Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu Türk Ceza Kanunu m.109’da düzenlenir: bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiil için veya fiil sırasında cebir, tehdit ya da hile kullanılırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Suç silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kamu görevinin nüfuzu kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe ya da çocuğa veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenirse ceza bir kat artırılır; cinsel amaçla işlenirse ayrıca yarı oranında artırılır. Mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybı varsa bin güne kadar adli para cezası eklenir, alıkoyma sırasında ağır yaralama sonucu doğarsa kasten yaralama hükümleri de ayrıca uygulanır. Fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezası üçte ikisine kadar indirilir (TCK m.110). Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma uygulanmaz ve kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
Alıkonuldunuz ya da hakkınızda TCK 109 soruşturması mı var?
Hukukçular Evi Ankara, delil ve nitelendirme boyutunu dosyanız üzerinden değerlendirir.
⚡ Net Cevap: Temel hâl (TCK m.109/1): 1 – 5 yıl hapis. Cebir, tehdit veya hile ile (m.109/2): 2 – 7 yıl. Silahla, birden fazla kişiyle, kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin nüfuzu kötüye kullanılarak, üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş, çocuk veya kendini savunamayacak kişiye karşı (m.109/3): ceza bir kat artırılır. Cinsel amaçla (m.109/5): ceza ayrıca yarı oranında artırılır. Ekonomik kayıpta ayrıca bin güne kadar adli para cezası (m.109/4); ağır yaralama sonucu doğarsa yaralama hükümleri ayrıca uygulanır (m.109/6). Soruşturmadan önce, kendiliğinden, mağdura zarar vermeden güvenli yerde serbest bırakmada cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (m.110). Şikâyet aranmaz, uzlaştırma yoktur; görevli mahkeme kural olarak asliye cezadır. Dava zamanaşımı temel hâlde 8 yıl, cebir veya nitelikli hâllerde 15 yıl, en ağır birleşimde 20 yıldır.
Kanun Metni: TCK m.109
“(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun; a) Silahla, b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. (4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”
Üçüncü fıkranın (e) bendindeki “ya da boşandığı eşe” ibaresi, 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunla eklenmiştir. Aynı Kanun eziyet, kasten yaralama ve diğer bazı suçlarda da boşanılan eşe karşı işlenmeyi nitelikli hâl saymıştır; böylece boşanmadan sonra da devam eden şiddet ve baskı olayları ağırlaştırılmış cezaya bağlanmıştır.
Suçun koruduğu değer, kişinin kendi iradesine göre yer değiştirebilme ve bulunduğu yerden ayrılabilme özgürlüğüdür. Kanun iki seçimlik hareket öngörür: kişiyi “bir yere gitmek” hürriyetinden yoksun bırakmak, örneğin gitmek istediği yere gitmesini engellemek ya da onu istemediği bir yere götürmek; ve “bir yerde kalmak” hürriyetinden yoksun bırakmak, örneğin kapıyı kilitleyerek odadan çıkmasını engellemek. Bu hareketlerden birinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir. Fiil bir yere kapatma gibi aktif bir davranışla işlenebileceği gibi, kişinin içeride kaldığını bildiği hâlde kilidi açmamak gibi bir davranışla da işlenebilir.
Maddenin temel unsuru “hukuka aykırılık”tır. Kanunun yetki verdiği yakalama ve gözaltı, hukuka uygun bir rıza veya hakkın kullanılması kapsamındaki durumlar bu suçu oluşturmaz. Buna karşılık kanuni yetkinin sınırı aşıldığında, örneğin gözaltı süresi dolduğu hâlde kişi bırakılmadığında, hukuka uygunluk ortadan kalkar. Suçun süresi kanunda belirlenmemiştir; hürriyetin fiilen kısıtlanmış olması yeterlidir. Kısıtlamanın süresi ve yoğunluğu ise hâkimin temel cezayı belirlerken dikkate alacağı ölçütlerdendir.
Ceza Kademeleri ve Birleşik Hâller
| Fıkra | Hâl | Ceza |
|---|---|---|
| m.109/1 | Temel hâl | 1 – 5 yıl hapis |
| m.109/2 | Fiil için veya fiil sırasında cebir, tehdit veya hile | 2 – 7 yıl hapis |
| m.109/3-a | Silahla | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/3-b | Birden fazla kişi tarafından birlikte | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/3-c | Mağdurun yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/3-d | Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/3-e | Üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/3-f | Çocuğa veya kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı | Ceza bir kat artırılır |
| m.109/4 | Mağdurun ekonomik bakımdan önemli kaybı | Ayrıca bin güne kadar adli para cezası |
| m.109/5 | Cinsel amaç | Cezalar yarı oranında artırılır |
| m.109/6 | Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri | Ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır |
Üçüncü fıkradaki hâllerin ortak sonucu, cezanın bir kat artırılmasıdır. Birden fazla nitelikli hâl aynı olayda bulunsa bile, örneğin alıkoyma hem silahla hem de eşe karşı işlense, fıkra tek bir artırım öngördüğünden ceza bir kez bir kat artırılır; nitelikli hâllerin sayısı ise hâkimin temel cezayı belirlemesinde dikkate alınabilir. Beşinci fıkradaki cinsel amaç artırımı ise “yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar” üzerine uygulanır; yani cebir ve nitelikli hâl artırımlarından sonra hesaplanan cezaya ayrıca eklenir. (b) bendi bakımından “birlikte” ifadesi, suçun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesini anlatır.
Aşağıdaki tablo, fıkraların birlikte uygulanması hâlinde ortaya çıkan ceza aralıklarını ve bunlara bağlı dava zamanaşımını gösterir. Dava zamanaşımı belirlenirken dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3).
| Uygulanan fıkralar | Ceza aralığı | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| m.109/1 | 1 – 5 yıl | 8 yıl (m.66/1-e) |
| m.109/2 | 2 – 7 yıl | 15 yıl (m.66/1-d) |
| m.109/1 + m.109/3 | 2 – 10 yıl | 15 yıl |
| m.109/2 + m.109/3 | 4 – 14 yıl | 15 yıl |
| m.109/1 + m.109/5 | 1 yıl 6 ay – 7 yıl 6 ay | 15 yıl |
| m.109/2 + m.109/5 | 3 – 10 yıl 6 ay | 15 yıl |
| m.109/1 + m.109/3 + m.109/5 | 3 – 15 yıl | 15 yıl |
| m.109/2 + m.109/3 + m.109/5 | 6 – 21 yıl | 20 yıl (m.66/1-c) |
Hukuka Uygunluk: Ne Zaman Suç Oluşmaz?
Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez (TCK m.24/1). Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez; kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı da ceza verilmez (TCK m.26). Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda bu genel hükümler özellikle önemlidir; çünkü hareket özgürlüğünün sınırlandırılması, kanunun açıkça izin verdiği hâllerde meşru bir işlem, sınırın aşıldığı noktada ise suçtur.
| Durum | Dayanak | Sınır aşılırsa |
|---|---|---|
| Suç işlerken rastlanan veya suçüstü izlenen kişinin herkes tarafından geçici yakalanması | CMK m.90/1; TCK m.24 | Kişi kolluğa teslim edilmeyip tutulmaya devam edilirse hukuka uygunluk kalkar |
| Kolluğun yakalaması ve gözaltı | CMK m.90/2, m.91 | Gözaltı süresi yakalamadan itibaren 24 saati (toplu suçlarda uzatmalarla) aşarsa hem TCK m.109/3-d hem CMK m.141 tazminatı tartışılır |
| Kişinin kendi serbest iradesiyle bir yerde kalmayı kabul etmesi | TCK m.26/2 | Rıza geri alındıktan sonra ayrılmanın engellenmesi hukuka aykırıdır |
| Anne ve babanın küçük çocuğun güvenliği için makul ölçüde hareketini sınırlaması | TCK m.26/1 (hakkın kullanılması) | Kısıtlama ölçüsüzleşir, cezalandırma veya baskı aracına dönüşürse m.109/3-f ve eziyet tartışılır |
| Alacak tahsili için baskı | TCK m.150/1 yalnız tehdit veya cebri düzenler | Borçlunun alıkonulması ayrıca TCK m.109 kapsamında değerlendirilir |
Tablonun ilk satırı, mağaza güvenlik görevlileri veya olay yerindeki vatandaşlar bakımından sık karşılaşılan bir soruyu cevaplar. Kanun, kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması hâlinde herkese geçici yakalama yetkisi tanır; bu şekilde yakalanan kişi kolluğa teslim edilir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir (CMK m.90/1, m.90/5). Yetki “geçici”dir; kişiyi kolluğa teslim etmek yerine bir odada uzun süre tutmak, şartları olmadığı hâlde yakalamak veya yakalamayı bir ceza ya da baskı aracına dönüştürmek, hukuka uygunluğu ortadan kaldırır. Yakalama ve gözaltı sürelerinin ayrıntıları için yakalama, gözaltı ve süreleri rehberine bakabilirsiniz.
Kolluğun kanuni süreyi aşan gözaltısı veya kanunda belirtilen koşullar dışında yakalama, ceza sorumluluğunun yanında tazminat sorumluluğu da doğurur. Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan kişi tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-a, b). Bu tazminatın şartları için haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle tazminat rehberine, alacak tahsili amacıyla uygulanan baskının ceza hukukundaki yeri için borcunu zorla tahsil etmek rehberine bakabilirsiniz.
Bir yakınınız zorla tutuluyor ya da alıkoyma sonrası şikâyette mi bulunacaksınız?
Delillerin kaybolmaması için zaman kaybetmeden arayın: 0554 648 37 15
Etkin Pişmanlık: Serbest Bırakmanın Karşılığı (TCK m.110)
Kanun, mağdurun bir an önce ve zarar görmeden serbest kalmasını sağlamak amacıyla faile önemli bir indirim imkânı tanır: kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.110). Hükmün her bir unsuru ayrı bir şarttır ve biri eksikse indirim uygulanmaz.
| Şart | İçeriği | Gerçekleşmediği tipik durum |
|---|---|---|
| Zaman | Suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce | Kolluğa ihbar yapılıp soruşturma başladıktan sonra serbest bırakma |
| Kendiliğinden | Failin kendi iradesiyle serbest bırakması | Mağdurun kaçması veya kolluğun kurtarması |
| Zarar yokluğu | Mağdurun şahsına zarar dokunmamış olması | Alıkoyma sırasında mağdurun yaralanması |
| Güvenli yer | Mağdurun güvenli bir yerde serbest bırakılması | Issız bir yolda veya tehlikeli bir ortamda bırakma |
| Sonuç | Cezanın üçte ikisine kadarı indirilir | — |
Tablonun üçüncü satırı, indirimin sınırını belirler: kanun “mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın” ifadesini kullanmıştır. Alıkoyma sırasında mağdur yaralanmışsa bu şart gerçekleşmez ve fail, mağduru sonradan kendiliğinden bıraksa bile m.110’dan yararlanamaz. İndirim oranı “üçte ikisine kadar” olarak belirlendiğinden, alıkoymanın süresi, mağdurun bırakıldığı yerin koşulları ve failin davranışı oranın belirlenmesinde dikkate alınır. İndirim yalnızca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkindir; alıkoyma sırasında işlenen yaralama, tehdit, yağma veya cinsel saldırı gibi suçlar bu indirimin dışında kalır. Etkin pişmanlığın diğer suçlardaki oranları için etkin pişmanlık indirim haritası rehberine bakabilirsiniz.
Benzer Suçlardan Ayrım
Hareket özgürlüğünü kısıtlayan her olay yalnızca TCK m.109 kapsamında kalmaz. Alıkoymaya eşlik eden amaç ve fiil, başka ve çoğu zaman daha ağır bir suçu gündeme getirebilir. Aşağıdaki tablodaki cezalar kanun metninden alınmıştır.
| Suç | Ayırt edici unsur | Ceza |
|---|---|---|
| İnsan ticareti (TCK m.80/1) | Zorla çalıştırma, hizmet ettirme, fuhuş, esaret veya organ verme amacıyla kaçırma, götürme, barındırma | 8 – 12 yıl hapis ve 10.000 güne kadar adli para |
| Yağma (TCK m.148/1) | Tehdit veya cebirle mal teslimine veya alınmasına karşı koymamaya zorlama | 6 – 10 yıl hapis |
| Şantaj (TCK m.107/1) | Yükümlü olunmayan bir şeyi yapmaya veya haksız çıkar sağlamaya zorlama | 1 – 3 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para |
| Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (TCK m.234/1) | Velayeti kaldırılmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının 16 yaşını bitirmemiş çocuğu veli veya vasinin yanından kaçırması | 3 ay – 1 yıl hapis (cebir veya tehdit ya da 12 yaş altı çocukta bir kat artırım) |
| Eziyet (TCK m.96) | Süreç içinde tekrarlanan ve kişide acı ve aşağılanma doğuran davranışlar | 2 – 5 yıl; nitelikli hâlde 3 – 8 yıl |
| Kasten yaralama (TCK m.86-87) | Alıkoyma sırasında vücuda verilen zarar | m.109/6 uyarınca ağırlaşmış hâllerde ayrıca uygulanır |
Tablonun birinci satırı özellikle önemlidir: alıkoymaya zorla çalıştırma, hizmet ettirme veya benzeri bir sömürü amacı eşlik ediyorsa suç insan ticaretine dönüşür ve ceza aralığı belirgin biçimde ağırlaşır; bu amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller varsa mağdurun rızası geçersizdir (TCK m.80/2). Dördüncü satır ise aile içi uyuşmazlıklarda sık karıştırılır: çocuğun velayeti kaldırılmış ebeveyn veya belirli akrabalar tarafından kaçırılması veya alıkonulması TCK m.234’ün özel düzenlemesine tabidir. İlgili suçlar için insan ticareti, yağma, şantaj ve çocuğun kaçırılması rehberlerine bakabilirsiniz. Zorla evlendirme amacıyla alıkoyma için zorla evlendirme rehberini ayrıca inceleyebilirsiniz.
İçtima: Alıkoyma ile Birlikte İşlenen Suçlar
Alıkoyma çoğu zaman tek başına gerçekleşmez; tehdit, yaralama, yağma veya cinsel saldırıyla birlikte ortaya çıkar. Kanun bu durumda üç ayrı kuralla sonuç belirler. Birincisi, biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturduğu için tek fiil sayılan suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz (TCK m.42). İkincisi, bir fiille birden fazla farklı suç oluşmuşsa en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir (TCK m.44). Üçüncüsü ve en önemlisi, TCK m.109/6 açık bir özel hüküm getirir: alıkoyma suçunun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.
Tehdit ve cebir, m.109/2’de ağırlaştırıcı neden olarak sayıldığından, alıkoymayı sağlamak için kullanılan tehdit ve cebir ayrıca cezalandırılmaz; alıkoymanın ikinci fıkra kapsamında değerlendirilmesine yol açar. Alıkoymadan bağımsız, farklı bir amaçla ve ayrı bir fiille gerçekleştirilen tehdit veya yaralama ise ayrı suç olarak tartışılır. Cinsel saldırı bakımından da benzer bir ayrım yapılır: saldırının icrası sırasında mağdurun hareketinin engellenmesi saldırının parçası olarak değerlendirilebilirken, saldırıdan önce veya sonra ayrıca sürdürülen alıkoyma bağımsız bir suç olarak ele alınır; m.109/5’teki cinsel amaç artırımı da kanunun cinsel amaçlı alıkoymayı ayrıca ve ağırlaştırılmış biçimde cezalandırdığını gösterir. Bu suçların ayrıntıları için tehdit, kasten yaralama ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar rehberlerine bakabilirsiniz.
Aile İçinde Alıkoyma ve 6284 Sayılı Kanun
Alıkoyma olaylarının önemli bir kısmı aile içinde veya ayrılmış eşler arasında yaşanır: kişinin evden çıkmasının engellenmesi, anahtarlarının ve telefonunun elinden alınması, zorla bir araca bindirilerek başka bir yere götürülmesi. Kanun bu durumlarda yakınlığı hafifletici değil, ağırlaştırıcı bir unsur sayar; fiilin üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı işlenmesi cezayı bir kat artırır (TCK m.109/3-e). Süreç içinde tekrarlanan ve kişide acı ve aşağılanma etkisi doğuran davranışlar ise ayrıca eziyet suçu kapsamında değerlendirilebilir.
6284 sayılı Kanun, şiddet kavramını tanımlarken özgürlüğün keyfî engellenmesini de şiddet kapsamında sayar (m.2/1-d). Bu nedenle aile içinde alıkonulan kişi, ceza şikâyetinden bağımsız olarak uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme gibi tedbirleri talep edebilir; koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (6284 s.K. m.8/3). Tedbir sürecinin işleyişi için 6284 koruma kararı nasıl alınır rehberine bakabilirsiniz.
Usul: Şikâyet, Uzlaştırma, Görevli Mahkeme
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet | Aranmaz; resen soruşturulur | TCK m.109’da şikâyet hükmü yoktur |
| Şikâyetten vazgeçme | Dosyayı sona erdirmez | Suç şikâyete bağlı değildir |
| Uzlaştırma | Uygulanmaz; suç uzlaştırma listesinde yer almaz | CMK m.253/1 |
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi | Uygulanmaz; temel hâlde bile üst sınır üç yılı aşar | CMK m.171/2 |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza; görevde ağırlaştırıcı nedenler gözetilmeksizin kanundaki cezanın üst sınırına bakılır | 5235 s.K. m.11, m.12, m.14 |
| Bağlantılı suç | Ağır ceza görevindeki bir suçla birlikte işlenmişse davalar yüksek görevli mahkemede birleştirilebilir | CMK m.9 |
| Katılma | Mağdur hüküm verilinceye kadar davaya katılabilir | CMK m.237/1 |
| Tüzel kişi | Suçtan yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiye güvenlik tedbiri | TCK m.111 |
| Hapis cezasının ertelenmesi | Hükmolunan ceza iki yıl veya daha azsa koşulları varsa mümkündür | TCK m.51/1 |
Görevli mahkeme konusunda şu ayrıntı önemlidir: ağır ceza mahkemeleri ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla kanunda ayrıca sayılan suçlara bakar (5235 s.K. m.12); görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı esas alınır (m.14). TCK m.109 ağır ceza listesinde sayılmadığından ve temel cezaların üst sınırı on yılı aşmadığından dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Alıkoyma ile birlikte örneğin nitelikli cinsel saldırı veya yağma gibi ağır ceza görevine giren bir suç işlenmişse, bağlantı nedeniyle dava ağır ceza mahkemesinde birleştirilebilir. Mahkemeler arasındaki görev ayrımı için asliye ceza ve ağır ceza mahkemesi farkı rehberine bakabilirsiniz.
Mağdursanız: İlk Saatlerde Yapılacaklar
- Güvenliğinizi sağlayın ve 112’yi arayın. Alıkoyma devam ediyorsa veya fail hâlâ yakınınızdaysa önce güvenli bir yere geçin ve kolluğa haber verin.
- Adli rapor alın. Cebir kullanılmış, bağlanmış veya yaralanmışsanız vakit kaybetmeden rapor alın; bu, hem m.109/2 hem de m.109/6 bakımından belirleyicidir.
- Zaman çizelgesini yazın. Nereden, ne zaman, kim tarafından, hangi araçla ve nereye götürüldüğünüzü, ne kadar süre tutulduğunuzu not edin.
- Dijital izleri koruyun. Mesajlar, arama kayıtları ve konum bilgileri silinmeden saklanmalıdır; olay yerindeki kameraların kayıtlarının korunması için gecikmeden talepte bulunun.
- Tanıkları belirleyin. Sizi götürülürken veya bırakılırken gören kişilerin iletişim bilgilerini not edin.
- Koruma tedbiri isteyin. Fail yakınınız veya eski eşinizse 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma ve yaklaşmama kararı talep edin.
Alıkoyma mağduru veya şüphelisi olarak Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Görüşmeye varsa adli rapor, mesaj kayıtları ve olayın zaman çizelgesiyle gelmeniz yeterlidir.
⚠️ Kanıtları kendiniz toplarken dikkat: Failin telefonuna veya hesaplarına izinsiz erişerek delil toplamaya çalışmak sizi de ayrı bir suçun şüphelisi konumuna getirebilir. Kamera, iletişim ve konum kayıtlarının savcılık aracılığıyla, kanuni usulüne uygun olarak istenmesi gerekir.
Şüpheli Konumundaysanız: Savunmada Öne Çıkan Noktalar
- Hukuka aykırılık unsuru: Kısıtlama kanuni bir yetkiye (CMK m.90), geçerli bir rızaya veya hakkın kullanılmasına dayanıyorsa suç oluşmaz (TCK m.24, m.26).
- Hürriyetin fiilen kısıtlanması: Mağdurun gerçekten gitme veya kalma özgürlüğünden yoksun kalıp kalmadığı, ayrılma imkânının bulunup bulunmadığı somut olarak incelenmelidir.
- Cebir, tehdit veya hile: İkinci fıkranın uygulanması bu araçların fiil için veya fiil sırasında kullanıldığının ispatına bağlıdır.
- Nitelikli hâllerin koşulları: “Birlikte” işleme, silah niteliği ve mağdurun konumu ayrı ayrı denetlenmelidir.
- Etkin pişmanlık: Soruşturmadan önce, kendiliğinden ve zarar verilmeden güvenli yerde serbest bırakma varsa TCK m.110 talep edilmelidir.
- İçtima: Aynı fiil nedeniyle hem alıkoymadan hem de tehdit veya cebirden ayrıca ceza istenmesi TCK m.42 ve m.109/2 çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Şikâyet Dilekçesi Örneği
Aşağıdaki örnek, boşandığı eşi tarafından zorla araca bindirilerek başka bir yere götürülen ve saatlerce tutulan bir kişi adına hazırlanmıştır. Olay ve tarih bilgileri dosyaya göre düzenlenmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
- “Kısa sürdü, suç olmaz” düşüncesi: Kanun bir süre şartı öngörmez; hürriyetin fiilen kısıtlanması yeterlidir.
- Yakınlığı hafifletici sanmak: Eşe, boşanılan eşe, üstsoya veya altsoya karşı işlenmesi cezayı bir kat artırır.
- Şikâyetten vazgeçince dosyanın kapanacağını sanmak: Suç resen soruşturulur ve uzlaştırma yoktur.
- Geçici yakalama yetkisini aşmak: Suçüstü yakalanan kişi kolluğa teslim edilmelidir; tutmaya devam etmek suçun konusu olabilir.
- Etkin pişmanlık için geç kalmak: Serbest bırakma soruşturma başlamadan, kendiliğinden ve zarar verilmeden yapılmalıdır.
- Sömürü amacını gözden kaçırmak: Zorla çalıştırma veya benzeri amaç varsa suç insan ticaretine dönüşür.
- Koruma tedbirini ihmal etmek: Aile içi alıkoymada ceza şikâyetiyle birlikte 6284 tedbiri de istenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?
Temel hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m.109/1). Cebir, tehdit veya hile kullanılırsa iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir (m.109/2); nitelikli hâllerde ceza bir kat, cinsel amaçla işlenmesinde yarı oranında artırılır.
Kısa süreli alıkoyma da suç mu?
Evet. Kanun bir süre şartı öngörmez; kişinin bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün hukuka aykırı olarak fiilen kısıtlanması yeterlidir. Süre ve yoğunluk cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
Eşini veya eski eşini eve kapatmak hangi suçtur?
TCK m.109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadır; fiilin eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi nedeniyle ceza bir kat artırılır (m.109/3-e). Süreç içinde tekrarlanan davranışlar ayrıca eziyet kapsamında değerlendirilebilir.
Etkin pişmanlık TCK 110 nedir?
Fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Şartlardan biri eksikse indirim uygulanmaz.
Mağdur kaçarsa etkin pişmanlık uygulanır mı?
Hayır. TCK m.110 serbest bırakmanın failin kendiliğinden yapılmasını arar; mağdurun kaçması veya kolluğun kurtarması bu şartı karşılamaz.
Bu suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçme dosyayı kapatmaz ve suç uzlaştırma kapsamında değildir (CMK m.253/1).
Hangi mahkeme bakar?
Kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar (5235 s.K. m.11, m.14). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suçla bağlantı varsa davalar ağır ceza mahkemesinde birleştirilebilir (CMK m.9).
Zamanaşımı kaç yıldır?
Temel hâlde dava zamanaşımı sekiz yıl, cebir veya nitelikli hâllerde on beş yıldır; cebir, nitelikli hâl ve cinsel amacın birlikte bulunduğu en ağır birleşimde üst sınır yirmi bir yıla çıktığından süre yirmi yıldır (TCK m.66/1, m.66/3).
Mağaza güvenliği şüpheliyi tutabilir mi?
Suç işlerken rastlanan veya suçüstü izlenen kişi herkes tarafından geçici olarak yakalanabilir; ancak kolluğa teslim edilmesi ve savcıya hemen bilgi verilmesi gerekir (CMK m.90/1, m.90/5). Teslim yerine uzun süre tutma hukuka uygunluğu ortadan kaldırabilir.
Gözaltı süresi aşılırsa ne olur?
Gözaltı kural olarak yakalamadan itibaren 24 saati geçemez (CMK m.91/1). Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan kişi tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-a, b); kamu görevinin nüfuzu kötüye kullanılarak alıkoymada TCK m.109/3-d uygulanır.
Borç yüzünden birini alıkoymak suç mu?
Evet. TCK m.150/1 alacak tahsili amacıyla kullanılan tehdit ve cebri düzenler; borçlunun alıkonulması ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirilir.
Alıkoymada mağdur yaralanırsa ne olur?
Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşmişse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (TCK m.109/6). Ayrıca mağdura zarar verildiği için etkin pişmanlık indirimi uygulanamaz.
Aile içi alıkoymada koruma kararı alınabilir mi?
Evet. 6284 sayılı Kanun özgürlüğün keyfî engellenmesini şiddet kapsamında sayar; uzaklaştırma ve yaklaşmama gibi tedbirler istenebilir ve koruyucu tedbir için delil aranmaz (m.2/1-d, m.8/3).
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- 📘 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması (TCK 234)
- İnsan Ticareti Suçu (TCK 80)
- Yağma (Gasp) Suçu (TCK 148-149)
- Şantaj Suçu (TCK 107)
- Tehdit Suçu ve Cezası (TCK 106)
- Eziyet Suçu (TCK 96)
- Kasten Yaralama Suçu ve Cezası (TCK 86-87)
- Yakalama, Gözaltı ve Süreleri (CMK 90-91)
- Haksız Gözaltı ve Tutuklama Tazminatı (CMK 141)
- 6284 Koruma Kararı Nasıl Alınır?
Alıkoyma, aile içi şiddet ve hürriyete karşı suçlarda destek
Hukukçular Evi Ankara | Av. Fatma Öztürk
Mevzuat kontrolü: Bu yazıdaki TCK, CMK, 5235 sayılı Kanun ve 6284 sayılı Kanun hükümleri 25 Eylül 2026 itibarıyla mevzuat.gov.tr’deki güncel metinler üzerinden kontrol edilmiştir.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Serbest Fon Sayısı ve Portföy Yöneticisi Başına Fon Sınırı 2026: PYŞ Uyum Rehberi — Rehber 1.2/c, Yedi Fon Kuralı, 30.06.2029 ve 01.01.2031 Geçişi, Fon Birleşmesi ve Kurucu Değişikliği (III-52.1 m.28-30), Portföy Yöneticisi İstihdamı (III-55.1 m.20)
- ▸ Özata Denizcilik (OZATD) Hissesinde Zarar Ettim 2026: SPK’nın 11 Kişiye Suç Duyurusu (2026/65), Tera Fonlarının Fiili Dolaşımın Yüzde 85,90’ına Ulaşan Payı ve Tasfiye, Yöneticilere Tutuklama, Alım Zamanına Göre Haklar — Pay Sahibinin Hakları (SPKn m.107/1, m.32; CMK m.237; TBK m.49, m.72; TTK m.553)
- ▸ Portföy Yönetim Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi veya Faaliyeti Durduruldu 2026: Yürütmeyi Durdurma ve İptal Davası — SPKn m.96-97, III-55.1 m.18, Fonların Başka Şirkete Devri, Kurula Başvuru (İYUK m.11), Yürütmenin Durdurulması (İYUK m.27) ve Tam Yargı (İYUK m.12)
- ▸ Fon Soruşturmasında Şirket Ofisinde Arama 2026: Bilgisayar, Sunucu ve Müşteri Verilerine El Koyma (CMK m.134) ve Ticari Sırrın Korunması — Arama Kararının Sınırları (CMK m.116-122), İmaj ve Yedek Kopya, Cihazların İadesi, Müdafi Yazışmaları (CMK m.154), KVKK ve Anayasa Mahkemesinin CMK m.134 İptal Kararı
Bu konuda hukuki destek almak için


