Maden Ruhsatı ile Hazine Taşınmazı Çakışması: Ecrimisil Alınmaz Kuralı, Kamulaştırma ve İade Hakkı
02 Eylül 2026

Maden Ruhsatı ile Hazine Taşınmazı Çakışması: Ecrimisil Alınmaz Kuralı, Kamulaştırma ve İade Hakkı

📜 Dayanak Mevzuat

  • 3213 sayılı Maden Kanunu m.4 — Madenlerin hukuki niteliği
  • 3213 sayılı Kanun m.7 — İzinler
  • 3213 sayılı Kanun m.10 ve m.12 — Haksız yere hak iktisabı
  • 3213 sayılı Kanun m.46 — Kamulaştırma ve iade
  • 3213 sayılı Kanun m.14 — Devlet hakkı ve dağılımı
  • 4342 sayılı Mera Kanunu — Tahsis amacı değişikliği
  • 6831 sayılı Orman Kanunu — Orman izinleri
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu

⚡ Net Cevap: Maden hukukunun temel kuralı Kanun’un 4. maddesindedir: madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir. Yani yüzeyin maliki olmak, altındaki madenin sahibi olmak anlamına gelmez. Hazine taşınmazlarıyla çakışma bakımından ise iki hüküm belirleyicidir. Birincisi bedel kuralıdır: Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı fazlasıyla alınır; buna karşılık bu yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için Kanun’un yürürlük tarihinden sonra kira ve ecrimisil alınmaz. İkincisi iade kuralıdır: kamulaştırılan taşınmazın maden işletme faaliyetleri için lüzum kalmadığının tespiti hâlinde, belirlenecek rayiç bedeli ödenmek kaydıyla eski sahibine iade edileceği ilgililere tebliğ edilir ve eski sahibi için altı aylık bir süre işler.

Maden ruhsatı ile taşınmaz mülkiyeti, birbirinden bağımsız iki hukuki katmandır ve bu ayrım çoğu uyuşmazlığın kökeninde yatar.

Arazi sahibi “burası benim” derken, ruhsat sahibi “maden benim” der. Kanun ise ikisini de kısmen haklı çıkarır.

Aşağıda bu ayrım, Hazine taşınmazlarında uygulanan özel kurallar, kamulaştırma, iade hakkı ve köylerin payı ele alınmaktadır.

Temel Ayrım: Maden ve Arz

Kanun, madenlerin hukuki niteliğini tek cümleyle belirlemiştir: madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir.

Bunun sonuçları şunlardır:

  • Taşınmazın maliki olmak, altındaki madenin sahibi olmayı sağlamaz.
  • Maden işletme hakkı ruhsat yoluyla elde edilir.
  • Ruhsat sahibi ise yüzeyin maliki olmaz; yüzeyi kullanabilmek için ayrıca izin veya kamulaştırma gerekir.

Uygulamada bu ayrım, iki taraflı bir bağımlılık yaratır: ruhsat sahibi araziye erişmek zorundadır, arazi sahibi ise ruhsatı engelleyemez.

Bu nedenle çoğu dosyada çözüm, hangi tarafın haklı olduğu değil; hangi bedel ve hangi usulle erişimin sağlanacağıdır.

Hazine Taşınmazlarında Özel Kural

Maden mevzuatı, Hazine taşınmazları bakımından özel bir denge kurmuştur ve bu denge çoğu kişi tarafından bilinmez.

✅ Kira ve ecrimisil alınmaz, Devlet hakkı fazlasıyla alınır

Kanunda iki hüküm birlikte okunmalıdır.

Birinci hüküm: Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı fazlasıyla alınır.

İkinci hüküm: Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için Kanun’un yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil alınmaz.

Yani kanun koyucu, ayrı ayrı kira veya ecrimisil almak yerine Devlet hakkını artırmayı tercih etmiştir.

Bunun pratik sonucu büyüktür: ruhsatlı madencilik faaliyeti yürüten bir işletmeye, Hazine taşınmazı üzerindeki faaliyeti nedeniyle ayrıca ecrimisil tarh edilmesi bu hüküm çerçevesinde tartışılabilir.

Bu nedenle ecrimisil ihbarnamesi alan ruhsat sahiplerinin, faaliyetin ruhsat kapsamında olup olmadığını ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağını değerlendirmesi gerekir.

Elbette hüküm, ruhsat kapsamı dışındaki kullanımları kapsamaz; ruhsat alanı dışında veya madencilik faaliyeti niteliğinde olmayan kullanımlar bakımından olağan ecrimisil rejimi işler.

Madenler arzın mülkiyetine tabi değildir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Orman Alanlarında Beş Hektar Sınırı

Maden sahaları sık sık orman alanlarıyla çakışır. Kanun bu hâl için de özel bir denge kurmuştur.

Hükme göre; bu yerlerin Devlet ormanlarına rastlaması ve verilen iznin beş hektarı geçmemesi hâlinde:

  • Fazla alınan Devlet hakkı, Orman Genel Müdürlüğünün ilgili hesabına yatırılır,
  • Ağaçlandırma bedeli dışında başkaca bir bedel alınmaz.

Buna karşılık bir ruhsat sahasında defaten verilen iznin beş hektarı geçmesi hâlinde, aşan kısım için orman mevzuatı hükümleri uygulanır.

Bu, proje planlaması bakımından somut bir eşiktir: izin alanı beş hektarı aştığında maliyet yapısı değişir.

Ayrıca kanunda bir teşvik de bulunur: sahanın rehabilite edilerek teslim edilmesinden sonra, talep edilmesi hâlinde teslim edilen saha kadar aynı şartlarda izin verilmesi öngörülmüştür.

Bu hüküm, aşamalı işletme planlaması yapan işletmeler için değerlidir: bitirilen saha rehabilite edilip teslim edildiğinde, aynı büyüklükte yeni alan aynı şartlarla açılabilir.

Mera ile Çakışma

Maden sahalarının mera alanlarıyla çakışması da sık karşılaşılan bir durumdur.

Bu hâlde izlenecek yol tahsis amacı değişikliğidir. Nitekim maden mevzuatında, ruhsat sahiplerinin talepleri arasında mera tahsis değişikliği de sayılmıştır.

Mera mevzuatında da, maden ve petrol faaliyetleri için tahsis amacı değişikliği yapılabilmesine ilişkin hükümler bulunur.

Süreçte dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Alanın mera olup olmadığı özel sicilden tespit edilir.
  2. Tahsis amacı değişikliği talebi yapılır.
  3. Ot bedeli ve diğer yükümlülükler hesaplanır.
  4. Faaliyet sonrası eski hâle getirme yükümlülüğü değerlendirilir.
  5. Süre sonunda alanın mera olarak iadesi gündeme gelebilir.

Bu nedenle maden projelerinde saha içindeki her parselin statüsü ayrı ayrı belirlenmelidir: Hazine mülkiyeti, mera, orman veya özel mülkiyet. Her biri farklı bir izin hattı ve farklı bir takvim demektir.

Kamulaştırma ve İade Hakkı

Özel mülkiyetteki taşınmazlar bakımından maden mevzuatı kamulaştırma imkânı öngörmüştür. Ancak bu kamulaştırmanın sıra dışı bir özelliği vardır: geri dönüşü mümkündür.

Hükme göre; kamulaştırılan taşınmazın maden işletme faaliyetleri için lüzum kalmadığının Bakanlıkça tespiti hâlinde, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve esaslara göre belirlenecek rayiç bedeli ödenmek kaydıyla kamulaştırılan yerin eski sahibine iade edileceği hususu; ruhsat sahibi ve taşınmazın eski sahibine tebliğ edilir.

Eski sahibinin taşınmazı almak için altı aylık bir süresi bulunur.

Bu, kamulaştırılan taşınmaz malikleri için önemli bir imkândır ve yeterince bilinmez.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • İade bedelsiz değildir; rayiç bedel ödenmesi gerekir.
  • Bedel, Kamulaştırma Kanunu’ndaki usul ve esaslara göre belirlenir.
  • Süre tebliğden işlemeye başlar.
  • Süre kaçırılırsa taşınmaz başka şekilde değerlendirilebilir.

Bu nedenle maden kamulaştırması yapılan taşınmazların eski sahiplerinin, adres bilgilerini güncel tutması ve sahadaki faaliyetin durumunu takip etmesi yerinde olur.

Faaliyet sona ermiş veya saha terk edilmişse, iade sürecinin başlatılıp başlatılmadığı ilgili idareden sorulabilir.

Şerhlerin silinmesi

Kanunda, bu süreçlerde tapuya konulan şerhler bakımından da bir kolaylık öngörülmüştür: tapu siciline konulan şerhler Bakanlığın müracaatı üzerine ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan silinir.

Bu nedenle faaliyet sona erdiğinde tapudaki şerhlerin silinip silinmediği kontrol edilmeli; silinmemişse ilgili idareye başvurulmalıdır.

İade tebliğinden itibaren altı aylık süre işler

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Stratejik ve Kritik Madenler

Kanunda belirli maden grupları bakımından hızlandırılmış bir usul öngörülmüştür.

Hükme göre; stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için Kamulaştırma Kanunu hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilir.

Ayrıca bir önceki yıldaki üretim miktarının yüzde onunu geçmemek kaydıyla, stratejik veya kritik madenlerin belirli bir oran veya miktarda ruhsat sahiplerince stoklanmasına karar verilebilmesi de düzenlenmiştir.

Acele kamulaştırma, taşınmaz malikleri bakımından farklı bir süreç anlamına gelir: el koyma ile bedel tespiti aşamaları ayrı yürür ve süreler kısadır.

Bu nedenle acele kamulaştırma kararı tebliğ edildiğinde:

  • Tebliğ tarihi kaydedilmeli,
  • Kamu yararı kararı ve dayanağı incelenmeli,
  • Bedel tespiti sürecine hazırlık yapılmalı,
  • Taşınmazın mevcut durumu belgelenmeli,
  • Üzerindeki muhdesat bedele dâhil edilmiş mi kontrol edilmelidir.

Devlet Hakkının Dağılımı: Köyler İçin Önemli

Maden faaliyetlerinden alınan Devlet hakkının nasıl paylaşıldığı, maden bölgelerindeki köyleri doğrudan ilgilendirir.

Kanuna göre ruhsat sahibi tarafından yatırılan Devlet hakkının:

  • Yüzde yirmi beşi il özel idare payı olarak ruhsatın bulunduğu ilin özel idaresine,
  • Yüzde yirmi beşi ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere, doğrudan ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına,
  • Yüzde ellisi ise Hazine hesabına

yatırılır.

İkinci kalem, maden bölgesindeki köyler bakımından somut bir imkândır: bu pay, ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere ayrılmıştır.

Bu nedenle maden bölgesindeki köy tüzel kişiliklerinin:

  1. Bölgedeki ruhsatları ve Devlet hakkı tutarlarını öğrenmesi,
  2. Köylere Hizmet Götürme Birliğine altyapı talebi iletmesi,
  3. Talebin bu pay kapsamında değerlendirilmesini yazılı olarak istemesi

yerinde olur. Bu pay, bölgede kalması gereken bir kaynaktır.

Haksız Yere Hak İktisabı

Kanun, belirli fiilleri “haksız yere hak iktisabı” olarak nitelendirmiş ve yaptırıma bağlamıştır.

Bu fiiller arasında şunlar sayılmıştır:

  • Ruhsatın ait olduğu grup dışında, üretim hakkı olmayan diğer grup madenin üretilmesi veya sevk edilmesi,
  • Arama ruhsat döneminde, zorunlu olarak maden çıkarılması veya numune alınması dışında izinsiz üretim veya satış yapılması,
  • Ruhsat sahibinin kamulaştırılan alanı kamulaştırma amacı dışında kullanması,
  • Galeri atımı yöntemi ile patlatma yapılması,
  • Faaliyeti durdurulan sahalarda üretim faaliyetinde bulunulması,
  • Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi.

Üçüncü madde taşınmaz hukuku bakımından özellikle önemlidir: kamulaştırılan alanın amaç dışı kullanılması, hem yaptırım hem de iade tartışması doğurabilir.

Bu nedenle kamulaştırma yoluyla edinilen alanların, kamulaştırma amacına uygun kullanılması gerekir.

Arazi Sahipleri İçin Kontrol Listesi

Taşınmazınızın üzerinde veya yakınında maden ruhsatı bulunduğunu öğrendiğinizde yapılması gerekenler:

  1. Ruhsat bilgilerini araştırın. Ruhsat türü, grubu, sahibi ve alanı.
  2. Ruhsat alanının parselinizi kapsayıp kapsamadığını tespit edin. Koordinatlı sınır incelenmelidir.
  3. İzin durumunu öğrenin. Ruhsat tek başına faaliyet yetkisi vermez; işletme izni ayrıdır.
  4. Kamu yararı ve kamulaştırma kararı var mı sorun.
  5. Zararlarınızı belgeleyin. Faaliyetten doğan zararlar bakımından talep hakkınız olabilir.
  6. Rödövans ve anlaşma ihtimalini değerlendirin. Uygulamada arazi kullanımı için anlaşma yapılabilmektedir.
  7. Kamulaştırılmışsa iade sürecini takip edin. Faaliyet sona erdiğinde altı aylık süre işler.

Üçüncü madde önemlidir: ruhsat sahibinin sahaya girebilmesi için gerekli izinleri almış olması gerekir. İzinsiz girişler bakımından hukuki yollar açıktır.

Statüye Göre İzin Hattı

Bir maden sahası çoğu zaman birden fazla statüde parseli kapsar. Her statü ayrı bir idare, ayrı bir bedel ve ayrı bir takvim demektir.

Parsel statüsüİzlenecek yolBedel
Hazinenin özel mülkiyetiİzin süreciKira ve ecrimisil alınmaz; Devlet hakkı fazlasıyla
Devletin hüküm ve tasarrufuİzin süreciKira ve ecrimisil alınmaz; Devlet hakkı fazlasıyla
Mera, yaylak, kışlakTahsis amacı değişikliğiOt bedeli ve yükümlülükler
Devlet ormanı (5 hektara kadar)Orman izniAğaçlandırma bedeli dışında bedel alınmaz
Devlet ormanı (5 hektarı aşan kısım)Orman mevzuatıOrman mevzuatına göre
Özel mülkiyetAnlaşma veya kamulaştırmaAnlaşma bedeli veya kamulaştırma bedeli
Korunan alanÖzel izin ve kararİlgili mevzuata göre

Tabloda dikkat çeken iki satır vardır. Birincisi, Hazine yerlerinde kira ve ecrimisil alınmaması; ikincisi, ormanda beş hektara kadar ağaçlandırma bedeli dışında bedel alınmaması.

Bu iki kural, maden projelerinin arazi maliyetini önemli ölçüde düşürür. Buna karşılık özel mülkiyet ve korunan alan satırlarında maliyet ve süre belirgin biçimde artar.

Bu nedenle saha planlaması yapılırken, parsel statülerine göre bir maliyet ve takvim haritası çıkarılmalıdır. Korunan alanda kalan bir parsel, projenin tamamını geciktirebilir.

Rödövans ve Arazi Anlaşmaları

Uygulamada, ruhsat sahibi ile arazi sahibi arasında çoğu zaman anlaşma yoluna gidilir. Bu, kamulaştırmadan daha hızlı ve her iki taraf için daha esnek bir çözümdür.

Anlaşmada düzenlenmesi gereken hususlar:

  • Kullanılacak alan. Krokiyle gösterilmeli ve yüzölçümü belirtilmelidir.
  • Süre. Faaliyetin öngörülen süresi ve uzatma koşulları.
  • Bedel. Sabit tutar mı, üretime bağlı pay mı?
  • Erişim ve yol. Sahaya ulaşım hangi güzergâhtan sağlanacak?
  • Zarar ve tazmin. Ağaç, ürün ve yapı zararları nasıl karşılanacak?
  • Eski hâle getirme. Faaliyet sonunda arazi hangi durumda teslim edilecek?
  • Fesih ve uyuşmazlık. Sözleşmenin sona erme hâlleri.

Beşinci ve altıncı maddeler en çok ihtilaf üreten kalemlerdir. Özellikle eski hâle getirme yükümlülüğü açıkça yazılmazsa, faaliyet sonrası arazi kullanılamaz hâlde kalabilir.

Ayrıca maden mevzuatında ruhsat sahiplerinin talepleri arasında rödövans sözleşmesi de sayılmıştır. Ruhsat hakkının işletilmesine ilişkin bu sözleşmeler idareye bildirime tabidir.

Arazi sahipleri bakımından önemli bir nokta: anlaşma yapılması, kamulaştırma imkânını tümüyle ortadan kaldırmaz. Anlaşma sağlanamazsa kamulaştırma yolu işleyebilir. Bu nedenle pazarlıkta bu gerçek de hesaba katılmalıdır.

Sözleşme imzalanmadan önce ruhsat durumunun ve izinlerin kontrol edilmesi de yerinde olur: ruhsatı bulunmayan veya izinleri eksik bir işletmeyle yapılan anlaşma, arazi sahibini de riske sokabilir.

Talep Şartları ve Ret Sebepleri

Maden mevzuatında, ruhsat sahiplerinin taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için aranan şartlar ayrıntılı olarak sayılmıştır.

Hükme göre; ruhsat yürürlük yazısı, ruhsat devri, rödövans sözleşmesi, izin alanı değişikliği, ruhsat birleştirme, ruhsat alanı küçültme, terk, mera tahsis değişikliği, geçici tatil, işletme izni, pasa değerlendirme, pasa döküm alanı, zaruri üretim izni, kamu yararı kararı, kamulaştırma kararı ve patlayıcı madde talepleri ancak belirli şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde değerlendirmeye alınır.

Aranan şartlar arasında şunlar bulunur:

  • Aktif edilmiş kayıtlı elektronik posta veya kurumsal elektronik tebligat adresinin bulunması,
  • Ruhsat harcı, ruhsat bedeli, rehabilitasyon bedeli ve Devlet hakkı borcu bulunmaması,
  • İşletme izni olan ruhsatlarda daimî nezaretçi atamasının yapılmış olması,
  • Yetkilendirilmiş tüzel kişi sözleşmesinin bulunması,
  • İbraz edilmesi gereken belgelerin tamamının eksiksiz sunulması.

Bu şartlar sağlanmazsa talep reddedilir.

Bunun taşınmaz süreçleri bakımından önemi büyüktür: kamulaştırma kararı ve mera tahsis değişikliği talepleri de bu listede yer alır.

Yani bir ruhsat sahibinin mera tahsis amacı değişikliği veya kamulaştırma talebinde bulunabilmesi için, mali yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir.

Arazi sahipleri bakımından bu, bir bilgi kaynağıdır: karşı tarafın taleplerinin usulüne uygun olup olmadığı sorgulanabilir.

Ruhsat sahipleri bakımından ise planlama gerektirir: arazi süreçleri başlatılmadan önce borç ve belge durumunun düzeltilmesi, aylarca sürebilecek gecikmeleri önler.

Sık Yapılan Hatalar

Arazi mülkiyetinin madeni kapsadığını sanmak. Madenler arzın mülkiyetine tabi değildir.

Ruhsatı faaliyet yetkisi sanmak. Ruhsatın yanında izinler de gerekir.

Hazine yerlerinde ecrimisil beklemek. Kanunda, bu yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için kira ve ecrimisil alınmayacağı düzenlenmiştir.

Beş hektar eşiğini planlamamak. Aşan kısım için orman mevzuatı hükümleri uygulanır.

Mera statüsünü atlamak. Tahsis amacı değişikliği ayrı bir süreçtir.

İade hakkını bilmemek. Lüzum kalmadığında rayiç bedel ödenerek iade gündeme gelir.

Altı aylık süreyi kaçırmak. İade tebliğinden itibaren süre işler.

Şerhlerin silinmesini takip etmemek. Bakanlığın müracaatıyla mahkeme kararına gerek kalmadan silinir.

Adım Adım Süreç

  1. Saha içindeki parsellerin statüsünü çıkarın. Hazine, mera, orman, özel mülkiyet.
  2. Her statü için izin hattını belirleyin. Farklı idareler, farklı takvimler.
  3. Orman izin alanını hesaplayın. Beş hektar eşiği maliyeti değiştirir.
  4. Mera varsa tahsis amacı değişikliği başlatın. Ot bedeli hesaplanır.
  5. Özel mülkiyette anlaşma veya kamulaştırma yolunu seçin.
  6. Bedel ve yükümlülükleri planlayın. Devlet hakkı, rehabilitasyon, ağaçlandırma.
  7. Faaliyet sonrası iade ve şerh süreçlerini takip edin.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Sıkça Sorulan Sorular

Arazimin altındaki maden benim mi?

Hayır. Kanuna göre madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir.

Ruhsat sahibi arazime girebilir mi?

Ruhsat tek başına yüzeye erişim yetkisi vermez. Ruhsat sahibinin gerekli izinleri alması, anlaşma yapması veya kamulaştırma yoluna gitmesi gerekir.

Hazine arazisinde madencilik için ecrimisil ödenir mi?

Kanuna göre, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri için Kanun’un yürürlük tarihinden sonra kira ve ecrimisil alınmaz.

Peki bedel hiç ödenmez mi?

Ödenir. Kanuna göre bu yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı fazlasıyla alınır.

Orman alanında sınır var mı?

Var. Verilen iznin beş hektarı geçmemesi hâlinde ağaçlandırma bedeli dışında başkaca bir bedel alınmaz; bir ruhsat sahasında defaten verilen iznin beş hektarı geçmesi hâlinde aşan kısım için orman mevzuatı hükümleri uygulanır.

Rehabilite edilen saha için ne olur?

Kanuna göre sahanın rehabilite edilerek teslim edilmesinden sonra, talep edilmesi hâlinde teslim edilen saha kadar aynı şartlarda izin verilmesi öngörülmüştür.

Mera alanında maden çıkarılabilir mi?

Tahsis amacı değişikliği süreci işletilmelidir. Maden mevzuatında ruhsat sahiplerinin talepleri arasında mera tahsis değişikliği de sayılmıştır.

Kamulaştırılan arazim geri verilir mi?

Kanuna göre kamulaştırılan taşınmazın maden işletme faaliyetleri için lüzum kalmadığının tespiti hâlinde, Kamulaştırma Kanunu’ndaki usul ve esaslara göre belirlenecek rayiç bedeli ödenmek kaydıyla eski sahibine iade edileceği ilgililere tebliğ edilir.

İade için ne kadar sürem var?

Eski sahibinin taşınmazı almak için altı aylık bir süresi bulunmaktadır.

Tapudaki şerhler nasıl kalkar?

Kanuna göre tapu siciline konulan şerhler Bakanlığın müracaatı üzerine ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan silinir.

Acele kamulaştırma yapılabilir mi?

Kanuna göre stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için Kamulaştırma Kanunu hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilir.

Köyümüz maden gelirinden pay alır mı?

Devlet hakkının yüzde yirmi beşi, ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere doğrudan ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri hesabına yatırılır.



Post by Av. Fatma Öztürk