Hizmetle (İşle) Bağlantılı Konutların (Lojman) Hukuki Durumu
25 Temmuz 2026

Hizmetle (İşle) Bağlantılı Konutların (Lojman) Hukuki Durumu

İşverenlerin çalışanlarına görevleri nedeniyle konut (lojman) tahsis etmesi yaygındır. Bu konutların, sıradan bir kira ilişkisi gibi mi yoksa iş ilişkisinin bir parçası gibi mi değerlendirileceği önemli sonuçlar doğurur.

Kanun ne diyor?

Hizmetle (işle) bağlantılı olarak tahsis edilen konutlarda, oturma hakkı çoğu zaman bağımsız bir kira sözleşmesinden değil; iş ya da hizmet ilişkisinden kaynaklanır. Bu tür tahsislerde kullanım, görevin bir unsuru olarak tanındığından, iş ilişkisinin sona ermesiyle birlikte konutun boşaltılması gerekebilir. Dolayısıyla konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü koruyucu hükümler (sınırlı tahliye sebepleri, kendiliğinden uzama gibi) bu hâllerde her durumda uygulanmayabilir.

Uygulamada durum

Belirleyici olan, tahsisin gerçek niteliğidir. Eğer çalışan, konut için bağımsız bir kira bedeli ödüyor ve aralarındaki ilişki nitelik olarak bir kira sözleşmesi görünümündeyse, kira hükümleri uygulanabilir. Buna karşılık konut, doğrudan görevin ifası için ve iş sözleşmesinin bir parçası olarak sağlanmışsa, iş ilişkisinin sonu kullanım hakkını da sona erdirebilir.

Bu ayrım, hem hangi kuralların uygulanacağını hem de boşaltma yükümlülüğünü doğrudan etkiler. Tahsisin niteliği; sözleşme metni, ödeme yapılıp yapılmadığı ve tarafların iradesi gibi unsurlara göre somut olayda değerlendirilir.

Görev nedeniyle tahsis edilen konutlar çoğu zaman bedelsiz ya da piyasa altı bir bedelle verilir; bu durum, ilişkinin bağımsız bir kira değil iş ilişkisinin parçası olduğuna işaret eden ölçütlerden biridir. Tahsisin niteliği, uygulanacak kuralları belirler.

Pratik sonuç

Konutun size hangi temelde (bağımsız kira mı, görev tahsisi mi) verildiğini gösteren belgeleri inceleyin. Durumunuzun kira korumasından yararlanıp yararlanmadığını bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Önce Nitelendirme: Bu Bir Kira Sözleşmesi mi?

Lojman uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen ilk soru şudur: taraflar arasındaki ilişki bağımsız bir kira sözleşmesi midir, yoksa konut sağlanması iş sözleşmesinin bir eki midir? Bu ayrım yapılmadan hangi hükümlerin uygulanacağı, hangi mahkemenin görevli olduğu ve kiracı korumalarından yararlanılıp yararlanılmayacağı belirlenemez.

İlişkinin niteliğini belirleyen ölçütler

ÖlçütBağımsız kira ilişkisine yaklaştıranİş sözleşmesinin ekine yaklaştıran
BedelPiyasa koşullarına yakın bir kira ödeniyorBedel yok veya sembolik; ücretten kesiliyor
Tahsis sebebiGörevden bağımsız, herkese açıkYalnızca belirli görevi yürütene tahsis
SüreKira süresine bağlıGörev süresine bağlı; görev bitince tahsis düşer
Ayrı sözleşmeAyrı bir kira sözleşmesi imzalanmışİş sözleşmesinde veya yönetmelikte düzenlenmiş
DevredilebilirlikKural olarak devir/alt kira tartışılabilirKişiye ve göreve bağlı, devredilemez
Tek bir ölçüt yeterli değildir

Nitelendirme, ölçütlerin bütünü birlikte değerlendirilerek yapılır. Sözleşmenin adının “kira sözleşmesi” olması tek başına belirleyici olmadığı gibi, bedel alınmaması da tek başına kira ilişkisini ortadan kaldırmaz. Somut olayda tahsisin göreve bağlı olup olmadığı ağırlık taşır.

Nitelendirmenin Üç Somut Sonucu

Nitelendirmeye göre değişen sonuçlar

KonuBağımsız kira ilişkisiİş sözleşmesinin eki
Uygulanacak hükümlerTBK kira hükümleri; konut ise m.339 vd. korumaİş mevzuatı ve varsa yönetmelik
Tahliye sebepleriKanunda sayılan sınırlı sebeplerGörevin sona ermesi yeterli olabilir
Görevli mahkemeSulh Hukuk Mahkemesiİş Mahkemesi
Kira artışı sınırıTBK m.344 uygulanırKira artışı rejimi kural olarak gündeme gelmez
İlişki bittikten sonra oturmaKira ilişkisi sürebilirOturma dayanağını kaybeder; tahliye ve kullanım bedeli iş sözleşmesinden kaynaklanıyorsa iş mahkemesi
Fuzuli işgal riski

İlişki iş sözleşmesinin eki sayılıyorsa ve görev sona erdikten sonra konut boşaltılmazsa, oturma hukuki dayanağını kaybeder ve fuzuli işgal hâline gelebilir. Bu durumda görevli mahkemenin belirlenmesi, uyuşmazlığın iş sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına bağlıdır: konutun iş sözleşmesine bağlı olarak tahsis edildiği hâllerde tahliye ve kullanım bedeli talepleri iş sözleşmesinden kaynaklandığından iş mahkemesinin, taraflar arasında hiçbir sözleşmesel bağ bulunmayan işgal hâllerinde ise genel mahkemelerin görevi gündeme gelir (7036 s.K. m.5); ayrıca haksız işgal tazminatı (ecrimisil) talep edilebilir. Bu nedenle görev bittiğinde boşaltma tarihini yazılı olarak kararlaştırmak her iki taraf için de korumadır.

Kamu Konutu ile Özel İşveren Lojmanı Aynı Rejime Tabi Değildir

Kamu kurumlarına ait konutlarda tahsis, ilgili mevzuat ve yönetmelik çerçevesinde yapılır; hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas görevin sona erdiği tarihten itibaren iki ay içinde konutun boşaltılması öngörülmüştür. Ayrıca kamu idaresine ait konutun kiraya verilmesinden doğan uyuşmazlıklarda idarenin seçimlik hakkı bulunur: idari ve icrai yoldan tahliye sağlanabileceği gibi, sözleşmeye dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası da açılabilir.

Özel işveren lojmanlarında ise böyle bir idari tahliye imkânı yoktur; süreç tümüyle nitelendirmeye ve genel hükümlere göre yürür. Sürecin işten ayrılma sonrasındaki pratik işleyişi için ilgili rehberimize bakınız.

Sözleşme Yapılırken Ne Yazılmalı?

  1. Konutun hangi göreve bağlı olarak tahsis edildiği açıkça yazılır.
  2. Bedel alınıyorsa tutarı ve ücretten mahsup edilip edilmeyeceği belirtilir.
  3. Görev sona erdiğinde boşaltma süresi gün olarak kararlaştırılır.
  4. Demirbaş listesi ve teslim tutanağı düzenlenir.
  5. Yan giderlerin (elektrik, su, doğalgaz, aidat) kime ait olduğu ayrıca yazılır.

Görev Konutu Kira Sözleşmesi Sayılır mı?

İşe veya göreve bağlı konutlar kira hukukunun koruyucu hükümlerinden yararlanmaz.

Görev konutunun hukuki niteliği

KonuKuralNot
NitelikKira değil, hizmet ilişkisine bağlı kullanımFarklı rejim
Kira korumasıKural olarak uygulanmazTahliye sebepleri sınırlı değil
Dayanakİş sözleşmesi, mevzuat veya yönetmelikKaynak farklı
İlişki sona erinceKonutu boşaltma yükümlülüğüSüre tanınır
BoşaltmazsaTahliye talebiGenel hükümler
BedelÜcretten kesinti veya sembolikKira sayılmayabilir
Ayni yardım niteliğiİşçi lehine ise ücret eki sayılabilirİş hukuku boyutu
Tazminat hesabıGiydirilmiş ücrete dâhil olabilirKıdem hesabında
BelirleyiciKullanımın hizmet ilişkisine bağlı olmasıSomut değerlendirme

Birinci ve ikinci satırlar temel ayrımı verir: lojman veya görev konutu kullanımı bir kira ilişkisi değil, hizmet ilişkisine bağlı bir yararlanmadır; bu nedenle kira hukukundaki tahliye sınırları ve süre korumaları uygulanmaz. Yedinci ve sekizinci satırlar ise iş hukuku boyutudur — konut sağlanması ayni yardım niteliği taşıyorsa giydirilmiş ücret hesabına dâhil edilebilir ve kıdem tazminatını etkiler.

Gayrimenkul rehberlerimiz: aile konutu şerhi · komşuluk hukuku · önalım hakkı · devletin sorumluluğu · kira gelirinin vergilendirilmesi · hobi bahçesi alırken

İşten Ayrılınca Lojmandan Çıkma

Hizmet ilişkisi sona erdiğinde konutun boşaltılması gündeme gelir.

Lojmandan çıkış

KonuKuralNot
YükümlülükHizmet ilişkisi bitince boşaltmaKural
SüreMevzuat veya sözleşmede öngörülenMakul süre tanınır
Kira korumasıKural olarak uygulanmazTahliye sebebi sınırı yok
BoşaltmazsaTahliye talebiGenel hükümler
İşe iade davasıSürerken durum tartışmalıDeğerlendirilir
EmeklilikAyrı düzenleme olabilirMevzuata bakın
EcrimisilSüre sonrası kullanımdaİstenebilir
EşyaTaşınma süresiMakul
İtirazİşlem idari ise idari yargıKamu görevlisinde

Birinci ve yedinci satırlar süreci özetler: hizmet ilişkisi sona erdiğinde konutun boşaltılması gerekir ve tanınan süre geçtikten sonraki kullanım için ecrimisil talep edilebilir. Dokuzuncu satır ise usulî ayrımdır — kamu görevlileri bakımından tahsis ve tahliye işlemleri idari işlem niteliği taşıdığından itiraz idari yargıda yapılır.

Lojman ve Ücret İlişkisi

Konut sağlanması iş hukuku bakımından da sonuç doğurur.

Lojmanın ücret boyutu

KonuKuralNot
Ayni yardımİşçiye sağlanan konutÜcret eki sayılabilir
Giydirilmiş ücretKıdem tazminatı hesabındaDâhil edilebilir
HesapKonutun rayiç kira değeriBilirkişi
İhbar tazminatıGiydirilmiş ücret üzerindenEtkilenir
Yıllık izin ücretiÇıplak ücret üzerindenFarklı hesap
SüreklilikDüzenli sağlanmış olmalıArızi değil
Bedelli kullanımKesinti yapılıyorsaNet fayda hesaplanır
İspatSözleşme, bordro, tahsis belgesiBelgeleyin
SonuçTazminat matrahını yükseltebilirİşçi lehine

Birinci ve dokuzuncu satırlar işçiler için önemli bir hakkı gösterir: işveren tarafından sağlanan konut, düzenli ve süreklilik arz eden bir ayni yardım niteliğindeyse giydirilmiş ücrete dâhil edilir ve bu da kıdem ile ihbar tazminatı matrahını yükseltir. Sekizinci satır ise ispat şartıdır — tahsis belgesi ve bordro kayıtları saklanmalıdır.

Kanuni Dayanaklar: Kira, Kullanım Ödüncü, İş Sözleşmesi ve Kamu Konutları

Lojman ilişkisinin hukuki niteliği, üç ayrı sözleşme tipinin kesiştiği bir alanda belirlenir. Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.299); kira bedeli bu sözleşmenin zorunlu unsurudur. Kullanım ödüncü sözleşmesi ise ödünç verenin, bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı, ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.379). Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirsiz süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.393).

Bu tanımlar birlikte okunduğunda, işçiye iş sözleşmesi kapsamında bedelsiz sağlanan bir konut, kira bedeli bulunmadığı için kira sözleşmesi değildir; kullanım ödüncüne benzeyen ancak iş sözleşmesine bağlı bir yan edim niteliği taşır. Konut sağlanmasının ücretin bir parçası olarak kararlaştırıldığı hâllerde ise kullanım, iş görme ediminin karşılığı olan ücretin ayni unsuru olarak değerlendirilir. Kamu kurumlarına ait konutlarda ise tahsis, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği’ne göre yapılır; bu konutlar özel tahsisli, görev tahsisli, hizmet tahsisli ve sıra tahsisli olarak ayrılır ve her birinin tahsis ve boşaltma şartları yönetmelikte ayrıca düzenlenir.

Lojman ilişkisinin hukuki dayanakları

NitelikBelirleyici unsurDayanak
Kira sözleşmesiKira bedeli karşılığı kullanımTBK m.299
Kullanım ödüncüKarşılıksız kullanım ve geri vermeTBK m.379
İş sözleşmesine bağlı yan edimGöreve bağlı, bedelsiz veya sembolik tahsisTBK m.393, İş K. m.8
Ücretin ayni unsuruKonutun ücret karşılığı sağlanması1475 s.K. m.14
Kamu konutuTahsis türüne göre yönetmelik rejimi2946 s.K., Kamu Konutları Yönetmeliği

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk: 7036 Sayılı Kanun ile Kira Uyuşmazlıklarının Ayrımı

Lojman uyuşmazlıklarında dava açılacak mahkemenin yanlış seçilmesi, davanın görev yönünden usulden reddine ve zaman kaybına yol açar. İş mahkemeleri, işçi ile işveren veya işveren vekili arasında, iş sözleşmesinden veya iş kanunlarından kaynaklanan her türlü hukuk uyuşmazlığına ilişkin davalara bakar (7036 s.K. m.5). Konutun iş sözleşmesinin bir parçası olarak tahsis edildiği hâllerde, işverenin konutun boşaltılması ve kullanım bedeli talepleri de iş sözleşmesinden kaynaklandığından iş mahkemesinin görev alanına girer. Buna karşılık taraflar arasında iş sözleşmesinden bağımsız ve bedelli bir kira sözleşmesi kurulmuşsa, kira ilişkisinden doğan davalar değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4).

Dava şartı arabuluculuk bakımından da aynı ayrım önem taşır. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleriyle açılan davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (7036 s.K. m.3); işverenin lojman nedeniyle kullanım bedeli veya tazminat talebi bu kapsamda değerlendirilebilir. Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise arabuluculuk HUAK m.18/B uyarınca dava şartıdır. Görev, dava şartı olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir ve görevsizlik kararı verilmesi hâlinde dosya, taraflardan birinin başvurusu üzerine görevli mahkemeye gönderilir (HMK m.114-115, m.20).

Uyuşmazlığın niteliğine göre usul

NitelikGörevli mahkemeArabuluculuk
İş sözleşmesine bağlı lojmanİş mahkemesi (7036 s.K. m.5)Alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı (7036 s.K. m.3)
Bağımsız bedelli kira sözleşmesiSulh hukuk (HMK m.4)Dava şartı (HUAK m.18/B)
Kamu konutu tahsis ve tahliye işlemiİdare mahkemesiİdari başvuru ve iptal davası
Hiçbir sözleşmesel bağ yokGenel mahkemelerGenel kurallar
GörevsizlikKendiliğinden gözetilir; dosya gönderilirHMK m.20, m.114-115

Ayni Yardım Olarak Konut: Kıdem, İhbar, İzin Ücreti ve Zamanaşımı

İşverence işçiye sağlanan konutun ücretin bir unsuru sayılması, işçinin tazminat alacaklarının hesabını doğrudan etkiler. Kıdem tazminatının hesaplanmasında işçiye ödenen ücretin yanında, anlaşmadan veya kanundan doğan para ve para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur (1475 s.K. m.14). Yargı uygulamasında düzenli ve sürekli olarak sağlanan konut, yakacak ve benzeri ayni yardımlar giydirilmiş ücrete eklenir ve konutun değeri, emsal kira bedeli üzerinden bilirkişi incelemesiyle belirlenir. İhbar tazminatının hesabında da aynı giydirilmiş ücret esas alınırken, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti gibi alacaklarda çıplak ücret esas alınır.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir (İş K. m.32, 7036 s.K. m.15). Konutun ayni yardım olarak ücrete eklenebilmesi için tahsisin iş ilişkisi süresince düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde yapıldığının ve konutun işverence karşılıksız veya piyasanın altında bir bedelle sağlandığının ispatı gerekir; tahsis belgesi, lojman yönetmeliği, bordro kayıtları ve konutun giderlerini kimin ödediğini gösteren belgeler bu ispatta kullanılır. İşçinin konut için ücretinden kesinti yapılmışsa, ayni yardımın değeri hesaplanırken piyasa kira değerinden bu kesinti düşülür.

Konutun işçilik alacaklarına etkisi

AlacakKonut değeri eklenir mi?Dayanak
Kıdem tazminatıEvet; sürekli menfaat olarak giydirilmiş ücrete1475 s.K. m.14
İhbar tazminatıEvet; giydirilmiş ücret esasİş K. m.17, yargı uygulaması
Yıllık izin ücretiKural olarak hayır; çıplak ücretİş K. m.57
Değerin belirlenmesiEmsal kira bedeli; kesinti varsa düşülürBilirkişi incelemesi
Zamanaşımı5 yılİş K. m.32, 7036 s.K. m.15
İspatTahsis belgesi, bordro, gider ödemeleriHMK m.190

İşverenin Tahliye Yolları ve Hukuka Uygunluk Sınırları

İş sözleşmesinin sona ermesiyle konutu kullanma hakkının dayanağı ortadan kalksa bile, işveren konutu kendi eliyle boşaltamaz. Konutta oturan işçi ve ailesi konutun zilyedidir; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defetme hakkına sahiptir ve zilyetliği gasbedilen veya saldırıya uğrayan kişi iade ile saldırının önlenmesini dava edebilir (TMK m.981-983). İşverenin kilidi değiştirmesi, eşyaları dışarı çıkarması veya işçinin konuta girmesini engellemesi konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m.116), elektrik ve suyun kesilmesi ise ayrıca tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu nedenle işverenin yolu, işçiye yazılı olarak makul bir boşaltma süresi vermek, süre sonunda boşaltılmazsa görevli mahkemede tahliye davası açmaktır.

Tahliye kararı verildikten sonra karar icra dairesine verilerek konutun boşaltılması sağlanır ve konutta bulunan eşya tutanakla muhafaza altına alınır (İİK m.26). İşveren ayrıca, boşaltma yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren konutun kullanılmasına devam edilen dönem için kullanım bedeli veya ecrimisil isteyebilir; kötüniyetli zilyet, haksız zilyetliği süresince hak sahibinin uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TMK m.995). İşe iade davası açılmış ve işçinin işe iadesine karar verilmişse, iş sözleşmesinin devam ettiği kabul edildiğinden konutun boşaltılması talebi de bu sonuç gözetilerek değerlendirilir (İş K. m.21). Kamu konutlarında ise boşaltmayan kişiler hakkında idari tahliye yolu ve Kamu Konutları Yönetmeliği’nde öngörülen yaptırımlar uygulanır.

İşverenin tahliye yolu

AşamaKuralDayanak
Kendiliğinden tahliyeYasak; zilyetlik koruması ve ceza sorumluluğuTMK m.981-983, TCK m.116
Yazılı ihtarMakul boşaltma süresiTMK m.2
Tahliye davasıGörevli mahkemede7036 s.K. m.5, HMK m.4
İnfazİcra dairesi eliyle; eşyanın muhafazasıİİK m.26
Kullanım bedeliBoşaltma yükümlülüğünden sonrası içinTMK m.995
İşe iade kararıİş sözleşmesi devam eder; tahliye talebi etkilenirİş K. m.21

İşçinin Ölümü, Emeklilik ve Aile Bireylerinin Durumu

Hizmet sözleşmesi işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer (TBK m.440). İşçinin ölümüyle konutu kullanma hakkının dayanağı da ortadan kalkar; ancak konutta işçiyle birlikte oturan eş ve çocuklar konutun fiilî zilyedi olduğundan, işveren onları da kendi eliyle çıkaramaz ve boşaltma için makul bir süre tanımalıdır. Kanun, işçinin ölümü hâlinde işverene ayrıca bir ödeme yükümlülüğü de getirmiştir: işveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık, hizmet ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür (TBK m.440). Bu ödeme ile lojmanın boşaltılması için tanınacak süre birlikte değerlendirildiğinde, ailenin taşınma planını yapabileceği bir süre öngörülmesi dürüstlük kuralının gereğidir.

İşçinin emekliliğe hak kazanarak işten ayrılması da iş sözleşmesini sona erdirdiğinden konutun boşaltılması yükümlülüğünü doğurur; ancak emeklilik nedeniyle ayrılan işçinin kıdem tazminatı hesabında, sürekli sağlanan konutun değeri giydirilmiş ücrete eklenir. Kamu konutlarında emeklilik, ölüm, nakil ve görevden ayrılma hâlleri için boşaltma süreleri Kamu Konutları Yönetmeliği’nde tahsis türüne göre ayrıca belirlenmiştir ve bu süreler içinde konut boşaltılmazsa yönetmelikte öngörülen yaptırımlar uygulanır. Her iki durumda da konutun teslimi sırasında demirbaş listesine göre tutanak düzenlenmesi, olağan kullanımdan doğan eskimenin işçiden istenemeyeceği ilkesi bakımından da önem taşır.

Ölüm ve emeklilikte lojman

DurumKuralDayanak
İşçinin ölümüHizmet sözleşmesi kendiliğinden sona ererTBK m.440
Sağ kalan eş ve çocuklar1 aylık, 5 yıldan uzun hizmette 2 aylık ücret tutarında ödemeTBK m.440
Aile bireylerinin tahliyesiKendiliğinden tahliye yasak; makul süreTMK m.2, m.981-983
EmeklilikSözleşme sona erer; konut değeri kıdem hesabına1475 s.K. m.14
Kamu konutuTahsis türüne göre yönetmelikteki boşaltma süreleriKamu Konutları Yönetmeliği

Kamu Konutlarında Tahsis Türleri ve Boşaltma

Kamu konutlarının tahsisi, işgal süreleri, kira bedelleri ve boşaltma usulü 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliği ile düzenlenir. Özel tahsisli konutlar belirli üst düzey görevlere, görev tahsisli konutlar görevin gereği olarak sürekli konutta bulunması gereken görevlilere, hizmet tahsisli konutlar kurumun hizmet binası içinde veya yakınında bulunan ve belirli hizmetleri yürüten personele, sıra tahsisli konutlar ise diğer personele puan sırasına göre tahsis edilir. Tahsisin türü, konutun hangi hâllerde ve hangi süre içinde boşaltılacağını belirler; görev değişikliği, nakil, emeklilik ve memuriyetten ayrılma gibi hâllerde yönetmelikte öngörülen süre içinde konut boşaltılmalıdır.

Kamu konutu tahsisinin iptali veya boşaltma talebi idari işlem niteliğinde olduğundan, bu işlemlere karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir ve telafisi güç zarar ile açık hukuka aykırılık varsa yürütmenin durdurulması istenebilir (İYUK m.7, m.27). Süresi içinde boşaltılmayan kamu konutları bakımından ise Devlet mallarının işgaline ilişkin idari tahliye yolu işletilebilir; Hazineye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların işgali hâlinde, işgalin mülki amirce idari yoldan sona erdirilmesi ve işgal süresi için ecrimisil alınması öngörülmüştür (2886 s.K. m.75). Kamu görevlisinin konutu boşaltmaması, yönetmelikte öngörülen disiplin ve mali yaptırımları da beraberinde getirebilir.

Lojmanda ilk soru hep aynıdır: konut kiralanmış mı, yoksa iş ilişkisinin bir parçası olarak mı verilmiş?

Bedel ve göreve bağlılık bu soruyu cevaplar; kira ise sulh hukuk ve kira koruması, iş sözleşmesine bağlı tahsis ise iş mahkemesi ve iş hukuku kuralları, kamu konutu ise 2946 sayılı Kanun ve idari yargı gündeme gelir. İşveren konutu kendi eliyle boşaltamaz, işçi ise sürekli sağlanan konutun değerini kıdem ve ihbar tazminatına ekletme hakkına sahiptir; alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir. Lojman, görev konutu veya kamu konutu uyuşmazlığınız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: kira korumasının kapsamı · kendiliğinden tahliye yasağı · zilyetlik davası ve TCK m.116 · tahliyede eşyanın muhafazası · haksız işgal ve tazminat · devletin sorumluluğu

Sıkça Sorulan Sorular

Lojmanın hukuki durumu nedir?

İşle bağlantılı olarak tahsis edilen konutlar (lojman), genellikle iş ilişkisine bağlıdır. İş sona erince konutun boşaltılması istenebilir; özel koruma rejimi sınırlı uygulanır.

İş bitince lojman boşaltılır mı?

Konut, hizmet ilişkisine bağlı olarak verilmişse, iş ilişkisinin sona ermesiyle konutun tahliyesi gündeme gelir.

Lojmanda kira hükümleri uygulanır mı?

Hizmete bağlı konutlarda, konut kiralarına ilişkin koruyucu hükümler kural olarak aynı kapsamda uygulanmaz; ilişki büyük ölçüde iş sözleşmesine bağlıdır.

📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Kira mı, İş Sözleşmesinin Eki mi?

Belirleyici soru şudur: konut, iş ilişkisinin bir parçası olarak mı tahsis edilmiştir, yoksa ayrı bir kira ilişkisi mi kurulmuştur?

Karşılaştırma

DurumNitelikSona erme
Konut, görevin ifası için zorunlu ve karşılıksız tahsisİş sözleşmesinin ekiİş ilişkisiyle birlikte
Ayrı bedel ödenen, görevden bağımsız kullanımKira ilişkisiKira hükümlerine göre

İlk hâlde iş sözleşmesi sona erdiğinde konutu kullanma hakkı da sona erer ve kiracıyı koruyan tahliye hükümleri uygulanmaz. İkinci hâlde ise konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin koruyucu hükümler devreye girer.

Ücretin Bir Parçası Olarak Konut

Konut tahsisi, ücretin ayni (parayla ölçülebilen) bir unsuru olarak değerlendirilebilir. Bu hâlde giydirilmiş ücrete dahil edilir ve kıdem tazminatı hesabını etkiler. Bu, işçi bakımından önemli bir kalemdir ve sıkça atlanır.

Aynı mantık yakıt, elektrik ve su giderlerinin işveren tarafından karşılanması hâlinde de geçerlidir; süreklilik arz eden bu menfaatler ücret hesabına girer.

İş İlişkisi Sona Erdiğinde

İş sözleşmesi sona erdiğinde konutun boşaltılması gerekir. Ancak boşaltma fiili güç kullanılarak sağlanamaz; işverenin kilit değiştirmesi, eşya çıkarması veya elektriği kestirmesi hukuka aykırıdır ve suç oluşturabilir.

Boşaltılmaması hâlinde işverenin yolu: yazılı ihtar, ardından mahkemeye başvurarak tahliye talebi ve icra yoluyla infaz. Ayrıca kullanım süresi için ecrimisil talep edilebilir.

Kamu Lojmanları

Kamu kurumlarına ait lojmanlar özel mevzuata tabidir: tahsis, süre, kira bedeli ve boşaltma usulü idari düzenlemelerle belirlenir. Görevden ayrılma, nakil veya süre bitiminde boşaltma yükümlülüğü doğar ve boşaltmama hâlinde idari yollar ve ecrimisil gündeme gelir.

Lojman tahsis ve iptal işlemlerine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.

İşçi Bakımından Kontrol Listesi

  1. Konut tahsisinin sözleşmede nasıl düzenlendiğini tespit edin
  2. Ayrı bedel ödeniyor mu, ödeniyorsa bordroda nasıl görünüyor?
  3. Giderleri kim karşılıyor?
  4. Kıdem hesabında bu menfaatin dikkate alındığını kontrol edin
  5. İş ilişkisi sona ererken boşaltma için makul süre talep edin
  6. Fiili tahliye girişimi olursa kolluğa bildirin ve tutanak düzenletin

Ecrimisil Talebi

Konutu boşaltma yükümlülüğü doğduktan sonra kullanmaya devam eden kişiden ecrimisil (haksız işgal tazminatı) istenebilir. Tutar, emsal kira bedeli üzerinden hesaplanır; yargı uygulamasında ecrimisil talebi dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemle sınırlandırılmaktadır.

İşçi bakımından savunma noktası: boşaltma için makul süre verilmemişse veya işveren fiilen engellemişse ecrimisil talebi tartışmalı hâle gelir.

Konutun Durumu ve Hasar

Tahsis ve boşaltma sırasında konutun durumunun tutanakla tespit edilmesi her iki taraf için koruma sağlar. Tutanak yoksa hasarın kimin döneminde oluştuğunun ispatı güçleşir. Olağan kullanımdan doğan eskime işçiden istenemez.

Sözleşmede Ne Yazılmalı?

  1. Konutun görevle bağlantılı olarak tahsis edildiği
  2. Bedel alınıp alınmayacağı ve bordroda nasıl gösterileceği
  3. Giderlerin kime ait olduğu
  4. İş ilişkisi sona erdiğinde boşaltma süresi
  5. Demirbaş listesi ve konut durumu tutanağı

Konutun Vergisel Boyutu

İşveren tarafından sağlanan konut, ücretin ayni unsuru sayıldığı hâllerde vergilendirme bakımından da değerlendirilir. Bordroda bu menfaatin gösterilip gösterilmediği, hem vergi hem kıdem tazminatı hesabı bakımından önem taşır.

İşçi bakımından pratik sonuç: bordroda görünmeyen ayni menfaatin varlığı sonradan ispatlanabilirse kıdem hesabı yeniden yapılır.

Aile Bireylerinin Durumu

Lojmanda işçiyle birlikte oturan aile bireyleri bakımından ayrı bir kullanım hakkı doğmaz; hak işçiye bağlıdır. İş ilişkisi sona erdiğinde tüm kullanıcıların boşaltma yükümlülüğü doğar. İşçinin ölümü hâlinde ise aile bireylerine makul bir boşaltma süresi tanınması beklenir.

Post by Av. Fatma Öztürk