Hazine Taşınmazının Tahliyesi: Kim Karar Verir, Usul Nedir, Nasıl İtiraz Edilir?
01 Eylül 2026

Hazine Taşınmazının Tahliyesi: Kim Karar Verir, Usul Nedir, Nasıl İtiraz Edilir?

📜 Dayanak Mevzuat

  • 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m.75 — Ecrimisil ve tahliye
  • 2886 sayılı Kanun m.1 — Kapsam ve sözleşme usulü
  • Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik — Tahliye işlemleri
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — İptal davası ve yürütmenin durdurulması
  • 3091 sayılı Kanun — Tecavüzün önlenmesi
  • 6183 sayılı Kanun — Kamu alacaklarının tahsili

⚡ Net Cevap: Hazine taşınmazının tahliyesinde en çok gözden kaçan husus yetkidir. Yargı kararlarında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca nihai nitelikteki tahliye işlemini tesis etme yetkisi mülki amirdedir. Millî emlak müdürünün, hastane başhekimliğinin veya doğrudan ilgili idarenin bu nitelikte bir işlem kurma yetkisi bulunmamaktadır. Usul de bellidir: önce ilgiliye tebligat ve uyarı yapılır, ardından mülki amirden tahliyenin sağlanması istenir ve tahliye mülki amir tarafından gerçekleştirilir. Bu sıraya uyulmaksızın doğrudan idarece tesis edilen tahliye işlemlerinin hukuka aykırı bulunduğu kararlarda ifade edilmiştir. Ayrıca kira sözleşmesi sona ermiş taşınmazlarda kiracı fuzuli şagil konumuna düşer ve idare, işgal ne kadar sürerse sürsün her zaman tahliye isteyebilir.

Tahliye yazısı, Hazine taşınmazı dosyalarında en çok panik yaratan belgedir.

Oysa bu yazıların önemli bir kısmı, yetki veya usul yönünden sakattır ve denetime tabidir. Panikle taşınmazı boşaltmak yerine, önce yazının kim tarafından ve nasıl düzenlendiğine bakmak gerekir.

Aşağıda tahliyenin hukuki dayanağı, yetkili merci, usul şartları ve itiraz imkânları ele alınmaktadır.

Dayanak: 75. Madde

2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi, hem ecrimisili hem tahliyeyi birlikte düzenler.

Maddenin kapsamı geniştir. Hüküm; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malları kapsar.

Bu taşınmazların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden; idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir.

Aynı madde, işgal edilen taşınmazın idarece tahliye ettirileceğini de öngörmüştür.

Tahliye için işgal süresi aranmaz

Kanun, tahliye bakımından bir alt süre şartı getirmemiştir. İşgalin ne zaman başladığı ve ne kadar sürdüğü, tahliye yetkisini etkilemez.

Bu nedenle “yıllardır buradayız” savunması tahliyeye engel oluşturmaz. Aksine bu beyan, ecrimisil bakımından kullanımın süresini gösteren bir kayıt oluşturur.

Yetki: Tahliyeyi Kim Yapar?

Dosyaların çoğunda belirleyici olan soru budur ve cevabı yargı kararlarında nettir.

✅ Nihai tahliye işlemi mülki amir tarafından tesis edilir

Yargı kararlarında şu değerlendirme yapılmıştır: Hazine taşınmazlarının işgali nedeniyle işgalcilere yazılacak tahliye yazılarının ilçe millî emlak müdürüne devredildiği belirtilse dahi, millî emlak müdürü tarafından kullanılan bu yetkinin nihai nitelikli tahliye işlemlerini tesis etme yetkisi olmadığı tartışmasızdır.

Benzer şekilde, bir devlet hastanesi kantininin boşaltılmasının başhekimlikçe istenmesine ilişkin işlem bakımından da; ancak mülki amir tarafından tahliye işlemi tesis edilebilecekken doğrudan başhekimlik tarafından işlem kurulmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle elinize bir tahliye yazısı ulaştığında ilk kontrol edilecek şey şudur: bu yazıyı kim imzalamış?

Millî emlak müdürlüğü, mal müdürlüğü veya taşınmazı kullanan kurum tarafından doğrudan tesis edilmiş bir tahliye işlemi, yetki yönünden sakat olabilir.

Mülki amir; illerde vali, ilçelerde kaymakamdır.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: idarenin gönderdiği her yazı bir tahliye işlemi değildir. Bazı yazılar bilgilendirme veya uyarı niteliğindedir; asıl işlem mülki amir kararıyla kurulur.

Bu nedenle yazının niteliği doğru belirlenmelidir: kesin ve yürütülebilir bir işlem mi, yoksa hazırlık işlemi mi?

Tahliye işlemini tesis yetkisi mülki amirdedir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Usul: Sıralama Nedir?

Yargı kararlarında, tahliyenin izlemesi gereken sıra da ortaya konulmuştur.

Kira sözleşmesinin sona ermesine karşın kullanıcının taşınmazda tasarrufta bulunmaya devam etmesi hâlinde:

  1. İdarece, sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunda ilgiliye tebligat yapılması,
  2. Ardından mülki amirden taşınmazın tahliyesinin sağlanmasının istenilmesi,
  3. Tahliyenin mülki amir tarafından gerçekleştirilmesi

gerekir.

Kararlarda vurgulandığı üzere; öncesinde herhangi bir uyarı yapılmaksızın ve mevzuatta belirtilen usule uyulmaksızın doğrudan idarece tesis edilen tahliye işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu, iki ayrı sakatlık kaynağı demektir:

  • Yetki sakatlığı — işlemi mülki amir dışında bir merci kurmuşsa.
  • Usul sakatlığı — önceden uyarı ve tebligat yapılmamışsa.

Her iki husus da iptal davasında ayrı ayrı ileri sürülebilir.

Kira Süresi Bitince Ne Olur?

Tahliye dosyalarının önemli bir kısmı, süresi biten kira sözleşmelerinden doğar.

Uygulamada kabul edilen ilke şudur: Hazine, özel bütçeli idareler, Vakıflar Genel Müdürlüğü, il özel idareleri ve belediyeler 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını; kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin, kiralananın konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere ya da genel kira hükümlerine tabi olup olmadığına bakılmaksızın, her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilir.

Yani özel hukuktaki kiracı koruyucu hükümler, bu taşınmazlarda aynı şekilde işlemez.

“Kira” adı altında ödeme yapıyorum, sözleşme yenilendi mi?

Hayır. Bu, en yaygın yanılgılardan biridir.

Uygulamada kabul edildiği üzere; kira süresinin bitimi sonrasında ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.

Dayanak da nettir: 2886 sayılı Kanun uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kullanıcıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.

Bu nedenle sözleşme süresi bitmiş bir taşınmazda ödeme yapmaya devam etmek, kullanımı meşrulaştırmaz. Yapılması gereken, süre bitmeden yenileme talebinde bulunmak veya yeni bir sözleşme kurmaktır.

Kira adı altında ödeme sözleşmeyi yenilemez

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tahliye Yazısı Geldiğinde Ne Yapılmalı?

Sıra şu şekilde izlenmelidir.

1. Tebliğ tarihini kayıt altına alın. Süreler bu tarihten işler ve tebligat belgesi saklanmalıdır.

2. İşlemi kimin kurduğuna bakın. Mülki amir kararı mı, yoksa idare biriminin yazısı mı? Yetki yönünden ilk inceleme budur.

3. Öncesinde uyarı yapılmış mı kontrol edin. Sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin bir tebligat aldınız mı?

4. Dayanağını belirleyin. Kira süresinin bitmesi mi, izinsiz kullanım mı, tahsis kaldırılması mı?

5. Taşınmazın statüsünü doğrulayın. Tapu kayıt örneği alınır; malik sütunu ve nitelik hanesi okunur.

6. Meşru dayanağınız var mı bakın. Kira sözleşmesi, irtifak hakkı, kullanma izni, tahsis kararı veya devam eden bir başvuru.

7. Süresi içinde yargı yolunu değerlendirin. İdari yargı mevzuatındaki süreler işler.

Yürütmenin durdurulması

Tahliye dosyalarında bu talep özel önem taşır; çünkü tahliye gerçekleştikten sonra durumun eski hâline getirilmesi güçtür.

Bu nedenle iptal davası açılırken yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürülmeli; telafisi güç veya imkânsız zararın somut olarak ortaya konulması gerekir.

İtiraz Gerekçeleri

Tahliye işlemine karşı ileri sürülebilecek başlıca gerekçeler:

Yetki yönünden. Nihai tahliye işlemi mülki amir dışında bir merci tarafından tesis edilmiş olabilir.

Usul yönünden. Önceden uyarı ve tebligat yapılmamış olabilir.

Sebep yönünden. Kullanımın hukuki bir dayanağı bulunuyor olabilir: geçerli kira sözleşmesi, irtifak hakkı, kullanma izni veya tahsis kararı.

Taşınmazın statüsü. Yer gerçekten kamu malı mı? Tapu kayıt örneği ve kadastro tutanağı incelenmelidir.

Alan yönünden. Tahliye istenen alan, fiilen kullanılan alanla örtüşüyor mu?

Muhatap yönünden. Taşınmazı fiilen kullanan kişi başkası olabilir.

Devam eden başvuru. Satın alma veya kiralama başvurusu bulunuyorsa, bu husus ileri sürülebilir.

Bu gerekçelerden hangilerinin kullanılacağı, belgelerin incelenmesinden sonra belirlenir.

Tahliye ile Diğer Süreçlerin İlişkisi

Tahliye tek başına yürüyen bir süreç değildir; genellikle başka işlemlerle birlikte gelir.

SüreçYetkiliSonucu
Ecrimisilİdare, komisyonBeş yıla kadar geriye dönük bedel
TahliyeMülki amirTaşınmazın boşaltılması
Men kararıValilik veya kaymakamlıkTecavüzün önlenmesi; süre aranmaz
Yıkımİlgili idareYapının kaldırılması
Cezai süreçCumhuriyet savcılığıHakkı olmayan yere tecavüz

Bu süreçler birbirinden bağımsız yürür: ecrimisili ödemek tahliyeyi durdurmaz, tahliyeye itiraz etmek ecrimisil borcunu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle her süreç için ayrı savunma kurulmalı ve süreler ayrı ayrı takip edilmelidir.

Tahliye Sonrası: Yapılar ve Ürün

Tahliye gerçekleştiğinde taşınmaz üzerindeki unsurların akıbeti gündeme gelir.

Yapılar. Kanunda belirtilen tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder. Ancak bu hükmün tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin kısmı Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir; dolayısıyla tazminat yolu kapalı değildir.

Ekili ürün. Tarım arazilerinde hasat edilmemiş ürün bulunması hâlinde, tahliyenin zamanlaması ve ürünün akıbeti ayrıca değerlendirilmelidir. Bu husus, tahliye talebine karşı ileri sürülebilecek somut bir husustur.

Taşınabilirler. Makine, teçhizat ve taşınabilir nitelikteki eşyalar bakımından farklı bir değerlendirme yapılır.

Bu nedenle tahliye süreci başladığında, taşınmaz üzerindeki unsurların envanteri çıkarılmalı ve fotoğrafla belgelenmelidir. Sonradan yapılacak tazminat talebinde bu kayıtlar kullanılır.

Kalıcı Çözüm

Tahliye tehdidini ortadan kaldıran tek şey, kullanımın hukuki zemine oturmasıdır.

Değerlendirilebilecek yollar:

  • Kiralama. En hızlı ve en erişilebilir yoldur. Sözleşme kurulduğunda kullanıcı fuzuli şagil olmaktan çıkar.
  • Satın alma. Şartları taşıyanlar için doğrudan satış rejimleri.
  • İrtifak hakkı veya kullanma izni. Yatırım niteliğindeki kullanımlarda.
  • Sözleşme yenileme. Mevcut sözleşme varsa, süresi bitmeden yenileme talebi.

Son madde özellikle önemlidir: sözleşmesi bulunan kullanıcıların en sık düştüğü hata, süre bitimini takip etmemektir. Süre dolduğunda kullanıcı kendiliğinden fuzuli şagil konumuna düşer.

Bu nedenle kira sözleşmesinin bitiş tarihi takvime işlenmeli ve süre bitmeden yenileme talebi yazılı olarak yapılmalıdır.

Vakıf Taşınmazlarında Durum

75. maddenin kapsamı, Hazine ile sınırlı değildir. Hüküm; Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malları da kapsar.

Bunun kiracılar bakımından önemli bir sonucu olmuştur. Yargı kararlarında değerlendirildiği üzere; Vakıflar idaresine 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinden yararlanma hakkı tanıyan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu tarihi izleyen son dönemin bitimi itibarıyla sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekmiş ve kiracılar bakımından yıldan yıla yenilenme imkânı ortadan kalkmıştır.

Bu değerlendirmeye göre, anılan tarihten sonra sözleşmesi sona eren kiracılar fuzuli şagil durumuna düşmüştür.

Bu nedenle vakıf taşınmazında kiracı olanların dikkat etmesi gerekenler:

  • Taşınmazın mazbut vakıf taşınmazı olup olmadığı tespit edilmelidir.
  • Sözleşmenin hangi mevzuata göre kurulduğu belirlenmelidir.
  • Süre bitiminden önce yenileme talebi yazılı olarak yapılmalıdır.
  • Süre dolduktan sonra yapılan ödemelerin sözleşme yenilemediği bilinmelidir.

Aynı durum, özel bütçeli idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar bakımından da geçerlidir. Bu nedenle sözleşmenin karşı tarafı olan idarenin niteliği, uygulanacak rejimi belirler.

Tahliye ile Satın Alma Süreci Çakışırsa

Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, satın alma başvurusu yapılmışken tahliye yazısının gelmesidir.

Bu hâlde yapılması gerekenler:

1. Başvurunuzu belgeleyin. Başvuru dilekçesinin kayıt numarası ve tarihi, tahliye işlemine karşı ileri sürülecek somut bir husustur.

2. Dosyanın aşamasını öğrenin. Hak sahipliği tespit edilmiş mi, bedel tespiti yapılmış mı? İlerlemiş bir dosya, tahliyeye karşı daha güçlü bir argüman sunar.

3. İki süreci ayrı yürütün. Tahliye işlemine karşı savunma ile satın alma dosyasının takibi paralel yürütülmelidir.

4. Eş zamanlı kiralama talep edin. Satın alma süreci uzun sürecekse, kiralama geçici bir çözüm sağlar ve kullanımı meşrulaştırır.

Dördüncü madde çoğu dosyada en pratik çözümdür: kiralama gerçekleştiğinde kullanıcı fuzuli şagil konumundan çıkar, tahliyenin hukuki dayanağı zayıflar ve ecrimisil birikmesi durur.

Ayrıca kira sözleşmesi, satın alma dosyasında kullanımın kesintisizliğini gösteren güçlü bir belge hâline gelir. Yani kiralama, satın almanın alternatifi değil çoğu zaman ön adımıdır.

Tahliye Fiilen Gerçekleşirken

Tahliyenin fiilen yapıldığı gün de kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıtlar, sonradan açılacak tazminat veya iptal dosyalarında kullanılır.

Yapılması gerekenler:

  • Tahliye tutanağının bir örneğini isteyin. Tutanakta tarih, katılanlar ve yapılan işlemler yer alır.
  • Taşınmazın durumunu fotoğraflayın. Yapılar, ekili alan, ağaçlar ve tesisler.
  • Taşınabilir eşyaların envanterini çıkarın. Makine, teçhizat ve demirbaşlar ayrı değerlendirilir.
  • Tutanaktaki tespitlere şerh düşün. Katılmadığınız hususlar varsa tutanağa yazdırılmalıdır.
  • Tanık bulundurun. Muhtar veya komşuların hazır bulunması yararlıdır.

Dördüncü madde özellikle önemlidir: tutanağa itiraz şerhi düşülmeden imzalanması, sonradan aksinin ileri sürülmesini güçleştirir. İmzalamaktan kaçınmak yerine, itiraz kaydıyla imzalamak daha isabetlidir.

Ekili ürün bulunuyorsa bu husus tutanakta ayrıca belirtilmelidir; ürünün akıbeti sonradan tartışma konusu olabilir.

Bu kayıtlar toplandıktan sonra, tahliye işlemine karşı açılacak davada veya yapı ve muhdesata ilişkin tazminat talebinde kullanılabilir. Tazminat yolu, ilgili hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilen kısmı nedeniyle kapalı değildir.

Sık Yapılan Hatalar

Yazıyı imzalayan mercie bakmamak. Nihai tahliye işlemini tesis yetkisi mülki amirdedir.

Uyarı şartını atlamak. Önceden tebligat yapılmamışsa usul sakatlığı doğar.

Kira adı altında ödemeye güvenmek. Bu ödeme sözleşmeyi yenilemez.

Uzun kullanımı savunma sanmak. Tahliye için işgal süresi aranmaz.

Yürütmenin durdurulmasını talep etmemek. Tahliye sonrası eski hâle getirme güçtür.

Süreçleri karıştırmak. Ecrimisil, tahliye, men kararı ve ceza bağımsız yürür.

Sözleşme süresini takip etmemek. Süre dolduğunda kullanıcı fuzuli şagil olur.

Envanter çıkarmamak. Yapı ve ürün kayıtları tazminat talebinde kullanılır.

Adım Adım Süreç

  1. Tebliğ tarihini kayıt altına alın. Süreler buradan işler.
  2. İşlemi kimin kurduğunu belirleyin. Mülki amir mi, idare birimi mi?
  3. Önceden uyarı yapılıp yapılmadığını kontrol edin. Usul şartıdır.
  4. Taşınmazın statüsünü doğrulayın. Tapu ve kadastro kayıtları.
  5. Meşru dayanağınızı araştırın. Sözleşme, izin, tahsis veya başvuru.
  6. Envanteri belgeleyin. Yapı, ürün ve taşınabilirler.
  7. Süresi içinde dava ve yürütmenin durdurulmasını değerlendirin.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye kararını kim verir?

Yargı kararlarında, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca nihai nitelikteki tahliye işlemini tesis etme yetkisinin mülki amirde bulunduğu vurgulanmıştır. Mülki amir illerde vali, ilçelerde kaymakamdır.

Millî emlak müdürü tahliye kararı verebilir mi?

Kararlarda, tahliye yazılarının ilçe millî emlak müdürüne devredildiği belirtilse dahi bu yetkinin nihai nitelikli tahliye işlemlerini tesis etme yetkisi olmadığı ifade edilmiştir.

Tahliyeden önce uyarı yapılması şart mı?

Kararlarda, sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunda ilgiliye tebligat yapılması, ardından mülki amirden tahliyenin istenmesi ve tahliyenin mülki amirce gerçekleştirilmesi gerektiği; öncesinde uyarı yapılmaksızın doğrudan idarece tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Uzun süredir kullanıyorum, tahliye edilemem değil mi?

Tahliye bakımından işgal süresi aranmaz. Uzun süreli kullanım tahliyeye engel oluşturmaz; aksine ecrimisil bakımından kullanımın süresini gösterir.

Kira sözleşmem bitti ama ödeme yapıyorum, korunur muyum?

Hayır. Kira süresinin bitiminden sonra ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında ödenmiş olması, sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmez.

Özel hukuktaki kiracı hakları uygulanır mı?

Bu taşınmazlarda idare, kira süresi sonunda işgal ne kadar sürerse sürsün, kiralananın konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlere tabi olup olmadığına bakılmaksızın tahliye isteyebilir.

Ecrimisili ödersem tahliye durur mu?

Hayır. Ecrimisil ve tahliye birbirinden bağımsız süreçlerdir; birinin yerine getirilmesi diğerini ortadan kaldırmaz.

Dava açarsam tahliye durur mu?

Kendiliğinden durmaz. Tahliyenin durması için idari yargı mevzuatı çerçevesinde yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması ve bu talebin kabulü gerekir.

Hangi gerekçelerle itiraz edilir?

Yetki, usul, sebep, taşınmazın statüsü, tahliye istenen alanın doğruluğu, işlemin muhatabı ve devam eden bir satın alma veya kiralama başvurusunun bulunması.

Üzerimdeki yapı ne olur?

Kanunda belirtilen tarihten sonra yapılan yapı ve tesisler Hazineye intikal eder. Ancak tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, tazminat yolu kapalı değildir.

Ekili ürünüm varsa ne olur?

Hasat edilmemiş ürün bulunması hâlinde tahliyenin zamanlaması ve ürünün akıbeti ayrıca değerlendirilir. Bu husus tahliye talebine karşı ileri sürülebilir.

Kalıcı çözüm nedir?

Kullanımı hukuki zemine oturtmak: kiralama, şartları varsa satın alma, yatırımlarda irtifak hakkı veya kullanma izni. Mevcut sözleşme varsa süre bitmeden yenileme talebinde bulunmak.



Post by Av. Fatma Öztürk