Hazine Arazisindeki Yapıya Elektrik, Su ve Doğal Gaz Aboneliği Alınır mı?
01 Eylül 2026

Hazine Arazisindeki Yapıya Elektrik, Su ve Doğal Gaz Aboneliği Alınır mı?

📜 Dayanak Mevzuat

  • 3194 sayılı İmar Kanunu m.31 — Kullanma izni ve altyapı hizmetleri
  • 3194 sayılı Kanun geçici m.11 — Geçici elektrik ve su aboneliği (7417 s.K. ile değişik)
  • 3194 sayılı Kanun geçici m.16 — Yapı kayıt belgesi ve geçici abonelik
  • 4706 sayılı Kanun — Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi
  • 2886 sayılı Kanun m.75 — Ecrimisil ve tahliye
  • Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği — Tarımsal sulama aboneliği

⚡ Net Cevap: Kural olarak hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 31. maddesi açıktır: kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Hazine arazisi üzerindeki yapıların büyük kısmı ruhsatsız olduğundan bu yasak doğrudan uygulanır. Ancak kanun iki istisna öngörmüştür. Birincisi geçici 11. madde: belirli bir tarihe kadar yapılmış olmak kaydıyla, ruhsatı alınmış ancak kullanma izni verilmeyen yapılara ve şartları taşıyan diğer yapılara geçici olarak elektrik ve su aboneliği yapılabilmesine imkân tanınmıştır. İkincisi yapı kayıt belgesi rejimidir: belge alınan yapılarda, ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğal gaz bağlanabilir. Her iki hâlde de aboneliğin geçici olduğu ve mülkiyet, ruhsat veya kullanma izni yerine geçmediği unutulmamalıdır.

Hazine arazisi üzerinde yaşayan bir aile için elektrik ve su, hukuki bir tartışmadan çok temel bir ihtiyaçtır.

Buna karşılık mevzuat, altyapı hizmetlerini bilinçli olarak yapılaşmanın denetim aracı hâline getirmiştir: ruhsatsız yapıya abonelik verilmemesi, kaçak yapılaşmayı caydırma yöntemidir.

Aşağıda kuralın kapsamı, istisnaların şartları, yapı kayıt belgesinin rolü ve tarımsal kullanımdaki farklı durum ele alınmaktadır.

Kural: Kullanma İzni Yoksa Abonelik Yok

İmar Kanunu’nun 31. maddesi üç cümlede net bir rejim kurar.

Birincisi tanım: inşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir.

İkincisi yasak: kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar.

Üçüncüsü bir kolaylık: kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir. Yani binanın tamamı bitmemiş olsa dahi, izni alınmış bağımsız bölümler hizmet alabilir.

Bu kural yapının kime ait olduğuna değil, kullanma izninin bulunup bulunmadığına bakar. Dolayısıyla özel mülkiyetteki ruhsatsız bir yapı da aynı yasağa tabidir.

Hazine arazisinde durum neden daha zor?

Hazine arazisi üzerindeki yapılarda sorun katmanlıdır:

  • Yapı ruhsatsızdır; dolayısıyla kullanma izni de yoktur.
  • Ruhsat alınabilmesi için kural olarak arsa üzerinde hak sahipliği gerekir; kullanıcı malik değildir.
  • Yapı, kanunda belirtilen tarihten sonra yapılmışsa Hazineye intikal etmiş olabilir.
  • İzinsiz kullanım ecrimisile konu olabilir.

Bu nedenle abonelik sorunu, çoğu zaman tek başına çözülemez; taşınmazın statüsü ve yapının hukuki durumu birlikte ele alınmalıdır.

Kural abonelik yasağı; istisnalar dar ve şartlıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Birinci İstisna: Geçici Abonelik

Kanun koyucu, fiilî durumu tamamen görmezden gelmemiş ve geçici bir çözüm öngörmüştür.

İmar Kanunu’nun geçici 11. maddesi, sonradan yapılan değişikliklerle kapsamı genişletilerek; belirli bir tarihe kadar yapılmış olmak kaydıyla, inşaat ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup kullanma izni verilmeyen yapılara elektrik ve su aboneliği bağlanabilmesine imkân tanımıştır.

Sonraki düzenlemelerle, ruhsatı bulunmayan yapılar bakımından da; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi hâlinde abonelik imkânı öngörülmüştür.

⚠️ Bu abonelik geçicidir ve hak doğurmaz

Düzenlemenin en kritik yönü budur: verilen abonelik geçici niteliktedir.

Bunun anlamı:

• Abonelik, yapıya ruhsat veya kullanma izni kazandırmaz.
• Taşınmaz üzerinde mülkiyet veya kullanım hakkı doğurmaz.
• Yapı hakkındaki yıkım kararlarını ortadan kaldırmaz.
• İdarenin, aboneliğin iptal edildiğini ilgili dağıtım şirketlerine bildirme yetkisi saklıdır.
Ecrimisil sorumluluğunu kaldırmaz.

Bu nedenle “abonelik aldım, artık burası benim” düşüncesi hatalıdır. Abonelik bir hizmet ilişkisidir, hak kaynağı değil.

Buna karşılık abonelik kaydı, yapının hangi tarihten beri kullanıldığını gösteren bir delil olarak değer taşır ve satın alma dosyalarında kullanılabilir.

Tarih eşiklerine dikkat

Bu düzenlemelerde tarih eşikleri belirleyicidir ve zaman içinde değişikliklere uğramıştır. Yapının hangi tarihten önce yapıldığı, hangi düzenlemeden yararlanılabileceğini belirler.

Bu nedenle başvuru öncesinde:

  • Yapının tarihi belgelenmelidir.
  • Güncel kanun metnindeki tarih eşikleri teyit edilmelidir.
  • Şartların sağlanıp sağlanmadığı ilgili belediyeden yazılı olarak sorulmalıdır.

İkinci İstisna: Yapı Kayıt Belgesi

İmar barışı kapsamında düzenlenen yapı kayıt belgesi, abonelik bakımından da sonuç doğurur.

İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesine göre; yapı kayıt belgesi alınan yapılarda, ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğal gaz bağlanabilir.

Buradaki iki ayrıntı önemlidir:

  • Abone grubu dikkate alınır; yani konut, ticarethane veya sanayi ayrımı yapılır ve tarife buna göre uygulanır.
  • Abonelik yine geçicidir.

Ayrıca aynı madde, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili olarak alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları bakımından da düzenleme içerir.

Hazine arazisindeki yapılarda ek imkân

Yapı kayıt belgesinin Hazine arazileri bakımından ikinci ve daha değerli bir sonucu vardır.

Geçici 16. madde, yapı kayıt belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması hâlinde uygulanacak özel bir rejim öngörmüştür. Bu rejim çerçevesinde taşınmaz ilgili Bakanlığa tahsis edilir ve belge sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine satış gündeme gelebilir.

Yani yapı kayıt belgesi, Hazine arazisi üzerindeki bir yapı bakımından iki kapıyı birden aralar: geçici abonelik ve satın alma.

Bu nedenle Hazine arazisi üzerinde yapısı bulunanların ilk araştırması gereken husus, yapı kayıt belgesi bulunup bulunmadığıdır.

Geçici abonelik mülkiyet veya ruhsat yerine geçmez

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Tarımsal Kullanımda Durum Farklı

Yapıya bağlı abonelik ile tarımsal sulama aboneliği farklı çerçevelerde değerlendirilir.

Tarımsal sulama aboneliğinde belirleyici olan, taşınmazın kullanımına ilişkin meşru bir dayanağın bulunmasıdır.

Hazine tarım arazisi kullananlar bakımından bu dayanak, kira sözleşmesidir.

Nitekim Çiftçi Kayıt Sistemi mevzuatı da bu yönde bir şart öngörmüştür: Hazine adına tespit ve tescil edilmiş veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tarım arazilerinin kullanılmasında, taksitli satışlara konu araziler hariç olmak üzere, arazinin defterdarlıktan veya mal müdürlüğünden kiralandığına dair kira sözleşmesi istenir.

Ayrıca aynı mevzuat, başvuru yapılan alan için tarımsal sulamada elektrik kullanan çiftçilerden abone numarasını gösterir belge istenmesini öngörmüştür.

Yani iki kayıt birbirini besler: kiralama abonelik ve destekleme kaydının yolunu açar; abonelik kaydı da tarımsal kullanımın belgesi hâline gelir.

Bu nedenle Hazine tarım arazisi kullanan çiftçiler için doğru sıralama şudur:

  1. Millî emlak biriminden kiralama yapmak.
  2. Kira sözleşmesiyle abonelik başvurusunda bulunmak.
  3. Kira sözleşmesi ve abone numarasıyla Çiftçi Kayıt Sistemi kaydını yaptırmak.
  4. Bu kayıtları ileride satın alma dosyasında kullanmak.

Abonelik Kaydının Delil Değeri

Abonelik hak doğurmaz; ancak delil değeri yüksektir.

Elektrik, su ve doğal gaz abonelik kayıtları şunları gösterir:

  • Yapının veya kullanımın hangi tarihten beri sürdüğü.
  • Kullanımın kesintisiz olup olmadığı.
  • Kullanımın kim adına yapıldığı.
  • Kullanımın niteliği; konut, ticarethane veya tarımsal sulama.

Bu bilgiler şu dosyalarda kullanılır:

  • Hak sahipliğine dayalı satın alma — kullanımın başlangıç tarihi ve sürekliliği.
  • Yapının tarihinin ispatı — belediyeye devir ve yapı kayıt belgesi rejimlerinde.
  • Ecrimisile itiraz — tarh edilen dönemin doğruluğu.
  • Mirasçı dosyaları — kullanımın kuşaklar arası devamlılığı.

Bu nedenle abonelik sözleşmeleri, fatura arşivi ve abone numarası kayıtları saklanmalıdır. Eski faturalar, yıllar sonra açılacak bir dosyada kullanımın tarihini gösteren en kolay ulaşılır delillerdendir.

Başvuru Öncesinde Yapılacaklar

Abonelik başvurusu, taşınmazın hukuki durumundan bağımsız düşünülmemelidir.

1. Taşınmazın statüsünü tespit edin. Tapu kayıt örneğindeki malik sütunu; taşınmaz Hazinenin özel mülkiyetinde mi, yoksa mera gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yer mi?

2. Yapının tarihini belgeleyin. Geçici abonelik düzenlemelerindeki tarih eşikleri buna göre değerlendirilir.

3. Yapı kayıt belgesi araştırın. Belge varsa hem abonelik hem satın alma yolu açılır.

4. Belediyeye yazılı olarak sorun. Yapının hangi düzenleme kapsamında değerlendirileceği ve istenen belgeler.

5. Yıkım kararı olup olmadığını öğrenin. Yapı hakkında verilmiş bir karar varsa süreç farklı yürür.

6. Ecrimisil durumunu kontrol edin. Millî emlak biriminden sorulur.

7. Kalıcı çözümü planlayın. Kiralama veya satın alma başvurusu eş zamanlı başlatılabilir.

✅ Beyan verirken dikkat

Abonelik başvurusunda verilen bilgiler, idarenin kayıtlarına girer.

Bu, iki yönlü sonuç doğurur. Bir yandan kullanımın tarihini ve sürekliliğini gösteren bir delil oluşur; öte yandan taşınmazı izinsiz kullandığınız idarece kayda geçmiş olur.

Bu nedenle abonelik başvurusundan önce taşınmazın statüsünün tespit edilmesi ve mümkünse kiralama başvurusunun eş zamanlı yapılması yerinde olur.

Kiralama gerçekleştiğinde kullanıcı fuzuli şagil konumundan çıkar; hem ecrimisil riski kesilir hem de abonelik başvurusu meşru bir dayanağa oturur.

Yıkım Kararı Varsa

Yapı hakkında verilmiş bir yıkım kararı bulunması, abonelik başvurusunu doğrudan etkiler.

Bu hâlde değerlendirilmesi gerekenler:

  • Kararın tebliğ tarihi ve dava süresinin durumu.
  • Kararın hangi hukuki sebebe dayandığı; ruhsatsızlık mı, kamu malı üzerine yapılma mı?
  • Yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığı. İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi, belge verilen yapılarla ilgili alınmış yıkım kararları bakımından düzenleme içerir.
  • Yapının Hazineye intikal etmiş olup olmadığı.

Yıkım kararına karşı süresi içinde dava açılmamışsa karar kesinleşir ve bu durumda abonelik talebi sonuçsuz kalır.

Bu nedenle yıkım kararı tebliğ edildiğinde, abonelikten önce kararın kendisine odaklanılmalı ve süreler takip edilmelidir.

Konut Dışı Kullanımlar

Abonelik tartışması yalnızca konutlarla sınırlı değildir. Hazine taşınmazı üzerinde işletme, ağıl, depo veya tesis bulunan kullanıcılar da aynı sorunla karşılaşır.

Bu hâllerde ek olarak değerlendirilmesi gerekenler:

Abone grubu. Kullanımın niteliğine göre tarife değişir; konut, ticarethane, sanayi ve tarımsal sulama farklı gruplardır. Yanlış grupta abonelik, sonradan fark tahakkukuna yol açabilir.

İşletme belgeleri. Ticari veya sınai faaliyet için ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatı gerekebilir; bu ruhsatın verilmesi de taşınmaz üzerinde meşru bir kullanım hakkının bulunmasına bağlıdır.

Hayvancılık tesisleri. Ağıl ve barınaklarda, taşınmazın mera olup olmadığı belirleyicidir. Merada yapılaşma kural olarak yasaktır; yaylak ve kışlaklarda ise sınırlı istisnalar bulunur ve bunlar da valilik iznine tabidir.

Bu nedenle konut dışı kullanımlarda sıralama daha da önemlidir: önce taşınmazın statüsü, sonra kullanım hakkı, en son abonelik.

Yatırım niteliğindeki kullanımlarda ise kiralama yerine irtifak hakkı veya kullanma izni değerlendirilmelidir. Bu araçlar, tapuya tescil edilen veya idari izne dayanan daha güçlü bir kullanım zemini sağlar ve abonelik başvurusunda da dayanak oluşturur.

Abonelik Reddedilirse Ne Yapılır?

Abonelik talebinin reddi, dağıtım şirketinin veya ilgili idarenin işlemine dayanır ve gerekçesine göre farklı yollar izlenir.

1. Gerekçeli ret yazısını isteyin. Talep hangi sebeple reddedilmiştir: kullanma izni yokluğu mu, yapının tarihi mi, taşınmaz üzerinde hak sahipliğinin bulunmaması mı?

2. Gerekçeyi mevzuatla karşılaştırın. Ret, geçici düzenlemelerin kapsamı dikkate alınmadan verilmiş olabilir. Yapının tarihi ve şartları yeniden değerlendirilmelidir.

3. Eksik belgeyi tamamlayın. Şekli eksiklikler yeni bir başvuruyla giderilebilir.

4. Yapı kayıt belgesi ihtimalini yeniden değerlendirin. Belge varsa ve başvuruda sunulmamışsa, bu husus öne çıkarılmalıdır.

5. Süreleri takip edin. İdari işlem niteliğindeki ret kararlarında tebliğ tarihinden itibaren süreler işler.

Ret gerekçesi taşınmaz üzerinde hak sahipliğinin bulunmaması ise, asıl çözüm abonelik itirazında değil kullanım hakkının kurulmasındadır: kiralama veya şartları varsa satın alma.

Bu nedenle ret yazısı, çoğu dosyada bir engel değil bir yön göstergesi olarak okunmalıdır: hangi eksikliğin giderilmesi gerektiğini açıkça söyler.

Belge Listesi

Abonelik ve ilgili başvurularda hazırlanması gereken belgeler, dosyanın niteliğine göre değişmekle birlikte genel çerçeve şudur:

  • Kimlik belgesi ve başvuru dilekçesi.
  • Tapu kayıt örneği — taşınmazın statüsünü gösterir.
  • Yapı kayıt belgesi, varsa.
  • Kira sözleşmesi veya kullanım hakkına ilişkin belge.
  • Yapının tarihini gösteren belgeler; eski abonelik kayıtları, emlak vergisi bildirimleri, fotoğraflar.
  • Adres ve numarataj bilgisi.
  • Tarımsal sulamada Çiftçi Kayıt Sistemi belgeleri.
  • İlgili idarenin istediği diğer belgeler.

Belge listesi başvurudan önce ilgili belediyeden ve dağıtım şirketinden yazılı olarak istenmelidir. Eksik dosya, sürecin baştan tekrarlanmasına yol açar.

Ayrıca bu belgelerin tamamı, ileride açılacak bir satın alma veya hak sahipliği dosyasında da kullanılacağından, bir arada ve düzenli saklanması yerinde olur.

Sık Yapılan Hatalar

Aboneliği hak sanmak. Geçici abonelik mülkiyet, ruhsat veya kullanma izni yerine geçmez.

Tarih eşiklerini kontrol etmemek. Düzenlemeler belirli tarihlere kadar yapılmış yapılar içindir.

Yapı kayıt belgesini araştırmamak. Belge varsa hem abonelik hem satın alma yolu açılır.

Statüyü tespit etmeden başvurmak. Beyanlar idarenin kaydına girer.

Kiralama imkânını değerlendirmemek. Kiralama, aboneliğe meşru dayanak oluşturur.

Yıkım kararını göz ardı etmek. Süreler işler ve karar kesinleşir.

Eski faturaları atmak. Abonelik kayıtları kullanımın tarihini gösteren delillerdir.

Adım Adım Süreç

  1. Taşınmazın statüsünü tespit edin. Tapu kayıt örneği ve malik sütunu.
  2. Yapının tarihini belgeleyin. Tarih eşikleri buna göre değerlendirilir.
  3. Yapı kayıt belgesi araştırın. İki kapıyı birden açabilir.
  4. Belediyeye yazılı olarak sorun. Hangi düzenleme, hangi belgeler?
  5. Yıkım kararı ve ecrimisil durumunu kontrol edin. Süreler takip edilir.
  6. Kiralama başvurusunu eş zamanlı başlatın. Meşru dayanak oluşur.
  7. Kayıtları arşivleyin. Abonelik belgeleri ileride delil olur.

İlgili Konular ve Kaynaklar

Aboneliğin Cezai Boyutu: TCK m.184 Nerede Devreye Girer, Nerede Girmez?

Abonelik konusunda en çok tedirginlik yaratan hüküm Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesidir; çünkü altyapı bağlantısı yapılmasına müsaade etmek açıkça suç olarak tanımlanmıştır. Ancak madde altı fıkrada kademeli bir yapı kurar ve bu fıkraların kapsamı sanıldığından dardır.

FıkraDüzenlediği FiilSonuç
m.184/1Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak ya da yaptırmakBir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
m.184/2Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etmekBirinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır
m.184/3Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etmekİki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
m.184/4Yer bakımından uygulama sınırıÜçüncü fıkra hariç, madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır
m.184/5Etkin pişmanlıkRuhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılan veya yaptırılan binanın imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirilmesi hâlinde, birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar
m.184/6Zaman bakımından uygulama sınırıİkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz

Tablodaki ikinci fıkra dikkatle okunmalıdır; çünkü uygulamada kapsamı sıklıkla genişletilerek anlaşılır. Fıkra, her ruhsatsız yapıya abonelik verilmesini değil, “yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere” bağlantı yapılmasına müsaade edilmesini suç sayar. Konusu inşaat hâlindeki bir faaliyet için kurulan şantiyedir. Yıllar önce tamamlanmış, içinde oturulan bir yapıya abonelik talebi bu tanıma doğrudan oturmaz. Ayrıca fıkranın faili abone olmak isteyen kişi değil, bağlantı yapılmasına müsaade eden kişidir. Bu iki nokta, “başvuru yaparsam suç mu işlemiş olurum” endişesini büyük ölçüde yersiz kılar.

İkinci ve üçüncü sınır ise maddenin kendi içindeki iki kısıtlama fıkrasından doğar. Dördüncü fıkra uyarınca, üçüncü fıkra hariç madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Hazine taşınmazlarının önemli bir kısmı köy yerleşim alanlarında ya da belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunduğundan, bu yerlerdeki yapılar bakımından birinci ve ikinci fıkraların uygulama alanı bulunmayabilir. Altıncı fıkra ise zaman yönünden sınır koyar: ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. Yapının yapım tarihinin belgelenmesi bu nedenle yalnızca hak sahipliği için değil, cezai sorumluluk bakımından da belirleyicidir. Tarihin ispatı için hak sahipliğinin ispatı ve kullanım belgeleri incelenmelidir.

Beşinci fıkra ise kalıcı çözümün hukuki karşılığıdır. Kişi, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirirse; birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu hüküm, ceza hukukunda ender rastlanan bir sonuç doğurur: yaptırım yalnızca ertelenmez, tümüyle ortadan kalkar. Ancak fıkranın aradığı şey eksiklerin kısmen giderilmesi değil, yapının plana ve ruhsata uygun hâle getirilmesidir. Bu da Hazine taşınmazında ancak zeminin edinilmesi ve ardından ruhsat sürecinin tamamlanmasıyla mümkün olur; abonelik başvurusu bu sonucu tek başına doğurmaz. Süreç için yapı kayıt belgeli Hazine arazisi satın alma yazısına bakılmalıdır.

Son olarak iki rejimin birbirine karıştırılmaması gerekir. İmar Kanunu’nun 31. maddesi, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırılmamasını öngören idari nitelikte bir kısıttır; muhatabı hizmeti veren idare ve kuruluşlardır. Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesi ise bağımsız bir ceza normudur ve yukarıda sayılan dar şartlara bağlıdır. Bir yapıya idari kısıt nedeniyle abonelik verilmemesi, o yapıyla ilgili olarak kendiliğinden bir suçun oluştuğu anlamına gelmez; tersine, ceza şartları oluşmasa dahi idari kısıt işlemeye devam eder. Bu ayrım, başvuru reddedildiğinde hangi yolun izleneceğini de belirler. İskân süreci için yapı kullanma izni nasıl alınır rehberi incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hazine arazisindeki eve elektrik ve su alınır mı?

Kural olarak alınmaz. İmar Kanunu’nun 31. maddesi, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırılmayacağını öngörmüştür.

Hiç mi imkân yok?

Var. İmar Kanunu’nun geçici maddeleri, belirli tarihlere kadar yapılmış yapılar bakımından geçici abonelik imkânı tanımıştır. Ayrıca yapı kayıt belgesi alınan yapılarda geçici olarak su, elektrik ve doğal gaz bağlanabilir.

Geçici abonelik ne demek?

Abonelik hizmet ilişkisidir; yapıya ruhsat veya kullanma izni kazandırmaz, taşınmaz üzerinde mülkiyet doğurmaz ve yıkım kararlarını ortadan kaldırmaz. İdarenin aboneliğin iptalini bildirme yetkisi saklıdır.

Yapı kayıt belgesi ne sağlar?

Geçici 16. madde uyarınca, belge alınan yapılarda ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğal gaz bağlanabilir. Ayrıca Hazine taşınmazı üzerine inşa edilmiş yapılar bakımından satın almaya ilişkin özel bir rejim öngörülmüştür.

Abonelik ecrimisili keser mi?

Hayır. Abonelik, taşınmazın izinsiz kullanımına ilişkin sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ecrimisil riskini kesen yol kiralamadır.

Tarımsal sulama aboneliği farklı mı?

Farklı değerlendirilir. Belirleyici olan kullanımın meşru bir dayanağa oturmasıdır; Hazine tarım arazilerinde bu dayanak millî emlak biriminden yapılan kiralamadır.

Çiftçi Kayıt Sistemi ile ilişkisi var mı?

Evet. Mevzuat, Hazine adına tescilli veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarım arazilerinde taksitli satışlara konu olanlar hariç kira sözleşmesi istemekte; ayrıca tarımsal sulamada elektrik kullanan çiftçilerden abone numarasını gösterir belge aramaktadır.

Abonelik kaydı ileride işime yarar mı?

Evet. Kullanımın hangi tarihten beri sürdüğünü, kesintisiz olup olmadığını ve kim adına yapıldığını gösterir. Hak sahipliği, yapının tarihi ve ecrimisile itiraz dosyalarında kullanılır.

Yıkım kararı varsa ne olur?

Karar kesinleşmişse abonelik talebi sonuçsuz kalır. Bu nedenle önce kararın kendisine odaklanılmalı, tebliğ tarihi ve dava süresi takip edilmelidir.

Önce ne yapmalıyım?

Taşınmazın statüsünü tespit etmek, yapının tarihini belgelemek, yapı kayıt belgesi bulunup bulunmadığını araştırmak ve belediyeye yazılı olarak başvurarak hangi düzenleme kapsamında değerlendirileceğini sormak.

Kalıcı çözüm nedir?

Kullanımı meşru zemine oturtmak: kiralama veya şartları varsa satın alma. Kiralama, hem ecrimisil riskini keser hem de abonelik başvurusuna dayanak oluşturur.

Başvuru yaparken neye dikkat etmeliyim?

Beyanlar idarenin kayıtlarına girer. Bu nedenle taşınmazın statüsü önceden tespit edilmeli ve mümkünse kiralama başvurusu eş zamanlı yapılmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk