Mera Vasıflı Arazi ve Yapılaşma Yasağı (4342 Sayılı Kanun)
04 Temmuz 2026

Mera Vasıflı Arazi ve Yapılaşma Yasağı (4342 Sayılı Kanun)

“Hobi bahçesi” ya da “bağ evi arsası” diye satışa çıkarılan yerlerin bir kısmı, tapuda tarla bile değil; mera vasfındadır. Mera, hukuken özel mülkiyete konu olmayan, kamuya ait bir arazidir; üzerine yapı yapmak yasaktır. Bu nedenle mera vasıflı bir yeri “kullanım hakkı” adı altında satın almak, yatırımcı için en ağır tuzaklardan biridir.

Mera Nedir, Kimin Mülkiyetindedir?

Mera, yaylak ve kışlaklar 4342 sayılı Mera Kanunu ile düzenlenir. Bu alanlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve köy ya da belediye tüzel kişilikleri adına tahsis edilir. Tapu sicilinde değil, tapu sicil müdürlüklerinde tutulan özel sicilde kaydedilirler. Yani mera, bireysel mülkiyete konu edilemez; bir kişinin “merayı satın alıp” malik olması mümkün değildir.

Merada Yapılaşma Yasağı

4342 sayılı Kanun, mera, yaylak ve kışlakların tahsis amacı dışında kullanılmasını ve bu alanlara yapı yapılmasını yasaklamıştır. Yaylak ve kışlaklarda yalnızca 442 sayılı Köy Kanunu’nda öngörülen inşaatlar ile valilik izniyle imar mevzuatına uygun mandıra, suluk, sundurma ve süreklilik göstermeyen barınak/ağıllar yapılabilir; ev, ahır ve benzeri kalıcı yapılar yapılamaz. İzinsiz inşaat yapanlar hakkında valilikçe 3091 sayılı Kanun ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerine göre işlem yapılır.

Mera “Bağ Evi” Diye Satılıyorsa: Tuzağı Tanıyın

Uygulamada bazı projeler, mera vasıflı bir alanı hisseli tapu ya da “üyelik/kullanım hakkı” kurgusuyla küçük parçalar hâlinde pazarlar. Ancak taşınmazın gerçek statüsü tapuda ve özel sicilde bellidir. Mera vasıflı bir yerde alıcı, gerçek anlamda mülkiyet edinemez; üzerine koyduğu her yapı izinsiz olur ve mera üzerindeki fiilî kullanım tecavüz sayılır. “Bu yer imara açılacak” ya da “vasfı değişecek” vaatlerine dayanarak alım yapmak son derece risklidir.

Arazinizin Durumu Hukuki İnceleme Gerektiriyor

Tapu, plan ve izin durumunuzu değerlendirelim; riskleri önceden görün.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Tahsis Amacı Değişikliği (m.14)

Mera vasfının kalkması ancak “tahsis amacı değişikliği” ile mümkündür ve bu yetki kural olarak Tarım ve Orman Bakanlığındadır; imar planı yapılarak vasıf kendiliğinden değiştirilemez. Kanunun 14. maddesinde sayılan hâllerde (örneğin maden/petrol/jeotermal, turizm yatırımı, kamu yatırımı, köy yerleşim yeri veya uygulama imar planı ihtiyacı) ilgili idarenin talebi, Maliye ve valiliğin uygun görüşü üzerine Bakanlık onayıyla tahsis amacı değiştirilebilir. Tahsis amacı değiştirilen mera Hazine adına tescil edilir ve kural olarak 20 yıllık ot bedeli alınır. Bu, bireysel bir alıcının kolayca gerçekleştirebileceği bir işlem değildir.

Satın Almadan Önce Kontrol

Bir yeri almadan önce mutlaka tapu kaydını ve arazinin vasfını inceleyin. Tapuda “mera” ibaresi görüyor ya da taşınmazın özel sicilde kayıtlı olduğunu öğreniyorsanız, bu bir uyarı işaretidir. İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden ve ilgili belediyeden arazinin statüsünü teyit ettirin. “Mera vasıflı” olduğu anlaşılan yerlerde, satış vaadi ya da hisse alımıyla bile olsa yatırımdan uzak durmak en güvenli yoldur.

İtiraz ve Dava: Otuz Gün, Beş Yıl ve İki Ayrı Süre

Mera mevzuatındaki süreler birbirine karıştırılmaya çok müsaittir; üçünü ayrı tutmak gerekir.

Birincisi, dava açma süresi. Komisyonun itirazları inceleyerek aldığı kararlar ile tahsis kararları; köy muhtarlığına, belediye başkanlığına, defterdarlık veya mal müdürlüğüne, ilgili orman müdürlüğüne ve Tarım Reformu Teşkilatına tebliğ edilir. Ayrıca köy ve belediyelerde alışılmış araçlarla ilan edilir ve tutanak ile haritalar eklenerek 30 gün süreyle askıya çıkarılır. Bu kararlara karşı 30 günlük askı ilan süresi içinde, tebligat gerektiren hâllerde tebliğden itibaren 30 gün içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde kadastro mahkemesine dava açılabilir. Dava konusu yerlerin kadastro çalışma alanı dışında kalması hâlinde de kadastro mahkemelerinin yetkisi bu alanları kapsar.

İkincisi, hak düşüren beş yıl. Otuz günlük süre içinde dava konusu edilmeyen kararlar kesinleşir ve tapu sicil müdürlüğüne gönderilerek sicile işlenir. Tahsis kararlarında belirtilen haklara, tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra tespitten önceki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez. Bu süre geçtikten sonra ileri sürülebilecek olan, yalnızca tespitten sonraki sebeplerdir.

Üçüncüsü, tahsis kararında değişiklik için beklenen beş yıl. Tahsis kararlarında değişiklik yapılabilmesi için son tahsis kararından itibaren beş yıl geçmiş olması aranır; ancak bu bekleme süresi, 14. maddede öngörülen tahsis amacı değişikliği bakımından uygulanmaz. Yani ikisi farklı işlemlerdir ve süre şartları da farklıdır.

Süreler kısa ve hak düşürücü niteliktedir. Askı tarihini ve tebliğ tarihini not etmek, sonradan telafi edilemeyecek kayıpları önler. Sürecin idari ayağı için mera, yaylak ve kışlak tespiti, tahsisi ve kullanımı yazımız ayrıntılı bir çerçeve sunar.

Mera Üzerindeki Tapu Bile İptal Edilebilir

Bu, mera dosyalarının en sarsıcı gerçeğidir: elinizde tapu olması, taşınmazın mera olmadığı anlamına gelmez. Mera komisyonları; köy ve belediyelere tahsisli ya da kadimden beri bu amaçla kullanılan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde zilyetlik yoluyla, hasım gösterilmeksizin yapılmış tescillerin iptalini sağlamak üzere durumu Hazineye ihbar etmekle yükümlüdür.

Yani geçmişte zilyetliğe dayanılarak alınmış bir tapu kaydı, mera niteliği tespit edildiğinde iptal davasına konu olabilir. Alıcı iyi niyetli olsa dahi, mera özel mülkiyete konu olamayacağından tapunun koruyucu işlevi zayıflar. “Tapusu var, o hâlde sorun yok” muhakemesi bu yüzden mera dosyalarında geçerli değildir; kontrol edilmesi gereken şey tapunun varlığı değil, taşınmazın özel sicildeki durumudur.

Tespit, tahdit ve tahsis edilen mera, yaylak ve kışlakların çevreleri teknik esaslara uygun olarak sınır işaretleriyle belirlenir. Sahadaki sınır işaretleri, satıcının gösterdiği krokiden çok daha güvenilir bir göstergedir. Tapu ve mülkiyet ayrımının genel çerçevesi için hisseli tapu ile müstakil tapu farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Yaylak ve Kışlakta İzinli Yapılar: Dar Bir Kapı

Yasak mutlak değildir ama kapı çok dardır ve merayı değil yaylak ile kışlağı ilgilendirir. Kanunun 20. maddesine göre yaylak ve kışlaklarda; 442 sayılı Köy Kanunu’nda öngörülen inşaatlar ile valiliklerden izin alınmak suretiyle imar mevzuatına göre yapılacak, kullanma amacına uygun mandıra, suluk, sundurma ve süreklilik göstermeyen barınak ve ağıllar yapılabilir.

Buna ek olarak, Turizm Bakanlığının talebi üzerine turizme açılması uygun görülen bölgelerde ahşap yapılar için istisna tanınmıştır. Yayla turizmi amacıyla verilen bu yapı izinlerinden valiliklerce tespit edilecek miktarda yapı ruhsat ücreti ve yıllık kira bedeli alınır. Bu istisna, bireysel bir yatırımcının kendi başına işletebileceği bir yol değildir; turizme açılma kararı idari bir sürece bağlıdır.

Bunların dışında ev, ahır ve benzeri kalıcı yapılar yapılamaz. “Ahşap olursa olur”, “prefabrik sayılmaz”, “taşınabilir bir şey koyacağım” söylemlerinin hiçbiri bu çerçeveyi genişletmez; taşınabilir yapıların da yapı sayıldığı konusunda tarlaya tiny house yasal mı yazımız ayrıntılıdır.

Tahsis Amacı Değişikliğinin Bedeli: Yirmi Yıllık Ot Geliri

Tahsis amacı değişikliği yalnızca zor değil, aynı zamanda bedellidir. Tahsis amacı değişikliği talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişilerden, tahsis amacı değiştirilen mera, yaylak ve kışlaklardan elde olunacak yirmi yıllık ot geliri esas alınarak komisyonca tespit edilen ücret alınır.

Bu ücret her hâlde alınmaz. Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrasının belirli bentleri kapsamındaki değişiklikler, vakıf meraları ile toprak muhafaza, sel ve taşkın kontrolü amacıyla yapılacak her türlü ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarına ilişkin tahsis amacı değişiklikleri bu ücretten istisnadır. Komisyonca tespit edilen ücret ve para cezalarının takip ve tahsilinde ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır — yani alacak, kamu alacağı gibi takip edilir.

Tahsis amacı değiştirilen alan Hazine adına tescil edilir. Buradaki kritik nokta şudur: vasıf değişse bile taşınmaz size geçmez. Değişiklik, arazinin kamu elinden çıkıp bireysel mülkiyete dönüşmesi anlamına gelmez. Hazine arazilerinin satış ve tahsis rejimi için hazine arazisi tahsisi, satışı ve 2/B yazımıza bakabilirsiniz.

Ceza Boyutu: Tecavüz, TCK ve Yararlanma Hakkının Askıya Alınması

Meraya izinsiz yapı yapmak yalnızca yıkımla sonuçlanmaz. Kanun, bu fiiller hakkında 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre işlem yapılmasını öngörür. Kanun metnindeki ceza atfı mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 513. ve devamı maddelerine yapılmıştır; bugün karşılığı, yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hakkı olmayan yere tecavüz suçunu düzenleyen hükmüdür.

3091 sayılı Kanun yolu pratikte hızlı işler: idari makam, yargılama beklenmeksizin tecavüzün önlenmesine karar verebilir ve fiilî durum eski hâline getirilir. Bu, aylar süren bir dava değil, haftalarla ölçülen bir idari süreçtir; dolayısıyla “dava uzun sürer, o zamana kadar otururum” beklentisi gerçekçi değildir.

Üçüncü bir yaptırım katmanı da otlatma hakkına ilişkindir: Bakanlık taşra teşkilatının teklifi ve valilik onayı ile yararlanma hakkı en az 7, en çok 30 gün süreyle geçici olarak askıya alınabilir; aynı fiilin tekrarı hâlinde hak bir otlatma dönemi için iptal edilir. Ayrıca kaçak yapı, imar kirliliğine neden olma suçu (TCK 184) yönünden de ayrı bir soruşturma konusu olabilir; mühürlenen yapıya müdahale ise mühür bozma suçunu oluşturur. Fiilî kullanım nedeniyle ecrimisil talebi de gündeme gelir.

Vasıf Kontrolü: Mera mı, Tarla mı, Arsa mı?

Arazi alımında en pahalı hata, vasfı satıcının beyanından öğrenmektir. Üç farklı statünün sonuçları birbirinden tamamen ayrıdır.

Mera / yaylak / kışlakTarım arazisiArsa
MülkiyetDevletin hüküm ve tasarrufu altında; özel mülkiyete konu olmazÖzel mülkiyete konu olurÖzel mülkiyete konu olur
KayıtTapu sicilinde değil, özel sicildeTapu sicilindeTapu sicilinde
Temel mevzuat4342 sayılı Mera Kanunu5403 sayılı Kanun + Tarım Arazileri Yönetmeliği3194 sayılı İmar Kanunu ve imar planı
YapılaşmaKural olarak yasak; yaylak/kışlakta sınırlı istisnalarİzinle mümkün (tarımsal amaçlı yapı, bağ evi)Plan ve ruhsata göre mümkün
Vasfın değişmesiTahsis amacı değişikliği — Bakanlık onayı, ot geliri bedeliTarım dışı kullanım izniGerekmez
Karar merciiMera komisyonu, valilik, Bakanlıkİl müdürlüğü, valilik, toprak koruma kuruluBelediye veya il özel idaresi

Tarım arazisi statüsündeki bir parselde yapılaşma şartları için tarlaya ev yapma şartları ve tarım dışı kullanım izni nasıl alınır rehberlerimiz ayrıntılı bilgi verir.

Mera Tuzağının Anatomisi: Aynı Model, Farklı İsimler

Mera vasıflı alanlarda karşılaşılan satış kurgusu, hobi bahçesi projelerindekiyle aynıdır; yalnızca zemin daha kötüdür. Model genellikle şu adımlarla ilerler: geniş bir alan fiilen küçük parçalara ayrılır; alıcıya tapu yerine kooperatif veya dernek üyeliği, “kullanım hakkı belgesi” ya da satış vaadi benzeri bir metin verilir; ilanlarda “imara açılacak”, “vasfı değişecek”, “elektriği geliyor” vaatleri kullanılır.

Tarım arazilerinde bu model 2026 düzenlemeleriyle ceza hukuku boyutu kazanmıştır ve kooperatiflerin edinim yetkisi daraltılmıştır; ayrıntılar için kooperatif hisseli tarla riskleri ve kooperatif hisseli tapu nedir yazılarımıza bakınız. Mera söz konusu olduğunda tablo daha da nettir: ortada devredilebilir bir mülkiyet hiç yoktur; dolayısıyla size devredilen şey, hukuken korunmayan bir fiilî durumdur.

“Elektrik ve su bağlanacak” vaadi de artık işlemez: izin alınmadan yapılmış yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz aboneliği tesis edilmesi yasaklanmış, bağlantıyı veren kuruma da idari para cezası öngörülmüştür. Ayrıntı için tarım arazisine elektrik ve su aboneliği yazımıza bakabilirsiniz.

Zaten Aldıysanız veya Yapı Yaptıysanız

  • Statüyü resmî kayıttan çıkarın. Tapu kaydı, kadastro paftası ve mera özel sicili birlikte incelenmelidir. İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü ile ilgili belediyeden yazılı teyit isteyin.
  • Askı ve tebliğ tarihlerini araştırın. Tespit, tahdit veya tahsis kararına karşı dava süresi kaçırılmışsa, tespitten sonraki sebeplere dayalı bir yol kalıp kalmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Satıcıya karşı hakları ayrı değerlendirin. Mera vasıflı bir yer “bağ evi arsası” diye satıldıysa, sözleşme öncesi ve sözleşme içi beyanlar bakımından ayrı bir hukuki değerlendirme gerekir. İlan metinlerini, broşürleri ve mesajlaşmaları saklayın. Yapılan metnin niteliği için tapu satış vaadi sözleşmesi yazımız yol gösterir.
  • Yapıyı büyütmeyin. Her ek imalat, hem 3091 sürecini hem ceza boyutunu ağırlaştırır. Yıkım riskinin işleyişi için kaçak yapı ve yıkım riski yazımıza bakınız.
  • Alternatifleri değerlendirin. Belediyelerin kent bostanı ve resmî hobi bahçesi projeleri ya da usulüne uygun bir kiralama sözleşmesi, mülkiyet vaadine dayanan riskli kurgulardan çok daha güvenlidir.

Konunun tümü için hobi bahçesi hukuku ana rehberimiz ile gayrimenkul hukuku rehberimiz incelenebilir; hobi bahçesi cezaları ve tarlada yapı kayıt belgesi yazılarımız da bu dosyayla doğrudan ilişkilidir.

Mera Sicili: Tapuda Görünmeyen Kayıt

Mera vasfının en çok yanıltan yönü, bu taşınmazların tapu siciline kaydedilmemesidir. Alıcılar tapuda temiz bir kayıt görüp güvenirler.

Kadastro mevzuatına göre; mera, yaylak, kışlak ve otlak gibi orta malları sınırlandırılır, parsel numarası verilir ve özel siciline yazılır; tapu siciline kaydedilmez.

Ve kritik hüküm: bu sınırlandırma tescil mahiyetinde değildir.

Bunun pratik sonuçları:

  • Taşınmaz tapuda görünmeyebilir ancak mera özel sicilinde kayıtlı olabilir,
  • Tapu kaydına bakmak yeterli değildir,
  • Kontrol, mera özel sicili ve kadastro paftası üzerinden yapılmalıdır,
  • Sınırlandırma tescil sayılmadığından, zilyetlikle kazanma da söz konusu olmaz.

Bu nedenle bir arazi alınmadan önce sorulacak soru “tapusu var mı” değil, “vasfı ne ve hangi sicilde kayıtlı” olmalıdır.

Kontrol edilecek kaynaklar:

  1. İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü — mera özel sicili,
  2. Kadastro müdürlüğü — pafta ve tespit tutanakları,
  3. Tapu müdürlüğü — kayıt ve beyanlar hanesi,
  4. Belediye veya il özel idaresi — imar durumu,
  5. Muhtarlık — fiilî kullanım ve köy orta malı bilgisi.

Beşinci madde küçük görünür ancak çoğu zaman en hızlı bilgiyi verir: köyde herkes hangi arazinin mera olduğunu bilir.

Mera üzerindeki tapu bile iptal edilebilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Ceza Boyutu: Şikâyet Aranmaz

Mera işgalinin ceza yönü, diğer taşınmaz uyuşmazlıklarından ayrılır ve bu fark çok önemlidir.

Ceza mevzuatına göre; mera, harman yeri, yol ve sulak gibi köy orta mallarının işgali hâlinde şikâyet aranmaz; soruşturma resen yürütülür.

Yani mağdur şikâyetçi olmasa dahi süreç işler.

Ayrıca bu suçun kesintisiz nitelikte olduğu kabul edilir: işgal devam ettiği sürece suç da devam eder. Bunun sonucu, zamanaşımının işgalin sona ermesiyle başlamasıdır.

Bir ayrım daha vardır ve karıştırılır:

  • Köy orta mallarına ilişkin hüküm, yalnızca köy mülkî sınırları içindeki taşınmazlara uygulanır; belediye sınırı ve mücavir alanda oluşmaz.
  • İmar kirliliğine ilişkin hüküm ise tersine belediye sınırı veya özel imar rejimi arar.

Bu nedenle aynı fiil, taşınmazın bulunduğu yere göre farklı hükümler kapsamında değerlendirilebilir.

Mera üzerinde yapı bulunan bir taşınmazı satın almayı düşünenler bakımından sonuç açıktır: yalnızca mülkiyet riski değil, cezai risk de devralınır. Yapı yıkım kararına konu olabilir ve süreç resen yürüyebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mera vasıflı arazi satın alınabilir mi?

Mera, yaylak ve kışlaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; özel mülkiyete konu olmaz ve tapu sicilinde değil özel sicilde kayıtlıdır. Bu nedenle mera vasıflı bir yerde gerçek anlamda mülkiyet edinilemez. ‘Kullanım hakkı’ veya ‘üyelik’ adı altında yapılan satışlar, hukuken korunmayan bir fiilî duruma dayanır.

Meraya ev veya bağ evi yapılabilir mi?

Hayır. Mera, yaylak ve kışlakların tahsis amacı dışında kullanılması ve bu alanlara yapı yapılması yasaktır. Yaylak ve kışlakta yalnızca Köy Kanunu’nda öngörülen inşaatlar ile valilik izniyle yapılacak mandıra, suluk, sundurma ve süreklilik göstermeyen barınak ve ağıllar mümkündür; ev ve ahır gibi kalıcı yapılar yapılamaz.

Tapum var, yine de mera sayılır mı?

Sayılabilir. Mera komisyonları, köy ve belediyelere tahsisli ya da kadimden beri bu amaçla kullanılan alanlar üzerinde zilyetlik yoluyla hasım gösterilmeksizin yapılmış tescillerin iptalini sağlamak üzere durumu Hazineye ihbar etmekle yükümlüdür. Tapunun varlığı tek başına güvence sağlamaz; özel sicildeki durum kontrol edilmelidir.

Merada tahsis amacı değişikliği nasıl olur?

Tahsis amacı değişikliği yetkisi kural olarak Tarım ve Orman Bakanlığındadır. Kanunun 14. maddesinde sayılan hâllerde, ilgili idarenin talebi ile Maliye ve valiliğin uygun görüşü üzerine Bakanlık onayıyla yapılabilir. Değişiklik sonrası alan Hazine adına tescil edilir; taşınmaz bireysel mülkiyete geçmez.

Tahsis amacı değişikliğinde ne kadar bedel ödenir?

Talepte bulunan gerçek ve tüzel kişilerden, tahsis amacı değiştirilen mera, yaylak ve kışlaktan elde olunacak yirmi yıllık ot geliri esas alınarak komisyonca tespit edilen ücret alınır. Kanunun 14. maddesinin belirli bentleri, vakıf meraları ile toprak muhafaza ve erozyon kontrolü amaçlı ağaçlandırma çalışmaları bu ücretten istisnadır.

Bir yerin mera olup olmadığını nasıl anlarım?

Tapu kaydını ve arazinin vasfını inceleyin; mera alanları özel sicilde kayıtlıdır. Tespit, tahdit ve tahsis edilen alanların çevreleri teknik esaslara uygun sınır işaretleriyle belirlenmiştir. En sağlıklı yol, il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğü ile ilgili belediyeden yazılı teyit almaktır.

Mera kararına itiraz süresi nedir?

Komisyon ve tahsis kararları 30 gün süreyle askıya çıkarılır. Bu askı süresi içinde, tebligat gerektiren hâllerde tebliğden itibaren 30 gün içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde kadastro mahkemesine dava açılabilir. Süre geçirilirse karar kesinleşir ve sicile işlenir.

Beş yıllık süre neyi ifade eder?

İki ayrı beş yıl vardır. Birincisi hak düşürücüdür: tahsis kararlarında belirtilen haklara, tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra tespitten önceki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez. İkincisi bekleme süresidir: tahsis kararında değişiklik için son tahsis kararından itibaren beş yıl geçmiş olması aranır; bu süre 14. maddedeki tahsis amacı değişikliğinde uygulanmaz.

İzinsiz yapı yaparsam ne olur?

Fiil hakkında 3091 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre işlem yapılır; 3091 yolu yargılama beklenmeksizin tecavüzün önlenmesine imkân verdiğinden hızlı işler. Ayrıca otlatma yararlanma hakkı en az 7, en çok 30 gün geçici olarak askıya alınabilir; fiilin tekrarında hak bir otlatma dönemi için iptal edilir. İzinsiz yapıya elektrik, su ve doğal gaz aboneliği de tesis edilmez.

Sürecinizi Avukatla Yürütün

Başvuru, itiraz ve dava aşamalarında yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk