Ne yaşandı?
Bir kişi, karşı tarafın sözleşmeyi hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi (teslim etmeme, geç veya eksik ifa, ayıplı ifa) nedeniyle zarara uğrar.
Karşı taraf sözleşmeyi mi ihlal etti?
İhtar, seçimlik haklar ve zarar hesabında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBu durumda ne yapmalısınız?
- Akdi sorumluluğu bilin: TBK m.112’ye göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kusursuz olduğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür.
- Kusur karinesini bilin: Sözleşmeye aykırılıkta kusurun bulunmadığını ispat yükü borçludadır; bu, zarar göreni güçlendirir.
- Zararı belirleyin: İfa edilmemeden doğan zararı (yapılan masraflar, mahrum kalınan kazanç gibi) ortaya koyun.
- Temerrüdü işletin: Gereken hâllerde karşı tarafı temerrüde düşürün; aynen ifa, dönme ve tazminat seçeneklerini değerlendirin.
- Belgeleyin: Sözleşme, ihtar, yazışma ve zarara ilişkin kanıtları toplayın.
Sözleşmeye aykırılıkta kusursuzluğu ispat yükü borçludadır; bu, zarar görenin elini güçlendirir. Zararın ve aykırılığın belgelenmesi tazminatın temelidir.
TBK m.112: ispat yükü karşı tarafta
Sözleşmeye aykırılıkta zarar görenin elini güçlendiren şey, kanunun kurduğu kusur karinesidir. TBK m.112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Cümlenin yapısına dikkat edin: siz karşı tarafın kusurlu olduğunu kanıtlamak zorunda değilsiniz. Kanıtlamanız gerekenler şunlardır:
- Geçerli bir sözleşmenin varlığı,
- Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediği (teslim edilmedi, geç teslim edildi, eksik veya ayıplı ifa edildi),
- Bir zararın doğduğu ve miktarı,
- Aykırılık ile zarar arasındaki nedensellik bağı.
Kusursuzluğunu ispat etme yükü borçludadır. Bu, sözleşmeye aykırılığı haksız fiilden ayıran temel farktır: haksız fiilde kural olarak kusuru zarar gören ispatlar, sözleşmeye aykırılıkta ise karine borçlu aleyhinedir.
Bir noktayı ayırmak gerekir: satım sözleşmelerinde ayıplı ifa hâlinde TBK m.227 alıcıya dört seçimlik hak tanır — satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmiyorsa masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme ve imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme. Maddenin ikinci fıkrasında alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı ayrıca saklı tutulmuştur. Yani ayıba karşı tekeffül hükümleri ile TBK m.112 birlikte işletilebilir.
Temerrüt: ihtar her zaman gerekli mi?
Tazminat talebinin çoğu, karşı tarafın usulünce temerrüde düşürülmesine bağlıdır. TBK m.117 kuralı ve istisnalarını birlikte düzenler.
Kural: Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Yani vade gelmiş olması tek başına yetmez; ihtar çekilmesi gerekir.
İhtara gerek olmayan hâller: Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer. Buna kesin vadeli borç denir; “30 Eylül’e kadar teslim edilecektir” gibi bir hüküm bu sonucu doğurur. Ayrıca haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt oluşur; sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde ise bildirim şarttır.
İhtarname nasıl yazılmalı? İhtarın temerrüt doğurabilmesi için borcun açıkça belirtilmesi, ifanın talep edilmesi ve muhataba ulaşmış olması gerekir. Noter ihtarnamesi ispat kolaylığı sağlar; iadeli taahhütlü posta ve KEP de kullanılabilir. Tutarı, vadesi ve sözleşme numarası yazılmayan genel nitelikli bir yazı çoğu zaman amacına ulaşmaz.
Ek süre. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklının ek seçimlik haklara geçebilmesi için, kural olarak borçluya uygun bir ek süre verilmesi ya da ek süre verilmesini gereksiz kılan hâllerden birinin bulunması gerekir. Bu ikinci ihtar, borçluya son bir ifa şansı tanır ve seçimlik hakların kapısını açar.
Üç seçimlik hak — ve “derhal bildirim” tuzağı
Temerrüt koşulları gerçekleştiğinde TBK m.125, karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde alacaklıya üç yol sunar:
1. Aynen ifa + gecikme tazminatı. Sözleşme ayakta kalır; borcun aynen yerine getirilmesini ve gecikmeden doğan zararınızı istersiniz. Bu istem her koşulda ve her zaman ileri sürülebilir; ek koşul aranmaz.
2. İfadan vazgeçip olumlu (müspet) zararın tazmini. Artık ifayı istemez, sözleşme hiç aksamadan yerine getirilseydi içinde bulunacağınız duruma göre hesaplanan zararı talep edersiniz. Mahrum kalınan kâr bu kalemde yer alır.
3. Sözleşmeden dönme + olumsuz (menfi) zararın tazmini. Sözleşme geçmişe etkili olarak tasfiye edilir; verdiğinizi geri alır, sözleşmeye güvenerek yaptığınız masrafları istersiniz.
Kritik usul kuralı: Yargıtay uygulamasına göre alacaklı, ikinci veya üçüncü yolu seçtiğini borçluya derhâl bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmazsa alacaklı hâlâ ifayı ister durumda sayılır; talebi aynen ifa ve gecikme tazminatıyla sınırlı kalır ve diğer seçimlik haklardan mahrum olur. Sözleşmeden dönmek isteniyorsa yeniden ek süre verilerek sürecin baştan işletilmesi gerekebilir. Uygulamada birçok dosya, tam olarak bu bildirimin yapılmamış olması nedeniyle daralır.
Kusur hangi taleplerde aranır? Temerrüdün oluşması için kusur şart değildir. Ancak gecikme tazminatı, ifa yerine müspet zararın tazmini, dönme hâlinde menfi zararın karşılanması ve para borçlarında temerrüt faizini aşan zararın tazmini için borçlunun kusuru aranır — burada da kusur karinesi borçlu aleyhinedir. Buna karşılık temerrüt faizinin ödenmesi ve sözleşmeden dönme bakımından borçlunun kusurlu olması gerekmez.
Zarar kalemleri, faiz ve zamanaşımı
Talep edilebilecek kalemler:
- Fiilî zarar — yapılan masraflar, ikame tedarik bedeli, taşıma ve depolama giderleri, üçüncü kişiye ödenen cezai şart.
- Yoksun kalınan kâr — ifa gerçekleşseydi elde edilecek kazanç. Sipariş kayıtları, geçmiş dönem cirosu ve iptal edilen sözleşmelerle desteklenmelidir.
- Temerrüt faizi — para borçlarında temerrüt tarihinden itibaren işler.
- Aşkın zarar — temerrüt faizini aşan zarar; ispatı alacaklıya aittir.
- Cezai şart — sözleşmede kararlaştırılmışsa, zarar ispatına gerek olmaksızın istenebilir. Sözleşmenizde cezai şart maddesi varsa dosyanın en pratik dayanağı budur.
Zamanaşımı. TBK m.146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Buna karşılık TBK m.147’de sayılan bazı alacaklar — kira bedelleri, faiz ve ana paraya eklenen taksitler, vekâlet, simsarlık ve eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklar gibi — beş yıllık zamanaşımına tabidir. Sözleşmenizin türü, uygulanacak süreyi doğrudan değiştirdiği için önce sözleşme nitelendirmesi yapılmalıdır.
Dosya hazırlığı. Sözleşmenin aslı ve ekleri, sipariş formları ve teyitler, teslim/irsaliye belgeleri, ödeme dekontları, ihtarname ve tebliğ şerhi, karşı tarafla yazışmalar (e-posta, KEP, mesajlaşma kayıtları), zararı gösteren fatura ve muhasebe kayıtları toplanmalıdır. Ticari uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuk dava şartı olduğundan, süreç doğrudan mahkeme yerine arabuluculuk başvurusuyla başlar; bu aşama da tutanaklarıyla dosyanın parçası hâline gelir.
Tek bakışta: ispat yükü karşı tarafta
Sözleşme ihlalinde en büyük avantajınız burada: kusuru siz ispatlamak zorunda değilsiniz. Karşı taraf kusursuz olduğunu ispatlamak zorundadır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kusur karinesi | Borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispatlamadıkça borca aykırılıktan doğan zararı gidermekle yükümlüdür | TBK m.112 |
| Haksız fiilden fark | Haksız fiilde kusuru zarar gören ispatlar; burada borçlu kusursuzluğunu ispatlar | TBK m.49 · m.112 |
| Siz neyi ispatlarsınız? | Sözleşmenin varlığı · borcun yerine getirilmediği · zarar · illiyet bağı | TBK m.112 |
| Yardımcı kişiden sorumluluk | Borçlu, ifada kullandığı kişinin fiilinden kendi fiili gibi sorumludur | TBK m.116 |
| Zamanaşımı | Kural olarak on yıl; kira, vekâlet, eser ve iş sözleşmelerinde beş yıl | TBK m.146 · m.147 |
| Sorumsuzluk kaydı | Ağır kusur ve kasıttan sorumsuzluk anlaşması geçersizdir | TBK m.115 |
| Durum | İhtar gerekli mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| Belirli bir vade kararlaştırılmış | Hayır — vadenin geçmesiyle temerrüt doğar | TBK m.117/2 |
| Vade yok | Evet — ihtar ile temerrüde düşürülür | TBK m.117/1 |
| Borçlu ifayı reddettiğini bildirmişse | İhtar ve ek süre gerekmez | TBK m.124 |
| İfanın yararsız hâle gelmesi | Ek süre gerekmez | TBK m.124 |
| Kesin vade (fix işlem) | Sürenin geçmesiyle ifa artık istenmez | TBK m.124 |
| İhtarın şekli | Yazılı zorunlu değil; ancak ispat için noter veya KEP önerilir | — |
| Faizin başlangıcı | Temerrüt tarihinden | TBK m.120 |
Üç seçimlik hak ve “derhâl bildirim” tuzağı: aynen ifadan vazgeçiliyorsa bu hemen bildirilmelidir. Geciken bildirim hakkın kullanılmasını engelleyebilir.
| Seçimlik hak | İçeriği | Şartı |
|---|---|---|
| 1 · Aynen ifa + gecikme tazminatı | Borcun yerine getirilmesini isteme | Her zaman ve ek koşul aranmaksızın istenebilir |
| 2 · İfadan vazgeçip müspet zarar | Sözleşmeyi ayakta tutarak, ifa edilseydi elde edeceğiniz yararın tazmini | Ek süre verilmiş olmalı (TBK m.123); vazgeçme hemen bildirilmeli |
| 3 · Sözleşmeden dönüp menfi zarar | Sözleşmeyi ortadan kaldırıp, geçerliliğine güvenerek yaptığınız masrafların tazmini | Aynı |
| Ek süre | Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde uygun bir süre verilir | TBK m.123 |
| Tuzak | Aynen ifadan vazgeçildiği derhâl bildirilmezse, hakkın kullanılamadığı sonucuna varılabilir | TBK m.125 |
| Sürekli edimli sözleşme | Dönme yerine fesih uygulanır | TBK m.126 |
| Konu | İçeriği | Dayanak |
|---|---|---|
| Müspet zarar | Sözleşme ifa edilseydi elde edilecek yarar: kâr kaybı, ikame maliyeti, ek masraflar | TBK m.112 · m.125 |
| Menfi zarar | Sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek yapılan masraflar, kaçırılan fırsat | TBK m.125 |
| Gecikme tazminatı | Temerrüt hâlinde; kusur aranır | TBK m.118 |
| Temerrüt faizi ve aşkın zarar | Para borçlarında; aşkın zarar ayrıca ispatlanır | TBK m.120 · m.122 |
| Ceza koşulu varsa | Zarara uğramamış olsa bile istenebilir; fahişse hâkim re’sen indirir (tacirlerde TTK m.22) | TBK m.180 · m.182 |
| Zararın miktarı ispat edilemiyorsa | Hâkim, olayların olağan akışını gözeterek hakkaniyete uygun belirler | TBK m.50/2 |
| Dava türü | 31.07.2026 sonrası kısmi dava; talep bir defaya mahsus artırılabilir | 7589 s.K. · HMK m.109/4 |
| Dosya kurgusu | Sözleşme metni, ödeme ve ifa belgeleri, ihtarname, yazışmalar, zarar hesabı | — |
Sıkça Sorulan Sorular
Sözleşmeye aykırılıkta karşı tarafın kusurunu ben mi ispatlamalıyım?
Hayır. TBK m.112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Siz sözleşmenin varlığını, aykırılığı, zararı ve nedensellik bağını ortaya koyarsınız.
Tazminat isteyebilmek için ihtar çekmek şart mı?
Kural olarak evet: TBK m.117’ye göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak ifa günü sözleşmeyle birlikte belirlenmişse ya da usulüne uygun bildirimle belirlenmişse, o günün geçmesiyle borçlu kendiliğinden temerrüde düşer ve ayrıca ihtara gerek kalmaz.
Karşı taraf teslim etmiyor. Hangi seçenekleri kullanabilirim?
TBK m.125 üç yol sunar: aynen ifa ve gecikme tazminatı istemek; ifadan vazgeçip olumlu (müspet) zararın tazminini istemek; ya da sözleşmeden dönerek olumsuz (menfi) zararın tazminini istemek. Aynen ifa istemi ek koşul aranmaksızın her zaman ileri sürülebilir.
Seçimlik hakkımı kullandığımı bildirmek zorunda mıyım?
Evet ve bu çok önemlidir. Yargıtay uygulamasına göre alacaklı ifadan vazgeçtiğini veya sözleşmeden döndüğünü borçluya derhâl bildirmelidir. Bildirim yapılmazsa alacaklı hâlâ ifayı ister sayılır ve talebi aynen ifa ile gecikme tazminatıyla sınırlı kalır.
Müspet zarar ile menfi zarar arasındaki fark nedir?
Müspet (olumlu) zarar, sözleşme gereği gibi ifa edilseydi içinde bulunacağınız duruma göre hesaplanır ve yoksun kalınan kârı içerir. Menfi (olumsuz) zarar ise sözleşme hiç kurulmasaydı içinde bulunacağınız duruma göre hesaplanır ve sözleşmeye güvenerek yapılan masrafları kapsar. İlki ifadan vazgeçme, ikincisi dönme hâlinde gündeme gelir.
Sözleşmeden dönmek için karşı tarafın kusurlu olması gerekir mi?
Sözleşmeden dönme ve temerrüt faizi bakımından borçlunun kusuru aranmaz. Buna karşılık gecikme tazminatı, müspet zararın tazmini, dönmede menfi zararın karşılanması ve temerrüt faizini aşan zararın tazmini için kusur gereklidir; bu noktada da kusur karinesi borçlu aleyhine işler.
Sözleşmeye aykırılıkta zamanaşımı kaç yıl?
TBK m.146 uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak TBK m.147’de sayılan kira bedelleri, faizler, vekâlet, simsarlık ve eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir; bu nedenle önce sözleşmenin nitelendirilmesi gerekir.
Sözleşmede cezai şart varsa zararımı ayrıca ispatlamalı mıyım?
Cezai şart kararlaştırılmışsa, kural olarak zararın ispatı gerekmeksizin talep edilebilir. Bu nedenle sözleşmede cezai şart bulunması, uyuşmazlıkta en pratik ve en hızlı dayanağı oluşturur.
Bu sayfadaki anlatım, Türkiye’de sıkça yaşanan durumlardan yola çıkılarak hazırlanmış temsilî bir senaryodur; gerçek kişilere ait kimlik bilgisi içermez. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür.
📚 İlgili Rehberler
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki 21 rehber · Tüm hukuk dalları
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime Geçin

