Karşı Taraf Sözleşmeyi İfa Etmedi, Sözleşmeden Döndüm – Verdiklerimi Geri Alabilir miyim?
25 Temmuz 2026

Karşı Taraf Sözleşmeyi İfa Etmedi, Sözleşmeden Döndüm – Verdiklerimi Geri Alabilir miyim?

Ne yaşandı?

Karşılıklı borç doğuran bir sözleşmede (örneğin satış) taraflardan biri edimini yerine getirmiyor (temerrüde düşüyor). Diğer taraf, beklediği ifayı alamadığı için sözleşmeden dönmek ve verdiklerini (ödediği parayı, teslim ettiği şeyi) geri almak istiyor.

Sözleşmeden dönmek istiyor ama nasıl yapacağınızı mı bilmiyorsunuz?

Ek süre, seçim bildirimi ve zarar hesabında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Benzer bir durumla mı karşı karşıyasınız? Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirip size özel bir yol haritası çıkarmamız için bizimle iletişime geçin.

Hukuki durum

Türk Borçlar Kanunu m. 125, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt hâlinde alacaklıya seçimlik haklar tanır. Alacaklı, borçluya uygun bir süre verdikten (ya da süre verme gereksiz hâllerde) sonra ifa gelmezse; ya aynen ifa ve gecikme tazminatı isteyebilir, ya ifadan vazgeçip ifa yerine tazminat (müspet/olumlu zarar) talep edebilir, ya da sözleşmeden dönebilir. Dönme hâlinde taraflar birbirlerine verdiklerini geri verir ve dönen taraf, dönme yüzünden uğradığı zararın (menfi/olumsuz zarar) giderilmesini isteyebilir.

Bu seçeneklerin sonuçları farklıdır; özellikle “dönme” ile “ifa yerine tazminat” arasındaki ayrım, talep edilebilecek zarar kalemlerini değiştirir.

Dönme ile fesih birbirinden farklıdır: dönme geçmişe etkilidir ve verilenlerin iadesini gerektirir; fesih ise ileriye etkilidir. Sürekli edimli sözleşmelerde (örneğin kira) çoğu zaman dönme değil, ileriye etkili fesih sonucu doğar.

Ne yapmalısınız?

Karşı tarafın temerrüdünü ve verdiğiniz süreyi belgeleyin; dönme iradenizi yazılı bildirin. İade ve zarar taleplerinizi doğru kurmak için, hangi seçimlik hakkın lehinize olduğunu bir avukatla değerlendirmeniz önemlidir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Üç seçimlik hak ve aralarındaki fark

TBK m.125, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde alacaklıya üç ayrı yol açar. Hangisinin seçildiği, isteyebileceğiniz tazminatın türünü kökten değiştirir.

1. Aynen ifa + gecikme tazminatı. Alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Bu yol için ayrıca süre vermeye gerek yoktur; sözleşme ayakta kalır.

2. İfadan vazgeçip müspet zarar. Alacaklı, borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir. Buradaki zarar müspet (olumlu) zarardır: sözleşme gereği gibi ifa edilseydi bulunacağınız durum ile şimdiki durumunuz arasındaki fark. Kâr kaybı bu kapsamdadır.

3. Sözleşmeden dönme + menfi zarar. TBK m.125/3: “Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.” Buradaki zarar menfi (olumsuz) zarardır: sözleşme hiç yapılmasaydı bulunacağınız durum ile şimdiki durumunuz arasındaki fark.

Ayrımın pratik sonucu: dönerseniz verdiklerinizi geri alırsınız ve sözleşme masraflarınızı (noter, tapu harcı, ekspertiz, kredi tahsis ücreti, kaçırdığınız somut başka fırsat) isteyebilirsiniz — ancak kâr kaybını isteyemezsiniz. Kâr kaybı istiyorsanız dönme değil, ikinci yol seçilmelidir. Bu tercih geri alınamaz nitelikte olduğundan, seçim yapılmadan önce hesap yapılması gerekir.

Süre verme zorunluluğu: atlanırsa haklar kullanılamaz

TBK m.123 uyarınca alacaklı, ikinci ve üçüncü seçimlik hakları kullanabilmek için borçluya uygun bir süre vermek zorundadır. Bu süre verilmeden doğrudan dönme veya müspet zarar talebinde bulunulması hâlinde bu haklar kullanılamaz.

Süre nasıl verilir? Yazılı ve ispatlanabilir biçimde — en güvenlisi noter ihtarnamesidir. İhtarnamede borcun ne olduğu, hangi tarihte muaccel olduğu, verilen sürenin ne kadar olduğu ve süre sonunda hangi hakkın kullanılacağı açıkça belirtilmelidir.

“Uygun süre” ne kadardır? Kanun sabit bir süre öngörmez; edimin niteliğine, işin hacmine ve dürüstlük kuralına göre belirlenir. Bir daire teslimi ile bir mobilya montajı için uygun süre aynı olamaz.

TBK m.124 — süre vermeye gerek olmayan hâller:

  • Borçlunun durumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa — örneğin borçlu ifadan kesin biçimde kaçındığını bildirmişse.
  • Borçlunun temerrüdü sonucunda ifa yararsız kalmışsa — gecikme yüzünden edimin alacaklı için anlamı kalmamışsa.
  • Sözleşmede kesin vade kararlaştırılmışsa — “en geç şu tarihte, aksi hâlde hükümsüz” gibi.

Bir uyarı: ifadan vazgeçildiğinin hemen bildirilmesi gerekir. Buna karşılık müspet veya menfi zarar talebinin ne kadar sürede bildirilmesi gerektiği kanunda açıkça düzenlenmemiştir ve öğretide farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bu belirsizlik nedeniyle, seçimin gecikmeden ve yazılı olarak ortaya konması yerinde olur.

Dönmenin sonucu: geri verme nasıl işler?

Karşılıklı iade. Dönme ile taraflar ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Ödediğiniz parayı, teslim ettiğiniz malı geri alırsınız; karşı taraf da size verdiğini geri ister.

İadenin hukuki niteliği tartışmalıdır. Öğretide bir görüş iadeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırırken, ağırlık kazanan “dönme teorisi” taraflar arasındaki ilişkinin bir tasfiye ilişkisine dönüştüğünü kabul eder. Bu tartışma teorik görünse de zamanaşımı ve faiz bakımından farklı sonuçlara yol açabildiğinden, dava dilekçesinde talebin dayanağının doğru kurulması önem taşır.

Dönme beyanı tek taraflıdır. Karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur; mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak karşı taraf iadeyi yapmazsa dava açılması gerekir.

Kusur şartı yalnızca tazminat için aranır. Dönme ve karşılıklı iade, borçlunun kusuru olmasa da gerçekleşir. Buna karşılık menfi zararın tazmini için borçlunun temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edememesi gerekir. Yani ispat yükü borçludadır: kusursuzluğunu o ortaya koyacaktır.

Sürekli borç ilişkilerinde dönme değil fesih. Kira, hizmet, ortaklık gibi sürekli edimli sözleşmelerde geçmişe etkili dönme yerine ileriye etkili fesih uygulanır; geçmiş dönem edimleri geri istenmez.

Adım adım: doğru kurulmuş bir dönme süreci

  1. Muacceliyeti ve temerrüdü belgeleyin. Borcun ne zaman muaccel olduğunu, ihtar gerekiyorsa ihtarın çekildiğini ve tebliğ tarihini kayda geçirin.
  2. Uygun süre içeren noter ihtarnamesi gönderin. TBK m.124’teki istisnalardan biri yoksa bu adım zorunludur.
  3. Seçiminizi yapın ve hesabını yapın. Kâr kaybınız varsa müspet zarar; yoksa ve asıl amacınız verdiklerinizi geri almaksa dönme. Bu tercih sonradan değiştirilemeyeceğinden önce rakamı çıkarın.
  4. Dönme beyanını yazılı ve açık biçimde bildirin. “Sözleşmeden dönüyorum” ifadesi net olmalı; “fesih” ile karıştırılmamalıdır.
  5. İadeyi talep edin ve süre verin. İade gerçekleşmezse alacak davası açılır.

Toplanacak belgeler:

  • Sözleşme ve ekleri, varsa kesin vade hükmü.
  • Ödeme belgeleri — dekont, makbuz, banka kayıtları.
  • Teslim ve tesellüm belgeleri, irsaliye, tutanaklar.
  • İhtarname ve tebliğ şerhi — süre verildiğinin ispatı.
  • Menfi zarar kalemleri — noter ve tapu harcı makbuzları, ekspertiz ve komisyon ücretleri, kredi tahsis masrafları, kaçırılan somut alternatif teklife ilişkin yazışmalar.
  • Müspet zarar iddiası varsa kâr kaybını gösteren sözleşme, sipariş veya fiyat kayıtları.

Son not: “dönme” ile “fesih” farklı sonuçlar doğurur ve dilekçede yanlış terim kullanılması talebin niteliğini değiştirebilir. Ani edimli sözleşmelerde dönme, sürekli edimli sözleşmelerde fesih söz konusudur.

Tek bakışta: üç seçimlik hak ve aralarındaki fark

Karşı taraf ifa etmediğinde üç yoldan birini seçersiniz. Seçim geri dönülemez niteliktedir ve hangi zararı isteyebileceğinizi belirler.

Tablo 1 — Üç seçimlik hak ve aralarındaki fark
Seçimlik hakNe istersiniz?Sözleşme ne olur?
1 · Aynen ifa + gecikme tazminatıBorcun yerine getirilmesi ve gecikmeden doğan zararAyakta kalır
2 · İfadan vazgeçip müspet zararSözleşme ifa edilseydi elde edeceğiniz yarar: kâr kaybı, ikame maliyeti, ek masraflarAyakta kalır
3 · Sözleşmeden dönüp menfi zararSözleşmenin geçerliliğine güvenerek yaptığınız masraflar ve kaçırılan fırsatOrtadan kalkar
Kritik farkMüspet zarar genellikle daha yüksektir; dönme tercih edilirse kâr kaybı istenemez
Sürekli edimli sözleşmedeDönme yerine fesih uygulanır; geçmişe etkili değildirTBK m.126
DayanakTBK m.125

Süre verme zorunluluğu: aynen ifa dışındaki hakları kullanmak için önce uygun bir süre verilmesi gerekir. Bu adım atlanırsa haklar kullanılamaz.

Tablo 2 — Süre verme zorunluluğu: atlanırsa haklar kullanılamaz
AşamaKuralDayanak
1 · TemerrütBelirli vade varsa vadenin geçmesiyle; yoksa ihtar ileTBK m.117
2 · Ek süre (mehil)Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı uygun bir süre verirTBK m.123
3 · Seçim ve bildirimAynen ifadan vazgeçiliyorsa bu hemen bildirilmelidirTBK m.125
Ek süre gerekmeyen hâllerBorçlunun ifayı reddettiğini bildirmesi · ifanın yararsız hâle gelmesi · kesin vadeli işlemTBK m.124
Atlanırsaİfadan vazgeçme veya dönme hakkı kullanılamaz; yalnız aynen ifa istenebilirTBK m.123 · m.125
Sürenin “uygun” olmasıEdimin niteliğine göre değerlendirilir; çok kısa süre geçersiz sayılabilirTBK m.123
ŞekilYazılı zorunlu değil; ancak ispat için noter veya KEP önerilir
Tablo 3 — Dönmenin sonucu: geri verme nasıl işler?
KonuKuralDayanak
Dönmenin etkisiSözleşme geçmişe etkili olarak ortadan kalkar; taraflar aldıklarını geri verirTBK m.125
Geri verme borcunun niteliğiYargıtay uygulamasında bu, sebepsiz zenginleşme değil ortadan kalkan sözleşmenin doğurduğu bir sonuç olarak nitelenirYargıtay uygulaması
ZamanaşımıGeri alma alacağı sözleşmeye dayandığından on yıllık süreye tabidirTBK m.146 · Yargıtay uygulaması
İstenebilecek zararDönme hâlinde menfi zararTBK m.125
Kusur karinesiBorçlu kusursuz olduğunu ispatlamadıkça sorumludurTBK m.112
FaizÖdediğiniz bedele temerrüt tarihinden faizTBK m.120
Aşkın zararFaizi aşan zarar ayrıca ispatlanmalıdırTBK m.122
Ceza koşulu varsaZarara uğramamış olsa bile istenebilir; fahişse hâkim re’sen indirirTBK m.180 · m.182
Tablo 4 — Adım adım: doğru kurulmuş bir dönme süreci
AdımYapılacakNeden
1Vadeyi ve ifa edilmeyen borcu netleştirinTemerrüdün başlangıcı
2Belirli vade yoksa ihtar çekinTemerrüt ihtarla doğar
3Ek süre verin ve bunu yazılı yapınDönme hakkının ön koşulu (TBK m.123)
4Süre sonunda tercihinizi hemen bildirinAynen ifadan vazgeçme derhâl bildirilmelidir
5Ödemelerinizi ve masraflarınızı belgeleyinMenfi zararın kapsamı
6İkame işlem yaptıysanız fiyat farkını belgeleyinMüspet zarar tercih edildiyse
7Dava dilekçesinde kalemleri ayrı ayrı isteyinTalep edilmeyen kaleme hükmedilmez
Dava türü31.07.2026 sonrası kısmi dava; talep bir defaya mahsus artırılabilir7589 s.K. · HMK m.109/4

Sıkça Sorulan Sorular

Karşı taraf ifa etmedi; hangi haklara sahibim?

TBK m.125 üç seçimlik hak tanır: aynen ifa ve gecikme tazminatı isteme; ifadan vazgeçtiğini hemen bildirerek müspet zararın tazminini isteme; sözleşmeden dönerek verdiklerini geri alma ve menfi zararın tazminini isteme.

Dönersem kâr kaybımı da isteyebilir miyim?

Hayır. Dönme hâlinde istenebilecek olan menfi (olumsuz) zarardır: sözleşme hiç yapılmasaydı bulunacağınız durum ile şimdiki durumunuz arasındaki fark. Kâr kaybı müspet zarar kapsamındadır ve bunun için dönme değil, ifadan vazgeçme yolu seçilmelidir.

Menfi zarar hangi kalemleri kapsar?

Sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğranan zararlar: noter ve tapu harcı, ekspertiz ve komisyon ücretleri, kredi tahsis masrafları, sözleşme uğruna yapılan hazırlık giderleri ve kaçırılan somut alternatif fırsat gibi kalemler bu kapsamda değerlendirilir.

Önce süre vermem şart mı?

TBK m.123 uyarınca ifadan vazgeçme ve dönme haklarını kullanabilmek için borçluya uygun bir süre verilmesi gerekir. Bu adım atlanırsa söz konusu haklar kullanılamaz. Aynen ifa ve gecikme tazminatı talebi için ise süre vermeye gerek yoktur.

Süre vermeden dönebileceğim hâller var mı?

TBK m.124 uyarınca üç hâlde: borçlunun durumundan süre verilmesinin etkisiz kalacağı anlaşılıyorsa, borçlunun temerrüdü sonucunda ifa yararsız kalmışsa veya sözleşmede kesin vade kararlaştırılmışsa.

Karşı taraf kusursuzsa yine de dönebilir miyim?

Dönme ve karşılıklı iade, borçlunun kusuru olmasa da gerçekleşir. Ancak menfi zararın tazmini için borçlunun temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edememiş olması gerekir; ispat yükü borçludadır.

Dönme için mahkeme kararı gerekir mi?

Hayır. Dönme beyanı tek taraflıdır ve karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Ancak karşı taraf verdiklerinizi iade etmezse alacak davası açmanız gerekir.

Kira gibi sözleşmelerde de dönme mi uygulanır?

Hayır. Kira, hizmet, ortaklık gibi sürekli edimli sözleşmelerde geçmişe etkili dönme yerine ileriye etkili fesih uygulanır; geçmiş dönem edimleri geri istenmez. Dilekçede yanlış terim kullanılması talebin niteliğini değiştirebilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.

Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk