İş Kazasında Şikâyet Süresi Kaçtıysa Ne Olur, Uzlaştırma Tazminatı Etkiler mi? 2026 — Altı Aylık Süre, Bilinçli Taksir İstisnası, CMK 253/19 ve Uzlaşma Tutanağına Yazılacaklar (TCK m.22, 73, 89; CMK m.253; TBK m.74, 146)
05 Kasım 2026

İş Kazasında Şikâyet Süresi Kaçtıysa Ne Olur, Uzlaştırma Tazminatı Etkiler mi? 2026 — Altı Aylık Süre, Bilinçli Taksir İstisnası, CMK 253/19 ve Uzlaşma Tutanağına Yazılacaklar (TCK m.22, 73, 89; CMK m.253; TBK m.74, 146)

İş kazasından sonra işçinin önünde birbirinden bağımsız üç yol vardır: SGK hakları, işverene karşı tazminat ve sorumlular hakkında ceza soruşturması. İşçiler çoğu zaman bu yolları birbirine karıştırır. “Karakolda şikâyetçi olmadım, artık hiçbir hakkım yok” ya da “Uzlaştırmacının teklifini kabul edersem tazminat davası açabilir miyim?” soruları bu karışıklığın ürünüdür. Oysa şikâyet süresinin kaçırılması yalnızca ceza yolunu etkiler; uzlaşma ise tazminat hakkını ancak kanunun çizdiği sınırlar içinde sınırlar. Bu rehber, iş kazasında şikâyet süresi kaçtığında ne olacağını ve ceza dosyasındaki uzlaşmanın tazminat davasına etkisini Türk Ceza Kanunu m.20, 22, 66, 73 ve 89, Ceza Muhakemesi Kanunu m.158, 237, 253 ve 254, Türk Borçlar Kanunu m.74, 146 ve 417 ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve 7531 sayılı Kanun değişikliği çerçevesinde anlatır. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Bu konuda hukuki destek almak ister misiniz? Uzman hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Kısa cevap

  • Taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak yaralama birinci fıkradaki basit hâli aşıyorsa (kemik kırığı, organ işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi gibi) ve suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (TCK m.89/5).
  • Şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73). Süre kaçarsa, bilinçli taksir yoksa ceza soruşturması yürütülemez.
  • Şikâyet süresinin kaçması SGK haklarını ve işverene karşı tazminat hakkını etkilemez. Hukuk hâkimi ceza kararıyla bağlı değildir (TBK m.74); tazminat için zamanaşımı on yıldır (TBK m.146).
  • Taksirle yaralamanın bütün hâlleri uzlaştırmaya tabidir (CMK m.253/1-b-2). Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz (CMK m.253/19, 7531 sayılı Kanunla değişik).
  • Maluliyet oranı belli olmadan uzlaşılacaksa, tutanağa oranın henüz belirlenmediği ve sonradan ortaya çıkacak zararlara ilişkin hakların saklı tutulduğu yazdırılmalıdır.

1. İş kazasında üç ayrı yol: SGK, tazminat ve ceza

İş kazası tek bir olaydır, ama hukuken üç ayrı sonuç doğurur. SGK, işçiye rapor parası, tedavi ve kalıcı hasar varsa sürekli iş göremezlik geliri sağlar; bu haklar kusurdan bağımsızdır. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamışsa işçiye maddi ve manevi tazminat öder (TBK m.417). Kazada kusuru bulunan gerçek kişiler, yani işveren gerçek kişiyse kendisi, şirketse yöneticiler, işveren vekilleri, ustabaşı veya iş güvenliği uzmanı hakkında taksirle yaralama suçundan ceza soruşturması yürütülür. TCK m.20 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; şirkete hapis cezası verilmez, sorumlu gerçek kişiler yargılanır.

Bu ayrımın pratik önemi şudur: Şikâyet süresi ve uzlaştırma ceza yolunun kurumlarıdır. Ceza yolunda yaşanan bir gelişme, diğer iki yolu ancak kanunun açıkça öngördüğü ölçüde etkiler.

Tablo 1 — Şikâyet süresi ve uzlaşmanın üç yola etkisi

YolŞikâyet süresi kaçarsaUzlaşma sağlanırsaDayanak
SGK haklarıEtkilenmezEtkilenmez; Kurum uzlaşmanın tarafı değildir5510 m.13, 18, 19
İşverene karşı tazminatEtkilenmez; on yıllık zamanaşımı işlerUzlaşma anında tespit edilebilen zararlar için aynı suç nedeniyle dava açılamaz; tespit edilemeyen ve sonradan ortaya çıkan zararlar istisnadırTBK m.74, 146; CMK m.253/19
Ceza soruşturmasıBilinçli taksir yoksa soruşturma yapılamazEdim yerine getirilince kovuşturmaya yer olmadığı kararı; taksitli edimde ertelemeTCK m.73, 89/5; CMK m.253

İşverenin ceza sorumluluğunun genel çerçevesini İş Kazasında İşverenin Ceza Sorumluluğu (TCK 85-89) yazımızda anlattık.

2. Taksirle yaralama şikâyete bağlı mı?

İş kazasında yaralanma, kural olarak taksirle yaralama suçunu oluşturur. 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla değişik TCK m.89/1’e göre taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Kemik kırılması veya bir organın işlevinin sürekli zayıflaması gibi sonuçlarda ceza yarı oranında (m.89/2), organ işlevinin yitirilmesi gibi ağır sonuçlarda bir kat (m.89/3) artırılır; birden fazla kişinin yaralanmasında ceza dokuz aydan beş yıla kadar hapistir (m.89/4). Suç 7571 sayılı Kanundan önce işlenmişse lehe olan eski cezalar uygulanır.

Şikâyet konusu TCK m.89/5’te düzenlenmiştir: “Birinci fıkra kapsamına giren ve bilinçli taksir hâli hariç” taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Uygulamadaki yerleşik okuma şudur: Birinci fıkradaki basit yaralama her durumda şikâyete bağlıdır. İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ağır sonuçlu yaralamalar da şikâyete bağlıdır; ancak bu hâllerde suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz ve soruşturma kendiliğinden (re’sen) yürütülür. Parmak kırığı veya parmak kaybı gibi iş kazası yaralanmaları çoğu zaman ikinci veya üçüncü fıkraya girdiğinden, bu dosyalarda bilinçli taksir tartışması belirleyici hâle gelir.

Tablo 2 — Taksirle yaralamada şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımı

HâlŞikâyet gerekir mi?UzlaştırmaDayanak
Basit yaralama (m.89/1)Evet, bilinçli taksir olsa bileUygulanırTCK m.89/5; CMK m.253/1-b-2
Ağır sonuç, olağan taksir (m.89/2-4)EvetUygulanırTCK m.89/5; CMK m.253/1-b-2
Ağır sonuç, bilinçli taksir (m.89/2-4 + m.22/3)Hayır; soruşturma re’sen yürürTaksirle yaralama olarak uzlaştırma kapsamındadırTCK m.22/3, m.89/5; CMK m.253/1-b-2
Dava zamanaşımıŞikâyet hakkı her hâlde dava zamanaşımı içinde kullanılmalıdır—TCK m.66, m.73/2

Cezaların ayrıntısını ve lehe kanun uygulamasını Taksirle Yaralama (TCK 89) ve Bilinçli Taksir yazımızda anlattık.

3. Şikâyet süresi nasıl hesaplanır, şikâyet nasıl yapılır?

TCK m.73/1’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçta, şikâyete yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. TCK m.73/2’ye göre bu süre, şikâyete yetkili kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği veya öğrenmiş olduğu günden başlar ve her hâlde dava zamanaşımı süresini aşamaz; taksirle yaralamada olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e), bilinçli taksirle işlenen ağır hâllerde süre daha uzun olabilir.

Altı aylık sürenin başlangıcı iş kazası dosyalarında özellikle önemlidir. Süre kaza günü değil, işçinin hem fiili hem de failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. İş kazalarında kusurlu kişi çoğu zaman ilk anda belli değildir: Kazada makineyi bakımsız bırakan bakım sorumlusunun, risk değerlendirmesini yapmayan iş güvenliği uzmanının veya talimatı veren ustabaşının sorumluluğu, ancak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkabilir. Bu durumda süre, bu kişilerin sorumluluğunun öğrenildiği tarih esas alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Yine de ihtiyatlı yol, kazadan sonraki ilk ifadede şikâyet hakkını açıkça kullanmaktır.

CMK m.158 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. İş kazasından sonra hastanede veya karakolda alınan ifadede “kazada kusuru olan herkesten şikâyetçiyim” demek, ileride ortaya çıkacak sorumluları da kapsayacak şekilde şikâyet iradesini ortaya koyar. Şikâyet dilekçesi verilecekse, kazanın yeri, zamanı, nasıl olduğu ve bilinen sorumlular yazılmalı, adli rapor ve tanık bilgileri eklenmelidir. Şikâyet hakkı, süre ve katılma konularını Şikâyet, Soruşturma, Kovuşturma ve Mağdur (Katılan) Hakları yazımızda, süre hesabını Şikâyet Süresi Hesaplama Aracı sayfamızda bulabilirsiniz.

4. Şikâyet süresi kaçtıysa ne olur?

Altı aylık süre geçtikten sonra şikâyette bulunulursa, suç şikâyete bağlı olduğu sürece soruşturma yapılamaz; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, dava açılmışsa düşme kararı verilir. Ancak bu sonuç yalnızca ceza yolunu kapatır ve iki önemli istisnası vardır.

Birinci istisna bilinçli taksirdir. Yaralanma ağır sonuçluysa (m.89/2-4) ve kusurlu kişi neticeyi öngördüğü hâlde önlem almadıysa suç şikâyete bağlı değildir. Bu durumda şikâyet süresinin geçmiş olması soruşturmaya engel olmaz; işçi dava zamanaşımı içinde savcılığa ihbarda bulunabilir ve bilinçli taksiri gösteren olguları anlatabilir.

İkinci ve daha önemli nokta, işçinin diğer haklarının hiç etkilenmemesidir. SGK hakları kusurdan ve ceza dosyasından bağımsızdır. İşverene karşı tazminat davası da şikâyet süresinden etkilenmez: TBK m.74’e göre hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleriyle ve ceza hâkimince verilen beraat kararıyla bağlı değildir; ceza kararları kusurun değerlendirilmesi ve tazminatın belirlenmesi bakımından hukuk hâkimini bağlamaz. İş kazasından doğan tazminat alacakları on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/906 Esas, 2024/104 Karar sayılı kararına göre bedensel zarar gelişim gösteriyorsa süre, oranın kesinleştiği tarihten başlar.

Tablo 3 — Şikâyet süresi kaçtıktan sonra kalan yollar

YolDurumNe yapılmalıDayanak
Ceza (olağan taksir)Soruşturma yapılamazFailin sonradan öğrenildiği bir durum varsa sürenin başlangıcı ayrıca değerlendirilmeliTCK m.73/1-2
Ceza (bilinçli taksir)Şikâyet aranmazDava zamanaşımı içinde savcılığa ihbar; önceki uyarı ve tespitlerin sunulmasıTCK m.22/3, m.89/5
SGK haklarıEtkilenmezRapor parası, tedavi ve sürekli iş göremezlik başvurusu5510 m.13, 18, 19
İşverene karşı tazminatEtkilenmezKusur, oran ve kazanç belgeleriyle maddi ve manevi tazminat davasıTBK m.74, 146, 417; HGK 2018/906 E., 2024/104 K.

Şikâyet süreniz geçtiyse veya uzlaştırma teklifi aldıysanız ceza dosyası, SGK hakları ve tazminat davasını birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

5. Bilinçli taksir: iş kazasında hangi olgular önemlidir?

TCK m.22/3’e göre kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır ve taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Olağan taksirde fail tehlikeyi öngörmemiştir; bilinçli taksirde ise tehlikeyi görmüş, “bir şey olmaz” diyerek önlem almamıştır. Bu ayrım iş kazasında hem cezayı hem de şikâyet şartını değiştirir.

İş kazası dosyalarında bilinçli taksiri gösterebilecek olgular genellikle yazılı izler bırakır: iş güvenliği uzmanının veya işyeri hekiminin tespit ve öneri defterine yazdığı ama yerine getirilmeyen öneriler, aynı makinede daha önce yaşanmış benzer kazalar, işçilerin koruyucunun eksik olduğuna dair yazılı veya sözlü uyarıları, iş müfettişinin daha önce verdiği ama giderilmeyen tespitler, sökülen koruyucunun bilerek yerine takılmaması, üretimi hızlandırmak için güvenlik sensörünün devre dışı bırakılması. Bu olguların tespiti için kazadan sonra işyerindeki kayıtların ve defterlerin korunması gerekir; delil kaybı riski varsa mahkemeden delil tespiti istenebilir (HMK m.400). Ölümlü kazalardaki bilinçli taksir tartışmasını Ölümlü İş Kazasında Bilinçli Taksir Tartışması yazımızda, makine kazalarındaki tipik olguları Makineye El Kaptırma İş Kazası rehberimizde anlattık.

6. Uzlaştırma iş kazasında nasıl işler?

CMK m.253/1-b-2 uyarınca taksirle yaralama suçu (TCK m.89) uzlaştırmaya tabidir; bu, suçun şikâyete bağlı olup olmamasından bağımsızdır. Soruşturma aşamasında savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir; uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdura uzlaşma teklifinde bulunur. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaşma, şüphelinin üstleneceği bir edim karşılığında sağlanır: Bu edim çoğu zaman bir para ödemesidir, ama özür dilemek veya zararın başka bir şekilde giderilmesi de olabilir.

Edim hemen yerine getirilirse savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Edim ileri bir tarihe bırakılır, taksitlendirilir veya süreklilik arz ederse kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir; bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Şüpheli edimi yerine getirmezse kamu davası açılır; ayrıca uzlaşma raporu veya belgesi İcra ve İflas Kanunu m.38’de yazılı ilam niteliğindeki belgelerden sayılır ve mağdur doğrudan icra takibi yapabilir (CMK m.253/19). Uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalırsa, kamu davası açıldıktan sonra yeniden uzlaştırma yoluna kural olarak gidilmez (CMK m.254). Uzlaştırmanın genel işleyişini Uzlaştırma Nedir? yazımızda anlattık.

Tablo 4 — İş kazasında uzlaştırma süreci

AşamaNe olurİşçinin dikkat edeceği nokta
Dosyanın uzlaştırmaya gönderilmesiSavcılık, taksirle yaralama dosyasını uzlaştırma bürosuna gönderirMaluliyet oranının belli olup olmadığını kontrol edin
TeklifUzlaştırmacı tarafları arar veya yazılı teklif yaparYedi gün içinde cevap verin; cevapsızlık ret sayılır
Görüşme ve edimTaraflar bir edim üzerinde anlaşmaya çalışırEdimin hangi zararları karşıladığını açıkça belirletin
Uzlaşma raporuUzlaştırmacı raporu düzenler, taraflar imzalarTespit edilemeyen ve sonradan doğacak zararlar için saklı tutma kaydı yazdırın
Edimin ifasıHemen ifada kovuşturmaya yer olmadığı kararı; taksitli ifada ertelemeÖdeme yapılmazsa kamu davası açılır ve rapor ilam niteliğindedir

7. Uzlaşma tazminat davasını etkiler mi?

Bu sorunun cevabı son yıllarda iki kez değişti. CMK m.253/19’da uzun süre “uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır” kuralı yer alıyordu. Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihli, 2023/43 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararıyla (RG 18.10.2023, 32343) bu yasağı, maluliyet oranı gibi bilirkişi incelemesi gerektiren durumlarda zararın uzlaşma sırasında makul biçimde öngörülemeyeceği ve mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandığı gerekçesiyle iptal etti. Ardından 7531 sayılı Kanunun 16. maddesiyle (RG 14.11.2024) fıkra yeniden düzenlendi.

Bugünkü kurala göre uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Yani uzlaşma, o anda bilinen ve hesaplanabilen zararı kapatır; sonradan belirlenen maluliyet oranından doğan kayıp, uzayan tedavi süreci veya sonradan ortaya çıkan bakım ihtiyacı gibi kalemler istisna kapsamındadır.

İş kazası dosyalarında bu kuralın uygulanmasında üç nokta öne çıkar. Birincisi, uzlaşma çoğu zaman kazadan birkaç ay sonra, istirahat devam ederken veya SGK oranı belirlenmeden yapılır; bu dönemde sürekli iş göremezlik zararı tespit edilemez ve istisna kapsamında kalır. İkincisi, uzlaşmanın tarafı şüphelidir; şirket işverenin kendisi ceza soruşturmasında şüpheli olamaz, çünkü tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanmaz (TCK m.20). Uzlaşmanın, uzlaşmaya taraf olmayan işveren şirkete karşı TBK m.417’ye dayanılarak açılacak davaya etkisi, uzlaşma belgesinin içeriğine göre tartışılabilir; işveren tarafının belgeyi savunma olarak kullanmaya çalışması mümkündür. Üçüncüsü, SGK uzlaşmanın tarafı olmadığı için işçinin SGK hakları ve Kurumun işverene rücu hakkı uzlaşmadan etkilenmez.

Tablo 5 — Zarar kalemleri ve uzlaşmanın etkisi

Zarar kalemiUzlaşma anında tespit edilebilir mi?Uzlaşmadan sonra dava
O ana kadar yapılan tedavi giderleriGenellikle evetUzlaşma kapsamındaysa açılamaz
İstirahat döneminin kazanç kaybı (bilinen dönem)Genellikle evetUzlaşma kapsamındaysa açılamaz
Sürekli iş göremezlik zararı (oran belli değilken)Hayır; oran bilirkişi ve kurul incelemesi gerektirirİstisna kapsamında; dava açılabilir
Gelecekteki tedavi, ameliyat, protezÇoğu zaman hayırSonradan ortaya çıkan zarar olarak istisna kapsamında
Bakıcı ihtiyacıSonradan ortaya çıkabilirSonradan ortaya çıkmışsa istisna kapsamında
Manevi tazminatEdimin manevi zararı kapsayıp kapsamadığı belgeye göre değerlendirilirKapsam açıkça yazılmalıdır

Trafik kazalarında aynı kuralın uygulanışını Trafik Kazasında Ceza Dosyası Tazminatınızı Nasıl Etkiler?, sulh ve ibra ile farkını Malpraktiste Sulh, İbra ve Feragat yazılarımızda anlattık.

8. Uzlaşma tutanağına ne yazdırılmalı?

Kanundaki istisnadan yararlanabilmek için uzlaşma belgesinin içeriği belirleyicidir. “Tüm zararım karşılanmıştır, başkaca talebim yoktur” gibi genel ifadeler imzalanırsa, işçi sonradan açtığı davada zararın uzlaşma anında gerçekten tespit edilemeyecek nitelikte olduğunu ispatlamak zorunda kalabilir. Buna karşılık edimin hangi zararları karşıladığı açıkça yazılırsa, kapsam dışında kalan kalemler bakımından tartışma baştan önlenir. Uzlaştırma teklifine cevap verirken hakların nasıl saklı tutulacağını Uzlaştırma Teklifine Cevap ve Tazminat Haklarının Saklı Tutulması Dilekçesi Örneği sayfamızda gösterdik.

Tablo 6 — Uzlaşma tutanağı kontrol listesi

Yazılması gerekenÖrnek ifadeNeden
Edimin karşıladığı kalemler“Ödenen tutar, bugüne kadar yapılan tedavi giderleri ile istirahat dönemi kazanç kaybına karşılıktır.”Kapsam dışı kalemler için dava hakkını korur
Oranın belirlenmediği“Tedavi devam etmekte olup sürekli iş göremezlik oranı henüz belirlenmemiştir.”Zararın uzlaşma anında tespit edilemediğini belgeler
Saklı tutma kaydı“Uzlaşma anında tespit edilemeyen ve sonradan ortaya çıkacak zararlara ilişkin talep haklarım saklıdır.”CMK m.253/19’daki istisnayı açıkça işaret eder
Tarafların kimliğiŞüphelinin adı, işveren şirketin uzlaşmaya taraf olup olmadığıUzlaşmanın kimleri bağladığı tartışmasını azaltır
Ödeme takvimiTutar, tarih, hesap bilgisi, taksit sayısıÖdenmezse belge ilam niteliğindedir; takip kolaylaşır

9. Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve ibraname aynı şey değildir

İş kazası dosyalarında işçiye üç farklı belge imzalatılmak istenebilir ve bunların sonuçları farklıdır. Şikâyetten vazgeçme, şikâyete bağlı suçta ceza davasını düşürür (TCK m.73/4). Vazgeçen kişi, vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m.73/7); bu açıklama yoksa tazminat davası açma hakkı devam eder. Uzlaşma, yukarıda anlatılan CMK m.253/19 kuralına tabidir. İbraname ise işçinin işverene karşı alacaklarından vazgeçtiği bir borçlar hukuku belgesidir; işçilik alacaklarına ilişkin ibra sözleşmeleri TBK m.420’deki şartlara tabidir ve bu şartları taşımayan belgeler işçiyi kural olarak bağlamaz.

Bu nedenle işçinin, kendisine uzatılan belgenin hangisi olduğunu, kimin adına düzenlendiğini ve hangi hakları kapsadığını imzadan önce anlaması gerekir. Özellikle “şikâyetimden vazgeçiyorum, maddi ve manevi hiçbir talebim yoktur” gibi birleşik ifadeler, ceza ve hukuk yollarını birlikte kapatma riski taşır. İbranamenin geçerliliğini İşten Çıkarıldım, İbraname İmzalattılar yazımızda ayrıca ele aldık.

10. Ceza dosyası tazminat davasına nasıl yarar?

Ceza soruşturması işçi için bir delil kaynağıdır. Savcılık olay yerinde inceleme yaptırır, bilirkişiden kusur raporu alır, tanıkları dinler ve işyeri kayıtlarını toplar. Bu belgeler, sonradan açılan tazminat davasında önemli deliller olur. Kamu davası açılırsa işçi suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılabilir (CMK m.237); katılan olarak delil sunma, bilirkişi raporuna itiraz etme ve kanun yoluna başvurma imkânı elde eder.

Bununla birlikte ceza kararı hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74). Ceza dosyasında beraat çıkması, tazminat davasının kaybedileceği anlamına gelmez; tersine mahkûmiyet de tazminatın otomatik olarak kazanılacağı anlamına gelmez. Hukuk mahkemesi gerekirse ceza dosyasının sonucunu bekletici mesele yapabilir (HMK m.165), ama kusuru kendisi değerlendirir. İşverenin hukuki sorumluluğunu İş Kazasında İşverenin Tazminat Sorumluluğu (TBK 417), kusur paylaşımını İş Kazasında Kusur Dağılımı ve Müterafik Kusur yazılarımızda anlattık.

Uzlaşma tutanağı imzalamadan önce edimin hangi zararları karşıladığını ve tazminat haklarınızın nasıl korunacağını birlikte inceleyelim. Hukukçular Evi Ankara: 0554 648 37 15.

11. Örnek olaylar

Aşağıdaki örnekler, kuralların birlikte nasıl uygulandığını göstermek için hazırlanmış genel örneklerdir; gerçek bir dosyada sonuç belgelere ve olayın özelliklerine göre değişir.

Tablo 7 — Örnek olaylar ve değerlendirme

OlayDeğerlendirmeYapılacaklar
İşçi preste parmağını kırdı, karakolda “şikâyetçi değilim” dedi. Sekiz ay sonra tazminat davası açmak istiyor.Ceza bakımından olağan taksirde şikâyet süresi geçmiştir. Tazminat hakkı ise etkilenmemiştir; zamanaşımı on yıldır.SGK oranı başvurusu ve işverene karşı tazminat davası (TBK m.74, 146, 417).
Aynı makinede bir yıl önce benzer kaza olmuş, iş güvenliği uzmanı koruyucu takılmasını deftere yazmış, ama yapılmamış. İşçi şikâyet süresini kaçırdı.Ağır sonuçlu yaralamada bilinçli taksir varsa şikâyet aranmaz; soruşturma re’sen yürür.Defter, önceki kaza kayıtları ve tanıklarla savcılığa ihbar (TCK m.22/3, m.89/5).
Kazadan dört ay sonra, istirahat sürerken uzlaştırmacı ustabaşı adına 50.000 TL teklif etti. SGK oranı henüz belirlenmedi.Sürekli iş göremezlik zararı uzlaşma anında tespit edilemez; istisna kapsamındadır. Ancak belge genel ifadeler içerirse tartışma doğar.Kabul edilecekse tutanağa kalemleri ve saklı tutma kaydını yazdırmak; aksi hâlde teklifi reddetmek (CMK m.253/19).
Uzlaşmada kararlaştırılan taksitler ikinci aydan sonra ödenmedi.Ertelenen kovuşturma için kamu davası açılır; uzlaşma belgesi ilam niteliğindedir.Savcılığa bildirim ve uzlaşma belgesiyle ilamlı icra takibi (CMK m.253/19; İİK m.38).

12. Adım adım ne yapmalı?

  1. İlk ifadede şikâyet hakkınızı kullanın. “Kazada kusuru olan herkesten şikâyetçiyim” deyin; ifade tutanağının bir örneğini isteyin.
  2. Altı aylık süreyi takip edin. Süre fiili ve faili öğrendiğiniz günden başlar; yeni bir sorumlu ortaya çıkarsa o tarihi not edin (TCK m.73).
  3. Bilinçli taksir olgularını toplayın. Önceki uyarılar, tespit ve öneri defteri, önceki kazalar ve müfettiş tespitleri.
  4. SGK haklarınızı ayrıca takip edin. Rapor parası, tedavi ve sürekli iş göremezlik başvurusu ceza dosyasını beklemez.
  5. Uzlaştırma teklifine acele etmeyin. Yedi günlük cevap süresi içinde teklifin neyi karşıladığını inceleyin; oran belli değilse bunu kayda geçirin.
  6. Tutanağa kapsam ve saklı tutma kaydı yazdırın. Edimin karşıladığı kalemleri ve sonradan ortaya çıkacak zararlara ilişkin haklarınızı açıkça belirtin (CMK m.253/19).
  7. Birleşik vazgeçme ifadeleri imzalamayın. Şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve ibranameyi birbirinden ayırın.
  8. Tazminat davasını değerlendirin. İşverene karşı dava için on yıllık zamanaşımı ve oranın kesinleşme tarihi esas alınır (TBK m.146).

Sık sorulan sorular

İş kazasında taksirle yaralama şikâyete bağlı mı?

Kural olarak evet. TCK m.89/5’e göre basit yaralama her durumda şikâyete bağlıdır; ağır sonuçlu yaralamalarda ise suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz ve soruşturma re’sen yürür.

Şikâyet süresi ne kadar?

Fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren altı aydır; bu süre her hâlde dava zamanaşımını aşamaz (TCK m.73/1-2). Taksirle yaralamada olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).

Şikâyet süresini kaçırdım. Tazminat davası açabilir miyim?

Evet. Şikâyet süresi yalnızca ceza yolunu etkiler. İşverene karşı tazminat davası açılabilir; hukuk hâkimi ceza kararıyla bağlı değildir (TBK m.74) ve zamanaşımı on yıldır (TBK m.146).

Şikâyet süresi kaçtıysa SGK haklarım etkilenir mi?

Hayır. Rapor parası, tedavi ve sürekli iş göremezlik geliri ceza dosyasından ve kusurdan bağımsızdır.

Bilinçli taksir nedir, iş kazasında nasıl ispatlanır?

Failin neticeyi öngördüğü hâlde önlem almamasıdır (TCK m.22/3). İş güvenliği uzmanının yerine getirilmeyen önerileri, önceki benzer kazalar, yazılı uyarılar ve müfettiş tespitleri bilinçli taksirin delili olabilir.

Karakolda “şikâyetçi değilim” dedim. Sonradan şikâyetçi olabilir miyim?

Altı aylık süre dolmadıysa olabilirsiniz. Şikâyetten açıkça vazgeçtiyseniz ve suç şikâyete bağlıysa ceza yolu kapanabilir; ancak tazminat ve SGK haklarınız devam eder.

İş kazası uzlaştırmaya tabi mi?

Evet. Taksirle yaralamanın bütün hâlleri uzlaştırmaya tabidir (CMK m.253/1-b-2). Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.

Uzlaşırsam tazminat davası açabilir miyim?

Uzlaşma anında tespit edilebilen zararlar için aynı suç nedeniyle dava açılamaz. Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar ise bu yasağın dışındadır (CMK m.253/19, 7531 sayılı Kanunla değişik).

Maluliyet oranı belli olmadan uzlaşmak doğru mu?

Risklidir. Oran belli değilken sürekli iş göremezlik zararı tespit edilemez ve istisna kapsamında kalır; ancak bunun tutanağa açıkça yazılması gerekir. Aksi hâlde genel ifadeler sonradan tartışma yaratır.

Uzlaşma işveren şirkete karşı açacağım davayı da engeller mi?

Şirket ceza soruşturmasında şüpheli olamaz (TCK m.20). Uzlaşmanın, taraf olmayan işveren şirkete karşı açılacak davaya etkisi belgenin içeriğine göre tartışılabilir; bu nedenle tutanakta tarafların ve kapsamın açıkça yazılması önemlidir.

Uzlaşmada kararlaştırılan para ödenmezse ne olur?

Ertelenen kovuşturma için kamu davası açılır. Uzlaşma raporu veya belgesi İİK m.38’de yazılı ilam niteliğindeki belgelerden sayılır; doğrudan ilamlı icra takibi yapılabilir (CMK m.253/19).

Uzlaşmayı reddedersem tazminat hakkım etkilenir mi?

Hayır. Uzlaşmayı reddetmek tazminat hakkını etkilemez; ceza soruşturması devam eder. Kamu davası açıldıktan sonra kural olarak yeniden uzlaştırma yapılmaz (CMK m.254).

Şikâyetten vazgeçmek tazminat hakkımı ortadan kaldırır mı?

Kural olarak hayır. Şikâyetten vazgeçme ceza davasını düşürür (TCK m.73/4); ancak vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklamışsanız hukuk mahkemesinde dava açamazsınız (TCK m.73/7).

Ceza davasında beraat çıkarsa tazminat davasını kaybeder miyim?

Hayır. TBK m.74’e göre hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; kusuru kendisi değerlendirir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; 5237 sayılı TCK m.20, 22, 66, 73 ve 89 (7571 sayılı Kanunla değişik); 5271 sayılı CMK m.158, 237, 253 (7531 sayılı Kanunla değişik) ve 254; Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli, 2023/43 E., 2023/141 K. sayılı kararı; 6098 sayılı TBK m.74, 146, 417 ve 420; 6100 sayılı HMK m.165 ve 400 ile 5510 sayılı Kanun m.13, 18 ve 19 hükümlerine dayanır. Sonuç; ifade tutanakları, uzlaşma belgesinin içeriği ve dosyanın özelliklerine göre değişir.

Somut olayınıza özgü değerlendirme için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Post by Av. Fatma Öztürk