Tapumda Vakıf Şerhi Var: Taviz Bedeli Nedir, Nasıl Kaldırılır?
01 Eylül 2026

Tapumda Vakıf Şerhi Var: Taviz Bedeli Nedir, Nasıl Kaldırılır?

📜 Dayanak Mevzuat

  • 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.3 — Tanımlar; mukataalı ve icareteynli vakıf
  • 5737 sayılı Kanun m.17 — Mirasçı bırakmadan ölüm ve tescil
  • 5737 sayılı Kanun m.18 — Taviz bedeli
  • 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu — Vergi değeri
  • 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m.75 — Vakıf taşınmazlarında ecrimisil ve tahliye
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — Tapu sicili ve şerhler

⚡ Net Cevap: Tapu kaydında icareteyn veya mukataalı vakıf şerhi bulunan taşınmazlar, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca; işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Bu şerhin en somut sonucu satış engelidir: kanun, taviz bedelinin tamamı vakfı adına ödenmedikçe taşınmaz üzerindeki temliki tasarrufların tapu dairelerince tescil olunmayacağını öngörmüştür. Yani bedel ödenmeden taşınmaz satılamaz veya devredilemez. Bedelin hesaplanmasında; ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda satış bedeli, kamulaştırmalarda ise kamulaştırma bedeli esas alınır. Ancak her taşınmaz tavize tabi değildir: miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar bu yükümlülüğün dışındadır.

Tapu kaydında “vakıf şerhi” ibaresini gören çoğu kişi, taşınmazın kendisine ait olmadığını düşünür.

Oysa durum farklıdır: taşınmaz maliktedir, ancak üzerinde tarihî bir vakıf ilişkisinden doğan bir yükümlülük vardır ve bu yükümlülük ödenmeden taşınmaz serbestçe devredilemez.

Aşağıda şerhin ne anlama geldiği, taviz bedelinin nasıl hesaplandığı, hangi taşınmazların muaf olduğu ve şerhin nasıl kaldırılacağı ele alınmaktadır.

İki Kavram: Mukataalı ve İcareteynli Vakıf

Şerhin dayandığı iki tarihî kurum vardır ve kanun bunları tanımlamıştır.

Mukataalı vakıf

Kanuna göre mukataalı vakıf; zemini vakfa, üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını ifade eder.

Yani burada bir ayrık mülkiyet vardır: toprak vakfın, üzerindekiler kullananındır.

İcareteynli vakıf

İcareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder.

Buradaki ilişki, süresiz kiralamaya dayanır ve peşin ödenen ücret taşınmazın değerine yakındır.

Taviz bedeli

Kanun bu kavramı da tanımlamıştır: taviz bedeli, mukataalı ve icareteynli taşınmazların serbest tasarrufa terki için alınan bedeldir.

Yani taviz bedeli bir vergi veya harç değildir; tarihî vakıf ilişkisinin tasfiye bedelidir. Ödendiğinde ilişki sona erer ve taşınmaz serbest tasarrufa geçer.

Bedel Ne Kadar?

Kanun net bir oran belirlemiştir.

Tapu kayıtlarında icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar; işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir.

✅ Rayiç bedel değil, emlak vergisi değeri

Bu ayrım, ödenecek tutarı belirgin biçimde etkiler.

Emlak vergisine esas değer, piyasa değerinin genellikle altındadır. Bedel bu değer üzerinden hesaplandığından, taviz bedeli çoğu dosyada beklenenden düşük çıkar.

Ayrıca “işlem tarihindeki” ibaresi de önemlidir: esas alınacak değer, geçmişteki bir değer değil, işlemin yapıldığı tarihteki vergi değeridir.

Bunun pratik sonucu şudur: emlak vergisi değerleri zamanla arttığından, beklemek bedeli artırır. Şerhin kaldırılması düşünülüyorsa erken hareket etmek avantajlıdır.

Bedeli öğrenmek için taşınmazın güncel emlak vergisi değeri belediyeden alınmalı ve Vakıflar bölge müdürlüğünden hesaplama istenmelidir.

Özel hesaplama hâlleri

Kanun, bazı durumlarda farklı bir esas öngörmüştür. Taviz bedelinin hesaplanmasında:

  • Ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda — satış bedeli,
  • Kamulaştırmalarda — kamulaştırma bedeli

esas alınır.

Bu hâllerde emlak vergisi değeri değil, gerçekleşen satış veya kamulaştırma bedeli üzerinden hesaplama yapılır. Dolayısıyla bedel daha yüksek çıkabilir.

Bu ayrım, ortaklığın giderilmesi davası açmayı düşünen paydaşlar bakımından önemlidir: dava sonucu yapılacak satışta taviz bedeli, satış bedeli üzerinden hesaplanacaktır.

Taviz bedeli ödenmedikçe temliki tasarruflar tescil olunmaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Şerhin Asıl Sonucu: Satış Engeli

Vakıf şerhinin en somut etkisi buradadır ve taşınmaz sahiplerini en çok zorlayan husustur.

Kanuna göre: taviz bedelinin tamamı vakfı adına ödenmedikçe, taşınmaz üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunmaz.

Temliki tasarruf, mülkiyeti devreden işlemleri ifade eder. Dolayısıyla:

  • Taşınmaz satılamaz,
  • Bağışlanamaz,
  • Trampa edilemez,
  • Mülkiyeti devreden diğer işlemler tescil edilemez.

Bu nedenle şerh, çoğu zaman satış aşamasında fark edilir: alıcı bulunmuş, sözleşme hazırlanmış, tapuya gidilmiş ve işlem burada durmuştur.

Satış öncesinde kontrol edin

Bu sürprizin önüne geçmek için, taşınmaz satışa çıkarılmadan önce tapu kayıt örneği alınmalı ve beyanlar hanesi okunmalıdır.

Şerh varsa yapılması gerekenler:

  1. Taviz bedeli hesaplatılmalıdır.
  2. Bedel ödenmeli ve şerhin terkini sağlanmalıdır.
  3. Ya da satış sözleşmesinde bu husus açıkça düzenlenmelidir: bedeli kim ödeyecek?

Üçüncü seçenek uygulamada sık kullanılır; ancak sözleşmede açıkça yazılmazsa taraflar arasında ihtilaf doğar.

Tavize Tabi Olmayan Taşınmazlar

Her vakıf şerhi taviz bedeli doğurmaz. Kanun iki istisna öngörmüştür.

Hükme göre; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tabi değildir.

Bu istisnalar, tarihî olarak gayri sahih vakıflar olarak anılan ve mülkiyeti devlete ait araziler üzerinde kurulan yapılara ilişkindir. Bu vakıflarda vakfedilen şey mülkiyet değil, arazi üzerindeki bazı vergi gelirleriydi.

Aşar vergisinin kaldırılmasıyla bu tür vakıfların hukuki dayanağı büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Kanun da bu tasfiyeyi teyit etmiştir.

Bu nedenle tapuda vakıf şerhi görüldüğünde ilk soru şudur: bu şerh hangi türden?

Şerhin niteliği ve taşınmazın tavize tabi olup olmadığı, Vakıflar bölge müdürlüğünden yazılı olarak sorulmalıdır. Cevap olumsuzsa, taviz bedeli ödenmeden şerhin terkini gündeme gelebilir.

Bazı taşınmazlar tavize tabi değildir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Şerh Nasıl Kaldırılır?

Süreç birkaç adımdan oluşur ve büyük ölçüde idari niteliktedir.

1. Tapu kayıt örneğini alın. Şerhin türü, tarihi ve dayanağı okunur.

2. Vakıflar bölge müdürlüğüne başvurun. Taşınmazın vakıf kaydı ve şerhin niteliği sorulur; taviz bedeli hesaplaması talep edilir.

3. Emlak vergisi değerini temin edin. Belediyeden alınır; bedel bu değer üzerinden hesaplanır.

4. Muafiyet ihtimalini araştırın. Taşınmaz kanunda sayılan istisnalar kapsamında mı?

5. Bedeli ödeyin. Ödeme vakfı adına yapılır ve belgesi saklanır.

6. Terkin talebinde bulunun. Ödeme belgesiyle birlikte tapu müdürlüğüne başvurulur ve şerhin terkini istenir.

7. Yeni tapu kayıt örneğini alın. Şerhin kalktığı teyit edilir.

Bu adımların tamamı yazılı yapılmalı ve kayıt numaraları alınmalıdır.

Hesaplamaya İtiraz

Taviz bedeli hesabında hata yapılmış olabilir. İtiraz edilebilecek başlıca hususlar:

Değer hatası. Esas alınan emlak vergisi değeri güncel ve doğru mu? Taşınmazın niteliği ve yüzölçümü doğru alınmış mı?

Alan hatası. Şerh taşınmazın tamamını mı, bir kısmını mı kapsıyor? Hisseli taşınmazlarda hesaplama hisseye göre yapılmış mı?

Muafiyet. Taşınmaz kanunda sayılan istisnalar kapsamında olabilir.

Şerhin dayanağı. Şerh usulüne uygun konulmuş mu, taşınmaz gerçekten icareteynli veya mukataalı vakıf taşınmazı mı?

Hesaplama esası. Ortaklığın giderilmesi, cebri icra veya kamulaştırma söz konusu değilse, emlak vergisi değeri esas alınmalıdır.

İtiraz önce ilgili idareye yazılı olarak yapılmalı, kayıt numarası alınmalı ve cevaba göre yargı yolu değerlendirilmelidir.

Vakıf Taşınmazlarında Diğer Konular

Vakıf taşınmazları bakımından bilinmesi gereken iki husus daha vardır.

Mirasçısız ölüm

Kanun, özel bir intikal hükmü öngörmüştür: tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri hâlinde, icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.

Bu, Medenî Kanun’daki genel kuralın bir istisnasıdır: normalde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçerken, bu taşınmazlar bakımından mülkiyet vakfa geçer.

Bu nedenle mirasçısız görünen bir ölümde, terekede vakıf şerhli taşınmaz bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Ecrimisil ve tahliye

2886 sayılı Kanun’un ecrimisil ve tahliyeye ilişkin hükmü; Devletin ve özel bütçeli idarelerin taşınmazlarının yanında, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malları da kapsar.

Bu nedenle mazbut vakıf taşınmazlarını izinsiz kullananlar bakımından da ecrimisil ve tahliye rejimi işler.

Kiracılar bakımından ise önemli bir sonuç doğmuştur: yargı kararlarında değerlendirildiği üzere, Vakıflar idaresine bu hükümden yararlanma hakkı tanınmasıyla birlikte kiracılar bakımından yıldan yıla yenilenme imkânı ortadan kalkmış ve sözleşmesi sona erenler fuzuli şagil durumuna düşmüştür.

Bu nedenle vakıf taşınmazında kiracı olanların sözleşme sürelerini takip etmesi ve süre bitmeden yenileme talebinde bulunması gerekir.

Alıcılar İçin Uyarı

Vakıf şerhli bir taşınmaz satın alınırken dikkat edilmesi gerekenler:

  • Tapu kayıt örneğini mutlaka alın. Şerh beyanlar hanesinde görünür.
  • Taviz bedelinin ödenip ödenmediğini teyit edin. Ödenmemişse tescil yapılamaz.
  • Bedeli kimin ödeyeceğini sözleşmede yazın. Aksi hâlde ihtilaf doğar.
  • Tutarı önceden hesaplatın. Toplam maliyete eklenmelidir.
  • Muafiyet ihtimalini araştırın. Taşınmaz tavize tabi olmayabilir.

Bu kontroller yapılmadan bağlanan satış sözleşmeleri, tapu aşamasında tıkanır ve taraflar arasında ihtilaf doğurur. Özellikle kapora veya peşinat ödenmiş dosyalarda, tescilin yapılamaması ciddi uyuşmazlıklara yol açar.

Ayrıca alıcının bilmesi gereken bir husus daha vardır: taviz bedeli, taşınmazın toplam edinim maliyetine dâhildir. Fiyat pazarlığı yapılırken bu kalem hesaba katılmalı ve satış bedelinden düşülüp düşülmeyeceği konuşulmalıdır.

Satıcı bakımından ise en isabetli yol, taşınmazı satışa çıkarmadan önce şerhi kaldırmaktır. Şerhi bulunan bir taşınmaz hem daha zor alıcı bulur hem de değer kaybına uğrar.

Şerh Nereden Geliyor? Kısa Tarihçe

Bu şerhlerin anlaşılması için dayandıkları tarihî kurumu bilmek gerekir.

Osmanlı hukukunda vakıf taşınmazları kural olarak devredilemez ve satılamazdı. Ancak zamanla, özellikle savaş ve yangın sonrası harap olan vakıf taşınmazlarının onarılabilmesi için kullanıcılara uzun süreli ve devredilebilir haklar tanınması gerekti.

Bu ihtiyaçtan iki kurum doğdu:

  • İcareteyn — kullanıcı, taşınmazın değerine yakın bir peşin ücret ödüyor ve ayrıca yıllık kira veriyordu. Karşılığında süresiz ve mirasla geçen bir kullanım hakkı elde ediyordu.
  • Mukataa — zemin vakfa ait kalmakla birlikte, üzerine yapılan yapı ve dikilen ağaçlar kullanıcının oluyordu. Kullanıcı zemin için yıllık kira ödüyordu.

Cumhuriyet döneminde bu ilişkiler tasfiye edilmiş; kullanıcılara bir bedel ödeyerek tam mülkiyete geçme imkânı tanınmıştır. İşte taviz bedeli bu tasfiyenin karşılığıdır.

Bugün tapu kayıtlarında görülen şerhler, bu tasfiyenin henüz tamamlanmadığı taşınmazlara aittir.

Bu tarihçe, iki pratik sonuç doğurur:

  • Şerhli taşınmazlar genellikle eski yerleşim alanlarında yoğunlaşır; şehirlerin tarihî merkezlerinde daha sık görülür.
  • Şerh, taşınmazın çok uzun bir geçmişi olduğunu gösterir; tapu kaydının geçmişi ayrıca incelenmelidir.

Hisseli Taşınmazlarda Durum

Vakıf şerhli taşınmazların önemli bir kısmı, kuşaklar boyunca bölünerek hisseli hâle gelmiştir. Bu, uygulamada ek sorunlar üretir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

1. Hesaplama hisseye göre yapılır mı? Bir paydaşın kendi hissesi bakımından işlem yapması hâlinde, taviz bedelinin buna göre hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir.

2. Bir paydaş tek başına ödeyebilir mi? Kendi hissesi bakımından işlem yapmak isteyen paydaşın durumu, ilgili idareden yazılı olarak sorulmalıdır.

3. Ortaklığın giderilmesinde bedel değişir. Kanun, ortaklığın giderilmesi yoluyla satılanlarda satış bedelinin esas alınacağını öngörmüştür. Bu, emlak vergisi değeri yerine gerçekleşen satış bedeli üzerinden hesaplama demektir ve tutarı belirgin biçimde artırabilir.

Üçüncü madde, ortaklığın giderilmesi davası düşünen paydaşlar için önemli bir uyarıdır: dava yoluyla satış, taviz bedelini yükseltebilir.

Bu nedenle paydaşlar arasında anlaşma sağlanabiliyorsa, önce şerhin kaldırılması, sonra paylaşımın yapılması daha az maliyetli olabilir.

Aynı husus cebri icra yoluyla satışlar için de geçerlidir: bu hâlde de satış bedeli esas alınır.

Kredi ve İpotek Bakımından

Vakıf şerhinin bir diğer pratik sonucu finansmandadır.

Kanun, taviz bedeli ödenmedikçe temliki tasarrufların tescil olunmayacağını öngörmüştür. İpotek, mülkiyeti devretmeyen sınırlı bir ayni haktır; ancak uygulamada bankalar şerhli taşınmazları teminat olarak değerlendirirken çekingen davranabilir.

Sebebi şudur: teminatın paraya çevrilmesi aşamasında, cebri icra yoluyla satış yapılacak ve o hâlde taviz bedeli satış bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Bu, teminatın net değerini düşürür.

Bu nedenle şerhli bir taşınmazı kredi teminatı olarak kullanmayı planlayanların, önce şerhi kaldırması yerinde olur.

Aynı husus, taşınmazı satmayı planlayan malikler için de geçerlidir: şerhli taşınmaz hem daha zor alıcı bulur hem de alıcılar bu belirsizliği fiyata yansıtır. Şerhin kaldırılması maliyeti, çoğu dosyada bu değer kaybının altında kalır.

Karar verirken hesaplanması gereken basit bir karşılaştırmadır:

  • Taviz bedeli tutarı ne kadar? Emlak vergisi değerinin yüzde onu hesaplanır.
  • Şerhin taşınmaz değerinde yarattığı kayıp ne kadar?
  • Satış veya kredi süreci ne kadar gecikiyor?

Bu üç kalem birlikte değerlendirildiğinde, şerhin kaldırılması çoğu zaman ertelenmesi gereken değil öne alınması gereken bir işlem olarak görünür.

Hangi Belgeler İstenmeli?

Şerh dosyasında toplanması gereken belgeler ve kaynakları:

  • Tapu kayıt örneği — tapu müdürlüğünden; şerhin türü, tarihi ve dayanağı görülür.
  • Tapu kaydının geçmişi — şerhin ne zaman ve hangi işlemle konulduğu araştırılır.
  • Vakıf kaydı ve şerh niteliği — Vakıflar bölge müdürlüğünden yazılı olarak sorulur.
  • Taviz bedeli hesaplaması — aynı müdürlükten talep edilir.
  • Emlak vergisi değeri — taşınmazın bulunduğu belediyeden alınır.
  • Muafiyet değerlendirmesi — taşınmazın kanunda sayılan istisnalar kapsamında olup olmadığı sorulur.

Bu taleplerin tamamı bilgi ve belge talebi niteliğindedir; süreç başlatmaz ve herhangi bir yükümlülük doğurmaz.

Talepler yazılı yapılmalı ve kayıt numarası alınmalıdır. Dilekçede taşınmazın il, ilçe, mahalle veya köy, ada ve parsel bilgileri eksiksiz yazılmalıdır.

Belgeler toplandıktan sonra karar netleşir: taşınmaz tavize tabi mi, bedel ne kadar ve şerhin kaldırılması bu aşamada avantajlı mı?

Bu değerlendirme, taşınmaz satılmadan, kredi kullanılmadan ve ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce yapılmalıdır. Sonradan yapılan hesaplamalar, çoğu dosyada daha yüksek bir bedelle karşılaşılmasıyla sonuçlanır.

Sık Yapılan Hatalar

Şerhi mülkiyet engeli sanmak. Taşınmaz maliktedir; şerh devir işlemlerini engeller.

Rayiç bedel üzerinden hesap beklemek. Kural olarak emlak vergisi değeri esas alınır.

Beklemek. Emlak vergisi değerleri arttıkça bedel de artar.

Muafiyeti araştırmamak. Bazı taşınmazlar tavize tabi değildir.

Satış aşamasında fark etmek. Tapu kaydı önceden okunmalıdır.

Sözleşmede düzenlememek. Bedeli kimin ödeyeceği yazılmalıdır.

Terkini talep etmemek. Ödeme yapılsa da şerh kendiliğinden kalkmaz.

Kira süresini takip etmemek. Vakıf taşınmazı kiracıları bakımından süre bitimi fuzuli şagillik doğurur.

Ortaklığın giderilmesine acele etmek. Dava yoluyla satışta bedel, emlak vergisi değeri yerine satış bedeli üzerinden hesaplanır.

Şerhi kredi öncesinde kaldırmamak. Teminatın net değeri düşer ve süreç gecikir.

Adım Adım Süreç

  1. Tapu kayıt örneğini alın. Şerhin türü ve tarihi okunur.
  2. Vakıflar bölge müdürlüğüne başvurun. Kayıt ve hesaplama istenir.
  3. Emlak vergisi değerini temin edin. Belediyeden alınır.
  4. Muafiyet ihtimalini araştırın. İstisnalar kapsamında mı?
  5. Hesaplamayı kontrol edin. Değer, alan ve hisse doğru mu?
  6. Bedeli ödeyin ve belgeyi saklayın. Ödeme vakfı adına yapılır.
  7. Terkin talebinde bulunun. Yeni tapu kaydıyla teyit edin.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Sıkça Sorulan Sorular

Tapumdaki vakıf şerhi ne anlama geliyor?

Taşınmazın icareteynli veya mukataalı vakıf taşınmazı olduğunu ve serbest tasarrufa terki için taviz bedeli ödenmesi gerektiğini gösterir. Taşınmaz sizindir; şerh devir işlemlerini engeller.

Taviz bedeli ne kadar?

Kural olarak, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranındadır.

Rayiç bedel üzerinden mi hesaplanır?

Hayır. Kural olarak emlak vergisi değeri esas alınır ve bu değer genellikle piyasa değerinin altındadır.

Farklı hesaplanan hâller var mı?

Var. Ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda satış bedeli, kamulaştırmalarda ise kamulaştırma bedeli esas alınır.

Şerh varken taşınmazı satabilir miyim?

Hayır. Kanuna göre taviz bedelinin tamamı vakfı adına ödenmedikçe, taşınmaz üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunmaz.

Her vakıf şerhinde bedel ödenir mi?

Hayır. Miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tabi değildir.

Mukataalı vakıf ne demek?

Zemini vakfa, üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarıdır.

İcareteynli vakıf ne demek?

Değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarıdır.

Şerh nasıl kaldırılır?

Vakıflar bölge müdürlüğünden hesaplama alınır, bedel vakfı adına ödenir ve ödeme belgesiyle tapu müdürlüğüne başvurularak terkin talep edilir.

Beklemek bedeli etkiler mi?

Bedel işlem tarihindeki emlak vergisi değeri üzerinden hesaplandığından, değerler arttıkça bedel de artar. Erken hareket etmek avantajlıdır.

Mirasçısız ölümde ne olur?

Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri hâlinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.

Vakıf taşınmazında kiracıyım, korunur muyum?

2886 sayılı Kanun’un ilgili hükmü mazbut vakıf taşınmazlarını da kapsar. Yargı kararlarında, bu hükümden yararlanma hakkı tanınmasıyla kiracılar bakımından yıldan yıla yenilenme imkânının ortadan kalktığı değerlendirilmiştir.



Post by Av. Fatma Öztürk