Munzam (Aşkın) Zarar: Temerrüt Faizini Aşan Zararın Tazmini (TBK 122)
25 Temmuz 2026

Munzam (Aşkın) Zarar: Temerrüt Faizini Aşan Zararın Tazmini (TBK 122)

Bir para alacağı geç ödendiğinde, alacaklıya kural olarak temerrüt (gecikme) faizi işletilir. Ancak bazen bu faiz, alacaklının gerçek zararını karşılamaya yetmez; örneğin döviz/altın yükselmiş ya da o paranın yokluğunda alacaklı somut bir kayba uğramıştır.

Kanun ne diyor?

Türk Borçlar Kanunu m. 122, “munzam (aşkın) zarar” kavramını düzenler. Buna göre alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramışsa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Yani gecikme faizi, gecikmeden doğan zararın asgari/götürü karşılığıdır; gerçek zarar bunu aşıyorsa, aşan kısım ayrıca talep edilebilir.

Uygulamada durum

Munzam zararın varlığını ve miktarını ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Alacaklı; kur farkı, enflasyon kaynaklı değer kaybı, o parayla yapacağı ve faizden daha yüksek getiri sağlayacak bir işten mahrum kalması gibi somut zararları ortaya koymalıdır. Borçlu ise temerrüde düşmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını ispatlayarak bu sorumluluktan kurtulabilir.

Munzam zarar, temerrüt faizinden bağımsız ve ona ek bir taleptir; faizle birlikte istenebilir. Ancak faizle zaten karşılanan kısmın mükerrer talep edilemeyeceği, yalnızca faizi aşan gerçek zararın istenebileceği unutulmamalıdır.

Munzam zarar, yalnızca sözleşmeden doğan para borçlarında değil, tazminat alacaklarının geç ödenmesinde de gündeme gelebilir. Her hâlde, faizle karşılanmayan gerçek zararın somut biçimde ispatı, talebin kabulü için belirleyicidir.

Pratik sonuç

Geç ödeme nedeniyle uğradığınız ve faizle karşılanmayan somut zararı belgeleyin. Munzam zarar talebi, zararın ispatına dayandığından teknik bir konudur; bir avukatla değerlendirmeniz, talebinizin doğru kurulmasını sağlar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Faiz alacağınız gerçek zararınızı karşılamıyor mu?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Munzam Zararda İspat: Neyi Göstermek Gerekir?

Munzam zarar, temerrüt faizini aşan zararın tazminidir. Talebin kabulü büyük ölçüde ispata bağlıdır.

Munzam zararın unsurları (TBK m.122)
UnsurArananNot
TemerrütBorçlunun temerrüde düşmüş olmasıÖn şart
Aşan zararZararın temerrüt faizini aştığıTemel unsur
NedensellikZararın gecikmeden kaynaklandığıBağ kurulmalı
İspat yüküAlacaklıdaSomut belge gerekir
Somut örnek — 1Yüksek faizle kredi kullanmak zorunda kalmaKredi sözleşmesi
Somut örnek — 2Kur farkı veya enflasyon kaynaklı kayıpHesap ve bilirkişi
Somut örnek — 3Yatırım fırsatının kaçırılmasıBelgelenmeli
Soyut iddiaYeterli değildirReddedilir
TalepAyrıca ve açıkça istenmeliFaizle birlikte

Dördüncü ve sekizinci satırlar bu talebin neden çoğu zaman reddedildiğini açıklar: ispat yükü alacaklıdadır ve “param elimde olsaydı daha çok kazanırdım” biçimindeki soyut iddialar yeterli görülmez. Zararın somut belgelerle ortaya konması gerekir.

Beşinci ve altıncı satırlar en çok kabul gören iki örnektir; alacağın ödenmemesi nedeniyle yüksek faizle kredi kullanmak zorunda kalınması veya kur ve enflasyon kaynaklı somut kaybın belgelenmesi hâlinde talep kabul edilebilir. Ayrıntı için temerrüt faizi ve munzam zarar rehberimize bakabilirsiniz.

Haciz ve haczedilemezlik rehberlerimiz: haczedilemeyen mallar · meskeniyet iddiası · istihkak davası · miras payının haczi · ihtiyati haciz · haczin kaldırılması

Alacağın Takibe Konulması

Hükmedilen tazminat ödenmediğinde alacak icra yoluyla istenir.

Takip zinciri
KonuKuralDayanak
İlamlı takipMahkeme kararına dayalı takipİİK m.32
İcra emriBorçluya icra emri gönderilmesiİİK m.32
Geri bırakmaİtfa, imhal veya zamanaşımıİİK m.33
Kesinleşme sonrasıSonradan doğan zamanaşımıİİK m.33/a
Tehiri icraKanun yolunda teminatla durdurmaİİK m.36
İlam zamanaşımıİlama dayalı takipte özel süreİİK m.39
HacizMalvarlığı üzerine hacizİİK m.78
ŞikâyetUsule aykırılıkta başvuruİİK m.16

Üçüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: icranın geri bırakılması belgeye dayalı bir savunma iken, tehiri icra kanun yolu başvurusuna bağlı ve teminat şartına tabidir.

Takip masrafları ayrı bir kalemdir. Alacaklının takip için yaptığı giderler dosya borcuna eklenir ve borçludan tahsil edilir (İİK m.15, m.59). Bu kalem, munzam zarar iddiasından bağımsız olarak dosya hesabında yer alır; kapak hesabı alınırken ayrı ayrı denetlenmelidir.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

Takip kesinleştiğinde haciz ve satış zinciri işler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İlanArtırmanın gün ve saat aralığı en az on beş gün önce ilan edilirİİK m.114
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, dosya takibinin temel takvimini oluşturur: hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmezse veya gerekli gider on beş gün içinde yatırılmazsa haciz kalkar.

Kapak hesabı için dosya kapatma ve kapak hesabı rehberimize bakabilirsiniz.

Üçüncü Kişideki Alacakların Haczi

Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları da haciz konusudur.

İhbarname rejimi
AşamaKuralDayanak
Birinci ihbarnameÜçüncü kişiye borcunu icra dairesine ödemesi bildirilirİİK m.89/1
İtiraz süresiTebliğden itibaren yedi gün içinde itirazİİK m.89/1
İtiraz edilmezseBorcun zimmette sayılmasıİİK m.89/2
İkinci ihbarnameYeniden yedi günlük süre tanınmasıİİK m.89/2
Üçüncü ihbarnameÖdeme için son bildirimİİK m.89/3
Menfi tespitÜçüncü kişinin borçlu olmadığının tespiti davasıİİK m.89/3
Haksız itirazGerçeğe aykırı beyanın tazminat sonucuİİK m.89/4
ŞikâyetUsule aykırı işlemlere karşı başvuruİİK m.16

Üçüncü satır, muhatap bakımından en ağır sonucu doğurur: süresinde itiraz edilmemesi hâlinde borç zimmette sayılır ve süreç muhatabın kendi malvarlığına yönelmeye başlar.

Tahsilat gecikmesi ayrıca değerlendirilir. Alacaklının haciz ve satış taleplerini süresinde yapmaması hâlinde doğan gecikme, borçlunun sorumluluğu dışında kalan bir unsurdur. Bu nedenle dosyadaki işlem tarihleri ve süre kayıpları kayıt altına alınmalıdır.

Kesinleşme Sonrası Yükümlülükler

Takip kesinleştiğinde borçlu bakımından yeni yükümlülükler doğar.

Yükümlülükler
KonuKuralDayanak
Mal beyanıKesinleşme sonrası beyanİİK m.74
YenilemeYeni mal edinilinceİİK m.75
YaptırımBeyanda bulunmamaİİK m.76
Gerçeğe aykırılıkAykırı beyanİİK m.338
HacizMalvarlığına hacizİİK m.78
ÖlçüAlacak ve ferileriyle sınırlı olmasıİİK m.85
HaczedilmezlikKanunda sayılan mal ve haklarİİK m.82
TaksitHaciz sonrası taahhütİİK m.111

Altıncı satır, sık başvurulan denetimdir: haciz alacak ve ferilerini karşılayacak miktarla sınırlıdır; bu ölçüyü aşan hacizlerin kaldırılması şikâyet yoluyla istenebilir.

Malım yok beyanı da bir beyandır. Haczedilecek malı bulunmayan borçlunun bu durumu açıkça beyan etmesi gerekir; hiç beyanda bulunmamakla malı olmadığını bildirmek farklı sonuçlar doğurur (İİK m.74, m.76).

Haczedilmezlik Kapsamı

Takip kesinleştiğinde borçluyu koruyan hükümler devreye girer.

Koruma listesi
KonuDayanak
KonutHaline münasip ev (İİK m.82)
Meslek aracıMesleğin sürdürülmesi için zorunlu araçlar
Ev eşyasıTemel ihtiyaç eşyaları
MaaşKanuni kesinti sınırı (İİK m.83)
NafakaSınırın uygulanmaması (İİK m.83)
TefrikDeğeri fazla malda satılıp bedelinden karşılama (İİK m.82)
FeragatTakipten önceki beyanın geçersizliği (İİK m.83/a)
ŞikâyetYedi gün içinde başvuru (İİK m.16)

Altıncı satır, korumanın sınırını gösterir: haczedilemez sayılan bir mal, değeri ihtiyacı aşacak ölçüde fazlaysa satılabilir ve bedelinden ihtiyaca yetecek kısım borçluya bırakılır.

Koruma kendiliğinden dikkate alınmaz. Kanunda sayılan mal ve haklara haciz konulması hâlinde bu durum ilgilinin şikâyeti üzerine değerlendirilir. Süresinde şikâyet edilmemesi hâlinde haciz ayakta kalır ve satış süreci işlemeye devam eder.

Dosya Hesabının Kalemleri

Munzam zarar iddiası, dosya hesabındaki kalemlerden ayrı değerlendirilir.

Kalem listesi
KalemDeğerlendirme
Asıl alacakTakibe konu tutar
Faizİşlemiş ve işleyecek faiz
Takip masrafıTebligat ve dosya giderleri (İİK m.59)
MuhafazaYediemin ve depo gideri (İİK m.88)
Satış gideriİlan ve satış masrafları
Vekâlet ücretiTakip vekille yürütülüyorsa
HarçKanuna göre hesaplanması
ToplamKapak hesabının çıkarılması

Üçüncü ve sekizinci satırlar birlikte okunmalıdır: takip için yapılan giderler dosya borcuna eklenir ve kapak hesabında ayrı kalem olarak görünür; bu kalemler munzam zarar iddiasının konusu dışındadır.

Kapak hesabı belge olarak alınmalıdır. Dosya borcunun hangi kalemlerden oluştuğu ve tahsilatın nasıl mahsup edildiği ancak kapak hesabından görülebilir. Bu döküm, hem ödeme planlaması hem sonraki iddialar bakımından dayanak oluşturur.

Süreç Yönetimi

Alacağın tahsili ve zarar iddiası birlikte yürütülür.

Adım listesi
Adımİçerik
İlamKararın onaylı örneği
Takipİlamlı takip talebi (İİK m.32)
İcra emriBorçluya tebliği
KesinleşmeTakibin kesinleşmesi
HacizMalvarlığına haciz (İİK m.78)
SatışSüresinde satış talebi (İİK m.106)
Kayıtİşlem tarihlerinin belgelenmesi
HesapKapak hesabının alınması

Yedinci satır, zarar iddiası bakımından belirleyicidir: tahsilatın hangi tarihte ve hangi sebeple geciktiği ancak dosyadaki işlem tarihleriyle ortaya konabilir.

Dosya işlemsiz bırakılmamalıdır. Alacaklının haciz ve satış taleplerini süresinde yapmaması hem sürelerin dolmasına yol açar hem gecikmenin sorumluluğunu tartışmalı hâle getirir (İİK m.78, m.106, m.110). Bu nedenle dosya takvimi düzenli izlenmelidir.

Süre denetimi için icra borcunda zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Alacağın tahsili sürecinde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
TakvimDosyanın işlemsiz bırakılması
Haciz istemeBir yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.78)
Satış istemeBir yıllık sürenin kaçırılması (İİK m.106)
GiderOn beş gün içinde yatırılmaması (İİK m.110)
Belgeİşlem tarihlerinin belgelenmemesi
HesapKapak hesabının alınmaması
MahsupTahsilatların denetlenmemesi
ZamanaşımıSürenin izlenmemesi (İİK m.39)

Beşinci satır, sonraki iddialar bakımından belirleyicidir: dosyadaki işlem tarihleri belgelenmediğinde gecikmenin kime yüklenebileceği tartışmalı hâle gelir.

Tahsilatlar mahsup edilmelidir. Dosyaya yapılan kısmi ödemelerin hangi kaleme mahsup edildiği kapak hesabından denetlenmelidir. Hatalı mahsup hem borç tutarını hem sonraki hesaplamaları etkiler.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Alacağın icra yoluyla tahsili konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
Yolİlama dayalı ilamlı takip (İİK m.32)
Süreİcra emrinde yedi gün
Geri bırakmaİtfa, imhal veya zamanaşımı (İİK m.33)
Tehiri icraKanun yolunda teminatla (İİK m.36)
Zamanaşımıİlama dayalı takipte özel süre (İİK m.39)
HacizMalvarlığına haciz (İİK m.78)
KorumaHaczedilmezlik hükümleri (İİK m.82, m.83)
SatışHacizden itibaren bir yıl (İİK m.106)

Üçüncü ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: geri bırakma belgeye dayalı bir savunma iken, tehiri icra kanun yolu başvurusuna bağlı ve teminat şartına tabidir.

Faiz ve masraf ayrı kalemlerdir. Dosya borcu asıl alacak, işlemiş faiz, takip masrafı, vekâlet ücreti ve harçlardan oluşur. Her kalem kapak hesabında ayrı gösterilir; tahsilatlar da bu kalemlere göre mahsup edilir.

Borçlunun Aczi ve Sonrası

Alacak tahsil edilemediğinde kanunda öngörülen belge düzenlenir.

Aciz rejimi
KonuKuralDayanak
Geçici acizHaciz sırasında yeterli mal bulunamamasıİİK m.105
Kesin acizHaczedilen malın alacağı karşılamamasıİİK m.143
Borç ikrarıBelgenin borç ikrarı niteliğiİİK m.143
ZamanaşımıYirmi yıllık özel süreİİK m.143
FaizFaiz istenememesiİİK m.143
Yeni takipBorçlunun mal edinmesi hâlinde
İptal davasıBelgeye dayalı dava şartıİİK m.277
SüreBeş yıllık hak düşürücü süreİİK m.284

Beşinci satır, alacaklı bakımından önemli bir sınırdır: aciz vesikasına bağlanan alacak için faiz istenemez; bu husus munzam zarar tartışmasının da arka planını oluşturur.

Belge yirmi yıl geçerlidir. Aciz vesikası yirmi yıllık özel zamanaşımına tabidir ve bu süre boyunca yeni takip dayanağı oluşturur (İİK m.143). Bu nedenle tahsil edilemeyen dosyalarda belge alınmalı ve borçlunun malvarlığı dönemsel olarak sorgulanmalıdır.

Aciz vesikası için aciz vesikası rehberimize bakabilirsiniz.

İhtiyati Haciz ile Güvence

Alacağın tahsili riske girmeden önce güvence yolu değerlendirilebilir.

İhtiyati haciz rejimi
KonuKuralDayanak
ŞartKanunda öngörülen hâllerin bulunmasıİİK m.257
TalepMahkemeden karar istenmesiİİK m.258
TeminatKararın teminata bağlanmasıİİK m.259
UygulamaKararın icrasıİİK m.261
SüreKararın icrası için öngörülen süreİİK m.261
TakipSüresinde takip başlatılmasıİİK m.264
İtirazKarara karşı başvuruİİK m.265
TazminatHaksız ihtiyati hacizde sorumlulukİİK m.259

Altıncı satır, en sık hak kaybına yol açan süredir: ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra kanunda öngörülen süre içinde takip başlatılmaz veya dava açılmazsa ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.

Erken güvence gecikmeyi önler. Borçlunun malvarlığını elden çıkarma ihtimali bulunan hâllerde ihtiyati haciz, tahsilat gecikmesini ve buna bağlı zararı baştan sınırlandırır. Talep teminat karşılığında değerlendirilir ve haksız çıkma hâlinde sorumluluk doğar.

İhtiyati haciz için ihtiyati haciz talebi dilekçesi rehberimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Munzam zarar nedir?

Para borcunun geç ödenmesi hâlinde, temerrüt faizini aşan ek zarardır. Alacaklı, faizi aşan zararını ayrıca ispatlayarak talep edebilir.

Munzam zarar nasıl ispatlanır?

Alacaklı, gecikme nedeniyle faizden fazla zarara uğradığını (örneğin kur farkı, kredi maliyeti) somut delillerle ispat etmelidir.

Faiz ödendiyse munzam zarar istenir mi?

Evet. Temerrüt faizi munzam zararı karşılamıyorsa, aradaki fark için alacaklı ayrıca munzam zarar tazminatı talep edebilir.

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik İcra ve İflas Hukuku alanındadır.

İcra ve İflas Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Kanuni Dayanak ve İspat Yükü

Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Yani kusur bakımından ispat yükü borçluya aittir; buna karşılık zararın varlığı ve miktarı bakımından ispat yükü alacaklıdadır.

Uzun yıllar boyunca yargı uygulaması, munzam zararın somut delillerle ispatını aradı ve yalnızca enflasyon-faiz makasına dayanan talepleri reddetti. Sonraki dönemde Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkı incelemeleri bu katı yaklaşımı yumuşattı; alacaklıdan imkânsız bir ispat beklenmemesi gerektiği vurgulandı.

Kabul Gören Zarar Kalemleri

  • Borç ödenmediği için kredi kullanmak zorunda kalınması ve ödenen kredi faizi
  • Alacak tahsil edilemediği için başka bir borcun ödenememesi ve doğan gecikme faizi
  • Kur farkından doğan kayıp (yabancı para borcunda)
  • Yatırım imkânının kaçırılması — ancak somut ve belgelenebilir olması aranır
  • Enflasyon nedeniyle paranın alım gücündeki kayıp ile temerrüt faizi arasındaki makas

Nasıl İspatlanır?

Zarar kalemiDelil
Kredi maliyetiKredi sözleşmesi, ödeme planı, faiz tablosu
Gecikme faizi ödemesiKarşı taraf ihtarnamesi, ödeme dekontu
Kur kaybıBorcun doğduğu ve ödendiği tarihteki kur kayıtları
Alım gücü kaybıEnflasyon verileri ve uygulanan faiz oranının karşılaştırması

Talebin hesap bilirkişisi incelemesine elverişli biçimde kurulması gerekir. Dava dilekçesinde zarar kaleminin türü, dönemi ve tutarı ayrı ayrı gösterilmelidir; toplu ve gerekçesiz talepler reddedilir.

Temerrüt Faizi ile İlişkisi

Munzam zarar, temerrüt faizinin yerine değil üstüne istenir. Önce temerrüt faizi hesaplanır, gerçek zarar bunu aşıyorsa fark munzam zarar olarak talep edilir. Bu nedenle davada temerrüt faizinin ne kadar olduğunun da ortaya konması gerekir; aksi hâlde “aşan” kısım hesaplanamaz.

Zamanaşımı ve Usul

Munzam zarar talebi asıl alacaktan bağımsız bir talep niteliğindedir ve asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımından ayrı değerlendirilir. Asıl alacak için açılmış dava veya icra takibinin sonuçlanmış olması, munzam zarar davasının açılmasına engel değildir. Görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir.

Pratik Öneri

Munzam zarar iddiası, alacağın tahsili sürecinde eş zamanlı belgelendirilmelidir. Borç ödenmediği için kredi kullanıldıysa o kredinin bu amaçla kullanıldığını gösteren yazışma ve muhasebe kaydı tutulmalıdır. Zarar sonradan gerekçelendirilmeye çalışıldığında ispat çok güçleşir.

Anayasa Mahkemesi Yaklaşımının Etkisi

Munzam zarar taleplerinde uzun süre uygulanan katı ispat ölçütü, mülkiyet hakkı bakımından incelemelere konu olmuştur. Bu incelemelerde öne çıkan temel değerlendirme şudur: yüksek enflasyon döneminde alacaklıdan, paranın değer kaybını somut belgelerle kanıtlaması beklenmesi, fiilen imkânsız bir ispat yükü doğurabilir ve alacaklının mülkiyet hakkını zedeler.

Bu yaklaşımın pratik sonucu, alacaklının artık makul ve tutarlı bir hesapla zararını ortaya koyabilmesi hâlinde talebin doğrudan reddedilmemesi gerektiğidir. Ancak bu, ispat yükünün tamamen kalktığı anlamına gelmez; hesabın gerekçeli ve denetlenebilir olması aranmaya devam eder.

Dönüm Noktası: AYM’nin Caner Şafak Pilot Kararı (2025)

Bu, munzam zarar alanındaki en önemli ve güncel gelişmedir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 8 Temmuz 2025 tarihli ve 2024/41763 başvuru numaralı “Caner Şafak” kararında (29 Eylül 2025 tarihli, 33032 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır), enflasyon karşısında alacağın değer kaybını telafi edecek etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı sonucuna varmıştır. Somut olayda başvurucunun icra takibiyle tahsil ettiği asıl alacağı, 10 yıllık süreçte enflasyon karşısında ciddi ölçüde erimiş, açtığı munzam zarar davası ise tüm yargı mercilerinde reddedilmişti.

Unsurİçerik
KararAYM Genel Kurulu, “Caner Şafak”, B. No: 2024/41763
Karar tarihi8 Temmuz 2025
Resmî Gazete yayım tarihi29 Eylül 2025 (33032 sayılı)
TespitMevcut munzam zarar mekanizması ve 3095 sayılı Kanun’daki faiz oranları, mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkını (Anayasa m. 35, m. 40) ihlal etmektedir
Usul“Pilot karar” — sorunun yapısal olduğu tespit edilerek TBMM’ye bildirim yapılmış, benzer başvuruların incelenmesi yayım tarihinden itibaren 6 ay (Mart 2026 sonuna kadar) ertelenmiştir

AYM’nin gerekçesindeki temel tespit şudur: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da belirlenen faiz oranları enflasyon oranlarının altında kalmaktadır; buna rağmen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun munzam zarar davalarında uyguladığı katı somut ispat şartı, alacaklıların bu farkı fiilen tazmin etmesini neredeyse imkânsız hâle getirmektedir. Bu iki unsurun birleşimi, alacaklının mülkiyet hakkının korunmasını yapısal olarak zayıflatmaktadır.

6 aylık sürenin sonucu ne olur? Kaynaklara göre, kanun koyucu bu süre içinde 3095 sayılı Kanun’da veya TBK’da yeni bir düzenleme (örneğin TÜFE endeksli, “otomatik” bir hesaplama yöntemi) getirirse, munzam zarar davaları bu yeni zeminde daha hızlı sonuçlanacaktır. Düzenleme yapılmazsa, AYM’nin ertelediği çok sayıda dosya için toplu “hak ihlali” kararları verilmesi ve bunun yerel mahkemeler ile Yargıtay üzerinde bağlayıcı etki yaratması beklenmektedir. Bu sürecin 16 Ağustos 2026 itibarıyla hangi aşamada olduğu (yasal düzenleme yapılıp yapılmadığı) güncel kaynaklardan ayrıca teyit edilmelidir, çünkü mevzuattaki gelişmeler hızla değişebilir.

Ayrı Bir Gelişme: Yasal Faiz Maddesinin Kısmen İptali

Caner Şafak kararına yakın bir tarihte, Anayasa Mahkemesi ayrı bir norm denetimi kararıyla (22.07.2025 tarihli, 2024/24 E. ve 2025/164 K. sayılı, 1 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan) 3095 sayılı Kanun’un yasal faizi düzenleyen 1. maddesini, sözleşmeden kaynaklanmayan bazı borçlar bakımından değerlendirmeye tabi tutmuştur. Bu kararda karşı oy kullanan üyeler, sorunun kanun koyucunun düzenlemesinden değil, mevcut yasal çerçevenin derece mahkemeleri ve Yargıtay tarafından Anayasa’ya uygun yorumlanmamasından kaynaklandığını savunmuştur — bu, konudaki hukuki tartışmanın Mahkeme içinde dahi sürdüğünü gösterir.

İkincillik İlkesi: Munzam Zarar Davası Hâlâ Ön Şart

Bu, AYM’nin pilot kararına rağmen değişmeyen bir kuraldır. AYM’ye bireysel başvuru yapabilmek için munzam zarar davasının açılmış olması (iç hukuk yollarının tüketilmesi ilkesi gereği) hâlâ zorunludur. Nitekim AYM, daha önceki bazı başvurularda (örneğin Esen Mepa ve diğerleri, B. No: 2019/28945), munzam zarar davası açılmadan doğrudan yapılan bireysel başvuruları bu gerekçeyle kabul edilemez bulmuştur. Bu nedenle “zaten AYM bu yolu yetersiz buldu” düşüncesiyle munzam zarar davasını atlamak, hem asıl alacağın hem de olası bir bireysel başvurunun yolunu kapatabilir.

Dava Dilekçesinin Kurulması

  1. Asıl alacağın doğduğu tarih ve tutarı
  2. Temerrüdün oluştuğu tarih ve dayanağı (ihtar, vade, dava)
  3. Ödemenin yapıldığı tarih (veya hâlâ ödenmediği)
  4. Bu dönem için işleyen temerrüt faizi tutarı
  5. Aynı dönemde uğranılan gerçek zarar ve hesap yöntemi
  6. İkisi arasındaki fark = munzam zarar talebi
  7. Bilirkişi incelemesi talebi

Beşinci maddedeki hesabın kaynağı açıkça gösterilmelidir: kullanılan kredinin faiz tablosu, ödenen gecikme faizi belgesi, kur kayıtları veya enflasyon verileri. Kaynağı gösterilmeyen hesap bilirkişi tarafından değerlendirilemez.

Kusursuzluk Savunması

Borçlu, hiçbir kusuru bulunmadığını ispat ederse munzam zarardan sorumlu olmaz. Uygulamada ileri sürülen savunmalar: ödemenin objektif imkânsızlık nedeniyle yapılamaması, alacaklının kabulden kaçınması, alacağın miktarının ihtilaflı olması ve borçlunun makul bir hukuki ihtilaf içinde bulunması.

Bu savunmaların kabulü kolay değildir; salt ödeme güçlüğü kusursuzluk sayılmaz. Borcun ihtilaflı olması ise, ihtilafın ciddi ve haklı bir temele dayandığı ölçüde değerlendirilir.

Faiz Türünün Önemi

AlacakUygulanan faiz
Adi işlerdeKanuni faiz oranı
Ticari işlerdeAvans faizi oranı (daha yüksek)
Kıdem tazminatıMevduata uygulanan en yüksek faiz

Uygulanan faiz oranı yükseldikçe munzam zarar iddiasının alanı daralır; çünkü “aşan” kısım küçülür. Bu nedenle önce doğru faiz türünün talep edilip edilmediği kontrol edilmeli, ardından munzam zarar hesaplanmalıdır. Yanlış faiz türü talep edilmiş dosyalarda önce ıslah yoluyla düzeltme yapılması gerekir.

Post by Av. Fatma Öztürk