Hazine Arazisi Satın Alma 2026: 31 Aralık Son Başvuru Tarihi Neyi Kapsıyor?
01 Eylül 2026

Hazine Arazisi Satın Alma 2026: 31 Aralık Son Başvuru Tarihi Neyi Kapsıyor?

📜 Dayanak Mevzuat

  • 7579 sayılı Kanun geçici m.1 — Başvuru ve ödeme sürelerinin uzatımı (RG 22.05.2026, S. 33261)
  • 4706 sayılı Kanun m.4 — Hazineye ait taşınmazların doğrudan satışı
  • 4706 sayılı Kanun geçici m.18 ve geçici m.22 — Kapsama alınan Hazine taşınmazları
  • 6292 sayılı Kanun m.12 — Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcısına satışı
  • 6292 sayılı Kanun m.7 ve geçici m.8 — İade başvuruları
  • 3194 sayılı İmar Kanunu geçici m.16 — Yapı kayıt belgeli taşınmazlar
  • 3303 sayılı Kanun ek m.1 — Taşkömürü havzası taşınmazları

⚡ Net Cevap: 22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7579 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, Hazine taşınmazlarının hak sahiplerine satışında üç ayrı süreyi 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatmıştır: süresinde başvuru yapmayanların başvuru süresi, tebligattaki bedeli ödemeyenlerin ödeme süresi ve taksitli satışlarda ikiden fazla taksidi aksatanların ödeme süresi. Kapsamda 4706 sayılı Kanun m.4 uyarınca Hazineye ait tarım arazileri, 6292 sayılı Kanun kapsamındaki 2/B taşınmazları ile Hazineye ait tarım arazileri, yapı kayıt belgeli Hazine taşınmazları ve bazı özel gruplar bulunmaktadır. Buna karşılık mera, yaylak ve kışlaklar bu kapsamda değildir; bu yerler Hazine’nin özel mülkiyetinde olmadığından satışa konu edilemez. Ayrıca dikkat: süre uzatımı bedeli dondurmaz; geciken bedel TÜFE aylık değişim oranları toplamıyla artırılarak hesaplanır. Tek tesellisi, kanunun koyduğu yıllık kanuni faizin iki katı tavanıdır.

Aynı araziyi otuz yıldır kullanan bir çiftçi, 2019’daki başvuru döneminde evrakını yetiştirememiştir. Süre kapanmış, dosya kapanmış, mesele unutulmuştur. Aradan geçen yıllarda her sene ecrimisil ödemiş, arazinin tapusu ise hiç kendisine geçmemiştir.

Bu kişi için 2026 yılı bir istisna yılıdır. Kanun koyucu, geçmişte süresini kaçıranlara yeniden başvuru hakkı tanımıştır. Ancak bu hak sınırsız değildir ve iki önemli tuzağı vardır: kapsamın sanıldığından dar olması ve bedelin bu arada durmamış olması.

Aşağıda önce kapsamın tam sınırı, sonra bedelin nasıl hesaplandığı, ardından hangi kanunun sizin durumunuza uygulanacağı ve başvurunun nasıl yapılacağı ele alınmaktadır.

📚 Hazine Taşınmazı Rehberi — Serinin Tamamı

Bu yazı serinin başlangıç rehberidir. Kendi durumunuza uyan başlıktan devam edebilirsiniz.

Önce bunu belirleyin: taşınmaz hangi kategoride?

Taşınmazınızın türüne göre

Bedel, ödeme ve sözleşme

Satın alma dışındaki yollar

Özel durumlar

Başvuru ve sonrası

31 Aralık 2026 Tarihi Tam Olarak Neyi Kapsıyor?

Bu sorunun cevabı gazete haberlerinde çoğu kez fazla geniş verilmektedir. Kanun metni ise kapsamı kalem kalem saymıştır.

7579 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrası, uzatmayı şu taşınmaz grupları bakımından öngörmüştür:

  • 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki Hazineye ait tarım arazileri. Bu, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan tarım arazilerinin kullanıcısına doğrudan satışını düzenleyen rejimdir.
  • 4706 sayılı Kanun’un geçici 22. maddesi kapsamındaki Hazineye ait taşınmazlar.
  • 6292 sayılı Kanun kapsamında 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar. Orman sınırları dışına çıkarılmış, halk arasında 2/B olarak bilinen yerler.
  • 6292 sayılı Kanun kapsamındaki Hazineye ait tarım arazileri. Bu da belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan tarım arazilerinin rejimidir.

Bunlara ek olarak aynı maddenin sonraki fıkraları başka grupları da uzatma kapsamına almıştır:

  • 6292 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında iade başvurusunda bulunmayanlar ile aynı Kanun’un geçici 8. maddesi kapsamında olanların başvuru süresi.
  • 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazine taşınmazlarının yapı kayıt belgesi sahiplerine satışı. Halk arasında imar barışı olarak bilinen düzenlemenin Hazine arazisi ayağı budur.
  • 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un ek 1. maddesi kapsamındaki Hazine taşınmazları.
  • 4706 sayılı Kanun’un geçici 18. maddesi kapsamındaki Hazine taşınmazları.

Görüldüğü üzere kapsam geniştir ancak belirlidir. Kanunda sayılmayan bir taşınmaz grubu, benzerlik kurularak bu kapsama sokulamaz.

Kapsam Dışında Kalan En Önemli Grup: Mera, Yaylak ve Kışlaklar

Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgı burada doğmaktadır.

Süre uzatımı haberleri yayınlandığında, uzun yıllardır mera vasıflı bir araziyi ekip biçen kişiler de kendilerini bu kapsamda sanmakta ve millî emlak birimlerine başvurmaktadır. Oysa mera bu kapsamda değildir ve olamaz.

Sebebi teknik ama basittir. 7579 sayılı Kanun’un uzattığı süreler, Hazine’nin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışına ilişkindir. Mera, yaylak ve kışlaklar ise Hazine’nin özel mülkiyetinde değil, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi bu yerlerin özel mülkiyete geçirilemeyeceğini, zamanaşımı uygulanamayacağını ve sınırlarının daraltılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır.

Millî emlak birimlerinin satabileceği tek şey, Hazine’nin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlardır. Bir yer tapuda mera olarak görünüyorsa, o yer için yapılacak satın alma başvurusu usulden reddedilir.

⚠️ Dikkat: Başvuru bir ikrar belgesine dönüşebilir

Mera vasıflı bir taşınmaz için yapılan satın alma başvurusu yalnızca reddedilmekle kalmaz. Dilekçede yer alan “yıllardır bu araziyi ekiyoruz” ifadesi, idare açısından fiilî kullanımın yazılı beyanı anlamına gelir. Bu beyan, ecrimisil tarhiyatına ve şartları oluşmuşsa cezai sürece dayanak oluşturabilir. Mera vasıflı bir taşınmaz söz konusuysa, herhangi bir başvuru yapılmadan önce kayıt durumunun ve tahsis geçmişinin incelenmesi gerekir.

Mera vasıflı taşınmazlarda izlenebilecek yollar bambaşkadır: tahsis amacının değiştirilmesi, mera tespit ve tahdidine itiraz, arazi toplulaştırması kapsamında arazi planlaması ya da mera kiralaması. Bunlar bu yazının konusu değildir; ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.

Uzatılan Üç Ayrı Süre

Kanun tek bir süreyi değil, birbirinden farklı üç durumu düzenlemiştir. Hangi durumda olduğunuz, bedelin nasıl hesaplanacağını da belirler.

Birinci durum: Hiç başvuru yapmamış olanlar

Geçmişteki başvuru dönemlerinde herhangi bir müracaatta bulunmamış hak sahipleri için başvuru süresi yeniden açılmıştır. Bu grup, uzatmadan en çok yararlanan gruptur; çünkü daha önce hiç dosya açtırmamış kişilere yeni bir imkân tanınmaktadır.

İkinci durum: Başvurmuş ama bedeli ödememiş olanlar

Başvurusunu süresinde yapmış, idare kendisine satış bedelini tebliğ etmiş, ancak bu bedeli süresi içinde ödeyememiş olanların ödeme süresi uzatılmıştır. Bu grup için dosya zaten açılmış ve bedel bir kez hesaplanmıştır.

Üçüncü durum: Taksitleri aksatmış olanlar

Taksitli satış sözleşmesi imzalamış, ancak sözleşmede belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemediği için sözleşmesi riske girmiş olanların ödeme süresi de 31 Aralık 2026’ya uzatılmıştır.

Üç durumun ortak noktası şudur: hiçbiri için bedel eski hâliyle donmuş değildir.

Süre uzatımı bedeli dondurmaz — beklemek pahalıya mal olur

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Süre Uzatımı Bedeli Dondurmaz: TÜFE Güncellemesi

Bu, süre uzatımı haberlerinde en çok atlanan noktadır ve doğrudan cebe dokunur.

Kanun, geciken başvuru ve ödemeler için satış bedelinin nasıl hesaplanacağını ayrıca düzenlemiştir. Hesaplama, geçen süreyi hak sahibi lehine görmez.

Hiç başvurmamış olanlar için

Geçici 1. maddenin ikinci fıkrasına göre satış bedeli; ilgili kanunlarda belirtilen başvuru sürelerinin son gününü izleyen üç aylık sürenin bittiği günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için Türkiye İstatistik Kurumu’nun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları toplamında artırılarak hesaplanır.

Sade bir ifadeyle: eski başvuru döneminin bitiminden bugüne kadar biriken enflasyon, satış bedeline eklenir.

Bedeli ödememiş olanlar için

Üçüncü fıkra, bu grup için başlangıç noktasını farklı belirlemiştir: kendilerine yapılan tebligatta belirtilen ödeme süresinin son gününü izleyen günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için aynı TÜFE artırımı uygulanır.

Bu ayrım önemlidir. Hiç başvurmamış olanlar için üç aylık bir sürenin bitimi esas alınırken, tebligat almış olanlar için doğrudan ödeme süresinin bitimi esas alınmaktadır.

Buradan çıkan pratik sonuç

Bedel, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar artmaya devam eder. Yani 31 Aralık 2026 tarihine kadar beklemek, bedeli her ay bir miktar daha yukarı taşır. Aralık ayında başvurmak ile Eylül ayında başvurmak arasında, enflasyon oranına bağlı olarak hissedilir bir fark oluşur.

Süre uzatımının bir lütuf olduğu doğrudur; ancak beklemenin bedava olduğu doğru değildir.

Kanunun Koyduğu Koruma: İki Kat Kanuni Faiz Tavanı

Bu hüküm, hak sahipleri lehine getirilmiş ve uygulamada nadiren gündeme gelen bir güvencedir.

Geçici 1. maddenin dördüncü fıkrası iki kural içerir:

  • Ay kesirleri dikkate alınmaz. Yani başlamış ancak tamamlanmamış aylar hesaba katılmaz.
  • Her yıl için aylık değişim oranları toplamının yıllık kanuni faiz oranının iki katını geçmesi hâlinde, geçen kısım hesaba katılmaz.

İkinci kural bir tavan koymaktadır. Yüksek enflasyon dönemlerinde TÜFE artışı yıllık kanuni faiz oranının iki katını aşabilir; aştığı takdirde aşan kısım satış bedeline yansıtılmaz.

Bu, bedel tebliğ edildiğinde mutlaka kontrol edilmesi gereken bir noktadır. İdarenin hesaplamasında tavanın gözetilip gözetilmediği, bedel bildiriminin gerekçesi ve hesap dökümü istenerek denetlenmelidir. Tavanın aşıldığı bir hesaplama, bedele itiraz için somut bir dayanak oluşturur.

✅ Uygulama notu

Satış bedeli tebliğ edildiğinde yapılması gereken ilk iş, hesabın dökümünü yazılı olarak istemektir. Talep edilecek üç şey vardır: bedelin hangi tarihten itibaren güncellendiği, hangi aylara ait TÜFE oranlarının kullanıldığı ve iki kat kanuni faiz tavanının uygulanıp uygulanmadığı. Bu üç bilgi olmadan bedelin doğruluğu denetlenemez.

Hangi Kanun Sizin Taşınmazınıza Uygulanır?

Kapsamdaki iki tarım arazisi rejimi birbirine çok benzer görünür ama sonuçları farklıdır. Hangisinin uygulanacağını belirleyen ölçüt tek bir tarihtir.

Ayrım şudur: taşınmaz 26 Nisan 2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde miydi, yoksa dışında mıydı?

  • İçindeyse 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki rejim uygulanır.
  • Dışındaysa 6292 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki rejim uygulanır.

Bu ayrım hayati önemdedir; çünkü 6292 rejiminde satış bedeli rayiç bedelin yarısı olarak belirlenmiştir ve son beş yılda tahsil edilen ecrimisil ile kira bedelleri satış bedelinden mahsup edilir. Aynı taşınmaz için hangi rejimin uygulandığı, ödenecek tutarı ikiye katlayabilecek bir farktır.

Özellikle 2012’den sonra büyükşehir olan illerde bu ayrım sıkça yanlış kurulmaktadır. Köy iken mahalleye dönüşen yerlerde, taşınmazın sonradan belediye sınırlarına alınmış olması tek başına belirleyici değildir; esas alınacak olan kanunun yürürlüğe girdiği tarihteki durumdur. Bu konu, ayrıntısı ve kritik tarihleriyle birlikte ayrı bir yazının konusudur.

Hangi kanunun uygulanacağı bedeli ikiye katlayabilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?

Başvuru mercii taşınmazın bulunduğu yere göre değişir:

  • İl merkezlerinde: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü bünyesindeki Millî Emlak Müdürlüğü.
  • İlçelerde: Kaymakamlık bünyesindeki Millî Emlak Şefliği.

Başvurunun yazılı yapılması ve kayıt numarası alınması zorunludur. Sözlü görüşme, telefonla bilgi alma veya masada evrak bırakma başvuru sayılmaz. Süreye bağlı bir hakta, başvurunun yapıldığını ispatlayacak tek şey kayıt numarasıdır.

Dilekçede yer alması gereken asgari unsurlar şunlardır:

  • Taşınmazın il, ilçe, mahalle/köy, ada ve parsel bilgileri.
  • Hangi kanun ve madde kapsamında talepte bulunulduğu.
  • Kullanımın ne zamandan beri ve hangi amaçla sürdüğü.
  • Varsa ecrimisil ve kira bedellerinin mahsubu talebi. Bu talep ayrıca ve açıkça yazılmalıdır; kendiliğinden uygulanacağı varsayılmamalıdır.
  • Tebligata esas adres ve iletişim bilgileri.

Hazırlanması Gereken Belgeler

  • Nüfus cüzdanı veya kimlik kartı fotokopisi.
  • Taşınmaza ilişkin tapu kayıt örneği ve varsa kadastro paftası.
  • Kullanımı ispatlayan belgeler: Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtları, tarımsal destekleme ödeme belgeleri, kira sözleşmesi varsa sözleşme ve ödeme dekontları.
  • Varsa ecrimisil ihbarnameleri ve ödendiğine dair belgeler. Bunlar mahsup talebinin dayanağıdır ve eksik sunulması doğrudan mali kayıp doğurur.
  • Muhtarlık yazısı veya kullanımı doğrulayan diğer resmî belgeler.
  • Vekâletname ile başvuruluyorsa vekâletnamenin aslı veya onaylı sureti.

Satın Aldıktan Sonra Ne Olur? Tapuya Konulan Kısıtlama

Tapunun devredilmesi sürecin sonu değildir. Tarım arazilerinin kullanıcısına satışında, mülkiyet şarta bağlı biçimde geçmektedir.

Düzenlemeye göre, satış tarihinden itibaren otuz yıl içinde tarım arazisinin üç yıl aralıksız olarak tarımsal amaçla kullanılmaması hâlinde satış işlemi iptal edilir, taşınmaz resen Hazine adına tescil edilir ve ödenen bedel faizsiz olarak kayıt malikine iade edilir. Bu hususlarda tapu kütüğüne gerekli belirtme yapılır.

Bu hükmün üç pratik sonucu vardır:

  • Arazi yatırım amaçlı alınıp boş bırakılamaz. Üç yıl aralıksız tarımsal kullanım kesintisi, satışın iptali sebebidir.
  • Tapu kütüğündeki belirtme alıcıyı da bağlar. Taşınmazın sonradan üçüncü kişiye satılması hâlinde, kısıtlamanın devam edip etmediği ve yeni malikin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
  • İade faizsizdir. Yani iptal hâlinde geçen yılların enflasyon kaybı hak sahibinin üzerinde kalır. Bu, kısıtlamayı ciddiye almak için tek başına yeterli bir sebeptir.

Dolayısıyla satın alma kararı verilirken yalnızca bedel değil, arazinin fiilen tarımsal kullanımda tutulup tutulamayacağı da hesaba katılmalıdır. Kullanımı sürdürecek bir işletme planı yoksa, tapu almak beklenen faydayı sağlamayabilir.

Sık Yapılan Hatalar

Son güne bırakmak. Bedel her geçen ay TÜFE ile arttığı için beklemenin somut bir maliyeti vardır. Ayrıca eksik evrak tamamlama süresi kalmayabilir.

Mahsup talebini yazmamak. Son beş yılda ödenen ecrimisil ve kira bedellerinin mahsubu 6292 rejiminde önemli bir kalemdir. Dilekçede açıkça talep edilmezse gündeme gelmeyebilir.

Yanlış rejime göre başvurmak. 26 Nisan 2012 sınır testi yapılmadan hazırlanan dilekçe, yanlış kanuna dayandığı için değerlendirmeyi zorlaştırır.

Kullanımı belgelemeden başvurmak. Hak sahipliğinin temel şartı kullanımın belirli bir tarihten önce başlamış ve kesintisiz sürmüş olmasıdır. Bu, beyanla değil belgeyle ispatlanır.

Mera vasıflı taşınmaz için başvurmak. Yukarıda açıklandığı üzere sonuç ret olur ve dilekçe aleyhe delil hâline gelebilir.

Bedel tebliğ edildiğinde hesabı sorgulamamak. TÜFE güncellemesinin başlangıç tarihi ve iki kat kanuni faiz tavanı denetlenmelidir.

Ret yazısını almadan süreyi başlatmak. Talep reddedilirse dava süresi işlemeye başlar. Gerekçeli ret yazısının tebliğ tarihi kayıt altına alınmalıdır.

Adım Adım Süreç

  1. Taşınmazın kayıt durumunu çıkarın. Tapu kayıt örneği alınarak taşınmazın Hazine adına tescilli olup olmadığı ve niteliği tespit edilir. Mera, yaylak, kışlak veya orman vasıflıysa bu süreç işletilemez.
  2. 26 Nisan 2012 sınır testini yapın. Taşınmazın o tarihte belediye ve mücavir alan sınırları içinde mi dışında mı olduğu belirlenir; uygulanacak kanun buna göre seçilir.
  3. Hak sahipliği şartlarını kontrol edin. Kullanımın başlangıç tarihi, sürekliliği ve tarımsal amaçlı olup olmadığı incelenir.
  4. Belgeleri toplayın. ÇKS kayıtları, destekleme belgeleri, ecrimisil ihbarnameleri ve ödeme dekontları bir araya getirilir.
  5. Yazılı başvuruyu yapın ve kayıt numarası alın. Mahsup talebi dilekçede ayrıca yazılır.
  6. Bedel tebliğini inceleyin. Hesap dökümü, güncelleme başlangıç tarihi ve tavan uygulaması denetlenir.
  7. Ödeme veya itiraz kararını verin. Bedel kabul edilirse ödeme planı yapılır; hatalı bulunursa süresinde itiraz ve gerekirse dava yoluna gidilir.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Hazine taşınmazları

Ecrimisil ve işgal

Tarım arazileri ve vasıf

İdari yollar

Sıkça Sorulan Sorular

31 Aralık 2026 tarihi hangi kanunla getirildi?

22 Mayıs 2026 tarihli ve 33261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7579 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesiyle getirilmiştir. Kanun 7 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilmiştir.

Daha önce hiç başvurmadım, yine de başvurabilir miyim?

Evet. Geçici 1. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, süresi içinde başvuru yapmayanların başvuru süresini 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatmıştır. Ancak hak sahipliği şartlarının ayrıca sağlanması gerekir.

Mera vasıflı arazim var, bu süreden yararlanabilir miyim?

Hayır. Uzatma, Hazine’nin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışına ilişkindir. Mera, yaylak ve kışlaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan bu kapsamda değildir ve satışa konu edilemez.

Süre uzadığına göre bedel de sabit kaldı mı?

Hayır. Kanun, geciken başvuru ve ödemelerde satış bedelinin TÜFE aylık değişim oranları toplamıyla artırılarak hesaplanacağını öngörmüştür. Bedel, ödeme amacıyla başvurulan güne kadar artmaya devam eder.

Bedeldeki artışın bir üst sınırı var mı?

Evet. Her yıl için aylık değişim oranları toplamının yıllık kanuni faiz oranının iki katını geçmesi hâlinde, geçen kısım hesaba katılmaz. Ayrıca ay kesirleri dikkate alınmaz.

Başvuruyu nereye yapmam gerekiyor?

Taşınmaz il merkezindeyse Millî Emlak Müdürlüğüne, ilçede ise Kaymakamlık Millî Emlak Şefliğine yazılı olarak başvurulur ve kayıt numarası alınır.

Ödediğim ecrimisil satış bedelinden düşülür mü?

6292 sayılı Kanun kapsamındaki satışlarda, başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl için tahsil edilen ecrimisil ve kira bedelleri satış bedelinden mahsup edilir. Bu talebin dilekçede ayrıca ve açıkça yazılması gerekir.

4706 ile 6292 arasındaki fark nedir?

Ayrım, taşınmazın 26 Nisan 2012 tarihi itibarıyla belediye ve mücavir alan sınırları içinde mi dışında mı olduğuna göre yapılır. İçindeyse 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesi, dışındaysa 6292 sayılı Kanun’un 12. maddesi uygulanır.

Talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Ret bir idari işlem olduğundan süresi içinde idari yargıda iptali istenebilir. Gerekçeli ret yazısının tebliğ tarihi süre bakımından belirleyicidir.

Bilgiler değişebilir mi?

Bu alandaki süreler ve uygulama esasları zaman zaman değiştirilmektedir. Başvuru öncesinde güncel durumun ilgili millî emlak biriminden teyit edilmesi gerekir.



Post by Av. Fatma Öztürk