Hazine Taşınmazlarında Tahsis ve Tahsisin Kaldırılması: Satışa Engel Olan Kayıt Nasıl Kalkar?
01 Eylül 2026

Hazine Taşınmazlarında Tahsis ve Tahsisin Kaldırılması: Satışa Engel Olan Kayıt Nasıl Kalkar?

📜 Dayanak Mevzuat

  • 4706 sayılı Kanun m.2 — Cumhurbaşkanı kararı ile tahsisin kaldırılması ve satış
  • 4706 sayılı Kanun m.2/3 — Kamu idareleri arasındaki tahsis uyuşmazlıkları (6456 s.K. m.36 ile eklenmiştir)
  • 4706 sayılı Kanun m.2/4 — Sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması
  • 6292 sayılı Kanun m.12 — Kamu hizmetine ayrılan taşınmazların satış kapsamı dışında tutulması
  • Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik — Tahsis işlemleri
  • 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu — Kamu idarelerinin taşınmaz kullanımı

⚡ Net Cevap: Bir Hazine taşınmazı tapuda Hazine adına tescilli olsa dahi satılamayabilir. Sebebi genellikle tek bir kayıttır: tahsis. Tahsis, taşınmazın belirli bir kamu hizmetinin görülmesi amacıyla bir kamu idaresinin kullanımına bırakılmasıdır. Tahsisli bir taşınmaz, bu kayıt kaldırılmadan satışa konu edilmez. Nitekim satış rejimlerinde kamu hizmetine ayrılan veya bu amaçla kullanılan taşınmazlar açıkça kapsam dışında tutulmuştur. Buna karşılık tahsis kalıcı değildir: 4706 sayılı Kanun’un 2. maddesi, Hazineye ait taşınmazlardan tahsisli olanların ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebileceğini ve bu taşınmazların satışının öncelikle yapılacağını öngörür. Bu nedenle “kamu hizmetine ayrılmıştır” gerekçesiyle reddedilen bir talepte sorulacak soru şudur: tahsis kararının tarihi ve sayısı nedir, hâlen yürürlükte mi ve taşınmaz fiilen bu amaçla kullanılıyor mu?

Millî emlak dosyalarında en sık karşılaşılan ret cümlelerinden biri şudur: “Söz konusu taşınmaz kamu hizmetine ayrılmış olduğundan talebiniz uygun görülmemiştir.”

Bu cümle çoğu kez kesin bir kapı gibi okunur ve dosya kapatılır. Oysa arkasındaki hukuki kurum tahsistir ve tahsis, kanunda öngörülen usulle kaldırılabilir bir işlemdir.

Aşağıda tahsisin ne olduğu, neden satışa engel oluşturduğu, nasıl kaldırıldığı ve ret kararına karşı ne yapılabileceği ele alınmaktadır.

Tahsis Nedir?

Tahsis, Hazinenin özel mülkiyetindeki bir taşınmazın veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yerin, belirli bir kamu hizmetinin görülmesi amacıyla bir kamu idaresinin kullanımına bırakılmasıdır.

Okul, hastane, karakol, adliye, idari bina, spor tesisi; bunların önemli bir kısmı Hazine taşınmazı üzerinde ve tahsis yoluyla kurulmuştur.

Tahsisin üç temel özelliği vardır:

  • Mülkiyeti değiştirmez. Taşınmaz Hazine adına tescilli kalmaya devam eder; tahsis edilen idare malik olmaz.
  • Amaca bağlıdır. Taşınmaz, tahsis kararında belirtilen hizmet için kullanılır.
  • Bedelsizdir. Kamu idareleri arasında yapılan bir kullandırma işlemidir.

Ayrıca tahsis, taşınmazın kaydına işlenir. Bu nedenle tapu kayıt örneği ve millî emlak kayıtları incelendiğinde tahsisin varlığı görülebilir.

Tahsis Neden Satışa Engel?

Cevap, satış rejimlerinin kendi metinlerindedir.

Hazine taşınmazlarının satışını düzenleyen hükümler, kamu hizmetine ayrılan veya bu amaçla kullanılan taşınmazları kapsam dışında tutmuştur. Örneğin 6292 sayılı Kanun’un tarım arazilerinin satışına ilişkin düzenlemesinde, doğrudan satılabilecek taşınmazlar arasından kamu hizmetlerine ayrılanlar açıkça çıkarılmıştır.

Mantık açıktır: bir taşınmaz halihazırda bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılmışsa, aynı anda özel kişiye satılamaz. Önce hizmet ilişkisinin sona ermesi, yani tahsisin kaldırılması gerekir.

Bu nedenle tahsis, satış dosyalarında bir ön mesele oluşturur. Hak sahipliği şartlarının tamamı sağlanmış olsa dahi, tahsis ayakta olduğu sürece satış gerçekleşmez.

✅ Üç aşamalı kontrol

Her Hazine taşınmazı dosyasında sıralama şudur:
1. Taşınmaz Hazinenin özel mülkiyetinde mi, yoksa Devletin hüküm ve tasarrufu altında mı?
2. Özel mülkiyette ise, üzerinde tahsis var mı?
3. Tahsis varsa; hangi kuruma, hangi tarihte yapılmış, hâlen yürürlükte mi ve taşınmaz fiilen bu amaçla kullanılıyor mu?

Üçüncü sorunun cevabı, çoğu dosyada belirleyicidir.

‘Kamu hizmetine ayrılmıştır’ gerekçesi her zaman kesin değildir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tahsis Nasıl Kaldırılır?

4706 sayılı Kanun’un 2. maddesi bu konuda açık bir yetki düzenlemesi içerir ve maddenin başlığı da bunu yansıtır: Cumhurbaşkanı kararı ile tahsisin kaldırılması ve satış.

Hüküm şudur: Hazineye ait taşınmazlardan, tahsisli olanların ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına, Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca da karar verilebilir. Ve devamı önemlidir: bu taşınmazların satışı öncelikle yapılır.

Bu düzenlemeden üç sonuç çıkar:

  • Tahsis kalıcı değildir. Kanun, tahsisin kaldırılabileceğini açıkça öngörmüştür.
  • Amaç ekonomiye kazandırmaktır. Yani atıl duran veya ihtiyaç kalmayan tahsisli taşınmazların değerlendirilmesi kanun koyucunun kendi hedefidir.
  • Kaldırma sonrası satışa öncelik verilir. Tahsisi kaldırılan taşınmazın değerlendirilmesi bekletilmez.

Süreç Bakanlığın teklifiyle başlar. Vatandaşın doğrudan “tahsisi kaldırın” talebiyle bu mekanizmayı işletmesi mümkün değildir; ancak bir talebin tetikleyicisi olması mümkündür. Nitekim tahsisli bir taşınmaza yönelik satın alma talebi, idarenin taşınmazın hâlen ihtiyaç duyulup duyulmadığını değerlendirmesine yol açabilir.

Kamu İdareleri Arasındaki Tahsis Uyuşmazlıkları

Kanun ayrıca, kamu idareleri arasında çıkabilecek çekişmeler için özel bir hüküm getirmiştir.

Mülkiyeti Hazineye veya kamu idarelerine ait olan taşınmazlardan bir kamu idaresine tahsisli olan ancak başka bir kamu idaresince kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazlardan — fiilen kamu hizmetlerinde kullanılanlar dâhil olmak üzere — hangi kamu idaresinin taşınmaza daha çok ihtiyacı olduğunun belirlenmesi ve bunların tahsislerinin kaldırılarak ihtiyacı olan idareye tahsisi konusundaki idari uyuşmazlıklarda nihai karar vermeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Bu hüküm, iki kamu idaresinin aynı taşınmaza talip olduğu durumları çözmek için getirilmiştir. Uygulamada okul, sağlık tesisi veya idari bina ihtiyacı bulunan idareler arasında bu tür çekişmeler görülebilmektedir.

Vatandaş bakımından ise şu bilgi değerlidir: fiilen kamu hizmetinde kullanılan bir taşınmazın tahsisi dahi kaldırılabilir. Yani “kullanılıyor” olması tek başına dokunulmazlık sağlamaz.

Sosyal Tesislerin Ekonomiye Kazandırılması

Aynı maddede, ayrı bir kategoriye ilişkin geniş bir düzenleme bulunmaktadır.

Mahallî idareler hariç olmak üzere genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, özel kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklık ve müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklık ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan:

  • Tatil köyü, termal tesis,
  • Eğitim ve dinlenme kampları,
  • Eğitim, dinlenme ve spor tesisleri,
  • Misafirhane ve diğer sosyal tesisler

ekonomiye kazandırılmak üzere; maliklerince, Bakanlıkça, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca veya ilgili idarece; satılmak, kat veya arsa karşılığı inşaat yaptırılmak ya da üzerlerinde sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle değerlendirilebilir.

Bu hüküm, kamuya ait sosyal tesislerin bulunduğu taşınmazların gündeme gelmesi hâlinde uygulanacak çerçeveyi gösterir. Bu tür taşınmazlara ilgi duyanların, satış yerine kat karşılığı veya sınırlı ayni hak seçeneklerini de değerlendirmesi gerekir.

Tahsis fiilen kullanılmıyorsa ret sebebi tartışmalı hâle gelir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

“Kamu Hizmetine Ayrılmıştır” Gerekçesine Karşı Ne Yapılır?

Bu bölüm, dosyanın pratik yönüdür.

Talebiniz bu gerekçeyle reddedildiğinde atılacak adımlar sırasıyla şunlardır.

1. Tahsis kararının bilgilerini isteyin

Yazılı olarak sorulacaklar:

  • Tahsis kararının tarihi ve sayısı.
  • Tahsisin hangi kamu idaresine ve hangi hizmet için yapıldığı.
  • Tahsisin hâlen yürürlükte olup olmadığı.
  • Tahsisin taşınmazın tamamını mı yoksa bir kısmını mı kapsadığı.

Bu bir bilgi ve belge talebidir; hak sahipliğini etkilemez ve risk doğurmaz.

2. Fiilî durumu tespit edin

En kritik soru şudur: taşınmaz gerçekten tahsis amacında kullanılıyor mu?

Uygulamada sıkça karşılaşılan durumlar:

  • Tahsis yapılmış ancak hiç kullanılmamış taşınmazlar.
  • Tahsis amacı ortadan kalkmış; örneğin okul taşınmış, bina boşaltılmış ancak tahsis kaydı kaldırılmamış.
  • Taşınmazın yalnızca küçük bir kısmı hizmette kullanılırken tahsisin tamamını kapsaması.
  • Tahsisli görünen taşınmazın fiilen başkalarınca kullanılıyor olması.

Bu durumlar belgelendiğinde, ret gerekçesinin dayanağı zayıflar. Fotoğraf, uydu görüntüsü, muhtarlık yazısı ve tanık beyanı bu tespitin araçlarıdır.

3. Kısmi değerlendirme talep edin

Tahsis taşınmazın tamamını kapsıyor ancak hizmet yalnızca bir kısmında görülüyorsa, ihtiyaç fazlası kısmın ayrılarak değerlendirilmesi talep edilebilir. Bu, tamamen ret ile tamamen kabul arasındaki ara çözümdür.

4. İdari düzeltme ve yargı yolu

Tahsisin fiilen sona erdiği veya hiç yapılmadığı belgelendiği hâlde ret kararında ısrar ediliyorsa, işlem idari yargı denetimine tabidir. Gerekçeli ret yazısı temin edilmeli, tebliğ tarihi kayıt altına alınmalı ve süreler takip edilmelidir.

Ancak beklentinin gerçekçi kurulması gerekir: idare mahkemesi tahsisin kaldırılmasına karar veremez. Verebileceği şey, hukuka aykırı bir ret işlemini iptal etmek ve idareyi yeniden değerlendirmeye zorlamaktır.

Tahsisli Taşınmazı Kullananlar İçin Uyarı

Tahsisli bir Hazine taşınmazını fiilen kullanan kişiler bakımından tablo daha da dikkatli değerlendirilmelidir.

Tahsis, taşınmazın bir kamu hizmetine ayrıldığını gösterir. Bu taşınmaz üzerindeki izinsiz kullanım:

  • Ecrimisile konu olur ve geriye dönük tarhiyat gündeme gelebilir.
  • Tahliye sürecine dayanak oluşturur.
  • Taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya menfaati umuma ait ise, 3091 sayılı Kanun kapsamında ve süre aranmaksızın men kararı istenebilir.
  • Üzerine yapılan yapılar, kanunda öngörülen tarihten sonra yapılmışsa başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder.

Bu nedenle tahsisli bir taşınmaz üzerinde yatırım yapmadan önce, tahsisin varlığı ve kapsamı mutlaka araştırılmalıdır. “Kimse ilgilenmiyor” varsayımı, ileride yüksek maliyetli bir yanılgıya dönüşebilir.

Tahsis ile Karıştırılan Kavramlar

Uygulamada birbirine karıştırılan üç kavramı ayırmak gerekir.

Tahsis. Kamu idaresine, bir kamu hizmeti için, bedelsiz kullandırma. Mülkiyet Hazinede kalır.

İrtifak hakkı. Genellikle özel kişi lehine, bedel karşılığı kurulan ve tapuya tescil edilen sınırlı ayni hak. Mülkiyet yine Hazinededir ancak hak sahibi ayni hakka sahiptir.

Kullanma izni. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde, irtifak hakkı kurulamadığı için verilen idari izin. Ayni hak doğurmaz.

Bir de kiralama vardır: sözleşmeye dayalı, bedel karşılığı ve süreli kullanım. Bunların hepsi taşınmazın Hazine adına tescilli kalması bakımından benzerdir; ancak doğurdukları haklar ve süreçler farklıdır.

Tapu kayıt örneği ve millî emlak kayıtları incelendiğinde hangi ilişkinin söz konusu olduğu görülür. Yanlış kavramla kurulan bir talep, esasa girilmeden reddedilebilir.

Tahsis Nasıl Yapılır? Sürecin İşleyişi

Tahsisin nasıl kurulduğunu bilmek, nasıl kaldırılabileceğini anlamayı da kolaylaştırır.

Talep. Süreç, taşınmaza ihtiyaç duyan kamu idaresinin talebiyle başlar. İdare, hangi hizmet için hangi taşınmaza ihtiyaç duyduğunu gerekçeleriyle bildirir.

İnceleme. Millî emlak birimi taşınmazın durumunu inceler: taşınmaz uygun mu, başka bir tahsis veya kısıtlama var mı, üzerinde işgal bulunuyor mu?

Karar. Uygun görülmesi hâlinde tahsis kararı alınır ve kayıtlara işlenir. Kararda tahsisin hangi idareye, hangi hizmet için ve taşınmazın hangi kısmı için yapıldığı belirtilir.

Teslim. Taşınmaz tutanakla ilgili idareye teslim edilir.

Bu akıştan çıkan pratik sonuç şudur: tahsis kararı yazılı bir belgedir ve içeriği bellidir. “Tahsislidir” denilip geçilen bir dosyada, bu belgenin istenmesi tartışmanın zeminini oluşturur.

Ayrıca tahsis edilen idarenin taşınmazı tahsis amacında kullanma yükümlülüğü vardır. Amaç dışı kullanım veya hiç kullanmama, tahsisin sürdürülmesini tartışmalı hâle getirir.

Tahsis Süresi ve İhtiyacın Sona Ermesi

Tahsis kural olarak süresiz yapılır; ancak bu, sonsuza kadar süreceği anlamına gelmez.

Tahsis, ihtiyaca bağlı bir işlemdir. İhtiyaç ortadan kalktığında tahsisin de sona ermesi beklenir. Uygulamada bunun tipik örnekleri şunlardır:

  • Okulun yeni binaya taşınması ve eski binanın boşaltılması.
  • Kurumun kapatılması, birleştirilmesi veya taşınması.
  • Hizmetin başka bir taşınmazda görülmeye başlanması.
  • Planlanan yatırımın hiç gerçekleştirilmemesi.

Bu hâllerde ilgili idarenin taşınmazı iade etmesi ve tahsisin kaldırılması gerekir. Ancak uygulamada bu işlem çoğu kez yapılmaz; taşınmaz boş kalır ve kayıtta tahsisli görünmeye devam eder.

İşte tam bu noktada, taşınmaza yönelik bir satın alma veya kiralama talebi, atıl durumun fark edilmesini sağlayabilir. Talep dilekçesinde taşınmazın fiilen kullanılmadığına ilişkin tespitlerin yer alması, dosyanın seyrini değiştirebilir.

Bir başka husus da tahsisin kapsamıdır. Tahsis kararı bazen taşınmazın tamamını, bazen yalnızca belirli bir kısmını kapsar. Kayıtta “tahsisli” ibaresi görüldüğünde bunun hangi alanı içerdiği ayrıca sorulmalıdır; zira taşınmazın tahsis dışında kalan kısmı bakımından değerlendirme yapılması mümkün olabilir.

Sık Yapılan Hatalar

Ret gerekçesini kesin sanmak. Tahsis kalıcı değildir; kanun kaldırılmasını açıkça öngörmüştür.

Tahsis kararının bilgilerini istememek. Tarih, sayı, idare ve kapsam sorulmadan itiraz kurulamaz.

Fiilî durumu araştırmamak. Tahsis kaydı ayakta olsa dahi taşınmaz fiilen kullanılmıyor olabilir.

Kısmi talep imkânını değerlendirmemek. Hizmet yalnızca bir kısımda görülüyorsa, ihtiyaç fazlası kısım ayrıca değerlendirilebilir.

Mahkemeden tahsisin kaldırılmasını beklemek. İdari yargı, idarenin yerine geçerek işlem tesis edemez.

Tahsisli taşınmaza yatırım yapmak. Ecrimisil, tahliye ve yapının intikali riskleri birlikte doğar.

Tahsis ile irtifak hakkını karıştırmak. İkisi farklı hukuki ilişkilerdir ve farklı sonuçlar doğurur.

Adım Adım Süreç

  1. Tapu kayıt örneğini ve millî emlak kayıtlarını alın. Tahsis kaydı görülür.
  2. Tahsis kararının bilgilerini yazılı olarak isteyin. Tarih, sayı, idare, hizmet ve kapsam.
  3. Tahsisin yürürlükte olup olmadığını sorun. Kaldırılmış olabilir.
  4. Fiilî durumu belgeleyin. Fotoğraf, uydu görüntüsü ve tanık beyanı.
  5. Kapsamı netleştirin. Taşınmazın tamamı mı, bir kısmı mı tahsisli?
  6. Talebi buna göre kurun. Tamamı veya ihtiyaç fazlası kısım için.
  7. Ret hâlinde süreleri takip edin. Gerekçeli yazı alınır, yargı yolu değerlendirilir.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Hazine taşınmazı serisi

Kullanım ve yapı

Ecrimisil ve tecavüz

İdari yollar

Kümeye yeni eklenenler

Sıkça Sorulan Sorular

Tahsis nedir?

Hazineye ait bir taşınmazın, belirli bir kamu hizmetinin görülmesi amacıyla bir kamu idaresinin kullanımına bedelsiz olarak bırakılmasıdır. Mülkiyet Hazinede kalır.

Tahsisli taşınmaz satın alınabilir mi?

Tahsis kaldırılmadan satış gerçekleşmez. Satış rejimlerinde kamu hizmetine ayrılan veya bu amaçla kullanılan taşınmazlar kapsam dışında tutulmuştur.

Tahsis kaldırılabilir mi?

Evet. 4706 sayılı Kanun’un 2. maddesi, tahsisli taşınmazların ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca karar verilebileceğini öngörmüştür.

Tahsisi kaldırılan taşınmaz ne olur?

Kanun, bu taşınmazların satışının öncelikle yapılacağını öngörmüştür.

Tahsisin kaldırılmasını ben talep edebilir miyim?

Süreç Bakanlığın teklifiyle başlar; vatandaşın doğrudan bu mekanizmayı işletmesi mümkün değildir. Ancak satın alma talebi, idarenin taşınmaza hâlen ihtiyaç duyulup duyulmadığını değerlendirmesine yol açabilir.

Fiilen kullanılan bir taşınmazın tahsisi kaldırılabilir mi?

Kanun, kamu idareleri arasındaki uyuşmazlıklarda fiilen kamu hizmetlerinde kullanılanlar dâhil olmak üzere tahsislerin kaldırılabileceğini ve bu konuda nihai karar vermeye Cumhurbaşkanının yetkili olduğunu öngörmüştür.

Ret kararına karşı ne yapmalıyım?

Önce tahsis kararının tarihi, sayısı, hangi idareye ve hangi hizmet için yapıldığı ile hâlen yürürlükte olup olmadığı yazılı olarak sorulmalıdır. Fiilî durum belgelenmeli, gerekirse ihtiyaç fazlası kısım için kısmi talep yapılmalıdır.

Tahsis kaydı var ama taşınmaz boş, ne yapabilirim?

Tahsis amacının fiilen ortadan kalktığı belgelenirse ret gerekçesinin dayanağı zayıflar. Fotoğraf, uydu görüntüsü, muhtarlık yazısı ve tanık beyanı bu tespitin araçlarıdır.

Mahkeme tahsisin kaldırılmasına karar verebilir mi?

Hayır. İdari yargı, idarenin yerine geçerek işlem tesis edemez. Mahkeme hukuka aykırı ret işlemini iptal edebilir ve idareyi yeniden değerlendirmeye zorlayabilir.

Tahsis ile irtifak hakkı aynı şey mi?

Hayır. Tahsis, kamu idaresine bir kamu hizmeti için yapılan bedelsiz kullandırmadır. İrtifak hakkı ise genellikle özel kişi lehine, bedel karşılığı kurulan ve tapuya tescil edilen sınırlı ayni haktır.

Sosyal tesisler bakımından farklı bir hüküm var mı?

Evet. Kamu idarelerine ait tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması için satış, kat veya arsa karşılığı inşaat ya da sınırlı ayni hak tesisi yolları öngörülmüştür.

Tahsisli taşınmazı kullanıyorum, riskim ne?

İzinsiz kullanım ecrimisile ve tahliye sürecine dayanak oluşturur. Şartları varsa men kararı istenebilir ve kanunda öngörülen tarihten sonra yapılan yapılar başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder.



Post by Av. Fatma Öztürk