Boşanma ve velayet uyuşmazlıklarında bir ebeveynin çocuğu teslim etmemesi veya alıp götürmesi sık yaşanan ve hassas bir durumdur. Bu davranış bazen TCK m.234’teki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu, bazen daha ağır olan TCK m.109’u oluşturur, bazen de ceza hukukunun değil aile hukukunun ve 5395 sayılı Kanun’daki teslim mekanizmasının konusu olur. Çocuk yurt dışına götürülmüşse 5717 sayılı Kanun devreye girer. Bu yazıda suçun unsurlarını, fail sıfatını, boşanma sürerken durumu, teslim kararlarının yerine getirilmesini ve uluslararası iade sürecini kanun maddeleriyle anlatıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Suçun yapısı: TCK m.234’ün üç fıkrası
TCK m.234 “aile düzenine karşı suçlar” arasında yer alır ve çocuk üzerindeki velayet ile vesayet hakkını korur. Birinci fıkraya göre velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, on altı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. İkinci fıkraya göre fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır. Üçüncü fıkraya göre kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İki davranış biçimi ayırt edilmelidir. Kaçırma, çocuğu velayet sahibinin yanından aktif bir eylemle alıp götürmektir. Alıkoyma ise örneğin kişisel ilişki süresi bittiği hâlde çocuğu velayet sahibine teslim etmeyip yanında tutmaya devam etmektir; yani yalnızca alıp götürmek değil, zamanında geri vermemek de suçu oluşturabilir. Şikâyet şartı yalnızca üçüncü fıkrada öngörülmüştür; birinci ve ikinci fıkradaki suçlar re’sen soruşturulur. Üçüncü fıkrada şikâyet süresi TCK m.73 uyarınca fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Ayrıntılı suç analizi için TCK m.234 çocuğun kaçırılması suçu yazımıza bakabilirsiniz.
Tablo 1 — TCK m.234: üç ayrı hüküm
| Fıkra | Fiil | Ceza ve takip |
|---|---|---|
| 234/1 | Velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, on altı yaşını bitirmemiş çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması | Üç aydan bir yıla kadar hapis; şikâyet şartı öngörülmemiştir |
| 234/2 | Fiilin cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi ya da çocuğun on iki yaşını bitirmemiş olması | Ceza bir kat artırılır |
| 234/3 | Kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutmak | Şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis |
| Korunan hukuki değer | Velayet ve vesayet hakkı; çocuğun kişisel gelişimi | Aile düzenine karşı suçlar |
| Fail sıfatı taşımayan kişi | Çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma | TCK m.109 |
Kim fail olabilir? Özgü suç ve TCK m.109 ayrımı
TCK m.234/1 özgü bir suçtur; yalnız velayet yetkisi elinden alınmış ana veya baba ile çocuğun üçüncü derece dahil kan hısımları (büyükanne, büyükbaba, amca, hala, dayı, teyze gibi) fail olabilir. Boşanma kararıyla velayeti diğer ebeveyne verilen ana veya baba bu kapsamda “velayet yetkisi elinden alınmış” sayılır. Bu sıfatı taşımayan bir kişinin on altı yaşından küçük çocuğu velisinin yanından kaçırması veya alıkoyması hâlinde TCK m.234 değil, çok daha ağır olan TCK m.109’daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu uygulanır; TCK m.109 uyarınca çocuğa karşı işlenmesi cezayı ayrıca artırır. Diğer kişiler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.
En sık karıştırılan nokta boşanma davası sürerken durumdur. Velayet henüz kimseye verilmemişse her iki ebeveynin velayet hakkı devam ettiğinden, ebeveynlerden birinin çocuğu yanında tutması kural olarak TCK m.234/1’i oluşturmaz; çünkü fail “velayet yetkisi elinden alınmış” değildir. Yargıtay uygulamasında da yalnızca kişisel ilişki kararı bulunup velayetin henüz kaldırılmadığı veya değiştirilmediği durumlarda bu suçun oluşmayacağı kabul edilmektedir. Bu durumda mesele TMK m.169 kapsamındaki geçici önlemler ve teslim kararının yerine getirilmesiyle çözülür. Korunan değer velayet hakkı olduğundan çocuğun rızası da suçu ortadan kaldırmaz; TMK m.339/4 uyarınca çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. TCK m.109 için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma yazımıza bakabilirsiniz.
Usul, zamanaşımı ve zorunluluk hâli: TCK m.25, 66, 73 ve CMK m.253
Alıkoyma fiili sonuç itibarıyla mütemadi nitelik gösterebilir; çocuk bırakılıncaya kadar suçun icrası sürer. Bunun sonuçları vardır: TCK m.66/6 uyarınca kesintisiz suçlarda dava zamanaşımı kesintinin gerçekleştiği, yani çocuğun bırakıldığı tarihten işlemeye başlar; TCK m.66/1-e uyarınca beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezası gerektiren suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Birinci ve ikinci fıkradaki suçlar şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme soruşturmayı düşürmez; üçüncü fıkradaki suç ise şikâyete bağlıdır ve CMK m.253 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Ceza yargılaması asliye ceza mahkemesinde görülür; koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme değerlendirilebilir.
Hassas bir nokta çocuğun velayet sahibinin yanında tehlike altında olmasıdır. TCK m.25/2 uyarınca gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşuluyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Şiddet veya istismar söz konusu olduğunda çocuğu korumak için alıkoyan ebeveyn bakımından bu hüküm gündeme gelebilir; ancak “başka suretle korunma olanağının bulunmaması” şartı nedeniyle doğru yol çocuğu kaçırmak değil, derhal kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına ve aile mahkemesine başvurmak, 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında tedbir istemektir.
Tablo 2 — Usul, zamanaşımı ve yargılama
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Takip | 234/1-2 re’sen; 234/3 şikâyete bağlı | TCK m.234 |
| Şikâyet süresi (234/3) | Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay | TCK m.73 |
| Suçun niteliği | Alıkoyma mütemadi nitelik gösterebilir; çocuk bırakılıncaya kadar sürer | Öğreti ve uygulama |
| Dava zamanaşımı | Beş yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl; mütemadi suçta fiilin sona ermesinden | TCK m.66/1-e · m.66/6 |
| Uzlaştırma | Şikâyete bağlı 234/3 uzlaştırmaya tabidir | CMK m.253 |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi | 5235 s.K. |
| Zorunluluk hâli | Çocuğu ağır ve muhakkak bir tehlikeden korumak için başka çare yoksa ceza verilmez | TCK m.25/2 |
Teslim kararına uymama ve velayete etkisi: 5395 sayılı Kanun Dördüncü Kısım
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun ile köklü biçimde değiştirilmiştir. Bu işlemler artık icra daireleri tarafından değil, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun Dördüncü Kısmında düzenlenen usulle adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yürütülmektedir. Teslim sırasında psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci veya rehber öğretmen gibi uzmanlar, bunların yeterli sayıda olmaması hâlinde öğretmen hazır bulundurulur. Kararın yerine getirilmesinin çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimini ağır tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi hâlinde müdürlük talep üzerine veya re’sen tehlike ortadan kalkıncaya kadar teslim işlemlerini erteler.
Teslim veya kişisel ilişki kararına aykırı davranılması yaptırımsız değildir; 5395 sayılı Kanun m.41/F bu davranışlar için yaptırım öngörür. Boşanma davası sürerken çocuğun kimde kalacağı TMK m.169 uyarınca geçici önlem olarak belirlenebilir; bu karara aykırılık da aynı mekanizmayla takip edilir. Medeni hukuk bakımından sürekli ve kasıtlı alıkoyma, TMK m.183 uyarınca durumun değişmesi nedeniyle velayetin değiştirilmesi talebinde ebeveynin tutumu olarak dikkate alınır; çocuğu diğer ebeveynden koparmaya yönelik davranışlar çocuğun üstün yararına aykırı sayılır. Ağır hâllerde TMK m.348 uyarınca velayetin kaldırılması da gündeme gelebilir. Teslim işlemleri için çocuk teslimi ve kişisel ilişki, velayet için velayetin değiştirilmesi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Tablo 3 — Teslim kararlarının yerine getirilmesi (7343 sayılı Kanun sonrası)
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yerine getiren merci | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü; icra daireleri yerine | 5395 s.K. Dördüncü Kısım (7343 s.K.) |
| Uzman bulundurma | Psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci veya rehber öğretmen; yoksa öğretmen | 5395 s.K. Dördüncü Kısım |
| Teslimin ertelenmesi | Çocuğun gelişimini ağır tehlikeye atacağı uzmanca tespit edilirse tehlike kalkıncaya kadar | 5395 s.K. · 5717 s.K. |
| Kararın gereğine aykırılık | Teslim veya kişisel ilişki kararına aykırı davranana yaptırım | 5395 s.K. m.41/F |
| Geçici önlemler | Boşanma davası süresince çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin önlemler | TMK m.169 |
| Velayete etkisi | Kasıtlı ve sürekli alıkoyma velayetin değiştirilmesinde dikkate alınır | TMK m.183 |
Yurt dışına kaçırma: 5717 sayılı Kanun ve Lahey Sözleşmesi
Çocuk yurt dışına götürüldüğünde TCK m.234’ün sağladığı koruma pratikte yetersiz kalır ve 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi ile bunun uygulanmasını düzenleyen 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun devreye girer. Kanunun kapsamı on altı yaşını tamamlamamış çocuklarla sınırlıdır ve bakım, gözetim ve mesken belirleme hakkını içeren velayet hakkının fiilen kullanılmakta iken ihlal edilerek çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkeden başka bir akit devlete götürülmesini veya orada alıkonulmasını arar. İade talebi hangi ebeveynin haklı olduğunu değil, çocuğun yaşamının fiilen kurulu olduğu ülkeye dönmesini hedefler.
Süreç doğrudan dava açılarak değil, merkezi makam üzerinden başlar. 5717 sayılı Kanun m.4 uyarınca Sözleşmenin öngördüğü yükümlülükler Merkezi Makam tarafından mahalli Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirilir; Türkiye bakımından merkezi makam Adalet Bakanlığıdır ve başvuruda bulunan adına çocuğun iadesini veya şahsi ilişki kurulmasını sağlamak için idari ve adli işlemleri yapmaya yetkilidir. Çocuğun bulunduğu yerin tespiti için kolluk görevlendirilir. 5717 sayılı Kanun m.13 uyarınca iade başvurusundan sonra alınmış bir velayet kararı iade talebinin reddine tek başına gerekçe oluşturmaz; bu hüküm çocuğu götüren tarafın gittiği ülkede hızla velayet kararı alarak süreci etkisiz kılmasını önler. İade ve velayet davaları birleştirilmişse iade davası öncelikle görülür ve bu davalar adli tatilde de görülür.
Kararın yerine getirilmesi de özel kurallara tabidir: 7343 sayılı Kanun ile değişik hüküm uyarınca çocuğun iadesine veya şahsi ilişki kurulmasına dair ilamlar 5395 sayılı Kanun’un Dördüncü Kısım hükümlerine göre teslim emri tebliğ edilmeksizin yerine getirilir. Çocuğu alıkoyan kişi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün isteği hâlinde çocuğun bulunabileceği yerleri derhal göstermek zorundadır ve bu yerler gerektiğinde zorla açtırılır; ilamın icrası sırasında çocuğu gizleyen veya icradan sonra tekrar kaçıran taraf ile bunlara iştirak edenler hakkında 5395 sayılı Kanun m.41/F hükmü uygulanır. Kaçırma riski bulunan dosyalarda aile mahkemesinden çocuğun yurt dışına çıkışının engellenmesi istenebilir; bu talep tek yön bilet, okuldan kayıt sildirme veya yurt dışında oturum başvurusu gibi somut olgularla desteklenmelidir.
Tablo 4 — Yurt dışına kaçırma: 5717 sayılı Kanun
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kaynak | 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun | 5717 s.K. |
| Kapsam | On altı yaşını tamamlamamış çocuğun, fiilen kullanılan velayet hakkı ihlal edilerek mutat meskeninden başka bir akit devlete götürülmesi veya alıkonulması | 5717 s.K. |
| Merkezi makam | Adalet Bakanlığı; yükümlülükler mahalli Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirilir | 5717 s.K. m.4 |
| Başvurudan sonra velayet kararı | Tek başına iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz | 5717 s.K. m.13 |
| Davaların sırası | İade davası velayet davasından önce görülür; adli tatilde de görülür | 5717 s.K. |
| İnfaz | Kesinleşince 5395 s.K. Dördüncü Kısım hükümlerine göre teslim emri tebliğ edilmeksizin | 5717 s.K. (7343 s.K. değişik) |
Çocuk alıkonulduysa: ilk saatlerde yapılacaklar
Çocuk alıkonulduğunda ceza ve medeni hukuk yolları eş zamanlı işletilmelidir. Önce 112 aranarak olay ve saati kolluk tutanağına geçirilmeli, velayet veya geçici önlem kararının onaylı örneği hazır tutulmalıdır. Cumhuriyet başsavcılığına fail sıfatına göre TCK m.234 veya TCK m.109 kapsamında suç duyurusunda bulunulmalı; aynı anda çocuk teslimi için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurulmalıdır. Şiddet veya tehdit varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir, çocuğun tehlike altında olduğu durumlarda 5395 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir istenmelidir.
Uygulamada en sık yapılan hatalar şunlardır: fail sıfatını incelemeden yanlış maddeden şikâyette bulunmak; boşanma sürerken velayet kararı yokken TCK m.234 beklentisine girmek; “çocuk kendi istedi” savunmasına güvenmek; evden kaçan çocuğu aileye veya yetkililere haber vermeden barındırmak; yalnızca ceza yoluna başvurup teslim başvurusunu atlamak; çocuğun tehlikede olduğu iddiasıyla yetkili makamlara başvurmadan çocuğu almak ve yurt dışı riskini delilsiz ileri sürmek. Çocuğun kaçırılması, teslim ve velayet süreçleri için Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Tablo 5 — İlk saatlerde yapılacaklar
| Adım | Ne yapılır? | Neden? |
|---|---|---|
| 1 | 112’yi arayıp olayı ve saatini kolluk tutanağına geçirtmek | Alıkoymanın başlangıcını belgeler |
| 2 | Velayet veya geçici önlem kararının onaylı örneğini hazır tutmak | Kolluk müdahalesinde en hızlı sonuç veren belge |
| 3 | Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu (TCK m.234 veya m.109) | Ceza soruşturmasını başlatır |
| 4 | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne teslim başvurusu | Kararın fiilen yerine getirilmesi |
| 5 | Şiddet veya tehdit varsa 6284 tedbiri; tehlike varsa 5395 tedbiri | Çocuğun ve ebeveynin güvenliği |
| 6 | Yurt dışı riski varsa çıkış yasağı talebi; götürülmüşse Adalet Bakanlığı merkezi makamına başvuru | 5717 s.K. süreci |
Çocuğun alıkonulması nedeniyle suç duyurusu ve teslim talebi dilekçesi örneği
Aşağıdaki metin, boşanma kararıyla velayeti kendisine verilen annenin, kişisel ilişki sonunda çocuğu teslim etmeyen babaya karşı Cumhuriyet başsavcılığına vereceği suç duyurusu için TCK m.234 esas alınarak hazırlanmış genel bir şablondur. Teslim için adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne ayrıca başvurulmalıdır.
[ … ] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
MÜŞTEKİ: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [Adres]
ŞÜPHELİ: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [Adres]
SUÇ: Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK m.234/1-2)
SUÇ TARİHİ: …/…/20… tarihinden itibaren devam etmektedir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müşterek çocuğun velayeti müştekiye verilmiş, şüphelinin velayet yetkisi kaldırılmıştır (TCK m.234/1)
[ … ] Aile Mahkemesinin [ … ] E., [ … ] K. sayılı ve …/…/20… tarihinde kesinleşen kararıyla taraflar boşanmış, …/…/20… doğumlu müşterek çocuk [ … ]’nin velayeti müştekiye verilmiş, şüpheli ile çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu kişisel ilişki kurulmuştur (Ek-1).
2. Şüpheli kişisel ilişki süresi sonunda çocuğu teslim etmemiş ve alıkoymaya devam etmektedir
Şüpheli …/…/20… Cumartesi günü çocuğu kişisel ilişki için teslim almış, ancak ertesi gün saat 18.00’de teslim etmesi gerekirken teslim etmemiştir. Müştekinin aramalarına yanıt vermemiş, …/…/20… tarihinde gönderdiği mesajda “çocuğu artık vermeyeceğim” demiştir (Ek-2). Durum aynı gün kolluk tutanağına geçirilmiştir (Ek-3). Şüphelinin çocuğun kendi isteğiyle yanında kaldığını ileri süreceği anlaşılmaktadır; ancak TCK m.234 ile korunan değer çocuğun iradesi değil velayet hakkıdır ve on iki yaşından küçük bir çocuğun rızası hukuki sonuç doğurmaz.
3. Çocuk on iki yaşını bitirmemiş olduğundan nitelikli hâl oluşmuştur (TCK m.234/2)
Çocuk [ … ] yaşındadır (Ek-4). TCK m.234/2 uyarınca çocuğun on iki yaşını bitirmemiş olması cezanın bir kat artırılmasını gerektirmektedir. Ayrıca şüphelinin çocuğu yurt dışına götürme niyetini gösteren [ … ] bilgileri bulunmaktadır (Ek-5).
4. Çocuğun bulunduğu yerin tespiti ve yurt dışına çıkışın engellenmesi gerekmektedir
Suç devam etmekte olup çocuğun bulunduğu yerin kolluk aracılığıyla derhal tespit edilmesi, yurt dışına çıkış riskine karşı gerekli önlemlerin alınması için ilgili mercilere bildirim yapılması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.234; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu Dördüncü Kısım; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.339.
DELİLLER: Boşanma ve velayet kararı, kolluk tutanağı, mesaj kayıtları, nüfus kaydı, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; şüpheli hakkında TCK m.234/1-2 uyarınca soruşturma başlatılmasına, çocuğun bulunduğu yerin derhal tespit edilerek güvenliğinin sağlanmasına, yurt dışına çıkış riskine karşı gerekli önlemlerin alınmasına ve şüphelinin cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/20…
Müşteki Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
Kişisel ilişki sırasında alıkoyma ve evden kaçan çocuk: sınır durumlar
Uygulamada en sık rastlanan tablo, kişisel ilişki için teslim alınan çocuğun süre bitiminde geri verilmemesidir. Velayeti diğer ebeveyne verilmiş ebeveyn bakımından bu davranış TCK m.234/1’deki alıkoyma kapsamına girer; kısa ve makul bir gecikme ile çocuğu fiilen velayet sahibinden koparmaya yönelik süreklilik arz eden alıkoyma arasındaki fark ise kastın ve olayın bütününün değerlendirilmesiyle belirlenir. Trafik, hastalık veya ulaşım aksaklığı gibi sebeplerle kısa süreli gecikme ile teslimin açıkça reddedilmesi aynı değerlendirilmez; bu nedenle gecikmenin sebebi, iletişim kayıtları ve tutanaklar belirleyicidir.
Evden kaçan çocuğu barındıranlar bakımından TCK m.234/3 herkes için geçerlidir; akraba, arkadaş ailesi veya sevgili ailesi fark etmez. İyiniyetle çocuğa kucak açan kişi, aileyi veya kolluğu durumdan haberdar ettiği anda sorumluluktan kurtulur; yükümlülüğün özü haber vermektir. Çocuğun ailesine dönmek istememesinin sebebi aile içi şiddet veya ihmal ise durum 5395 sayılı Kanun kapsamında korunma ihtiyacı olarak Aile ve Sosyal Hizmetler birimlerine veya kolluğa bildirilmelidir.
İlgili Rehberler
🗺️ Aile ve Boşanma Hukuku Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
💔 Boşanma Davası
- Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir? İstinaf ve Temyiz
- Ön İnceleme Duruşması: Taraflar Ne Yapmalı?
- Tensip Zaptı Nedir? İlk Duruşmaya Hazırlık
- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Nasıl İspatlanır?
- Boşanma Davasında Islah: Talep ve Sebep Değişikliği
- Boşanma Davasından Vazgeçme: Feragat ve Sonuçları
💰 Nafaka
- Nafaka Hesaplama ve Artırım Aracı
- Tedbir Nafakası Geriye Dönük İstenebilir mi?
- Emekli Maaşına Nafaka İçin Haciz Konur mu?
- Nafaka Ödememe ve Tazyik Hapsi
- Yoksulluk Nafakası Alan Eş Yeniden Evlenirse
- İştirak Nafakası Çocuk 18 Yaşına Gelince Biter mi?
👶 Velayet ve Çocuk
- Bekar Biri Tek Başına Evlat Edinebilir mi?
- Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve Velayet
- Velayeti Alan Ebeveyn Başka Şehre Taşınabilir mi?
- Geçici (Tedbiren) Velayet Nedir?
- Boşanmadan Sonra Çocuğun Nüfus Kaydı
- Koruyucu Aile ile Evlat Edinme Farkı
🏠 Mal Rejimi ve Paylaşım
- Evlilikte Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır mı?
- Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl Konulur?
- Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
- Emekli İkramiyesi Mal Paylaşımına Girer mi?
- Ortak Kredi ve Banka Borçları Nasıl Paylaşılır?
🛡️ Şiddet ve Koruma (6284)
- 6284 Kapsamında Koruma Kararı Nasıl Alınır?
- 6284 Koruma Kararına İtiraz: Süre ve Usul
- Koruma Kararının Süresi Dolmadan Uzatma
- 6284 Kapsamında Elektronik Kelepçe
- Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?
- Uzaklaştırma Kararı İşyeri ve Okulu da Kapsar mı?
💍 Evlilik ve Statü
- Evlenme Yaşı Kaçtır? 16-17 Yaşında Evlilik
- Boşanmadan Sonra Kimlik, Pasaport ve Nüfus Kaydı
- Yurt Dışında Yapılan Evlilik Türkiye’de Geçerli mi?
- Evlilik Dışı Doğan Çocuk Nüfusa Nasıl Kaydedilir?
- Eşin Borcundan Diğer Eş Sorumlu mu?
- Yabancı Biriyle Evlilik: Gerekli Belgeler
📚 Genel çerçeve için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Çocuğun kaçırılması suçunun cezası nedir?
TCK m.234/1 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapistir. TCK m.234/2 uyarınca fiil cebir veya tehditle işlenmişse ya da çocuk on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır.
Bu suçu kim işleyebilir?
TCK m.234/1 özgü suçtur; velayet yetkisi elinden alınmış ana veya baba ile üçüncü derece dahil kan hısımları fail olabilir. Bu sıfatı taşımayan kişinin eylemi TCK m.109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kapsamında değerlendirilir.
Boşanma sürerken çocuğu teslim etmezsem suç mu?
Velayet henüz kaldırılmamış veya diğer ebeveyne verilmemişse kural olarak TCK m.234/1 oluşmaz; mesele TMK m.169 kapsamındaki geçici önlemler ve teslim mekanizmasıyla çözülür. Ancak geçici önlem veya kişisel ilişki kararına aykırılık 5395 s.K. m.41/F kapsamında yaptırım doğurabilir.
Bu suç şikâyete bağlı mı?
Yalnız TCK m.234/3 şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi TCK m.73 uyarınca altı aydır. Birinci ve ikinci fıkradaki suçlar re’sen soruşturulur.
Evden kaçan çocuğu yanımda tutabilir miyim?
TMK m.339/4 uyarınca çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez. TCK m.234/3 uyarınca evi terk eden çocuğu rızasıyla da olsa ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tutmak şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
Çocuk tehlikedeyse onu alıkoymak suç olur mu?
TCK m.25/2’deki zorunluluk hâli koşulları varsa ceza verilmeyebilir; ancak başka suretle korunma olanağının bulunmaması şartı nedeniyle önce kolluğa, savcılığa ve aile mahkemesine başvurulmalı, 6284 veya 5395 kapsamında tedbir istenmelidir.
Çocuk teslimi artık nasıl yapılıyor?
7343 sayılı Kanun ile çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararları 5395 sayılı Kanun’un Dördüncü Kısmına göre adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince uzman eşliğinde yerine getirilir.
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Alıkoyma kesintisiz suç niteliği gösterebildiğinden TCK m.66/6 uyarınca dava zamanaşımı çocuğun bırakıldığı tarihten işler; TCK m.66/1-e uyarınca süre sekiz yıldır.
Çocuk yurt dışına götürüldüyse ne yapmalıyım?
5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun uyarınca merkezi makam olan Adalet Bakanlığına başvurulur; süreç Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütülür. 5717 s.K. m.13 uyarınca başvurudan sonra alınan velayet kararı tek başına iade talebinin reddine gerekçe değildir.
Kişisel ilişki sonunda çocuğu birkaç saat geç getirmek suç mu?
Kısa ve makul sebebe dayanan gecikme ile teslimin açıkça reddedilerek çocuğun alıkonulması aynı değerlendirilmez. Kast ve olayın bütünü incelenir; iletişim kayıtları ve kolluk tutanakları belirleyicidir. Tekrarlanan gecikmeler 5395 s.K. m.41/F yaptırımına ve velayet değerlendirmesine yansıyabilir.
Suç duyurusunda neleri eklemeliyim?
Velayet kararının kesinleşme şerhli örneği, kolluk tutanağı, mesaj kayıtları, çocuğun nüfus kaydı ve varsa yurt dışına götürme riskini gösteren belgeler eklenmeli; çocuğun bulunduğu yerin tespiti ayrıca talep edilmelidir.
Alıkoyma velayeti etkiler mi?
Etkiler. Sürekli ve kasıtlı alıkoyma TMK m.183 kapsamında velayetin değiştirilmesi talebinde ebeveynin tutumu olarak dikkate alınır; ağır hâllerde TMK m.348 uyarınca velayetin kaldırılması gündeme gelebilir.
Bu içerik Av. Fatma Öztürk tarafından güncel mevzuat esas alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınız için bir avukata danışmanız önerilir.
⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Fon Soruşturmasında Şirket Ofisinde Arama 2026: Bilgisayar, Sunucu ve Müşteri Verilerine El Koyma (CMK m.134) ve Ticari Sırrın Korunması — Arama Kararının Sınırları (CMK m.116-122), İmaj ve Yedek Kopya, Cihazların İadesi, Müdafi Yazışmaları (CMK m.154), KVKK ve Anayasa Mahkemesinin CMK m.134 İptal Kararı
- ▸ Şüphelinin Eşi, Çocukları ve Şirketlerinin Mallarına Tedbir 2026: Üçüncü Kişinin İtirazı ve Muvazaa İddiası — CMK m.128’deki “Şüpheliye Ait” Şartı, Zilyetlik Cümlesi, CMK m.127/4, 131 ve 268 ile İtiraz, TCK m.54-55 İyiniyetli Üçüncü Kişi, Edinilmiş Mallar (TMK m.222-223) ve İİK m.278 (7571)
- ▸ Fon Varlığının İlişkili Şirketlere Aktarıldığı İddiası 2026: SPKn m.110 Güveni Kötüye Kullanma Suçlamasına Karşı Savunma — Örtülü Kazanç Aktarımı (m.21), Emsale Uygunluk ve Borsa Fiyatı (III-55.1 m.33), Serbest Fon Sınırları, İade (m.21/4, m.94) ve Etkin Pişmanlık (m.110/3)
- ▸ Savcılığa Tedbirin Devamı ve Suç Gelirlerinin Tespiti Talep Dilekçesi Örneği 2026 (Fon Mağduru): Elkoymanın Sürdürülmesi, Malvarlığı Araştırması, Üçüncü Kişilere Aktarılan Değerler, Kaldırma Kararına İtiraz ve Mağdura İade Önceliği — CMK m.123, 128, 131, 260, 268; TCK m.55
Bu konuda hukuki destek almak için


