Velayet Sahibi Ebeveyn Çocukla Yurt Dışına Taşınabilir mi?
27 Haziran 2026

Velayet Sahibi Ebeveyn Çocukla Yurt Dışına Taşınabilir mi?

Kısa cevap: Kural olarak evet. Velayet tek başına sizdeyse, çocuğunuzla yurt dışına yerleşmek için eski eşinizin muvafakatine ihtiyacınız yoktur; Yargıtay bunu velayet hakkının doğal sonucu sayar. Ancak bu özgürlüğün bir sınırı vardır: diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki hakkı fiilen ortadan kaldırılamaz. Bu rehberde ana kuralı, sınırlarını, ortak velayet farkını ve her iki ebeveynin elindeki hukuki araçları anlatıyoruz.

10 Saniyede Hukuk · Aile ve Boşanma Hukuku

Çocuğumu yurt dışına çıkarabilir miyim?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

⚖️ İçtihat: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.06.2015 tarihli kararında (E.2015/11374, K.2015/12897) velayet hakkı kendisinde bulunan eşin ortak çocuğu yurt dışına çıkarmasının, boşandığı eşin muvafakatine bağlı olmadığını açıkça vurgulamıştır. Aynı Daire 10.05.2023 tarihli kararında (E.2023/694, K.2023/2329) da velayeti kendisinde bulunan annenin velayet hakkının niteliği gereği ortak çocukları yurt dışına götürme yetkisi bulunduğunu, bu nedenle babanın muvafakatinin aranmaması için açılan davada hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir.

Ana Kural: Yerleşim Yerini Velayet Sahibi Belirler

Velayet; çocuğun bakımı, eğitimi ve nerede yaşayacağı dahil olmak üzere onunla ilgili kararları alma yetkisini içerir. Bu nedenle tek başına velayet sahibi olan ebeveyn, iş, evlilik, eğitim veya başka bir sebeple yurt dışına yerleşirken çocuğu da yanında götürebilir; diğer ebeveynin onayı bu kararın geçerlilik şartı değildir. Kanuna göre velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir (TMK m.21/1); ana ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular (TMK m.339/1). Yurt dışına çıkış ve pasaport işlemlerinin pratiğini çıkış izni rehberimizde ve pasaport rehberimizde ayrıca anlattık; şehir içi taşınmanın rejimi için bu yazıya bakabilirsiniz.

Sınır: Kişisel İlişki Hakkı Yok Edilemez

Serbestinin karşısında, velayeti almayan ebeveynin mahkeme kararıyla güvence altına alınmış görüş hakkı durur. Taşınma bu hakkı zorlaştırabilir; ama onu fiilen imkânsız hâle getirmek, velayetin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Kanun, ana ve babadan her birine diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınma yükümlülüğü yükler (TMK m.324/1). Uygulamada ölçü şudur: taşınan ebeveyn, yeni koşullara uygun bir görüş düzeninin kurulmasına katkı sunuyor mu, yoksa mesafeyi çocukla diğer ebeveynin bağını koparmanın aracı olarak mı kullanıyor? İkinci senaryo, aşağıda anlatılan velayet değişikliği riskini doğurur.

Diğer Ebeveynin Elindeki Araçlar

1) Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi. Mesafe büyüyünce “her hafta sonu” tipi düzenler işlemez olur. Yurt dışı senaryolarında görüş daha seyrek ama daha uzun dönemlere çevrilebilir: yaz tatilinin önemli bölümü, dönem ara tatilleri ve dini bayramların dönüşümlü paylaşımı ile düzenli sesli-görüntülü iletişim bu tür düzenlemelerin tipik unsurlarıdır; ölçüt her dosyada çocuğun menfaatidir (TMK m.323, m.324). Mevcut karar yeni duruma uymuyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi dava yoluyla istenir.

2) Velayetin değiştirilmesi davası. TMK m.183, ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların ortaya çıkması hâlinde hâkimin gerekli önlemleri almasını öngörür. Taşınma tek başına velayeti kaybettirmez; ancak çocuğun eğitim ve sosyal düzeninin üstün yararına aykırı biçimde bozulduğu ya da görüş hakkının sistemli olarak engellendiği ispatlanırsa velayet diğer ebeveyne verilebilir. Sürecin işleyişi için velayetin değiştirilmesi rehberimize bakın.

3) Kaçırma şüphesinde önleyici tedbir. Çocuğun bir daha getirilmemek üzere götürüleceğine dair kuvvetli deliller varsa, mahkemeden çocuğun yurt dışına çıkışını önleyici tedbir istenebilir. Hâkim, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde korunması için uygun önlemleri alır (TMK m.346); mahkemelerce yurt dışına çıkması yasaklananlara pasaport verilmez ve çıkışları engellenir (Pasaport Kanunu m.22). Bununla birlikte yurt dışına çıkış yasağı Anayasa’nın 23. maddesindeki yerleşme ve seyahat hürriyetini sınırlayan ağır bir tedbirdir; tedbirin süresi ve gerekçesi somut olarak ortaya konmalı ve çocuğun menfaatiyle ölçülü olmalıdır.

Ortak Velayette Durum Farklı

TMK m.336’ya göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanır; boşanmada ise velâyet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Boşanmadan sonra ortak velayet kanunda açıkça düzenlenmemiştir; Yargıtay, Sözleşmeye Ek 7 Numaralı Protokolün 5. maddesindeki eşler arası eşitlik ilkesine dayanarak ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı olmadığını kabul etmiştir (2. HD, E.2016/15771, K.2017/1737). Velayet ortaklaşa kullanılıyorsa çocuğun yerleşim yerinin değiştirilmesi tek taraflı bir karar olamaz: diğer ebeveynin rızası ya da mahkeme onayı gerekir. Uygulamada bu rıza, kapsamı ve süresi belirtilen noter onaylı muvafakatname ile belgelenir; rıza verilmiyorsa taşınmak isteyen ebeveyn mahkemeye başvurur ve hâkim çocuğun üstün yararına göre karar verir.

Lahey Sözleşmesi Boyutu: Taşınma mı, Kaçırma mı?

Tek başına velayet sahibinin çocukla yurt dışına yerleşmesi, kural olarak uluslararası çocuk kaçırma sayılmaz; kaçırma, velayet hakkının ihlal edilerek çocuğun mutad meskeninden götürülmesi veya alıkonulmasıdır. Buna karşılık ortak velayet varken ya da mahkemece konulmuş bir tedbire rağmen çocuğun götürülmesi, 25.10.1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşme kapsamında iade sürecini başlatabilir (Sözleşme m.3; 5717 sayılı Kanun m.1). Bu mekanizmanın işleyişini Lahey rehberimizde ayrıntılı inceledik. Taşınma planlayan ebeveynin, hakkını kullanırken görüş düzenine ilişkin yükümlülüklerini de gözetmesi bu yüzden kritik önemdedir.

Taşınmayı Planlayan Ebeveyne Pratik Öneriler

Taşınmayı diğer ebeveyne yazılı olarak ve makul süre önce bildirmek, yeni görüş düzeni için somut bir öneri sunmak (uzun tatil blokları, seyahat masraflarının paylaşımı, düzenli çevrimiçi görüşme) ve gerekiyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini dava yoluyla netleştirmek; hem çocuğu çatışmadan korur hem de ileride açılabilecek velayet davasında iyi niyetinizin en güçlü kanıtı olur. Tatil amaçlı geçici çıkışların rejimi için yurt dışında görüşme ve tatil rehberimize bakabilirsiniz.

Yurt dışına taşınma ve velayet planınızı hukuken güvenceye alın.
Hukukçular Evi Ankara — görüş düzeni ve velayet stratejisi için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp’tan Yazın

Velayetin Kanuni İçeriği ve Yerleşim Yeri: TMK m.21, 335–342

Çocukla yurt dışına taşınma sorusunun cevabı, velayetin kimde ve hangi biçimde olduğuna bağlıdır. Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velâyeti altındadır; yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz (TMK m.335/1). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velâyeti eşlerden birine verebilir; velâyet ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK m.336). Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir (TMK m.337).

Velayetin içeriği TMK m.339’da düzenlenir: ana ve baba çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular; olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar; çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Ana ve baba velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m.342/1). Yerleşim yeri de bu yapıya bağlıdır: velâyet altındaki çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının, ortak yerleşim yerleri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir (TMK m.21/1).

Bu hükümlerin birlikte sonucu şudur: boşanmayla velayet tek başına kendisine bırakılan ebeveyn, çocuğun nerede yaşayacağına karar verme ve onu temsil etme yetkisine sahiptir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 10.05.2023 tarihli kararında, velayeti kendisinde bulunan ve Fransa’da oturma izni olan annenin çocukları bir yıllığına Fransa’ya götürme talebiyle açtığı davada, annenin velayet hakkının niteliği gereği zaten bu yetkiye sahip olduğunu, bu nedenle babanın muvafakatinin aranmaması için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davanın HMK m.114/1-h uyarınca usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir (E.2023/694, K.2023/2329).

Boşanma davası sürerken ise durum farklıdır. Evlilik devam ettiğinden velayet kural olarak birlikte kullanılır; hâkim dava süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Bu dönemde çocuğun tek taraflı olarak yurt dışına götürülmesi hem velayetin birlikte kullanılması kuralıyla hem de varsa geçici önlem kararıyla çatışabilir; bu nedenle önce mahkemeden geçici velayet veya yerleşime ilişkin karar alınması gerekir.

Aşağıdaki tablo velayet durumuna göre yurt dışına yerleşme kararını kimin vereceğini gösterir.

Velayet durumuna göre yurt dışına yerleşme kararı
DurumKim karar verirDayanak
Evlilik devam ediyorVelayet birlikte kullanılır; yerleşim için ortak karar veya hâkimin geçici önlemiTMK m.336/1, m.169
Ortak hayata son verilmiş veya ayrılıkHâkim velayeti eşlerden birine verebilir; verilene göre kararTMK m.336/2
Boşanma, velayet tek ebeveyndeVelayet sahibi karar verir; diğer ebeveynin muvafakati aranmazTMK m.336/3, m.21/1; Yargıtay 2. HD E.2023/694, K.2023/2329
Boşanma, ortak velayetDiğer ebeveynin rızası veya mahkeme kararıYargıtay 2. HD E.2016/15771, K.2017/1737
Ana ve baba evli değilVelayet anaya aittir; hâkim gerektiğinde babaya verebilirTMK m.337
Mahkemece çıkış yasağı varYasak kaldırılmadıkça çıkış engellenirPasaport Kanunu m.22; TMK m.346

Taşınma ile Kaçırma Arasındaki Çizgi

Aynı fiil, izlenen usule göre hukuka uygun bir taşınma ya da uluslararası çocuk kaçırma sayılabilir. Ayrımı belirleyen unsurlar nettir.

Hukuka uygun taşınmaKaçırma riski taşıyan durum
Velayet tek başına taşınan ebeveynde; muvafakat aranmaz (Yargıtay 2. HD, E.2023/694, K.2023/2329)Velayeti olmayan ebeveyn çocuğu velayet sahibinin yanından götürüyor (Sözleşme m.3; TCK m.234/1)
Ortak velayette diğer ebeveynin rızası veya mahkeme kararı varOrtak velayette rıza veya mahkeme kararı olmadan gidilmiş
Kişisel ilişki düzeni yeni duruma göre yeniden düzenlenmişMevcut takvim fiilen uygulanamaz hâle gelmiş, düzenleme yapılmamış
Mahkemece konulmuş yurt dışına çıkış yasağı veya tedbir yokÇıkış yasağına veya tedbire rağmen götürülmüş (Pasaport Kanunu m.22; TMK m.346)

Velayet sahibi olmak, tek başına serbestlik doğurmaz. Velayet sahibi ebeveyn çocuğun yerleşim yerini belirleme yetkisine sahip olmakla birlikte, bu yetki diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını fiilen ortadan kaldıracak biçimde kullanılamaz. Uluslararası çocuk kaçırma bakımından belirleyici olan, götürmenin, çocuğun götürülmeden hemen önceki mutad meskeninin bulunduğu devletin hukukuna göre fiilen kullanılmakta olan velayet hakkını ihlal edip etmediğidir (Sözleşme m.3). Velayet hakkı çocuğun meskenini tayin etme hakkını da kapsar; kişisel ilişki hakkının ihlali ise iade sebebi değil, bu hakkın kullanılmasını sağlamaya yönelik ayrı bir başvurunun konusudur (5717 sayılı Kanun m.3/1-d, e ve m.11). Çocuğun mutad meskeni Türkiye ise değerlendirme Türk hukukuna göre yapılır.

Kişisel İlişki ve Velayetin Değiştirilmesi: TMK m.182/2, 183, 323–326, 349

Velayet sahibinin taşınma yetkisinin karşısında diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı vardır. Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Ana ve babadan her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1). Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını yükümlülüklerine aykırı kullanırsa ya da çocukla ciddi olarak ilgilenmezse kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kaldırılabilir (TMK m.324/2).

7343 sayılı Kanunla eklenen hükümler bu dengeyi velayet sahibi bakımından da güvenceye bağlamıştır. Velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişkiye dair kararda taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3). Boşanma kararında da mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder (TMK m.182/2). Yurt dışına taşınmanın mevcut görüş düzenini fiilen uygulanamaz hâle getirmesi ve velayet sahibinin yeni bir düzen kurulmasına katılmaması, bu hükümler kapsamında değerlendirilebilir.

Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velâyetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebilir (TMK m.349). Taşınma bu nedenle tek başına velayeti kaybettirmez; mahkeme yeni koşullarda çocuğun menfaatini somut olarak değerlendirir.

Kişisel ilişkiye ilişkin bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır (TMK m.326/1-2). Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK m.326/3). Görüş düzeninin yeniden kurulması için kişisel ilişki rehberimize, velayet değişikliği için velayetin değiştirilmesi rehberimize bakabilirsiniz.

Taşınmayı Planlayan Ebeveyn İçin Yol Haritası

Süreci hukuka uygun yürütmenin adımları sıralıdır. Atlanan her adım, sonradan ciddi bir iade süreci doğurabilir.

  1. Velayet durumunu netleştirin. Velayet tek başına sizdeyse taşınma için diğer ebeveynin muvafakati gerekmez; Yargıtay bu yönde açılan izin davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir (2. HD, E.2023/694, K.2023/2329). Ortak velayet varsa ya da gidilecek ülkenin makamları belge istiyorsa alınacak yazılı muvafakatname; hangi ülkeye, ne zaman ve hangi süreyle gidileceğini içermelidir.
  2. Ortak velayette rıza yoksa mahkemeye başvurun. Aile mahkemesinden çocuğun yurt dışında yerleşmesine ilişkin karar talep edilir; her durumda kişisel ilişkinin yeni duruma göre düzenlenmesi de istenebilir (TMK m.183, m.323).
  3. Yeni kişisel ilişki takvimi önerin. Mesafeye uygun bir düzen — daha seyrek ama daha uzun süreli görüşmeler, tatil dönemlerinin ağırlıklı kullanımı, düzenli görüntülü iletişim. Ulaşım masrafının kime ait olacağı da yazılmalıdır.
  4. Çocuğun yararını somutlaştırın. Eğitim imkânı, sağlık koşulları, aile desteği, barınma ve gelir durumu belgelenmelidir.
  5. Kararı kesinleştirin ve belgeleyin. Kesinleşme şerhli karar ve gerekiyorsa apostilli tercümesi, gidilecek ülkede sorulduğunda tek dayanaktır.

Muvafakatname sınırlı süreli verilmişse dikkat edilmelidir. “Tatil için gitmesine muvafakat ediyorum” biçiminde verilen bir onayla gidilip dönülmemesi, alıkoyma olarak değerlendirilir ve iade sürecini başlatır. Sürekli yerleşim için verilecek muvafakatin bunu açıkça belirtmesi gerekir.

Diğer Ebeveynin Elindeki Araçlar

Taşınmaya karşı çıkan ebeveyn için başvurulabilecek yollar, taşınmanın gerçekleşip gerçekleşmediğine göre değişir.

AşamaYol
Taşınma öncesiYurt dışına çıkışın engellenmesine ilişkin tedbir kararı (TMK m.346; Pasaport Kanunu m.22); kişisel ilişkinin korunması talebi
Taşınma sırasındaAcil tedbir talebi; kolluğa bildirim
Taşınma sonrasıSözleşmeye taraf ülkeyse Adalet Bakanlığına (Merkezî Makam) veya diğer taraf devletin merkezî makamına iade başvurusu (5717 m.7); ayrıca velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davaları
Her aşamadaKişisel ilişkinin engellenmesine ilişkin başvurular; velayeti olmayan ebeveynin kaçırması hâlinde TCK m.234

İade başvurusunda bir yıllık süre kritik önemdedir: bu süre içinde yapılan başvurularda “çocuğun yeni ortamına uyum sağladığı” istisnası uygulanmaz; bir yıldan sonra başlatılan işlemlerde de iade kural olmakla birlikte çocuğun yeni ortamına uyum sağladığı gösterilirse iadeden kaçınılabilir (Sözleşme m.12). Süre, çocuğun götürüldüğü veya alıkonulduğu tarihten itibaren işler; bu nedenle durum öğrenilir öğrenilmez harekete geçilmelidir.

Ortak velayet hâlinde ise durum daha nettir: çocuğun yerleşim yerinin değiştirilmesi, ana ve baba haklarının birlikte kullanılmasını gerektiren bir karardır. Tek taraflı hareket, ortak velayet düzenine aykırılık oluşturur ve hem iade hem velayetin değiştirilmesi bakımından sonuç doğurur.

Sözleşmenin kapsam koşulları, mutat mesken kavramı ve iade istisnaları için Lahey Sözleşmesi rehberimize, “ciddi risk” itirazının nasıl incelendiği için AİHM X v. Letonya rehberimize bakabilirsiniz.

1980 Lahey Sözleşmesi ve 5717 Sayılı Kanun: İade Usulü

Çocuğun bir ülkeden diğerine hukuka aykırı olarak götürülmesi veya alıkonulması hâlinde uygulanan uluslararası düzenleme, 25.10.1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Sözleşmedir. Türkiye’de Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Yön ve Kapsamına Dair Kanunla düzenlenmiştir (m.1). Kanun, bir kişiye veya kuruma tek başına veya birlikte kullanılmak üzere tevdi edilmiş ve yer değiştirme veya alıkonma sırasında fiilen kullanılmakta olan velâyet veya şahsî ilişki kurulması haklarının ihlalinden hemen önce mutad meskeni taraf ülkelerden birinde bulunan çocuklara uygulanır (m.2). Kanunun uygulanmasında çocuk, onaltı yaşını tamamlamamış kişidir (m.3/1-c).

Kanundaki tanımlar taşınma ile kaçırma arasındaki ayrımı açıklar. Velâyet hakkı, çocuğun bakım, gözetim ve koruma ile meskenini tayin etme hakkını; şahsî ilişki kurma hakkı ise çocuğun belirli bir süre mutad meskeninin bulunduğu yerden başka bir yere götürülmesi hakkını ifade eder (m.3/1-d, e). Meskeni tayin etme hakkı tek başına velayet sahibine ait olduğundan, velayet sahibinin çocukla taşınması kural olarak bu hakkın ihlali değildir. Velayeti olmayan ebeveynin çocuğu götürmesi, ortak velayette tek taraflı götürme veya tatil için verilen sınırlı izinle gidilip dönülmemesi ise iade başvurusunun konusu olabilir.

Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır ve Sözleşmenin öngördüğü yükümlülükleri mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirir (m.3/1-a, m.4). Çocuğun velâyet hakkı ihlal edilerek yerinin haksız olarak değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren kişi, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu merkezî makama, Türk Merkezî Makamına veya taraf diğer herhangi bir devletin merkezî makamına başvurabilir; çocuğun iadesi davaları Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığınca açılır (m.7/1-2). Mahkeme esasa girmeden önce iadeyi uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik eder (m.8).

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; çocuğun başvuru sırasında halen oturduğu veya koruma altına alındığı yer mahkemesi yetkilidir (m.6). Davalar basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür ve adlî tatilde de görülür (m.9/2, m.16/1). Mahkeme dava sonuna kadar çocuğun yararının tehlikeye düşmesini önlemek için geçici koruma tedbirlerine (m.10), işlemler sonuçlanıncaya kadar çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak durdurulması, pasaport işlemlerinin durdurulması ve kayıtların değiştirilmesinin önlenmesi gibi tedbirlere karar verebilir (m.24). İade kararı verilmişse ayrıca velâyete ilişkin karar verilmez; iade başvurusundan sonra verilmiş bir velâyet kararı iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz ve görülmekte olan iade davası sırasında açılan velâyet davası bekletilir (m.12–14). Dava ve işler harca tabi değildir ve başvuran adlî yardımdan yararlanabilir (m.27–28).

Sözleşmenin 12. maddesine göre götürme veya alıkoyma tarihinden itibaren bir yıl geçmeden başlatılan işlemlerde çocuğun derhal iadesine karar verilir; bir yıldan sonra başlatılan işlemlerde de iade kuraldır, ancak çocuğun yeni ortamına uyum sağladığı gösterilirse iadeden kaçınılabilir. 13. madde ise velayeti kullananın fiilen kullanmaması, götürmeye rıza göstermesi veya sonradan onaylaması, iadenin çocuğu ciddi bir bedensel veya ruhsal tehlikeye maruz bırakması ve yeterli olgunluktaki çocuğun iadeye itiraz etmesi gibi istisnaları düzenler. 5717 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan hükümleri Kanunun yayımlandığı metinden alınmıştır; sonradan yapılan değişiklikler için güncel metin kontrol edilmelidir. Ayrıntı için Lahey Sözleşmesi ile iade rehberimize bakabilirsiniz.

Aşağıdaki tablo iade usulünün temel kurallarını özetler.

Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanuna göre iade usulü
KonuKuralDayanak
KapsamVelâyet veya şahsî ilişki hakkının ihlalinden hemen önce mutad meskeni taraf bir ülkede bulunan çocuk5717 m.2; Sözleşme m.4
ÇocukOnaltı yaşını tamamlamamış kişi5717 m.3/1-c
Velâyet hakkıÇocuğun bakım, gözetim ve koruma ile meskenini tayin etme hakkı5717 m.3/1-d; Sözleşme m.5
Merkezî MakamAdalet Bakanlığı; işlemler mahallî Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütülür5717 m.3/1-a, m.4
Görevli ve yetkili mahkemeAile mahkemesi; çocuğun başvuru sırasında oturduğu veya koruma altına alındığı yer5717 m.6
YargılamaBasit yargılama usulü, öncelikle ve acele; adlî tatilde de görülür5717 m.9/2, m.16
Velayet ile ilişkiİade kararında ayrıca velayet kararı verilmez; görülmekte olan velayet davası bekletilir5717 m.12, m.14
TedbirlerÇocuğun yurt dışına çıkışının geçici durdurulması, pasaport işlemlerinin durdurulması gibi tedbirler5717 m.24
MasrafDava ve işler harca tabi değildir; adlî yardımdan yararlanılabilir5717 m.27, m.28
SüreBir yıl içinde başlatılan işlemlerde derhal iade; sonrasında uyum istisnasıSözleşme m.12

Ceza Hukuku ve Uluslararası Yetki: TCK m.234, MÖHUK m.17, 41 ve 50

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması TCK m.234’te suç olarak düzenlenmiştir. Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dâhil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (m.234/1). Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk oniki yaşını bitirmemişse ceza bir katı oranında artırılır (m.234/2). Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (m.234/3). Suçun faili velayet yetkisi elinden alınmış ebeveyn olarak tanımlandığından, velayet sahibinin çocukla taşınması bu suçun kapsamında değildir.

Çocuk yurt dışına yerleştikten sonra velayet veya kişisel ilişki uyuşmazlığında hangi hukukun uygulanacağı 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 17. maddesine göre belirlenir: soybağının hükümleri soybağını kuran hukuka tabidir; ancak ana, baba ve çocuğun müşterek millî hukuku bulunuyorsa o hukuk, bulunmadığı takdirde müşterek mutad mesken hukuku uygulanır. Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür (MÖHUK m.41).

Yabancı mahkemelerden velayet veya kişisel ilişki konusunda alınan ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş kararların Türkiye’de icra edilebilmesi yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır (MÖHUK m.50). Yurt dışında alınacak bir kararın Türkiye’de de sonuç doğurması planlanıyorsa, tanıma ve tenfiz şartları baştan dikkate alınmalıdır. Çocuğun kaçırılması suçu hakkında ayrıntı için çocuğun kaçırılması suçu rehberimize bakabilirsiniz. Taşınma planı, görüş düzeni veya iade süreci konusunda 0554 648 37 15 numaralı telefondan Hukukçular Evi Ankara ile görüşebilirsiniz.

Yurt Dışına Taşınma Nedeniyle Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, velayet sahibinin çocukla yurt dışına taşınması üzerine diğer ebeveynin açacağı kişisel ilişki davasının yapısını gösterir. Köşeli parantez içindeki yerler dosyaya göre doldurulmalıdır.

[ŞEHİR] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres]
VEKİLİ: [Av. Ad Soyad, adres]
DAVALI: [Ad Soyad, yurt dışı adresi ve Türkiye’de bildirdiği adres]
KONU: Müşterek çocuk [ad] ile davacı arasındaki kişisel ilişkinin, davalının çocukla [ülke]ye yerleşmesi nedeniyle yeniden düzenlenmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. TMK m.183 yönünden: Taraflar [ ] Aile Mahkemesinin [Esas/Karar] sayılı ilamıyla boşanmış, velayet davalıya bırakılmış, davacı lehine [hafta sonu ve tatil] kişisel ilişki tesis edilmiştir. Davalı [tarih] tarihinde çocukla [ülke]ye yerleşmiştir. Bu yeni olgu, mevcut kişisel ilişki düzenini fiilen uygulanamaz hâle getirmiştir.

2. TMK m.323 ve m.324/1 yönünden: Davacının çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı vardır; davalı bu ilişkiyi zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür. Çocuğun yaşı ve okul takvimi gözetilerek yaz tatilinin [ ] haftası, yarıyıl tatili ve dini bayramlarda dönüşümlü kişisel ilişki ile haftada [ ] gün görüntülü görüşme kurulmasını talep ediyoruz. Ulaşım giderlerinin taraflarca paylaşılması ve çocuğun Türkiye’ye geliş ve dönüşüne refakat edecek kişinin belirlenmesi de çocuğun menfaatine olacaktır.

3. TMK m.326/1 ve MÖHUK m.41 yönünden: Kişisel ilişkiye ilişkin düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; çocuğun yurt dışında bulunması hâlinde davacının Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi kişi hâllerine ilişkin yetki kuralı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

4. TMK m.182/2 ve m.324/3 yönünden: Kurulacak düzenin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğinin kararda taraflara ihtar edilmesini talep ediyoruz.

DELİLLER

Boşanma ilamı, nüfus kayıt örneği, çocuğun yurt dışı okul kaydı ve adres bilgileri, taraflar arasındaki yazışmalar, sosyal inceleme raporu, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Davacı ile müşterek çocuk arasındaki kişisel ilişkinin yukarıda açıklanan şekilde yeniden düzenlenmesine, TMK m.182/2 ve m.324/3 uyarınca ihtarat yapılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili [Av. Ad Soyad, imza]

🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası

Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

💔 Boşanma Davası

💰 Nafaka

👶 Velayet ve Çocuk

🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım

🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)

💍 Evlilik ve Statü

📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Taşınma kaçırmaya dönüşecekse: Çocuk hakkında çıkış yasağı tedbiri ve yasağa itiraz yolları için Eşim Çocukla Yurt Dışına Kaçmaya Hazırlanıyor: Çıkış Yasağı Tedbiri rehberine bakın.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayet bende; eski eşimin izni olmadan çocukla yurt dışına taşınabilir miyim?

Kural olarak evet. Yargıtay, çocuğu yurt dışına götürmeyi velayet hakkının doğal sonucu sayar ve boşanılan eşin muvafakatini aramaz (2. HD, E.2015/11374, K.2015/12897; E.2023/694, K.2023/2329). Ancak taşınma, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki hakkını fiilen ortadan kaldıracak biçimde kullanılamaz; görüş düzeninin yeni duruma göre yeniden kurulması gerekir.

Ortak velayet varsa yurt dışına taşınma nasıl olur?

Ortak velayette çocuğun yerleşim yerinin değiştirilmesi tek taraflı karara bırakılmamıştır; diğer ebeveynin rızası ya da mahkeme kararı gerekir. Uygulamada rıza, süresi ve kapsamı belirtilen noter onaylı muvafakatname ile belgelenir.

Eski eşim çocuğu yurt dışına taşıyor; bunu engelleyebilir miyim?

Taşınmanın kendisi kural olarak engellenemez; ancak kişisel ilişkinin yeni koşullara göre yeniden düzenlenmesini isteyebilir, taşınmanın çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olduğunu ortaya koyarak velayetin değiştirilmesi davası açabilirsiniz. Çocuğun kaçırılacağına dair kuvvetli deliller varsa mahkemeden yurt dışı çıkışını önleyici tedbir istenebilir; ancak tedbir ölçülü olmalı, süresi ve gerekçesi somut olarak gösterilmelidir (TMK m.346; Anayasa m.23).

Yurt dışına taşınmak velayetimi kaybetmeme yol açar mı?

Tek başına hayır. Taşınma, ancak diğer ebeveynin görüş hakkını fiilen imkânsızlaştırıyor, çocuğun eğitim ve sosyal düzenini üstün yararına aykırı biçimde bozuyorsa TMK m.183 ve m.324/3 kapsamında velayetin yeniden değerlendirilmesine gerekçe olabilir; hâkim her dosyada çocuğun somut menfaatini inceler.

Ebeveynlerden biri yurt dışındayken görüş düzeni nasıl kurulur?

Mahkemeler mesafeyi dikkate alarak sık ve kısa görüşler yerine uzun blokları tercih eder: yaz tatilinin önemli bölümü, dönem ara tatilleri ve dini bayramların dönüşümlü paylaşımı yaygın düzendir; ayrıca düzenli sesli-görüntülü iletişim kararlaştırılabilir. Mevcut karar yetersiz kalıyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi dava yoluyla istenir.

Boşanma davası sürerken çocuğu yurt dışına götürebilir miyim?

Evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır (TMK m.336/1) ve hâkim dava süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Bu nedenle dava sürerken tek taraflı yurt dışına götürme yerine önce mahkemeden geçici velayet veya yerleşime ilişkin karar alınmalıdır.

Velayeti olmayan ebeveyn çocuğu yurt dışına götürürse ne olur?

Çocuğun meskenini tayin etme hakkı velayet sahibine aittir; bu hakkın ihlaliyle götürme veya alıkoyma 1980 Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında iade başvurusunun konusu olabilir (Sözleşme m.3; 5717 m.3/1-d). Velayet yetkisi elinden alınmış ebeveynin onaltı yaşını bitirmemiş çocuğu velayet sahibinin yanından kaçırması veya alıkoyması TCK m.234 uyarınca suçtur.

Lahey iade başvurusu nereye yapılır?

Türkiye’de Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır. Başvuru, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına, Türk Merkezî Makamına veya Sözleşmeye taraf herhangi bir devletin merkezî makamına yapılabilir; iade davası Cumhuriyet başsavcılığınca aile mahkemesinde açılır, dava ve işler harca tabi değildir (5717 m.3, m.6, m.7, m.27).

İade davasında velayet de karara bağlanır mı?

Hayır. Çocuğun iadesine karar verilmişse ayrıca velâyete ilişkin karar verilmez; iade başvurusundan sonra verilen bir velâyet kararı iadenin reddine gerekçe oluşturmaz ve iade davası sırasında açılan velâyet davası bekletilir. İade talebi reddedilirse velâyete ilişkin karar verilebilir (5717 m.12–14).

Kişisel ilişki davası hangi mahkemede açılır?

Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanmaya ilişkin yetki kuralları saklıdır (TMK m.326). Çocuk yurt dışında yaşıyorsa Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalar bakımından MÖHUK m.41’deki yetki kuralı da dikkate alınır.

Velayet sahibi taşındıktan sonra görüşmeleri engellerse ne olur?

Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir ve bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir (TMK m.324/3, m.182/2). Diğer ebeveyn kişisel ilişkinin yeni duruma göre düzenlenmesini ve gerekirse velayetin değiştirilmesini isteyebilir (TMK m.183).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için mutlaka bir avukata danışınız.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme

Hukukçular Evi — Ankara

📞 Hemen Arayın: 0554 648 37 15💬 WhatsApp

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.

Post by Av. Fatma Öztürk