Köy Yerleşme Alanı: Hazine ve Mera Vasıflı Yerlerin Köye Devri ve Arsa Satışı (442 sayılı Kanun)
01 Eylül 2026

Köy Yerleşme Alanı: Hazine ve Mera Vasıflı Yerlerin Köye Devri ve Arsa Satışı (442 sayılı Kanun)

📜 Dayanak Mevzuat

  • 442 sayılı Köy Kanunu ek m.9-15 — Köy yerleşme alanı (3367 s.K. ile eklenmiştir, RG 26.05.1987/19471)
  • 442 sayılı Kanun ek m.13 — Hak sahiplerine arsa satışı
  • Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliği — RG 20.08.1987/19550
  • 4342 sayılı Mera Kanunu m.5 ve m.14 — İnceleme ve tahsis amacı değişikliği
  • 6360 sayılı Kanun geçici m.1/(3) — Tüzel kişiliği kaldırılan köylerin malvarlığı
  • 4706 sayılı Kanun — Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi

⚡ Net Cevap: Köyde evi olmayan ihtiyaç sahiplerine arsa sağlamak için kurulmuş, az bilinen ama güçlü bir mekanizma vardır: köy yerleşme planı. Plan onaylandığında; konut alanı ve köy genel ihtiyaçlarına ayrılan yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera, yaylak, seyrangâh, yol, harman ve panayır yerleri gibi alanlar ve Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlar, planın onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybeder ve valiliğin talebi üzerine köy tüzel kişiliği adına resen tapuya tescil edilir. Ardından bu parseller, en çok 2.000 m² olmak üzere, köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine, ihtiyar meclisi kararı ile rayiç bedel üzerinden satılır. Bedel peşin veya en çok beş yılda beş eşit taksitle ödenir. Karşılığında iki yükümlülük doğar: beş yıl içinde bina yapmak ve on yıl devretmemek.

Mera vasıflı bir yerin vasfının nasıl kalkabileceği, mera dosyalarının en zor sorusudur. Tahsis amacı değişikliği sınırlı sayıda hâlle mümkündür ve talebi vatandaş yapamaz.

Buna karşılık 442 sayılı Köy Kanunu’nda, bu tabloyu değiştiren bir mekanizma bulunmaktadır ve süreci başlatan da bizzat köy muhtarıdır.

Aşağıda köy yerleşme planının nasıl yapıldığı, hangi yerlerin vasıf kaybettiği, arsaların kimlere ve hangi bedelle satıldığı ile alıcıya yüklenen ağır kısıtlar ele alınmaktadır.

Süreci Kim Başlatır?

Bu, mekanizmayı diğer yollardan ayıran en önemli özelliktir.

Köy muhtarı, köy ihtiyar meclisinin olumlu kararını aldıktan sonra, köy yerleşme planının yapılmasını bağlı bulunduğu mülkî amirinden talep edebilir. Valilikçe resen de harekete geçilebilir.

Yani süreç, bir kamu kurumunun kendiliğinden karar vermesine bağlı değildir; köyün kendi iradesiyle başlatılabilir. Mera tahsis amacı değişikliğinde vatandaşın doğrudan başvuramaması karşısında bu, önemli bir farktır.

Talep uygun bulunduğu takdirde, köy yerleşme planının yapılması için Köy Yerleşme Alanı Tespit Komisyonuna gönderilir.

Komisyonun Yapısı

Köy Yerleşme Alanı Tespit Komisyonu, vali yardımcısı başkanlığında toplanır ve şu üyelerden oluşur:

  • İlgili bakanlıkların mahallî kuruluşlarından birer teknik eleman (maliye, bayındırlık ve iskân, tarım ve orman alanlarından).
  • Tapu ve Kadastro mahallî kuruluşundan bir teknik eleman.
  • Köy temsilcisi.

Gerektiğinde ilgili diğer kuruluşlardan da uzman eleman komisyona katılabilir.

Komisyon, köyün hâlihazır ve gelişme durumunu dikkate alarak, konut ve genel ihtiyaçlara göre köy yerleşme planını düzenler. Plan, köy yerleşik ve gelişme alanını içerir.

Komisyonun bileşimindeki millî emlak ve tarım temsilcileri dikkat çekicidir: Hazine taşınmazları ve mera nitelikli yerler bakımından değerlendirme bu aşamada yapılır.

Plan onayı mera vasfını kendiliğinden kaldırır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Hangi Yerler Vasfını Kaybeder?

Bu, mekanizmanın kalbidir ve mera dosyaları bakımından belirleyici hükümdür.

Köy yerleşme planında konut alanı ve köy genel ihtiyaçlarına ayrılan yerler; şu kategorileri kapsayabilir:

  • Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera, yaylak, seyrangâh, yol, harman ve panayır yerleri gibi alanlar,
  • Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmaz mallar.

Bu yerler, köy yerleşme planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybeder ve valiliğin talebi üzerine köy tüzel kişiliği adına resen tapuya tescil edilir.

Mera bakımından iki şart

Mera nitelikli yerler bakımından süreç otomatik değildir. Uygulamada aranan iki husus vardır:

  • Yerin, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 5. maddesi hükümleri uyarınca incelenmesi ve mera, yaylak ve kışlak ile otlak ve çayır olarak yararlanılamayacağının anlaşılması.
  • Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazların devrinin, Maliye idaresinin görüşü alınmak suretiyle yapılması.

Yani mera olarak yararlanılabilecek bir alan bu kapsamda değerlendirilmez. Belirleyici olan yine mera durum ve sınıf değerlendirmesidir.

✅ Neden bu hüküm önemli?

4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesinde tahsis amacı değişikliği sebepleri arasında köy yerleşim yeri ile uygulama imar planı hazırlanması da sayılmıştır. 442 sayılı Kanun’daki bu düzenleme, o bendin uygulama mekanizmasını gösterir.

Farkı şudur: burada süreci köy muhtarı başlatabilir ve vasıf kaybı plan onayıyla kendiliğinden gerçekleşir. Mera vasıflı bir alanda konut ihtiyacı bulunan köyler için bu, mevzuattaki en işlek kanaldır.

Tescil ve Satış: Kimler Hak Sahibi?

Kesinleşen köy yerleşme planı valilikçe ilgili kadastro müdürlüğüne gönderilir. Kadastro müdürlüğünce büro ve arazi kontrolleri yapıldıktan sonra, tapu müdürlüğünce parsellerin köy tüzel kişiliği adına tescil işlemleri yapılır.

Ardından satış aşamasına geçilir. 442 sayılı Kanun’un ek 13. maddesi hak sahipliğini üç şarta bağlamıştır:

  • Köyde ikamet ediyor olmak.
  • Köy nüfusuna kayıtlı olmak.
  • Evi bulunmamak.

Bu şartları taşıyan ihtiyaç sahiplerine, köy tüzel kişiliği adına köy yerleşme planına göre en çok 2.000 m² olmak üzere tescil edilen parseller, ihtiyar meclisi kararı ile rayiç bedel üzerinden satılır.

Üç unsur dikkat çekicidir:

  • Alan sınırı 2.000 m²’dir. Bu, konut ihtiyacına yönelik makul bir arsa büyüklüğünü hedefler.
  • Karar organı ihtiyar meclisidir. Satış kararını köyün kendi organı verir.
  • Bedel rayiç bedeldir. Bedelsiz bir tahsis söz konusu değildir.

Ödeme

Satış bedeli peşin veya en çok beş yılda ve beş eşit taksitle tahsil edilir. Tahsil edilen bedel, o köyün ihtiyaçlarında kullanılmak üzere değerlendirilir.

Arsa bedellerinin peşin yatırılmasını veya taksitle satış hâlinde borç senetlerinin imzalanmasını takiben, muhtarlığın talebi üzerine valilikçe hazırlatılacak temlik cetvelleri ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir ve tescil yapılır.

Alıcıya Yüklenen İki Ağır Yükümlülük

Bu bölüm, mekanizmanın en sert yönüdür ve satın almadan önce mutlaka bilinmelidir.

1. Beş yıl içinde bina yapma zorunluluğu

Köy ihtiyar meclisince satılan parseller üzerine, satış tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde bina yapılması zorunludur.

Yaptırım ağırdır: arsaların hak sahipleri adına tapuda tescili tarihinden itibaren beş yıl içinde bina yapılmadığı takdirde, köy muhtarlığınca alınacak yargı kararı ile tapu iptal edilerek, arsa köy tüzel kişiliği adına tescil ettirilir.

Yani arsa, yatırım amacıyla alınıp bekletilemez. Amaç konut ihtiyacının karşılanmasıdır ve kanun bunu yaptırıma bağlamıştır.

2. On yıl devir yasağı

Hak sahipleri bu yerleri on yıl müddetle başkalarına devir ve temlik edemezler.

Bu takyit, uygulamada çok geniş yorumlanmıştır. Takyit süresi dolmadan taşınmaz:

  • Rehin ve diğer ayni haklarla takyit edilemez,
  • Devir ve temlike konu olamaz (miras yoluyla intikal hariç),
  • Satış vaadi sözleşmesine konu olamaz,
  • Taksime ve ortaklığın giderilmesi talebine konu olamaz,
  • Amme alacağı hariç haczedilemez.

Bu husus, tescil işlemleri sırasında tapu müdürlüğünce resen tapu kütüğüne yazılır.

⚠️ İpotek kurulamaz — konut kredisi sorunu

On yıllık takyit süresince taşınmaz rehin ve diğer ayni haklarla takyit edilemez. Bunun pratik sonucu ağırdır: arsa üzerine ipotek kurulamayacağı için konut kredisi kullanmak güçleşir.

Oysa aynı süre içinde beş yılda bina yapma zorunluluğu vardır. Yani hak sahibi, kredi imkânı kısıtlıyken inşaatı tamamlamak durumundadır. Bu ikilem, uygulamada tapu iptallerinin başlıca sebebidir. Arsa alınmadan önce inşaat finansmanının nasıl sağlanacağı mutlaka planlanmalıdır.

Beş yılda bina yapılmazsa tapu iptal edilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Beş Yıllık Süre Kaçırıldıysa

Bina yapma süresinin kaçırılması, tapunun kendiliğinden iptali sonucunu doğurmaz; yargı kararı gerekir. Bu, hak sahibine savunma imkânı tanır.

Kanun koyucu ayrıca zaman zaman ek süre tanımıştır. Nitekim 442 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde ile, hak sahipleri adına tescil edilmiş ancak tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde bina yapılmayan arsalardan belirli tarihe kadar sonuçlanmış davası bulunmayanlar için ek süre verilmesi öngörülmüştür.

Bu nedenle süreyi kaçırmış hak sahiplerinin yapması gerekenler:

  • Hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığını araştırmak.
  • Yürürlükte bir ek süre düzenlemesi olup olmadığını ilgili idareden sormak.
  • İnşaata fiilen başlanmışsa bunu belgelemek; ruhsat, temel üstü vizesi, fotoğraf ve harcama belgeleri.
  • Süreyi geçirmede haklı sebep varsa bunu ortaya koymak.

Dava açılmışsa savunma bu belgeler üzerine kurulur. Kısmen tamamlanmış bir yapının varlığı, tamamen atıl bırakılmış bir arsaya göre çok daha güçlü bir konum sağlar.

Köy Mahalleye Dönüştüyse Ne Olur?

6360 sayılı Kanun ile büyükşehir olan illerde köy tüzel kişilikleri kaldırıldığından, bu mekanizma bakımından da sorular doğmuştur.

6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tüzel kişilikleri kaldırılan köylerin her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesine, bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilir.

Bunun bu mekanizma bakımından sonuçları şunlardır:

  • Köy tüzel kişiliği adına tescilli parseller, devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla ilgili idareye geçer.
  • Köy tüzel kişiliği adına konulmuş ipotek alacakları da devredilebilir; taksitli satışlarda muhatap değişir.
  • Beş yıl içinde bina yapılmaması hâlinde tapu iptali sonrası tescil, tüzel kişiliğini kaybeden köylerde ilgili belediye adına yapılır.

Bu nedenle mahalleye dönüşmüş yerlerde, taksit ödemeleri ve yükümlülükler bakımından muhatabın kim olduğu ilgili belediyeden ve millî emlak biriminden teyit edilmelidir.

Bu Yol Kimler İçin Uygun?

Mekanizmanın kimlere hitap ettiğini netleştirmek gerekir.

Uygun olduğu hâller:

  • Köyde konut ihtiyacı bulunan ve evi olmayan, köy nüfusuna kayıtlı kişiler.
  • Köyün yerleşik alanının genişletilmesi ihtiyacı bulunan ve bu konuda ihtiyar meclisi mutabakatı sağlanabilen köyler.
  • Çevrede mera olarak yararlanılamayacağı değerlendirilebilecek, yerleşime uygun alanların bulunması.

Uygun olmadığı hâller:

  • Tarımsal kullanım amacı. Bu mekanizma konut ve köy genel ihtiyaçları içindir; tarla tarımı yapılan alanların bu yolla edinilmesi amaçlanmamıştır.
  • Yatırım amacı. Beş yıllık bina şartı ve on yıllık devir yasağı bunu engeller.
  • Köy nüfusuna kayıtlı olmayan veya başka evi bulunan kişiler.
  • Mera olarak yararlanılabileceği anlaşılan alanlar.

Bu ayrım önemlidir: mera vasıflı tarım arazisi sorunu yaşayan kullanıcılar için bu mekanizma doğrudan bir çözüm değildir. Konut ihtiyacı bulunanlar bakımından ise mevzuattaki en erişilebilir yoldur.

Köy Yerleşik Alanı ile Köy Yerleşme Planı Aynı Şey mi?

Bu iki kavram uygulamada sıkça karıştırılır ve karışıklık ciddi sonuçlar doğurur.

Köy yerleşik alanı, imar mevzuatı çerçevesinde belirlenen ve köyde yapılaşmanın hangi sınırlar içinde ve hangi kurallara göre yapılacağını gösteren bir sınırdır. Bu sınırın tespiti yapılaşma iznine ilişkindir; taşınmazların mülkiyetini değiştirmez.

Köy yerleşme planı ise 442 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ve bu yazının konusunu oluşturan plandır. Bunun sonucu doğrudan mülkiyete ilişkindir: plan onayıyla bazı yerler vasıflarını kaybeder ve köy tüzel kişiliği adına tescil edilir.

Pratik ayrım şudur:

  • Köy yerleşik alanı içinde bulunmak, o yerin size satılacağı anlamına gelmez.
  • Köy yerleşme planı kapsamına alınmak ise, şartları taşıyan ihtiyaç sahiplerine satış imkânı doğurur.

Bu nedenle “bizim köyün yerleşik alanı belirlendi” bilgisi tek başına bu mekanizmanın işlediğini göstermez. Ayrıca köy yerleşme planı yapılıp yapılmadığı sorulmalıdır.

Hangi Belgeler Gerekir?

Hak sahipliği başvurusunda hazırlanması gerekenler:

  • Nüfus kayıt örneği; köy nüfusuna kayıtlı olduğu görülmelidir.
  • İkametgâh belgesi; köyde ikamet edildiği ortaya konulur.
  • Evi bulunmadığına ilişkin beyan ve araştırma; tapu kayıt sorgusu istenebilir.
  • Kimlik belgesi.
  • Muhtarlık ve ihtiyar meclisine yapılacak yazılı talep.

Değerlendirme ihtiyar meclisince yapıldığından, talebin köy içindeki diğer ihtiyaç sahipleriyle birlikte ve şeffaf biçimde ele alınması önem taşır. İhtiyar meclisi kararının gerekçeli ve kayıtlı olması, ileride doğabilecek itirazlar bakımından koruyucudur.

Talebi reddedilen kişiler bakımından ise ihtiyar meclisi kararına karşı hangi yolun izleneceği, kararın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Satış Bedeli Nereye Gider?

Mekanizmanın bir de mali yönü vardır ve bu, köyün kendi lehinedir.

Satış bedeli, peşin veya taksitle tahsil edildikten sonra o köyün ihtiyaçlarında kullanılmak üzere değerlendirilir. Yani bedel merkezî bütçeye değil, köyün kendi imar ve altyapı ihtiyaçlarına yönelir.

Bu, mekanizmayı köyler bakımından çekici kılan bir unsurdur: köy hem konut ihtiyacını karşılar hem de elde edilen kaynağı kendi hizmetlerinde kullanır.

Taksitli satışlarda alıcı adına borç senedi düzenlenir ve tapuya ipotek konulabilir. Bu ipotek, on yıllık takyitten farklı bir kurumdur: takyit kanundan doğan bir kısıtlamayken, ipotek kalan borcun teminatıdır. Borç bittiğinde ipoteğin terkin ettirilmesi gerekir; bu işlem kendiliğinden yapılmayabilir.

Köyün mahalleye dönüştüğü hâllerde ise, köy tüzel kişiliği adına konulmuş ipotek alacakları devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararıyla ilgili belediyeye devredilebilmektedir. Bu durumda ödeme ve terkin işlemlerinde muhatap belediye olur.

Sık Yapılan Hatalar

Tarım arazisi edinmek için bu yolu denemek. Mekanizma konut alanı ve köy genel ihtiyaçları içindir.

Süreci idarenin başlatacağını sanmak. Köy muhtarı, ihtiyar meclisi kararıyla talepte bulunabilir.

Mera vasfının otomatik kalkacağını düşünmek. Yerin mera olarak yararlanılamayacağının incelenerek anlaşılması ve maliye idaresinin görüşü aranır.

Beş yıllık bina şartını hafife almak. Süre içinde bina yapılmazsa yargı kararıyla tapu iptal edilir.

On yıllık takyiti bilmemek. Bu süre içinde taşınmaz devredilemez, ipotek kurulamaz, satış vaadine ve ortaklığın giderilmesine konu olamaz.

Kredi planlamasını yapmadan arsa almak. İpotek kurulamadığı için inşaat finansmanı önceden çözülmelidir.

Mahalleye dönüşen köylerde muhatabı sormamak. Taksit ve yükümlülüklerde ilgili belediye devreye girebilir.

Adım Adım Süreç

  1. İhtiyar meclisi kararı alın. Süreç köyün kendi iradesiyle başlar.
  2. Muhtar aracılığıyla mülkî amire başvurun. Köy yerleşme planı talebi iletilir.
  3. Komisyon çalışmasını takip edin. Vali yardımcısı başkanlığındaki komisyon planı düzenler.
  4. Mera değerlendirmesini izleyin. Mera olarak yararlanılamayacağı incelenerek belirlenir.
  5. Planın onayını ve tescili bekleyin. Parseller köy tüzel kişiliği adına tescil edilir.
  6. Hak sahipliği şartlarını belgeleyin. İkamet, nüfus kaydı ve evi bulunmama.
  7. İhtiyar meclisi satış kararını alın. Rayiç bedel üzerinden, en çok 2.000 m².
  8. Beş yıllık inşaat takvimini planlayın. Finansman baştan çözülmelidir.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Mera ve vasıf değişikliği

Hazine taşınmazı serisi

Yapı ve imar

Mülkiyet ve idari yollar

Kümeye yeni eklenenler

Arsayı Aldıktan Sonra: Köylerde Yapı Ruhsatı Rejimi (İmar Kanunu m.27)

Köy yerleşme planından arsa edinen kişinin karşılaştığı ilk soru, beş yıl içinde yapması gereken binayı hangi izinlerle inşa edeceğidir. Cevap 442 sayılı Kanun’da değil, İmar Kanunu’nun 27. maddesindedir ve bu madde köyler için ayrı bir rejim kurar.

KonuDayanakHüküm
Ruhsat aranmayan yapılar3194 SK m.27Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut; entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar; köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ile köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz
Aranan şartlar3194 SK m.27Etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ile yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur
Köyün kamu tesisleri3194 SK m.27İmar planı olmayan köy yerleşik alanı sınırları içinde köyün ihtiyacına yönelik ilk ve orta öğretim tesisi, ibadet yeri, sağlık tesisi, güvenlik tesisi gibi yapılar için imar planı şartı aranmaz; yer seçimi valilikçe oluşturulan bir komisyonca kesin sınırlarıyla belirlenir ve bu yapılara ilgili yatırımcı kamu kurum veya kuruluşu adına yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilir
Bedelsizlik3194 SK m.27Kırsal yerleşik alan ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapılara ilişkin etüt, proje ve proje uygunluk görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz
Yola cephe zorunluluğu3194 SK m.27Kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephe sağlanmadan yapı inşa edilemez, parsel oluşturulamaz
Ev pansiyonculuğu3194 SK m.27Köylerde bulunan konutlarda, iş yeri açma ve çalışma izni alınarak ev pansiyonculuğu yapılabilir
Mahalleye dönüşen yerler3194 SK m.8/ğ (6495 SK ile ek)Büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen, nüfusu beş binin altında kalan ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamalar büyükşehir belediye meclisi kararına bağlanmıştır

Bu tablonun ilk satırı, köy yerleşme planından arsa edinmeyi cazip kılan asıl unsurdur. Ruhsat aranmaması, beş yıllık bina yapma yükümlülüğünün pratikte yerine getirilebilir olmasını sağlar. Ancak muafiyetin kapsamı sınırlıdır: madde konut ile tarım ve hayvancılık amaçlı yapıları ve köy halkının günlük ihtiyacına yönelik küçük işletmeleri sayar. Entegre tesis niteliğindeki ya da imar planı gerektiren yapılar bu kapsamın dışındadır. Sayılanlar dışında bir kullanım düşünülüyorsa muafiyete güvenilmemeli, ruhsat süreci ayrıca değerlendirilmelidir. Bu alanlarda yapılan yapılara ilişkin yıkım kararlarına karşı izlenecek yol için köy yerleşik alanında yıkım kararı iptal dilekçesi incelenmelidir.

İkinci satırda güncel metnin dikkatle okunması gerekir. Maddenin daha eski hâlinde şart “muhtarlıktan yazılı izin alınması” biçimindeydi; yürürlükteki metin ise etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimini arar. Aradaki fark önemsiz değildir: belirleyici onay makamı valiliktir, muhtarlık ise bildirimin muhatabıdır. Uygulamada hâlâ “muhtardan izin aldım, yeterli” varsayımıyla hareket edilmekte, valilik onayı alınmadan yapılan yapılar sonradan ruhsatsız sayılabilmektedir. Eski kaynaklara dayanan bu yaygın bilgi, güncel metni yansıtmaz.

Üçüncü ve dördüncü satırlar iki somut kolaylık getirir. Köyün okul, ibadet yeri, sağlık ve güvenlik tesisi gibi ihtiyaçları için imar planı şartı aranmaz; yer seçimi valilikçe oluşturulan bir komisyonca belirlenir ve ruhsat ilgili yatırımcı kamu kurumu adına düzenlenir. Ayrıca kırsal yerleşik alan sınırlarının tespiti ile ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapıların etüt, proje ve uygunluk görüşü işlemleri için hiçbir ad altında bedel alınamaz. Kendisinden harç veya döner sermaye ücreti talep edilen kişinin bu hükme dayanması mümkündür. Buna karşılık yola cephe kuralı katıdır: kamuya ait bir yaya veya taşıt yoluna cephesi sağlanmadan ne yapı inşa edilebilir ne de parsel oluşturulabilir. Köy yerleşme planı hazırlanırken bu koşulun gözetilmemesi, sonradan yapı yapılamayan parseller doğurur.

Son satır ise köyün mahalleye dönüşmesi hâlinde ne olacağı sorusunun mevzuattaki karşılığıdır. İmar Kanunu’nun 8. maddesine 6495 sayılı Kanun’la eklenen bent, büyükşehir belediyesi sınırının il sınırı olması nedeniyle mahalleye dönüşen, nüfusu beş binin altında kalan ve kırsal yerleşim özelliği devam eden yerlerdeki uygulamaları büyükşehir belediye meclisinin kararına bağlar. Yani mahalleye dönüşme, kırsal karakteri devam eden yerler bakımından otomatik ve tek tip bir sonuç doğurmaz; belirleyici olan büyükşehir belediye meclisinin bu yerler için aldığı karardır. Taşınmazın bulunduğu yerde böyle bir meclis kararı olup olmadığı, hangi rejimin uygulanacağını tayin eder. Mera hakları bakımından doğan sonuçlar için köyden mahalleye dönüşen yerlerde mera hakları, dava süreleri için idari davalarda dava açma süreleri incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Köy yerleşme planı nedir?

Köyün yerleşik ve gelişme alanını içeren, konut ve genel ihtiyaçlara göre düzenlenen plandır. Köy Yerleşme Alanı Tespit Komisyonunca hazırlanır.

Süreci kim başlatır?

Köy muhtarı, köy ihtiyar meclisinin olumlu kararını aldıktan sonra planın yapılmasını mülkî amirinden talep edebilir. Valilikçe resen de başlatılabilir.

Mera vasfı bu yolla kalkar mı?

Köy yerleşme planında konut alanı ve köy genel ihtiyaçlarına ayrılan yerler, planın onayı ile vasıflarını kendiliğinden kaybeder. Ancak mera nitelikli yerler bakımından, 4342 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca incelenerek mera olarak yararlanılamayacağının anlaşılması aranır.

Hazine taşınmazları da kapsama girer mi?

Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlar kapsama girebilir. Bunların devri maliye idaresinin görüşü alınmak suretiyle yapılır.

Parseller kimin adına tescil edilir?

Valiliğin talebi üzerine köy tüzel kişiliği adına resen tapuya tescil edilir.

Kimler arsa satın alabilir?

Köyde ikamet eden, köy nüfusuna kayıtlı olan ve evi bulunmayan ihtiyaç sahipleri. Satış ihtiyar meclisi kararı ile yapılır.

En fazla ne kadar arsa alınabilir?

Köy yerleşme planına göre en çok 2.000 metrekare.

Bedel nedir, taksit var mı?

Rayiç bedel üzerinden satılır. Bedel peşin veya en çok beş yılda ve beş eşit taksitle tahsil edilir.

Bina yapma zorunluluğu var mı?

Evet. Satılan parseller üzerine satış tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde bina yapılması zorunludur. Yapılmazsa köy muhtarlığınca alınacak yargı kararı ile tapu iptal edilir.

Aldığım arsayı satabilir miyim?

Hak sahipleri bu yerleri on yıl müddetle başkalarına devir ve temlik edemezler. Takyit süresince taşınmaz rehin ve diğer ayni haklarla takyit edilemez; satış vaadine, taksime ve ortaklığın giderilmesine konu olamaz. Miras yoluyla intikal bunun dışındadır.

İpotek kurup kredi kullanabilir miyim?

Takyit süresince taşınmaz rehin ve diğer ayni haklarla takyit edilemez. Bu nedenle inşaat finansmanı arsa alınmadan önce planlanmalıdır.

Beş yıllık süreyi kaçırdım, ne yapabilirim?

Tapu iptali için yargı kararı gerekir. Ayrıca kanun koyucu zaman zaman ek süre tanımıştır. Açılmış dava bulunup bulunmadığı ve yürürlükte ek süre olup olmadığı araştırılmalı; inşaata başlanmışsa belgelenmelidir.

Köyümüz mahalle oldu, ne değişti?

6360 sayılı Kanun uyarınca tüzel kişiliği kaldırılan köylerin taşınmaz malları, hak ve alacakları komisyon kararıyla ilgili idareye devredilir. Taksit ve yükümlülüklerde muhatap değişebileceğinden ilgili belediyeden teyit alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk