilin satış bedelinden mahsubu öngörülmüştür. Bu talep dilekçede açıkça ileri sürülmelidir.
Mülkiyeti ihtilaflı taşınmaz için ödediğim vergi geri alınır mı?
Kanuna göre, mülkiyeti ihtilaflı arazi için mutasarrıfı bulunmayan kişilerce ödenen arazi vergileri, ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması hâlinde, karar tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurulması şartıyla iade olunur.
Vergi belgelerini saklamalı mıyım?
Evet. Emlak vergisi bildirimleri ve makbuzlar, yapının tarihini ve kullanımın sürekliliğini gösteren delillerdir; hak sahipliği ve muhdesat dosyalarında kullanılır.


