Karşılıklı borç doğuran bir sözleşmede taraflardan biri edimini yerine getirmezse, diğer tarafın elinde birden çok seçenek bulunur. Bu seçeneklerden “dönme”, sözleşmeyi geçmişe etkili biçimde sona erdirip verilenlerin iadesini sağlar.
Kanun ne diyor?
Türk Borçlar Kanunu m. 125, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt hâlinde alacaklıya seçimlik haklar tanır. Alacaklı, borçluya uygun bir süre verir (ya da süre verilmesi gereksiz hâllerde doğrudan); süre sonunda ifa gerçekleşmezse alacaklı, ya aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı isteyebilir, ya ifadan vazgeçip ifa yerine tazminat (olumlu/müspet zarar) talep edebilir, ya da sözleşmeden dönebilir.
Uygulamada durum
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, birbirlerine vermiş oldukları edimleri geri verir (karşılıklı iade); ayrıca dönen taraf, dönme yüzünden uğradığı zararın (olumsuz/menfi zarar) giderilmesini isteyebilir. Buna karşılık “ifa yerine tazminat” seçeneğinde sözleşme ayakta kalır ve alacaklı, sözleşme hiç ihlal edilmeseydi içinde bulunacağı duruma (olumlu zarar) göre tazminat ister. Bu nedenle hangi seçeneğin seçildiği, talep edilebilecek zarar kalemlerini değiştirir.
Seçimlik hakların kullanımı, kural olarak karşı tarafa yöneltilen bir irade beyanıyla gerçekleşir. Verilen süre ve temerrüdün koşulları, sonradan ispat açısından önem taşıdığından yazılı biçimde belgelenmelidir.
Seçimlik haklardan biri kullanıldıktan sonra ondan dönülmesi sınırlıdır; örneğin dönme tercih edilmişse kural olarak artık aynen ifa istenemez. Bu nedenle hangi seçeneğin kullanılacağına baştan ve dikkatle karar verilmelidir.
Pratik sonuç
Karşı tarafın temerrüdünü ve verdiğiniz süreyi belgeleyin; dönme iradenizi yazılı olarak bildirin. İade ve zarar taleplerinizi doğru kurmak için, hangi seçimlik hakkın lehinize olduğunu bir avukatla değerlendirmeniz önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Karşı taraf sözleşmeyi ifa etmiyor mu?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppTemerrüt Hâlinde Alacaklının Üç Seçimlik Hakkı
Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede borçlu temerrüde düştüğünde, alacaklının önünde tek bir yol yoktur. TBK m.125 alacaklıya birbirinden farklı sonuçlar doğuran üç seçenek sunar. Hangisinin seçildiği, talep edilebilecek zararın kapsamını tamamen değiştirir.
| Seçenek | Ne yapılır | İstenebilecek zarar | Sözleşme |
|---|---|---|---|
| 1. Aynen ifa | İfa talep edilir | Gecikme tazminatı | Ayakta kalır |
| 2. İfadan vazgeçme | Derhâl bildirimle ifadan vazgeçilir | Müspet (olumlu) zarar | Ayakta kalır |
| 3. Sözleşmeden dönme | Dönme beyanı yapılır | Menfi (olumsuz) zarar | Geçmişe etkili sona erer |
İkinci ve üçüncü satır arasındaki fark uygulamada sıklıkla karıştırılır ve ciddi hak kaybına yol açar. İfadan vazgeçme sözleşmeyi ortadan kaldırmaz; alacaklı edimi istemekten vazgeçer ama sözleşmenin ifa edilmiş olsaydı elde edeceği kazancı (müspet zarar) talep eder. Dönme ise sözleşmeyi geçmişe etkili olarak tasfiye eder; artık kazanç değil, sözleşmeye güvenerek yapılan masraflar (menfi zarar) istenir.
Kanunun aradığı önemli bir usul şartı ikinci seçenekte gizlidir: ifadan vazgeçme “hemen bildirilmelidir”. Alacaklı, süre bittikten sonra makul olmayan bir gecikmeyle bu beyanda bulunursa, aynen ifayı seçmiş sayılabilir.
Dönmenin Ön Şartı: Süre Verme ve Süre Verilmesi Gerekmeyen Hâller
Alacaklı doğrudan dönme hakkını kullanamaz. Kural olarak önce TBK m.123 uyarınca borçluya ifa için uygun bir süre verilmelidir. Ancak kanun, süre vermenin anlamsız olduğu üç hâli ayrıca düzenlemiştir.
| Durum | Süre verilmeli mi | Dayanak |
|---|---|---|
| Olağan temerrüt | Evet — uygun süre verilir | TBK m.123 |
| Borçlunun durumundan sürenin etkisiz kalacağı anlaşılıyorsa | Hayır | TBK m.124/1 |
| Borçlu ifa etmeyeceğini bildirmişse | Hayır | TBK m.124/2 |
| Kesin vadeli işlem (vade geçince ifa kabul edilmeyecekse) | Hayır | TBK m.124/3 |
| Süre hâkimden istenmişse | Hâkim belirler | TBK m.123 |
Dördüncü satır ticari hayatta en sık karşılaşılan istisnadır: kesin vadeli işlemlerde — düğün için belirli güne teslim edilecek mal, fuar tarihine yetiştirilecek üretim gibi — vade geçtiği anda ifa alacaklı için değerini yitirir ve ayrıca süre verilmesi gerekmez. Ancak kesin vadenin sözleşmeden açıkça anlaşılması gerekir; sadece bir tarih yazılmış olması tek başına yeterli değildir.
Süre verilmeden kullanılan dönme beyanı geçersizdir ve alacaklı bu kez kendisi temerrüde düşme riskiyle karşılaşır. Bu nedenle ihtarname çekilirken hem uygun süre tanınmalı hem de sürenin sonunda hangi hakkın kullanılacağı açıkça bildirilmelidir.
Karşılıklı İade: Ne Geri Verilir, Nasıl İstenir?
Dönme gerçekleştiğinde taraflar ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce verdiklerini geri isteyebilir. İade borcu karşılıklıdır; her iki taraf da aldığını iade eder.
| İade konusu | Kural | Pratik not |
|---|---|---|
| Ödenen bedel | Aynen iade edilir | Faiziyle birlikte istenebilir |
| Teslim alınan mal | Aynen iade edilir | Mevcutsa mal olarak |
| Mal telef olmuş/tükenmişse | Değeri iade edilir | Değerleme tartışması doğar |
| Maldan elde edilen semere | İade kapsamına girer | Kira, ürün, gelir |
| Yapılan zorunlu masraf | Talep edilebilir | Belgelendirilmeli |
| Kullanım karşılığı | Karşı taraf isteyebilir | Mahsup yoluyla |
| Menfi zarar | Kusur şartına bağlı | TBK m.125/3 |
Son satır bir şart içerir: menfi zarar talebi, borçlunun temerrütte kusursuz olduğunu ispat edememesine bağlıdır. Yani kusur karinesi borçlu aleyhinedir; borçlu kusursuzluğunu ispatlarsa iade borcu doğar ama tazminat doğmaz.
Menfi ve Müspet Zarar: Sayısal Karşılaştırma
İki zarar türü arasındaki fark, çoğu dosyada talep edilecek tutarı kat kat değiştirir. Aşağıdaki örnek bu farkı somutlaştırmaktadır: alıcı, 1.000.000 TL bedelle makine satın almış, 200.000 TL kaparo ödemiş, nakliye ve montaj hazırlığı için 50.000 TL harcamış; makineyi 1.300.000 TL’ye satacağı bir müşterisi varmış. Satıcı teslim etmemiştir.
| Kalem | Menfi zarar (dönme) | Müspet zarar (ifadan vazgeçme) |
|---|---|---|
| Ödenen kaparo | 200.000 TL iade | 200.000 TL iade |
| Hazırlık masrafı | 50.000 TL | 50.000 TL |
| Kaçırılan kâr | İstenemez | 300.000 TL |
| Sözleşme yapılmasaydı elde edilecek durum | Esas alınır | — |
| Sözleşme ifa edilseydi elde edilecek durum | — | Esas alınır |
| Toplam talep | 250.000 TL | 550.000 TL |
Tablonun gösterdiği sonuç açıktır: kaçırılan kazancın büyük olduğu dosyalarda dönme değil, ifadan vazgeçme daha lehe sonuç verir. Buna karşılık karşı tarafın ödeme gücü şüpheliyse veya verilen bedelin bir an önce geri alınması önemliyse dönme tercih edilir. Seçim, ihtarname yazılmadan önce yapılmalıdır; çünkü beyan kural olarak geri alınamaz.
Sürekli Edimli Sözleşmelerde Dönme Değil Fesih
TBK m.126, önemli bir sınır çizer: sürekli edimli sözleşmelerde dönme değil fesih uygulanır. Fesih geçmişe değil ileriye etkilidir; yani o güne kadar yapılan ifalar geri istenmez.
| Sözleşme türü | Uygulanan | Etki |
|---|---|---|
| Satım, eser, taşıma | Dönme (TBK m.125) | Geçmişe etkili — karşılıklı iade |
| Kira, hizmet, ortaklık | Fesih (TBK m.126) | İleriye etkili — geçmiş ifalar kalır |
| Kısmen ifa edilmiş satım | Kısmi dönme mümkün | Somut olaya göre |
| Abonelik ilişkileri | Fesih | İleriye etkili |
Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: kira ilişkisinde kiracı temerrüde düşse dahi kiraya veren, geçmişte kullanılan aylar için ödediklerini geri veremez; sözleşme yalnızca ileriye yönelik sona erer. Kira ilişkisinde temerrüt ve tahliye yolu için kira alacağı ile tahliye ve ödeme emrine itiraz rehberimize bakabilirsiniz.
İade Alacağının Tahsili: İcra Boyutu
Dönme beyanı tek başına parayı geri getirmez. Karşı taraf iade etmezse alacak, icra takibi veya dava yoluyla tahsil edilir.
| Adım | Yapılacak iş | Not |
|---|---|---|
| 1. Dönme beyanı | Noter ihtarnamesi ile bildirim | Tarih ve tebliğ ispatı için |
| 2. İade talebi | İade edilecek kalemler tek tek gösterilir | Belgelenmeli |
| 3. İlamsız takip | İcra dairesinde takip başlatılır | Alacak likit ise hızlı yol |
| 4. İtiraz gelirse | Takip durur | İtirazın iptali/kaldırılması gerekir |
| 5. Dava yolu | Alacak davası veya itirazın iptali | Tazminat da birlikte istenir |
| 6. Faiz | Temerrüt tarihinden itibaren | Talep edilmezse hükmedilmez |
| 7. Zamanaşımı | Kural olarak 10 yıl | TBK m.146 |
Üçüncü ve dördüncü satır birlikte değerlendirilmelidir: karşı taraf itiraz ederse takip durur ve süreç davaya döner. Bu nedenle dönme beyanının ve iade talebinin yazılı, tarihli ve tebliğ edilebilir biçimde yapılması daha sonraki davanın en güçlü delilidir. İtiraz üzerine izlenecek yollar için menfi tespit ve istirdat davası, temerrüt faizini aşan zarar için munzam (aşkın) zarar yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Dönme Beyanı Nasıl Yapılır?
Dönme, mahkeme kararına gerek olmayan tek taraflı ve varması gerekli bir irade beyanıdır. Karşı tarafa ulaştığı anda hüküm doğurur; ancak ispat sorunları yaşanmaması için usulüne uygun yapılmalıdır.
| Unsur | Ne yazılmalı | Neden |
|---|---|---|
| Sözleşmenin belirtilmesi | Tarih, taraflar, konu | Hangi ilişkiye dair olduğu netleşir |
| Temerrüdün ortaya konması | Vade, ifa edilmeyen edim | Şartın gerçekleştiği gösterilir |
| Verilen süre | Önceki ihtar ve süresi | TBK m.123 şartı |
| Seçilen hak | “Sözleşmeden dönüyorum” ifadesi açıkça | Belirsizlik hak kaybı doğurur |
| İade talebi | Geri istenen kalemler tek tek | Takibin dayanağı |
| Tazminat ihtarı | Menfi zarar saklı tutulur | Sonradan talep imkânı |
| Gönderim şekli | Noter ihtarnamesi | Tebliğ ve tarih ispatı |
Dördüncü satır en kritik olanıdır: “sözleşmeyi iptal ediyorum”, “feshediyorum” gibi ifadeler hukuken farklı sonuçlar doğurur. İptal ve fesih ayrı kurumlardır; beyanın hangi hakkın kullanıldığını tereddütsüz göstermesi gerekir. Beyan kural olarak geri alınamayacağından, gönderilmeden önce menfi ve müspet zarar hesabı yapılmalıdır.
Uygulamada Dosyayı Kaybettiren Hatalar
Bu davalarda kaybedilen hakların çoğu maddi hukuktan değil, sürecin yanlış kurulmasından doğar.
| Hata | Sonucu | Önlemi |
|---|---|---|
| Süre vermeden dönme | Beyan geçersiz; alacaklı temerrüde düşebilir | Önce TBK m.123 ihtarı |
| Çok kısa süre tanıma | Süre “uygun” sayılmaz | Edimin niteliğine göre süre |
| Beyanın belirsiz olması | Hangi hak kullanıldığı anlaşılmaz | Açık ifade kullanılmalı |
| İfadan vazgeçmeyi geç bildirme | Aynen ifa seçilmiş sayılabilir | Derhâl bildirim |
| İade kalemlerinin sayılmaması | Takip likit olmaz | Kalem kalem gösterim |
| Faiz talep edilmemesi | Faize hükmedilmez | Dilekçede açık talep |
| Sürekli edimde dönme denmesi | Fesih uygulanır | TBK m.126 ayrımı |
| Kaparonun niteliğinin karıştırılması | Cayma parası mı, kaparo mu belirsizlik | Sözleşmede tanımlanmalı |
Son satır ayrı bir tartışma alanıdır: sözleşmede verilen paranın bağlanma parası (kaparo) mı yoksa cayma parası mı olduğu, dönmenin sonuçlarını doğrudan etkiler. Cayma parası kararlaştırılmışsa taraflar bedelini ödeyerek sözleşmeden dönebilir ve ayrıca tazminat gündeme gelmez. Bu nedenle sözleşme metnindeki nitelendirme, uyuşmazlık çıkmadan netleştirilmelidir.
Özetle: Önce Seçim, Sonra Beyan
Sözleşmeden dönme, temerrüde düşen borçluya karşı alacaklının elindeki üç seçenekten yalnızca biridir ve en dar tazminat imkânını sunanıdır. Dönme sözleşmeyi geçmişe etkili olarak tasfiye eder, taraflar aldıklarını karşılıklı iade eder ve alacaklı yalnızca menfi zararını isteyebilir; kaçırılan kazanç bu yolla talep edilemez. Kaçırılan kazancın büyük olduğu dosyalarda doğru tercih, ifadan vazgeçip müspet zarar istemektir.
Hangi yol seçilirse seçilsin, sürecin kurulumu sonucu belirler: kural olarak önce TBK m.123 uyarınca uygun süre verilmeli, süre verilmesini gerektirmeyen bir hâl varsa bu husus beyanda açıkça ortaya konmalı ve kullanılan hak tereddüde yer bırakmayacak biçimde ifade edilmelidir. Beyan geri alınamayacağından, ihtarname gönderilmeden önce menfi ve müspet zarar hesabının yapılması gerekir.
İade Alacağının Takibi
Dönme sonrası doğan iade alacağı ödenmediğinde icra yoluna gidilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip talebi | Talebin kanunda öngörülen unsurları içermesi | İİK m.58 |
| Masraf | Giderlerin peşin karşılanması | İİK m.59 |
| Ödeme emri | Borçluya ödeme emri gönderilmesi | İİK m.60 |
| İtiraz | Tebliğden itibaren yedi gün | İİK m.62 |
| Etki | Süresinde yapılan itirazın takibi durdurması | İİK m.66 |
| İptal | Genel mahkemede dava, bir yıl | İİK m.67 |
| Kaldırma | İcra mahkemesinde belgeye dayalı başvuru, altı ay | İİK m.68 |
| Menfi tespit | Borcun bulunmadığı iddiası | İİK m.72 |
Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: iade alacağı kanunda sayılan belgelerden birine dayanıyorsa itirazın kaldırılması icra mahkemesinde ve dar inceleme ile istenebilir; aksi hâlde itirazın iptali davası açılması gerekir.
Belge yolu kısaltır. Sözleşme, ödeme dekontu ve yazışmalar, itirazın kaldırılması yoluna gidilebilmesi bakımından belirleyicidir (İİK m.68). Bu belgeler bulunmadığında süreç genel mahkemede yürür ve uzar; bu nedenle dönme beyanı ve ödemelere ilişkin evrak düzeni özenle korunmalıdır.
Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme
Takip kesinleştiğinde haciz ve satış zinciri işler.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Satış isteme | Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir | İİK m.106 |
| Haczin düşmesi | Süresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkar | İİK m.110 |
| Kıymet takdiri | Rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilir | İİK m.128 |
| Şikâyet | Tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin ret | İİK m.128/a |
| Rızaen satış | Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilir | İİK m.111/a |
| Elektronik artırma | Açık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürer | İİK m.111/b |
| İlan | Artırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilir | İİK m.114 |
| İhale bedeli | Bedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenir | İİK m.118 |
Beşinci satır, borçlu bakımından değerli bir imkândır: kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde rızaen satış yetkisi istenebilir ve bu yol daha yüksek bedelle satış sağlayabilir.
İtiraz için icra takibine itiraz dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.
Üçüncü Kişideki Alacakların Haczi
İade alacağı için başlatılan takipte banka hesapları haciz konusu olur.
| Aşama | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci ihbarname | Üçüncü kişiye borcunu icra dairesine ödemesi bildirilir | İİK m.89/1 |
| İtiraz süresi | Tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz | İİK m.89/1 |
| İtiraz edilmezse | Borcun zimmette sayılması | İİK m.89/2 |
| İkinci ihbarname | Yeniden yedi günlük süre tanınması | İİK m.89/2 |
| Üçüncü ihbarname | Ödeme için son bildirim | İİK m.89/3 |
| Menfi tespit | Üçüncü kişinin borçlu olmadığının tespiti davası | İİK m.89/3 |
| Haksız itiraz | Gerçeğe aykırı beyanın tazminat sonucu | İİK m.89/4 |
| Şikâyet | Usule aykırı işlemlere karşı başvuru | İİK m.16 |
Üçüncü satır, muhatap bakımından en ağır sonucu doğurur: süresinde itiraz edilmemesi hâlinde borç zimmette sayılır ve süreç muhatabın kendi malvarlığına yönelmeye başlar.
Cevap vermemek tercih değildir. İhbarnameye hiç cevap verilmemesi, itiraz edilmemiş sayılması sonucunu doğurur. Borçluya ait alacak bulunmayan muhatabın dahi süresinde yazılı cevap vermesi ve havale kaydını saklaması gerekir.
Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler
Takip kesinleştiğinde borçlu bakımından yeni yükümlülükler doğar.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Mal beyanı | Kesinleşme sonrası beyan | İİK m.74 |
| Yenileme | Yeni mal edinilince | İİK m.75 |
| Yaptırım | Beyanda bulunmama | İİK m.76 |
| Gerçeğe aykırılık | Aykırı beyan | İİK m.338 |
| Haciz | Malvarlığına haciz | İİK m.78 |
| Ölçü | Alacak ve ferileriyle sınırlı olması | İİK m.85 |
| Haczedilmezlik | Kanunda sayılan mal ve haklar | İİK m.82 |
| Taksit | Haciz sonrası taahhüt | İİK m.111 |
Birinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mal beyanı yükümlülüğü kesinleşmeyle doğar ve yerine getirilmemesi tazyik hapsi talebine konu olur.
Karşılıklı iade takipte de gözetilir. Dönme hâlinde her iki taraf birbirine iade borcu altına girebilir. Takip başlatılırken kendi iade borcunun da bulunduğu hâllerde bu husus dilekçede gösterilmeli; aksi hâlde borçlunun takas veya mahsup iddiası gündeme gelir.
Haczedilmezlik Kapsamı
Takip kesinleştiğinde borçluyu koruyan hükümler devreye girer.
| Konu | Dayanak |
|---|---|
| Konut | Haline münasip ev (İİK m.82) |
| Meslek aracı | Mesleğin sürdürülmesi için zorunlu araçlar |
| Ev eşyası | Temel ihtiyaç eşyaları |
| Maaş | Kanuni kesinti sınırı (İİK m.83) |
| Nafaka | Sınırın uygulanmaması (İİK m.83) |
| Tefrik | Değeri fazla malda satılıp bedelinden karşılama (İİK m.82) |
| Feragat | Takipten önceki beyanın geçersizliği (İİK m.83/a) |
| Şikâyet | Yedi gün içinde başvuru (İİK m.16) |
Yedinci satır, sözleşmelerdeki matbu kayıtlara karşı en güçlü savunmadır: takip başlamadan önce verilen haczedilmezlikten feragat beyanları kanunen geçersizdir.
Banka blokesinde kaynak gösterilmelidir. Haczedilmezlik koruması paranın kaynağından doğar; hesabın kendisi kural olarak korunmaz. Maaş veya emekli aylığının yattığı hesaba bloke konulması hâlinde paranın kaynağı banka dökümüyle ortaya konmalıdır.
İtirazın Aşılması ve Tazminat
Borçlu itiraz ettiğinde alacaklının izleyeceği yollar süreye tabidir.
| Ölçüt | İptal davası (m.67) | Kaldırma (m.68) |
|---|---|---|
| Merci | Genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | Bir yıl | Altı ay |
| Belge | Her türlü delil | Kanunda sayılan belgeler |
| İnceleme | Tam yargılama | Dar inceleme |
| Tanık | Dinlenebilmesi | Dinlenmemesi |
| Kesin hüküm | Oluşturması | Oluşturmaması |
| Tazminat | İcra inkâr tazminatı | Şartları varsa tazminat |
| Başlangıç | İtirazın alacaklıya tebliği | Aynı tarih |
Yedinci satır, borçlu bakımından risktir: itirazın haksız çıkması hâlinde tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle itiraz, alacağın gerçekten tartışmalı olduğu hâllerde ve belgeye dayanılarak yapılmalıdır.
Kötü niyet tazminatı iki yönlü işler. Davanın reddi hâlinde, şartları varsa alacaklı aleyhine de tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle takip başlatılmadan önce alacağın dayanağı ve tutarı denetlenmelidir.
Süreç Yönetimi
Dönme beyanından tahsile kadar izlenecek adımlar sıralıdır.
| Adım | İçerik |
|---|---|
| Beyan | Dönme beyanının belgelenmesi |
| Hesap | İade edilecek tutarın belirlenmesi |
| Talep | Karşı taraftan istenmesi |
| Takip | İlamsız takip talebi (İİK m.58) |
| Ödeme emri | Borçluya tebliği (İİK m.60) |
| İtiraz | Gelmesi hâlinde izlenecek yol |
| Aşma | İptal veya kaldırma (İİK m.67, m.68) |
| Haciz | Kesinleşme sonrası (İİK m.78) |
Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: itiraz üzerine takip durduğunda alacaklı, belgesi varsa itirazın kaldırılmasını, yoksa itirazın iptalini istemek zorundadır.
Takas iddiası gündeme gelebilir. Karşılıklı iade borcu bulunan hâllerde borçlu, kendi alacağını ileri sürerek takas iddiasında bulunabilir. Bu iddia ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülür ve takibin durmasına yol açar (İİK m.62, m.66).
İtirazın kaldırılması için icra takibine itiraz dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
İade alacağının takibinde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Belge | Dönme beyanının belgelenmemesi |
| Yol | Yanlış takip yolunun seçilmesi |
| Kalemler | Toplu tutar gösterilmesi |
| Faiz | Talebin açıkça yazılmaması |
| Süre | İptal veya kaldırma süresinin kaçırılması (İİK m.67, m.68) |
| Takas | Karşı iade borcunun gösterilmemesi |
| Masraf | Giderlerin yatırılmaması (İİK m.59) |
| İzleme | Dosya sürelerinin takip edilmemesi |
Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: asıl alacak, faiz ve diğer kalemlerin takip talebinde ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; talep edilmeyen faize hükmedilmez.
Dönme beyanı yazılı olmalıdır. Sözleşmeden dönüldüğünün ve iade talebinin karşı tarafa ulaştığının belgelenmesi, hem takip talebinin hem itirazın kaldırılması yolunun dayanağını oluşturur (İİK m.68).
Uygulamada Sık Sorulanlar
İade alacağının takibi konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Yol | İlamsız takip (İİK m.58) |
| Belge | Belge şartı aranmaması |
| Ödeme emri | Borçluya tebliği (İİK m.60) |
| İtiraz | Yedi gün (İİK m.62) |
| Etki | Takibin durması (İİK m.66) |
| Aşma | İptal veya kaldırma (İİK m.67, m.68) |
| Takas | İtiraz aşamasında ileri sürülmesi |
| Haciz | Kesinleşme sonrası (İİK m.78) |
İkinci satır, en çok merak edilen husustur: ilamsız takipte alacağın belgeye dayanması şart değildir; ancak borçlu itiraz ederse alacaklı ispat yükümlülüğüyle karşılaşır.
Belgesiz takip risk taşır. İlamsız takipte belge aranmasa da borçlunun itirazı hâlinde takip durur ve alacaklı dava açmak zorunda kalır. Elde belge bulunması, itirazın kaldırılması yolunu açtığından süreci kısaltır (İİK m.68).
Borçlunun Aczi ve Sonrası
İade alacağı tahsil edilemediğinde kanunda öngörülen belge düzenlenir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Geçici aciz | Haciz sırasında yeterli mal bulunamaması | İİK m.105 |
| Kesin aciz | Haczedilen malın alacağı karşılamaması | İİK m.143 |
| Borç ikrarı | Belgenin borç ikrarı niteliği | İİK m.143 |
| Zamanaşımı | Yirmi yıllık özel süre | İİK m.143 |
| Faiz | Faiz istenememesi | İİK m.143 |
| Yeni takip | Borçlunun mal edinmesi hâlinde | |
| İptal davası | Belgeye dayalı dava şartı | İİK m.277 |
| Süre | Beş yıllık hak düşürücü süre | İİK m.284 |
Yedinci ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: aciz vesikası tasarrufun iptali davasının şartını sağlar; ancak tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre gözetilir.
Belge talep üzerine düzenlenir. Aciz vesikası kendiliğinden verilmez; alacaklının icra dosyasından talepte bulunması gerekir. Bu belge hem yeni takip hem tasarrufun iptali davası bakımından dayanak oluşturduğundan gecikmeden alınmalıdır.
Tasarrufun iptali için tasarrufun iptali davası rehberimize bakabilirsiniz.
İhtiyati Haciz ile Güvence
İade alacağı bakımından da güvence yolu değerlendirilebilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şart | Kanunda öngörülen hâllerin bulunması | İİK m.257 |
| Talep | Mahkemeden karar istenmesi | İİK m.258 |
| Teminat | Kararın teminata bağlanması | İİK m.259 |
| Uygulama | Kararın icrası | İİK m.261 |
| Süre | Kararın icrası için öngörülen süre | İİK m.261 |
| Takip | Süresinde takip başlatılması | İİK m.264 |
| İtiraz | Karara karşı başvuru | İİK m.265 |
| Tazminat | Haksız ihtiyati hacizde sorumluluk | İİK m.259 |
Üçüncü ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: karar kural olarak teminat karşılığında verilir ve haksız çıkma hâlinde bu teminattan sorumluluk doğar.
Süre kaçarsa güvence düşer. İhtiyati haciz kararının uygulanması ve ardından süresinde takip başlatılması gerekir (İİK m.261, m.264). Bu süreler kaçırıldığında ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar ve konulan şerhler hükümsüz hâle gelir.
İhtiyati haciz için ihtiyati haciz talebi dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sözleşmeden dönme nedir?
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede, borçlu temerrüde düşerse alacaklı sözleşmeden dönebilir. Dönme ile taraflar aldıklarını karşılıklı iade eder.
Dönmeden sonra ne olur?
Sözleşmeden dönülürse taraflar verdiklerini geri verir (karşılıklı iade). Alacaklı ayrıca dönme nedeniyle uğradığı zararı (menfi zarar) talep edebilir.
Dönme için ek süre şart mı?
Kural olarak alacaklı borçluya uygun bir ek süre vermeli; bu sürede de ifa olmazsa sözleşmeden dönebilir. Bazı hâllerde süre verilmeden de dönülebilir.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır.
İcra ve İflas Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


